Sırbistanâ??da Erken Seçim Kararı (KÃ?ŞE YAZISI Erhan TÜRBEDAR)
Sırbistan hükümeti, 3 Mart Pazartesi günü gerçekleştirdiği olağanüstü toplantının ardından, koalisyon ortaklarının tek ve ortak politikaya artık sahip olmadıklarını açıkladı.
Sırbistan hükümeti, 3 Mart Pazartesi günü gerçekleştirdiği olağanüstü toplantının ardından, koalisyon ortaklarının tek ve ortak politikaya artık sahip olmadıklarını açıkladı. Bu nedenle, daha önce yerel seçimler için belirlenen 11 Mayıs 2008 tarihinde erken genel seçimin yapılmasını da önerdi. Bu öneri, Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç tarafından 13 Mart Perşembe günü onaylandı. Böylece, oluşturulması için müzakerelerde dört ay harcandıktan sonra 14 Mayıs 2007’de işbaşına gelen Sırbistan hükümetinin ömrü, on aydan kısa oldu.
Sırbistan Başbakanı Voyislav Koştunitsa 8 Mart Cumartesi günü yaptığı bir basın açıklamasında, Sırbistan hükümetini oluşturan partilerin Kosova konusunda ortak politikasının artık var olmadığı ifade ederek, hükümetin ömrünü tamamladığını duyurmuştu. Sırbistan hükümetinin ortakları arasında bir koalisyonun artık var olmadığı gerçeği, aslında haftalar önceden belliydi. Koştunitsa, daha Kosova bağımsızlığının ilanından önce, söz konusu bağımsızlığı destekleyen Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerin askıya alınmasını istemiş, ancak talebine kabineden destek alamamıştı. Koştunitsa’nın aksine, Kosova sorununu Sırbistan’ın AB üyelinden ayrı tutan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç ve yandaşları, Brüksel ile siyasi ilişkilerin geliştirilmesinin sözcülüğünü yaptı.
Koştunitsa’nın liderliğini yaptığı Sırbistan Demokratik Partisi’nin programında Avrupa yanlısı oldukları belirtiliyor ise de, partinin son zamanlardaki söylemleri tamamen Avrupa karşıtı bir çizgiye kaymıştı. Başbakan Koştunitsa, sözde her şeyi halkının istekleri doğrultusunda yapma vaadinde bulunmasına karşın, son dönemde halkının isteklerini hiçe sayan bir tutum takınmıştır. 3 Şubat 2008’de Boris Tadiç’i cumhurbaşkanı olarak seçen Sırbistan halkı, “Avrupa Birliği’ne evet” demişti. Ancak Koştunitsa, halkın bu isteğini hiçe saydığı gibi, Tadiç’in galibiyetini bile kutlamak istemedi. Bununla beraber, Koştunitsa ve yandaşlarının kamuoyuna hitaben yaptıkları konuşmalar, eski Sırp lider Slobodan Miloşeviç dönemine ait zihniyetle yaşamaya devam eden aşırı milliyetçi Sırbistan Radikal Partisi’nin, Sırbistan siyasi hayatına güçlenerek dönmesine yol açtı.
Koştunitsa, her ne kadar Sırbistan’daki siyasi krizin sebebi olarak Kosova’yı gösteriyorsa da Kosova sorununu, gündemi saptırmaya ve hedefini gizlemeye yarayan bir fırsat olarak kullandığı söylenebilir. Nitekim eski Sırbistan Başbakanı Zoran Cinciç’in 12 Mart 2003’te öldürülmesinin ardından, Koştunitsa’nın liderliğindeki Sırbistan Demokratik Partisi’nin oyunda bir düşüşün yaşandığı biliniyor. özellikle son bir-iki yıl içinde, Sırbistan Demokratik Partisi büyük bir oy kaybına uğradı. Kosova kaybından dolayı Sırbistan halkının duygusallaştığı bir ortamda, kendini “Kosova’nın asıl koruyucusu” olarak göstermeye çalışan Koştunitsa, partisinin oy durumunu düzeltmeye çalışıyor olsa gerek.
11 Mayıs 2008’de Sırbistan’da düzenlenmesi beklenen seçimler sadece Koştunitsa açısından değil, bu ülkenin diğer bazı önemi siyasi partileri açısından da hayati öneme sahiptir. örneğin, Cumhurbaşkanı Boris Tadiç’in liderliğindeki Demokratik Parti, Avrupa yanlısı daha küçük siyasi partileri ile azınlıkları temsil eden bazı siyasi partileri yanına çekmek suretiyle, iktidar olmayı arzuluyor. Diğer taraftan, son yıllarda Sırbistan’da düzenlenen bütün meclis seçimlerinden birinci çıkan, ancak güçlü bir koalisyon ortağı bulamadığından iktidar olamayan Sırbistan Radikal Partisi de nihayet iktidar olabilmenin ümidini taşıyor.
21 Ocak 2007’de Sırbistan’da, 21 siyasi parti ve koalisyonun, 250 kişilik meclise girmek için yarıştığı bir erken seçim düzenlenmişti. önümüzdeki erken seçimlerde ise Sırbistan’daki siyasi partilerin ne tür ortaklıklara girişeceklerini şimdilik tam olarak kestirmek zordur. Ancak, kesin olan şey, 11 Mayıs’ta Sırbistan’da düzenlenmesi gereken seçimlerde asıl mücadelenin Demokratik Parti ile Sırbistan Radikal Partisi arasında geçeceğidir. Bir başka ifadeyle, Sırbistan halkı kabaca bir taraftan Avrupa Birliği geleceğini, öbür taraftan da Kosova için mücadele etmeyi vaat eden siyasi seçenekler arasında oyunu kullanmak zorunda kalacaktır.
Diğer taraftan, önemli bir grup Sırp seçmenini, Avrupa Birliği veya Kosova değil, içinde bulundukları yaşam standartları ilk sırada ilgilendiriyor. Bu yüzden, refah durumunun iyileştirilmesi üzerine daha inandırıcı söylemlerle ortaya çıkan siyasi partinin başarma şansının yüksek olacağı söylenebilir.
11 Mayıs 2008’deki seçimlerde Sırbistan meclisine girmesine kesin gözüyle bakılan siyasi partiler, Sırbistan Radikal Partisi, Demokratik Parti ve Sırbistan Demokratik Partisi-Yeni Sırbistan koalisyonudur. Sırbistan Radikal Partisi’nin birinci, Demokratik Parti’nin ise ikinci sırada yer alması bekleniyor. Sırbistan’da uygulanmakta olan yüzde 5’lik seçim barajını aşarak, Sırbistan meclisine girme şansı olan diğer siyasi partiler, Liberal-Demokratik Parti, G17 Plus ve Sırbistan Sosyalist Partisi’dir. Azınlık siyasi partileri yüzde 5’lik seçim barajından muaf tutuluyor ve şimdiki mecliste toplam 8 milletvekili ile temsil ediliyorlar.
Erhan TüRBEDAR



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin