Anıtkabir Sergisi, Dünyaya Atatürk'ü anlatıyor
Gazeteci - yazar Vecdi Altay'ın proje sorumlusu olduğu Anıtkabir sergisi, geçtiğimiz günlerde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde gerçekleştirildi.
Özellikle, Ankara'ya gidemeyen veya gittiği halde zamanı ayıramayıp, Kurtuluş Savaşı önderi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve birinci Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün ebedi istirahatgahı olan Anıtkabir'i ziyaret edemeyenler için, gazeteci-yazar Vecdi Altay, 2006 yılında bir projeyi yaşama kazandırdı. 2006 yılının 10 kasım günü İzmir Konak Meydanı'nda, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin bir kültür etkinliği olarak açılan Anıtkabir İzmir'de sergisinin yolu, yurtdışı açılımı ile önce Azerbaycan'a uzandı.
Azerbaycan-Türk Sanayici ve İşadamları Beynelhalk Cemiyeti'nin etkinliği olan Anıtkabir Azerbaycan'da sergisi, 31 Mart 1918 yılında Ermeniler tarafından katledilen binlerce Azerbaycanlıları anma etkinlikleri çerçevesinde, 29 Mart 2007 tarihinde Bakü'de açıldı.
Sırada Bosna Hersek vardı ve sergi, Türkiye Bosna Hersek Kültür Dernekleri Federasyonu'nun bir etkinliği olarak dünya gündemine taşındı. Anıtkabir Bosna Hersek'te adı verilen sergi, 19 Mayıs Atatürk'ü anma ve Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde 18 Mayıs 2007 tarihinde Sarajevo'da bulunan Türk Kültür Merkezi'nde açıldı. Ardından, 15 Haziran 2007 tarihinde de, Bosna Hersek'in Srebrenica kentinde izleyenlerle buluştu.
Anıtkabir sergileri görsel olarak bu ülkelerde ve şehirlerde açılırken, daha çok kitlelere ulaşabilmesi amacı ile, dünyada ilk kez sanal ortamda açıldı. 13 Mart 2008 tarihinde, bosnasancak.net sitesinde tüm yayın durduruldu ve bilgisayar ekranlarından otomatik olarak Anıtkabir sergisi, Cevdet Şakir Çetiner'in Harbiye Marşı eşliğinde açıldı.
Anıtkabir KKTC'de
Sergi, Kıbrıs Türk Hava Yolları'nın destek ve katkılarıyla geçtiğimiz hafta 10 Kasım günü Lefkoşa'da bulunan Atatürk Kültür Merkezi'nde, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş olmak üzere, askeri ve mülki erkanın yoğun katılımı ile açıldı. Anıtkabir Kuzey Kıbrıs'ta adı verilen sergi o kadar ilgi gördü ki, istek üzerine sergi süresi yedi gün daha uzatıldı ve bu cuma günü de sona erecek.
Serginin gittiği her ülkede, her şehirde gerçekten çok yoğun ilgi gördüğünü ifade eden proje sorumlusu, gazeteci-yazar Vecdi Altay şunları söyledi:
"Öncelikle, bu sergilerin açılmasına katkı koyan tüm kişi ve kuruluşlara, Genel Kurmay Başkanlığı'na ve Anıtkabir Komutanlığı'na bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Evet, bu sergilerle dünyaya, gençlere, çocuklara Atatürk'ü, cumhuriyeti ve Anıtkabir'i tanıtmaya çalışıyorum. Amacım, zaten bir dünya lideri olan, bilinen ve günümüzde bir çok ülke liderinin örnek aldığı Mustafa Kemal Atatürk'ün genç kuşaklar tarafından da bilinmesi ve anlaşılmasıdır. Çünkü ben böyle gördüm ve öğrendim. Yani buna bir bayrak yarışı diyebiliriz. Bu uğurda, kızım Ekin Belce de daha şimdiden çalışmalar yapıyor. Yani gençler, bu ülkenin nasıl kazanıldığını, bağımsızlığın, özgürlüğün, cumhuriyetin nasıl elde edildiğini öğrenmek ve bilmek durumundalar. İşte bu noktada anne ve babalara da çok görevler düşüyor."
Türkiye'de bazı değerlerin genleri ile oynandığını belirten Altay, "Yine ülkemizde bazı sorunların kaynağının cumhuriyet olduğu iddia ediliyor. İkinci cumhuriyetçiler gibi, ne yaptıkları belli olmayan oluşumlardan bahsediliyor. Oysa bilinmelidir ki, sorunların değil, çözümlerinin kaynağıdır cumhuriyet. Yine bilinmelidir ki, bugün sadece bir kelime olarak telafuz ettiğimiz cumhuriyet, aslında halk adına kazanılan bir devrimdir. Laiklik,eşitlik, özgürlük, bağımsızlık, halk egemenliği, ülke bütünlüğü, çağdaşlaşma, barışcılık ve eşitlik gibi temel kavramlar, ilkeler Atatürk ve cumhuriyetinin en büyük farklılığı ve seçkinliğidir. İşte ben de, bu düşüncelerden hareketle, bu konularda geçmişte de gerçekleştirdiğim birçok etkinliğe farklı bir boyut katmak istedim ve bu Anıtkabir sergilerini gündeme getirdim. İzmir, Bakü, Sarajevo ve Srebrenica'dan sonra, şimdilik son durağımız da Lefkoşa oldu" diye konuştu.
Bu sergileri açmadaki bir başka amacının da, Atatürk'ün Yurtta Barış Dünyada Barış sözünün dünyaya bir kez daha anımsatılması olduğunu ifade eden Vecdi Altay, bu sergilerin özellikle Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs'ta açılmasını şöyle özetliyor:
"Atatürk'ün esas mezarının bulunduğu odada, sanduka çevresinde 83 tane pirinç vazo vardır ve bunların içi toprakla doludur. Bu vazoların 81'i Türkiye'nin tüm illerini, biri Azerbaycan'ı ve biri de Kuzey Kıbrıs'ı temsil eder. İşte bu durum bile, bu sergilerin Azerbaycan ve KKTC'de açılmasının temel nedeni olarak gösterilebilir. Her iki ülkede açtığımız sergilerde, sergiyi izlemeye gelenlere, toprağınız toprağımızda, toprağımız toprağınızda düşüncesiyle, sergi anısına, küçük poşetler içinde yüzlerce Türkiye toprağını armağan ettik. Kuzey Kıbrıs'taki sergide farklı bir çalışma gerçekleştirdik. Sergide yer alan 2x2 metre ebadındaki mezar odası tablosunun önüne, içlerinde Türkiye ve Azerbaycan'dan dönerken getirdiğim Azerbaycan toprakları bulunan iki vazo koyduk. Bu yaptığımız uygulama, oldukça da anlamlıdır ve değerlidir."
Sergilerin, gerek açılışı öncesi ve gerekse açılışı sonrasında oldukça ilginç olaylar yaşadıklarını ifade eden Vecdi Altay, bu konuda da şu bilgileri veriyor: "Bosna Hersek'te sergiyi açmadan önce, bu ülkeye gittim. Cumhurbaşkanı sayın Dr. Haris Slajdziç'ten, belediye başkanlarına kadar ziyaretlerde bulundum. Hiç unutmuyorum, Sarajevo Starigrad Belediye Başkanı Mustafa Resiç, sergiyi ve Atatürk'ü duyunca, sağ elini göğsüne götürdü ve aynen şunları söyledi: Oooo, Mustafa Kemal Paşa öyle mi? Mustafa Kemal Paşa. O bizim paşamızdır, o bizim gönlümüzün paşasıdır.
Bir yemekli sohbet sırasında da, savaşı buram buram yaşamış olan bir Boşnaklı da şunları söylemişti: Biz, savaş sırasında Mustafa Kemal Paşa'nın savaş taktiklerini örnek aldık ve uyguladık. Bu sayede bir çok şeyi kazandık.
Görüleceği gibi bunlar, bize bu günleri yaşatan Atatürk'ün ülkemiz sınırları dışarıda bile nasıl değer gördüğünü anlatmıyor mu?
Sergide yer alan baskılar, 2.5 X 30 cm ebadındaki özel bir boru içinde yer alıyor. Ağırlığı ise yaklaşık 70 kilo. Hiç unutmuyorum, Azerbaycan'a giderken, havaalanındaki eşya taşıyan yardımcıya, 'Aman dikkat et. İçinde Anıtkabir var' dediğimde, birden geri çekildi, selam durdu ve sonra yaklaşıp eli ile okşadı ve 'Ben bugün onun sayesinde burada ekmek parası kazanıyorum' dedi. Her ne kadar taşıma ücreti talep etmese de, ben emeğinin karşılığını verdim ve kendisi ile vedalaştım.
Bunun yanında, gerek Türk Hava Yolları ve gerekse Kıbrıs Türk Hava Yolları, taşınacak eşyalarla ilgili tüm kurallar konusunda bize oldukça hoşgörülü ve esnek davrandı. Bundan sonra hedefim Rusya... Bilindiği gibi Kızıl Meydan'da, Lenin'in mozolesi duruyor. Amacım, iki lideri bir araya getirmek. Cumhuriyet ve Kurtuluş Savaşı tarihimizi incelediğinizde Lenin'in adını görürsünüz. Kurtuluş Savaşı sırasında Lenin'in gönderdiği maddi ve manevi yardımlar, silahlar kurtuluş savaşı kahramanlarına oldukça moral vermişti."
Yeni Asır



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin