Sevdalinka Pjesmo Dulistana
Sevdalinka pjesmo dulistana,
Ti si zubor bistrih sadrvana,
Jah sevdaha, ceznja asikluka,
Bol i tuga dertli aksamluka.
(I.A. Serbo, S. Kafedzic, O. Pobric)
Balkanlardaki büyük ve küÇük yerleşim yerlerinin gündelik yaşamdaki pratikleri, değişik inanÇlar, farklı coğrafik koşullar ve birÇok başka etken, birbirinden farklı müzik icralarının doğmasına neden olmuştur. Müslüman şehir halkının bir ürünü olan sevdalinkalar ise, günümüzde eski Yugoslavya'nın artık "balkanlaşan" bütün ülkelerinde değişikliklere uğrayarak da olsa karşımıza Çıkmaktadır. Ancak günümüzdeki icralar eskiye özlemi yansıtan bir özellik taşımaktadır, Çünkü sevdalinkeyi doğuran toplumsal etkenlerin pek azı yaşanmaktadır. Dahası bu aşk şarkılarının üretildiği dönemlerde bulunmayan bir müzik piyasası oluşmuş, bu ürünler de bu piyasanın koşullarına uymak zorunda kalmışlardır. Ancak aşk ve kavuşamamanın verdiği acı, zaman ve mekanlardan bağımsız olarak, nedenleri ve biÇimleri değişse de devam etmektedir. Sevdalinke de bu nedenle değişikliklere uğrayarak icra edilmeye devam edecektir.
Türkiye'de halk müziğinden ve türkülerden söz edildiğinde genellikle kaynağı kırsal alanda bulunan, bestecisi belli olmayan, zaman iÇinde süzülmüş eserler kastedilir. Daha sonra bir Çok nedenlerle şehirlere de gelerek yayılmışlardır. Günümüzde kırsal alana işaret etse de kullanılan Çalgılar, değişen dinleyici kitlesi, icra edilen mekanlar aracılığı ile şehirleşmiş ve yöresinden Çıkıp Çok daha geniş bir alanın eserleri olmuşlardır. Benzer bir değişimi, ilk örneği 16. yüzyılda görülen ve 19. yüzyılın başına kadar Türk tarzı şarkı anlamına gelen turÄÂija olarak isimlendirilen, bestecisinden ve üretim koşullarından bağımsız olarak, ancak Türkiye'deki halk müziğinden farklı olarak şehirlerden kırsal alana doğru yayılan sevdalinke iÇin de söylemek olasıdır.
Her şeyden önce kara sevda şarkılarının üretimine neden olan ortamları bulmak artık olası değildir. İlk örneklerinden biri olan Klisli Adil isimli bir Boşnak ile Splitli VorniÄ? ailesinin kızı Marija arasındaki mutsuz aşk hikâyesini konu alan şarkıda da görüldüğü gibi kavuşamamaların nedenleri tam da Balkanlara özgüdür; ya farklı dine ya da farklı etnik kökene mensupturlar. Oysa Avusturya-Macaristan İmparatorluğu yönetimi ile birlikte karışık evlilikler Çoğalmaya başlamıştır. Mahalle anlayışı ve ev mimarileri değişmiş, avluların yerine apartman blokları yapılmıştır. Bu kentsel dönüşüm tamamen ayrı bir tartışma konusudur ancak bu dönüşüm mahalle iÇi toplumsal denetim mekanizmalarını değiştirdiğinden sevdalinkeyi doğrudan etkilemiştir. Bir başka etken de, kadının ev iÇi yaşamdan Çıkıp, daha görünür ve daha toplumsal hayat iÇinde bulunmasıdır; kaÇgöÇ gittikÇe azalmaktadır.
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu yönetimi döneminde tanışılan farklı Çalgıların da, değişim üzerindeki etkisinden söz etmemek mümkün değildir. Sevdalinke geleneğini en Çok etkileyen Çalgı, büyük oranda sazın yerini alan akordeondur. Ses gücü aÇısından insan sesini arka planda bırakması ve ses sistemi olarak farklı bir sisteme ait olması, sevdalinkeyi başka bir ruh haline taşımıştır. Diğer taraftan geleneksel formun stilize edilmesini sağlayarak daha geniş kitlelere yayılmasına da neden olmuştur. Elektronik klaveyelerin yaygınlaşması ise sevdalinke ruhunun tamamen kaybolmasına neden olmuştur. İnsan sesini tekrar ön plana Çıkarmayı, sevdalinkenin seranad özelliğini tekrar canlandırmayı isteyenler ise gitar eşliğinde söylemeyi tercih etmişlerdir. Bu iki Çalgı, sevdalinkenin saz ile kazandığı Osmanlı kimliğini de etkilemiştir.
Her biri ayrı yazı konusu olabilecek birÇok daha başka sosyal nedenlerin dışında, toplumsal iş bölümündeki değişimler ile ortaya Çıkan müzik piyasasında bulunan arzlar ve talepler ile bağlantılı olarak sevdalinkeyi yaşatma Çabaları başlamıştır artık. Müzik piyasası, ekonomi dünyasının kuralları gereği düşük maliyetli ürünleri daha geniş kitlelere satmak ister. Bu nedenle satma kaygısı olamdan ortaya Çıkan ve artık yukarıda bahsedilen değişmiş günümüz şartlarına yabancılaşan sevdalinkenin yerini, bu isteği karşılayabileceği düşünülen ve Türkiye'de arabesk diye isimlendirilen müzik tarzına benzer
"novokomponovana narodna muzika" almaya başlamıştır. Stilize edilmiş sevdalinke ile bu yeni bestelenmiş müzikler, kulağı bu müziklere alışık olmayanlar tarafından sıkÇa karıştırılmaktadır. Sevdalinke şarkıcısı olarak tanınanlardan bazılarının bu tür müziği de icra etmeleri ile birbirinin iÇine iyice girmiş, bütün tekrar canlandırma Çabalarına rağmen gerÇek sevdalinkenin unutulmaya başlamasına sebep olmuştur. 2 Eylül'de kaybettiğimiz Safet İsoviÇ gibi yalnızca sevdalinke söyleyen şarkıcıların birer birer aramızdan ayrılması ile bu süreÇ hızlanmaktadır.
Diğer taraftan göÇ edenlerin köklerine bağlılığını korumaya Çalışırken kullandıkları en önemli unsur müzik olmuştur. özellikle 50'li yıllardan sonra Türkiye'ye yerleşen Boşnaklarda da bu özellik gözlenmektedir. Bu nedenle Türkiye'de yaşayan Boşnakların hatta sevdalinke ruhunu tanıyan eski Yugoslavya göÇmenlerinin sayısı düşünüldüğünde, önemli bir müzik piyasasının oluşabileceği düşünülebilir. Yıllardan beri, bu ihtiyaÇ eş dostun getirdiği veya göÇmen mahallelerindeki bazı dükkanlarda satılan CD ve kasetlerle, son yıllarda internetten indirilenlerle karşılanmaktadır. GöÇ edilen ülkenin dilinin yeni nesillerle birlikte daha az bilinir olması bu piyasanın büyümesini engelleyici bir etken olarak görülebilir, ancak yukarıdaki dörtlüğü anlamak iÇin BoşnakÇa bilmeye gerek olmadığı gibi sözlerin ötesinde melodisi ile de etkileyici olan sevdalinke günümüz müzik piyasası aÇısından Türkiye'de "ne kadar satar"? BirÇok dilde yazılmış eserler TürkÇeleştirilerek müzik piyasasında yer etmiştir, peki TürkÇeleştirilmiş sevdalinke mümkün müdür?
BELMA KURTİŞOÄ?LU / belmakurtisoglu@bosnasancak.net



del.icio.us
Digg
Yorumlar (1 Yorum Eklendi):
Sevdalinkalarda kiyürek yakan incelik,duygu,özlem yeri gekdiğinde hiciv bugün hangi insanımızda var.
Yorumunuzu Ekleyin