Bosna Hersek en derin siyasi krizini yaşıyor
Bosna-Hersek'te geÇen yıl 3 Ekim'de yapılan seÇimlerin ardından ülkede devlet seviyesinde hükümet, Türkiye'nin ve uluslararası toplumun tüm Çabalarına rağmen hala kurulamadı.
Avrupa'da İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra en ağır katliamların, sistematik tecavüzlerin, soykırımın yaşandığı Bosna Hersek'te, 14 Aralık 1995'te imzalanan Dayton Barış Anlaşması silahları susturdu, ancak ülkeyi karışık bir siyasi düğümle baş başa bıraktı.
16 yıl öncesine kadar birbirleriyle savaşan, ancak bu anlaşmayla ülkenin kurucusu olan üç etnik yapının kendine özgü siyasi yapılanması, Bosna Hersek'i dünyanın en karışık idaresinin hüküm sürdüğü devletlerden biri haline getirdi.
Topraklarının yüzde 49'unu oluşturan Sırp Cumhuriyeti ile yüzde 51'ine sahip 10 kantonlu Bosna-Hersek Federasyonu ve bir küçük özerk bölgesi (Brçko) bulunan ülkede, halkın geleceğine umut vadeden seçimler, savaşın ardından 6. kez geçen yıl 3 Ekim'de yapıldı.
Seçimlerin üzerinden 1 yıl 2 gün geçmesine rağmen Bosna-Hersek'te devlet seviyesinde hükümet hala kurulamadı. Hükümetin kurulamaması ise her geçen gün ekonomisi kötüye giden ülkede, özellikle henüz savaşın yaralarını dahi saramamış halkı daha da karamsarlığa sürüklüyor.
-Türkiye'nin ve uluslararası toplumun çabaları-
Bosna-Hersek'te 3 Ekim'de yapılan seçimlerin ardından Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Bosna-Hersek'i 20 Ekim'de ziyaret ederek, seçimlerde başarılı olan liderlerle kurulacak hükümet konusunda görüşmelerde bulundu. Davutoğlu, daha sonra 30 Ocak'ta Bosna-Hersek'i ziyaretinde ayrılıkçı söylemleriyle bilinen Sırp lider Milorad Dodik'in de aralarında bulunduğu Hırvat ve Boşnak liderlerle görüştü. Bosna-Hersek'e seçimlerin ardından üçüncü ziyaretini Ramazan Bayramı'nda gerçekleştiren Davutoğlu, yine ülkenin önde gelen siyasi partilerin liderleriyle bir araya geldi.
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton da geçen yıl 12 Ekim'de geldiği Saraybosna'da seçimlerde başarılı olan siyasi partilerin liderleriyle hükümetin kurulması konusunda görüşmelerde bulundu.
Almanya Başbakanı Angela Merkel de Berlin'de 19 Ocak'ta Bosnalı siyasilerle hükümetin kurulması konusunda görüşme yapan bir başka lider oldu.
Bosna-Hersek'e ayrıca bu süreç içerisinde AB'den çok sayıda yetkili gelerek hükümetin kurulması konusunda görüşmeler yaptı.
Uluslararası toplumun tüm çabalarına rağmen aradan geçen süreç içerisinde Bosna-Hersek'te devlet seviyesinde hükümet kurulamadı.
-Ülke en derin siyasi krizini yaşıyor-
Bosna Hersek'te silahları susturan Dayton Barış Anlaşması'ndan sonra seçimlerin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen hükümetin devlet seviyesinde kurulamaması ülkeyi en derin siyasi krizle baş başa bıraktı.
Uluslararası toplumun, Bosna-Hersek'te hükümetin kurulması, ardından AB yolunda reformlar yapılması yönünde beklentilerine, Sırplar ''bağımsızlık'', Hırvatlar ise ''üçüncü entite'' talepleriyle yanıt verdi.
Sırp lider Milorad Dodik'in sürekli tartışma yaratan söylem ve eylemleri, Hırvat milliyetçi partiler HDZ-1990 ile HDZ-BiH'in ''üçüncü entite'' ve ''kendilerinden başka Hırvat partileri hükümette kabul etmeme'' gibi istemleri, ülkedeki gerginliği her geçen gün daha da tırmandırdı.
Son olarak Brçko kentinde 26 Eylül'de devlet seviyesinde hükümetin kurulması için bir araya gelen Boşnakları temsil eden en büyük parti Demokrat Hareket Partisi (SDA) Genel Başkanı Süleyman Tihiç, seçimlerde birinci olan Sosyal Demokrat Partisi (SDP) Genel Başkanı Zlatko Lagumciya, SNSD Genel Başkanı ve Bosna Sırp Cumhuriyeti Başkanı Milorad Dodik, Lahey'de yargılanan Radovan Karaciç'in bir zamanlar başkanlığını yaptığı Sırp Demokrat Partisi (SDS) Genel Başkanı Mladen Bosiç ile milliyetçi Hırvat partiler HDZ-BiH Başkanı Dragan Çoviç ve HDZ-1990 Başkanı Bojo Lyubiç'in görüşmesi de yine sonuçsuz kaldı.
Özellikle bakanlıkların dağılımı konusunda anlaşamayan siyasi parti liderlerinin uzlaşmaz tavırları, ekonomik krizden önemli ölçüde etkilenen ve ekonomisi her geçen gün kötüye giden Bosna-Hersek'te hükümetin kurulması konusunda umutların iyice tükenmesine yol açtı.
Bosna-Hersek'in AB ve NATO üyeliği yolundaki hızının neredeyse durmasına yol açan ülkedeki bu siyasi belirsizlik karşısında siyasi liderler, sürekli birbirlerini suçlayarak kendilerini savunuyor.
-Siyasilerin anlaşamadığı konular-
Devlet düzeyindeki kararlar için ülkenin kurucusu sayılan üç milletin (Boşnaklar, Sırplar ve Hırvatlar) uzlaşmasının öngörüldüğü Bosna-Hersek'te, bu uzlaşma neredeyse hiçbir zaman gerçekleşmiyor. Bu nedenle de ülkede karar mekanizması işletilemiyor.
Sırp ve Hırvat siyasi liderler, Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi'nde Boşnak, Sırp ve Hırvat üyenin bulunması ve 8 ayda bir değişmesi gibi, Bakanlar Konseyi Başkanlığı'nın da bu şekilde olmasını talep ediyor.
Hırvat liderler, geçen dönem Bakanlar Konseyi Başkanı'nın Sırp olduğunu, yeni hükümetin başına da bu nedenle bir Hırvat'ın geçmesi gerektiğini öne sürerek, böyle bir uygulamanın Anayasa'da bulunmadığını, fakat bunun ''yazılmamış bir kural'' olduğunu savunuyor.
Sırp lider Milorad Dodik ise mevcut Dışişleri Bakanlığını yapan Sven Alkalay'dan sonra, yeni bakanın bir ''Sırp olması gerektiği'' konusunda ısrar ediyor.
Ayrıca Hırvat milliyetçi partiler HDZ-BiH ve HDZ-1990, ülkedeki Hırvatların ''meşru temsilcisinin'' sadece bu iki partide olduğunu ileri sürerek, devlet düzeyindeki hükümette bulunacak Hırvat bakanların tamamının bu iki partiden olması gerektiğini savunuyor.
Sırp ve Hırvat liderlerin bu taleplerine özellikle seçimlerde birinci olan Sosyal Demokrat Parti Genel Başkanı Zlatko Lagumciya şiddetle karşı çıkıyor.
-''Bosna-Hersek önemli fırsatları kaçırıyor''-
Bosna-Hersek'te uzun yıllar uluslararası kurumlarda görev yapan ve halen bu ülkede yaşayan siyasi analist Orhan Türkmenoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ülkede 3 Ekim'de yapılan seçimlerin ardından devlet seviyesinde hükümetin kurulması yolunda henüz ''bir arpa boyu dahi yol alınamadığını'' söyledi.
Hükümetin kurulmasında ''anahtar rol'' konumundaki partilerin liderlerinin hükümetin kurulması için defalarca görüşüp, müzakerelerde bulunduklarını anlatan Türkmenoğlu, şunları kaydetti:
''Sırp entitesinin güçlü partisi olan Milorad Dodik'in liderliğini yaptığı SNSD'nin, Hırvat partisi olan HDZ-BiH ve HDZ-1990 ile yapmış olduğu 'göreceli koalisyon', seçimlerde birinci olan Sosyal Demokrat Parti Genel Başkanı Lagumciya'nın pozisyonunu zora sokuyor. En son siyasi parti liderlerinin Brçko'daki görüşmelerinde sorun '10 adet devlet düzeyindeki bakanlığın dağıtılmasına kilitlenmiş' görülmekle beraber, HDZ-BiH ve HDZ-1990'ın 'Hırvat kotası için ayrılmış olan bakanlıkların tamamının bu iki partiden atanması konusunda inatçı olmaları', görüşmeleri sonuçsuz kıldı.
Bu görüşmelerin olumsuz sonuçlanması üzerine SDP lideri Zlatko Lagumciya'nın 'halihazırda görevde bir hükümet var, onunla devam ediliyor' demesi, sadece güneşi balçıkla sıvamaya benzer. Mevcut görevdeki hükümet son 1 yıldır, maaş bordrolarının ödenmesi, geçici bütçenin kabulü ve bolca uluslararası toplantılarda ülkeyi temsil etmenin haricinde hiçbir stratejik ve köklü konuya el atmadı. AB ve NATO süreci neredeyse durma noktasına geldi.''
Bosna-Hersek'in bu tür sorunlarla uğraşırken komşusu olan ülkelerin AB yolunda önemli mesafeler aldıklarına dikkati çeken Türkmenoğlu, ''Maalesef Bosna-Hersek'te hükümet kurmakla yetkilendirilmiş siyasi partilerin liderleri, başlarını kaldırıp nadiren bölgeye baktıkları için kaçan fırsatların ve zamanın önemini, ancak komşu ve bölge ülkeleri Hırvatistan, Sırbistan, Makedonya ve Karadağ'ın günün birinde AB ailesine katıldığında anlayacak'' dedi.
AA



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin