Balkan Sanat Tiyatrosu
Önceki gün tarafımıza ulaşan bir maili sizlerle paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz gün geÇtikÇe bir Çok sanat aktivitelerimizi kaybediyoruz.
"Boşnak Mahallesi (Pendik'in sahile yakın kesiminde oturanlar için adı buydu) 1994-1996 yılları arasında çok az semte nasip olacak bir gelişme yaşadı ve bu parlak dönemi yaşamayan-bilmeyenler için arşiv niteliğinde bir kaç bilgi vermek istiyorum; eksikleri kuşkusuz o dönemi yaşamış büyüklere sorup öğrenmek olanağı vardır.
Bosna Sancak Yardımlaşma Derneği'nde tiyatro provaları yapılırdı; Makedonya doğumlu Zekeriya Hocalar (internet kurtları bir kaç tıklamayla araştırıp bulsun bu 35 yılı devirmiş büyük usta kimmiş ve neler yapmış) bu mahallede yeşeren Balkan Sanat Tiyatrosu'nun yönetmeniydi. Burada hazırlanan Kaptan John Peoplefox ve Hasanaginitsa (Hasan Ağanın Karısı) oyunlarıyla semtin çocukları ve gençlerini sahneye hazırladı. Sokakta top oynamaktan başka aktivitesi olmayan bu gençlerden bir amatör oyuncu ordusu yarattı. Hasanaginitsa oyunu Bakırköy Yunus Emre Sahnesi, Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi, Kartal Hasan Ali Yücel Sahnesi gibi tanınmış salonlarda ve İzmir'de sahneye kondu. Oyunu çok beğenen Karşıyaka Belediye başkanının önerisiyle de Zekeriya Hocalar halen 10 yılı aşkın süredir başında olduğu Karşıyaka Belediye Tiyatrosu'nu kurdu.
Balkan Sanat Tiyatrosu'nun kadrosu Pendik'in bir yansıması gibiydi; ancak ağırlıklı olarak Yeşilbağlar ve Sapanbağları mahallesinde oturanlardan oluşuyordu. Amatör bir topluluk için azımsanmayacak başarılar elde eden bu tiyatro maalesef gerekli desteğin aksaması sonucu faaliyetlerine son verdi.
Bu yazı neden yazıldı? Öncelikle o güzellikleri yaşatan insanların (gerek dernek üyeleri ve gerekse tiyatro ekibinin) anılarına saygı duymak ve çabalarını unutturmamak için. Öte yandan Boşnak Mahallesi'ni sadece futbol sevgisi ve meyhaneleriyle tanıyanların ne kadar az bilgiye sahip olduğunu vurgulamak için. Eski Yugoslavya sanatın devlet eliyle desteklendiği ve kökleştiği bir coğrafyaydı, hala da onun izleri sürmektedir. İşte Pendik'teki Boşnak Mahallesi de amatör heyecanla çalışarak, profesyonel seviyede oyunlar ortaya koyup bu geleneği devam ettirmiştir. O mahallede oturanlar gönül rahatlığıyla "bir zamanlar burada sanat adına çok faal bir dönem yaşandı ve tiyatromuz gurur verici çalışmalar sergiledi" diyebilirler, Pendik'in şimdiki haline bakıp inanmak zor gelebilir ancak doğrudur.
Ben Boşnak değilim, ancak gerek okuduğum Pendik Lisesi'nde ve gerekse geçmişte kurduğum arkadaşlıklarla pek çok Boşnak tanıdım. Hatırladığım ya da unuttuğum hepsini buradan sevgiyle anıyorum.
Not: Balkan Sanat Tiyatrosu kadrosunu araştırıp, bu satırların altına bilgilerinizi paylaşan olursa sanırım daha anlamlı bir katkı yapılmış olunur. Unutmayın, bu tiyatroda sahneye çıkan insanlar uzak kişiler değil; sizlerin kapı komşunuz ya da ağabeyleriniz-ablalarınızdı. "



del.icio.us
Digg
Yorumlar (3 Yorum Eklendi):
Hasanaginitsa ile ilgili eski bir haberi hatırlatayım: "İstanbul'da devam eden Bosna-Hersek Kültür Haftası etkinlikleri çerçevesinde önceki akşam İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) "Hasanaginica" (Hasanağa) Operası sahnelendi.(01.12.2004)"
Ben Pendik'te sahnelediğimiz Hasanaginitsa'nın müziklerini yapmıştım, ancak yukardaki operaya gitmedim; bizim oyunun atmosferinden daha görkemli ve profesyonel bir versiyon izlemekten çekindiğim için belki de.. Bunda kuşkusuz, ekipten ayrıldıktan sonra benim ve Barış'ın rolleri olan asker Sulyo ve Huso'yu oynayan Etem Kazaz ve Bekir Hocalar'ın sade ve muhteşem performanslarını izlememin de etkisi vardı. Evet, insan gerçekten profesyonel bir kadroyu izlerken kendindeki eksikleri görebiliyor; yine de amatör heyecanımızı doğru yönlendiren hocamız Zekeriya Hocalar'ın büyük katkısı sayesinde elimizden geleni de yaptığımızı düşünüyorum. Peki başka kimler vardı kadroda? Işıkçı Adnan Smailbegoviç, meşhur destanı seslendiren Aldiana Smailbegoviç (yaptığım müziğin üstüne şiiri etkili sesiyle okuyup, kendimi Goran Bregoviç gibi hissetmemi sağlamıştır) ve diğer oyuncular: Sibel, Şirin, Hülya (asker Ahmet rolünde bir genç kız!) ve Hasan Ağa'nın karısını oynayan (yanlış hatırlamıyorsam) Selda (soyadlarını şimdi anımsayamıyorum). Bir gün umarım bu kadro bir araya gelir ve anıları yad eder.. Oyunun müziklerini, yıllarca oturduğum mahallede yaz aylarındaki sokak düğünlerinden taşan melodiler ve boşnak arkadaşlarımın dinlettiği boşnakça albümlerden gelen bir birikimle yapabilmiştim. Dernek başkanının gelip "dinlerken adeta bizim memleketin havası gözümde canlandı" demesi de beni ayrıca duygulandırmıştı. Herkese tekrar selamlar.
Yorumunuzu Ekleyin