PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Elveda Sandzak!!!



sercan_35
07-04-06, 18:42
ELVEDA SANDZAK!!!Çocuk başına pencerenin camına yaslan mış öğlece duruyordu.Yağmur içeride mi yoksa dışarııdamıydı,bir an tereddüt etti. Çünkü mavi gözleri hiç bu kadar yaşı bir arada görmemişti. “ demek acı buymus”dei çocuk…hangi gül fidanını kırdığım ve kuzuları başı boş bırakıp pınarın başın da uyuya kaldığım için annemden tokat yemiştim ama, yok bnu sefer ki başka… “haklıydı.ama hayatı tanıması gerekiyordu çok gerekliydi gibi hemde en erkeni en acısından …”biz bu cezayı hakkedecek ne yapmıştık? Diye sordu kendi kendine “güllere dokunmuyorum bile ,hem pınar başlarında uyuklamıyorum artık…Babam çok çalışkandır ,annem bir melek !...Bütün insanlar kardeştir ,derdi annem Ben ve Goran gibi yani .öğleyse bizi vatanımızdan sürgün eden kimdi? Kursunlar yağdıranda yarası kanayanda bizden değimliydi?
Birileri öğle emretmişlerdi . Belli
Kötülerde vardı dünyada , ara bozan ,kardeşleri birbirinden ayırtan … Çocuk öğrendi.
Anne üzgün ve düşünceliydi.insan vatanını bırakırken geride ,yanına ne alabilirdi ki… Zaman doluyordu .çeyiz sandığını boşalttı .Genç kızlığında oyaladığı Yemenleri ,renk renk çorapları ,patikleri…birde gelinlik Dimijalarını .bu sandıktakilerin sonuncusuydu;onu bırakmaya kıyamadı. Evlendiği gün ,gözlerinin önünde canlandı.işte,armonika çalıyordu ve gençlerin dilinde bir şarkıydı” Karanfil se na put sprema…” “svatove”baba evinden koca evine giderken bir gün bu şarkıların gerçek bir ayrılığa tanıklık edeceğini nerden bilebilirlerdi k!... yemenisinin ucuyla göz yaşlarını sildi eşyalarını toplamış ,hazırdı.Dağ gibiydi baba kara dağ gibi .önce dedeleri kara dağı bırakıp sandzak’a göç etmişlerdi;
Şimdi de o vatanını bırakıp başka bir ülkeye gideceklerdi .yer ler farklı olsada nedenler hep aynıydı. Savaş ne zaman ülkenin kaderi olmaktan çıkacaktı.
Acele etmeliydiler . Kıyamet adım adm yaklaşıyordu.Baba eşyaları arabaya yükledi .otobüsle ,birkaç aile birlikte gidecekleri için , amme oğluna oyuncakların hepsini almayacaklarını söyledi.sadece en sevdiği şeyi almalıydı.Çocuk elindeki oyuncakları yere fırlatarak koşarak dışarı çıktı .döndüğünde üstü başı sırılsıklamdı. “ne olur kızma anne!dedi çocuk.”en sevdiğini al demiştin ya ,ben de…anne gözyaşları içinde sarıldı oğluna.Nasıl kızabilirdi ki, o en sevdiği şeyi almıştı.oyuncak kovasının içine bi r AVUÇ TOPRAK almıştı.
Otobüsle önce Bosna’ya oradan da TÜRKİYE YE gittiler. Sabah ezanıyla karşıladı İstanbul onlar.uzun zamandan beri ilk kez içlerine umut ve huzur doldu.kendi köylerinde camileri ve hatta ezan okuyacak müezzinleri bile olmayan bu insanlar, bu ülkede saraylar gibi camiler gördü.ilk defa çok büyük bir cemeattle ve güvenle kıldılar namazlarını .İzmir’e yerleştiler sonra anne ,Türkiye ye gelmekte kararsızdı.kalan akrabalrına gönderdiği mektubunun sonunda şöle yazıyordu.”volim suşati hodzu na minaru / No putiji yagnad u bunar”(pınarda kuzulara su içtirmektense,minaredeki hocayı dinlemeyi severim)
B u mektuptan sonra diğer akırabalarıda buralara gelmişler.

ZvijezDa
07-04-06, 22:44
nkdr güzel anlatılmış bi hikaye , nerden buldun bu yazıyı ??

t?gEr
18-04-06, 21:26
eminim bu hikaye gibi binlercesi var içimi burktu ama asıl yüreğimi acıtatan kendini kurtaranların bencilliği.

SINANOVIC
27-04-06, 14:34
Dostlar GerÇekten GÜzel Bİr Yazi Okurken GÖzlerİmdem YaŞ Geldİ Dİyebİlİrİm.yugoslavyayi Birakmak Zorunda Birakilan Aİlelerİmİz Ve Orada DoĞup Buraya Gelen ArkadaŞlarimizi Çok GÜzel Anlatiyor Bu Yaziyi Fabrİkada Herkese GÖndereceĞİm.

?mers?el
24-06-06, 14:22
sercan'ın yazdığı gibi her birimizin Dedolardan,Babolardan dinlediği kopuş,koparılış hatıraları var..Bu ayrılışlar,koparılışlar kolay olmadı hiçbirimizin aileleri açısından..Dedolarımız,Nanolarımız tarifi ancak yaşanıp anlaşılabilecek çilelerle Anadolu topraklarına gelip yerleşmeye çalıştılar..Ne varki bağrını bizlere açan büyük topraklar ve büyük bir millet vardı..Muhacirlik çok zordur arkadaşlar..Hicretle iş bitmiyor hiçbir zaman..Dil,kültür,yemek,içmek..Bir sürü yaşam koşulunun deişmesi..Buna rağmen gelmişler çalışmışlar ve başarmışlar..Evet Sancak'a öyle bir dönüp bakmışlarki....Hala aynı ifadelerle bakıyoruz...