Orijinalini görmek için tıklayınız : Bosna Hersek Tarihçe
latrodectin
14-04-06, 10:46
Akdeniz kıyısındaki diğer şehirler gibi Bosna'da tarih sahnesindeki yerini Roma Imparatorluğu içerisinde almıştır. Roma Imparatorluğunun çöküşünden sonra Bosna'nın yönetimi 1200 'lu yıllarda bağımsızlığını elde edene kadar çeşitli kereler el değiştirmiştir. Bağımsızlığını 260 yılı aşkın bir süre koruyan Bosna Krallığı bu süre boyunca Macarlar ve Sırplara karşı topraklarını savunmak zorunda kalmıştır.
1463 yılında Osmanlı idaresi altına geçen Boşnaklar aynı zamanda Müslümanlığı da benimsemiştir. Müslümanlığı benimsemeyen Boşnakların dini vecibelerini yerine getirmesine izin veren Osmanlı idaresi Bosna topraklarında inşa ettiği yapılar ve camilerle aynı zamanda Boşnakların gelenekleri ile kültürüne de etki etmiştir. 1878 yılına kadar devam edecek olan Osmanlı idaresi altındaki dönemde pek çok Boşnak Osmanlı idaresinde, devlet yönetiminde önemli görevlere getirilmiştir. Zayıflayan Osmanlı Imparatorluğunu parçalamaya karar veren müttefiklerin finansal sıkıntılar içerisindeki Istanbul'a baskısı sonucu Bosna'daki Osmanlı idaresi savaşılmadan, masa başında son bularak Avusturya - Macaristan Imparatorluğunun kontrolüne geçmiştir.
1918 yılına kadar sürecek olan Avusturya - Macaristan Imparatorluğu idaresi altındaki dönemde ülke yeniden yapılandırılarak çökmekte olan Osmanlı Imparatorluğu idaresi altındaki dönemin sonlarında yaşadığı sıkıntılardan uzaklaşarak refaha kavuşacaktır. Bu gelişmelerin büyük Sırbistan kurulmasını amaçlayan Rusya'nın finansal desteği ile gerçekleştiği kuşkusuzdur. Bosna'daki Müslüman nufüsun Osmanlı idaresi altındaki diğer topraklara göçü ve onların terk ettiği yerlere Sırpların yerleşmesiyle Bosna'daki etnik yapının değişmesi bu dönemde yaşanmıştır.
1918 - 1941 yılları arasındaki dönem Yugoslavya'nın iç karışıklıkları ve savaşla geçmiştir. 1941 - 1945 yılları arasındaki Ikinci Dünya Savaşı sırasında Naziler Yugoslavya'yı işgal ederek Slovenya'yı Almanya'ya, Hırvatistan'ı Italya'ya ve Makedonya'yı Bulgaristan'a bağlayarak özellikle Yahudi ve çingenelere karşı bir etnik temizlik hareketine girişerek toplama kamplarında binlerce insanı öldürdüler.
1945 - 1990 yılları arasındaki soğuk savaş döneminin 35 yıllı Tito'nın diktatörlüğü altında geçti. Bu dönemde Bosna - Hersek'in sınırları 1918 öncesi döndü ve Boşnak'lar kültürel kimliklerine yeniden kavuştular. Batı'nın desteği ile Yugoslavya'da savaşın izleri çabuk silindi. Batılı ülkeler Yugoslavya'yı sadece ekonomik değil aynı zamanda askeri ve siyasi alanda da destekledi. 1970'li yıllarda Sovyet müdahelesi riski ile karşılaşıldığında Amerika Birleşik Devletleri Yugoslavya'yı savunmak için nükleer güce başvurabileceğini açıkladı. Soğuk savaşın son bulması ve sona eren komünist rejimle birlikte parçalanan Sovyetler birliğinden Yugoslavya'da etkilendi.
1986 - 1992 yılları arasında yaşanan kanlı iç savaşların sonrasında Yugoslavya parçalandı. Aşırı milliyetçi Slobodan Miloshevich ve onun desteklediği militanlarca büyük Sırbistan'ı kurma hayalleri ile sistematik bir soykırım gerçekleştirildi. Sırpların başta Saraybosna olmak üzere kuşatma altında tuttuğu şehirleri bombalamasına, sniper ateşi ile masum sivilleri öldürmesine, başta aydınlar olmak üzere seçilmiş kişilerin toplama kamplarında öldürülmesi ile gerçekleştirilen etnik temizlik hareketine batılı ülkeler uzun süre gereken tepkiyi göstermeyerek soykırıma seyirci kaldı.
Şubat 1992'de bağımsızlığını ilan eden Bosna - Hersek 7 Nisan 1992 'de ABD ve diğer batılı ülkelerce tanındı ve 22 Mayıs 1992 Birleşmiş Milletler'e yaptığı üyelik başvurusu kabul edildi.
Bosna'daki savaş 1992 yılının ilkbaharında başladı. Bosna'nın kuzeyini hedef alan saldırıların amacı bu bölgelerden Boşnak ve Hırvatları uzatlaştırarak Sırp devletini kurmaktı. Sırpların bu saldırıları bölgedeki diğer etnik gruplar için tam bir felakete dönüştü. Kuşatma altındaki şehirler ve mülteci kamplarında pek çoğu öldürüldü ve işkenceye uğradı.
Savaşın ilk aylarında doğudaki pek çok Boşnak şehri sırpların saldırıları sonucu kolayca düştü. Ancak şehri çeviren tepelerinde yardımıyla Srebrenizka saldırılara karşı kendisini başarıyla savundu.
1993 'te Birleşmiş Milletler 6 yerleşim birimini "güvenli bölge" ilan etti, Srebrenizka 'da bunlardan birisiydi. Amaç sınırları korunabilir hale getirerek barış için görüşülebilir bir zemin yaratmaktı. Yardımların güvenli bölgelere ulaştırılması gündeme gelince bu uygulama işgalci/saldırgan güçlerle Birleşmiş Milletler askerlerinin işbirliği yapmasını gerektirerek
amacı ile tam bir tezat oluşturur hale geldi.
Mayıs 1995 'te Sırplar Saraybosna'daki kuşatmayı şiddetlendirdi ve Nato Sırplara karşı hava saldırısı düzenlendi. Buna missilleme olarak Sırplar 6 güvenli bölgeyi bombalayarak 300 Birleşmiş Milletler askerini rehin aldı. Temmuz 1995 'te general Mladic komutasındaki Sırp güçleri Srebrenizka 'daki Hollandalı Birleşmiş Milletler güçlerini etkisiz hale getirerek şehri hedef aldı. Yaklaşık 25,000 Boşnak Sırp tehdidi üzerine şehri terk ederek bir başka güvenli bölge olan Potocari'ye ulaştı. 5000 mültecinin kampa girmesinin ardından Hollandalı barış gücü askerleri kampın dolduğunu bildirerek kampın girişini kapattı. Bu olay, kampın yakınlarındaki yaklaşık 20,000 Boşnağın Sırpların ölüm tehdidine karşı savunmasız kalmasına yolaçtı. Sırplar bölgedeki Boşnakları tahliye etmeye başladığında Hollandalı birlikler müdahale bulunmadı, hatta işlemlerin düzgün bir şekilde gerçekleştirilmesi için organizasyonda yardımcı bile oldu. Kadın ve çocuklar ayrıldıktan sonra askerlik çağına gelmiş olan erkekler otobüslere bindirildikten sonra kampın yakınında kurşuna dizilerek öldürüldü. Ikinci Dünya Savaşından sonraki bu en büyük soykırımda 10 - 15 bin Boşnak'ın katledildiği iddia edilmektedir. Kızılhaç yetkilileri bu olaylar sırasında 7500 kişinin kaybolduğunu bildirmiştir.
Srebrenizka katliamının ardından o güne kata olaylara kayıtsız kalan batı kamuoyunda Sırplara karşı baskılar arttı ve 1995 yılı sonlarında savaş son buldu.
abramovich
15-04-06, 20:54
Çok harika bilgiler bate eline sağlık çok güzel araştırmalar devamını bekliyoruz.
Bencede harika araştırma klavyene sağlık :)
Hersekli 300 hristiyan isyan etmiş , Osmanlı önemsememiş . Önemsemeyince , isyan da büyümüş . Avusturya ile Rusya, Hersek'in Türk idaresinden ayrılması için seneler boyu gizliden gizliye faaliyet gösteriyorlardı ve çabalarının semeresini 1875'in 13 Nisan'ında aldılar: Nevesinje kazasında yaşayan 300 kadar Hristiyan, Bábıáli'ye karşı ayaklandı. Bağımsızlık sözü etmiyor, sadece vergilerin ve askere gitmemek için ödenen bedelin azaltılmasını istiyor ve Hersek'teki güvenlik kuvvetlerinin Türkler'den değil, yerli halktan meydana gelmesini talep ediyorlardı. İstanbul'un ise basireti bağlanmıştı. O zamanın hükümeti olan Bábıáli, isyanın ciddi olduğunu farketmedi ve işi sadece nasihatlerle, af vaadleriyle geçiştirmeye çalıştı.
Avusturyalı Dış işleri bakanı Kont Andrassy , kendi adı altında bir muhtıra vermiş ve bu isyana karşı gelinmemesini istemiş . TÜRK ASKERLERİnin aynı zamanda bölgeden çekilmesini de kabul eden batılılaşmacı(!) sözde Osmanlılar bölgeyi TEK KURŞUN atmadan gavurlara teslim etmiştir .
abramovich
16-04-06, 19:04
Resmi Adı :Bosna-Hersek (Bosna i Hercegovina) (BİH)
Başkenti : Saraybosna (450.000)
Resmi Dili : Boşnakça/Sırpça/ Hırvatça
Para Birimi : Konvertibl Mark (KM)
1 Euro = 1,95 KM (Sabit kur sistemine göre)
Zaman Ayarı : CET (Merkezi Avrupa Saat Dilimi, Türkiye-1)
COĞRAFİ GÖSTERGELER
Coğrafi Yeri : Avrupa’nın Güneybatı, Balkan Yarımadasının ise kuzeybatı köşesinde yer alan ülkeyi, kuzeyden ve doğudan Sırbistan, batıdan Hırvatistan çevirmekte, Adriyatik Denizi’ne ise yalnızca 21.2 km’lik limanı olmayan bir kıyısı bulunmaktadır. Hırvatistan’a ait olan Dalmaçya kıyıları güneyini çevreler. Hırvatistan’ın uluslar arası niteliği olan Ploçe limanını kiralamıştır. Liman hizmetlerini buradan karşılamaktadır. Bosna ülkenin %82’si gibi ana alanını oluştururken Hersek ise %18’ini kapsar.
Coğrafi Koordinatları : 15-19 doğu, 42-45 kuzey.
Yüzölçümü : 51. 197 km2
(Dayton Barış Anlaşması sonrasında entitelerin yüzölçümleri)
Bosna Hersek Federasyonu = 26.345 km2 (% 51.46)
Sırp Cumhuriyeti (RS) = 24.840 km2 (% 48.52)
Brcko Bölgesi = 12 km2 (% 0,02 )
Karasuları : 12 mil.
Denizleri : Ülkenin Adriyatik Denizi'ne çıkışı vardır.
Kara Sınırları : Toplam 1.459 km,
(Hırvatistan'la 932 km, Yugoslavya ile 606 km. )
Deniz Sınırları : 21 km.
Önemli Kentleri : Saraybosna ,Tuzla, Zenitza, Mostar, Biyelina, Doboy, Priyedor, Bihaç. Banya Luka,
İklim : Büyük kısmı dağlık olan Bosna-Hersek’te genelde
karasal iklim hakimdir. İklim genel olarak yumuşak kışlar zaman zaman sert geçer. Hava sıcaklıkları, en sıcak aylar olan Temmuz-Ağustos’ta 30 dereceye kadar çıkarken, en soğuk günler ise, Aralık-Ocak aylarında yaşanmakta ve ısı -20 dereceye kadar düşmektedir. Genelde 4 mevsim bol yağış alan ülkede en yağışlı ay Haziran, (110-115 mm) en kurak ay ise Aralık’tır (40-70 mm). Ülkenin güneybatı kesiminde ve Neretva vadisinde Akdeniz iklimi görülür. Bu bölgelerde meyve-sebze bahçeleri, üzüm bağları bulunmaktadır. Saraybosna’nın güneyi gibi yüksek rakımlı bölgelerinde ise Alpin iklimi hakimdir. Hayvancılık ise, ülkenin tümünde yapılmaktadır.
Başlıca Nehirleri : Ülke akarsu bakımından zengindir. Özellikle Neretva
ve Drina üzerinde kurulu hidroelektrik santralleri vardır.
SAVA: Hırvatistan-Bosna Hersek sınırını oluşturur. Sava, Belgrad’da Tuna nehriyle birleşir. Nehir uzunluğu 945 km’dir.
DRİNA: Büyük ölçüde Bosna Hersek ile Sırbistan sınırını oluşturur. Kuzey istikametine akar ve Sava nehrine katışır. Nehrin uzunluğu 364 km’dir.
VRBAS: Güneyden kuzeye doğru akar, ülkenin ikinci büyük şehri Banjaluka’dan geçer ve Sava’ya ulaşır. Nehrin uzunluğu 240 km’dir.
NERETVA: Saraybosna güneyinde Treskavica dağının eteklerinden doğar, güney istikametinde akar, Konjiç, Jablanica ve Mostar şehirlerinin içinden geçer ve Ploçe liman şehrinden geçerek Adriyatik denizine dökülür. Nehrin uzunluğu 218 km’dir.
UNA: Bihaç şehri içinden geçer, Sava nehrine katışır. Rafting yapmaya elverişlidir. Nehrin uzunluğu 214 km’dir.
BOSNA: Saraybosna havaalanı yakınında İGMAN dağı eteklerinden doğar, kuzey istikametine akar. Ülke adını bu nehirden alır. Zenica şehri içinden geçer, Sava nehrine katışır. Nehrin uzunluğu 245 km’dir.
LİM: Karadağ sınırları içinde doğar, Sırbistan sınırları içinden Sancak’ta Prijepolje ve Priboj’dan geçerek Bosna topraklarına girer. 40 km batı istikametine akar ve Vişegrad şehri yakınlarında Drina nehrine katışır. Lim nehri ve Drina’ya katıştığı noktadan itibaren Drina nehri, Doğu ve Batı Roma İmparatorluğu sınırlarını teşkil ediyordu.
Doğal Kaynaklar : Kömür, demir, boksit, manganez, ormanlar, bakır, krom, çinko, kurşun, tuz, barit, asbest, kaolin, alçı
Ekilebilir Toprak Oranı : % 14
Otlak-Meraların Oranı : % 20
Ormanlar ve Ağaçlık
Alanın Oranı : % 39
Diğer Topraklar : % 27
Sulanabilen Arazi : 20 km2
Doğal Afetler : Sık olan depremler.
DEMOGRAFİK GÖSTERGELER
Nüfus : 1991: 4.383.000 (savaş öncesi nüfus)
1995: 4.171.000 (savaş sonrası nüfus)
1998: 3.747.514
2000: 3.923.000
2001: 3.683.665
2002: 3.835.777
2004: 3.950.000
Toplam kadın sayısı : 1.892.432
Toplam erkek sayısı : 1.943.345
Doğum Oranı : 12,92 doğum/1000 kişi.
Ölüm Oranı : 7,87 ölüm/ 1000 kişi.
Bebek Ölüm Oranı : 25,17 ölüm/1000 canlı doğum.
Ortalama Yaşam Süresi : 71.9 yıl.
Erkekler için: 69.2 yıl
Kadınlar için:74.6 yıl
Nüfus Artış Oranı : % 3.1 (1992-95 savaş sırasında %5 azalma)
Nüfusun Sektörel Dağılımı: İş gücü 1.026 milyon kişidir. Bunların % 44'ü sanayi ve madencilik, % 3,6'si tarım, % 7,4'ü inşaat ve % 45'i hizmetler sektöründe istihdam edilmektedir.
Net Göç Oranı : 25,92 göçmen/1000 kişi.
Nufusun Etnik Dağılımı : Boşnak (Müslüman) : % 50
Sırp (Ortodoks) : % 32
Hırvat (Katolik) : % 15
Diğerleri : % 3
Dinler : İslam, Ortodoksluk, Katoliklik, Musevilik
Diğer Diller : Arnavutça, Türkçe.
Okuma-Yazma Oranı : % 91
Yaw süper araştırmalar........
Araştırmayı yapanlardan ellerine bileklerine sağlık......
latrodectin
16-04-06, 19:16
Eğitim, Kültürel Hayat ve Turizm
EĞİTİM
Okuma yazma oranı % 90’lar seviyesinde olan Bosna Hersek’te eğitim 8 yıl ve mecburidir. Ortaöğretim ise 4 yıldır. Bosna Hersek’te bulunan devlet üniversiteleri şunlardır: Sarajevo Üniversitesi, Banja Luka Üniversitesi, Tuzla Üniversitesi, Mostar Üniversitesi, Bihaç Üniversitesi, Zenica Üniversitesi’dir.
Bunlardan başka özel üniversiteler de kurulmaktadır. Uluslararası Sarajevo Üniversitesi de İngilizce eğitim vermekte olup 2004-2005 döneminde eğitime başlamıştır.
KÜLTÜREL HAYAT
Zengin bir kültürel geçmişi olan Bosna Hersek çok sayıda medeniyetlere sahne olduğu için ülkede canlı bir kültürel hayat mevcuttur. Bosna Hersek Ortodoks, Katolik ve İslam dünyasının kültürlerinin kesiştiği bir alandır. Bosna Hersek’in mozayiği her bakımdan çok renkli bir yapıya sahiptir.
Bugojna şehrine bağlı Prusaç kasabasında ormanlık alam içinde geleneksel Ayvazdede şenlikleri yapılmaktadır. Ayvazdede kültür etkinliği her yıl Haziran ayı sonunda yapılır. Bu etkinliğe ülkenin tüm yerleşim birimlerinden her yerleşim birimini temsilen atlılar ellerinde bayrak ve sancaklarıyla tören yerine intikal ederler. Dünyanın birçok yerinde bulunan Boşnak diyasporasının temsilcilerinin de katıldığı ve Bosna’nın devlet ve halk katmanlarından her seviyeden katılımla gerçekleşen Bosna’ya özgü bir kültür aktivitesidir.
TURİZM
Ülke dağlık yapısı ve zengin ormanlara sahip olması nedeniyle dağ turizmine fevkalade elverişlidir. Kışın sert geçmesi ve yoğun kar yağışı nedeniyle kış sporlarına imkan verir. Akarsu bakımından zengin oluşu nedeniyle barajların oluşturduğu göllerde su kayağı yaygındır. Yer yer akarsularda rafting yapma imkanı mevcuttur. Bütün bu imkanlar, turistler için Bosna Hersek’i cazip hale getirir. Otelcilik de her geçen gün gelişmektedir.
latrodectin
17-04-06, 07:27
Dil ve Din
a) Dil
Bosna Hersek’te Boşnakça, Sırpça ve Hırvatça konuşulur. Boşnakların Müslüman olmaları nedeniyle Osmanlı döneminde dillerinde Türkçe, Arapça ve Farsça kökenli ciddi sayıda kelime ve deyimler bulunurdu. Sosyalist dönemde bu kelimelerin sayısında büyük bir azalma olmuştur.
b) Din ve Dini Hayat
Boşnaklar 1463 yılında Fatih Sultan Mehmed’in Bosna’yı fethiyle birlikte Müslüman olmuşlardır. Fetihten önce Boşnaklar Bogomil mezhebine mensuptular. Bogomil mezhebi tek tanrı akidesine mensup bir Hıristiyanlık mezhebi idi. Bilinen Hıristiyan mezhepler teslis akidesine mensupturlar. Boşnaklar kendi akidelerinin İslam dini akidesiyle örtüştüğünü gördüler. Boşnak din adamları Fatih Sultan Mehmed’in din alimleriyle görüşerek Müslüman olmak istediklerini bildirdiler. Sultanın talimatıyla Jajçe şehrinde büyük bir merasimle tarihe kayıt düşülmüştü. Düzenlenen merasimde Fatih, o gün Müslüman olan Boşnaklar’a “dileyin benden ne dilerseniz” demiştir. Boşnaklar da Sultan’dan iki dilekte bulunmuşlardır. Birinci dilekleri çocuklarının İstanbul’da eğitim görmeleri, ikinci istekleri ise Bosna’da toprak düzeninin değiştirilmemesi idi. Sultan, Boşnakların her iki dileğini de kabul etmiştir. Boşnaklar Osmanlı devletine sadık bir millet olarak temayüz etmişler, çok sayıda devlet adamı, paşa ve bilim adamı çıkarmışlardır.
Din ve Mezhep Dağılımı
Millet
Din
Mezhep
Boşnak
Müslüman
Hanefi
Sırp
Hıristiyan
Ortodoks
Hırvat
Hıristiyan
Katolik - Fransisken
Yahudi
Musevi
-
Osmanlı döneminde Bosna fatihi Fatih Sultan Mehmed, Fransisken (katalikliğin bir kolu) mezhebinin bağlılarına bir ahitname vermiştir. Bu ahitname inanç, can ve mal hürriyetinin tanındığının bir belgesidir. Ahitname’nin orijinali Fojnica Manastırı’nda korunmaktadır. Fatih’in mührünü taşıyan belgenin tamamının Fatih tarafından yazıldığı söylenir.
Müslümanlar
Tamamı Müslüman olan Boşnakların dini liderleri Reisü’l-Ulema olarak tanımlanır. İslam Riyaseti’nni merkezi Saraybosna’dır. Saraybosna’da bir İlahiyat Fakültesi, Zenica, Bihaç ve Mostar şehirlerinde iki yıllık İslam Pedagoji Akademisi mevcuttur. Bu akademileri bitirenler ilköğretim ve liselerde din dersi öğretmeni olabilmektedirler. Lise düzeyinde 5 medrese bulunmaktadır. Camiler yanında çocuk ve gençlerin dini bilgiler edindikleri mektepler yer alır.
Ortodokslar
Sırpların bir metroolitliği vardır ve Saraybosna’da bulunur.
Katolikler
Katolik kardinalliği Saraybosna şehrindedir.
Yahudiler
Sayıları çok az olan Musevilerin dini liderliği Rabin, Saraybosna’dadır. Musevilerin sayıları az olmakla birlikte ülkenin muhtelif şehirlerinde yaşarlar. Çoğunluğu ise Saraybosna’da yaşamaktadır.
hmm ,
Türkiyede kaç milyon Boşnak var tahminen ?
Boşnak nüfusu artmalı Bosnada . Ne bu demokrafik dengesizlik !!!?!
latrodectin
17-04-06, 13:13
Bosna Hersek Milli Marşı
-- Boşnakça --
U plavo Bozije prestolje
Klicu zvuci s bogomolja
To su pjesme zemlje moje
Gdje huce gore i sume polja
Mila, sura i zestoka
Bosna na zemlju krvavoj
Cuvam te kao i dva oka
Ja sin sam tvoj zemljo
Ja sin sam tvoj
Tamo na Uni zlatno zrnce
A na Drini zora plava
U Neretvi spava sunce
Niz ravnine sa razlila Sava
Mila, sura i zestoka
Bosna na zemlju krvavoj
Cuvam te kao i dva oka
Ja sin sam tvoj zemljo
Ja sin sam tvoj
Krene li dusman ti na zide
U san starih mezarova
Udarit ce na sehedi
Sto krv ce liti za brda ova
Mila, sura i zestoka
Bosna na zemlju krvavoj
Cuvam te kao i dva oka
Ja sin sam tvoj zemljo
Ja sin sam tvoj
Ja sin sam tvoj
Ja sin sam tvoj
-- Türkçe --
Allah’ın mavi arşına
Mabetlerden tekbirler yükseliyor
Bunlar benim ülkemin şarkılarıdır
Bütün ovalar, bütün dağlar bu şarkıları haykırıyor.
Kanlı toprak üzerine kurulmuş
Sevgili kız, haşin kız Bosna’m benim
iki gözüm gibi korurum seni
Çünkü ben senin oğlunum, ben seninim senin.
Orada, Tuna’da altın tohum
Drina’da mavi şafak
Neretva’da güneş batar
Ovalarda yayılan sava.
Kanlı toprak üzerine kurulmuş
Sevgili kız, Haşin kız Bosna’m benim
iki gözüm gibi korurum seni
Çünkü ben senin oğlunum, ben seninim senin
Eğer düşman senin sınırlarına
şanlı atalarının hatıralarına dokunursa,
Bu dağlar, bu ovalar için canlarını verecek
şehitlerin kanlarında boğulacaktır.
2 milyon fln olması lazım yanılıo olablrm , evet ama yinede çounluk müslümanların bosnada , RS da ayaklanmışlar yine , allam ya sinir oluyorum RS die ayrı bi yer var die ne yalan sölim
RS , Bosna'nın Sırp işgalinde bulunan kısmıdır . Kanayan bir yaradır, hala bir yerden ötekine MEKTUP yollanamıyor sırf orası RS diye. Artık Sırplar ve Hırvatlar memleketlerine dönmeli Bosnayı Boşnaklara bırakmalılar :mad: Kendi memleketler yok mu bu gavurların !?
RS , Bosna'nın Sırp işgalinde bulunan kısmıdır . Kanayan bir yaradır, hala bir yerden ötekine MEKTUP yollanamıyor sırf orası RS diye. Artık Sırplar ve Hırvatlar memleketlerine dönmeli Bosnayı Boşnaklara bırakmalılar :mad: Kendi memleketler yok mu bu gavurların !?
evet can sıkıcı bi diğer noktada bu insanların kendilerine bosnalı demeyip ,
bosnada kendilerini hırvat ve sırp olarak ta tanımlamarıdır , tabi istisnalarda var
Bosnada da bence bir kanunla bu herifler baskı altına alınmalı ! İçlerindeki kini biz Srebrenitsa da yaşadık ve Sırplar Sırbistana gidecek , Hırvatlar da kendi kanca memleketlerine defolacaklar !!!
Olur mu böyle karman çorman yönetim oluyor ?! DAyton andlaşması hükmünü yitirmiştir , artık geçerliği kalmamış 1 antlaşmadır .
Bu rezalete dur diyin ! Halkın topu topu 60% sandığa gidiyor , bosnanın gerçeklerini inkar etmeyin .
BiH in %51 i Republika Srpska ni , gerikalan % 49 u da Hirvat-Bosnak federasyonu nun.Cok uzucu yaa :(
İŞGAL DEĞİLDE NEDİR arkadaşlarım , soydaşlarım ? Soruyorum size , Nato nun sözde operasyonuyla kurtarılan (!) Bosna toprakları şu an sırpska işgalinde değil mi ? Vatanımızın 49%sini mi kullanacak mışız ? Kan dökeriz , yine de TEK SIRB SIRTLAnI İŞGALCİNİN BOSNADA YAŞAMASINA İZİN VERMEYİZ :mad:
latrodectin
18-04-06, 23:10
ENTİTELER HAKKINDA GENEL BİLGİ
a) Bosna Hersek Federasyonu
Bosna Hersek Federasyonu 18 Mart 1994 tarihli Washington anlaşması ile kurulmuştur. Nüfus çoğunluğuna göre 5 Boşnak, 3 Hırvat ve 2 karışık toplam 10 Kantondan oluşan ve her kantonun kendi başkanı, meclisi ve hükümeti bulunan Federasyon’da başkanlık görevi bir yıl dönüşümlü olarak bir Boşnak ve Hırvat tarafından yürütülmektedir. Bosna Hersek Federasyonu Hükümeti bir başbakan, 14 bakan ve 10 bakan yardımcısından oluşmaktadır. Kanton meclislerinin ve hükümetlerinin üzerinde ise Bosna Hersek Temsilciler Meclisi ve Bosna Hersek Halk Meclisi bulunmaktadır. Birincisinin 140 üyesi, ikincisinin 30 Boşnak, 30 Hırvat ve 5 “diğerlerinden” oluşan toplam 65 üyesi bulunmaktadır.
Kantonlarda o kantonda yaşayan seçmenler tarafından kendi seçmenlerinden doğrudan seçilen Başkan ve Meclisi bulunur. Kanton meclislerinde üye sayısı kanton nüfusuna göre değişir.
b) Republica Sırpska (Sırp Cumhuriyeti)
Diğer entite olan Republica Sırpska’daki idari yapı doğrudan merkezi birimlere bağlı belediyelerden oluşmaktadır. Rebuplica Sırpska’da tek kanatlı ve 83 üyeli bir “Ulusal Meclis” bulunmaktadır. Boşnakların bir kısmı evlerine dönmüşlerdir. Hayatlarını bu entitede sürdürmektedirler. Ulusal mecliste 10 Boşnak milletvekili bulunmaktadır. Bu entite kantonal sistemi kabul etmemiştir.
Bakanlar Kurulu 8 Sırp, 5 Boşnak ve 3 Hırvat bakan olmak üzere 16 bakandan oluşur.
Bosna’nın siyasi tarihinde hiçbir zaman Sırpların ayrı devletleri veya yönetim birimleri olmamıştır. İlk defa Dayton Anlaşması, Sırplara bu imkanı vermiştir.
Yeniden ayağa kalkan ülke: Bosna-Hersek
1986-1992 yılları arasında yaşanan kanlı iç savaşta yüzbinlerce insanını kaybeden Bosna-Hersek, aradan 14 yıl geçmesine rağmen savaşın izlerini hâlâ taşıyor. Acılarını içine gömerek, eski güzel günlerine dönmeye çalışan kardeş ülke Bosna, bir taraftan da ekonomisini ayağa kaldırmaya çabalıyor.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)’nin düzenlediği Bosna Hersek gezisi ile; Türk işadamlarının ata yadigarı Balkanlara sahip çıkma girişimine biz de şahit olduk. Ankara’dan uçakla yaklaşık üç saat süren yolculuğumuzun sonunda Bosna Hersek’e indiğimizde yemyeşil bir tabiat harikasının ortasında, kendisine has mimarisi ile bir tarih kenti karşıladı bizi...
200’den fazla iş adamı ve çok sayıda meslektaşımızla konaklayacağımız otele hareket ettiğimizde dikkatimizi çeken ilk şey, savaşın dehşetini özetleyen büyük bir mezarlık oldu. Havaalanının hemen bitişiğinde, binlerce Bosnalının yattığı mezarlık, gözlerimizi doldurdu.
Otele yerleştikten sonra, Sırplar tarafından bin 280 gün kuşatma altında tutulan Saraybosnalıların savaş zamanında dünya ile irtibatlarının sağlanması ve gıda ihtiyaçlarının karşılanması için kazdığı tüneli gezdik. 4 ayda tamamlanan 800 metre uzunluğundaki tünel, Bosna Havalimanının altından, Sırp mevzilerinin arkasına geçiyor. 1 metre 70 santim yüksekliğinde olan tünelde elektrik, doğalgaz ve petrol boru hatları bulunuyor.
Türk gazeteci dönerci oldu
Başkent Saraybosna’nın hemen her sokağında Osmanlı’nın izlerini görmek mümkün. Nehirler üzerine dizilmiş köprüler, çarşılar, camiler... Kısacası Osmanlı’ya ait aklınıza ne gelirse...
İşte bunlardan biri de tarihi Başçarşı... Boşnakça’ya da aynı isimle yerleşen Başçarşı’da, tek katlı ahşap dükkanlar dikkat çekiyor. Çoğunlukla el sanatı ürünlerinin satıldığı dükkanların ara sokakları Arnavut kaldırımlarıyla kaplı. Savaş zamanında yakılıp yıkılan, ancak aslına uygun olarak yeniden inşa edilen çarşının biraz ilerisinde Moriç Han bulunuyor. Burası da ahşap yapısıyla sizi tarihi bir yolculuğa çıkarıyor.
Başçarşı meydanında gezerken savaş döneminde buraya gelmiş bir Türk gazetecinin işlettiği döner dükkanına düştü yolumuz. Cizmedziluk sokaktaki küçük bir dükkan olan Tuba Döner’i yılların savaş muhabiri Hüseyin Bahar işletiyor. 1994 yılında Bosna’ya gelen Hüseyin Bahar, 1996 Şubatına kadar gazeteci olarak çalışmış. Savaşın ardından Türkiye’ye dönmekten vazgeçen Bahar, o günleri hâlâ yaşadığını söylüyor.
Bölgede ihtiyaç olan battaniye, yatak gibi malzemelerin ticareti ile uğraşan Bahar, sermayesinin yetersizliği sebebiyle gıda sektörüne girmeye karar vermiş. Sonra 1 hafta aralıksız bir döner ustasını izleyerek bu işi öğrenmiş.
Şehrin 15 km güneyinde bulunan Buna nehrinin kaynağındaki bir derviş tekkesini ziyaret ediyoruz. Tekkede Osmanlı’nın inaç özgürlüğünün simgesi olan Fatih Sultan Mehmed Han’ın yazdırdığı “Buradaki insanlar himayem altındadır. Özgür yaşayacaklar. Kiliselerine dokunulmayacak” fermanı bizleri çok duygulandırdı.
İhtişam abidesi
Çaylarımızı yudumladıktan sonra tarihi Mostar’a yöneliyoruz. Yüzyıllar boyu insanları Neretva nehrinden karşıya taşıyan tarihi köprü savaş sırasında bir Hırvat tankından çıkan mermi ile sulara yığıldı. Türkiye’nin desteği ile tekrar yapılan Mostar, yeni haliyle selamladı bizi. Köprünün bir tarafı Boşnakların, diğer tarafı ise Hırvatların kontrolünde. Yani, 28.5 metre uzunluğu ve 21 metre yüksekliği ile ihtişam abidesi olan Mostar, şehirde adeta bir sınır vazifesi görüyor.
1576’da Kanuni Sultan Süleyman’ın emri ile Mimar Hayreddin tarafından yapılan köprü, 1 yıldan az bir sürede tamamlanmış. Köprünün geçtiğimiz yıl yeniden inşasının 1 yıl sürdüğünü öğrenmek, Mimar Hayrettin’i tarihin sayfalarında daha da büyütüyor. Büyük mimarın bu köprünün maketi olarak yaptığı, Mostar’dan 5 kat daha küçük Eğri Köprüsü de bugün sapasağlam ayakta duruyor.
Tabakhane ve Koski Mehmet Paşa camileri Mostar’ın ayağında inşa edilmiş iki tarihi ibarethane... Dünyanın hiçbir yerinde bir meslek, bir sınıf için ayrılmış cami olmamasına rağmen Mostar’daki tabakhanede çalışanlar, kendi özel durumları için Tabakhane Camii’ni inşa ettirmişler. Çünkü uzun yıllar bu işi yapan işçilerin üzerine yıkanmakla geçmeyen bir deri kokusu siniyor. Bu da diğer cemaati rahatsız ediyor.
Okuma aşkı
Bosnalılar okumaya çok düşkün bir millet. Toplam nüfusu 3.5 milyon olan Saraybosna’da, Avaz Gazetesinin tirajı 350 bin. Şehirde kütüphaneler 24 saat açık. Savaş sonrasında toparlanma ve kalkınma sürecine giren Bosna-Hersek’te enflasyon yüzde 3 civarında. Kişi başına düşen milli gelir 2 bin 40 euro. Büyüme oranı yüzde 5, işsizlik ise yüzde 43 civarında. 8 ülkeyle gerçekleştirilen serbest ticari anlaşmalar aracılığıyla AB, ABD, Japonya’ya ürünlerini gümrüksüz satabiliyor. Yabancı bir yatırımcı Bosna’da bir şirket açması halinde 5 yıl vergiden muaf tutuluyor.
www.turkiyegazetesi.com
vBulletin v4.0.0, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.