PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : RÖPORTAJ: Toplu mezarlar sessiz çığlığı dünyanın



ozgurhadzic
05-09-07, 20:01
RÖPORTAJ: Toplu mezarlar sessiz çığlığı dünyanın


Srebrenitsa Katliamı’nın 12. yıldönümü vesilesi ile Bosna’ya giden İHH ekibi, Bosna Savaşı’nda ve Srebrenitsa Katliamı’nda ölen kişilerin cesetlerinin bulunması ve kimlik tespitlerinin yapılması sürecini takip eden International Commission on Missing Persons (ICMP) yetkililerinden Adam Boys ile görüştü. Cesetlerin kimlik tespitlerinin yapıldığı laboratuarlara da giren İHH ekibi, Srebrenitsa’da yaşanan kıyımın izlerini birebir müşahede etti.


Sayın Boys, International Commission on Missing Persons (ICMP)’ın gerek Bosna genelinde gerekse Srebrenitsa’da katledilen kişilerin cesetlerine ulaşma ve kimlik tesbiti yapma konusunda çalıştığını biliyoruz. Bize kısaca ICMP’nin çalışmalarından bahseder misiniz?
ICMP, Bosna Savaşı’nın ertesinde, barış sürecinde kurulmuş bir organizasyondur. Savaş esnasında gerçekleştirilen kıyımların, insanlık suçlarının tarihe not düşülmesi adına, ölen kişilerin cesetlerini toplu mezarlardan çıkarmak ve DNA analizlerini yaparak kimlik tespitinde bulunmak, ICMP’nin başlıca çalışmaları arasındadır.

Kuruluşunu müteakiben çalışmalarına başlayan ICMP, kıyıma uğrayan kişilerin cesetlerinin kimlik tespitlerini yapmanın hiç de kolay olmadığını gördü. Çünkü cesetler deforme olmuştu ve geleneksel yöntemleri kullanmak mümkün değildi. Bu yüzden DNA analizine gidilmesi gerektiğini düşündük.

Bosna’da sürdürdüğünüz çalışmalar ne aşamada? Ne tarz zorluklarla karşılaşıyorsunuz?
Bosna’da yüzlerce toplu mezar bulunuyor. Çalıştığımız toplu mezarlarda karşılaştığımız en önemli sorunlardan biri, kurbanların cesetlerinin parçalanıp farklı farklı yerlere gömülmüş olması. Ceset parçalarını özel malzemelerle mezarlardan çıkarıp bir araya getirdiğimizde kimi zaman bir kişinin cesedinin dört ayrı mezardan toplandığına şahit oluyoruz. Bir kişinin cesedinin 50 km’lik alana yayılmış 13 farklı mezardan toplandığı bile oldu. Böyle bir durumda DNA analizi yapılmadan kimlik tespitine gidilmesi mümkün değil.

Şu ana kadar kaç kişinin kimlik tespitini yapabildiniz?
Savaştan sonra kendilerinden haber alınamayan 30 bin kişi bulunuyordu. 7000’i Srebrenitsa’da, 10 bini Bosna genelinde olmak üzere 17 bin kişinin kimliğini tespit ettik. Bunlardan 7000’inin kimliği geleneksel yöntemlerle, 10 bin’inki de DNA analiziyle tespit edildi. Biz şu an geriye kalan 13 bin kişiyi arıyoruz.

ICMP, kimlik tesbiti yaptığı cesetlerle ilgili olarak bir rapor veriyor mu?
ICMP’nin bulduğu cesetlerin öldürülüş şekli ile ilgili de bir rapor vermesi gerekiyor; ancak çoğu durumda kişinin nasıl öldürüldüğüne karar vermek çok zor. Zira, Srebrenitsa’da katledilen kişiler derin çukurlara gömülürken ağır iş makineleri ile taşındılar. Cesetler üzerindeki darp izlerinin öldürülme şeklinden mi yoksa bu makinelerle taşınırken gerçekleşen darptan dolayı mı olduğu belirlenemiyor.

Çalışma yapacağınız toplu mezarları nasıl tespit ediyorsunuz?Bu aslında karmaşık bir süreç. Tanıkların, hükümet yetkililerinin, kayıp yakınlarının veya köylülerin yönlendirmeleri, çalışma yapacağımız yeri tespit etmede etkili olabiliyor. Bir mezar yerini tespit ettikten sonra Bosna hükümeti mahkemeleri ile koordineli çalışan ekibimizi bölgeye yolluyoruz. Burada cesetler çıkarılmaya başlanıyor ve kimlik tespiti çalışmalarında bulunuluyor. Tabii bu süreçte birbirleri ile bağlantılı olan toplu mezarlarda da çalışmalar yaparak bir kişinin birden fazla yere gömülen cesedinin parçalarını bir araya getirmeye çalışıyoruz. Bu süreçte yurt dışında bulunan kurban yakınları ile de temasa geçiyor, kendilerinden kan örneği alıyor ve bu örnekleri Tuzla’da bulunan kan bankalarında analiz ediyoruz.

Kurbanların kimliklerini tespit etmede sorun yaşıyor musunuz?
Tabi ki, kurbanlar insanlığa sığmayan yöntemlerle öldürüldükleri, cesetler yakıldığı veya darba maruz kaldığı için, kimlikleri geleneksel yöntemlerle teşhis etmek mümkün değil. Biz bu yüzden DNA analizine gidiyoruz. Yanmış bedenlerden numuneler alarak DNA analizi yapıyoruz. DNA analizi %99 olumlu sonuç veriyor. Kimlik tespiti esnasında Bosna ve Sırbistan hükümetleri de bize destek oluyor.
Ayrıca cesetlerin teşhis edilmesini engellemek için toplu mezarlara mayınlar döşenerek tuzaklar kurulmuş. Böyle durumlarda cesetlere ulaşmadan önce mayınları temizlemek durumunda kalıyoruz ve bu da oldukça riskli bir iş.

Peki, bir muhasebe yaptığınızda yaşananlara bu kadar yakından şahit olmak size neler hissettiriyor?
Elbette ki yaşananlar çok üzücü. Bilhassa çocuk yaşta katledilenlerin, ve kayıp ailelerinin durumu içler acısı. İnsanlar kayıplarının cesetlerine kavuşabilme umuduyla yaşıyorlar. Kayıp yakınlarından öğrendiğimiz kadarıyla Bosna’da 12 ile 18 yaş arasında 8000 çocuk öldürüldü ve bu çocuklar katledildikten sonra ağır iş makineleri ile toplu mezarlara götürüldüler. Aileler çocuklarının cesetlerini bulmak istiyorlar. Ailelere çocuklarının veya yakınlarının ceset parçalarını sunmak zorunda kalmak insanlık onuru açısından kabul edilebilecek bir şey değil; onur kırıcı ve zedeleyici bir durum.

Olaylara bu kadar yakından tanıklık yapan biri olarak, vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Şunu söylemek isterim ki, tarih bu yaşananları unutmayacak. Bosna’da henüz açılmamış birçok toplu mezar var. Bizler, tüm dünyanın gözleri önünde işlenen bu cinayetleri duyurmak, yaşananları gözler önüne sermek ve aynı şeylerin tekrar yaşanmasını engellemek için bunları deşifre etmeye çalışıyoruz.
Sayın Boys, verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ediyoruz.



kaynak:düşüncegündem.com