munira
20-02-08, 17:51
12-13-Nisan/ 1993
Meho Karışık (Kemo), 1991 yılı ortalarına kadar eski yugoslavya ordusunun mensubuydu. O yıllarda Hırvatistan'ın çeşitli bölgelerinde görev yaptı. Deniz harp okulu mezunuydu. Belgrad yüksek askeri okullar merkezinde master yaptı. 1991 yılının yaz mevsimine kadar Split şehrinin yüksek askeri okulunda görevliydi. Ta ki bulunduğu merkez binanın etrafına siperler kazılmaya başlandığını görene kadar. Yanındaki subaylara sordu:
- Bu siperler için kazılıyor?
-Ustaşalardan korunmamız için.
-Ustaşalar kimdir?
-Split'lilerin tamamı.
Bu konuşma, Meho Karışık'ın uzun yıllar arkadaşlık ettiği subaylarla yaptığı son konuşma oldu. Ordudan kaçmaya karar verdi. Aynı yıl ordudan kaçtı ve 9 ağustos günü Saraybosna'ya ulaştı. Meho Karışık bundan sonraki gelişmeleri şöyle aktardı:
"Saraybosna'ya varır varmaz Bosna Hersek savunmasını hazırlayanlarla bağlantı kurma yollarını araştırmaya başladım. İçişleri bakanlığında görevli olan kardeşimin yardımı sayesinde, savunma çalışmalarını yürüten kişilere kolaylıkla ulaşabildim. Bunlar, üst düzey siyasi kimlikler ve demokratik eylem partisinin önemli konumundaki adamlarıydı. "
Karışık daha o günlerde 'Kemo' lakabıyla anılmaya başlar.
Kemo:
" O sıralarda milliyetçi cephenin kurulmasıyla ilgili fikirler yürütülüyordu. Saraybosna'nın bazı muhtarlıklarında ise askeri organizasyonlar başlatılmıştı. Ancak askeri oluşumlar birbirinden kopuktu. İçişleri bakanlığı ve Saraybosna belediyesi bünyesinde bulunan bazı kişiler, biz subaylar daha buraya gelmeden önce,belgeleri toparlamış, askerlikle ilgili dosyaları saklamış ve mikrıfilm çalışmalarını tamamlamışlardı. Bu kişiler eski yugoslavya ordusunu terk eden arkadaşlarımıza da sahip çıkmış ve onlara görev dağılımı yapmışlardı. "
Benden daha önce buraya ulaşanlar, eski yugoslavya ordusunun ilk subaylarıydı. Onlar Bosna Hersek ordusuna katılarak savunma çalışmalarına başlamıştı. Bunlar biri 'Sule' lakabıyla anılan kişiydi. Kendisi şu anda görev nedeniyle yurt dışında bulunuyor. Bu nedenle gerçek adını açıklayamıyorum. Sule'nin hemen ardından ben geldim. Benden sonra Halil, Halil Seferoviç, ardından Emir ve İtalyan aramıza katıldılar. "
Emir'in gerçek adı Atıf Şaronyiç'tir. Split'te eski yugoslavya ordusunda görevliyken, burasını birlikte terk ettik. Kendisi Split'ten Almanya'ya geçti. Sonradan onun telefon numarasına ulaştım. Görüştük. Akabinde adı Karmen olan bizlerin ise 'Emine' dediğimiz eşiyle birlikte aramıza katıldı. Ne yazık ki savaşın daha ilk günlerinde Stup'tan hareketle Saraybosna televizyon binası yönünde geçirdikleri trafik kazası sonucu Emine olay yerinde hayatını kaybederken, Emir ağır bir şekilde yaralandı. Tedavisi halen sürüyor.
Bu arada savunma hazırlıklarımızın ilk günlerinde 'Brko' yani Munib Bişiç'te aramızdaydı. Yanısıra danışmanlarımız olan Çira ile Stari'de bizimle birlikteydi. Aynı sebepler nedeniyle onların da gerçek isimlerini açıklayamayacağım..."
'Sule' Süleyman Vrany), ( 'Çiça' Rifat Bilayac), ('Stari' Ziçra Sulyeviç)
Onlar millliyetçe cephenin kurucularıydı. Bizlere görev dağılımı yapıyorlardı. Dediğim gibi bu kişiler, ülkemizin üst düzey siyasi kanadı ve demokratik eylem patrisinin etkin isimleriydi. Onlar başımıza gelecekleri çok önceden farketmişlerdi. Kendileriyle iki veya üç kez toplantılara katıldım. Milliyetçi cephenin askeri alanlarında görev üstlenmemi ve yetkilerimde sınır olmayacağını söylediler. Milliyetçi cephe siyasi kanadının bana verdiği görev, Bosna Hersek'in askeri alanda savunulmasıyla ilgili hazırlıkları yapmamız ve millliyetçi cephenin çatısı altında ülke genelinde askeri oluşumları sağlamamız şeklindeydi. Bu gelişmeler 1991 yılının ekim ayında yaşandı.
İlk toplantıda, benim yanımsıra, Sefer Haliloviç (Halil), Sule, Munib Bişiç (Brko), Atıf Şaronyiç (Emir), Mustafa Hayrullahoviç (İtalyan) ile danışmalarımız olan Çiça ile Stari vardı. Birlikte çalıştığımız bu ekibin yönetimi bendeydi.Belki de yaşça hepsinden büyük olmam nedeniyle bu görevi bana vermişlerdi. Böylelikle ülkemizin savunulması adına, yasadışılığın en derin şekliyle, millliyetçi cephenin askeri kanadını hazırlamaya başladık. Genel merkezin oluşumundan hemen sonra, ekip olarak çalıştığımız halde merkezin her üyesini belirli görevlere atadık. Mesela Sefer Haliloviç savunma alanındaki askeri birlikleri oluşturmakla yükümlüydü. Görevini büyük bir başarıyla yapıyordu. Emir yani Atıf Şaronyiç, komando guruplarını hazırlayacaktı. Bu görev daha sonraları İtalyan'a devredildi. Burada özellikle Halil ve Emir'den söz edeceğim.
Emir'e göre küçük komando guruplarının hazırlanmasıyla yola çıkılmalıydı.
Onun hareket noktası kaliteydi.
Küçük, iyi eğitimli ve iyi silahlanmış gurupların kurulmasını istiyordu.
Halil ise, savaşın ilk etabında askere yetecek silahın olmamasına rağmen, kalabalık gurupların askere kaydının yapılmasından yanaydı. Yeterli silah olmasa da bu eksikliğin çatışmalar başladığında düşmandan ele geçirilecek silahlarla giderilebileceğini söylüyordu. Biz, Halil'in önerisine katılıyorduk. Komanda gurupları önerisine de sıcak baktık.Ancak Emir'in dediği şekliyle yani komando guruplarıyla Bosna'nın kurtarılabileceği fikrine katılmıyorduk. Komandolardan oluşturulacak kalabalık guruplarla birlilkte hareket edilmesi ve ani baskınlar düzenleyerek silah ele geçirmeleri konusunda birleşiyorduk. "
Kalabalık guruplarla harekete geçilecek. Yapılacak ani baskınlarla silah eksikliği giderilecek.
Öncelikle Bosna-Hersek'in tüm bölgelerine koordinatörler gönderme kararını aldık. Bunlar yine gizli çalışmalarını sürdürerek, birlikleri oluşturacaktı. Savunma planlarını yapacak, bölgeyi gözlemleyerek eski yugoslavya ordusu ve çetniklerin durumuyla ilgili bizi bilgilendireceklerdi. Bu arada bölgesel çalışmalarımız dönemin bölgesel cumhuriyeti ile bağdaşmıyordu. Mesela bizim dokuz bölgemiz vardı. Bunlardan ikisi, yeni katılan Gorajde ile Livanyska bölgeleriydi.
Ekim ayına ulaştığımızda sayımız oldukça çoğalmıştı. Çünkü eski yugoslavya ordusunu birbiri ardına terkedenler akabinde aramıza katılıyordu. Yanısıra askerlik dışında meslek sahibi kişiler de yanımızda yer alıyordu. Bu katılımcılarla ilgili olarak çeşitli sistemler aracılığıla bilgi topluyorduk. Mesela kimilerini bellli bir göreve yolluyor ve çalışmalarını yakın takibe alıyorduk. İstihbarat konusunda içişleri bakanlığındaki adamlarımızın büyük desteğini aldık.
Diğerlerinin yanısıra, özellikle Yusuf Puşina, Avdo Hebib, Asım Davutbasiç'in bu konuda çok yardımları olmuştur.
Bu arada millliyetçi cephe genel merkezi eski yugoslavya ordusunu terk eden subayların gizlıice yürütttükleri çalışmaları yasal hale getirmek için çaba sarfediyordu. Mesela, eski yugoslavya ordusundan henüz ayrılamamış olan üst düzey askeri kimliklerden bazılarının sözde hastalanıp, birkaç günlüğüne de olsa askeri veya sivil hastanelere yatmaları sağlanıyordu. Onların hastaneye yatırılması konusunda Avdo Hebib'in yardımını alıyorduk. Hastane bünyesindeki kilit adamımız Dr.Mirza Çişiç ile yüksek hemşire Samiye Şariç'ti.
Aynı şekilde sivil hastanelerde de adamlarımız vardı. Bu işlerin yürütülebilmesiyle ilgili olarak söz sahibi olan kişiler; Dr.Naim Kadiç, Dr. Muhammed Saraçeviç ve Dr. Saffet Çibo idi. İşlerin koordine edilemesini ise, Saraybosna şehir meclisinden Nihad Halilbegoviç yürütüyordu. Böylelikle, millliyetçi cephe genel merkezi becerikli ve güvenilir adamlarla donanıyordu.
Muhakkak ki, o günlerde bizimle irtibata geçen çok sayıda ınsan olmuştur. Ancak şu anda herbirinin isimlerini hatırlayamıyorum.
Mesela eski yugoslavya ordusunu terk ederek milliyetçi cepheye katılanların sıralamayı hatırlayamam. Ancak şimdi vereceğim isimler milliyetçi cephenin ilkleridir.
Bunlar; Dervo Harbinya (Ömer), Cemaluddin Mercen (Cemo), Vahid Karaveliç (Vaha), Faik Heço (Dino), Senad Maşiç (Muammer), Hayro Osmanagiç, Rasim Gaçanoviç, Kerim Luçareviç (Doktor), Emin Şvrakiç, Yuka Prazina ( bu kişiler bizim gelişimizden önce kendi birliklerini oluşturmuşlardı. ) Zaim Baçkoviç (Zagi), Ziyad Koziç (Dugi), Ahmet Yordanoviç (Oko), Abdullah Karişik (Avdo), Aliya Lonçareviç (Alyo), ( hemen yukarıda isimlerini saydığım bu üç kişi, isimlerinin 'A' harfiyle başlaması nedeniyle üç as olarak anılıyordu) Bu saydıklarımın yanısıra Samir Niştoviç (Almir) ile Murat Softiç (Mornar) 'da unutmadığım isimler arasında bulunuyor.
1991 yılının ekim ayı sonlarıydı. O günlerde askeri koordinatörlerimizin bölgelere dağılımını tamamlamıştık. Dolayısıyla Bosna-Hersek genelinde askeri organizasyon çalışmalarına o zaman başlanmıştı.
Meho Karışık (Kemo), 1991 yılı ortalarına kadar eski yugoslavya ordusunun mensubuydu. O yıllarda Hırvatistan'ın çeşitli bölgelerinde görev yaptı. Deniz harp okulu mezunuydu. Belgrad yüksek askeri okullar merkezinde master yaptı. 1991 yılının yaz mevsimine kadar Split şehrinin yüksek askeri okulunda görevliydi. Ta ki bulunduğu merkez binanın etrafına siperler kazılmaya başlandığını görene kadar. Yanındaki subaylara sordu:
- Bu siperler için kazılıyor?
-Ustaşalardan korunmamız için.
-Ustaşalar kimdir?
-Split'lilerin tamamı.
Bu konuşma, Meho Karışık'ın uzun yıllar arkadaşlık ettiği subaylarla yaptığı son konuşma oldu. Ordudan kaçmaya karar verdi. Aynı yıl ordudan kaçtı ve 9 ağustos günü Saraybosna'ya ulaştı. Meho Karışık bundan sonraki gelişmeleri şöyle aktardı:
"Saraybosna'ya varır varmaz Bosna Hersek savunmasını hazırlayanlarla bağlantı kurma yollarını araştırmaya başladım. İçişleri bakanlığında görevli olan kardeşimin yardımı sayesinde, savunma çalışmalarını yürüten kişilere kolaylıkla ulaşabildim. Bunlar, üst düzey siyasi kimlikler ve demokratik eylem partisinin önemli konumundaki adamlarıydı. "
Karışık daha o günlerde 'Kemo' lakabıyla anılmaya başlar.
Kemo:
" O sıralarda milliyetçi cephenin kurulmasıyla ilgili fikirler yürütülüyordu. Saraybosna'nın bazı muhtarlıklarında ise askeri organizasyonlar başlatılmıştı. Ancak askeri oluşumlar birbirinden kopuktu. İçişleri bakanlığı ve Saraybosna belediyesi bünyesinde bulunan bazı kişiler, biz subaylar daha buraya gelmeden önce,belgeleri toparlamış, askerlikle ilgili dosyaları saklamış ve mikrıfilm çalışmalarını tamamlamışlardı. Bu kişiler eski yugoslavya ordusunu terk eden arkadaşlarımıza da sahip çıkmış ve onlara görev dağılımı yapmışlardı. "
Benden daha önce buraya ulaşanlar, eski yugoslavya ordusunun ilk subaylarıydı. Onlar Bosna Hersek ordusuna katılarak savunma çalışmalarına başlamıştı. Bunlar biri 'Sule' lakabıyla anılan kişiydi. Kendisi şu anda görev nedeniyle yurt dışında bulunuyor. Bu nedenle gerçek adını açıklayamıyorum. Sule'nin hemen ardından ben geldim. Benden sonra Halil, Halil Seferoviç, ardından Emir ve İtalyan aramıza katıldılar. "
Emir'in gerçek adı Atıf Şaronyiç'tir. Split'te eski yugoslavya ordusunda görevliyken, burasını birlikte terk ettik. Kendisi Split'ten Almanya'ya geçti. Sonradan onun telefon numarasına ulaştım. Görüştük. Akabinde adı Karmen olan bizlerin ise 'Emine' dediğimiz eşiyle birlikte aramıza katıldı. Ne yazık ki savaşın daha ilk günlerinde Stup'tan hareketle Saraybosna televizyon binası yönünde geçirdikleri trafik kazası sonucu Emine olay yerinde hayatını kaybederken, Emir ağır bir şekilde yaralandı. Tedavisi halen sürüyor.
Bu arada savunma hazırlıklarımızın ilk günlerinde 'Brko' yani Munib Bişiç'te aramızdaydı. Yanısıra danışmanlarımız olan Çira ile Stari'de bizimle birlikteydi. Aynı sebepler nedeniyle onların da gerçek isimlerini açıklayamayacağım..."
'Sule' Süleyman Vrany), ( 'Çiça' Rifat Bilayac), ('Stari' Ziçra Sulyeviç)
Onlar millliyetçe cephenin kurucularıydı. Bizlere görev dağılımı yapıyorlardı. Dediğim gibi bu kişiler, ülkemizin üst düzey siyasi kanadı ve demokratik eylem patrisinin etkin isimleriydi. Onlar başımıza gelecekleri çok önceden farketmişlerdi. Kendileriyle iki veya üç kez toplantılara katıldım. Milliyetçi cephenin askeri alanlarında görev üstlenmemi ve yetkilerimde sınır olmayacağını söylediler. Milliyetçi cephe siyasi kanadının bana verdiği görev, Bosna Hersek'in askeri alanda savunulmasıyla ilgili hazırlıkları yapmamız ve millliyetçi cephenin çatısı altında ülke genelinde askeri oluşumları sağlamamız şeklindeydi. Bu gelişmeler 1991 yılının ekim ayında yaşandı.
İlk toplantıda, benim yanımsıra, Sefer Haliloviç (Halil), Sule, Munib Bişiç (Brko), Atıf Şaronyiç (Emir), Mustafa Hayrullahoviç (İtalyan) ile danışmalarımız olan Çiça ile Stari vardı. Birlikte çalıştığımız bu ekibin yönetimi bendeydi.Belki de yaşça hepsinden büyük olmam nedeniyle bu görevi bana vermişlerdi. Böylelikle ülkemizin savunulması adına, yasadışılığın en derin şekliyle, millliyetçi cephenin askeri kanadını hazırlamaya başladık. Genel merkezin oluşumundan hemen sonra, ekip olarak çalıştığımız halde merkezin her üyesini belirli görevlere atadık. Mesela Sefer Haliloviç savunma alanındaki askeri birlikleri oluşturmakla yükümlüydü. Görevini büyük bir başarıyla yapıyordu. Emir yani Atıf Şaronyiç, komando guruplarını hazırlayacaktı. Bu görev daha sonraları İtalyan'a devredildi. Burada özellikle Halil ve Emir'den söz edeceğim.
Emir'e göre küçük komando guruplarının hazırlanmasıyla yola çıkılmalıydı.
Onun hareket noktası kaliteydi.
Küçük, iyi eğitimli ve iyi silahlanmış gurupların kurulmasını istiyordu.
Halil ise, savaşın ilk etabında askere yetecek silahın olmamasına rağmen, kalabalık gurupların askere kaydının yapılmasından yanaydı. Yeterli silah olmasa da bu eksikliğin çatışmalar başladığında düşmandan ele geçirilecek silahlarla giderilebileceğini söylüyordu. Biz, Halil'in önerisine katılıyorduk. Komanda gurupları önerisine de sıcak baktık.Ancak Emir'in dediği şekliyle yani komando guruplarıyla Bosna'nın kurtarılabileceği fikrine katılmıyorduk. Komandolardan oluşturulacak kalabalık guruplarla birlilkte hareket edilmesi ve ani baskınlar düzenleyerek silah ele geçirmeleri konusunda birleşiyorduk. "
Kalabalık guruplarla harekete geçilecek. Yapılacak ani baskınlarla silah eksikliği giderilecek.
Öncelikle Bosna-Hersek'in tüm bölgelerine koordinatörler gönderme kararını aldık. Bunlar yine gizli çalışmalarını sürdürerek, birlikleri oluşturacaktı. Savunma planlarını yapacak, bölgeyi gözlemleyerek eski yugoslavya ordusu ve çetniklerin durumuyla ilgili bizi bilgilendireceklerdi. Bu arada bölgesel çalışmalarımız dönemin bölgesel cumhuriyeti ile bağdaşmıyordu. Mesela bizim dokuz bölgemiz vardı. Bunlardan ikisi, yeni katılan Gorajde ile Livanyska bölgeleriydi.
Ekim ayına ulaştığımızda sayımız oldukça çoğalmıştı. Çünkü eski yugoslavya ordusunu birbiri ardına terkedenler akabinde aramıza katılıyordu. Yanısıra askerlik dışında meslek sahibi kişiler de yanımızda yer alıyordu. Bu katılımcılarla ilgili olarak çeşitli sistemler aracılığıla bilgi topluyorduk. Mesela kimilerini bellli bir göreve yolluyor ve çalışmalarını yakın takibe alıyorduk. İstihbarat konusunda içişleri bakanlığındaki adamlarımızın büyük desteğini aldık.
Diğerlerinin yanısıra, özellikle Yusuf Puşina, Avdo Hebib, Asım Davutbasiç'in bu konuda çok yardımları olmuştur.
Bu arada millliyetçi cephe genel merkezi eski yugoslavya ordusunu terk eden subayların gizlıice yürütttükleri çalışmaları yasal hale getirmek için çaba sarfediyordu. Mesela, eski yugoslavya ordusundan henüz ayrılamamış olan üst düzey askeri kimliklerden bazılarının sözde hastalanıp, birkaç günlüğüne de olsa askeri veya sivil hastanelere yatmaları sağlanıyordu. Onların hastaneye yatırılması konusunda Avdo Hebib'in yardımını alıyorduk. Hastane bünyesindeki kilit adamımız Dr.Mirza Çişiç ile yüksek hemşire Samiye Şariç'ti.
Aynı şekilde sivil hastanelerde de adamlarımız vardı. Bu işlerin yürütülebilmesiyle ilgili olarak söz sahibi olan kişiler; Dr.Naim Kadiç, Dr. Muhammed Saraçeviç ve Dr. Saffet Çibo idi. İşlerin koordine edilemesini ise, Saraybosna şehir meclisinden Nihad Halilbegoviç yürütüyordu. Böylelikle, millliyetçi cephe genel merkezi becerikli ve güvenilir adamlarla donanıyordu.
Muhakkak ki, o günlerde bizimle irtibata geçen çok sayıda ınsan olmuştur. Ancak şu anda herbirinin isimlerini hatırlayamıyorum.
Mesela eski yugoslavya ordusunu terk ederek milliyetçi cepheye katılanların sıralamayı hatırlayamam. Ancak şimdi vereceğim isimler milliyetçi cephenin ilkleridir.
Bunlar; Dervo Harbinya (Ömer), Cemaluddin Mercen (Cemo), Vahid Karaveliç (Vaha), Faik Heço (Dino), Senad Maşiç (Muammer), Hayro Osmanagiç, Rasim Gaçanoviç, Kerim Luçareviç (Doktor), Emin Şvrakiç, Yuka Prazina ( bu kişiler bizim gelişimizden önce kendi birliklerini oluşturmuşlardı. ) Zaim Baçkoviç (Zagi), Ziyad Koziç (Dugi), Ahmet Yordanoviç (Oko), Abdullah Karişik (Avdo), Aliya Lonçareviç (Alyo), ( hemen yukarıda isimlerini saydığım bu üç kişi, isimlerinin 'A' harfiyle başlaması nedeniyle üç as olarak anılıyordu) Bu saydıklarımın yanısıra Samir Niştoviç (Almir) ile Murat Softiç (Mornar) 'da unutmadığım isimler arasında bulunuyor.
1991 yılının ekim ayı sonlarıydı. O günlerde askeri koordinatörlerimizin bölgelere dağılımını tamamlamıştık. Dolayısıyla Bosna-Hersek genelinde askeri organizasyon çalışmalarına o zaman başlanmıştı.