.:: Türkiye' nin En Renkli En Boşnak Kültür Portalı ::.: Saffet Sancaklı ile Röportaj Saffet Sancaklı ile Röportaj ================================================================================ bijelo dugme on 06 March, 2008 07:00:00 Yugoslavya’da doğup küçük yaşta Türkiye’ye göç ettiniz. Bize kısaca kendiniz hakkında bilgi verirmisiniz? 1967 yılında Yugoslavya’da doğdum. 1968 yılında Yugoslavya’dan göç ederek Gaziosmanpaşa Küçükköy’e yerleştik. İlkokul ve ortaokulu Cemal Gürsel ilkokulunda liseyi Vefa Poyraz Lisesinde okudum. İktisat üniversitesini kazanıp 3.sınıfa kadar devam ettim. O aralar Beşiktaş’a transfer olduğum için okula ve sınavlara gidemediğimden okul hayatımı bitiremedim. Hayatımda ukdelerimden bir tanesidir, üniversiteyi bitirememek. Geçtiğimiz yıl sınavlara girip kamu yönetimini kazandım. Şuanda Anadolu üniversitesi 1. sınıf kamu yönetimini okuyorum. Evliyim; Duygu ve Mert adında 2 çocuğum var. Futbolculuk kariyerinizi kısaca anlatırmısınız? Futbola amatör kümede Küçükköy Kültürsporda başladım. Hatta Pendikten Yeşilbağlar ile final maçı yaptık ve Yeşilbağları yenip şampiyon olmuştuk. Küçükköyspordan sonra ilk profesyonel yaşantım Vefa ile idi. Vefa o zamanlar 2 .ligde idi. Vefada 2 yıl oynadıktan sonra Beşiktaş’a transfer oldum. Ardından da bildiğiniz gibi sırasıyla Eskişehirspor, Konyaspor, Sarıyer, Kocaelispor, Galatasaray, Kocaelispor, Fenerbahçe ve Konyaspor takımlarında oynadım. 3 büyük kulupte oynayan ilk futbolcusunuz. 3 büyüklerden diğer bir takıma transfer olunca ülkemizde futbolcular genelde tepki ile karşılaşır. Her gittiğiniz takımda sevildiniz. Bunun sebebi nedir? Bizim zamanlarımızda büyük takımlardan diğerine transfer olduğunuzda büyük sıkıntı oluyordu fakat ben her oynadığım takıma çok para kazandırarak ayrıldım. Beşiktaş’tan ayrılırken Beşiktaş’a çok iyi para kazandırdım. Galatasaray’dan da ayrılırken, Fenerbahçe’den de ayrılırken para kazandırdım. Ayrıca tavır ve davranışlarımız tutarlıydı. Hem para kazandırdım, hem güzel ayrıldım, hem de tavır ve şeklimiz ters değil sportmenlik ve profesyonellik kuralları içerisinde ve iyi ilişkiler içerisindeydi. Ve bu konuda da tek olduğumu düşünüyorum. Büyük takımdan diğerine transfer olan futbolcularda bu sıkıntılar oldu ve hala devam ediyor. Ben ise bunları yaşamadım ve iyi ilişkilerimiz hala devam ediyor. Futbolculuk döneminizde 3 büyüklerde oynarken bu maçlarla ilgili unutamadığınız bir anınız var mı? çok anım var ama bir tanesi ilginç. Kocaelisporda oynarken Galatasaray ile oynadık. Maç 1-1 bitti, ben bir gol attım. Hafta içinde ise Fenerbahçe’ye transfer oldum. İlk maç Galatasaray- Fenerbahçe idi. 2 maç üstüste Galatasaray’a karşı oynadım. Galatasaray’ı Fenerhaçe ile 4-0 yendiğimiz maçın 10’uncu dakikasında gol attım. Ayrıca oynadığım büyük takımların hepsinde diğerine karşı gol attım. 1.ligde 130 gol atarak Türk Futbol tarihine geçen isimler arasında yer aldınız. Bu 130 gol içerisinde unutamadığınız bir golünüz var mı? Klasik bir cevap ama gol atmak enteresan bir şeydir. Bunu ancak gol atanlar yaşayabilir. Bu 130 golün 130’uda benim için gerçekten farklıdır. Hepsi benim için özeldir. Futbol oynadığınız dönemde beraber oynamaktan en çok keyif aldığınız futbolcu ve o yıllarda veya günümüzdeki futbolculardan beraber oynamak istediğiniz futbolcu var mı? Benim beraber oynadığım özellikle Kocaelispor’da Mosheou, Galatasaray’da Kubilay, Fenerbahçe’de Okocha ile çok iyi anlaştım. Hep ortasaha futbolcularına muhtaç olduğumuz için forvet oyuncusu olarak orta saha oyuncuları ile çok yi anlaşmıştım. Galatasaray’dan ayrıldığımda Hagi Türkiye’ye gelmişti. Hagi ile beraber oynayamadığım için içimde hep bir ukde kalmıştı. çok büyük bir futbolcuydu, onunla oynayamadığım için üzgünüm. Şu anda dünyada herkesin bildiği yıldız ortasaha oyuncuları ile de tabiî ki birlikte oynamak isterdim. Avrupada ve Balkanlarda en beğendiğiniz takım ve futbolcu hangisidir? Hem kulüp olarak, hem oynadıkları futbol olarak, hem de sistem olarak Barcelona’ya karşı özel bir zaafım var. En beğendiğim futbolcu ise Balkanlarda daha henüz piyasaya çıkmamış 2 sene içerisinde bütün Avrupanın duyacağı Dinamo Zagreb'ten Modriç. Futbolculuk kariyerinizi noktalamadan önce kariyeriniz ile ilgili bir yol çizmişmiydiniz? çünkü jübilenizi yaptıktan sonra Sancaklı Menajerlik ile Türkiye'deki yerleşik ilk futbolcu menajerlik şirketini kurdunuz. Bir çok futbolcu futbol hayatını noktaladıktan sonra spor yorumculuğuna başlıyor. Siz ise menajerliği seçtiğiniz, hedefleriniz nelerdi? Futbolu bitirdikten sonra kariyerim ile ilgili bir yol çizmemiştim. Ancak antrenörlük veya spor yazarlığı yapmak istemiyordum. Belki bir idarecilik yaparım diye düşünüyordum. Ama o dönemlerde Şenes Erzik menajerlik işinin Türkiye’de ciddi sıkıntılar içinde olduğunu söyledi ve böyle bir şirket kurmamı istedi. Türkiye’de bu işi oturtmamız için bizde bu şirketi kurduk. Menajerlik şirketini kurduğumda da söylemiştim. Amacımız bu menajerlik işini Avrupanın gelişmiş ülkelerindeki standartlarına getirmek. Türkiye'deki menajerlik ve Avrupadaki menajerlik arasında fark var mı? Avrupada çok prestijli bir meslek. Herkes bu işi çok ciddi yapıyor, kulüplerde ona göre hareket ediyor. Türkiye’de ise maalesef bu oturmadığı için biz işe başlarken herkes simsar diye tabir ediyordu. Yavaş yavaş menajerlik oturmaya başladı, menajerler konuşuluyor, menajerlerle iş yapılıyor. Her oyuncunun menajeri var. Türkiyede %30 - %40 seviyelere geldi. Türkiye’deki futbolcuların ve kulüplerin mutlaka lisanslı menajerler ile çalışması gerekli. Menajerlik şirketinizde şuan yurtiçi ve yurtdışından kaç futbolcu var? Bu futbolcular içerisinde geleceği parlak olarak gösterebileceğiniz birileri var mı? Bizim futbolcu standardımız 50-70 arasında. İstanbulsporda oynayan Cemil ve Uğur, Kayserispor’da Koray, Ankaraspor’da Ediz, Konyaspor’da Yusuf önümüzdeki 1-2 sene içerisinde yıldızı parlayacak futbolcular. Bir dönem birçok futbolcuyu menajerlik şirketinize katarak bu alanda fırtına gibi estiniz. özellikle Mustafa Denizli zamanındaki Fenerbahçe döneminde. O dönemde Fenerbahçenin başarısı sizin işinize yansıdı mı? Fenerbahçe’nin şampiyon olan o dönemdeki kadrosunda transferlerin büyük bir bölümünde aktif rol oynadık. Fenerbahçe de o dönem şampiyon olunca doğal olarak buda bize pozitif olarak yansıdı. Balkan kökenli olmanızın o bölgelerdeki futbolcuların menajeri olmanızı kolaylaştırdı mı? çok kolaylaştırdı. Hem o dilleri konuşmamız, hemde ordaki ilişkilerimizden dolayı Türkiye’de herkesten birkaç adım öndeyiz. Türkiye’ye bir çok yıldız futbolcuyu getirdiniz. Bunları Türkiye’ye getirirken ikna için çok uğraştığınız ve sizi zorlayan herhangi bir futbolcu oldu mu? Bu kolay bir iş değil. önce futbolcuyu ikna edeceksiniz . Evli ise hanımları bazen zorluk çıkarıyorlar. Onları ikna edeceksiniz. Ordaki kulubü ikna edeceksiniz, buradaki kulubü ikna edeceksiniz. Görüldüğü kadar kolay bir iş değil. çok sıkıntıları olan ilişkilerle çözülebilecek bir iş. Bizde bu konuda oldukça başarılıyız. TMSF'ye devredilen İstanbulspor yapılan ihale sonucunda 3 milyon 250 bin dolar ile en yüksek teklifi veren Marmara Spor Faaliyetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş, tarafından alındı. Türkiye’deki en köklü spor kuluplerinden biri olan İstanbulspor’daki hedefleriniz nelerdi? Biz İstanbulspor’u alırken hem prestij olarak hemde idari manada düşündük. Hem oyuncu yetiştirelim, hem para kazanalım, hem de süper lige çıkaralım. Ancak Türkiye’de arkanızda siyasi bir güç veya belediyeler yoksa bunda çok ciddi sıkıntılar yaşıyorsunuz. Bende bu konuda tıkandığım için ortak olduğum ömer Sarıalioğlu’na ekim ayında kulubü devrettim. Euro 2008 elemelerinde karşılaşan Türkiye ile Bosna Dünya kupaları elemelerinde tekrar karşılaştı. Bu maçlarla ilgili olarak neler söylemek isterdiniz? Bosna artık çok ciddi bir takım. Türkiye ile kafa kafaya oynayabiliyorlar. Orda da 3-2 yendiler. Burada da zorladılar ama 1-0 yendik onları. O maçta Bosnalı oyuncuların %100 performans ile oynadıklarını düşünmüyorum. Manevi olarak “Türkiye mi gitsin, Norveç mi gitsin” bazında tabiî ki Türkiye tercih edilir. Bosnalı oyuncular %100 performansla oynamamasına rağmen bizi çok zorladılar. Bir Boşnak ve aynı zamanda bir işadamı olarak Balkan coğrafyasına bakış açınız ve yaklaşımlarınız nelerdir? Yatırım yapılacak alanlar var mı? Tabiî ki var. Gerçi biz spor tarafı ile ilgileniyoruz ama genel olarakda ilgilenmeye çalışıyoruz. Elimizden bir şeyler gelirse yapmaya çalışıyoruz. En son 2,5 sene kadar önce Balkanlardaki ilk Türk televizyonunu ben kurdum. Yeni Dönem televizyonu, radyosu ve gazetesi… Bosna’da, Kosova’da yapacağımız etkinliklerin hepsini yapmaya çalışıyoruz. Ticari olarak ise bir şey yapmıyoruz. Sık sık seyahat eden birisi olarak Balkan coğrafyasında en beğendiğiniz bölge neresi? Oralarda gerçekten her yer çok güzel. Ama özellikle Bosna, Hırvatistan, Sancak bölgesi favoriler. Türkiye ve Balkanlar arasındaki ilişkileri yeterli buluyor musunuz? Yeterli olarak görmüyorum. Türkiye’nin biraz daha fazla Balkanlar ile ilişkiler içerisinde olması gerektiğini düşünüyorum. çünkü biz onların abisi olduğumuz için daha fazla kucak açıp hem politik olarak hemde ticari olarak daha fazla ilişki içinde olmamız gerektiğini düşünüyorum. Saffet Sancaklı’nın müzikle arası nasıldır? Bizim Boşnak müziklerinin hepsini dinliyorum. Oyunları da iyi oynarım. Bütün Boşnak oyunlarını da iyi oynarım. En beğendiğim oyunda “rijetko”. TV’lerde, düğünlerde bol bol seyretmişsinizdir. Ya yemekler…. Asla vazgeçemeyeceğiniz yemek hangisidir? Pita ile kuzu etli birijandan vazgeçmem mümkün değil. BSN forumda paylaşılan birkaç konu için sizinde yorumunuzu almak isteriz.üyelerin en çok okuduğu konulardan biri olan ve Boşnakların Türkiyeye göç hikayelerini ve o ilk yılları anlatan “Nostalji” bölümü için sizde bir anınızı anlatabilirmisiniz. Rahmetli babamın anlattığı bir hikaye vardı. İlk geldiklerinde; dil yok, para yok…. Kahvede ihtiyarlarla oturuyorlarmış. O esnada bir kuş geçiyormuş. İhtiyar kuşa dönmüş “Sen bari ne yapıyorsun burada. Senin pasaporta, vizeye ihtiyacın yok, gitsene memlekete” demiş. Zannetmiş ki kuşlarda göç etmiş. İlk zamanlarda hem maddi hem manevi olarak çok zorluk çekilmiş tabiî ki ama çok kısa sürede adapte olmuşlar. Şu anda tahmin ediyorum ki Türkiye’de 5-6 milyon civarında Boşnak var. Bunların çoğu iyi yerlere gelmiş işadamları. Boşnaklarda en sevdiğiniz özellik ve gelenek nelerdir? Boşnakların içinden vatan haini çıkmaması. Buda bizi ayrı gururlandıran bir konu. Bizim halkımız genelde düzgün insanlardır. Hırsızı arsızı yoktur. Buda bizim Türkiye’de sevilmemizin birkaç nedeninden bir tanesidir. özellikle düğünlerde bütün geleneklerin devam etmesi benim çok hoşuma gidiyor. Son olarak www.bosnasancak.net hakkında ve BSN üyelerine neler söylemek istersiniz? Başarılarınızın devamını diliyorum. Tüm Boşnaklara saygılarımı sunuyorum. Yapılacak etkinliklerde burada olduğum takdirde her zaman aranıza katılacağımı belirtirim. Röportaj : Serkan ATAR