Orijinalini görmek için tıklayınız : Savaş Sonrası BOSNA!!
abramovich
23-04-06, 21:37
Bahsetmekten bile utanç ve üzünç duyduğum bosna savaşından sonra bosna da ne gibi deiğişiklikler oldu? (Ekonomik,Sosyal,Dini)..
(Boşnakların dini inanışlarında ve dini yaşamlarında herhangi bir farklılık gözetledinizmi?
(Şehit Olan akrabalarınız varmı?
Varsa; ALLAH gani gani rahmet eylesin.)
Dİnen döndürülmeye çalışıyorlar , masonik hırt misyonerler bol keseden para dağıtıyorlar .
bosanac1982
26-04-06, 16:26
Allaha sukur kaybettiğim yakınım yok, diğer olenler için ise Allah'tan rahmet diliyorum.
bosnada savastan sonra bir ekonomik çöküş var. millet yoksul kalmış, konteynerlerden yaşamını surdurmeye çalışanlar çok. emekli maaşları en basit ev ihitiyaçlarını bile karşılayamaz duzeyde. savaştan kaçanlar simdi oralara donup savaşta orda olanlardan kendini daha ustun tutuyorlar, daha fazla haklara sahipler. savaşta bosnada kalıp ulkesi için savaşanlar şimdi surunuyor. gençler de bi avrupa ozentisi almış başını gidio. hadi guzel şeylere ozenseler neyse ama batının sadece kotu taraflarını alıyorlar... gerci su an bosnada bulunan yabancı gucler de ordaki durumu duzeltme cabasında deiller çünkü buyuk bir çoğunluğu emekli olmuş artık kendi ulkelerinde yapacak pek fazla birşeyi olmayan insanlar. bosnada oldukları surece hem çok buyuk paralar kazanıyorlar hem de onemli insanlar olarak gorunuyorlar. ee tabi ki bosnadaki işleri duzeltip kendi ulkelerine donmek isterler mi, bu rahatı orda bulabilirler mi? asla! butun bunlar uzucu şeyler ama yine de boşnaklar herşeyin daha iyi olması için çabalıyor ve birşeyler yapıyorlar.gelecekten umutlular. inşallah herşey daha iyi olur.
Evet , bosna eskisinden dahi kötü 1 hal aldı :(
Soydaşlarımı görmeye gideceğim bu ağustosta . Bari bir yatırım yapalım da katkımız olsun 2. vatanımıza .
abramovich
27-04-06, 19:24
mordoth senn adına üzüldüm hayatta şuan kendi ayakların üstünde kalman çok güzel bir örnek
acımı paylaştığınız için müteşekkirim . Ama ben ılımlı ve sakin bir Boşnak değilim . Yani kanım biraz daha Slavımsı mı artık ne bileyim :) Biraz daha agresif ve affedemez bir zihniyetim var . ...
Kurtanovic
27-04-06, 20:54
Sayın Prens Hazretleri,
Sizdeki bence Türk/Boşnak kanı olsa gerek...
Slavları kuzey ormanlarından aşağıya indiren ve savaşçılığı öğretenler Türklerdir Efendim... :)(i.Kafesoğlu-Türk Milli Kültürü)
Hunlar, Avarlar,Peçenekler,Bulgarlar, vd.
:) :) :)
Kurtanovic
27-04-06, 20:55
Size Gazi Bek diye ünvan vermemizin zamanı geldi...
:)
acımı paylaştığınız için müteşekkirim . Ama ben ılımlı ve sakin bir Boşnak değilim . Yani kanım biraz daha Slavımsı mı artık ne bileyim :) Biraz daha agresif ve affedemez bir zihniyetim var . Ondan ötürü kardeşimi ASLA UNUTMAYACAĞIM ve VÜCUMDAKİ Mermi yanığını her srpın hissetmesini sağlayacağım ...
Canın sağolsun,hayatta herşey mümkündür önemli olan dindirebilmektir,Bunun için de bana kalırsa paylaşım kolaylaştırır.....(bence)
Eğer paylaşarak acını bi nebze de olsa hafiflettisek ne mutlu bizlere...
Sayın Prens Hazretleri,
Sizdeki bence Türk/Boşnak kanı olsa gerek...
Slavları kuzey ormanlarından aşağıya indiren ve savaşçılığı öğretenler Türklerdir Efendim... :)(i.Kafesoğlu-Türk Milli Kültürü)
Hunlar, Avarlar,Peçenekler,Bulgarlar, vd.
:) :) :)
Evet çok doğru . Batı değil , Doğu medeniyetiyle selah bulduk kurtanovic :)
Slavik bir soyadınız olduğu için çok şanslısınız . Bana unutturuldu . Bulgarlar tamamen asimile olmuş olsalar da , Kuzey ormanlarının asaleti ile savaşçılık birleşince Boşnaklık ortaya çıkmıştır zaten :) Asil kanımızı her zaman sevmemizi öneriyorum . NE de olsa bizde Akıncı kanı da var, ondan ötürü biliriz ceng etmeyi en müşkül durumda bile .
Kurtanovic
28-04-06, 13:28
Sayın Prens !
Benim sülale ünvanım(anne tarafımın)Kurtanovic...
-ovic eki,
apa/aba (örnek;Basaraba) dan slavlaşmış şekli abiç/oviç dönüşmüş zamanla bu konuda uzun süre evvel ciddi bir makale okudum...
Kurtan= Slavca'da ne anlama geldiğini bilmiyorum...Bilen yazsın,sevinirim..:)
Kurt/Kurteş/Kurtan(Kuttan) isimleri eski türklerde yaygın ve başka fikri olan varsa ona da saygı duyarım...
:)
Sayın Prens !
Benim sülale ünvanım(anne tarafımın)Kurtanovic...
-ovic eki,
apa/aba (örnek;Basaraba) dan slavlaşmış şekli abiç/oviç dönüşmüş zamanla bu konuda uzun süre evvel ciddi bir makale okudum...
Kurtan= Slavca'da ne anlama geldiğini bilmiyorum...Bilen yazsın,sevinirim..:)
Kurt/Kurteş/Kurtan(Kuttan) isimleri eski türklerde yaygın ve başka fikri olan varsa ona da saygı duyarım...
:)
Kurtanoviç abi Kurtan ne anlama geliyor bilmiyorum ama..Müslüman olan Boşnaklar bir yandan Türk isimlerini alıyor bir yandan bunları kendi soy isimleri ile birleştiriyor .
Mesela bizim ADİL=OVİÇ.
DİYE DÜŞÜNÜYORUM:rolleyes:
Sayın Prens !
Benim sülale ünvanım(anne tarafımın)Kurtanovic...
-ovic eki,
apa/aba (örnek;Basaraba) dan slavlaşmış şekli abiç/oviç dönüşmüş zamanla bu konuda uzun süre evvel ciddi bir makale okudum...
Kurtan= Slavca'da ne anlama geldiğini bilmiyorum...Bilen yazsın,sevinirim..:)
Kurt/Kurteş/Kurtan(Kuttan) isimleri eski türklerde yaygın ve başka fikri olan varsa ona da saygı duyarım...
:)
:) Mükemmel 1 değinim doğrusu .Öyle ise Srp köleleri bile hala beğenmedikleri Türklerin kendilerine bırakmış olduğu mirası soy adlarında taşıyıp şerefleniyorlar (biraz da olsa )
KOPT =kort demek rusçada .
Ama Soy - İsminiz Türkçeye meylediyor bencede . :)
Sarajevo'da şuan bazı boşnaklar oruç tutmamasına rağmen akşam olunca teravih namazına giden kadınları gördüm.Teravihten sonrada disko'ya.İşte bu neden derseniz her millet çok içiçe bu yüzden bence.ama beni sevirndiren bir olaya şahid oldumolay ise şu.Birgün okuldan çıktık tramvay'a bindik tramway'da bir adam (tam anlamıyorum ama budista falan diyordu sanırım budizmi anlatıyordu)arkasındaki kıza dönmüş birşeyler anlatıyor kızda dinledi dinledi ve sonunda adamın söylediklerine cevab olarak şunu dedi.''JA SAM MUSLİMANSKA''Gerçekten böyle bir davranış göstermesi taktire şayandır bence.
Birde bosanda en çok hoşuma giden şu boşnakların kendi içlerinde birbirlerini sen dindarsın sen uçuk kaçıksın diye birbirlerini hor görme yok.Bir dindar boşnağa göre en uçuk bir bayan ile kendine göre aşırı muhafazakar bir çarşafllı bayan gerçekten çok sıkı arkadaş olduklarına şahid olduk.Beraber gezip dolaşırlar.Halbuki türkiyede olsa herkes birbirne bir damga vurmuş gözündeki at gözlüğü yüzünden sadece vurduğu o damgayı görüyor.Yok sen çok muhafakarsın senle konuşmam ne işim olur fikirlerimiz yaşam tarzlarımız uyuşmuyor aynen bir MUHAFAZAKAR BAYAN KENDİ HEM CİNSİ İÇİN AYNI FİKİRLERDE düşünüyor.Türkiyede bazıları zamanında milletin içine bu kutuplaştırmayı yerleştirmiş maalesef.
Mordoth Acini Anliyor Ve Senİn İÇİn Allahtan Sabir Dİlİyorum Abİn İÇİn De Mekani Cennet OlmuŞtur Umarim.ve Bosnaya Gelİnce Evet Ne Yazikkİ SavaŞ Esnasinda Bİr ÇoĞu Farkli Ülkelere YerleŞmİŞ (kaÇmiŞ DİyemeyeceĞİm)bunlardan Bazilari SavaŞ Sonrasi Gerİ DÖnmÜŞ Fakat Yİnede Bİr ÇoĞu Hala Yurt DiŞinda Ve Bosnadakİ Aİlelerİne Yardim Edİyorlar.oradakİ Ekonomİk YaŞama Gelİrsek Maleesef Ekonomİ Tamamİyle DiŞ GÜÇlerİn Elİnde DoĞru DÜrÜst Bİr Sanayİ Ya Da ÇaliŞma Ortami Yok Ben 1 Yil Sarajevo Da Kaldim İŞ GÜcÜ ÇoĞunlukla Cafe Bar Ya Da Turİstİk EŞye Satan DÜkkanlardan OluŞuyor.onun DiŞindakİ İŞ Alanlarida Zaten Bellİ BaŞli Yerler Elektİrİk İdaresİ Su İŞlerİ Posta Gİİ E Onlarda Bİr BaŞina Üretİm Yapan Yerler DeĞİl Devlet SektÖrÜ.gİyİm KuŞam Alanindakİ Bİr Çok ÜrÜn Trkİye Den Gelİyor Ve Bence En Aci Olanida Oradakİ GenÇ SoydaŞlarimiz Maalesef Yenİ Nesİl YaŞanilan Acilari,yapilan Soykirimi UnutmuŞ Durumda Ya Hatirlamak İstemİyorlar Ya Da Umursamiyorlar Sadece Hayati O GÜn İÇİn YaŞiyorlar Bİr Gelecek Kaygisi Yok EĞer Cebİnde Bİr KaÇ Maraka Varsa Onu O GÜn Sarajevoda Her Hangİ Bİr Kafede Oturarak Ya Da AmaÇsiz Gezerek TÜketme Yolundalar Bİr Çok Aİle Aİle Yapisini KaybetmİŞ Durumda Kİmse Kİmsenİn Ne YaptiĞini Umursamiyor İlgİlenmİyor Bİle Genelİ MÜslÜman Bİr Ülke Olarak GenÇlerİmİz Avrupa TaklİtÇİsİ OlmuŞ Fakat Bunlarda Onlarinda SuÇu Yok ÇÜnkİ Vutrdumduymazlik AlmiŞ BaŞini Gİdİyor Ve Bu Sebepten ÖtÜrÜ İslamdan MÜslÜmanliktan Ve GerÇek Kİmlİklerİnden UzaklaŞiyorlar.herkese Sevgİler Ve Saygilar.
ne kadar zordur ailenden veya sevdiklerinden ayrılmak :(:(....
bu yazıyı bıraz okuyun Ben Adnan Pendıkten Sapanbaglarından biz 1992 yılında bosna Savaşından kaçtık şuanda türkiyedeyız pişmanmıyım evt neden cunku butun akrabalarım bosnada burda 1 tane bıle yok babaannem fln ben goremeden vefat ettı ne kdar uzucu bı oaly İşte bu savaş hereşyımızı yıktı kısaca annemde ben 7 yşıdayken vefat ettı bu srpların yznden herkzın başıona gelen kalmadı.
Saygılar..
Bosna savasin bitiminden sonra cok degisti. Her seyden önce nüfüs olarak azaldi, yüzbinlerce kisi öldürüldü, yüzbinler evinden barkindan sürüldü dünyanin dört bir yanina dagildi. Aileler parcalandi. Bosnanin güney dogu bölgelerinde müslüman, Bosnak kalmadi. Srebrenica katliami herkezce biliniyor. Bunun yaninda Zepa, Zvornik, Vlasenica, Prijedor, Visegrad, Rudo, Cajnice gibi kasabalar müslümanlardan tamamen temizlendi. Tüm bu saydigim kasabalarin daha cok köylerine dönenler olsada bunlar cogunlukla yasli insanlar. Gencler Sarajevo civarinda isler bularak calisiyorlar genellikle bu yuzden Sarajevo nufusu 600 bini gecmis durumda. Savas öncesinin iki misli kadar.
Bosnaji bu savas ekonomik olarak en az 50 yil geri ati. Ama asil geriletme savas sonrasi idareyi ellerinde tutan ve insanlarin derterine derman ariyacak yerde kendi cikarlarini gözeten ve ceplerini dolduran politikaci ve bürokratlarca gerceklestirildi.
Misal olarak solyalist düzende sigortalilik mecburiyeti varken bugün iscilerin büyük kismi sigortasiz ve sosyal güvenceden yoksul olarak calismaktadir.
Bunlarin cogu yeni palazlanmis gözü doymaz isyeri sahiplerinin insafina birakilmistir. Isciler 8 saat yerine 12 saat calistirilmaktadirlar. Bosnanin endüstri tesisleri savas sirasinda cok zarar gördü. Zarar görmiyenlerde amca- dayi kayirmaciligi ve kanunsuz özellestirmelerle üst düzey yoneticilerine ve onlarin yardakcilarina peskes cekildi.
Buna ragmen Bosnadaki ekonomik durum Srbistanla karsilastirilacak olursa srbistan nufusunun cok daha agir kosullarda oldugu görülmektedir. Srbistan ve Karadagdan bir cok insan calismaya gelmekte veya yiyecek kacirarak gecimini saglamaktadir.
Bosnada savas sonrasi ilerleme vardir genede tüm yukarida saydigim olumsuzluklara nazaran. Calisanlarin kazanclari da artmistir savas bitiminde 15-20 KM (Konvertibilna Marka = eski alman marki ve degeri bati tarafindan garantili tutulmaktadir) olan amele gündeligi bugün en az iki mislidir. Ayni sekilde fabrikalarda calisanlarin da kazanclari da artmis ve 500-600 KM den baslamaktadir. Buna ragmen insanlar yarinindan kaygilidir ve Birlesmis Milletler baris gücü cekilecek olursa yeniden catismalrin cikmasi olasidir. Zaten Bosnanin varligini gercek olarak Bosnklar istemektedir. Gerek srplar gerek Hrvatlar devletin ilerlemesini önlemek icin her careye bas vurmaktadirlar.
Deyton baris anlasmasi bunu böyle olanakli kilmistir ve su anda da bundan cikis yolu yoktur. Tüm okuyanlara saygi ve selamlar mustafa
Ben bosnaya gitmedim ama abimler iş icabı savaş sırasında dahi oradaydılar ve onların anlattıklarından (gerçi herkes bu şekilde anlatıyor ) yola çikarak ,dini çok istismar ettiklerini söyleyebilirim. Şöyleki evvelden bosnada ve diğer müslümanlerın yaşadıkları bölgelerde kara çarşaflı ve peçeli bayanları ve sakallı,şalvarlı erkekleri göremezmişsin ya şimdi her tarafta görmek mümkünmüş. Peki bu ne demek oluyorki ,evvelden orda yaşayanlar sanki müslümanlıklarını yapmıyormuşta dışardan gelenler sayesinde geri dönmüşler imajı yaratmaya çalışıyorlar bu aşırı dinciler.Sonuç olarak bosna savaşı hatırlamak istemediğimiz şeylerle dolu.Ama bu bi gerçek ki bosna savaşı sonrası en çok aşırı dincilerin işine yaramış ve şimdi orda dini istismar ederek bi kitle yaratmaya çalışıyorlar.
Ben bosnaya gitmedim ama abimler iş icabı savaş sırasında dahi oradaydılar ve onların anlattıklarından (gerçi herkes bu şekilde anlatıyor ) yola çikarak ,dini çok istismar ettiklerini söyleyebilirim. Şöyleki evvelden bosnada ve diğer müslümanlerın yaşadıkları bölgelerde kara çarşaflı ve peçeli bayanları ve sakallı,şalvarlı erkekleri göremezmişsin ya şimdi her tarafta görmek mümkünmüş. Peki bu ne demek oluyorki ,evvelden orda yaşayanlar sanki müslümanlıklarını yapmıyormuşta dışardan gelenler sayesinde geri dönmüşler imajı yaratmaya çalışıyorlar bu aşırı dinciler.Sonuç olarak bosna savaşı hatırlamak istemediğimiz şeylerle dolu.Ama bu bi gerçek ki bosna savaşı sonrası en çok aşırı dincilerin işine yaramış ve şimdi orda dini istismar ederek bi kitle yaratmaya çalışıyorlar.
Bunlar kismen dogru,
din istismar ediliyor ama artik carsaflilar azalmaya basladi. Bunu seneden seneye
görmek mümkün.
?ZM?RL? KAL?
25-10-06, 19:15
Gri bulutlar altında, yeşillikler içinde bir maden ocağı... "Fırtınadan sonra" ölümcül bir sessizliği var.
Uzaktan bakınca geniş arazisinde tren rayları, yönetim binaları, kiliseleri, mezarlıkları ile modern bir demir madenine benziyor.
Ama yakından bilenler için burası bir "ölüm madeni"...
Geçen hafta Bosna'yı boydan boya katederek gittiğimiz kuzeydoğudaki Prijedor (Priyedor okunuyor) kasabasına 20 kilometre uzaklıktaki bu işletme, 15 yıl önce tüm Bosna'da yaşananların küçük ama korkunç bir örneğine tanıklık etti.
Sakin görüntüsünün altında, Bosnalının, zamanında duymadığımız çığlığı var hâlâ...
Bir gece ansızın...
Halen Bosna Hersek içindeki Sırp Cumhuriyeti'nde yer alan bu kasabada neler yaşandığını daha iyi anlamak için Prijedor'un 1992 başındaki nüfus yapısını verelim:
120 bin nüfuslu kasabanın yüzde 49,5'i Müslümanlardan, yüzde 47,5'i Sırplardan oluşuyordu. Kasaba, bu nüfus dağılımını yansıtan bir belediye meclisi tarafından yönetiliyordu.
Sırplar 1991 sonbaharından başlayarak kasabada yoğun ve sinsi bir hazırlığa giriştiler. Kasabadaki Sırplar silahlandırıldı.
1992 başında Kozara Dağı'ndaki televizyon vericisi bir Sırp çetesi tarafından ele geçirildi ve kasaba halkı Saraybosna yayınlarını izleyemez oldu. Artık antenleri sadece Belgrad televizyonunu çekiyordu ve o da Sırpların tehdit altında olduğunu yayınlayıp duruyordu.
Mart sonunda gizli polisin başına atanan Simo Drljaca 30 gün içinde 13 polis karakolunda 1775 Sırpı silahlandırdı.
Bu, o kadar iyi organize edilmiş bir hazırlıktı ki, 29 Nisan'ı 30'una bağlayan gece kasabayı teslim almak için 30 dakika yetecekti.
Şehrin giriş çıkışları Sırp çetelerce kontrol altına alındı. Yarım saat sonra Prijedor Sırpların eline geçmişti.
O gece evler tek tek basılmaya başlandı. 4 bin kişi gözaltına alındı.
Savaş yok, katliam var
Karşımdaki adam evi basılanlardan biri:
Adı Sead Jakupovic...
Heybetli, kendine güvenli, sert tabiatlı bir Bosnalı... Kimya mühendisi...
Savaşı ve acılarını anlatırken soğukkanlı olmaya çalışıyor, yine de bazı bölümlerde zorlanıyor.
"Savaş yoktu burada" diyor, "sadece katliam, yıkım ve tecavüz. Çok feci bir dönemdi. Açıklamak bile zor."
Savaştan önce Prijedor'da 800 kişinin çalıştığı bir kağıt fabrikasında müdürmüş.
Bir gecede her şey değişmiş. Hem de öyle dışardan gelenler filan değil, kendi kasabalıları yapmış zulmü...
Şehir ele geçirildikten sonra fabrikasında yanında çalışan bir işçi, Jakupovic'i yolda çevirip kimlik sormuş.
"Deli misin? Beni tanımıyor musun?" demiş şaşkınlıkla Jakupovic...
"Ver kimliğini" diye çıkışmış işçi... Yıllar yılı yan yana yaşadıkları komşularının, birlikte çalıştıkları arkadaşlarının bir gecede kanlı düşmana dönüştüğünü görmüşler.
Ölüm kampında
24 Mayıs'ta Sırbistan'dan gelen tanklarla çevrilmiş Prijedor... Müslüman köyleri, evleri top ateşiyle yıkılmış.
O gece evler basılmış, kadın ve çocuklar ayrılmış, erkekler alınıp götürülmüş.
Jakupovic o gece evi basılan binlerce Müslümandan biri...
Olacakları hissedip eşi ve üç çocuğunu önceden Belgrad'daki kız kardeşinin yanına kaçırdığından yalnızmış.
Onu önce bir karakola götürmüşler. Kemerini, ayakkabı bağlarını almışlar. Sonra 3x3 metrelik bir hücreye kapatmışlar. Beş kişi daha gelmiş. Hepsini bir polis aracına yükleyip Omarska'ya götürmüşler.
Bu ismi ve orada yaşadıklarını anlatamıyor Jakupovic; zorlanıyor.
"Açıklaması zor" diyor, "toplama kampını yöneten askerlerin çoğu, benim fabrikamdaki işçilerimdi."
Kampa haziranda girmiş, aralıkta çıkmış.
Yedi ayda 27 kilo vermiş. Açlık sınırında yaşatılıyorlarmış. İtfaiye suyundan içtikleri için dizanteri olmuş. Yarı ölü halde çıkmış kamptan...
"İçerde 3 bin kişi vardı. 1000'i oradan sağ çıkamadı" diyor.
Omarska'nın kadınları
Sırplar kasabayı tanklarla bastıktan bir gün sonra, 25 Mayıs'ta, Omarska maden ocağını toplama kampına dönüştürdüler.
Silahlı milislere katıldığını öne sürdükleri Müslüman Bosnalılar ile Hırvatları orada sorguya çektiler.
Savaştan sonra eski Yugoslavya'daki uluslararası suçları soruşturmak üzere kurulan komisyon, Omarska'da yapılanları bütün çıplaklığıyla ortaya koydu: Katliam, işkence, dayak, ırza geçme, cinsel taciz... Jakupovic doğruluyor:
"Kadınları ilk tuttukları jimnastik salonundan trenlerle kampa getirdiler. Benim bulunduğum bölümde 30 Müslüman kadın vardı; her gece tecavüze uğruyorlardı. Beşi orada öldü. Öbürleri cinnet geçirdi."
Bosnalı kadınların da kampta olduğu duyulunca Sırplar hepsini bir gece kapının önüne koymuş. Ve 30 kadın, kasabaya 20 kilometrelik yolu yürümek zorunda bırakılmış.
Prijedor'a vardıklarında ise evlerinin işgale uğradığını görmüşler.
Kamp deşifre oluyor
20 Temmuz 1992'de, Prijedor'da, Sana Nehri kenarında bir günde 1500 Bosnalı öldürüldü.
Sırplar cesetleri Ljubijica Dağı'nın eteklerine gömdüler. Bu toplu mezarlar daha sonra ortaya çıkarıldı. Her 20 Temmuz'da orada anma töreni yapılıyor.
Ağustos 1992'de The Guardian ve Neswsday gazetelerinden iki gazeteci Omarska kampına girdi. İzlenimlerini yazdılar. Uluslararası camia, faciadan böylece haberdar oldu. Doğan büyük tepki sonucu kamp o sonbaharda kapatıldı.
Gazetecilerin tanıklığı, daha sonra Birleşmiş Milletler'in Sırplar aleyhine yürüttüğü savaş suçları soruşturmasına dayanak teşkil edecekti.
50 binden 6 bine
Üç yıl süren ve 100 bin cana mal olan savaşın Prijedor'daki bilançosu 4 bin ölüydü.
Savaş NATO'nun müdahalesiyle durdu.
Artık Yugoslavya diye bir ülke kalmamıştı.
Prijedor'un bir gecede ele geçirilmesini sağlayan Simo Drljaca, Sırbistan İçişleri Bakanlığı müsteşarlığıyla ödüllendirildi.
Sead Jakupovic ailesini alıp Londra'ya taşındı. Orada bir Bosna okulunda yönetici oldu. Bir grup insanla Bosna için para topladı.
Çoğu Müslümanın göçmesiyle Prijedor'da nüfus dengesi tamamen değişmişti.
Savaştan önce kasabada yaklaşık 50 bin Sırp, 50 bin Müslüman varken, bittiğinde Müslümanların sayısı 6 bine inmiş, Sırpların sayısı 53 bine yükselmişti.
Soykırım mı?
Bugün Prijedor ıssız ve nispeten sakin bir kasaba görüntüsünde...
Sana Nehri bunaltıcı sıcaktan kaçan gençlerle dolu...
Kasaba önce ezan sesiyle, sonra kilise çanlarıyla uyanıyor.
Savaş sonrası dönenlerle birlikte Müslümanların sayısı 22 bine yükselmiş.
Sead Jakupovic ilk dönenlerdenmiş. Şimdi kanlı toprağa yeniden tutunmaya, dün aniden düşmana dönüşen komşularına yeniden ısınmaya çalışıyor.
Tansiyon kısmen düşmüş, güvenlik biraz daha düzelmiş.
Omarska tekrar maden ocağına dönüşmüş.
Ama "Her şey yoluna girdi" demek için çok erken...
Şimdi de işsizlik, yoksulluk, bu topraklardan terke zorluyor Bosnalı Müslümanları...
Trajik bir şey ama ufukta görünen yegane toplu para, onlara yönelik toplu kırımın bedeli:
Uluslararası Adalet Divanı 60 yıllık tarihinde ilk kez bir devleti "soykırım" iddiasıyla mahkeme önüne çıkardı.
Sırpların yargılaması sürüyor ve önümüzdeki yıl bitmesi bekleniyor.
Davayı Bosna kazanırsa milyonlarca dolar tazminat alacak.
Ve kanlı bir savaşın bedeli, o savaşın yaralarının sarılmasında kullanılacak.
anneannemin yeğeni bihaçta şehit düşmüş savaşta.... Ama ne mutlu ki bizlere sülalemize böyle bir şehitlik mertebesi geldi... Keşke bende şimdiki yaşımda olsaydım da bende oralarda şehit olabilseydim.. Keşke....
Ne dıyım allah belalarını versın Srplar'ın orda doğudum savaştan geldım buraya allah kahretsın burda olduğum ıcın uzgun değilim ama ordada olmak ısterdım cunku doğdum savaş cıktı ve direk turkiyee geldm hiçte gormedım oraları.
abi şeytan diyoki birdaha cıksın savaşta(ALLAH göstermesin) sen gör ebenin kukuletasını.. yemin ediyorum herşeyimle gitmessem oraya adımda fatih deil...
vBulletin v4.0.0, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.