BHDV' den "Kusturica jüri üyesi olmasın !" bildirgesi
Bosna Hesek Dostları Vakfı mensupları ve kardeş dernekleri mensuplarından "Kusturica jüri üyesi olmasın !" bildirgesi
TÜRKİYE KAMUOYUNA SAYGI İLE DUYRULUR.
Sırplar Bosna’da soykırım işlerken, kadınlara tecavüz ederken, evleri, camileri ve kütüphaneleri yakarken, toplama kamplarında Müslümanlar’a her türlü işkence yaparken bir kişi çıkıyor ve vatanını savunmak varken, kiliseye gidip vaftiz oluyor. Yani kendi milletinin cellâtlarının safına katılıyor. Bu adamın eski adı Emin Kusturisa idi. Yeni adı Nemanya Kusturisa olmuştur.
Bu hainin, Türkiye’de düzenlenmekte olan bir filim şölenine şeref misafiri ve değerlendirme üyesi olarak davet edilmiş olduğunu basından öğrenmiş bulunuyoruz. Bu daveti yapanların konudan haberdar olmadıklarını temenni ediyoruz ve eminiz ki haberdar olsalardı bu gibi canilerle aynı yerde bulunmaktan çok büyük utanç duyarlardı.
Vatanlarının geçirdiği tüm zor şartlara rağmen, ellerinden geldiğince zulme direnen halkının yanında yer alan Dino Merlin, Abdullah Sidran, Necad İbrisimoviç, Cemaludin Latiç gibi sanatçılar dururken, ülkesine ihanet etmekten çekinmeyen, halkının acılarına bigâne lümpen bir tipin sanatçı diye jüri üyeliğine davet edilmesi, Türkiye için yüz kızartıcı bir durumdur. Aliya İzzetbegoviç’in yanında vatanlarını savunan kahramanlar ölüm kalım mücadelesi verirken, mezkür şahıs Sırp kilisesinde vaftiz edilerek adını değiştirmekten utanmamış, tüm dünyanın gözü önünde yapılan katliamları küçümsemiş, insanlık suçu sayılan sistematik tecavüzleri ise istihza ile karşılamış ve bu konuda basında açıklama yapmaktan çekinmemiştir. Savaş karşıtı,(!) barış yanlısı (!) bu adam Bosnalı-Müslüman olmaktan utanan, Sırp Çetnikler’e hayranlık duyan türedi Nemanja savaşta Sırplar’ın yanında yer alarak pis karakterini ortaya koymuştur.
KUSTURİSA, Sırp kasapları Radovan Karaciç ve Ratko Mıladiç’ten hiçbir şekilde farklı değildir. Sırp kasaplarıyla aynı şeyleri düşünür, aynı şeyleri söyler. Karaciç ve Mıladiç, Saraybosna, Tuzla ve Srebrenisa'da soykırım icra ederken, bu işi "Yugoslavlık bilincini yeniden tesis etmek adına verilen mücadele" olarak tanımlıyorlardı. Bu sıralarda, Kusturisa'da haini de Sırp propagandasına yardakçılık ediyordu.
Kusturica, bir Sırp tankı kendi evinin bulunduğu apartmana doğru ilerlerken bile, telefonla bağlandığı, Fransız televizyona; "Boşnaklar abartıyor, yalan söylüyor, olaylar küçük çatışmalardan ibaret" deme yüzsüzlüğünde bulunabilmiştir. Gölgesine sığındığı Sırp Çentikler, Bosna'da yüz binlerce Müslüman'ı katlederken, Kusturisa, Belgrad'da devlet protokolüyle karşılanıyor ve Sırp gazetelerine Boşnaklar’ı arkadan hançerleyen demeçler veriyordu. Nemanya Kusturisa denilen insan müsveddesi, kendi halkını gözünü bile kırpmadan katleden Slobodan Milosevic ile tokalaşma alçaklığına düşmüştür. Kusturisa, Milosevic'e yakınlığı sebebiyle, bir dönem "Milosevic'in dublörü" olarak da anılmıştı.
Mezkür hain, “Biz İslam'ı sadece Türkler’in zulmünden kurtulmak için kabul ettik" diyerek İslam'a ve Türkler’e dil uzatmaktan da geri kalmamıştı. Kusturica'nın bu vicdansızlığına karşılık, "No Smoking" isimli müzik topluluğunun üyelerinden ve öz be öz bir Sırp olan Corco Balaşeviç, tam tersini bir tavırla, "katiller hakkında konuşamıyorum" diyerek, Sırbistan'ı ve Sırp yurttaşlığını terk etmişti. Corco Balaşeviç, Sırp olmasına rağmen, Boşnakların saygı duyduğu bir insan oldu.
Bu vatan haini, Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin desteğiyle, Antalya Kültür Sanat Vakfı-AKSAV'ın 09-14 Ekim 2010 tarihleri arasında organize edeceği Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'ne davet edilmiştir. Yarım yüzyıla yaklaşan geçmişiyle, Türkiye sineması için hayati önem
taşıyan, Antalya Altın Film Festivali'nin "Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması" için jüri üyeliği yapacakmış. Ayrıca, festival kapsamında, Nemanya Kusturisa'nın film gösterimlerine de yer verilecekmiş. Yani, ekmeğini yediği suyunu içtiği vatanını ve o vatanın masum insanlarını satıp, Sırp Çetnikler ile işbirliği yapan; İslam'a ve Türklere dil uzatmaktan çekinmeyen bir vatan haini; Başbakanlık Tanıtma Fonu, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin resmî destekçisi olduğu bir film festivaline katılmak üzere Antalya'ya davet edilmiştir.
Bu gibi şerefsizlerin böyle organizasyonlara davet edilmesi utanç vericidir.. Hayır!.. Nemanya Kusturisa denen soysuz, Bosna Savaşı'nda gözyaşı döken, kolundaki bileziği, kulağındaki küpeyi Müslüman kardeşlerine yardım için gönderen, şehit Selami Yurdan gibi her şeyini ardında bırakıp, insanlık onurunu kurtarmak üzere Bosna direnişine destek vermeye giden şerefli insanların yurdu Anadolu'ya gelemez. Her fırsatta, "Merhum Aliya İzzetbegovic'in ölümünün bir gün öncesinde kendisini hastanede ziyaret etmiştim" diyen Başbakan Erdoğan ve yine "onu [Srebrenisa katliamını] unutmayacağız ve ona yol açan zalimleri affetmeyeceğiz" sözlerinin sahibi olan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, bu insan müsveddesinin, Türkiye'ye ayak basmasına mani olmalıdırlar. En azından bunun resmi makamlar eliyle yapılmasına ve beş yıldızlı otellerde misafir edilmesine mani olmalıdırlar. Başbakanlık Tanıtma Fonu ve Kültür Bakanlığı, Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması’nın jüri başkanı Kadir İnanırın, ''daha az tartışmalı ve daha saygılı bir jüri oluşturacağız'' sözleri doğrultusunda, bu soysuz hayır denilmelidir.
Ardından, sanatına İslam, Türk ve Boşnak düşmanlığı bulaştırmamış isimlerin, Antalya Altın Portakal Film Festivali'ne davet edilmesini sağlamalıdır.
Mesela; "AV Partisi" filminin senarist ve yönetmeni Riçırd Şepırd, 2008 yılında Kan Filim Şenliği’nde ödüle layık görülen Kar adlı filimin Boşnak senarist ve yönetmeni Aida Begiç, ya da Bosnalı rejisör Damir Nikşiç davet edilebilir. Aslına bakılacak olunursa, tarih şuuru ve kardeşlik hukukunun gereği de budur.
Bosna Hesek Dostları Vakfı mensupları ve kardeş derneklerin mensupları olarak, savaş suçluları ile birlikte hareket etmiş, kendi halkına ihanet etmiş birinin ülkemize sokulmasını bile kabul edemiyoruz. Kendisi bu bildiri ile protesto ediyoruz. Ülkemize kazara sokulacak olunursa da kendisini de, bu gibi bir insan müsveddesini ülkemize davet edenleri kınayacağız ve fiilen orada olup toplu olarak duygu ve düşüncelerimizi ifade edeceğiz.
Saygılarımızla;
Saffet ERDEM
Bosna Hersek Dostları Vakfı
Yönetim Kurulu Başkanı



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin