Orijinalini görmek için tıklayınız : sancak tarihçe ve oluşumu
latrodectin
14-04-06, 10:50
"SANCAK" Osmanlı Döneminde oluşturulan bölgenin hakimiyetini ve türlü temsil hakkına sahip olan askeri birliğe (SANCAK) yani Bayrak verilir.
Sancak bölgesi, Novi Pazar Sancağı ( Yeni Pazar ) altı sancaktan biridir ki bunlar Bosna Eyaleti veya Paşalığına bağlı idiler.
Osmanlıların Balkanlarda ilk konuşlanmada Novi Pazar Sancağı ( Sefer Tüm ) özel kuvvet oluşturulmuştur.
Bosna Paşalığında aynı hudutlar içersinde BOSNA-SANCAK olarak "1699" Karalovak Barışından 1878 Berlin Kongresine kadar sürdürmüştür.
Bu durum 1878 Berlin Kongresinde değişiyor. Novi Pazar Sancağı (SANCAK) Osmanlıya kalırken Bosna Avusturya' ya veriliyor ve Bosna Valiliğine bağlı iken bölgede bulunan kasabaları ile birlikte "SANCAK" bölgesi olarak adını devam ettirmiştir.
Adları ile birlikte bunlar: Plevle, Preyepole, Nova Varoş, Syenica, Novi Pazar, Kolaşin (Vraneş) peşterle birlikte Berane, Moykovac ve Byelopolje.
Zaman zaman Yeni Pazar Sancağına Plan ve Gusinie de giriyordu ama daha fazla kadar Sancağında Bulunuyorlardı.
Bu gün bu iki şehir tekrar Sancağa dahil ediliyor ki onların nüfusu %60 nı Boşnaklar, %20 si Arnavutlar, %20 si Kara Dağlılar oluşturuluyor.
Sancak adını taşıyan bölge bugün Sırbistan ve Karadağ Cumhuriyetinin hudutları içersindedir.
Bu bölge coğrafi politik ve kültürel tarih oluşturmaktadır.
"Sancak" kuzey batıdan Sırbistan ve Bosna Hersek le, Güney Batıdan Karadağ ile, Güneyden Arnavutlukla ve Güney Doğudan Kosovo ile hudutlar oluşturur.
1912-1913 Balkan Savaşlarına kadar Sancak kendi birlik ve beraberliğini Yeni Pazarda sürdürmüştür.
Sancak hudutları tarihte Uluslararasında kabul edilmiş ve onaylanmıştır.
Berlin Antlaşması (1879) Carigratskom (İstanbul) Komversi ile (1879) buna göre Sancak Boşnakları hiç bir şekilde Boşnak Müslümanlarından ayrılmıştır ancak diğer tüm hakları Ana Vatan Bosna dan ayrılmıştır.
Sancakların kültürel ve Politik faaliyetleri ayrılmaz bir bütün olarak ana vatan Bosna ya bağlıdır.
Sancak Bölgesi 8.687 km2 ye yayılır. Bu gün içinde 400.000 civarında kişi yaşıyor ki bunların %60 ı müslüman.
Bosna Hersekle birlikte Balkanların kalbinde bulunmaktadır ve son 150 senedir Avrupanın en hassas bölgeyi oluşturmaktadır ki eski YUGOSLAVYA hudutlarının içerisinde Sırpların en çok taciz ettiği bölgedir.
1990 yılında Yugoslavyanın dağılması ile birlikte etnik problemleri yüzünden Sancağın çözümünü tüm dünya politikacıları aramaktadır.
Sancak uzlaşmanın çözümüdür.
Sayısız Uluslararası toplantıların anahtarıdır. Londra dan Zürih e Deyton ve Paris e...
http://www.alibeykoysancaklilar.com/index.htm
abramovich
15-04-06, 20:57
Uzlaşma derken ne gibi uzlaşma acaba?
Özerklik veya Bağımsızlık gibi bişeydir herhalde..
abramovich
15-04-06, 21:00
Özerklik veya Bağımsızlık gibi bişeydir herhalde..
meryem ne diyosun bağımsızlık o kadar kolay mı?
Ne askeri gücü var ne de yaptırım yapacak ekonomik gücü belki novi pazar Sırbistanın zengin bolgelerinden ama bunlar yetmez hele başlarını kaldırıp biz bağımsızlık istiyoruz desinler yıkılır orası taş üstünde taş kalmaz valla
zaten ayrilsa bile ticaret ve biraz da orman disinda pek bi geliri olmaz zaten sancagin. Novi Pazar,Sirbistanin en pahali yeri secildi bu yaz. Kiralar,fiyatlar..
latrodectin
16-04-06, 19:23
Unutulan Vatan Parçası: Sancak
Nüfus: 550.000
Yüzölçümü: 8.687 km²
Merkezi: Yenipazar (Novi Pazar)
Etnik dağılım: Boşnak (Müslüman) %81.1 (460 000) Diğer: % 18.9 (90 000)
Başlıca şehirleri: Tutin, Bijelo Polje (Akova), Rojaye, Senica
Bosna-Hersek Cumhuriyeti’nin güneydoğusunda bulunan Sancak, Balkan yarımadasının merkezinde kendine özgü jeopolitik bir bölgedir.
Tutin, Rojaye, Yeni Varoş, Priyepolye, Biyelopolye (Akova), Berane, Plav, Priboy, Senica ve Plevla (Taşlıca) gibi yerleşim birimlerden oluşur. “Sancak” kelimesi, Osmanlı döneminde bu bölgedeki idari yapının adı iken daha sonra bölgenin siyasi adı olarak kullanılmış olup bütün tarihi ve diplomatik kayıtlara da bu şekilde girmiştir. Yenipazar şehri bölgenin başkenti olup kültür ve alışveriş merkezidir. Sancak’ın, Bosna-Hersek, Karadağ, Arnavutluk, Kosova ve Sırbistan’la sınırları bulunmaktadır. Toplam nüfusu 550.000 olup yüzölçümü 8.687 km’dir. Sancak’ta yaşayan 460.000 müslüman, toplam nüfusun % 80 inden fazlasını oluşturur.
Sancak, tarihte Yenipazar kentinden yönetildiği için“Yenipazar Sancağı” olarak da anılır. Ne var ki, bu çok zengin tarihi geçmişe sahip olan bölgeden, Yugoslav resmi tarihinde çok az bahsedilse de, dünya çapında bütün tarihi kayıtlarda, diplomatik sözlüklerde, tarihi ve siyasi haritalarda yer alır.
Osmanlılardan önce Bosna’ya ait alan Sancak, XV.nci yüzyılda Osmanlı hakimiyetine girerek Türkler'in yerleşmesine sahne olmuştur ve 1578 yılında bu isimle Bosna’yı oluşturan 7 sancaktan biri olarak Bosna’ya bağlanmıştır. Stratejik öneme sahip olan ve Avrupa yolunun geçtiği bu bölge, Osmanlılar tarafından fethedildikten sonra Avrupa içlerine yapılan akınlarda bir üs olarak kullanılmıştır.
Bölgeye, Osmanlıların ilk akınlarıyla birlikte Orta Asya’dan gelen ve bir süre Karaman, Konya gibi bölgelerde yaşayan Türk aşiretleri getirilerek yerleştirilmiş, bu akıncı aileleri bölgede, Osmanlı hakimiyeti sona erdikten sonra da uzun süre Sırplara ve diğer yabancı güçlere karşı savaşmışlardır.
Sancak Türkleri zaman içeresinde çevredeki, müslümanlığı kendi istekleriyle kabul eden diğer halklarla (Bogomillerle) kaynaştılar ve Bosnalı anlamına gelen Boşnak adıyla anılmaya başladılar.
1878 Berlin Kongresi’nden bugüne kadar olan 125 yıllık süre içerisinde bölgede büyük baskı ve katliamlar yaşanması sebebiyle Sancak’tan başta Türkiye’ye olmak üzere büyük göçler olmuştur. Ulaşabildiğimiz resmi kayıtlara göre 1912-14 yılları arasında Sırbistan ve Karadağ tarafından ablukaya alınmış olan Sancak’ın Sırbistan kesiminden 40.000, Karadağ kesiminden 16.750 kişi Türkiye’ye göçmüştür ki, bu sayıya çocuklar dahil değildir.
Cumhuriyet dönemi resmi kayıtlarına göre ise 1927-1936 yılları arasında 19.287 kişi, Yugoslavya krallığı ile 1938’de yapılan özel bir anlaşma gereğince 40.000 kişi, Komünist Yugoslavya yönetimi ile 1945’te yapılan anlaşma gereğince (Aleksandar Rankoviç terörüne maruz kalan) 16.000 kişi Türkiye’ye göç etmiştir. . Özellikle komünist yönetimi zamanında Sancaklıların önüne; Sırp kimliğini kabul etmek, Türkiye’ye göç etmek veya ölümü göze alarak yaşamak şeklinde üç seçenek bulunuyordu. Nitekim bu dönem pasaport verilenler Türkiye’ye göçü tercih etmişlerdir. Bugün Türkiye’de Sancak asıllı çok sayıda insan yaşamaktadır.
http://www.alibeykoysancaklilar.com/index.htm
latrodectin
16-04-06, 19:30
Sancak' ın Yakın Tarihine Bakış
Sancak, 2 Şubat 1877 tarihinde Osmanlı yönetimince Bosna Eyaleti’ne bağlı bir Sancak iken ayrı bir Eyalet haline getirildi. Yenilerek çıktığımız 93 Harbi’nin ardından 14 Haziran 1878’de toplanan Berlin Kongresi, Sancak’ı, Bosna Hersek, Sırbistan ve Karadağ sınırları dışında ayrı bir bölge olarak tanımlayarak, Osmanlı hakimiyeti altında bıraktı.
4 Temmuz 1878’de, 5000 mevcutlu Avusturya-Macaristan garnizonu Sancak’a girerek Plevla, Priyepolye ve Priboy şehirlerine yerleşti. Avusturya-Macaristan askerleri 1908 yılına kadar bu bölgede işgalci olarak kaldılar. Berlin Kongresi’nde, Osmanlı’ya bağlı otonom bir bölge olarak tanımlanan Sancak’ın, 21 Nisan 1879 tarihinde yapılan Yenipazar veya İstanbul ismiyle anılan anlaşma ile Osmanlı devleti’nin dışında ayrı bir hukuki statüsü olduğu uluslararası alanda tanındı.
Özerk yönetim ve toprak bütünlüğüne kavuşan Sancak, 1912 yılında Sırbistan ve Karadağ tarafından işgal edilene kadar bu statüsünü sürdürdü. Bu tarihte Sırbistan-Karadağ ittifakının saldırı ve işgali başladı. Zaten, daha 1876’da Venedik’te bir araya gelen Sırbistan ve Karadağ’lı idareciler, Sancak’ı nasıl paylaşacaklarına dair bir anlaşma bile imzalamışlardı. Sancak, Balkan Harbi yenilgisinden sonra 1913’te imzalanan Belgrad anlaşması ile Sırbistan ve Karadağ arasında paylaşılarak Osmanlı hakimiyetinden çıktı.
1917 yılında Senica’da toplanan Sancak’ın siyasi liderleri, bölgenin eski sınırları içerisinde bağımsızlığının tanınması gerektiğini bütün dünyaya duyurdular. Fakat, 1918 yılında Yugoslavya Krallığı kurulunca Sancak hukuki statüsünü kaybettiği gibi bağımsızlık çabalarında bulunan bu kişiler de tutuklunarak hapsedildiler. Daha sonraki yıllarda da Sancak’ın kaderi değişmeyerek, masum insanların baskı altında yaşadığı bir bölge oldu.
1937'de Yugoslavya Komünist Partisi, “Müslüman Boşnak”ları ayrı bir etnik grup olarak kabul etmişse de idari birimler hiç bir şekilde Müslüman Boşnak terimini kullanmamakta ve Sırp asıllı Müslümanlar dayatmasına uygun olarak sadece “Müslüman” demektedir.
20 Kasım 1943’te Plevla’da kurulan Sancak Anti Faşist Milli Meclisi’nin amacı, Yugoslavya’nın geleceğinde Sancak’ın tekrar özerk bölge statüsünü elde etmekti.
II. Dünya Savaşı yıllarında Sancak, kendi özel idari birimlerini ve askeri örgütünü oluşturdu. Ancak, 29 Mart 1945’te Sancak’ın özerkliği komünistler tarafından tamamen yok edilip, toprakları da Sırbistan ve Karadağ arasında paylaşıldı. Sancak, bugün “Sırbistan Sancak’ı ve Karadağ Sancak’ı” olarak ikiye bölünmüş durumdadır. Ancak, Sırbistan ve Karadağ’ın hiç bir hukuki temele dayanmayan bu paylaşımı, uluslararası alanda kabul edilmemiş ve bu oldu bitti tanınmamıştır.
Yugoslavya anayasasında Sancak'a özerk bölge statüsü verilmemiştir. Osmanlıdan sonra kurulan üç Yugoslav Devleti de Sancak halkının etnik varlığını inkar etmiştir. Sancak’ın siyasi ve kültürel bir özerkliği de yoktur ve Boşnaklar anayasal olarak da tanınmamaktadırlar.
http://www.alibeykoysancaklilar.com/index.htm
latrodectin
17-04-06, 13:08
Yugoslavya' nın Parçalanma Sürecinde Sancak
Tito’nun ölümünden sonra başlayan kaostan bir türlü kurtulamayan Yugoslavya 1991’de parçalanma sürecine girince Yugoslav federasyonunu oluşturan cumhuriyetler birer birer bağımsızlıklarını ilan ettiler. Bu arada, Sancaklılar da eski (özerklik) statüsülerini elde edebilmek için çalışmaya başladılar.
1990’de Yugoslavya genelinde yapılan ilk serbest seçimlerde, Sancak’a vaadedilen özerklik seçimlerden sonra Yugoslav yöneticiler tarafından unutulunca Sancak halkı, kültürel ve tarihi kimliğine yeniden kavuşma yolundaki beklentileri gerçekleştirmek için 1990-1991 yıllarında, milli nitelikli siyasi ve kültürel kurumlarını oluşturmaya başladı, partiler kuruldu.
1991 yılında, Sancak’ta yaşayan müslüman halkın, her çeşit siyasi, ekonomik, kültürel ve insani haklarını korumak amacıyla “Sancak Müslümanları Meclisi” kuruldu. Kısa süre sonra adı “Sancak Müslüman Boşnak Milli Meclisi” olarak değiştirildi. Başkanlığını Süleyman Ugliyanin yaptığı Meclis, bölgedeki bütün siyasi partileri, meslek odalarını, insani ve kültürel amaçlı kuruluşlarını ve kadın örgütlerini bünyesinde toplamayı başardı. Meclis, BM, AGIT, Avrupa Konseyi gibi uluslararası örgütler nezdinde Sancak’ı temsil etmekte olup Sancak halkının kaderine tesir eden büyük çalışmalar yapmıştır.
Mesela Sancak halkının organize olmasını sağlayarak muhtemel Sırp katliamlarına karşı tedbirler alınmasında önemli roller üstlendi. Sırp yönetimi, cephelerin ön saflarına sürmek için çok sayıda müslüman genci askere almak istediğinde, buna engel oldu. Türkiye ile üst düzeyde irtibat kurdu. Sancak’tan göç etmek zorunda kalan, Avrupa’da ve Amerika’daki Sancaklılar ile irtibata geçerek, onları sivil kuruluşlar çatısı altında toplanmasını sağladı ve Sancak’a insani yardımların gelmesini temin etti. 25-27 Ekim 1991 tarihinde bütün Sancaklıları özerklik için referanduma çağırdı. Toplam seçmen sayısı 264.156 olan Sancak’ta bu referanduma 187.437 (%70) seçmen iştirak etti. Referanduma katılanların % 98,9’u (183.302) özerklik lehinde görüş bildirdi. Özerklik aleyhinde görüş bildiren seçmen sayısı ise sadece 1.982 (%1.1) idi. 1993’ün yazında Sancak’a özerklik tanınması ile ilgili bir memorandum yayınladı. Memorandumda “...Sancak’a kendi hükümetini, parlamentosunu, polis teşkilatını kurma hakkının verilmesi...” istedi. 8 Ağustos 1993’te BM Güvenlik Konseyi 855 sayılı bildirisi ile bütün dünyaya duyurduğu “Sancak’a, Kosova’ya ve Voyvodina’ya siyasi haklarını verinceye kadar Yugoslavya’ya ambargo uygulama” kararının çıkmasında önemli katkıları oldu.
“Sancak Müslüman Boşnak Milli Meclisi”nin bu derece etkili çalışmaları üzerine Sırbistan ve Karadağ yönetimi, Sancak’ta sistematik baskı uygulamalarına başladı. “Sancak Devleti kurmaya çalıştıkları” gerekçesiyle aydınları ve politikacıları tutukluyorlar, silah arama gerekçesiyle evleri basıyorlardı. Miloseviç döneminde başlayan, Sancak halkını korkutmak, yıldırmak, öldürmek ve göçe zorlamak amaçlı baskılar bugün de devam etmektedir.
http://www.alibeykoysancaklilar.com/index.htm
latrodectin
18-04-06, 23:05
Sancak' taki Siyasi Partiler
Sancak liderlerinden olan Süleyman Ugliyanin 26 Mayıs 1990’da Saraybosna’da İzzetbegoviç başkanlığında kurulan SDA (Demokratik Eylem Partisi)’ne katıldı. SDA, çok kısa zamanda bütün Yugoslavya’da olduğu gibi Sancak’ta da şubelerini açtı. Ama bir süre sonra SDA’da yaşanan bölünmeler Sancak’ta da tesirini gösterdi.
İlk bölünme, SDA Başkan Yardımcısı Adil Zülfikarpaşiç’in, SDA’yı totaliter, marjinal ve köktenci bir yapıya bürünmekle suçlayıp, Muhammet Filipoviç ile partiden ayrılarak Liberal Boşnak Federasyonu'nu kurmasıyla oldu. Bunun üzerine Sancak'taki SDA'nin eski Başkan Yardımcısı Kasım Zoraniç de partiden ayrılarak 17 Ağustos 1991'de Sancak Liberal Boşnak Örgütü'nü kurdu.
Sırbistan hükümeti ile Sancak SDA’sının Mayıs 1995'de Rasim Layiç ve Başbakan yardımcısı Svetozar Kristiç başkanlığında yaptıkları Sancak'ın ekonomik durumu ve güvenliğini ele aldıkları ilk resmi görüşmenin ardından Sancak’ta esas büyük parçalanma oldu. SDA Sancak Başkanı Süleyman Ugliyanin ile Genel Sekreter Rasim Layiç arasında, büyük bir fikir ayrılığı çıkmıştı. Layiç, Sırplarla temas kurulmasını savunurken Ugliyanin bunu reddediyordu.
Kısa bir süre sonra Sancak’ta yeni partiler kurulmaya başladı. Ekim 1995'te, sadece SDA adı altında beş ayrı parti kurulmuştu: SDA, Sancak SDA, Yugoslavya SDA'sı, Doğru SDA ve Gerçek SDA.
Sancak’taki partiler arasında bir çok konuda ciddi fikir ayrılıkları vardır. Varlık temelleri olan “Müslüman Boşnak azınlığın statüsü”ne dair görüşlerinde bile bu ayrılık görülür. Süleyman Ugliyanin liderliğindeki SDA, “sınırları geniş bir şekilde tanımlanmış özel bir statü”den yanadır. Rasim Layiç'in SDP'si, “Avrupa modeline dayalı, diğer partilerin de onayı ile adım adım gerçekleşecek olan bölgesel özerklik” taraftarıdır. İzudin Suseviç liderliğindeki Reformcu Demokratik Parti, “Sancak ve Sırbistan'ın etnik, tarihi ve kültürel özelliklerini en iyi şekilde yansıtacak bir bölgeşelleşme modeli”ni savunur. Kasım Zoraniç'in kurduğu Liberal Boşnak Örgütü’nün ise açık bir görüşü yoktur.
Bugün, Sancak’ta partiler ortak hareket edememektedir. Halkı temsil eden liderlik makamı gelişmemiştir. Aralarındaki fikir ayrılıklarını aşamamış olmaları güçsüzlüklerinin en önemli sebebidir.
http://www.alibeykoysancaklilar.com/index.htm
latrodectin
18-04-06, 23:06
Sancak' ın Geleceği
Yugoslav birliğinin parçalanması, Balkanlardaki Yugoslavya merkezli kargaşalığı bitirmemiş ve belki de hem kendi içinde, hem de kendi dışında bir çok yeni probleme kaynaklık etmiştir. Bugün, Kosova hala çatışma içerisindedir. Büyük Sırbistan İdeali için Kosova, Voyvodina ve Sancak’ın haklı taleplerinin reddedilip her türlü baskı ve zorbalığa başvurulması, tarihi haklardan, sınır ve statülerden vazgeçileceği anlamına gelmemektedir. Belki de Yugoslavya topraklarında yaşanan büyük kriz, ancak bu haklar sahiplerine verildiği takdirde aşılacaktır.
Sancak’taki haklı mücadele, anayasal haklar alınıncaya kadar kesintisiz sürecektir.
http://www.alibeykoysancaklilar.com/index.htm
salihfazli
15-07-06, 10:15
Bugün özellikle Trakya, İstanbul, Bursa, İzmir, Adapazarı ve Balıkesir ağırlıklı olmak üzere yaklaşık 7 milyon Boşnak Türkiye'de yaşamaktadır. İstanbul'da sadece Pendik ve Bayrampaşa'da binlerce Boşnak bulunmaktadır. Pendik'in Yenimahalle, Sapanbağları, Yeşilbağlar, ve Bahçelievler mahallerinde 60 bin civarında Boşnak yaşamaktadır.
vBulletin v4.0.0, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.