Orijinalini görmek için tıklayınız : Adil Zulfikarpasiç'in Aliya İzzetbegoviç'eEleştirileri
Adil Zulfikarpasiç,1921 Foça doğumlu,Foça Belediye Reisliği yapmış Hüseyin Çengiç'in oğlu.Lise yıllarında Komünist Gençler Birliği'ne sonrasında Komünist Partisi'ne üye oldu.Tito'nun ordusunda savaşırken,Hırvat'larca tutuklandı.İdam cezası aldı.Mitrovica'dan Lepoglava'ya nakledilrken,Zagrep Komünist Örgütü'nün yardımıyla kaçtı.2.dünya savaşından sonra yeni oluşturulan Bosna Hersek Hükümeti'nde görev aldı.1946 yılında ,kendi ifadesi ile hükümetin icraatından rahatsız oldu ve görevi bıraktı.Avusturya'ya geçti,Siyasal Bilimler'den mezun oldu. Uzun yıllar İsviçre'de kaldı.1963'te Demokratik Alternatif Hareket'i başlattı.1964'te Milan'da Liberal Boşnaklar İttifakı'nın kurucusu ve başkanı oldu.1988'de Zürih'te Boşnak Enstitüsü'nü kurdu.1980'de Tito'nun ölümünden sonra Saraybosna'ya döndü.Aliya İzzetbegoviç ile birlikte Demokratik Hareket Partisi SDA'yı başlattı.1990 yılında Genel Başkanyardımcısı oldu.1991'de SDA'dan ayrıldı,Müslüman Boşnak Organizasyonu'nu kurdu.
Adil Zulfikarpasiç'in kısa özgeçmişi bu...Önce Komünist Partisi'nin,sonra Aliya'nın geçici yol arkadaşı olmuş.Aliya'yı poitik İslami açılımlarda(kendisinden)radikal görüyor.Anlayış olarak aralarında nüans farklılıkları var.Kendisiyle yapılan röportajın bir yerinde şu ifadeleri kullanıyor;(Boşnakların Mustafa Kemal'e hayran olduklarını anlattıktan sonra)"Bence sadece iki yerde hata etti,harf devrimi ve din eğitimini yasaklaması"Eğitim ve öğretimin birleştirilmesini,tekke ve zaviyelerin kapatılmasını,arap alfabesi yerine latin alfabesine geçişi onaylamıyor.Hata yapıldığını ileri sürüyor.Bu sözleriyle kendisinden daha radikal bulduğu Aliya'dan çokta farklı olmadığını gösteriyor.
Aliya'yı, SDA'yı mollalar partisi haline getirmekle suçladıktan sonra, radikal farklarını şöyle açıklıyor;"SDA'nın açık hava toplantılarına kuran okunarak başlanıyor.Bu bir siyasi toplantıdır,konuşmacının Bismillah demesi yeterlidir" dediğini söylüyor.Radikallik noktasında en belirleyici ayrılık,Bosna Hersek'in "Ayrılma" kararı ve sonrasında "Savaşın Örgütlenmesi" konusunda ortaya çıkıyor.Kendisiyle yapılan röportajda o günleri şöyle anlatıyor;"O sırada Bosna-Hersek halkının %52'sini Müslüman Boşnaklar temsil ediyordu.Beklemek ve Demokratik Bosna-Hersek için çalişmak yetecekti.Savaşın tehlikelerini Aliya İzzetbegoviç'e anlattım.İnsanlarımızı ve ekonomik gücümüzü kaybedecektik.Gerçekten de şu anda 800 000 Boşnak başka ülkelere dağılmış durumda ve Bosna'ya dönmeyi düşünmüyorlar " Aliya Avrupa'nın ortasında Sırpların bir vahşete girişemeyeceğini öngörüyordu. Bu nedenle son ana kadar halkı savaşa örgütleme,hazırlama yönünde ciddi hazırlıklara yönelmedi.1991'de SDA'nın mitinginde"Savaşta iki tarafta savaşmayacağımıza göre,savaş olmaz"sözleriylede bu konudaki kanısını halka deklere ediyordu.Zülfikarpasiç o zaman ki uyarılarını şu sözlerle ifade ediyor;"Aliya o sıralarda Ankara'ya gitmişti.Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ona"Bizim askerlerin bölgede iyi istihbaratları var.Savaşa girmenizi tavsiye etmiyorlar" demiş.Gelince bize anlattı.Aliya o sırada "Araplar bize yardım edecek" diyordu.Bak bu adamlar yardım etmek isteseler de edemezler.Filistin'i görmüyormusun?"diyor.Aliya kendi halkını bir yandan hazırlıksız bırakırken,savaş çıksa bile Arap'ların yardımıyla başarılı olacağına inanıyor.
Adil Zülfikarpasiç savaş yıllarını Zürih'te geçirerek Boşnak halkına da aynı geçici yol arkadaşlığı tavrını sürdürüyor.Ancak Aliya ile belitrilen diyalogları,bir nebzede olsa bir döneme ışık tutuyor.
1 Kasım 1995'te Dayton'da başlayan ve 21 gün süren görüşmeler sırasında Aliya,4 yılın sonunda yürüyüşe geçmiş Boşnak ordusuna,toprakları için,onuru için sağlam temellerde uluslaşma yolunda ilerleyen halkına,Durun! diyor.Bu kez umudunu Arap'lara değil , Amerika'ya çevirmiş olarak şu sözleri söylüyor;"Bu konuda dünyanın desteğini ve yardımlarını bekliyoruz.Bu desteği ve yardımı özellikle ABD'den,kongresinden ve halkından istiyoruz.Bunu yapmaktan çekinmeyin;çünkü bu,bir çok kişinin acı çekmesine son verecektir ve hem bölge için hem de dünya için bir tehdit olan tehlikeli bir savaşı bitirecektir." diyor.Ama ne Amerikan Devleti,ne Amerikan Kongresi ne de Amerikan Halkı;ne Boşnak halkının acılarını ne de Aliya'nın sözlerini umursuyor.21 günün sonunda,zafer yolundaki Boşnak Ordusu masadan yenik ayrılıyor.ABD'nin başını çektiği, medet umulan"Dünya" Bosna'nın yarısını Sırp Katillere devredip,kalan yarısınıda Hırvatlar ve Boşnak'lar arasında paylaştırıyor.Sonra da dönüp, halkına şu sözlerle sesleniyor;"Halkımıza gelince,belirtmeliyim ki bu adil bir barış olmayabilir;ama savaşın sürdürülmesinden daha adil.Bu şartlar altında böylesi bir dünyada,daha iyi bir barış elde edilemezdi."
(Kaynaklar:netpano.com,bosnadayanişma.org)
Kurtanovic
28-08-06, 20:42
Sayın Saffet,
Tam da "kendi kafana göre bir imam" bulmuşsun. Bravo ti tebe...:)
Bu Adil Zülfikarpaşaoğlunun bir ayagı İngiltere'de...Bilmem bu İngiltere de bu kadar sık kalmasının senin için bir anlamı olabilecek mi ???
Nüans nedir? Bir araştır ve düşün bakalım? :(
Sayın Saffet,
Tam da "kendi kafana göre bir imam" bulmuşsun. Bravo ti tebe...:)
Bu Adil Zülfikarpaşaoğlunun bir ayagı İngiltere'de...Bilmem bu İngiltere de bu kadar sık kalmasının senin için bir anlamı olabilecek mi ???
Nüans nedir? Bir araştır ve düşün bakalım? :(
Zülfikarpasiç'i savunan tek bir cümlem yok.Hiç biri imamım değil.
Kurtanovic
28-08-06, 21:01
Zülfikarpasiç'i savunan tek bir cümlem yok.Hiç biri imamım değil.
Bunun da adı oportinizm Saffet Kardeş... :)
Bu adam bir dönem "Komünist" olduğu için mi itibar edecegiz kendisine?
Yoksa "degerli"(?) bir Boşnak olduğu için mi alıntılıyorsun...
Anladığım kadarıyla; Bak İzzetbegovic'e de eleştiri var demek istiyorsun... :)
Biz İzzetbegovic "Evliya"dır demiyoruz...
O bir insandır ve insan hata yapar...
Biz onu Boşnak Milletini Ayaga kaldıran ve yok olmaktan kurtaran BİLGE KRALIMIZ OLARAK SAYGI DUYUYOR VE SEVİYORUZ...
TİTOYU SEVMEDİĞİMİZ İÇİN MİDİR? BU BÜTÜN SALDIRILARINIZ? :)
Ancak Müslüman Milleti'ni ; BOŞNAK MİLLETİ yapan bir Bilge Liderimizdir...
Atatürk dinsiz midir... Her dindar'ı düşman ilan ediyorsunuz?
Bu eleştiriyi getiren zatın İngilizler ile olan muhabbeti hakkında bir bilgin/çalışman var mı???
Sadece İzzetbegovic'i eleştiriyor diye ; nasıl itibar ediyorsunUZ?
Bu bir "çifte standart" degilmidir?
Bir Boşnak olarak nasıl vicdanın elveriyor...
Bir konuda yazarken biraz araştırma yap lütfen!
Sevgili Kardeşim.
Bizim Az sayıdaki değerli büyüklerimize çamur atarak/sudan sebeplerle yıpratarak Boşnak Davası'na katkı degil ancak zarar verebiliriz...
Lütfen Biraz da Boşnakları sev ve "Pozitif bir şeyler" yaz...
"Tanrı Aşkına" !!!
Bunun da adı oportinizm Saffet Kardeş... :)
Bu adam bir dönem "Komünist" olduğu için mi itibar edecegiz kendisine?
Yoksa "degerli"(?) bir Boşnak olduğu için mi alıntılıyorsun...
Anladığım kadarıyla; Bak İzzetbegovic'e de eleştiri var demek istiyorsun... :)
Biz İzzetbegovic "Evliya"dır demiyoruz...
O bir insandır ve insan hata yapar...
Biz onu Boşnak Milletini Ayaga kaldıran ve yok olmaktan kurtaran BİLGE KRALIMIZ OLARAK SAYGI DUYUYOR VE SEVİYORUZ...
TİTOYU SEVMEDİĞİMİZ İÇİN MİDİR? BU BÜTÜN SALDIRILARINIZ? :)
Ancak Müslüman Milleti'ni ; BOŞNAK MİLLETİ yapan bir Bilge Liderimizdir...
Atatürk dinsiz midir... Her dindar'ı düşman ilan ediyorsunuz?
Bu eleştiriyi getiren zatın İngilizler ile olan muhabbeti hakkında bir bilgin/çalışman var mı???
Sadece İzzetbegovic'i eleştiriyor diye ; nasıl itibar ediyorsunUZ?
Bu bir "çifte standart" degilmidir?
Bir Boşnak olarak nasıl vicdanın elveriyor...
Bir konuda yazarken biraz araştırma yap lütfen!
Sevgili Kardeşim.
Bizim Az sayıdaki değerli büyüklerimize çamur atarak/sudan sebeplerle yıpratarak Boşnak Davası'na katkı degil ancak zarar verebiliriz...
Lütfen Biraz da Boşnakları sev ve "Pozitif bir şeyler" yaz...
"Tanrı Aşkına" !!!
Zülfikarpaşiç,ne bir komünist,ne bir mücahit,ne de bir halk adamı.Hiç birisine tutunamamış,yürekten inanmamış,tam bir fırıldak.Ne olursa olsun bir döneme şahitlik etmiş, bende o yönünü aktardım.Kaynaklarını da belirttim.Daha güvenilir kaynaklarla Aliya'nın belirtilen tutumlar ve diyaloglar içinde bulunmadığını sergilersin,tartışma da o mecrada yürür.Entellektüel birikimini her fırsatta,kitaplar öğütleyerek göstermekten pek mutlu olan sen,neden Aliya'nın kitaplarından, yazılan ve anlatılanlardan farklı bir şeyler sunmuyorsun?
Bak Aliya'ya eleştiri var demek istemiyorum Aliya'yı eleştiriyorum.
Düşman ilan ettiğim de yok.Aliya'nın siyasal anlayışı Türkiye Cumhuriyeti 'nin temeliyle örtüşmez,diyorum.Saygı duymana engel olacak bir güç olamaz,diğer yandan da herkez biat etmek,savunmak zorunda değil.
Benim Boşnaklığımla hiç bir sorunum yok.Vijdanımlada bir sıkıntım yok.Namussuz da değilim,hırsız da değilim,ne birilerini aşağılarım,ne de aşağılanmaya müsaade ederim.Senden naçizane ricam şu "Boşnak Davası "nı anlatta herkez neyi düşünüp,neyi düşünmeyeceğini,neye inanıp,neye inanmayacağını bilsin.Sonra "Hain"olur,"düşman"olur,"cehennemlik"olur,"Sırp"olur.Mazallah...
Kurtanovic
29-08-06, 01:43
Dragi Saffet,
Yanlış anlamadıysam, seni bayagı kızdırmışım...
Boşnak Davası'ndan ne anladığımı çok kısa özetleyeyim:
-Bosna'nın ve Boşnakların her türlü sıkıntısını hafifletebilmek için herkesin "karınca-kaderince" katkıda bulunabilmek...
-Boşnakların dostlarını çogaltmak ve düşmanlarını zayıflatmak...
-Boşnakların kendi özgür iradeleriyle olmak kaydıyla; diledikleri siyasal sistemi kurmalarından yanayım...
BU rejim; Kemalizm/Komünizm/Şeriat/patatesten bir rajim de olabilir...
Paşa gönülleri bilir...Benim hiçbir rezervim yoktur alenen ilan ederim...
Foruma girdiğinden beri; seninle bir ortak nokta bulmaya çabaladım..
İnan bana...
Bu site Boşnaklar için yapıcı oldugu kadar; yıkıcı bir silaha da dönüşebilir...
Biz burada Kemalizm/Şeriat/Komünizm tartışmalarına ayırdıgımız eforu, daha iyi aktivitelere çevirebilseydik...
Site olması gereken(amaclanan) fonksiyonunu ifa etmiş olurdu...
-Şimdi Bosna da Kemalist rejimi nasıl kurabilecegimiz, konusunu da biraz açmanı rica edecegim...
Kemalizm konusundaki zengin kültüründen bizi mahrum bırakma lütfen...
Seni Konserde "Barış Çubuğu içmeye" davet ediyorum...:)
Kurtanovic
29-08-06, 02:15
BAK BİZ BU KONUYU DAHA EVVELKİ FORUMDA TARTIŞMIŞIZ... :)
BELKİ FAYDASI OLUR DİYE KOPYALADIM.LAZIM OLUR...:)
Boşnak Enstitüsü .
www.bosnahersek.net Forum Index -> Tarih...Kitaplar&Kaynaklar
View previous topic :: View next topic
Author Message
rtunik
Daimi Üye
Joined: 18 Oct 2005
Posts: 128
Location: istanbul-samsun
Posted: Mon Mar 06, 2006 3:06 pm Post subject: Boşnak Enstitüsü .
--------------------------------------------------------------------------------
Boşnak Enstitüsü ( Adil Zülfikarpasic ) Kurucu Başkan .
1988,de Kurulmuş olan Boşnak Enstitüsü Kuruluşundan bu yana BosnaHersek, in Bilim ve Kültür Hayatında Çok Önemli bir yer Edinmiştir .
Gazi Hüsrev Bey , Vakfından sonra Saraybosnanın ve BosnaHerseğin en büyük vakfı olan enstitü Bosnaya ve Boşnaklara Kendilerinin ve bu topraklarda yüzyıllardır beraber yaşadıkları diğer halklara ilişkin Arşiv belgelerini Edebiyat ve Sanat eserlerini Yazma eserleri , etnoloji ürünlerini...Bilimsel yaklaşımlarla Ortaya koyup Değerlendirmektedir .
Bosnada.. Hüsrev Bey , Hamamında Hizmet veren Boşnak Enstitüsü Önemli bir Arşive Sahip .
Nadir.. El yazmalarının ve Ortaçağdan.. Kalma Dökümanlarında bulunduğu bu Arşivde ; 3500 , adet El yazması eser bulunuyor .
Arşiv bu özellikleri ile Bosna ve Balkan.. Tarihi Üzerine Dünyadaki En Kapsamlı bilgi Hazinelerinden biri durumunda .
Boşnak Enstitüsünün Bazı Faaliyetleri hakkında bilgim vardı...İstanbuldaki Sergi gibi , fakat Aşağıdaki Link,i bende yeni buldum .
http://www.bosnjackiinstitut.org
Saygılarımla
_________________
** Srebrenitsa,yı Unutma.. Unutturma...! Starçeviç,i unutma.. unutturma..! Şahoviç,i Unutma Unutturma..! Aklımızla Sevelim BOSNA **
Kurtanovic
29-08-06, 02:23
6 MART 2006'DA BU MESELEYİ ESKİ FORUMDA YAZMIŞIZ...
BU DA MERAKLISINA TABİİ...:)
Kurtanovic
Özel Üye
Joined: 04 Jan 2006
Posts: 373
Location: İstanbul
Posted: Mon Mar 06, 2006 5:09 pm Post subject:
--------------------------------------------------------------------------------
ADİL ZÜLFİKARPASİÇ'İN BOŞNAK ENSTİTÜSÜ...
Sağol rtunik, güzel bir konuya değinmişsin...
Fakat bu Adil Beg'in bir ayağı sürekli Londra'da ve orada da bir merkezi olduğunu bir yerlerden okumuştum...
Kendisi ALİ İZZET BEG'e muhalif diye biliyorum...
İşin içinde Londra varsa; müslümanların hayrına bir iş "asla" çıkmaz böyle bilinsin...
Herşeye rağmen takip edilmesi gereken bir "mihrak" bence...
Farklı görüşü olan yazsın saygıyla karşılarım... Benim net bir kanaatim yoktur...
Türkiye'deki sergi ile ilgili de bir şeyler okudum... Bana fazla aristokrat görüntülü bir yaklaşım gibi geldi bu sergi... Hani jet sosyete gibi bir sergi görüntüsü veriyordu... İstanbullu Boşnak Halkı pek ilgilenmedi galiba... Belki de haber verilmemiştir kimbilir...
Kesinlikle "çamur" olsun diye yazmıyorum... Forumda "bir bilen" varsa şayet tetkik olsun ve doğrular bilinsin diye bu şeyleri yazdım, Aziz Forumdaşlarım...
_________________
Kurtanovic/Bytyqi
Back to top
rtunik
Daimi Üye
Joined: 18 Oct 2005
Posts: 128
Location: istanbul-samsun
Posted: Mon Mar 06, 2006 5:22 pm Post subject:
--------------------------------------------------------------------------------
Doğrudur.. Kurtanoviç Abi..Zaten Bosnada üç isim önde geliyordu bir aralar..Fikret Abdiç , Adil Zülfikarpasic ve ALİYA !
Bosna Kaderini ALİYA.. (Rahmetli) den yana kullandı .
Adil Zülfikarpasic , Enstitüyü Yugoslavya dağılmadan önce Almanyada , kurmuş Savaş sonrası Bosnaya Taşınmış bence yinede iyi yapmış .
_________________
** Srebrenitsa,yı Unutma.. Unutturma...! Starçeviç,i unutma.. unutturma..! Şahoviç,i Unutma Unutturma..! Aklımızla Sevelim BOSNA **
Back to top
Kurtanovic
Özel Üye
Joined: 04 Jan 2006
Posts: 373
Location: İstanbul
Posted: Mon Mar 06, 2006 5:31 pm Post subject:
--------------------------------------------------------------------------------
GÖRÜNTÜLER MUHTEŞEM...
Kısa bir göz attım görüntü muteşem... İnşaallah bu zenginliği Boşnak davası için sarfediyorlardır...
Bu Londra meselesi küçük bir "sinek" ama işte, böyle bir hissiyat...
İnşaallah ben yanılmış olayım da güzel ve faydalı etkinliklerde bulunsunlar... Hiç yoktan iyidir diyelim gene de...
_________________
Kurtanovic/Bytyqi
DEGERLİ SAFFET, 3 ADAMIMIZ VARMIŞ ZATEN TOPU TOPUNA....
İKİSİ PATLAK ÇIKMIŞ, ÜÇÜNCÜSÜ SAGLAM...
ONU DA BİZ HARCAMAYALIM...
EL İNSAF KARDEŞİM...
Adil Zülfikarpasiç savaş yıllarını neden zürih'te geçiriyor, neden eğer gerçekten alternatif fikirleri var ise ve bunlar boşnaklar için daha makul fikirler ise, bunların mücadelesini vermiyor. benim aklıma takılan sorular bunlar. savaş dönemi boyunca neler yapmış benim bilgim yok, bu yüzden de yorum yapmak istemiyorum, ama bilmek isterim gerçekten
Tek biliğim bu adamda sağlam para var sarajevoda boşnak entitüsü açmış adam göreceksiniz içerisi enstitü değil sanki müzayede salonu.Hep zürih plakalı bir transporter olur bu boşnak entitüsünün önünde.Saırım bu araba zürihten kitap taşıyordu.Adamın çok sağlam bir kütüphanesi var...Görülmeye değer içinde yok yok ama aliya'yı bukarar eleştirmesi bence hoş değil.Başçarşı esnafından bir kaç kişide demişti''Adil kendini çok yükseklerden görür para ile herşeyi halledebileceğini sanır ama aslında böyle değildir''Sancaklı Aşçinitsamız demişti.
Adil Zülfikarpasiç savaş yıllarını neden zürih'te geçiriyor, neden eğer gerçekten alternatif fikirleri var ise ve bunlar boşnaklar için daha makul fikirler ise, bunların mücadelesini vermiyor. benim aklıma takılan sorular bunlar. savaş dönemi boyunca neler yapmış benim bilgim yok, bu yüzden de yorum yapmak istemiyorum, ama bilmek isterim gerçekten
Syn.Vodolia,sitenin bu bölümünde açılan başlık,konu,Aliya İzzetbegoviç...Tartışmayı münazara havasına sokmanızı size yakıştıramadım.(Affınıza sığınarak)Aliya'nın kişiliği,insanlığı değil tartışılan.Kurtanoviç'in yukarıdaki bazı sözlerine gerçekten katılıyorum.Aliya,siyasal anlayışı ne olursa olsun,Bosna Hersek'in tercihidir.Türkiye'de doğan ,yaşayan vb. vb. bir insan olarak,öyle ya da böyleTürkiye'nin iktidar ettiği AKP'yi,bir dönem MHP'yi,hakeza iktidar olmuş diğer partileri ,iktidar olmuşlar,siyasal erki ellerinde bulundurmuşlar diye savunmak zorunda değilim.Böyle bir beklenti hiç bir anlayışa uygun düşmez.Sadece Boşnak olduğum için Aliya'yı savunmak gibi bir mecburiyet de yok.Bu Bosna'yı sevmediğim,düşman olduğum anlamına da gelmez.
Konuya ilşkin yazılarım bir siyasi anlayışın eleştirisidir.Bir ulusun değil.Bana göre Aliya "felsefi" anlamda "Bilge" de değil..."Doğu ve Batı Arasında İslam" kitabından bulabildiğim alıntılarla bunu da tartışmaya açmak mümkün.Ancak,Kurtanoviç,"bunlar Boşnak davasına bir şey kazandırmaz"sözleriyle haklı.Tartışma nesnellikten uzaklaştıkça siyasallaşıyor,siyasallaştıkça amacından sapıyor.Sonuçta insanlar bilgi sahibi olmak yerine ,kendilerini taraf olarak buluyorlar.
Açık veya dolaylı ajitasyon yapılmadığı müddetçe tartışmaları kişiselleştirmek yanlısı değilim...
Alija Izzetbegovic'i kitaplardan ve belgesellerden taniyorum...Diger kisiyi tanimadigim icin birsey diyemeyecegim yalniz eskiden Türkiyede Aysegül Nadir diye bir kadin vardi el yazmasi degerli Kitaplari ingiltereye kacirirdi ve zengindi.. Iste dediginiz sahsin vakfinda cok sayida degerli el yazmasi kitabin olmasi ve bir ayaginin ingilterede olmasi ayrica zenginligi bana Aysegül Nadiri hatirlatti.
Alija kendini kanitlamistir diyorum bende. Konu ile alakali pek bilgim olmadigindan daha fazla yazmak istemiyorum.
Gerek Kurtanovic agabeyimi gerekse Saffet arkadasimi bu kadar yararli ve seviyeli bir sekilde forum sohbeti yaptiklari icin cani gönülden tebrik etmek istiyorum. Yazilarinizi okuyan (size uzaktan bakan) birisi olarak, samimiyetinizin ve duyarliliginizin, kardes gibi kalpten bagli oldugunuz görünümünü verdigini söylemek istiyorum. Forumda diger yazilanlari okudugumda üzüntüden uykum kacmisti. Samimi olarak söylüyorum icimi rahatlattiniz iyi ki varsiniz...
Tekrar tesekkür ederim.
Merhabalar arkadaşlar konu ile ilgili bazı araştırmalarım oldu onları sizlerle paylaşmak istedim ....
-Zülfikarpasiç, İzzetbegoviç'in kurduğu Demokratik Hareket Partisi-SDA içinde yer almış bir politikacıydı. Zamanla İzzetbegoviç'e karşı bir muhalefet hareketi geliştirdi. Daha sonra yandaşlarıyla partiden ayrılarak MBO-Bosna Müslüman Organizasyonu adlı partiyi kurdu. İzzetbegoviç'in hareketi yerine alternatif tarzlar geliştirmeye çalışıyordu.
Peki kimdi bu Zülfikarpasiç? Bosna'nın birliğe en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde, Bosnalı bir diplomatın bildirdiğine göre, sahibi Yahudi olan İsviçre'deki bir bankada yürüttüğü "karlı işlerini" bırakıp ülkeye dönerek, anlaşılmaz bir ayrılık hareketini neden başlatmıştı?
-"Demokratik Hareket Partisi SDA'nın, Müslümanların ulusal partisinin bir disiplin problemi ortaya çıktı. Liderliğinde çatlak oluşmuştu. Daha küçük olan grubun lideri bir iş adamı olan Adil Zülfikarpasiç idi. Yugoslavya'da Rolls Royce kullanan tek politikacıydı. İsviçre'de karlı bir işten sonra Müslüman ülke kurmayı amaçlayan SDA'ya önderlik etmek için Bosna'ya döndü. Zülfikarpasiç: 'Bosna entelijensiyası bizim elimizde' diyordu. 'Açık bir demokratik yapıyla, liberal bir Avrupa Partisi oluşturacağız.' Fakat Zülfikarpasiç, halka pek güvenilir gelmiyor, Rolls Royce'unun varlığı bile şüpheli bir mal varlığı olarak görülüyordu." (A Paper House - The Ending of Yugoslavia, Mark Thompson, sf.98)
"İzzetbegoviç ise şöyle diyordu: 'Şimdilik partimiz kapsayıcı olmak zorunda. Herkesi temsil etmek isteyen partiler küçük ve zayıf. Bu bir iç savaş riskini doğurur, asıl amacımız Bosna-Hersek'i birarada tutmaktır. Çok belirsiz bir döneme giriyoruz. Şimdiye dek Müslümanların politik lideri olmadı. Birliğe ve büyük bir partiye ihtiyacımız var.'... Gerçekten de, Müslümanların birleşmekten başka bir seçeneği yoktu. İzzetbegoviç, Zülfikarpasiç'in partisinin, SDA'ya ait Müslüman oylarının %1'i veya 2'sini alacağını tahmin etti. Böyle de oldu. İzzetbegoviç, diğerlerinden farklı olarak, Bosnalı Müslümanların, eğer birleşmezlerse, yok olup gideceklerini çok iyi biliyordu." (A Paper House - The Ending of Yugoslavia, Mark Thompson, sf. 99, 103)
-Bosnalı Müslüman milislerin komutanı Ahmet Adiloviç'in, Türkiye'de bulunduğu dönemde, Zülfikarpasiç hakkındaki açıklamaları ise şüphesiz dikkate değerdi:
"Adil Zülfikarpasiç hakkında iyi şeyler söylememiz mümkün değil... Ama onun bazı eller, gizli örgütler tarafından, Müslümanların arasını bozmak, Müslümanların arasında ayrılık çıkarmak amacıyla gönderildiği düşüncesine sahibiz."
Kimilerine göre, 20 Eylül 1991'de İzzetbegoviç'e karşı düzenlenen bir suikast girişiminin ardında da Zülfikarpasiç'in partisi vardı. (Bosna-Hersek ve Türkiye, Yrd. Doç Dr. Mediha Akarslan, sf.52)
--VE SADECE ADİL ZULFİKARPASİÇ DEĞİL ,TARTIŞMALARA KONU OLACAK BİRİ DAHA ÇIKIYOR KARŞIMIZA....FİKRET ABDİÇ
İzzetbegoviç'e alternatif bulma arayışı Zülfikarpasiç'ten sonra da devam etti. İzzetbegoviç'e karşı "liberal cephe" oluşturan bazı Boşnak politikacılar çıktı ortaya. Bunların en önemlilerinden biri Fikret Abdiç'ti. Abdiç, aranan özelliklere sahipti. Bosna'nın Bihaç bölgesinde etkin olan, mal varlığı ile ünlü Abdiç, aslında Pasiç gibi yolsuzluklara bulaşmış biriydi:
"Avusturya Savcılığı, Abdiç'in sahibi olduğu Agromerc adlı şirketin soruşturma geçirdiğini doğruladı. Avusturya'da yayımlanan Kurier gazetesi, söz konusu şirket hakkında, yaklaşık 8 milyon ABD doları tutarında yolsuzluk yaptığı suçlamasıyla soruşturma yapıldığını yazdı. Gazete, Abdiç'in şirketinin, Bosna'daki mülteci kampları için harcanması gereken parayı, zimmetine geçirmekle suçlandığını kaydediyor." (Zaman, Mustafa Özcan, 28 Haziran 1993)
Hatta Lord Owen, 93 Haziranı'nda Cenevre'de yapılan barış görüşmelerine İzzetbegoviç ve yardımcısı Eyüp Ganiç'in yerine Abdiç'in gelmesini isteyecekti. Owen, burada Abdiç'i övecek, sözde uzlaşmacı kişiliğine olan beğenisini dile getirecekti. Fakat Abdiç'in "darbe" hayalleri, Armija BiH'in (Bosna-Hersek Ordusu) İzzetbegoviç'e tam bağlılığını bildirmesi ile büyük ölçüde suya düştü.
pekii kimdir bu FİKRET ABDİÇ bunu da baska bir konu baslığında tartısırız....
Syn.Vodolia,sitenin bu bölümünde açılan başlık,konu,Aliya İzzetbegoviç...Tartışmayı münazara havasına sokmanızı size yakıştıramadım.(Affınıza sığınarak)Aliya'nın kişiliği,insanlığı değil tartışılan.Kurtanoviç'in yukarıdaki bazı sözlerine gerçekten katılıyorum.Aliya,siyasal anlayışı ne olursa olsun,Bosna Hersek'in tercihidir.Türkiye'de doğan ,yaşayan vb. vb. bir insan olarak,öyle ya da böyleTürkiye'nin iktidar ettiği AKP'yi,bir dönem MHP'yi,hakeza iktidar olmuş diğer partileri ,iktidar olmuşlar,siyasal erki ellerinde bulundurmuşlar diye savunmak zorunda değilim.Böyle bir beklenti hiç bir anlayışa uygun düşmez.Sadece Boşnak olduğum için Aliya'yı savunmak gibi bir mecburiyet de yok.Bu Bosna'yı sevmediğim,düşman olduğum anlamına da gelmez.
Konuya ilşkin yazılarım bir siyasi anlayışın eleştirisidir.Bir ulusun değil.Bana göre Aliya "felsefi" anlamda "Bilge" de değil..."Doğu ve Batı Arasında İslam" kitabından bulabildiğim alıntılarla bunu da tartışmaya açmak mümkün.Ancak,Kurtanoviç,"bunlar Boşnak davasına bir şey kazandırmaz"sözleriyle haklı.Tartışma nesnellikten uzaklaştıkça siyasallaşıyor,siyasallaştıkça amacından sapıyor.Sonuçta insanlar bilgi sahibi olmak yerine ,kendilerini taraf olarak buluyorlar.
Açık veya dolaylı ajitasyon yapılmadığı müddetçe tartışmaları kişiselleştirmek yanlısı değilim...
bu şekilde düşünmeniz beni şaşırttı doğrusu. ben gerçekten bilmediğim bir konu ile ilgili sadece soru sordum. amacım hibir şekilde polemik değil. neden böyle bir yargıya vardığınızı anlamadım. tanımadığım kişlerle kişisel tartışmalara girmek, hem de böyle bir konu üzerine tartışmaya girmek isteyebileceğim en son şeydir. benim yaptığım sadece kendi fikirlerimi sitedeki herkesle paylaşmak, eğer ben yanlış bir şey yapıyorsam, bu sitenin kuralları var, değerlendirilebilir ve açtığım başlıklar silinebilir. ben söylediklerinizi internet iletişiminin yol açtığı eksik ve yanlış anlaşılmalara bağlamak istiyorum. saygılar
kastamonulu
23-07-07, 10:28
ilk önce dayton anlaşması evvelinde boşnak ordusunun sürekli zaferler kazanan bir ordu olduğu tam doğru değil. evet hızla toprak almaya başlamıştı ordu ama burada amerikanın etkisini unutmayalım. richard holbrooke'un hatıralarında amerikalıların boşnaklara mütareke olmadan olabildiğince yer kazanması çünkü sonra toprak kazanmanın mümkün olamayacağını söylüyordu ve boşnak ordusuna ciddi bir hava desteği veriyordu. bu arada srebrenitsa daytonda sırpların elini kuvvetlendirmişti zira sırplar dünya kamuoyunu çok ta sallamadığını ve zorda kalırsa zepa ve gorazdede de benzer katliamlar yapabileceğini lisan-ı haliyle söylemişti. nitekim aliyanın daytonda kendisini çarmıhta gibi hissetmesinin sebebi budur. dayton kötü bir antlaşmadır ama kötünün iyisidir. nitekim müzakere sürecinde boşnak hırvat federasyonu ciddi kazanımlar elde etmiştir. bunlardan en önemlisi saraybosnadır. zira grbavica civarı sırpların elindeydi ve saraybosnanın bölünmesi ya da bm kontrolüne bı bırakılması söz konusuydu ancak karadziç ve mladiçten bıkan miloseviç saraybosnayı bir gecede bih'e bıraktı. dayton bence boşnaklar açısından bir zafer sayılmalıdır.
vBulletin v4.0.0, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.