PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : BOŞNAKLAR, PEÇENEK TÜRKLERİ Mİ ?(Slav Olabilirler mi ?)



Sayfa : [1] 2 3 4

Kurtanovic
26-04-06, 20:17
BOŞNAK ETNİK KİMLİĞİ HAKKINDA FARKLI(?) GÖRÜŞLER !
(Boşnaklar "Saf Slav" Zannedenler Dikkatle Okusunlar.)

(NOT ::: Bu yazılar ek$i sözlükten alıntıdır..)

I. FARKLI GÖRÜŞ :::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::: ::::
"Boşnaklar islav asıllı degillerdir.islavlarla kaynaşmış peçeneklerdir. aynı pomaklar gibi osmanlının gelmesiyle birlikte, asimilasyonun eşiginden döndürülmüş ve kendiliginden(gönüllü) islamlaşarak aid oldukları türk kültürüne dönmüşlerdir.
bilindigi gibi boşnaklar/bulgarlar v.b. bogomil inancında idiler.kilise onları sapkın ilan ederek soykırıma tabi tuttu.bulgarlar zorla ortodoks oldular. fakat boşnaklar direndiler.vatikan katolik macarlar baskısıyla boşnakları katolik kilisesine baglamaya büyük çaba harcadı. günümüzde de arnavutlara yönelik çalışmalarını bütün "ekonomik" baskı/özendirme yöntemiyle sürdürmektedir. gelelim boşnak meselesine.
boşnakların slav oldugunu iddia edenlere.bosna kelimesi "türkçe"dir. nasıl boşnak türk değildir?
sırp çetnik(çeteci) boşnak halka soykırım yaparken "tursku mayku.."(türk anneni..) diye küfürle aşagılamaya çalışır.hiçbir boşnak "ben türk degilim" demez...ruhunda türklügünü bilir ama isbat edemez.boşnagım demesi bile bir itirazdır slavlıga karşı...tarih okuyanlar bilir ki;macarlar akıllarına estikçe de bosna prensligini işgal ettiler ve zayıf olan boşnaklar macarların önünde egildiler.ama macarlar gittiklerinde tekrar "sapkınlıklarına" döndüler.
gelelim boşnak nasıl türk olabilir sorusuna.?
bosna ve macar ilişkisi
bilindigi üzere macarlar boşnakları osmanlıya kadar kontrolleri altında bir prenslik olarak baskı altında tuttular.boşnaklar bosniya(bosna) ve bosanac(bosnalı)(peltek çveya tse)şeklinde telaffuz ederler. boşniyak az da olsa kullanılır.
macarlar peçeneklere besenyö derler.(tarihte türklük- l.rasony kitabına bakınız)bosniya/besenyö kelimelerindeki sessiz harflerin bsny seslerinden ibaret oldugu tartışılmazdır. latince de peçenekler'e bissenus adı verilir. bissenus/bosanats de ise ortak sesler bssns/bsnts(peltek ç veya tse) mao tse tung'un isminin teleffuzunda 1970'li yıllarda sol yayınlar da yapılan tartışmaları ve farklı yazımları hatırlayan varmıdır ? neyse konumuza dönelim.konuyu uzatmak istemiyorum. ilgilenenler verdigim kaynagı inceledikleri zaman, macaristan da 75 den fazla yer besenyö/peçenek adının verildigini okuyacaklardır.
bosna sürekli macar etkisi altında kaldıgına göre macarların isimlendirmesi gayet makuldur. eger bosnalılar peçenek asıllı degilseler niçin macarlar onlara peçenek adını vermiş olsunlar. sırb/köle anlamını taşıyor(yanlış ise düzeltilebilir.ama konuyla dogrudan ilgili sayılmaz).boşnaklar islav asıllı olsalardı, macarlar onlara peçenek/besenyö/bosniya adı vermezlerdi.
konuyu fazla uzatmadan özetlemeye çalıştım.bütün boşnak kardeşlerimize selam ve sevgilerimi gönderiyorum ki ; üzülmesinler ...onları seviyoruz..uzak dedelerimizin yegenleri boşnaklar, pomaklar ve digerleri.
(bu arada; sırplar ve diger balkan uluslarını incelersek, etnik isimlerinde, çok sayıda islam öncesi türk adlarına rastlarız.slavlarda da çok sayıda türkçe ad görürüz.bu çok dogaldır.çünkü türklerle çok sıkı işbirligi yaptılar.)
konuyla ilgilenenler sbitis@yahoo.com ' a yazabilirler...
süleyman bitiş - istanbul"
__________________________________________________ ________

II. FARKLI GÖRÜŞ :::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::: ::::::

1463 yilinda bosna kralliginin osmanli tarafindan fethi sonrasinda cogunlukla karamanogullari beyliginden olmak uzere ayrica bir kisimda mugla yoresindeki menteseogullarindan beyliginden olmak uzere anadolu halkindan bir kesim bosna ve ahalisine yerlestirilmislerdir. bosnanin yerlesik ahalisinin kokeni peceneklere dayanir. karamanogullarinin ise oguz boylarindan avsar boyuna bir kismida salur boyuna mensuptur. isin ilginci bosnadan gelenlere ( yani bizlere) gocmen denir anadoluda.lakin bu gocmen kelimesi anadoludan bosnaya goc eden karamanogullari icin rumelinde kullanilmistir esasen.. karamanogullarinin bosnaya surulmesinin nedenide en savasci anadolu beyligi olmasindan dolayidir.osmanlinin basina tam 250 yil bela olmuslardir. osmanlidan sonraki en guclu beyliktir. karamanogullari beyligi anadolu selcuklu devletinin gercek devamidir anadoluda.. tabiiki orda istilalar yaparken slav irklariyla karismistir.. ama is kokene gelince bosnaklar su goturmez bir sekilde oguz boylarindan avsar ve peceneklerden olusur.....

balkan savasi sirasinda anadoluya yapilan tersine goc turkiyedeki bosnaklarin en buyuk gocudur.bugun turkiyede ki bosnaklarin yuzde doksana yakin kismi bu gocun cocuklari ve torunlaridir. eger bir bosnaksaniz ve ailenizin kok soyadini biliyorsaniz emin olunki ayni soyadinizla halen orda kuzenleriniz yasamaktadir.. bu aile adlari justovic biyedic avdic gibi isimler olabilir. bosnakcada hirvatcada sirpcada hatta ruscada bir cok kelimenin turkistanda konusulan ozturkce ile benzerlik gostermesi ilginctir....
(bkz: hepimiz kardesiz)

NOT-2 :::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::: :::::::::::::::::::::::

Bu fikirler katılmayan veya karşı fikri olan kardeşlerimizin, konunun ehemmiyetini dikkate alarak samimi ve ciddi fikirlerini/itirazlarını yazmalarını rica ediyorum...Katılımcılara şimdiden teşekkürlerimi sunarım...

ali beg
26-04-06, 21:20
Selam...Kurtanoviç Abi , ben Senin yukarıdaki 2. Yazını Okumuştum internetten yaptığım taramalarda , Balkanlara yerleştirilen Türk boylarının Yerleştirildiği yerler ( nereden geldikleri) , onların sonrasında hangi adlarla anıldığı gibi vs.birçok bilgiye ulaştım .
Mesela Atatürkün , soyunun dayandığı Aşiret gibi...!

Neyse konuyu fazla dağıtmayayım...aynı şekilde Senin kaynak gösterebileceğin bir çalışma varmı , bu konuda ?

Sancağa yerleştirilen Türklerden haberdarız , kim olduklarından , kaç yılında oraya gittiklerinden .vs

Fakat bildiğin gibi Osmanlı arşivleri çok gelişmiş olduğu halde ( yada ben öyle zannediyorum.. ) Bu Sancağa yerleştirilen Türklerin sayısı , İçlerinden önemli zat olarak kimler çıkmış veya Yerleşik Bogomil halkmı yada Türklermi Baskın çıkmış gibi...detay derecesinde bilgiler yok .

Nereye baksam aynı düz metinleri okuduğum için yaziim...dedim .
Bu konuda katkın olursa...bu ayrıntıya dalmış kardeşini Sev
indirirsin

Kurtanovic
26-04-06, 21:39
AliBeg Kardeşim,
Önceki sohbetlerden de hatırlayacagın gibi bu konuda tek bir kaynak yok...
Çok değişik kaynaklardan ve iğneyle kuyu kazar gibi bir şeyler zorla bulunabiliyor... Emel Esin(Prof.) Hanımın yeni bir kitabı var...
Bosna'daki Bogomil mezarlarındaki sembollerden yola çıkarak Bogomiller Türktür iddiamızı destekliyor... Benim maksadım kaynakları mümkün olduğu kadar herkesin bilgisine sunmak ve sohbet geliştikçe ben kitaplardan alıntıları buraya yazacağım...
Hatırlayacagın gibi; İzmir'den Sejkic(Kasım) ile bu konuyu ve Peçenekler meselesini tartışıyorduk... Tartışmamızın sonuna gelirken forum çöktü...
Bende de moral çöktü.. :)
İnşaallah yazılarımız uçup heba olmamıştır...
Funkynaim'e güvendim inşaallah yazdıklarımızı kurtaracaktır...
Her-an müjdeyi bekliyorum...
:):):)

ZvijezDa
27-04-06, 02:14
sizin teziniz doğru olsa bile yüzyillardan beri slav kavminden oldukları kesin olan toplumlarla iç içe yaşıyan boşnaklarda sadece bu yüzden bile slav kanı bulunmaktadır , yanlışmıyıım ?
biraz geç oldu galiba saat :p yatmam gerekio ama bende bu konuda ki düşüncelerimi paylaşıcam yakın zamanda

Kurtanovic
27-04-06, 11:39
Azizim Mordath/Çavuş !

Genel olarak İslam dininde ve özel olarak da Türk tarihinde ırkçılık yoktur...
Prensip olarak yoktur ama kısa zaman aralıklarında ve lokal olarak olmuş olabilir notunu da tedbir olarak düşmek isterim....
Benim esas aldığım kültür milliyetçiliğidir... Bir insan hangi kültüre ait hissediyorsa kendini(samimi duygularla) o millete aittir...
İş kana dayandırılırsa bu işin sonu soykırıma kadar dayanır...(Sırp ırkçısı çetnikler niçin boşnakları koyun boğazlar gibi kesiyorlardı ? Bir düşünelim...)
Sevgili Kardeşlerim,
Avrupa Türk tarihini Hunlardan ve hatta İskitlerden bu yana doğru okumalıyız... Osmanlı daha dün demektir...Osmanlıyı geçelim derim...
Hele italya'nın kuzeyindeki Türk tarihine bakacak olursak ETRÜSKLER hakkında birşeyler okumak lazım gelir...
Sayın Çavuş !
Kumanlar ile ilgili bir şeyler okursan(Hunlar,Macarlar,Bulgar,Peçenek, vd.leride okumak gerekir bu arada. :) ) sanırım biraz rahatlayacaksın...:)
Mesele kültürü esas almaktır, kanı alırsak çıkmaz sokaklara girebilme riski daima mevcuttur...

Kurtanovic
27-04-06, 12:04
Değerli Forum Yöneticisi ZVİJEZDA !

"Bir rus'u hamamda yıkayın, altından tatar çıkar" diye bir söz vardır...
Boşnaklar şüphesiz Slavlar'la evlenmişlerdir ve bu gayet doğal...
Slavları Balkanlara getiren ve bizansa karşı birlikte savaştıkları "güvenilir işbirlikçiler"dir slavlar...Bilhassa Avarlar hakkında okumanızı tavsiye ediyorum...
Avrupa Türk tarihi hakkında pek bir şey okumamış olduğunuz kanaati oluştu bende... Acaba yanılıyormuyum...
Eger öyleyse; Prof.Dr.İbrahim Kafesoğlu'nun TÜRK MİLLİ KÜLTÜRÜ kitabını okumanızı tavsiye edeceğim(İlgili kısımlara öncelikle bir göz atınız)
Bir de Kadir ALBAYRAK'ın BOSNA KİLİSESİ VE BOGOMİLİZİM - EMRE YAYINLARI
Her boşnak mutlaka okusun ondan sonra bu meseleleri tekrardan düşünsün derim... Benim Slavlara karşı bir düşmanlığım yok... Ben Slavları; Fransız'dan, İngiliz'den çok daha yakın görürüm Türklere... İnanıyorum ki; onlar da Türklerle daha rahat bir arada yaşayabilirler...
Antalya'nın Rus turistlerin işgali altında olması sanırım bu görüşümü teyid eder... Bu durumdan kimsenin rahatsız olmadığı(ahlaki durum müstesna) gün gibi aşikardır...
Bulgarlar'a bakalım mesela... Volga Bulgarları Müslüman oldukları için Türklüklerini korudular. Fakat Hırıstiyanlaştırılan Bulgarlar Slavlaştılar...
1984 yılında Müslüman Türkler asimile edilemedikleri için baskı ve işkencelerle Slav/Hırıstiyan adları almaya zorlandılar... 300 Binden fazla Bulgaristan Türki 1989'da Türkiyeye sığınmak zorunda kaldılar...
Bilmiyorum bunları bilecek yaştamısınız...Bu Slav özentisini bırakın zira onlar Türklere özeniyorlar bunu böyle bilmelisiniz...
BOŞNAKLAR DA SLAVLAŞMAYA DİRENEBİLMEK İÇİN BOGOMİL MEZHEBİNİ KABUL ETTİLER...YOKSA SIRP/HIRVAT OLURLARDI...
BOGOMİLLİK BU MESELENİN ALTIN ANAHTARIDIR...
Vaktin olursa PAGANLAR adlı kitabı oku...Hırıstiyan bir Macar'dır yazarı...
Sorularını veya görüşlerini "dörtgözle" bekliyorum...
:) :) :)

Dominus Tanebrarum
27-04-06, 16:25
bu konuyu tartışmak ne kadar yerinde bilemiyorum. çünkü ırklar sürekli birbirine karışıyo. zamanında yapılan tek bir evlilik bile koca bi sülalenin safkanlığını yitirmesini sağlıyo ki bu evlilikler sayısız olmuştur tarih boyunca. özellikle boşnaklar gibi, diğer toplumlarla iç içe yaşayan bi toplumda. yıllarca ben kendimi boşnak bilirdim fakat sonradan öğrendim ki anne tarafından1/4 baba tarafından 1/8 arnavutluk var. ki bunlar sadece yakın zamandakiler.. boşnak adını ilk alan insanların safkan torunu kaldığına inanmak ciddi bir yanılgıya düşmektir kanımca.. ama ilk boşnakların türk olduğu konusuna katılıyorum, tarih açısından elle tutulur bi bilgim olmamasına karşın, şu anki boşnakların kültürlerinin, bizim kültürümüzle benzerlik göstermesini sadece dine bağlayamayacağımız kanısındayım, zira din, kültüre göre şekillenir daha çok..

sejkic
28-04-06, 16:07
ZDRAVO SULEJMAN ABİM, SANA BAŞINA BELA OLMAYA GELDİM YİNE :)
VALA OZLEMİŞİM MUHABBETİNİ KURTANOVİC AGAM, şükür kavuşturana, okudum bütun yazdıklarını, vala bizim site çöktü, uzak kaldık, özledik, ne kitap okuyabildim bu arada nede araştırma yapabildim, sen gazlıormussun beni be abim

kızdıralım seni biraz :)
Tarihsel ve siyasal araştırmalar yapıldığında, karşınıza çıkacak tek ve kesin gerçek aşağıda yazılanlardır, diğer anlatılanların hepsi teoridir, teoriler gerçek deildir, daha öncede bosnahersek.nette ayrıntılı bir şekilde anlatılmıştır, peçeneklerin gerçek torunları gagavuzlar ve gacallardır ve bunlar günümüzde doğu avrupanın çeşitli yerlerinde yaşamaktadırlar:)
BOŞNAKLARIN BOSNALILARIN etnik kimliğiyle ilgili olarak, söylenebilecek tek şey ne Hırvat nede sırp, NEDE PEÇENEK :) sadece BOSNADA yaşamış ayrı bir SLAV unsuru olduklarıdır. Bahsettiğimiz bu boşnaklar sırplar ve hırvatlardan daha önce bosnaya yerleşmiştir, buda tarihta peçeneklerin balkanlarda görülmeye başlamasından yaklaşık 300-400 sene öncesine tekabul eder, Bu arada Bugün bosnada yaşayan kendilerine sırp diyen ortodoxların ve hırvat diyen katoliklerin çoğu, sırbistan ve hırvatistanın (özellikle fransisken rahiplerin) baskısıyla 13,yy.da bogomillikten dönmüş boşnaklardır... Dininden dönen, sırplarca dönek diye adlandırılıp katledilen biz boşnaklar deil, gerçek dönek bu bosnalı sırp ve bosnalı hırvat denen kişilerdir...

KAYNAKLAR
Kovacevic Istorja Crni Gore
MİLLER Essaays in the Latin Orient, Fine Late Medivial Balkans
Fine Late Medivial Balkans
Dvornik byzante missions to the slav
Corovic Historija Bosne
Hadzijahic Sinkretisticki elementi
Kinnamos Epitome

sejkic
28-04-06, 16:19
bu arada TURKİYENİN EKMEĞİNİ SUYUNU İÇEN, ve SONUNA KADAR TÜRK MİLLİYETÇİSİ OLAN BİR BOŞNAK OLARAK bunu gururla söyluorum, BOSNADA boşnakların anavatanı olan BOSNADA, BOŞNAK MİLLİYETÇİLİĞİ hızla yükselmektedir, oradaki akrabalarımız, kardeşlerimiz artık ne olduklarını, nereden geldiklerini ve gelecektede kim olacaklarını çok iyi bilmektedirler, artık bundan sonrasını katliamlara göz yuman avrupa ve boşnakları millet olarak kabul etmeyen katliam yapan sırp ve hırvatlar düşünsün...

Mordoth
28-04-06, 17:43
bu arada TURKİYENİN EKMEĞİNİ SUYUNU İÇEN, ve SONUNA KADAR TÜRK MİLLİYETÇİSİ OLAN BİR BOŞNAK OLARAK bunu gururla söyluorum, BOSNADA boşnakların anavatanı olan BOSNADA, BOŞNAK MİLLİYETÇİLİĞİ hızla yükselmektedir, oradaki akrabalarımız, kardeşlerimiz artık ne olduklarını, nereden geldiklerini ve gelecektede kim olacaklarını çok iyi bilmektedirler, artık bundan sonrasını katliamlara göz yuman avrupa ve boşnakları millet olarak kabul etmeyen katliam yapan sırp ve hırvatlar düşünsün...
selamlar sayın sejkiç ;
artık milli bilincin uyanmasının tam zamanıdır . Çünkü hala zafer kazandığını sanan NATO (!) bu toprakların 51% sini hala srplara teslim etmiştir ve DAYTON denen teslimiyet andlaşmasını da zafer(!) çığlıklarıyla imzalamıştır . Arada kaynayan , hala milli benlikleri tanınmayan ve "müslüman srp" diye aşağılıkçasına anılan , kabul edilmek dahi istenmeyen Avrupa unsuru " BOŞNAKLARA " olmuştur.
bundan böyle ne montenegro , ne hrvatsko , ne srpstan 1 gece dahi rahat uyuyabilecekler. Artık yükselen , HAKK'ın dinine yönelen gerçek bilinçli , medeni müslümanlar olan Boşnakların milliyetçiliğidir .
Yazınızı çok beğendim , Ağustosta inşallah boşnakların nabızlarını yoklamaya gideceğim :)
SAYGILAR

ali beg
28-04-06, 21:08
merhaba sevgili sejkic
kurtanoviçe söyledim sejkiç seni çok özlemiş dedim,oda bende seykiçi özledim dedi.
kurtanoviç bela geliyorum demez ve sejkiçle gelir.
sejkiç kardeşim bende boşnak milliyetçiliğinin bosnada hızla yükseldiği duyumlarını aldım bunu birazda dışardaki yaşayan boşnak diasporasınında rolü olduğuna inanıyorum.

Merhaba BABOVİÇ Abi ,
Bosnada yükselen Boşnaklık bilincinin.. Türkiyede yaşayan Boşnaklar içinde geçerli Olduğunu düşünüyorum .

Kurtanovic
29-04-06, 00:18
Brate Sejkic !
Şimdilik bunlarla idare edersin... :)
(yahoo'daki e-mail arşivime bakıyorum orada çeşitli arkadaşlara gönderdiğim yazıları bulmaya çalışıyorum. Asıl Bosna Banları'nın listesini bulursam sana Boşnak/Peçenek ilişkisini belirteceğim. Biraz zaman lazım.Gerçi www.bosnahersek.net'te yazmıştım ama, tekrarlamam lazım yeni arkadaşlarımıza)

Araitırmaya meraklı genç kardeşlerim!
Bu Boşnak/Peçenek Meselesini daha iyi kavrayabilmeniz için;
Size iki kitap tavsiye edecegim ;
1 - PAGANLAR. F.HERCZEG - Milli Egitim Basımevi , 1945 Ankara. 307 sayfa.
(Konusu Peçeneklerin hristiyanlaşması üzerine.Bir gecede sabaha kadar elinizden bırakmadan uyumayacagınızı söyleyebilirim.)
2 - TARİHTE TÜRKLÜK. Prof.Dr. Laszlo RASONYI - TKAE Yayınları ; 39. 1971 Ankara. 420 sayfa. Akademik eser.
(Benim iddiama kaynak teşkil eden kitap bu. s-134' de Macaristan'da 75 adet yer adının Besenyö/Peçenek oldugunu yazıyor. Ayrıca; s-90'da konu dışı ama ; Avar kaganlıgına isyan eden 9.000 "Bulgar ailesi"nin Bavyeraya sıgındıklarını ve daha sonra italya'ya kaçtıklarını yazıyor. Daha birçok ilginç konu göreceksiniz....)
Bazı meseleleri konuşup mütalaa edebilmek için bazı "asgari bilgilere" sahip olmamız gerekir diye düşünüyorum..
Boşnaklıgınızla gurur duymanızda hiçbir sakınca olmadıgı gibi bir oguz veya türkmen kadar türklügünüzü vurgulamış olursunuz...
Edebiyatta; Galat-ı meşhur sözü vardır. Bir yanlışın şöhret bulması ve herkesin bu yanlışı, böyle bilindigi için "böyle kullanmakta" sakınca görmemesidir. Türkiyemizde bu galatlar o kadar çok ki saymaya fırsat olmaz.
En kısa yoldan Boşnakların dili slavca oldugu için; en kolay yol onları slav göstermektir.
Bugün Almanya'da 3.KUŞAK dedigimiz Türk çocuklarının almanca konuşmasına bakarak, bunları alman saymak kadar basit bir kolaylıkdır. 1985'te isimlerini, bulgar isimleriyle degiştirmek istemeyenlerin Türkiye'ye iltica ettigini biliyoruz. Bugün bile Türk basını onlara "Bulgar türkü" diyorlar...Düşünün... örnekler uzatılabilir...
Bosna Soykırımından bu yana; Türkçede yerli ve yabancı kitaplar/makaleler yayınlandı. Hemen büyük bir kısmını okudugumu söyleyebilirim. Hepsinde Boşnaklar slav olarak gösterilir. Hiçbiri; BOSNA'nın slavca karşılıgını söyleyemez. Ama ben ilk defa Peçenek/Türk diyorum.Bu arada Bosna'daki tarihçilerin düşüncelerini bilmedigimi ve onlarında bu konuda ne düşündüklerini ögrenmemiz gerektigini düşünüyorum.
Biz kimseyi zorla Türk yapmak derdinde degiliz...
Aslolan kendini hangi kültüre ait hissettigindir...Türklügü(kültür olarak)yaşayan boşnaga sorun, hangi kültüre dahildir?
Sırplar bir boşnak magdura ( Tursku Mayku...) derken , iltifat mı ediyorlar ???

İlk Bosna Banlarından KUTRUMANİC/KOTROMANOVİC var...Bu KUTRİGUR(gil) demek.
KUTRİGUR/DOKUZOGUZ'lar diye biliniyorlar. Hazar'ın Kuzeyinden Hırvatistan'a kadar...
Benim okudugum tarih kitaplarından yola çıkarak diyebilirim ki ; "BOSNİYA/BESENYÖ=PEÇENEK/BOSNİYAK"
ANCAK; BOŞNAKLAR= Peçenek+Kuman+KUTRİGUR+Avar+Bulgar+Slav diyebilirim
(Not: Bu yazı bir arkadaşıma daha önceden yazılmış idi, ifade düşüklükleri için veya kopukluklar için özür dilerim)

Kurtanovic
29-04-06, 00:49
Dragi Sejkic,
Benim en başta söylemeye çalıştığım; Bosna adının Peçenek'in Macarca telaffuzundan gelmiş olduğu görüşümdür...
Şöyleki;
Bosna= Bosnija/Bosnijak/Besenyö/Besenyök= Peçenek
Sonra etnik yaygınlık meselesine gelince;
Peçeneklerin geniş bir sahada faaliyet gösterdiklerini biliyoruz...
Gacalların, Pomakların ve diğerlerin, Peçenek/Kuman ve diğer türk boylarının karışımları veya uzantıları olmasına da bir karşı duruşum olamaz ki...
Hunlardan, Osmanlıya geçen Bin yıllık tarihte Avrupadaki Türk Kavimlerinin hareketlerini incelersek durum daha net bir şekilde anlaşılır sanırım...
Bosna Ban/Hanlarının Listesini bulunca bu mesele biraz daha belirginleşecek ... :)
(Kimmeryalı Barbar Conan der ki; Kılıcımın kestiği hiçbir canlıdan korkmam...
Senin gibi "Bela" kardeşlerim; her zaman gurur duyacağım varlıklardır benim için...
Biz bu site ortalamasına göre bayağı ihtiyar sayılırız...
Sanırım sende gözlemlemişindir... Görebildiğim kadarıyla bir çoğu "mecburi Boşnak" doğuştan bütün meseleleri çözmüş görünüyorlar...
Geyikten bayağı hoşlanıyorlar...İdeolojik bilinç pek gelişkin değil, biz fazla sıkıcı gelebiliriz...
eski site tamir olursa, bizim gibi ihtiyarlar için daha güvenli bir siteydi, orada "Körler, sagırlar,birbirini ağırlar" vaziyetinde devam ederiz belki.Kimbilir?)

Kurtanovic
29-04-06, 01:40
Dragi Sejkic Gözün aydın,
Listeyi buldum..... :) :) :)
Bak sana ne diyeceğim.............?
Hani Peçenekler Çaka Bey ve Anadolu Selçukluları ile anlaşıp Bizansı kuşatmışlardı ya....
Bizans Kumanları yardıma çağırtıp, Trakya'da Meriç kenarında Peçenekleri perişan ettiler ve kalanları Vardar Ovasına sürüldüler ya...
Kaç senesiydi onu yaz bakalım...
Sonra devam edelim mevzumuza....
Al sana Boşnak Hanlarımızın Listesi....
Kaynak siteyi de yazdım, herkes baksın diye....
Şimdi geç oldu yarın yazarsın...:)
(Dediğim kitapları oku daha işimiz var senle...:) )



VLADARİ SREDNJOVJEKOVNE DRZAVE BOSNE
( ORTAÇAĞ BOSNA DEVLETİ YÖNETİCİLERİ )

1154 / 1322 YILLARI ARASINDA..

1154-1167.....Ban Boric ( Han Bars ? )
1167-1180.....Bizans yönetiminde
1180-1204.....Ban Kulin ( Han Kulin; muhtemel Türkçe adlardan bozma bir ad-mı ???)
1204-1232.....Ban Stjepan
1232-1253.....Ban Ninoslav
1254-1267.....Ban Prijezda I
1267-1287.....Ban Prijezda I ve Ban Stjepan Kotroman(Kutrigur???) İKİLİ YÖNETİM
1287-1290.....Ban Prijezda II ve Ban Stjepan Kotroman(Kutrigur?) İKİLİ YÖNETİM
1290-1299.....Ban Stjepan Kotroman(Kutrigur?)
1299-1304.....Ban Stjepan Kotroman(Kutrigur) ve "Ban" Mladen I Şubiç İKİLİ YÖNETİM
1304-1313.....Ban " " " " " Mladen II " " "
1314-1322.....Ban " II Kotromaniç ve "Ban" Mladen II Şubiç İKİLİ YÖNETİMİ.

1322 / 1463 YILLARI ARASINDA

1322-1353..Ban Stjepan II Kotromanic (Kutrigur?)
1353-1391..Kralj Tvırtko I Kotromanic (Kutrigur?)
1391-1395.. " Stjepan Dabişa
1395-1398..Kraljica Jelena Gruba
1398-1404..Kralj Stepan Ostoja
1404-1409..Kralj Tvrtko II
1409-1418..Kralj Stepan Ostoja(tekrar)
1418-1420..Kralj Stepan Ostojic
1420-1433..Kralj Tvrtko II (tekrar)
1433-1435..Kralj Radivoj Ostojic
1435-1443..Kralj Tvrtko II (tekrar)
1443-1461..Kralj Tomaş
1461-1463..Kralj Stepan Tomaşeviç
----- SONRA OSMANLI YÖNETİMİ -------------------------------------------------------------------------------
Ayrıca 1094 tarihli Boşnak/Bogomil mezar taşı resmi var. STECCİ Olarak adlandırılıyor..
www.angelfire.com/hi5/profesorhk/BosanskiSrednjovjekovniEpitafi.html ' den bakabilirsin...
www.zemljabosna.com'a mutlaka bakmalısın....
Ayrıca ; www.yesevi.edu.tr/biligTur/bilig23/ozet23.5.htm'den "BOSNA KRALLIK SOYU KOTROMANİC'LERİN ASLI HAKKINDA TARTIŞMALAR / Osman KARATAY Tarihci-Yazar 'ın makalesinin özetine bakınız...
Son bir kitap tavsiye edecegim "MUTLAKA OKUMALISIN" ;
BOGOMİLİZM VE BOSNA KİLİSESİ
Kadir ALBAYRAK - EMRE YAYINLARI

salihfazli
09-05-06, 09:38
kardeşlerim boşnaklar ya akıncılar yani yugoslavyanın fethi ile zamanın padişahı tarafından oraya yerleştirilen türk aileleri yada onlardan etkilenerek müslüman olarak sırplardır....

osvejac
09-05-06, 10:32
benim okuduklarıma göre boşnaklar sırp ve hırvatlardan önce o topraklardaydı.sırplar ve hırvatlar kuzey bölgelerden gelip bosna ve çevresine yerleşmişlerdir.yani bizim sırp ve hırvatlarla bir kan bağımız yok.ama özellikle sırp tarihçiler boşnak ve hırvatlarıda soy olarak sırp olarak görmektedirler (sırp tarihçi karadziç ) boşnaklar 1463 yılında fatih sultan mehmetin bosnayı fethetmesinden sonra müslüman olamya başlamışlardır.ama bundan önce de bosna krallıkları vardır. 1878 yılına gelindiğinde saraybosna da bir tek bile müslüman olamyan aile kalmamıştır.

Kurtanovic
09-05-06, 11:05
Salihfazlagiç kardeşimiz,
Sen Boşnak tarihi ile ilgili hiç bir şey okumamışsın galiba...
Bari yukarıda verdiğim Boşnak Banların Listesi hakkında biraz düşün/bir daha dikkatle okumalısın...Bu arada Osmanlı'nın kuruluşu 1299 olarak kabul edilir...

Kurtanovic
09-05-06, 11:07
Osvejac haklısın...
Ama Osmanlı'dan çok önce de Bosna'da Müslümanlar mevcut...
Osmanlı işin son aşaması...

Kurtanovic
09-05-06, 12:50
Aşağıdaki Yazıyı bulacak Ankara'daki Boşnaklara Ödül Var !

"Bogomil Boşnaklar Manici Peçenekler miydi? "
Role and Place of the Turkic Civilization among the World Civilizations,Bishkek, October 4-6, 2004. (Yayınlanmamış Bildiri metni)
Prof.Dr.Abdullah Gündoğdu...

Galiba Hacettepe Üniversitesi Tarih Bölümünde Hoca....
Bu metni temin edip Buraya asabilecek Boşnak çok faydalı bir iş yapmış olacaktır...
Çünkü ben bu yazıyı bulamadım...Özel ödülü de benden...
Ne istiyorsa özel e-mailden yazsın....(çok aç gözlü olmasın...)
Sejkic Aga dahi, bu Ödüle dahildir.(Her ne kadar muhalif pozisyonda olsa da...)
Haydi şimdi bir ankara Misket havası dinleyelim, Hep beraber....
:)

Kurtanovic
09-05-06, 13:38
Hacer KALE !
Bulabilir mi, Bu makaleyi ???
:)

salihfazli
09-05-06, 13:41
Salihfazlagiç kardeşimiz,
Sen Boşnak tarihi ile ilgili hiç bir şey okumamışsın galiba...
Bari yukarıda verdiğim Boşnak Banların Listesi hakkında biraz düşün/bir daha dikkatle okumalısın...Bu arada Osmanlı'nın kuruluşu 1299 olarak kabul edilir...
mayko sen rahat ol gerek büyüklerimden gerekse yaptığım araştırmalardan yani okuduğum kitaplardan söyledim bunları tarih hocamdanda bu konuda bilgi almıştım mesela biz osmanlı zamanında zamamın padişahı tarafından gönderilmişiz oraya dedemiz ordan almış bir sırp kızı evlenmiş sonra bu zaman kadar gelmiş falan neyse

Hacer KALE
09-05-06, 16:03
Hacer KALE !
Bulabilir mi, Bu makaleyi ???
:)

bu bılgıyı bulmak ıcın kendımı parcaladım ama sonuca halen ulasamadım

*****
Doç.Dr.Abdullah GÜNDOĞDU

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi
Tarih Bölümü
Telefon : 0-312-310 32 80 /1053

belkı telefondan ulasabılırız.. arastırmaya halen devam edıyorum ...bulmalıyııııım

kola?ina?ESKO
09-05-06, 16:57
ya bizim soyadımız karadan ve sancakta yaşıyan akrabalarımında soyadı aynı yani hiç değişmemiş. türkiyeye geldiğimiz zaman soyadımız türkçeye uygun olduğu için hiç değiştirmemişler. ve sinovi sancak adlı bir kitapta HÜSEYİN KARADAN adlı bir kahramanın adı geçiyormuş. BU ARAŞTIRMALARINIZDA aklınızda bulunsun eğerki gözünüze ilişirse beni bilgilendirirseniz çok memnun olurum.

salihfazli
09-05-06, 18:45
Niye ? Dedeniz Boşnak bi kız bulamamış da, Sırp kızı almış hayret ettim aga yaw?
İlk defa duyuyorum ama, doğrudur, olmuştur...
Bunun bir hikayesi vardır mutlaka..Onu da bi anlatsan..
Yeni bir şey öğrenirdik..Kötü mü olur????
sen herhalde anlamadın demek istediğimi o ana kadar boşnak diye birşey yokmuş ben öyle öğrendim dedemde gidiyor alıyor bir sırp kızı evlenince o senden benden daha iyi müslüman oluyor sen varsa yaşlılar evde sor fazliç sülalesi kimmişiz söylesinler sana ok????
hiç duymuyor muyuz tv'de yada akrabanız yok mu bir yabancı ile evlenen neden bu kadar şaşırıyorsunuz anlamıyorum....

Kurtanovic
09-05-06, 20:40
Hacer KALE ilgine/gayretine teşekkür ederim...
BU MAKALE ÇOK ÖNEMLİ BENCE....
Kolaşinac'IN SİPARİŞLERİNİ DE UNUTMUYORUZ İNŞAALAH...

adal?
09-05-06, 22:00
Her İnsan Türk Doğuyor,sonra peçenek,avar,meluncan,yasugay,tatar,moğolvb.vb.Tür k boylarından birine ait olmadığının farkına varamadan ölüyormu? Ne zafırkavaytse.

Kurtanovic
10-05-06, 00:28
Sence; farkına varıp ta mı ölüyorlar acaba ???

Hacer KALE
10-05-06, 10:36
merhaba,

bır takım bılgıler buldum, umarım yeterli olur


11-DİL ve DİN



a) Dil



Bosna Hersek’te Boşnakça, Sırpça ve Hırvatça konuşulur. Boşnakların Müslüman olmaları nedeniyle Osmanlı döneminde dillerinde Türkçe, Arapça ve Farsça kökenli ciddi sayıda kelime ve deyimler bulunurdu. Sosyalist dönemde bu kelimelerin sayısında büyük bir azalma olmuştur.



b) Din ve Dini Hayat



Boşnaklar 1463 yılında Fatih Sultan Mehmed’in Bosna’yı fethiyle birlikte Müslüman olmuşlardır. Fetihten önce Boşnaklar Bogomil mezhebine mensuptular. Bogomil mezhebi tek tanrı akidesine mensup bir Hıristiyanlık mezhebi idi. Bilinen Hıristiyan mezhepler teslis akidesine mensupturlar. Boşnaklar kendi akidelerinin İslam dini akidesiyle örtüştüğünü gördüler. Boşnak din adamları Fatih Sultan Mehmed’in din alimleriyle görüşerek Müslüman olmak istediklerini bildirdiler. Sultanın talimatıyla Jajçe şehrinde büyük bir merasimle tarihe kayıt düşülmüştü. Düzenlenen merasimde Fatih, o gün Müslüman olan Boşnaklar’a “dileyin benden ne dilerseniz” demiştir. Boşnaklar da Sultan’dan iki dilekte bulunmuşlardır. Birinci dilekleri çocuklarının İstanbul’da eğitim görmeleri, ikinci istekleri ise Bosna’da toprak düzeninin değiştirilmemesi idi. Sultan, Boşnakların her iki dileğini de kabul etmiştir. Boşnaklar Osmanlı devletine sadık bir millet olarak temayüz etmişler, çok sayıda devlet adamı, paşa ve bilim adamı çıkarmışlardır.



Din ve Mezhep Dağılımı



Millet
Din
Mezhep

Boşnak
Müslüman
Hanefi

Sırp
Hıristiyan
Ortodoks

Hırvat
Hıristiyan
Katolik - Fransisken

Yahudi
Musevi
-




Osmanlı döneminde Bosna fatihi Fatih Sultan Mehmed, Fransisken (katalikliğin bir kolu) mezhebinin bağlılarına bir ahitname vermiştir. Bu ahitname inanç, can ve mal hürriyetinin tanındığının bir belgesidir. Ahitname’nin orijinali Fojnica Manastırı’nda korunmaktadır. Fatih’in mührünü taşıyan belgenin tamamının Fatih tarafından yazıldığı söylenir.



Müslümanlar



Tamamı Müslüman olan Boşnakların dini liderleri Reisü’l-Ulema olarak tanımlanır. İslam Riyaseti’nni merkezi Saraybosna’dır. Saraybosna’da bir İlahiyat Fakültesi, Zenica, Bihaç ve Mostar şehirlerinde iki yıllık İslam Pedagoji Akademisi mevcuttur. Bu akademileri bitirenler ilköğretim ve liselerde din dersi öğretmeni olabilmektedirler. Lise düzeyinde 5 medrese bulunmaktadır. Camiler yanında çocuk ve gençlerin dini bilgiler edindikleri mektepler yer alır.

******
BOŞNAKLAR VE TÜRKLER

Balkanlar'da yaşayan Boşnaklar Bogomil mezhebine bağlıydılar. Bu mezhep Hıristiyanlığın dejenere olmuş unsurlarının çoğunu reddediyordu. Bu durum Katolik ve Ortodoksların büyük tepkisine neden oluyordu. Türklerin Balkanlar'a gelmeleri büyük zulüm gören Boşnaklar için bir umut ışığı oldu. Bogomil mezhebine mensup olan Boşnaklar Türklerin Balkanlar'a hakim olmasıyla birlikte Katolik ve Ortodokslarla eşit haklara sahip duruma geldiler.

Bosna-Hersek'in fethi ile birlikte Türklere yakınlık duyan Boşnaklar kitleler halinde İslam dinini kabul etmeye başladılar. 15. yüzyılın sonlarında Boşnaklar'ın tamamı Müslümanlığı kabul etmişti.

Boşnaklar Müslüman olduktan sonra Osmanlı yönetiminde önemli görevler aldılar. Osmanlı tarihindeki dokuz sadrazam, çok sayıda komutan, vali ve devlet adamı Boşnak asıllıydı.

Burada üzerinde durulması gereken tarihi bir gerçek daha vardır. O dönemde, Katolikler tarafından ezilen Ortodoks Sırplar da Türklerin Balkan topraklarına adım atmasından rahatsızlık duymuyorlardı. Türklerin kendi inançlarını istedikleri gibi yaşamalarına izin vereceklerinden eminlerdi. Öyle de oldu. Türk adalet ve hoşgörüsü üç asır boyunca Sırp topraklarında hüküm sürdü. Sırplar, Türk yönetiminden duydukları memnuniyeti onlarla birlikte savaşlara katılarak ve vergilerini ödeyerek gösterdiler.
Bogomiller

Tüm üslerini ve merkezlerini yitiren ve binlercesi katledilen Pavlakiler, Balkan ülkelerine yerleştirilerek dağıtıldılar. Fakat onlar Kırmanciye, Bizans ve Trakya’da yeniden gruplaştılar. Trakya’nın yerli ve Kırmanciye (Ermenistan)’li nüfusu içerisinde adeta yeniden dirildiler.

Bu dirilişin başını 10. yüzyılda yaşamış Bogomil isimli bir Bulgar papazı çekiyordu. Pavlakiler hareketini onların doktrinlerini kısmen reforme ederek Bulgaristan’a sokan rahip Bogomil’di. Bizans yazarları bu nedenle onun izleyicilerini Bogomiller olarak adlandırırlar. Böylece Pavlakiler hareketi Balkanlar’da Bogomilizm olarak tanındı.

Kurtanovic
10-05-06, 10:52
Hacer KALE,
Gayretin için teşekkür ederim, çalışmaya devam et...
Bu bilgiler bilinen çarpık bilgiler(Bogomilizimle ilgili olanlar)dir ve tehlikeli yerlere getirir bizi...

Kurtanovic
10-05-06, 10:57
Pavlikenler/Paflikyanlar; anadoludaki, Bizans resmi kilşisesine mensup ermeni tektanrıcılardır...Daha öncesi ariusculara gider...
Ama Bulgarlar,Peçenekler vd. velhasıl islam öncesi Türk dinleri arasında Maniheizm de vardır...Yani Bulgar Bogomilpapaz; Maniheist etki ile bu mezhebi kurdu...Pavlikenlerle bir ilgisi yoktur.(Benim görüşüm)
O yüzden senden rica ettim;"Boşnaklar Manici Peçeneklermiydi" adlı makaleyi..
Bilmiyorum, meramımı anlatabildim mi?

Kurtanovic
10-05-06, 11:08
düzeltiyorum;;;;
Pavlikenler; anadoluda yaşaya ve bizans(ortodox) kilisesine MUHALİF tek tanrıcı (yani İsa'yı tanrı saymazlar)ermenilerdir..

rozaje_cg
10-05-06, 11:26
Čačak i Užice grad u Srbiju. Jel da?

A zašto bošnjaci koji žive u Sandžaku igraju Užičko Kolo ili Čačanski Kolo(ovako ima puno) ? Jel to nije malo paradoks? Znaći bošnjaci imaju veze s slavenskim narodom. Šta mislite o ovome?

Kurtanovic
10-05-06, 11:46
Doğru yazıyorsun rozaje_cg, :)
Elbette Boşnakların Sırplarla ilişkisi var...:)
Ama Osmanlı gelene kadar biz, hep dayak yemişiz, baskı görmüşüz...
Sırplar; niçin Ortodox olmuyorsunuz? diye dövmüşler,
Hırvatlar da; niye Katolik olmuyorsunu diye dövmüşler... anladın mı ?
Osmanlı gelince her türlü inanç serbest ve kimseye baskı yapılmayacak diye (Fatih)ferman vermiş...Biliyormusun...
Bu adaleti gören Atalarımız da; asil insanlar olarak, İslam Dini'nin üstünlüğünü kabul etmişler ve hiç bir zorlama olmadan gönüllü müslüman olmuşlar...
Bunda utanacak-sıkılacak bir durum yok....

Molim tebe, moj junak i mladi Bate !
Hunlar,Avarlar,Bulgarlar,Kumanlar ve Peçeneklerin tarihini biraz dikkatli okumalısın... O zaman bazı şeyleri farkedeceksin...
Bu avrupalı tarihciler; Türk-Müslümanlar ile ilgili bilgileri çarpıtıyorlar..Çarpıtamadıkları yerde gizliyorlar...Niçin Kusturica'nın hırıstiyan olduğu Wikipedia Ansiklopedisinin Türkçe Biyografide yazılmıyor...
Ama ingilizce ve almanca'da yazılıyor, ben siteye astım onları...
Bu soruma cevap verebilirsin durumu ferkettin demektir...
Batılının "Allah bir" dediğine inanma, Çünkü anların tanrıları 3 adettir...
Kutsal Ruh(güvercinle temsil edilir)+hz.İsa(Haçla) ve Tanrı(soyut)...
Onların 1'i bu demektir...Bilmem yeteri kadar izah edebildim mi Bate ? :)

rozaje_cg
10-05-06, 11:59
Doğru yazıyorsun rozaje_cg, :)
Elbette Boşnakların Sırplarla ilişkisi var...:)
Ama Osmanlı gelene kadar biz, hep dayak yemişiz, baskı görmüşüz...
Sırplar; niçin Ortodox olmuyorsunuz? diye dövmüşler,
Hırvatlar da; niye Katolik olmuyorsunu diye dövmüşler... anladın mı ?
Osmanlı gelince her türlü inanç serbest ve kimseye baskı yapılmayacak diye (Fatih)ferman vermiş...Biliyormusun...
Bu adaleti gören Atalarımız da; asil insanlar olarak, İslam Dini'nin üstünlüğünü kabul etmişler ve hiç bir zorlama olmadan gönüllü müslüman olmuşlar...
Bunda utanacak-sıkılacak bir durum yok....

Molim tebe, moj junak i mladi Bate !
Hunlar,Avarlar,Bulgarlar,Kumanlar ve Peçeneklerin tarihini biraz dikkatli okumalısın... O zaman bazı şeyleri farkedeceksin...
Bu avrupalı tarihciler; Türk-Müslümanlar ile ilgili bilgileri çarpıtıyorlar..Çarpıtamadıkları yerde gizliyorlar...Niçin Kusturica'nın hırıstiyan olduğu Wikipedia Ansiklopedisinin Türkçe Biyografide yazılmıyor...
Ama ingilizce ve almanca'da yazılıyor, ben siteye astım onları...
Bu soruma cevap verebilirsin durumu ferkettin demektir...
Batılının "Allah bir" dediğine inanma, Çünkü anların tanrıları 3 adettir...
Kutsal Ruh(güvercinle temsil edilir)+hz.İsa(Haçla) ve Tanrı(soyut)...
Onların 1'i bu demektir...Bilmem yeteri kadar izah edebildim mi Bate ? :)

benim utandigim sıkıldıgım ınkar ettıgım hic bir konu yok. konunun basligindaki " slav olabilirler mi" sorusuna istinaden yazdim .Elhamdulillah muslumaniz , iyki de oyleyiz.Malesef iki yonden (sirplar ve hirvatlar) sıkıstırılmıs bosnaklar.osmanli geldikten sonra muslumanliga gecen bosnaklara ek olarak bazi sirplar bile muslumanliga gecmisler.wikipedia almanca ve ingilizce bolumleri surekli guncelleniyor.belki ondan olabilir turkcede olmamasi

babovic
17-05-06, 19:13
evet rozaje doğru söylüyorsun
benim arkadaşım var boşnak,hersek trebinje'li dedesi kardeşinle tartışmış sizler boşnak müslümanlar kadar adil değilsiz,ben sırp olacağıma müslüman olurum demiş ve müslüman olmuş,bana bizzat kendisi anlattı.bu sadecebir tanesi

babovic
17-05-06, 19:24
sayın kurtanoviç,ayrıca FAZLİÇ'e katılıyorum.
çünkü 1982 yılında sarajevo'ya gittiğimde büyük teyzem bana soy ağacı çıkarttı prvi dedo molla salih dedi,kimdir nereden gelmiş dedim.
türçin,hasankaleli dedi,hasankale neresidir biliyormusun dedim,bilmiyorum dedi
sonra erzurum'u anlattım ona.

babovic
17-05-06, 19:33
sevgili kurtanoviç
belki bu anlattıklarım yakın bir tarihi içerebilir ama şuanda bosna,hersek ve sancak topraklarında yaşayan boşnakların azımsanmayacak bir bölümünün türk olabileceği gerçekliliği söz konusu........ sevgiler.

sejkic
24-05-06, 12:22
Zdravo Kurtanovic abim,

Boşnakların etnik geçmişi ile çok büyük bir araştırma yaptım, Bu araştırmanın içinde bilimsel genetik incelemelerde var, tarihsel incelemelerde var, yani adamlar Bosnadaki halkın genetik kodlarına kadar incelemişler, Turkçeye çevrimi tamamen bittiğinde bu yazıyı kaynak ve belgeleri ile yazıcam, ama şunu söyleyeyim sonuç seni hiç mutlu etmeyecek :). Sonucu istersen yazıyı yazmadan açıklayayım, Bosnanın paleolitik döneme kadar yapılan incelemelerinde, ve Boşnakların genetik incelemelerinde 28 Y kromozomları ele alındığında ve 2005 yılında bakıldığında %70e kadar saflığını koruyabilmiş slav bir ırk olduğu ortaya çıkıyor, o geriye kalan %30luk karışımında, buraya geldiklerinde içlerinde erittikleri gotlar, avarlar, Bosnada yaşamış olan tarih öncesi en eski balkan halkları, iliryalılar, Osmanlı unsuru ve dinaric kafkas halkı kanı var, Bu dinarik kafkas unsurda hırvatlardan Boşnaklara geçen dinarik unsur.

Aynı hırvatlara baktığımızda %30 saf genlerini koruyabilmişler %70e kadar karışmış bir akraba slav ırk çıkıor, sırplarda genetik karışım enaz % 80.

En ilginci bütün balkan halkları aynı genetik süreçten geçmemişler...Ve bu araştırmalar ışığında Boşnakların, sırplar dışında diğer balkan halkları ve diğer avrupa halkları ile karşılaştırıldığında, çok bariz bir şekilde diğer halkalarla karışmadığı gerçeği ortaya konmuş.

Sonuç itibari ile O %30 eritilmiş halklar içinde bile Peçeneklerin esamesi bile okunmuyor, peçenek bulgusu yok, Bilimsel araştırmalar yadsınamazdır heralde, çünkü teori değildir, ispatlanmış gerçektir, adamların ellerinde gen haritaları var...Tarihçilerden çok daha güvenilir kaynakların, genetik bilimde ve bu genetik kaynaklarda olduğunuda kimse inkar edemez.

Vala Suleyman abi, sonuç bu yapacak birşey yok, boşnak bisenus benzerlikten başka alaka yok ama bisennus kelimesinden yola çıkarsak, kızlderilileride Hintli yapmak zorunda kalırız, adamlar hindistanı araken amerikayı keşfettiler, malum kızılderilileride hintli zannettiler....benim fikrimdir bu arada kızılderililerde gerçekten Türklerle aynı ataları paylaşırlar.

Sa sreçom Suleyman abim, vidjet cemo se

rozaje_cg
24-05-06, 12:31
Zdravo Kurtanovic abim,

Boşnakların etnik geçmişi ile çok büyük bir araştırma yaptım, Bu araştırmanın içinde bilimsel genetik incelemelerde var, tarihsel incelemelerde var, yani adamlar Bosnadaki halkın genetik kodlarına kadar incelemişler, Turkçeye çevrimi tamamen bittiğinde bu yazıyı kaynak ve belgeleri ile yazıcam, ama şunu söyleyeyim sonuç seni hiç mutlu etmeyecek :). Sonucu istersen yazıyı yazmadan açıklayayım, Bosnanın paleolitik döneme kadar yapılan incelemelerinde, ve Boşnakların genetik incelemelerinde 28 Y kromozomları ele alındığında ve 2005 yılında bakıldığında %70e kadar saflığını koruyabilmiş slav bir ırk olduğu ortaya çıkıyor, o geriye kalan %30luk karışımında, buraya geldiklerinde içlerinde erittikleri gotlar, avarlar, Bosnada yaşamış olan tarih öncesi en eski balkan halkları, iliryalılar, Osmanlı unsuru ve dinaric kafkas halkı kanı var, Bu dinarik kafkas unsurda hırvatlardan Boşnaklara geçen dinarik unsur.

Aynı hırvatlara baktığımızda %30 saf genlerini koruyabilmişler %70e kadar karışmış bir akraba slav ırk çıkıor, sırplarda genetik karışım enaz % 80.

En ilginci bütün balkan halkları aynı genetik süreçten geçmemişler...Ve bu araştırmalar ışığında Boşnakların, sırplar dışında diğer balkan halkları ve diğer avrupa halkları ile karşılaştırıldığında, çok bariz bir şekilde diğer halkalarla karışmadığı gerçeği ortaya konmuş.

Sonuç itibari ile O %30 eritilmiş halklar içinde bile Peçeneklerin esamesi bile okunmuyor, peçenek bulgusu yok, Bilimsel araştırmalar yadsınamazdır heralde, çünkü teori değildir, ispatlanmış gerçektir, adamların ellerinde gen haritaları var...Tarihçilerden çok daha güvenilir kaynakların, genetik bilimde ve bu genetik kaynaklarda olduğunuda kimse inkar edemez.

Vala Suleyman abi, sonuç bu yapacak birşey yok, boşnak bisenus benzerlikten başka alaka yok ama bisennus kelimesinden yola çıkarsak, kızlderilileride Hintli yapmak zorunda kalırız, adamlar hindistanı araken amerikayı keşfettiler, malum kızılderilileride hintli zannettiler....benim fikrimdir bu arada kızılderililerde gerçekten Türklerle aynı ataları paylaşırlar.

Sa sreçom Suleyman abim, vidjet cemo se


cok saol arastirman icin sejkić brate..
boylece konunun basligi olan "pecenek turkleri mi? slav mi?" kargasasasina bir son verdigin oncelikle saol. sonuc tam tahmin ettigim gibi cikmis..

adal?
27-05-06, 00:32
Gen haritası ile ilgili araştırmanın türkçe metnini de aktarmanı dilerim.Bu sayede insanlarımız ninni dinlemekten kurtulur En büyük soyun insansoyu,en büyük ailenin insanlık ailesi olduğu anlaşılır.

londoner
07-06-06, 23:05
Valla hep suna inanmisimdir: kim kendini ne olarak gormek istiyorsa ve nasil mutlu ise odur.. Genetik olarak hangi irktan geldigimiz zaten muammadir.. Yok eger aramizda ben DNA testi yaptirdim ve .......... oldugumu iyi biliyorum diyen varsa saygi duyarim..

Ben kendim: hem Turk hem Bosnak kani tasiyan bir osmanli cocuguyum.. Ailem Karadag 'dan goc etti, ve Karadag yuzlerce yil bir osmanli vilayeti idi.. Artik ne anladiysaniz.. Iste ben buyum..

Balki
08-06-06, 00:44
valla sizi bilmem ama ben bunlara katılmıyorum acaba sn : kurtanovic bosna veya sancakta yasa idi bu bilgileri inceler iken türkiyede yasayan biri olarakmı yoksa sancakta veya bosna da veya hrvatistanda veya makedonyada ve yahut sırbistan-karadagda yasayan biri olarakmı incelerdi oralardan herhangi bilim adamıyla irtibatınız varmı ? sancalı profesorler yahut bosnalı proflarla? onlar ne diyor en azından yazılı metin olmasa da dedelerimin dedeleri dedikeri havaya mı ucacak merak ediyorum ve diger bir düsüncem hani herkes aslını merak eder sorar sorusturur ve asla benimki türklere dayanmıyor o zaman neyiz biz ne pecenek ne avar ne osmanlı ne de macar ne kafkas en azından onu biliyorum saygılar

Balki
08-06-06, 00:50
üzgünüm dün sabah gün boyunca canlı trt-2 trt-intte türk günü senlikleri vardı eglenceleri vardı bütün gün cocuklara ayakta bayrak sallattırdılar ayakta diktiler ne sancak ne bosna bayragı vardı ha kim vardı ozbekistan turkmenistan asya-türki cumhuriyetlerinin bayrakları var idi bir de balkanlardan makedonyanın bir de rusya devletindeki özerk turki bölgelerinin bayragı vardı mogalistan bile vardı ama bosna yoktuuuuuuuuuuu hangi tezi tartısıyoruz

Balki
08-06-06, 01:01
hajddeee bre nacite nesto veesseelluuu temuu alahati dode mi do noss kad budem isao u bosni i u novompazaru i a ko bog da insallah swakih podatke informacije cu vam saljem i donesem ne birini te tamam sellam

Balki
13-06-06, 11:14
majki nista posebno nesnam ali kao dasi moja polavina vjerujmi tesko snekim dase slazem ovde swasta i cudno mi je ali vec vjerujmi na swaku tacku i na swaki rijec bez pitajne tvoje potpisujem se allaha emanet

Kurtanovic
20-06-06, 10:34
BOSNA-HERSEK'TE BOGOMİLCİLERE ATFEDİLEN 13.-16.YÜZYILLARDAN LAHİTLER İLE ANADOLU'DAKİ 12.-14. YÜZYILLARDAN FİGÜRATİF TASVİRLİ TÜRK MEZAR TAŞLARI ARASINDA BİR MUKAYESE...

Sayfa: 250-264 arasından özet alıntılar::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

" Bizans kaynaklarında Dalmatia adı ile anılıp Bosna'yı da ihtiva eden ilde, hatta Bosna'da XI.yüzyıldan sonra Peçenek ve Kuman Türkleri yaşamaktaydı.(12)
Sava ile Drava nehirleri arasında, XI. yüzyıldan XV. yüzyıla kadar peçenek dilinden bozulmuş adlar taşıyan köyler bulunuyordu...."

" Peçenekler 1091'de, Bizans ve Kumanlar tarafından yenilince, bunların kalıntılarının çeşitli yerlere ve bu arada BOSNA'YA YERLEŞTİRİLDİĞİNİ A:N:Kurat kaydetmektedir..."
(13)
Dipnotlar :::
(12)Bknz. A.N.Kurat, PEÇENEK TARİHİ,İstanbul 1973, s-248(Sava ve Drava arası Peçenekler)
A.N.Kurat, Karadeniz Kuzeyindeki Türk Kavimleri, Ankara 1972,s-64,73,98(Peçenek ve Kumanların Bosna çevresine yerleşme yerleri)
Peçenek ve Kuman mezar heykelleri için bkn.
S.Pletneva "Peçenegi,Torki i Polovtzi" Materiali i issledovnia po arhelogii SSSR.no_62 , Moskova 1958, s-207 - 16

(13) J.Krcsmarik, agy. s-756

::::::::::::::::::::::: y o r u m s u z :::::::

Gerçekten ögrenmek isteyen kardeşlerimize;

Boşnaklar konusunda daha yazabileceğim çok kaynak yazı ve yorum var...

Ancak bazı "sabotörler"(kendilerine solcu havası vererek edepsizce saldırıyorlar..Ama hepsi Rankoviç/titonun tohumları bunlar..:( )
Partizan kılığında çetnik soyları bunlar...
BOŞNAKLARIN TÜRKLERLE İLİŞKİLENDİRİLMESİNDEN RAHATSIZ OLAN SLAV IRKÇILARI VAR...(Kozmopolit ve Soysuzların enikleridir bunlar, dünya vatandaşı olmak bütün dertleri ki onu da olacak kültürleri yoktur..)

ONLARLA HER ZEMİNDE MÜCADELE ETMEYE KARARLIYIM...

Bu arada sadece, ciddi yazı yazmamı geciktirip sabote ediyorlar...

Elinde kaynak ve belge olanlar konuşsunlar...
Genetik ırkçılığa sıgınmasınlar...

İnsan ırkı; civciv veya sürüngen değildir..
Genetikçilik en ilkel ırkçılıktan başka bir şey degildir...

Ziya Gökalp bir Kürt idi...
Tükçülüğün Esasları'nı kaleme aldı... Buna genetikçiler ne cevap verebilirler..?? :)

Biz Kültür Milliyetçiliğini öneriyoruz...
Genetik ırkçılara gelince ; konuyu dağıtmamak için şimdilik bir şey yazma hakkımı saklı tutmakla iktifa edeceğim...
NOT:
(Sejkic Kardeşimi; bu yazdıklarımın dışında tuttuğumu özellikle belirtmek benim görevim...Kendisi Has bir Boşnak/Türk Milliyetçisi olup; kendisiyle yazışmalarımız, eski siteden beri bilimsel kültür düzeyinde olup sohbetimiz için son derece faydalı diyaloglar üretmiş, kaliteli bir Boşnak Kardeşimdir.
Kendisi de bir süredeir sitemize yazmayı kesmiştir...
Benim sözüm Titofil provakatörleredir...)

Sonra kaynak yazmaya devam edeceğim inşaalah...
şimdilik kaynak yukarıda okuyun-düşünün ve ögrenme aşkına dikkatle okuyun..
Allaha emanet olunuz..
Moji dragi uçeniçi...:)

Balki
24-06-06, 23:27
ee vala kosmo ostali na tvoje nastave informacije jadan ovaj forum kod tebe je samo ja swe znam ja swe dobro mislim ja swe lepo pisem ja ovo ono to nije zdravo i swoj bunar plunes swojim prstima swojim slovima ti ces 3. swijet ski rat preizvodid verujmi smiri hormoneee :))) swaka dusa ima tamo swojte rodjake familje i kad ovako napadas mislis da im dobro pomagas ne imas neki stvari upravo si ali ne swee malo ohladi tamam byee slmm

Mordoth
05-07-06, 21:37
Boşnaklar damarlarında Türk kanı taşırlar ama eski TÜRKLER olduklarını sanmıyorum .
Burada yaşayan Anadolulu baskıyla Rumlaştırılmış insanların da Türk olduğu rivatyet ediliyor .
Bilmiyorum ama her şeye BİLİMSEL bir gerçek perspektifinde bakmak tuhaf . Anti tezler var oldukça buna inanasım gelmiyor Kurtanovich hocam .

+

Neslimi araştırdım ve ÇEk Cumhuriyetinde dahi akrabalarımı buldum .
Soyumuz : Markovich

Kurtanovic
05-07-06, 21:42
Balkanları ve Avrupa Türk tarihini Hunlardan başlayarak, Osmanlı'ya kadar okursanız....Düşünceniz daha aydınlanacaktır..sanıyorum...:)
Hunlar 4.yy.Dan itibaren Hakim güç olarak orta avrupadalar...Osmanlı 14.yy.da Balkanlara geliyor..."Bin sene evvel" Balkanlarda Türkler var...
Meseleye kökünden bakmak lazım derim...
Değerli kardeşim... :)
Antitezlere her zaman açıkımdır... :)

Mordoth
05-07-06, 21:46
Doğru , bu gerçeği kimse inkar etmiyor .

Türklerin o zamanlar BARBAR Olduğunu kimse inkar edemez .
Türkler İSlamiyet'e kadar barbar 1 millet idi . NE zaman bürokrasi gördüler ,o zaman sağlam 1 kültür ve yerleşik toplum yapısına geçtiler . Zaten düşmanca hisler güden ilkel bir toplum DEĞİLDİLER . Yani herhangi bir avrupalı değildiler.

Diyeceğim , o güne kadar yerleşik bir kültürü olmadığından başka unsurların potasında erimiş gitmiş olabilirler.
Macarlar , Bulgarlar , Finliler falan zaten kendilerinde TÜrklük olduğunu inkar etmiyorlar ,onları o kimliğe bürüyen KAFİRLİKLERİ .
Yani Anadoluya akın eden Peçenek türkleri vardı ama onları da Ermeniler öldürdüler. Türkler ne Adriyatik Coğrafyasında ne de Anadolu coğrafyasında Erken çağlarda bulunamadılar .
Ben de türklerin buraya gelişini 1000lerden biraz öncelere dayandırıyorum .

Kurtanovic
05-07-06, 21:49
Türkler; Müslüman olmadan evvel de medeni idiler...
Mogollar ile karıştırıyorsun...derim...
Sevgili kardeşim benim... :):):)

ali beg
05-07-06, 21:52
Doğru , bu gerçeği kimse inkar etmiyor .

Türklerin o zamanlar BARBAR Olduğunu kimse inkar edemez .
Türkler İSlamiyet'e kadar barbar 1 millet idi . NE zaman bürokrasi gördüler ,o zaman sağlam 1 kültür ve yerleşik toplum yapısına geçtiler . Zaten düşmanca hisler güden ilkel bir toplum DEĞİLDİLER . Yani herhangi bir avrupalı değildiler.

Diyeceğim , o güne kadar yerleşik bir kültürü olmadığından başka unsurların potasında erimiş gitmiş olabilirler.
Macarlar , Bulgarlar , Finliler falan zaten kendilerinde TÜrklük olduğunu inkar etmiyorlar ,onları o kimliğe bürüyen KAFİRLİKLERİ .
Yani Anadoluya akın eden Peçenek türkleri vardı ama onları da Ermeniler öldürdüler. Türkler ne Adriyatik Coğrafyasında ne de Anadolu coğrafyasında Erken çağlarda bulunamadılar .
Ben de türklerin buraya gelişini 1000lerden biraz öncelere dayandırıyorum .

Mordoth , yanlış anlama..:) Barbar , nedir ! Barbarlık - Türkler nedir...!

Bizim algıladığımız manada Barbar olmayan millet gelmişmidir yeryüzüne acaba !

Gelmiş geçmiş en büyük Barbarlık hadiseleri Avrupadan çıkmıştır bugüne kadar..!

Mordoth
05-07-06, 21:53
Ben Türklere çoğu kez barbar gözüyle baktım , Moğolları bir millet persfektifinde incelemek bile bence yersiz , Crooked Eyed Zionos . :D
Türklerin de elbet ovalara ve dağlara hakim olmak için 1 medeniyet geliştirdikleri muhakkak .
Bizans 'a falan ayırdıktan sonra koca Romayı , ROma'ya girmemişler Türkler .
Girseler Hrstiianlık falan olmazdı da zaten... Atilla'nın kadınlara bu denli düşkün olması , hükümdarların meşru - gayrı meşru haremler kurması sizce medeniyet midir ?
Müslümanların sırf ümmetten diye kapılarına dayanıp askere alınması ve tanımadığı elemanlarla sırf sultanın isteği doğrultusunda savaştırılması ve o savaş meydanlarında harcanması medeniyet midir ?

Mordoth
05-07-06, 21:56
ali_beg
Günümüz en medeni (!) görünen İsveçlilerin ataları Vikingler - Ostrogotlar idi ve Trondheim ismi de Vikingceden gelmedir . Türkler vikinglere daha medeni barbarlar oldukları için , biraz daha farklı bakış açılarını aşılamış , yeryer savaşmışlardır . ingiliz adasında ırkçı katliamlar yapmışlardır .
King Richard diye efsaneleşmesinin sebebi ,barbarları kovmuş olmasıdır . Zaten ondan sonra , Çivitler ve Anglasyanlar birleşti ve İNGİLİZLERİ oluşturdu.
Barbar olmak kötü birşey değil , göçebe hayat bir kere tuhaf birşey . Avrupa medeniydi demedim ki :D

ali beg
05-07-06, 21:58
Ben Türklere çoğu kez barbar gözüyle baktım , Moğolları bir millet persfektifinde incelemek bile bence yersiz , Crooked Eyed Zionos . :D
Türklerin de elbet ovalara ve dağlara hakim olmak için 1 medeniyet geliştirdikleri muhakkak .
Bizans 'a falan ayırdıktan sonra koca Romayı , ROma'ya girmemişler Türkler .
Girseler Hrstiianlık falan olmazdı da zaten... Atilla'nın kadınlara bu denli düşkün olması , hükümdarların meşru - gayrı meşru haremler kurması sizce medeniyet midir ?
Müslümanların sırf ümmetten diye kapılarına dayanıp askere alınması ve tanımadığı elemanlarla sırf sultanın isteği doğrultusunda savaştırılması ve o savaş meydanlarında harcanması medeniyet midir ?



Yaşanılan çağın gerçekleridir derim..:) Türkler inançlarından dolayı kimseyi yakmadı örneğin Çoğaltılabilir...Selçukluda,Osmanlıda Müslüman olmayan tebaya inanç özgürlüğünü sağladı..tabii kimse sütten çıkmış ak kaşık değil.

ali beg
05-07-06, 22:05
Barbar olmak kötü birşey değil , göçebe hayat bir kere tuhaf birşey . Avrupa medeniydi demedim ki .

Barbar Kelimesi Avrupa , ( eski Yunan , da Yunan olmayan...! ) kökenli !:)

agovic75
05-07-06, 22:06
MEVZUYA KATKISI OLABİLİR DİYE BİR SOYKIRIMLAR TARİHİ
> >"Dünyada soykırımının bilançosu"
> >
> >1. Jozef Stalin (Rusya, 1934-39), 13 milyon mülteci ve 100
binlerce ölü.
> >
> >2. Adolf Hitler (Almanya,1939-1945), 12 milyon mülteci ve 2
milyon ölü
> >ve kayıp.
> >
> >3. Mao Tze Dong (Çin, 1966-1969), 11 milyon kişiye kültürel
> >asimilasyon
> >ve toplama kamplarında sayısı belli olmayan ölü ve kayıplar.
> >
> >4.
>İspanyol ve Amerikalı Kaşifler (Amerika,1492-1800), 7.9 milyon
> >ölü
> >ve kayıp.
> >
> >5. Hideki Tojo (Japonya, 1941-1944), 5 milyon ölü ve kayıp.
> >
> >6. Pol Pot (Kamboçya, 1975-1979), 1.7 milyon ölü ve kayıp.
> >
> >7. Kim Il Sung (Kuzey Kore, 1948-1994), 1.6 milyon mülteci ve
> >toplama
> >kamplarında ölü ve kayıp.
> >
> >8. Menghitsu (Etopya, 1975-1978), 1.5 milyon ölü ve kayıp.
> >
> >9. Charles DeGaulle (Cezayir, 1954-1962), 1 milyon ölü ve kayıp.
> >
> >10. Yakubu Gowon (Biafra, 1967-1970), 1 milyon ölü ve kayıp.
> >
> >11. Leonid Brezhnev (Afganistan, 1979-1982), 900 bin ölü ve kayıp.
> >
> >12. Jean Kambanda (Ruanda, 1994), 800 bin ölü ve kayıp.
> >
> >13. İngiliz Krallığı (Avustralya, 1849-1938), 719 bin ölü ve
kayıp, 100
> >bin mülteci
> >
> >14. Suharto (Doğu
>Timor, 1976-98), 600 bin ölü ve kayıp
> >
> >15. Saddam Hüseyin (Iran ve Kuzey Irak 1980-1990) 600 bin ölü ve
kayıp.
> >
> >16. Yahya Khan (Pakistan, 1971 ve Banglades,1990), 500 bin ölü ve
kayıp.
> >
> >17. Savimbi (Angola, 1975-2002), 400 bin ölü ve kayıp.
> >
> >18. Molla Ömer - Taliban (Afganistan, 1986-2001), 400 bin ölü ve
kayıp.
> >
> >19. Idi Amin (Uganda, 1969-1979), 300 bin ölü ve kayıp.
> >
> >20. Mussolini (Etiyopya,Yugoslavya 1936), 300 bin ölü ve kayıp.
> >
> >21. Danimarka (1945), 250 bin Alman Mülteci ölüme terk edildi.
> >
> >22. Mobutu Sese Seko (Zaire, 1965-1997), 250 bin ölü ve kayıp,
200 bin
> >mülteci
> >
> >23. Charles Taylor (Liberya, 1989-1996), 220 bin ölü ve kayıp.
> >
> >24. Foday Sankoh (Sierra Leone, 1991-2000), 200 bin ölü ve
>kayıp.
> >
> >25. Amerika (Almanya Dresden,1943-1945), 200 bin sivil ölü
> >(Dresden'e
> >sığınan siviller)
> >
> >26. S. Miloşevic (Yugoslavya,1992-96), 180 bin ölü ve kayıp.
> >
> >27. Michel Micombero (Burundi, 1972), 150 bin ölü ve kayıp.
> >
> >28. Amerika (Hiroşima- Nagazaki 1944), 135 bin ölü atom bombası
ile bu
> >şehirler yok edildi.
> >
> >29. Almanya (Namibya 1891), 117 bin ölü / kayıp, 15 bin mülteci.
> >
> >30. Hassan Turabi (Sudan, 1989-1999), 100 bin ölü ve kayıp.
> >
> >31. Richard Nixon (Vietnam, 1969-1974), 70 bin ölü ve kayıp.
> >
> >32. Papa Doc Duvalier (Haiti, 1957-1971), 60 bin ölü ve kayıp.
> >
> >33. Marcos (Filipinler), 50 bin ölü ve kayıp.
> >
> >34. Vladimir Ilich Lenin (Rusya, 1917-1920), 30 bin muhalif infaz
edildi.
> >
> >35. Francisco Franco
>(İspanya), 30 bin muhalif infaz edildi.
> >
> >36. Lyndon Johnson (Vietnam, 1963-1968), 30 bin ölü ve kayıp.
> >
> >37. Hafiz Esad (Suriye 1980-2000), 25 bin ölü ve kayıp.
> >
> >38. Eski Yugoslavya (1995 Bosna-Hersek), 15 bin ölü, 7.500 kayıp,
45 bin mülteci
> >
> >39. Usama bin Ladin(Dünya çapında,1991-2001) 4 bin ölü ve kayıp.
> >
> >40. Sierra Leone, 80 bin mülteci, kayıp rakamı belli değil.
> >
> >41. Kıbrıs (1912-1974) 25 bin sivil mülteci, bin'i aşkın ölü, yüz
İngiliz ölü
> >
> >42. Yunanistan (Batı Trakya,1923-1990), 400 bin mülteci evlerini
terk
> >etti.
> >
> >43. Bulgaristan (1970-1989), 360 bin mülteci kültürel asimilasyon
sonucu evlerin terk etti, bin kişi toplama kamplarına alındı.
> >
> >44. Norveç 1920-1930, Tatar göçmenleri kısırlaştırma ve toplama
kamplarında
>izole etme."
> >
> >Listeyi daha da uzatabiliriz.
> >
> >Evet klasik bir söylemle Amerika'daki Kızılderililer'i, İnka ve
Maya uygarlıklarını biz yok etmedik.
> >
> >Afrika'da milyonlarca zenciyi yerlerinden yurtlarından edip köle
diye
> >biz pazarlamadık. Bu pazarlamadan bizim din adamlarımız komisyon
almadı.
> >
> >1492-1800 yılları arasında Gore Adası üzerinden yapılan köle
> >transferlerinde gemilerde yüz milyona yakın zencinin ölümüne biz
sebep
> >olmadık. Ki o dönemde İspanya'nın nüfusu 11 milyon İngiltere'nin
ki 7
> >milyondur.
> >
> >Birincisinde doğrudan bizim üzerimizden ikincisinde bizim
mirasımız üzerinden batının yürüttüğü iki dünya savaşında elli
milyon insanın ölümüne biz neden olmadık.
> >
> >İngiliz sanayine Pazar açmak için binlerce
>Hintli ustanın ellerini
> >biz
> >kesmedik.
> >
> >Çin'de insanlara afyon içmeyi biz mecbur etmedik. Afyon Savaşı'nı
biz
> >çıkarmadık.
> >
> >Vietnam'da kirli bir savaşı biz yürütmedik.
> >
> >Papa Urban'ın kışkırtmalarıyla başlayan Haçlı Seferleri'nde daha
yola
> >çıkmadan önce Yahudiler'i biz katletmedik. Yolda uğradı kları
> >İstanbul'da kendi dindaşlarımızı ve kenti biz yağmalamadık.
> >
> >Kudüs'e ulaştığımızda insanları kılıçtan biz geçirmedik.
Havralarına sığınmış Yahudileri biz yakmadık.
> >
> >Ne Kudüs'ü ilk fetheden Hz. Ömer ve O'nun kumandanları ne sonra
haçlıların
> >elinden kenti yeniden alan Selahaddin EYYÜBİ herhangi bir katliam
yapmadı.

Mordoth
05-07-06, 22:07
Evet , hatta barbar kelimesi Romalı bazı halklar 'ın bu yabancı insanların kendi arasında " Bar - bar " seslerini duyduklarından ötürü de kullandıkları söylenegelmiş .
Bugün bize barbar diyen avrupa da ondan ötürü Avrupa da barbardı diyorum :)
Agoviç soydaş
acaba barbarlık sırf insanları katletmekle mi idrak olunur .
Ben Onlara da barbar diyorum zaten.
Ama günümüz Türkiyeli insanlarının eski Türklerle çoğunlukla alakası kalmamıştır ve Büyük bir İSLAM , Bürokrasi ve yerleşik kültürüyle kavrulmuşlardır.
Onlar eskidenmiş .

adal?
05-07-06, 22:09
Tarihtte ilk "Kimyasal sillah"ı Moğol hükümdar Cengiz(duruma göre ,Türk değil Moğol,duruma göre safkan Türk)Han kullanmış.Nasıl mı:Kuşattığı kaleye mancınıkla Veba dan ölmüş insan fırlatarak...

agovic75
05-07-06, 22:16
Evet , hatta barbar kelimesi Romalı bazı halklar 'ın bu yabancı insanların kendi arasında " Bar - bar " seslerini duyduklarından ötürü de kullandıkları söylenegelmiş .
Bugün bize barbar diyen avrupa da ondan ötürü Avrupa da barbardı diyorum :)
Agoviç soydaş
acaba barbarlık sırf insanları katletmekle mi idrak olunur .
Ben Onlara da barbar diyorum zaten.
Ama günümüz Türkiyeli insanlarının eski Türklerle çoğunlukla alakası kalmamıştır ve Büyük bir İSLAM , Bürokrasi ve yerleşik kültürüyle kavrulmuşlardır.
Onlar eskidenmiş .

BEN MESAJIMIN BAŞINDA YORUM YAPMAYIP YARARLI OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNDÜĞÜM İÇİN YAYINLADIĞIMI SÖYLEDİM ZATEN.

Mordoth
07-07-06, 12:32
Ne ayrımcıyım , ne de provokatörüm ! Eski bir BOşnak krallığının soyundan geliyorum , dolayısıyla aklı başında , beyinli ya da BEYİNSİZ olan her Boşnağın üstünde bir sorumluluk bıratı büyük dedem bizlere .
Sizler gibi sorumsuz ve Jugo yanlısı elemanlar var oldukça daha çoooook Srebrenica yaşar bizim millet . O bayraktaki renklerin hiçbir anlamı yoktur,tek manası komünizm ve helenizm birleşimi , asimile 5 para etmez etnisiteleri bir arada tutmak .
HaLKLARIN Kardeşliği savusunu söyleyen Günümüz DTP si yani PKKsıdır . Ben Boşnak olup Bölücüleri destekleyen elemanları zaten bizden kabul etmiyorum , Hiçbir Allah'ın yarattığı da birbirine eşit olamaz . Sen kendi tipine bak , bir de soydaşının tipine bak onlar bile farklı farklı yaratılmış .
Karşında HERHANGİ BİR BOŞNAK soydaşın yok senin , hala da bunu söylüyorum , bunu hiç kimseyi hakir görmek ...vb için falan söylemedim ben . O sözün arkasındayım , çünki sizler gibi narkoz yiyip kafayı bulmuş bir milleti düşünecek 2. bir manevi otoriye yok . Kiminiz Srplara özenir , kiminiz mürteci olur ... İşte bunlarla cebelleşmek SADECE bizlere düşüyor , kimse de dönüp bu meselelerle ilgilenmez ! Sen dahil dostum .Külhanbeyi falan değilim , zaten öyle bir tavır izlemeye ihtiyacım yok ,istediğim yerde istediğim zaman istediğim kişiyi buldurabilirim . Öyle niyetimi belli etmeme falan gerek yok .

Boşnakça çevirini de kendin yap dostum , tekrar ediyorum KİMSE BOŞNAKÇA BİLMEYE MESUL DEĞİLDİR , TÜRKÇE KONUŞ FORUMDA . BEN BOŞNAKÇA BİLMİYORUM . ( Ama öğreniyorum , o ayrı mevzu )

@muzo
Sevgili dostum , kimseyi aşağılamak falan diğil amacım . İŞTE GÖZÜNÜZÜN ÖNÜNDE GERÇEKLER ; BATTI GİTTİ ATEİZM imparatorluğu.
Boşnakların oradaki konumu zencilerin ABD deki konumundaydı .
Bugünün bosnasında da KİLİSEDEN VE KARA PAPAZLARDAN TAMAMEN UZAK bir toplum istiyorum , yani her metrekaresi Boşnaklara ait olacak .
Zaten çoğunuzun anlamak istemediği ,TARİH boyunca biz bu gavurlardan çektik , hala onlarla yaşamı isteyen Srebnenicaya gebe olan katil ruhlu mazoşist , Anti - boşnak Jugo culardır .
Allah Jugo 'yu Müslümanların duasıyla batırdı , KAhretti
TR ile Jugo arasında hiçbir alaka ve ilgi göremedim ayrıca :)

sejkic
07-07-06, 13:13
mordoth , boşnak krallığından bahsetmişsin, anlatsana soyunu, kimlerdir???
soyadın nedir?

Mordoth
07-07-06, 13:21
Soyadım Türkiyeye gelince değiştirildi .
Markovichlerdenim , Bosnasancak sitesini keşfetmeden önce onu dahi araştırma gereksinimi hissetmemiştim .
BOşnaklarla bir arada olunca tekrar bu meselelerin önemi ve hayatımdaki önceliğini hissettiğim için, başka boşnaklarla da bağlantılarımı güçlendirdim . Şu anda Bosna - Travnikte , Kosova da , Üsküpte dahi benimle birlikte hareket eden çok insanla irtibat kurdum .
1900 başları - Kont Andrassy 'e Direnen boşnaklar ( Avusturyalılar ve Hrvatlara ) tekrar Dalmaçya kıyılarını kurtardılar . Burada bir krallık kuruldu ve ora'nın yerel , müslüman ailelerinden biri olan Goran Markovich Bu devletin başına geçti , başlangıçta Prenslik mahiyetinde kuruldu .
İtalya, Rusya , Austro -Almanya , Osmanlı ve Fransa ile Bağlantılarımız , maslahatgüzarlıklarımız varmış . Ama avrupa yeni doğacak bir Müslüman devletini Hersekte istemediğinden , Avusturyaya tam gaz veren İngiliz Katolik cemaati , büyük bir katliamı daha finanse etmiş ve oradaki insanları sürdürmüş , yarısını da büyük bir katliama maruz bırakmış . Büyük Dedem Goran ise Polonya ve birçok ülkeye sürgün edilmiş , sürünmüş ...
Daha uzun bir hayat öyküsü var ailemizin . ( Dedem , prenslikten sürülünce Türklerle de evlenebilme serbestliği getirmiş . )

adal?
07-07-06, 19:33
Ne ayrımcıyım , ne de provokatörüm ! Eski bir BOşnak krallığının soyundan geliyorum , dolayısıyla aklı başında , beyinli ya da BEYİNSİZ olan her Boşnağın üstünde bir sorumluluk bıratı büyük dedem bizlere .
Sizler gibi sorumsuz ve Jugo yanlısı elemanlar var oldukça daha çoooook Srebrenica yaşar bizim millet . O bayraktaki renklerin hiçbir anlamı yoktur,tek manası komünizm ve helenizm birleşimi , asimile 5 para etmez etnisiteleri bir arada tutmak .
HaLKLARIN Kardeşliği savusunu söyleyen Günümüz DTP si yani PKKsıdır . Ben Boşnak olup Bölücüleri destekleyen elemanları zaten bizden kabul etmiyorum , Hiçbir Allah'ın yarattığı da birbirine eşit olamaz . Sen kendi tipine bak , bir de soydaşının tipine bak onlar bile farklı farklı yaratılmış .
Karşında HERHANGİ BİR BOŞNAK soydaşın yok senin , hala da bunu söylüyorum , bunu hiç kimseyi hakir görmek ...vb için falan söylemedim ben . O sözün arkasındayım , çünki sizler gibi narkoz yiyip kafayı bulmuş bir milleti düşünecek 2. bir manevi otoriye yok . Kiminiz Srplara özenir , kiminiz mürteci olur ... İşte bunlarla cebelleşmek SADECE bizlere düşüyor , kimse de dönüp bu meselelerle ilgilenmez ! Sen dahil dostum .Külhanbeyi falan değilim , zaten öyle bir tavır izlemeye ihtiyacım yok ,istediğim yerde istediğim zaman istediğim kişiyi buldurabilirim . Öyle niyetimi belli etmeme falan gerek yok .

Boşnakça çevirini de kendin yap dostum , tekrar ediyorum KİMSE BOŞNAKÇA BİLMEYE MESUL DEĞİLDİR , TÜRKÇE KONUŞ FORUMDA . BEN BOŞNAKÇA BİLMİYORUM . ( Ama öğreniyorum , o ayrı mevzu )

@muzo
Sevgili dostum , kimseyi aşağılamak falan diğil amacım . İŞTE GÖZÜNÜZÜN ÖNÜNDE GERÇEKLER ; BATTI GİTTİ ATEİZM imparatorluğu.
Boşnakların oradaki konumu zencilerin ABD deki konumundaydı .
Bugünün bosnasında da KİLİSEDEN VE KARA PAPAZLARDAN TAMAMEN UZAK bir toplum istiyorum , yani her metrekaresi Boşnaklara ait olacak .
Zaten çoğunuzun anlamak istemediği ,TARİH boyunca biz bu gavurlardan çektik , hala onlarla yaşamı isteyen Srebnenicaya gebe olan katil ruhlu mazoşist , Anti - boşnak Jugo culardır .
Allah Jugo 'yu Müslümanların duasıyla batırdı , KAhretti
TR ile Jugo arasında hiçbir alaka ve ilgi göremedim ayrıca :)
Saygıdeğer Haşmetmaap,tebaanızdan basit bir Boşnak olarak gerçekten merak ettim:İstediğinizi,istediğiniz yerden,istediğiniz zaman buldurabilmekle neyi kastediyorsunuz?İnsanlar sana cevap yazarken dikkatli mi olsunlar?Karşınızdakinin hiç bir özelliğini tasvip etmeyebilirsiniz,ancak saygılı olmak en basit insani melekedir.Çok mu rahatsız oldunuz,muhattap almazsınız olur,biter.Tehdit ederek kimseyi sindiremezsiniz...

Mordoth
07-07-06, 20:44
Saygıdeğer Haşmetmaap,tebaanızdan basit bir Boşnak olarak gerçekten merak ettim:İstediğinizi,istediğiniz yerden,istediğiniz zaman buldurabilmekle neyi kastediyorsunuz?İnsanlar sana cevap yazarken dikkatli mi olsunlar?Karşınızdakinin hiç bir özelliğini tasvip etmeyebilirsiniz,ancak saygılı olmak en basit insani melekedir.Çok mu rahatsız oldunuz,muhattap almazsınız olur,biter.Tehdit ederek kimseyi sindiremezsiniz...
Saffet_Candas Kardeş ,
Selamlar ve saygılar sunarım .
Evvela , buraya herkesle EŞİT konumda olduğumdan , herkesin derdini dinlemek istediğimden ve Türk Boşnaklarının genel düşüncelerini almak istediğimden geldim .
Yoksa çeşitli METODLARLA kimin hangi konuda ne düşündüğünü bilir , hedefte göstertirdim , fakat ben ne bir zorbayım , ne de kanuni yaptırımı olan bir zalim .
Artık bizden geçmiş, bizlere dedemiz sadece onlar üzerinde manevi bir göz olmamızı emretmiş yani . Kimse benim İNSANLARIM MİLLETİM veya ha'şa TEBAAM değildir :) Ben sizlerin mensup olduğu Türk Etnik gruplarından Slav kavminin mensubu onur sahibi bir Boşnağım .

Beni rahatsız eden ve hazmedemediğim tek şey , BOŞNAKLARA zulm eden , yüzyıllarca bizlerle ceng eden , kadınlarımızın ırzına geçen kara yosma papazları öven , yeri gelince de komünistlerin bizlere Müslüman Srp demesini kabullenen kimselerin inatla aynı şeyi düşünmesi . Halklar kardeş falan değildir , bu bir PKK sloganıdır . Hataya düşmeyin dostlarım .

Mordoth
08-07-06, 11:38
Bir Bosna kralının soyundan geldiğini iddia eden, buna rağmen Boşnakça bilmeyen, insanların Boşnaklıklarına helal getiren, onları Sırp yanlısı Pkk dostu ilan eden arkadaşımız açık provokasyon ve tehditlerin ile kimseyi sindiremezsin haberin ola! Dostum , ailemin yaşadığı sürgünü ve çektiği ızdırabı bilmeden , yani BENİ ve soyumun yaşadıklarını öğrenmeden yargı veremezsin , artı bu forum TÜRKÇEdir , Boşnakça da konuşun ama 3. neslin çoğu boşnakça bilmiyormuş .
Diyeceğim o'dur ki iddia falan benim işim değil . Sizler zaten yutsakta mideye oturucak tiplersiniz , jugo da Pkk ile aynı mantalitede kurulmuştu ,
Ben söylediğim gibi, kimseyi tehdit , sindirme güdüsünde değilim , sizlerin fikirlerini dinlemeye ve neden böyle düşündüğünüzü öğrenmeye geldim . Kendi milletimden insanları tehdit etmek beni 1 yere vardırmayacak ,bunu ben de biliyorum .
HATIRLATIR ,sizi uyarırım . Her ikiside yüzlerce Boşnağa etmediğini bırakmadı.

Site yöneticisi dostlarımız, fikirleri ya da avatarları yüzünden sürekli tehdit edildiği, hakarete maruz kaldığı bir sitede insanları nasıl tutacağınızı sorarım size? Bu yukarıdaki çıplak kral arkadaşımız hiçbir neden ve sebep olmadan bana saldırmıştır, tehditte bulunmuştur. Özenle seçilmiş kelimeler ile yapıcı bir şekilde yazdığım yazıma hakaret ve tehdit ile cevap aldım. Bunlari sizlerin gözü önünde daha önce de yaşadım! Bak işte ,hem kendiniz söylüyorsunuz hakaret ve tehdit (!) diye, hem de gösteremiyorsunuz , SENİ NEDEN TEHDİT EDEYİM ? Jugo bayrağına onlarca boşnak lanet ediyor , siz 3 - 5 iniz hariç Benim amacım neden bunları övdüğünüzü anlamak . Söyleyin de biz de Jugo ile ilgili 1 bayrak koyalım avatara .
Hakaret ve tehdit içeren cümleleri gösterin dostlar , buyrun .



Bu çirkinliklere bir son vermelisiniz diye düşünüyorum. Aksi takdirde inanın bana forum daha da çirkinleşecektir yukarıdaki arkadaşımız gibileri kendini kral sitedeki diğer kimseleri ise kendisinin tebası olarak görecektir!:D Dolayısıyla sitede huzur kalmayacak!
Umarım gerekli ilgi ve sağduyuyu göstereceksiniz, aksi takdirde sitenin bir ideolojisi olduğuna dair kanım kuvvetlenecektir ve bu sitede artık yazmayacağım! Eğer ki sitenin bir politik tavrı , ideolojisi ya da üyelerinde aradığı kıstaslar varsa lütfen bizi bunlardan haberdar edin ki bu bizim en doğal hakkımızdır!
Saygılarımla....

P.S: Çıplak kral bu benden aldığın son cevap dostum ya tarzını değiştirirsin ya da hiçbir zaman muhattabım olamazsın! Ayrıca sana bir Boşnak ağabeyinden tavsiye Boşnakça öğren;) yoksa Boşnakça dahi bilmeyen biri olarak kişilerin Boşnaklığına karar verme gibi gülünç durumlara düşersin!
Kimseye teba ...vb muamelesi yapmadım , herkesle eşit seviyedeyiz işte , onlarla konuşuyoruz , eğleniyoruz , fikren alışverişte bulunuyoruz , nesi varmış bunun ?
Boşnakça zaten öğreniyorum dostum , bir JUGOcudan tavsiye alacak kadar da düşmedik , ama büyüksündür yaşca eyvallah derim . Nice " BABA " lar tanırım gençlerden DAHA TOYDUR .
Sana Boşnak değilsin falan dediğim de yok ayrıca , kendi soyunu ve bu milletin kurduğu krallıklara da saygı göstermeyen HAÇ sempatizanlarına da sözüm sadece sana değil .
JUGO 'nun Boşnaklara ettiği TEK İYİ ŞEY GÖSTEREMEZSİN . TEK İYİ ŞEY DAHİ YOK . Jugo patladı , olan bizlere oldu , yine Avrupalılar birşey demedi işte , herkes bizleri kesti ..
Ama söyleyeyim dostum , şu an asabım biraz bozuk olduğundan biraz dengesiz yazıyorsam affola ama Juga Drogo Moj diyecek insanlar var oldukça 2. Srebrenicaları da , 3. Srebenicaları da çoook yaşarız , hiçbirimizin gıkı çıkmadan da hala iğrenç kiliselere , o balçık yuvalarına sempati duymalarına seyirci kalırız.

Mordoth
08-07-06, 13:15
be kardeşim insan üniversite okurda hiçmi politikaya merak salmaz?şu yazdıklarını bir oku kulaktan dolma politik söylemlerle bir yere varamazsın! halkların kardeşliği pkk,dtp.ye ait bir söylem değildir. tüm dünyanın savunduğu,evrensel bir söze hakaret edemezsin.boşnaklar jugonun zencileriyse,kürtleri bunun dışında nasıl tutabilirsin.mademki bu söylem kürtlere ait bir söylemse (halkların kardeşliği) kendi dilinden söylüyorsun! ateizm imparatorluğu diye bir imparatorluk nerede kurulmuştur*benim tarih bilgimmi zayıf yoksa!eski fransa cumhurbaşkanı mitterant ateistti atesit olarak gömüldü. fransa ateist olduğu için mitteranda karşı tavır almadı.sevgili dostum ben tekil kültür yerine çoğul kültürden yanayım.asıl iş anlamak gideni ve gelmekte olanı,çünkü o bir müthiş bahtiyarlıktı.bir zamanlar bir politikacımızın adriyetikten çin seddine kadar hayalleri vardı,neyseki senin hayallerin adriyatikteki limanlar kadarmış! seni faşizan duygularınla başbaşa bırakıyorum.ben yinede bir arada yaşamı savunalım diyorum. buradanda saffet candaş dostuma selam gönderiyorum.gönderiyorum.hvala saffete.
1- Tüm dünyanın savunduğu eylemsel söz , sadece sizlerin sözü olmasın ? Genel nasıl konuşabiliyorsun , bu sözü nasıl islamla falan da bağdaştırıyorsunuz anlamıyorum (geçmiş postlarda iliştirmişsiniz bu boş lakırdıları islamla )
Belli ki İSLAMİ bilgilerden yoksunsunuz , ilmihallerden , fıkıhlardan ve icma kitaplarından bihabersiniz ki İSLAM'ın insanlığa aşılamaya çalıştığı mesajları ateistlerin söylediği sözlerle geçiştiriyorsunuz .
Dünya onu söylemiyor , İNSANLAR EŞİT FALAN DEĞİLDİR ;OLAMAZDA . Kendi tipine bak , kardeşinin tipine bak , FARKLI FARKLI , en basit örnek .

FRANSA modelinden haberiniz mi var sanki ? Laik modellerde kimsenin dini , diyaneti ve vicdanı YARGILANAMAZ , ki bende bundan taraftarım !
Ateizmin imparatorluğu KABAK GİBİ KOMÜNİZM dir , Çünki MARXçı zihniyetler her zaman Materyalizm odaklıdır , yani insanları parya yapmak gibi birşey . Artı , dine afyon diyecek olanlar da biz inananlar değiliz ,değil mi dostum ?

--- Bir komünist olduğun benim bir Boşnak milliyetçisi olduğum halde bizlere ait olmayan İĞRENÇ " Fascismus " kökenli latince kelimeyi kullanmadan belli .
Senin gibi düşünmeyen herkes ölüp gebermeli , sizler sırpların - hrvatların kcağına oturup kaynaşmalısınız , öyle mi ? Biz en kötü deneyimimizi onlara yüz vererek , her haltı sineye çekerek zaten yaşadık, ailesinin yarısının irtibatını sağlayamamanın , halk'ının bir kısmının katlolunmuş ve sürgünde olmasının acısını siz komünistler mi bileceksiniz ?
Jugocular , hata içindesiniz . Çünkü ben SRP 'ın ve HRVAT'ın bizlerle olacağı HİÇBİR NOKTADA zenginlik , kültürel kompleks ( büyük bina anlamında ) vb göremiyorum , çünkü SRPLARIN DA HRVASTLARIN da bizlerle hiçbir bağı olmaması 1 yana , İNSANLIĞA DA HİÇbir hizmette bulunmamışlardır . TEK GÖRdüğümüz işte , Srebrenica , orada şehid olan yüzlerce müslüman'a acımazsınız , ölen srplar için göz yaşı döküp , kardeşlik safsatalrıyla ayakta uyutursunuz .
Meraklanmayın BU MİLLETTE SAHİPSİZ DEĞİL VE ONLARIN UYUTULMASINA 1 DAHA ASLA İZİN VERMEYECEK ÇOK GENÇ BOŞNAK VAR . ÜMİDİNİZİ YİTİRMEYİN muzo kardeş ;
SAYGILAR

Kurtanovic
11-07-06, 01:13
Size bu kadar kitaptan "bilimsel alıntı" yaptım...
Benim "peçenek" iddiamı zayıflatacak bir "karşı kaynak" yazamadığınız gibi...
Sadece duygusal itirazlarınızı "bilimsel görüşler" miş gibi yazıyorsunuz....
Bu arada islamda "ruhban" sınıfı yok...
"eski din adamı" olmanız size bir üstülük sağlamadığı gibi, biraz "prestij kaybına" yol açabilir...:)
Peçenek=Besenyök=Boşnijak=Boşnak
Boşnak Adı'nın kökeni gayet açık ve Türkçe üstelik...
Bu sevindirici bir tesadüf olsa gerek(Solcular için ise üzücü olmalı).
Yeteri kadar açık ve bilimsel olduğunu görmek için marks'ı okumak gerekmiyor...
Benden bu kadar...

bisevacmeho
11-07-06, 04:10
Boşnakların Peçenek, Avar veya başka bir Türk kavminden geldiğini iddia eden ve bu saçmalığa kendini gönülden inandıran arkadaşlar:

Hunlar zamanında gerçekleşitirilen kavim göçlerinde Avrupa'nın dört bir yanına türkler gitimşi ve burada yaşam sürmüşlerdir. Bu mantıktan yola çıakcak olursak Avrupa'daki her toplaumda Türklük olduğunu iddia edebiliriz.

Boşnaklar Slav ırkının müslüman olmuş kitlesidir. Muhakkak evlilik ve diğer sebeplerle karışmalar olmuştur ama köken itibariyle bu herkesin görmesi gereken biri gerçektir.

Boşnaklar yugoslavya'nın yıllar boyunca ana damarlarından biri olmuş ve gerek sırplar, gerekse hırvatlarla uyum içinde yaşamışlardır. Maalesef Tito'nun ölümünden sonra bazı aşırı grupların güç dengelerini sarsmalarıyla günümüze kadar gelinmiştir.

Boşnakların müslüman oluşu da Osmanlı'nın bölgede haikmiyetinin başlamasından sonradır.

Kimse makale alıntılarını tarihi delil olarak ortaya sunmasın.

Hele yaşı daha üniversite bile bitirmeye yetmeyen gençler araştırmadan, onun bunun laflarıyla esip gürlemesin.

Biliyorsa konuşsun, bilmiyorsan öğrenmeye çalışsın.

sejkic
11-07-06, 13:04
Dragi Suleyman abim, ben bilimsel ve kaynaklı cevap vermedimmi ya:)
vala sonkez yazıyorum, çok yazdım abi 1 senedir sayende peçenek ve boşnak tarihini incelettin bana, iyide oldu, sayende sağlam araştırma yaptık :)

Aşağıda yazacaklarım; belgelere dayandırılmış doğru olduğu kanıtlamış bilgilerdir. Bu belgeler doğrultusunda yorumlar bana aittir.

Boşnak ismi bosnadan gelmektedir, tam anlamıyla bosnalı anlamına gelmektedir.
Bu isim, Bosna ismi eski bir isimdir. bos=bosonog=bosante=bosna
bu isimlerin ilk telaffuzu 5. yuzyıla dayanır.
Bosante isminin tarihi kaynaklarda ilirya kökenli olduğuda söylenir. Olabilirde olmayabilirde, kesin bir bilgi değildir;

Ama kesin bir şey vardır, oda bosnaya ismini veren bosna nehridir. Bos boşnakçada yalınayak demektir ve bosna ve balkanlarda bütün nehir isimleride a ve na ekleriyle biter, sebebini bilmiorum, örneklerde şunlar '' bos+na, sav+a, dri+na, u+na, neretv+a saymakla bitmez, neredeyse bütün nehirler aynı ekler aynı fonetik kullanılarak adlandırılmışlardır. bos+na yalınayak geçilen nehir anlamında kullanılmıştır. Bu nehirde, bu ülkeye ve burada yaşayan insanlara adını vermiştir, denklem bu kadar basittir. denklem şudur ; bos=bosna=bosonog=boşnak

Boşnaklarda Bosnaya 5, ve 6, yuzyıllarda sırplar ve hırvatlardan zamanlama yakındır ama onlardan daha önce gelmişlerdir, tarihte yazılan ve unutulan veya unutturulmak istenen gerçeklerden biride budur, Boşnaklar Bosnaya ilk gelen slav kavmidir, sırplar ve hırvatlar 6, yuzyılda bosna ve balkanlara geldiklerinde karşılarında oraya çok daha önce yerleşmiş bir slav halkla karşılaşmışlardır, bu halkda Bizler yani BOŞNAKLARDIR.

Peçenekler balkan tarihinde 9,yuzyılda boy göstermeye başlamışlardır. Yani peçenekler avrupaya gelmeden 4yuzyıl önce oranın ismi yine bosnaydı. Kanıt aranılacaksa işte gerçek ve tek kanıt budur. besenyö=boşnak kuramının böylece yanlış bir kuram olduğunu bu kanıt gösterior, Ve de bu teoride çok düşündürücü olanda şudur, bulgarların yani Turk kavmi olan bulgarların slavlaşması ne kadar sürdü, yaklaşık 400-500 yıl sürdü, bu peçenekler; tarih kitapları yazar, turan ülküsüne gönülden bağlı peçenekler, 100 yıl gibi kısa bir sürede nasıl slavlaşırlar, hangi toplum kültürünü yüzyıl gibi bir sürede tamamen değiştirir, isimlerini, dilini unutur, bu imkansızdır, hatta imkansızın bile ötesindedir. Peçenekler sadece 1 yuzyılda boşnak olup dillerini, kültürlerinimi unuttular?
Gerçeği söylemek gerekirse, bugün gidin romanyaya, macaristana, ukraynaya, rusyaya, kafkaslara, bulgaristana Peçeneklerin gerçek torunları olan GAGAVUZLAR, GACALLAR, DELİORMANLILAR, ŞOPLAR nasıl kimliklerini ve kültürlerini korumuşlar görebilirsiniz, Bütün tarihçilerde onların peçeneklerin gerçek torunları olduğunu söylerler, ayrıca bu peçeneklerin gerçek torunları olan bu halklar balkanların gen havuzunda bulunan slav geninden de büyük bir parçayı yuzyıllar boyu orada yaşamalarından dolayı almışlardır yoksa Bir Türk asla kültürünü ve kimliğini bukadar çabuk bırakıp asimile olmaz, Bugün bile sırbistanda bile vardır ama çok azdır, oralarda yüzlerce köy ve kasabanın peçenek isimlerinden geldiğini görebilirsiniz, ben bunların hepsini derlemiş, bosnahersek.net sitesinde yayınlamıştım. Araştırıp görebilirsiniz. Romanya'dan bazı örnek yer adları (Teleorman, Dereh- lui (vadi), Turlui (tuı\u=tuz\u),Arges, Baragan, Cumana, Peçineaga, Carais- nan vb.) ile Romen dilinde mevcut Türkçe kelimelerden çoğu peçeneklerin hatı ralarıdır. 15.-16. yüzyıllardaki Romen devlet büyüklerinin halis Türkçe olan adları Akbaş, Akkuş, Bozdogan, Bilik, Berendey, Barak, Bars, Beğbars, Buga, Belçir, Kara, Kızıl, Kazan, Şişman, Temirtaş, Tok, Ötemiş bütün bunlar çok şey ifade eder. Peçenekler 1091 yılında bizanslılar ve kumanlar tarafından bu dediğim bölgelere dağıtılarak avrupa ve balkan tarihinden silinmişlerdir, çoğu romanyaya yerleştirilmiş olup, Macaristan'a gidenler Peşte çevresinde ve Fertö vilayetinde yerleştirildiler. Bir kısmı da Uzlar ve Kumanlarla karıştı. Gagavuzların , Gacalların, Makedonya'daki Megleno-Ulahlan ile Sofya etrafındaki Şop-Bulgarların Peçenek neslinden olduklarını söyleyebiliriz. Anadolu'da, Ukrayna, Romanya, Sırbistan, Rusya, Macaristan ve Kafkaslarda bazı yer adları ve halk efsanelerinde Peçeneklerin hatıraları yaşamaktadır. Osmanlının 1417 yılında aldığı Dobruca Devletinide bir araştırırsanız bakınız nelerle karşılaşacaksınız :)... Bunları ben deil özellikle Türk ve sonra Avrupalı tarihçiler söylüyor

Bosnada gotlar, iliryalılar, avarlar yaşamıştır demiştik, bu halklar, buraya gelen slav halk arasında erimiştir demiştik, Eski tarihte göç eden halklar, ıssız yerlere yerleşmemişlerdir. Bu bilgiyi daha önce yazmamıştım şimdi yazıorum, bosna jajce bölgesinde asya kökenli isimlere sahip insanlar yaşadığı söylenmiştir, bu insanlarında avarların torunları oldukları söylenmektedir, peçeneklerin deil (Avarlar Avrupa-Turk kavmidir). Bir tarihsel gerçekte Avar hakanlığının eski avrupaya etnik şekil vermiş bir hakanlık olduğudur, çünkü doğu avrupa halkları ya onlardan kaçmış başka bölgelere gitmiş, yada kaçanlardan boşalan yerlere gelmişler, Bütün slavların ve germenlerin ormanlardan çıkıp, savaşmaya teşvik eden avarlardır, buda slavların kuzeyden balkanlara gelmesine sebep olmuştur, Avarlar hep slavlarla ve germenlerle yanyana olmuşlardır, buda slavların got, avarların slav, gotlarında başka bir halk olmasına sebep olmaz heralde :) Obri sözcüğü slavlar tarafından avarlara verilen isimdir, bakınız obrovac avarlardan hatıradır. ( obrişi suze moja size bi yerlerden çağrışım yapar heralde, avarların gözyaşıyla birlikte anılması doğal tabii ki).
ANADOLU NASIL BİR MEDENİYETLER BEŞİĞİ İSE, BALKANLARDA KATIKSIZ BİR MEDENİYETLER BEŞİĞİDİR AKSİ İDDİA EDİLEMEZ , çok topluluk gelip gitmiştir, bu sadece bosna deil, bütün balkanlar için geçerlidir, Bizim Boşnaklar zamanında biz Got kökenliyiz bile demişlerdir :), bu kuramın saçmalık olduğunu hitler bizzat kendisi ifade etmiştir, bunları daha öncede anlatmıştım, Buraya yerleşen Boşnak unsurun, burada yaşayan küçük zümreleri içinde eritmesi çok doğaldır, sırf bu yuzden, Boşnaklar gotları içinde eritti diye got kökenlidir diyemeyiz, aynı şey avarlar içinde geçerlidir, iliryalılar içinde...( peçenekleri ayrı tutuyorum bosnada izleri yoktur, macaristan sınırındaki bir kasaba ismi dışında peçenek unsuruna rastlayamazsınız) Boşnaklar Boşnaktır, başka kökenleri yoktur, Slav kavminden, kendine munhasır bir millettir.

Boşnakların etnik geçmişi ile bilimsel araştırma şöyledir, Bosnadaki halkın genetik kodlarına kadar incelemişler, Bosnanın paleolitik döneme kadar yapılan incelemelerinde, ve Boşnakların genetik incelemelerinde 28 Y kromozomları ele alındığında ve 2005 yılında bakıldığında %70e kadar saflığını koruyabilmiş slav bir ırk olduğu ortaya çıkıyor, o geriye kalan %30luk karışımında, buraya geldiklerinde içlerinde erittikleri gotlar, avarlar, Bosnada yaşamış olan tarih öncesi en eski balkan halkları, iliryalılar, Osmanlı unsuru ve dinaric kafkas halkı kanı var, Bu dinarik kafkas unsurda hırvatlardan Boşnaklara geçen dinarik unsur. Boşnaklarda en büyük genetik hareketlilik Osmanlı döneminde Sancak bölgesinde yaşanmıştır. Bu benim fikrim veya teorim deil, bilimadamlarının araştırmaları sonucu ortaya çıkmış bir gerçektir.

Boşnaklarla uzak yakın ilişki yaşamış her millet Boşnakları kendine dahil etmek istiyor, bunu sırplar hırvatlar hala yapmaktalar, Turkiyede ise peçenek olarak teorilendiriliyor, bunu macarlarda bulgarlarda hatta italyanlarda :) yaparsa hiç şaşırmam, , bu azınlıklara karşı yapılan genel politikadır, tıpkı yunanlıların orada yaşayan değişik kökenden gelen azınlıkları kendi aidiyetine dayandırmak için geliştirdiği kuramlar gibi, bulgarların Türk azınlığa karşı yaptıkları gibi adlarını soyadlarını bile değiştirmeye kadar gittiler, pomaklara, torbeşlere, hatta çok komiktir yunanistanda yaşayan balkanların en eski halklarından olan arnavutlara bile yapılıyor,
pomaklar, goralılar, torbeşler geçmişleri hiç uzak olmayan, yakın tarihte etnik olarak karışan halklardan doğmuş, millet aidiyeti olmayan hiçbir zaman devlet kuramamış azınlıklardır, bizler BOŞNAKLAR gibi değildirler, unutulan çok çok önemli birşey var Boşnaklar azınlık bir millet değildirler, yaklaşık 1000 yıldır (400 yıllık devletsiz tarihi katmıyorum o dönemde hırvat ve sırp devletide yoktu), kendine ait ülkede yaşayan ve o ülkede akan bir nehir olan BOSONA:BOSONOG adından türemiş olan BOSNA isminde bir ülkeleri olan, kendi adını taşıyan BOŞNAK adını taşıyan bir millet, Bir milletin köklerini başka unsurlara dayandırmak okadar kolay olmayacaktır.

Son söz olarak Boşnaklara illa bir başka köken aramak zorunda olanları anlayamıyorum, boşnakların kökleri slav boşnaktır. Bilimsel, tarihsel, sosyal kanıtlanmış bitmiş, Ne sırptır, ne hırvattır, ne gottur, ne iliryalıdır, nede peçenektir, Boşnaklar Boşnaktır, başka kökenleri yoktur, Slav kavminden, kendine munhasır bir millettir.

Bu kadar tarih boyunca yüzlerce kez kıyıma uğrayıpta öldürülen horlanan, ama bunun üstüne paylaşılamayan, herkesin bizden dediği, dünyada tek halk BOŞNAK HALKI olmalı :):), çok trajikomik değilmi be arkadaş

sejkic
11-07-06, 13:15
PEÇENEKLERİN TORUNLARI GACALLAR, GAGAVUZLAR,

GACALLAR; Şumnu ve Razgrad Bulgarları bütün Türk köylülerine Gacal” ya da “Çitak” adı vermiş. Bu isim biraz küçültücü anlam, aşağılama anlamı taşıyormuş. Deliorman Türkleri bazı durumlarda Dobruca Türklerini “Gacallar” diye isimlendirmiş.Dobruca ve Karadeniz boylarına yerleşen Oğuz Türkmenleri, İlk Bulgarlar ve Gagavuzlar arasında Hıristiyanlık yayılmış. Deliorman’a yerleşen Peçenekler süreç içinde Gacallar ve Çitaklar adı verilerek Müslüman olarak kalmışlar. Bulgarlar, Türkler’e, Gacallar veya Çıtaklar diyor.Balkanlar’dan belirlenen sayılara göre toplam, 1 milyon 204 bin kişi çeşitli tarihlerde göçler nedeni ile Türkiye’ye gelmiştir. Bu nüfus kitlesi ile Türkiye’de bulunan Türk toplumu arasında bir problem çıkmamıştır. Bu iki kesim süreç içinde adeta bütünleşip tek ulus çatısı altında yer almıştır.

GAGAVUZLAR, Türkçe konuşan Ortodoks Türklerdir. Ukrayna'da, Moldovya'nın Bucak bölgesinde, İsmail ve Bender yörelerinde, Basarabya'da, Bulgaristan'ın Varna ve Balçık bölgelerinde, Romanya'nın Dobruca bölgesinde, 20 yüzyılın başlarından itibaren de Kazakistan'da Taşkent ve Fergana'da, Akyubinsk'te, Semipalantisk'te ve Balkanlar'ın bazı bölgelerinde yaşamaktadırlar. 20. yüzyılın başlarında bir kısmı Türkiye'ye yerleşmiş bunlardan bazıları Hıristiyanlığı'nı sürdürmüş, bazıları da İslamiyet'i seçmiştir. 20. yüzyılın başlarında Moşkov Gagavuz Türkleri'ni yaşadıkları bölge ve ülkelere göre şöyle gruplandırır : I) Makedon Gagavuzları: Makedonya'nın güney-doğusunda yaşarlar. II) Gacallar: Bulgaristan'ın Deliorman bölgesinde yaşayan Peçenek Türkleri'nin Müslüman olan torunlarıdır.
Gagavuz Türkçesi, Oğuz grubu Türk şivelerindendir; tarihi şivelerden Kıpçak ve Bulgar Türkçeleri ile yaşayan şivelerden Türkiye, Kırım Tatar, Karay Türkçeleriyle ve Balkan Türk ağızlarından aynı kendileri gibi Peçenekler'in torunları olan Gacal Türkleri'nin ağzıyla yakınlık göstermektedir.

Sonuç itibariyle soy bakımından, Gagauzlar Peçeneklerin ve Uzların bakiyesidır, akrabaları Gacallarda Peçeneklerin bakiyeleridir. Peçenekler Balkan sahnesinden garip bir biçimde yokolmamış kanıyla canıyla gagauz ve gacal olarak yaşamaktadır ve bu durumda onları boşnakların kökenleri üzerinde aramak garip olur.

fele
11-07-06, 22:03
merhaba arkadaşlar!
özür dilerim ama iki üç gündür izliyorum da; BOŞNAK'lığı ya bir ırk, ya bir medeniyet, ya da bir dine yakıştırmak istiyorsunuz.
efendim! biz boşnaklar, ne peçeneklere, ne gagavuzlara, ne kumanlara, ne uzanlara, hele hele macarlara hiç değil ilgimi
z yok.
( Macarlar der ki! En Ulu ,En Yüce Türkl biziz)

Biz boşnaklar, yıllarca macaristanın uhdesinde yaşadıysak? Macarlar bilmiyorlarmı idi türk kökenli olan boşnakların ne olduğunu?

Peki, Karaman Beyliği Oralara gitti ve türklüğü oraya götürdü deniyor.

halbuki oralarda hala şu anda türkçe konuşan var.



Ben gerçekten çok üzülüyorum. Eğer biz boşnak ''ız diyorsak; lütfen ister ateist, ister dindar (veya dinci), isterse de ne olursa olsun. önemli olan herkesin istediği gibi yaşamasıdır. aslolan budur (Yeni türkçe)

Bozkurt_Pomak
11-07-06, 22:54
Ben pomak Türküyüm.Bilindiği üzere Pomakların Kökeni Kuman-Kıpçak Türklerine dayanmaktadır.Pomaklar Bulgaristan da ilk yerleştikleri yere "Kumanova" adını vermişlerdir.Kuman göçü sadece Bulgaristanla sınırlı kalmamıştır.Bulgaristan dan,Yunanistana,Makedonya ya,Arnavutluğa,Bosna ve Sırbistana kadar yayılmıştır.Örnek verecek olursam.Benim Dedemin Dedesi(Baba tarafım)İşkodradan(Arnavutluktan)Bulgaristana göçmüşler vede oranın Pomaklarından.Yani demek istediğim şu Boşnakların Kuman-Kıpçak-Slav Karışımı olma ihtimali yüksek olabilir.

2.ci olarak;diyelim ki Boşnaklar Slav Kökenli Müslümanlar.Yinede benim gözümde bir Boşnağın Türkten farkı yoktur!Çünkü Türk,örf,adetlerini birebir yaşayan,Türkçe,Konuşan,Türkçe yaşayan,Osmanlı için kanlarını akıtan,Osmanlı Ordusunda önemli görevlere gelenler Boşnakların ta kendisidir.Dinleri uğruna,dilleri uğruna,Osmanlının emanetlerine sahip çıkma uğruna Balkanlarda katliama uğruyan yüzbinlerce şehit veren halk Boşnakların ta kendisidir.

Sonuç olarak benim gözümde bir Tatar,Kırgız,Kazak,Pomak(Kuman),Gagauz ne kadar Türkse,Boşnak Kardeşimde o kadar Türktür.

Saygılarımla...

muzo
12-07-06, 12:00
Dragi Suleyman abim, ben bilimsel ve kaynaklı cevap vermedimmi ya:)
vala sonkez yazıyorum, çok yazdım abi 1 senedir sayende peçenek ve boşnak tarihini incelettin bana, iyide oldu, sayende sağlam araştırma yaptık :)

Aşağıda yazacaklarım; belgelere dayandırılmış doğru olduğu kanıtlamış bilgilerdir. Bu belgeler doğrultusunda yorumlar bana aittir.

Boşnak ismi bosnadan gelmektedir, tam anlamıyla bosnalı anlamına gelmektedir.
Bu isim, Bosna ismi eski bir isimdir. bos=bosonog=bosante=bosna
bu isimlerin ilk telaffuzu 5. yuzyıla dayanır.
Bosante isminin tarihi kaynaklarda ilirya kökenli olduğuda söylenir. Olabilirde olmayabilirde, kesin bir bilgi değildir;

Ama kesin bir şey vardır, oda bosnaya ismini veren bosna nehridir. Bos boşnakçada yalınayak demektir ve bosna ve balkanlarda bütün nehir isimleride a ve na ekleriyle biter, sebebini bilmiorum, örneklerde şunlar '' bos+na, sav+a, dri+na, u+na, neretv+a saymakla bitmez, neredeyse bütün nehirler aynı ekler aynı fonetik kullanılarak adlandırılmışlardır. bos+na yalınayak geçilen nehir anlamında kullanılmıştır. Bu nehirde, bu ülkeye ve burada yaşayan insanlara adını vermiştir, denklem bu kadar basittir. denklem şudur ; bos=bosna=bosonog=boşnak

Boşnaklarda Bosnaya 5, ve 6, yuzyıllarda sırplar ve hırvatlardan zamanlama yakındır ama onlardan daha önce gelmişlerdir, tarihte yazılan ve unutulan veya unutturulmak istenen gerçeklerden biride budur, Boşnaklar Bosnaya ilk gelen slav kavmidir, sırplar ve hırvatlar 6, yuzyılda bosna ve balkanlara geldiklerinde karşılarında oraya çok daha önce yerleşmiş bir slav halkla karşılaşmışlardır, bu halkda Bizler yani BOŞNAKLARDIR.

Peçenekler balkan tarihinde 9,yuzyılda boy göstermeye başlamışlardır. Yani peçenekler avrupaya gelmeden 4yuzyıl önce oranın ismi yine bosnaydı. Kanıt aranılacaksa işte gerçek ve tek kanıt budur. besenyö=boşnak kuramının böylece yanlış bir kuram olduğunu bu kanıt gösterior, Ve de bu teoride çok düşündürücü olanda şudur, bulgarların yani Turk kavmi olan bulgarların slavlaşması ne kadar sürdü, yaklaşık 400-500 yıl sürdü, bu peçenekler; tarih kitapları yazar, turan ülküsüne gönülden bağlı peçenekler, 100 yıl gibi kısa bir sürede nasıl slavlaşırlar, hangi toplum kültürünü yüzyıl gibi bir sürede tamamen değiştirir, isimlerini, dilini unutur, bu imkansızdır, hatta imkansızın bile ötesindedir. Peçenekler sadece 1 yuzyılda boşnak olup dillerini, kültürlerinimi unuttular?
Gerçeği söylemek gerekirse, bugün gidin romanyaya, macaristana, ukraynaya, rusyaya, kafkaslara, bulgaristana Peçeneklerin gerçek torunları olan GAGAVUZLAR, GACALLAR, DELİORMANLILAR, ŞOPLAR nasıl kimliklerini ve kültürlerini korumuşlar görebilirsiniz, Bütün tarihçilerde onların peçeneklerin gerçek torunları olduğunu söylerler, ayrıca bu peçeneklerin gerçek torunları olan bu halklar balkanların gen havuzunda bulunan slav geninden de büyük bir parçayı yuzyıllar boyu orada yaşamalarından dolayı almışlardır yoksa Bir Türk asla kültürünü ve kimliğini bukadar çabuk bırakıp asimile olmaz, Bugün bile sırbistanda bile vardır ama çok azdır, oralarda yüzlerce köy ve kasabanın peçenek isimlerinden geldiğini görebilirsiniz, ben bunların hepsini derlemiş, bosnahersek.net sitesinde yayınlamıştım. Araştırıp görebilirsiniz. Romanya'dan bazı örnek yer adları (Teleorman, Dereh- lui (vadi), Turlui (tuı\u=tuz\u),Arges, Baragan, Cumana, Peçineaga, Carais- nan vb.) ile Romen dilinde mevcut Türkçe kelimelerden çoğu peçeneklerin hatı ralarıdır. 15.-16. yüzyıllardaki Romen devlet büyüklerinin halis Türkçe olan adları Akbaş, Akkuş, Bozdogan, Bilik, Berendey, Barak, Bars, Beğbars, Buga, Belçir, Kara, Kızıl, Kazan, Şişman, Temirtaş, Tok, Ötemiş bütün bunlar çok şey ifade eder. Peçenekler 1091 yılında bizanslılar ve kumanlar tarafından bu dediğim bölgelere dağıtılarak avrupa ve balkan tarihinden silinmişlerdir, çoğu romanyaya yerleştirilmiş olup, Macaristan'a gidenler Peşte çevresinde ve Fertö vilayetinde yerleştirildiler. Bir kısmı da Uzlar ve Kumanlarla karıştı. Gagavuzların , Gacalların, Makedonya'daki Megleno-Ulahlan ile Sofya etrafındaki Şop-Bulgarların Peçenek neslinden olduklarını söyleyebiliriz. Anadolu'da, Ukrayna, Romanya, Sırbistan, Rusya, Macaristan ve Kafkaslarda bazı yer adları ve halk efsanelerinde Peçeneklerin hatıraları yaşamaktadır. Osmanlının 1417 yılında aldığı Dobruca Devletinide bir araştırırsanız bakınız nelerle karşılaşacaksınız :)... Bunları ben deil özellikle Türk ve sonra Avrupalı tarihçiler söylüyor

Bosnada gotlar, iliryalılar, avarlar yaşamıştır demiştik, bu halklar, buraya gelen slav halk arasında erimiştir demiştik, Eski tarihte göç eden halklar, ıssız yerlere yerleşmemişlerdir. Bu bilgiyi daha önce yazmamıştım şimdi yazıorum, bosna jajce bölgesinde asya kökenli isimlere sahip insanlar yaşadığı söylenmiştir, bu insanlarında avarların torunları oldukları söylenmektedir, peçeneklerin deil (Avarlar Avrupa-Turk kavmidir). Bir tarihsel gerçekte Avar hakanlığının eski avrupaya etnik şekil vermiş bir hakanlık olduğudur, çünkü doğu avrupa halkları ya onlardan kaçmış başka bölgelere gitmiş, yada kaçanlardan boşalan yerlere gelmişler, Bütün slavların ve germenlerin ormanlardan çıkıp, savaşmaya teşvik eden avarlardır, buda slavların kuzeyden balkanlara gelmesine sebep olmuştur, Avarlar hep slavlarla ve germenlerle yanyana olmuşlardır, buda slavların got, avarların slav, gotlarında başka bir halk olmasına sebep olmaz heralde :) Obri sözcüğü slavlar tarafından avarlara verilen isimdir, bakınız obrovac avarlardan hatıradır. ( obrişi suze moja size bi yerlerden çağrışım yapar heralde, avarların gözyaşıyla birlikte anılması doğal tabii ki).
ANADOLU NASIL BİR MEDENİYETLER BEŞİĞİ İSE, BALKANLARDA KATIKSIZ BİR MEDENİYETLER BEŞİĞİDİR AKSİ İDDİA EDİLEMEZ , çok topluluk gelip gitmiştir, bu sadece bosna deil, bütün balkanlar için geçerlidir, Bizim Boşnaklar zamanında biz Got kökenliyiz bile demişlerdir :), bu kuramın saçmalık olduğunu hitler bizzat kendisi ifade etmiştir, bunları daha öncede anlatmıştım, Buraya yerleşen Boşnak unsurun, burada yaşayan küçük zümreleri içinde eritmesi çok doğaldır, sırf bu yuzden, Boşnaklar gotları içinde eritti diye got kökenlidir diyemeyiz, aynı şey avarlar içinde geçerlidir, iliryalılar içinde...( peçenekleri ayrı tutuyorum bosnada izleri yoktur, macaristan sınırındaki bir kasaba ismi dışında peçenek unsuruna rastlayamazsınız) Boşnaklar Boşnaktır, başka kökenleri yoktur, Slav kavminden, kendine munhasır bir millettir.

Boşnakların etnik geçmişi ile bilimsel araştırma şöyledir, Bosnadaki halkın genetik kodlarına kadar incelemişler, Bosnanın paleolitik döneme kadar yapılan incelemelerinde, ve Boşnakların genetik incelemelerinde 28 Y kromozomları ele alındığında ve 2005 yılında bakıldığında %70e kadar saflığını koruyabilmiş slav bir ırk olduğu ortaya çıkıyor, o geriye kalan %30luk karışımında, buraya geldiklerinde içlerinde erittikleri gotlar, avarlar, Bosnada yaşamış olan tarih öncesi en eski balkan halkları, iliryalılar, Osmanlı unsuru ve dinaric kafkas halkı kanı var, Bu dinarik kafkas unsurda hırvatlardan Boşnaklara geçen dinarik unsur. Boşnaklarda en büyük genetik hareketlilik Osmanlı döneminde Sancak bölgesinde yaşanmıştır. Bu benim fikrim veya teorim deil, bilimadamlarının araştırmaları sonucu ortaya çıkmış bir gerçektir.

Boşnaklarla uzak yakın ilişki yaşamış her millet Boşnakları kendine dahil etmek istiyor, bunu sırplar hırvatlar hala yapmaktalar, Turkiyede ise peçenek olarak teorilendiriliyor, bunu macarlarda bulgarlarda hatta italyanlarda :) yaparsa hiç şaşırmam, , bu azınlıklara karşı yapılan genel politikadır, tıpkı yunanlıların orada yaşayan değişik kökenden gelen azınlıkları kendi aidiyetine dayandırmak için geliştirdiği kuramlar gibi, bulgarların Türk azınlığa karşı yaptıkları gibi adlarını soyadlarını bile değiştirmeye kadar gittiler, pomaklara, torbeşlere, hatta çok komiktir yunanistanda yaşayan balkanların en eski halklarından olan arnavutlara bile yapılıyor,
pomaklar, goralılar, torbeşler geçmişleri hiç uzak olmayan, yakın tarihte etnik olarak karışan halklardan doğmuş, millet aidiyeti olmayan hiçbir zaman devlet kuramamış azınlıklardır, bizler BOŞNAKLAR gibi değildirler, unutulan çok çok önemli birşey var Boşnaklar azınlık bir millet değildirler, yaklaşık 1000 yıldır (400 yıllık devletsiz tarihi katmıyorum o dönemde hırvat ve sırp devletide yoktu), kendine ait ülkede yaşayan ve o ülkede akan bir nehir olan BOSONA:BOSONOG adından türemiş olan BOSNA isminde bir ülkeleri olan, kendi adını taşıyan BOŞNAK adını taşıyan bir millet, Bir milletin köklerini başka unsurlara dayandırmak okadar kolay olmayacaktır.

Son söz olarak Boşnaklara illa bir başka köken aramak zorunda olanları anlayamıyorum, boşnakların kökleri slav boşnaktır. Bilimsel, tarihsel, sosyal kanıtlanmış bitmiş, Ne sırptır, ne hırvattır, ne gottur, ne iliryalıdır, nede peçenektir, Boşnaklar Boşnaktır, başka kökenleri yoktur, Slav kavminden, kendine munhasır bir millettir.

Bu kadar tarih boyunca yüzlerce kez kıyıma uğrayıpta öldürülen horlanan, ama bunun üstüne paylaşılamayan, herkesin bizden dediği, dünyada tek halk BOŞNAK HALKI olmalı :):), çok trajikomik değilmi be arkadaş
sayın sejkiç bu konuda araştırmalarınıza saygı duyuyor,yazdıklarınızı mereak eden arkadaşlara tavsiye ediyorum.

Bozkurt_Pomak
12-07-06, 17:50
benim gözümde sen hem pomak hem türk olamazsın.


http://www.pomak.diyari.com/

Kardeşim bu yukarıda ki adresi iyi oku,ondan sonra Türk olup olmadığımızı anlarsın;)

ali beg
13-07-06, 14:11
[QUOTE=bisevacmeho;25886]Boşnakların Peçenek, Avar veya başka bir Türk kavminden geldiğini iddia eden ve bu saçmalığa kendini gönülden inandıran arkadaşlar:

Hunlar zamanında gerçekleşitirilen kavim göçlerinde Avrupa'nın dört bir yanına türkler gitimşi ve burada yaşam sürmüşlerdir. Bu mantıktan yola çıakcak olursak Avrupa'daki her toplaumda Türklük olduğunu iddia edebiliriz.

Avrupadaki her toplumda.. Türklük olmadığı bir Gerçek...!

Kavimler göçünü..( Hunlar..) hesaba kattığımız gibi Bütün göçlerin Hunlar ile sınırlı olmadığını unutmamalıyız.

Kurtanovic
13-07-06, 21:15
İtalya'nın Kuzeyi halklarında bol miktarda Hun ve Bulgar(Türk) Kanı var...
:)

Kurtanovic
13-07-06, 22:12
BU BİR GAZETE HABERİDİR, "BİLİMSEL" OLMAYABİLİR... :)

İtalyanların ataları Türkler miydi?

Türklere barbar diyen İtalyanlar şokta! Çünkü İtalyanların DNA'larının Türklerle yüzde 97 aynı özelliklere sahip olduğu kanıtlandı. Şimdi de İtalyanların ataları Etrüsklerin alfabelerinin Türkçe olduğu iddia ediliyor



Türklerle İtalyanların gerek fiziksel, gerekse karakter özellikleriyle birbirlerine çok benzedikleri hep konuşulur. Hatta Akdenizli bu iki ülkenin insanları hiç tanışmasalar da 40 yıllık dost gibidir. İlginçtir ki, İtalyan bilim çevreleri de son yıllarda atalarının Türk olup olmadığı yolundaki tartışmalarla çalkalanıyor. Tartışmaların ortasında ise Ön Türkler sınıfında yer alan Etrüskler yer alıyor. İtalya'nın en eski kültürünü oluşturan Etrüskler'in, MÖ 1000 yıllarında Avusturya Alpleri'nden Siena, Napoli ve Roma'ya kadar indikleri biliniyor. Parlak bir uygarlık oluşturduktan sonra ise MÖ 3. yüzyılda tarih sahnesinden siliniyorlar. Floransa'dan Napoli'ye kadar olan bölgeye de Etrürya deniliyor. Bu bölgede yaşayanlar kendilerinin Etrüsk olduklarını söylerken, Etrüskler, tarihin en gizemli kavimlerinden biri olarak sayıldığından, kökenleri konusundaki tartışmaların sonu gelmek bilmiyordu.

'EYVAH TÜRKLER GELİYOR...'
Etrüskler'e ait ilk yazılı belgeler 1780'de bulundu. Ancak Etrüskler'in hangi ırkı temsil ettiği eldeki tüm arkeolojik yazıtlara rağmen bir sırdı. Çünkü Latin harflerinin tıpa tıp benzeri olan harflerle yazılan Etrüsk yazılarını, hiçbir Batılı araştırmacı çözümleyememişti. Bu konuda araştırmalar yapan Toscana Üniversitesi, antik Etrüsk mezarlarındaki iskeletlerden DNA örnekleri alarak inceledi. Dünyadaki çeşitli ırklarla karşılaştırdı. Etrüskler'in DNA'sı Türklerinki ile yüzde 97 uyumlu çıktı. Yüzyıllardır Türkler için 'Barbar' diyen, hatta "Eyvah Türkler geliyor," sloganını ilk kez telafuz eden İtalyanlar, bu araştırmanın sonucu karşısında büyük bir şok yaşadılar. İtalyan bilim çevrelerinde bu konu büyük tartışmalara yol açarken, sanat tarihçisi ve etnolog Haluk Tarcan da dil bilimi ve arkeolojik kanıtları ortaya koyarak İtalyanların atalarının Türkler olduğunu iddia etti. Ön Türkler olarak bilinen Etrüskler'in, yaptığı araştırmalar sonucunda 'İtalyanların atası' olduğunu ispatladığını iddia eden Tarcan, bu konuda bir de kitap yayımladı. Kökenindeki Ön Türk Kültürünü Bilmeyen Avrupa Birliği adlı kitapta, İtalya'daki arkeolojik kazılarda ortaya çıkan yazıların Türkçe olduğu ileri sürülüyor. Yani Türkçe konuşup yazan Etrüskler'in DNA yapısından sonra, diliyle ve yazılarıyla da Türk oldukları iddia ediliyor.

ÇEYREK ASIRLIK ARAŞTIRMA
Fransa'daki Centre National de la Recherche Scientifique (Bilimsel Ulusal Araştırma Merkezi) ile Sorbonne Üniversitesi'nde araştırmalar yapan Tarcan, 1962'den, yani neredeyse çeyrek asırdan beri Ön Türkler'le ilgili araştırmalar yapıyor. Tarcan, Etrüskler'le ilgili olarak Kazak araştırmacı Kazım Mirşan'ın eserlerinden de faydalandı. Mirşan'ın 42 eserini okuyan ve yazılanlarla arkeolojik kazılarda ortaya çıkanları karşılaştıran Tarcan, "Eğer Orta Asya'da konuşulan Türkçe'yi bilmezseniz Etrüsk dilini çözemezsiniz. Orada tam 39 farklı lehçe var. Avrupalı araştırmacılar bu nedenle yıllarca Etrüsk yazılarını okuyamadılar. Çünkü Latin harfleri gibi okumaya kalktılar. Biz bulunan yazılı eserleri çözümledik. Türkçe karşılıklarını bulduk," diyor.


İki toplum arasındaki kültürel benzerlikler

Türklere barbar diyen İtalyanlar şokta! Çünkü İtalyanların DNA'larının Türklerle yüzde 97 aynı özelliklere sahip olduğu kanıtlandı. Şimdi de İtalyanların ataları Etrüsklerin alfabelerinin Türkçe olduğu iddia ediliyor

* Türkler yaptıkları forumla bir bey seçip ölülerini yakarlar. Ruh tanrıya atılır, gönderilir. Ruh tanrıya gidecek ölümsüzlüğe kavuşacaktır. Sonra yeryüzüne yeniden gelecektir. Ölümsüzlük Türkler'de mevcuttur.

* Ölüler ilk kez İtalya'da Etrüskler döneminde yakılmaya başlandı. Bu da Türklerin ateş kültünde önemli yer tutar.

* Villa Nova'da bulunan bir seramikte 'at-ata', 'Qağan' (Kağan) sözcüklerine rastlanıldı.

* Etrüskler, Roma uygarlığının temelini attılar. Bugün bile kullanılan şehir kanalizasyon sistemini kurdular.

* Etrüskler'in de destanlarında dişi bozkurt R. Asena var. Türklerin Orta Asya'dan çıkış efsanesinde de 'kurt' vardır.

* Roma Vulci mezarlığında bulunan yazıtlara göre Roma hukuku Etrüskler'e dayanıyor.

* Roma'daki 'forum' da Ön-Türkler'deki gibidir. Türkler kendilerinin Tanrı'dan geldiklerini kabul ederler. Aralarından bir 'buğ' seçerek bu forumları düzenlerler. Romalılar da bunu devam ettirdiler.


Alfabeleri Türk

Türklere barbar diyen İtalyanlar şokta! Çünkü İtalyanların DNA'larının Türklerle yüzde 97 aynı özelliklere sahip olduğu kanıtlandı. Şimdi de İtalyanların ataları Etrüsklerin alfabelerinin Türkçe olduğu iddia ediliyor



Kitabı şu an İngilizce'ye çevirilen Haluk Tarcan, kitabın Fransızca'ya da çevrilmesi için bilim çevrelerinden istek geldiğini belirtiyor. Tarcan, Etrüskleri şöyle anlatıyor: "Etrüskler üstün bir kültüre sahipti. Artık kendisine Etrüsk diyenler Türk köklerine sahip olduklarından emin olabilir. 1780'de Etrüskler ilk kez keşfedildiğinde Avrupa bilim çevreleri 'Kültürümüzün kökenini bulduk,' diye bayram etti. Ancak bu dili okuyamadılar. Türkçe'yi ise akıllarına getirmediler. Çünkü onlara göre 'barbar' olan bir ırkın devamı olmaları imkânsızdı." Etrüsklerin dilinde yer alan Oququ-Pult okuma işaretleri bir 'dizi'yi, yani alfabeyi gösteriyor. Etrüskler'de MÖ 700 yılına ait fildişinden yapılmış bir yazı tahtasının üst kenarında Marsiliana denilen Oququ-Pult var. Bu bir damga yazısı. Sağdan sola yazılıp, okunuyor. Avrupalılar bu şekilleri Latin alfabesiyle A-B-C gibi okumuşlardır. Halbuki Ön Türkçe'de harf yoktur 'damga' vardır. Her damga ayrı bir kavramı ifade eder. Avrupalılar bu yazıyı okuyamadığı için 'ölü bir kültüre ait' olduğunu söylediler ve konuyu kapattılar. Tarcan, Marsiliana yazı tahtasını örnek göstererek "Latin alfabesi aslında Türkçe'dir, yani Etrüsk alfabesidir," diyor.


Roma hukuku Etrüskler'den

Türklere barbar diyen İtalyanlar şokta! Çünkü İtalyanların DNA'larının Türklerle yüzde 97 aynı özelliklere sahip olduğu kanıtlandı. Şimdi de İtalyanların ataları Etrüsklerin alfabelerinin Türkçe olduğu iddia ediliyor



Roma Vulci mezarlığında bulunan bir lahitte Roma hukukuna temel olan bilgiler yer alıyor. Bir başka duvar resminde de Roma'daki demokrasinin varlığı anlatılıyor. Haluk Tarcan, Türkler'deki meclis ve karar verme organlarının bu levhalarda da bulunduğunu dile getiriyor. Mecliste reisin yanında karısının olmasını da önemli bir işaret sayıyor.


Yayın Tarihi: 08-07-2006
Link: http://www.sabah.com.tr/2006/07/08/cpsabah/yas108-20060708-101.html

LİNKE BAKIN İLGİNÇ RESİMLER GÖRECEKSİNİZ...:)

Kurtanovic
22-07-06, 06:43
Etrüskler meselesi için ayrı bir başlık açılması lazım aslında...
Bu Etrüskler meselesi biraz Arnavutlar ile diyalogları da zenginleştirebilir aslında.
Türkçenin 5 bin Yılı adlı bir kitapta Etrüsk-Arnavut baglantısı ile ilgili bir paragraf vardı...
Konun meraklıları bilirler...Etrüskleirn Anadolu'dan İtalya'ya gelmelerinden sonra ROma ortaya çıkar ve Romus-Romulus Kardeşlerin hikayesi ile eski Türkler'deki "kurt totemi" ilginç bir "tesadüfi" benzerlik arzeder...
Bildiğim kadarıyla Etrüsk yazısının harflerinin Türk alfabesiyle ilintisini vurgulayan uluslararsı(italyan veya abd) bir site gördüğümü hatırlıyorum...
Dili ingilizce ve Etrüsk yazılarını da veren güzel hazırlanmış bir siteydi...
Bunlar "taze mevzular" ancak Hun-Bulgar yerleşmeleri kesin ve belgelidir...
Roma'nın kuzeyinden itibaren yoğun bir Türk/Bulgar nüfus vardır...
Hatta Bulgar/İtalyan Dostluk dernekleri bile kurmuşlar...Merak eden internetten araştırabilirler...

bihter_kaya
22-07-06, 14:41
bu konuda çok fazla yayına ulaşıp araştıramadım ama en son okuduğum kitapta boşnakları müslümanlığı kabul etmiş hırvatlar olarak kabul ediyor.aslında çok iyi bir araştırma ve tarih kitabı. bi tarih hocamdan bana bu konuda bilgi vermesini veya kitep önermesini istediğimdede bana slav tarihiyle ilgilenmem gerektiğini söylemişti.

bu konudaki bilgilerinizi sabırsızlıkla bekliyorum

kifla
23-07-06, 10:22
Dragi Suleyman abim, ben bilimsel ve kaynaklı cevap vermedimmi ya:)
vala sonkez yazıyorum, çok yazdım abi 1 senedir sayende peçenek ve boşnak tarihini incelettin bana, iyide oldu, sayende sağlam araştırma yaptık :)

Aşağıda yazacaklarım; belgelere dayandırılmış doğru olduğu kanıtlamış bilgilerdir. Bu belgeler doğrultusunda yorumlar bana aittir.

Boşnak ismi bosnadan gelmektedir, tam anlamıyla bosnalı anlamına gelmektedir.
Bu isim, Bosna ismi eski bir isimdir. bos=bosonog=bosante=bosna
bu isimlerin ilk telaffuzu 5. yuzyıla dayanır.
Bosante isminin tarihi kaynaklarda ilirya kökenli olduğuda söylenir. Olabilirde olmayabilirde, kesin bir bilgi değildir;

Ama kesin bir şey vardır, oda bosnaya ismini veren bosna nehridir. Bos boşnakçada yalınayak demektir ve bosna ve balkanlarda bütün nehir isimleride a ve na ekleriyle biter, sebebini bilmiorum, örneklerde şunlar '' bos+na, sav+a, dri+na, u+na, neretv+a saymakla bitmez, neredeyse bütün nehirler aynı ekler aynı fonetik kullanılarak adlandırılmışlardır. bos+na yalınayak geçilen nehir anlamında kullanılmıştır. Bu nehirde, bu ülkeye ve burada yaşayan insanlara adını vermiştir, denklem bu kadar basittir. denklem şudur ; bos=bosna=bosonog=boşnak

Boşnaklarda Bosnaya 5, ve 6, yuzyıllarda sırplar ve hırvatlardan zamanlama yakındır ama onlardan daha önce gelmişlerdir, tarihte yazılan ve unutulan veya unutturulmak istenen gerçeklerden biride budur, Boşnaklar Bosnaya ilk gelen slav kavmidir, sırplar ve hırvatlar 6, yuzyılda bosna ve balkanlara geldiklerinde karşılarında oraya çok daha önce yerleşmiş bir slav halkla karşılaşmışlardır, bu halkda Bizler yani BOŞNAKLARDIR.

Peçenekler balkan tarihinde 9,yuzyılda boy göstermeye başlamışlardır. Yani peçenekler avrupaya gelmeden 4yuzyıl önce oranın ismi yine bosnaydı. Kanıt aranılacaksa işte gerçek ve tek kanıt budur. besenyö=boşnak kuramının böylece yanlış bir kuram olduğunu bu kanıt gösterior, Ve de bu teoride çok düşündürücü olanda şudur, bulgarların yani Turk kavmi olan bulgarların slavlaşması ne kadar sürdü, yaklaşık 400-500 yıl sürdü, bu peçenekler; tarih kitapları yazar, turan ülküsüne gönülden bağlı peçenekler, 100 yıl gibi kısa bir sürede nasıl slavlaşırlar, hangi toplum kültürünü yüzyıl gibi bir sürede tamamen değiştirir, isimlerini, dilini unutur, bu imkansızdır, hatta imkansızın bile ötesindedir. Peçenekler sadece 1 yuzyılda boşnak olup dillerini, kültürlerinimi unuttular?
Gerçeği söylemek gerekirse, bugün gidin romanyaya, macaristana, ukraynaya, rusyaya, kafkaslara, bulgaristana Peçeneklerin gerçek torunları olan GAGAVUZLAR, GACALLAR, DELİORMANLILAR, ŞOPLAR nasıl kimliklerini ve kültürlerini korumuşlar görebilirsiniz, Bütün tarihçilerde onların peçeneklerin gerçek torunları olduğunu söylerler, ayrıca bu peçeneklerin gerçek torunları olan bu halklar balkanların gen havuzunda bulunan slav geninden de büyük bir parçayı yuzyıllar boyu orada yaşamalarından dolayı almışlardır yoksa Bir Türk asla kültürünü ve kimliğini bukadar çabuk bırakıp asimile olmaz, Bugün bile sırbistanda bile vardır ama çok azdır, oralarda yüzlerce köy ve kasabanın peçenek isimlerinden geldiğini görebilirsiniz, ben bunların hepsini derlemiş, bosnahersek.net sitesinde yayınlamıştım. Araştırıp görebilirsiniz. Romanya'dan bazı örnek yer adları (Teleorman, Dereh- lui (vadi), Turlui (tuı\u=tuz\u),Arges, Baragan, Cumana, Peçineaga, Carais- nan vb.) ile Romen dilinde mevcut Türkçe kelimelerden çoğu peçeneklerin hatı ralarıdır. 15.-16. yüzyıllardaki Romen devlet büyüklerinin halis Türkçe olan adları Akbaş, Akkuş, Bozdogan, Bilik, Berendey, Barak, Bars, Beğbars, Buga, Belçir, Kara, Kızıl, Kazan, Şişman, Temirtaş, Tok, Ötemiş bütün bunlar çok şey ifade eder. Peçenekler 1091 yılında bizanslılar ve kumanlar tarafından bu dediğim bölgelere dağıtılarak avrupa ve balkan tarihinden silinmişlerdir, çoğu romanyaya yerleştirilmiş olup, Macaristan'a gidenler Peşte çevresinde ve Fertö vilayetinde yerleştirildiler. Bir kısmı da Uzlar ve Kumanlarla karıştı. Gagavuzların , Gacalların, Makedonya'daki Megleno-Ulahlan ile Sofya etrafındaki Şop-Bulgarların Peçenek neslinden olduklarını söyleyebiliriz. Anadolu'da, Ukrayna, Romanya, Sırbistan, Rusya, Macaristan ve Kafkaslarda bazı yer adları ve halk efsanelerinde Peçeneklerin hatıraları yaşamaktadır. Osmanlının 1417 yılında aldığı Dobruca Devletinide bir araştırırsanız bakınız nelerle karşılaşacaksınız :)... Bunları ben deil özellikle Türk ve sonra Avrupalı tarihçiler söylüyor

Bosnada gotlar, iliryalılar, avarlar yaşamıştır demiştik, bu halklar, buraya gelen slav halk arasında erimiştir demiştik, Eski tarihte göç eden halklar, ıssız yerlere yerleşmemişlerdir. Bu bilgiyi daha önce yazmamıştım şimdi yazıorum, bosna jajce bölgesinde asya kökenli isimlere sahip insanlar yaşadığı söylenmiştir, bu insanlarında avarların torunları oldukları söylenmektedir, peçeneklerin deil (Avarlar Avrupa-Turk kavmidir). Bir tarihsel gerçekte Avar hakanlığının eski avrupaya etnik şekil vermiş bir hakanlık olduğudur, çünkü doğu avrupa halkları ya onlardan kaçmış başka bölgelere gitmiş, yada kaçanlardan boşalan yerlere gelmişler, Bütün slavların ve germenlerin ormanlardan çıkıp, savaşmaya teşvik eden avarlardır, buda slavların kuzeyden balkanlara gelmesine sebep olmuştur, Avarlar hep slavlarla ve germenlerle yanyana olmuşlardır, buda slavların got, avarların slav, gotlarında başka bir halk olmasına sebep olmaz heralde :) Obri sözcüğü slavlar tarafından avarlara verilen isimdir, bakınız obrovac avarlardan hatıradır. ( obrişi suze moja size bi yerlerden çağrışım yapar heralde, avarların gözyaşıyla birlikte anılması doğal tabii ki).
ANADOLU NASIL BİR MEDENİYETLER BEŞİĞİ İSE, BALKANLARDA KATIKSIZ BİR MEDENİYETLER BEŞİĞİDİR AKSİ İDDİA EDİLEMEZ , çok topluluk gelip gitmiştir, bu sadece bosna deil, bütün balkanlar için geçerlidir, Bizim Boşnaklar zamanında biz Got kökenliyiz bile demişlerdir :), bu kuramın saçmalık olduğunu hitler bizzat kendisi ifade etmiştir, bunları daha öncede anlatmıştım, Buraya yerleşen Boşnak unsurun, burada yaşayan küçük zümreleri içinde eritmesi çok doğaldır, sırf bu yuzden, Boşnaklar gotları içinde eritti diye got kökenlidir diyemeyiz, aynı şey avarlar içinde geçerlidir, iliryalılar içinde...( peçenekleri ayrı tutuyorum bosnada izleri yoktur, macaristan sınırındaki bir kasaba ismi dışında peçenek unsuruna rastlayamazsınız) Boşnaklar Boşnaktır, başka kökenleri yoktur, Slav kavminden, kendine munhasır bir millettir.

Boşnakların etnik geçmişi ile bilimsel araştırma şöyledir, Bosnadaki halkın genetik kodlarına kadar incelemişler, Bosnanın paleolitik döneme kadar yapılan incelemelerinde, ve Boşnakların genetik incelemelerinde 28 Y kromozomları ele alındığında ve 2005 yılında bakıldığında %70e kadar saflığını koruyabilmiş slav bir ırk olduğu ortaya çıkıyor, o geriye kalan %30luk karışımında, buraya geldiklerinde içlerinde erittikleri gotlar, avarlar, Bosnada yaşamış olan tarih öncesi en eski balkan halkları, iliryalılar, Osmanlı unsuru ve dinaric kafkas halkı kanı var, Bu dinarik kafkas unsurda hırvatlardan Boşnaklara geçen dinarik unsur. Boşnaklarda en büyük genetik hareketlilik Osmanlı döneminde Sancak bölgesinde yaşanmıştır. Bu benim fikrim veya teorim deil, bilimadamlarının araştırmaları sonucu ortaya çıkmış bir gerçektir.

Boşnaklarla uzak yakın ilişki yaşamış her millet Boşnakları kendine dahil etmek istiyor, bunu sırplar hırvatlar hala yapmaktalar, Turkiyede ise peçenek olarak teorilendiriliyor, bunu macarlarda bulgarlarda hatta italyanlarda :) yaparsa hiç şaşırmam, , bu azınlıklara karşı yapılan genel politikadır, tıpkı yunanlıların orada yaşayan değişik kökenden gelen azınlıkları kendi aidiyetine dayandırmak için geliştirdiği kuramlar gibi, bulgarların Türk azınlığa karşı yaptıkları gibi adlarını soyadlarını bile değiştirmeye kadar gittiler, pomaklara, torbeşlere, hatta çok komiktir yunanistanda yaşayan balkanların en eski halklarından olan arnavutlara bile yapılıyor,
pomaklar, goralılar, torbeşler geçmişleri hiç uzak olmayan, yakın tarihte etnik olarak karışan halklardan doğmuş, millet aidiyeti olmayan hiçbir zaman devlet kuramamış azınlıklardır, bizler BOŞNAKLAR gibi değildirler, unutulan çok çok önemli birşey var Boşnaklar azınlık bir millet değildirler, yaklaşık 1000 yıldır (400 yıllık devletsiz tarihi katmıyorum o dönemde hırvat ve sırp devletide yoktu), kendine ait ülkede yaşayan ve o ülkede akan bir nehir olan BOSONA:BOSONOG adından türemiş olan BOSNA isminde bir ülkeleri olan, kendi adını taşıyan BOŞNAK adını taşıyan bir millet, Bir milletin köklerini başka unsurlara dayandırmak okadar kolay olmayacaktır.

Son söz olarak Boşnaklara illa bir başka köken aramak zorunda olanları anlayamıyorum, boşnakların kökleri slav boşnaktır. Bilimsel, tarihsel, sosyal kanıtlanmış bitmiş, Ne sırptır, ne hırvattır, ne gottur, ne iliryalıdır, nede peçenektir, Boşnaklar Boşnaktır, başka kökenleri yoktur, Slav kavminden, kendine munhasır bir millettir.

Bu kadar tarih boyunca yüzlerce kez kıyıma uğrayıpta öldürülen horlanan, ama bunun üstüne paylaşılamayan, herkesin bizden dediği, dünyada tek halk BOŞNAK HALKI olmalı :):), çok trajikomik değilmi be arkadaş

Boşnakların tarihini çok geniş kapsamlı ve bilimsel gerçeklerle anlatan yazıyı çok beğendim.Benim de okumuş olduğum birkaç tarih kitabında Boşnakların slav ırkından oldukları yazılıyordu.Yine Alija İzzet Begoviç'in kendi hayatını kaleme aldığı kitabında kendisiyle yapılan bir röportajda kendisine yöneltilen bir soruya yanıt olarak.''Ben herşeyden önce Müslaman,daha sonra Boşnak ve sonra da bir Slavım'' diyor.

Kurtanovic
31-07-06, 00:52
BOŞNAKLARIN BİR MİLLET OLDUKLARI GERÇEGİ TARTIŞILMAZ...:)

Sabredip de; baştan itibaren, yazdıklarımızı okuyabilen kardeşlerime;
Ben yazdıklarımla başlattığım bu sohbetimizde;
Boşnak milletinin "karanlık çagı" veya "milletleşme" "oluşum çagı" gibi adlar verebileceğimiz kaynagı kıt ve pek bilinmeyen bir dönemin aydınlatılmasına katkıda bulunmayı ve bir "beyin fırtınası" veya bilgi paylaşımını amaçlamıştım...
Konumuz bazı "arkadaşlar" tarafından sürekli olarak "verimsiz monologlarla" sabote edildi ve bir sürü "gereksiz" tartışma oluştu...
Özetle diyorum ki; Sejkiç Kasm kardeşimin de vurguladığı ve Boşnakların bir "Millet" olduğu meselesini tartışmak ve Boşnakların "Sırp/Hırvat..v.s" olduklarını iddia etmek en hafifinden "cahillik" olabilir...
Yazılarımızın bu perspektiften değerlendirilmesini ve bilgi vermek dışında "lüzümsuz monologlar" yazılmamasını "özellikle" rica ediyorum...
"Yorumcu" Kardeşlerimiz de; yorumlarını kaynaklardan alıntılar yaparak görüşlerini güçlendirme çabasında olabilirseler çok "faydalı" fikirler/bilgiler açığa çıkacaktır kanaatindeyim...
"Fikirlerin çatışmasından, gerçekler ortaya çıkar"mış ....
Fikirlerimizi esirgemeyelim...Ama "işkembe-i kübra'dan sallamayalım"...
Lütfen Kardeşlerim ... :)
"Rus Milleti"nin oluşumu; Boşnaklar'dan eski değildir ki...
Slavlık, "Boşnak Milleti'ni oluşturan unsurlardan" SADECE CÜZİ BİR KISMI OLABİLİR ANCAK...
Sadece "dil unsursu'nu esas almanızı" yanılgınızın "temel sebebi"dir...
:)

sejkic
02-08-06, 17:39
Dragi Suleyman Abim
İŞTE KAYNAKLARIYLA PEÇENEKLER
Kangju, Kangar, Kangly, Becen, Besenyos, Beshenye, Badjanak, Beçen, Beçenek (pl), Bejen, Bejenek (pl), Bissenus, Badzinags, Budin, Budini, Budun, Pasiani, Patzinaks, Peçenek (pl), Pecheneg, Pechenachi, Pachenase, Pezengs, Vachen, PEÇENEKLERİN TARİHTEKİ ADLARI BUNLARDIR.

1-)Bugün Slavlaşmış olan Bulgar Türkleri işte ilk Avrupa birliği denememizden arta kalanlardır. Bu birliktelik Türklerin Avrupa’ya hakimiyetini asırlarca önlemiştir. İkinci deneme ise bundan bin iki yıl evvel yani 1000 yılında Macar Kralı İştvan sayesinde olmuştur. Tarihle ilgilenenler bilirler. Macaristan’ı oluşturan 13 kavmin dokuzu Kuman ve Peçenek Türkleridir. Ancak devlet yönetiminde hakim unsur Fin-Ugor asıllı kavimlerin olması sebebiyle resmi dil Macarca olmuştur. Buna rağmen kullanılan yazı Göktürk yazısı, resmi din Tanrı dini, hukuk ise Töre’dir. İştvan da Avrupa birliğine katılmak adına Venedik-Ceneviz’den gelen çift haçlı tacı kabul ederek Boris Hanın yaptığı hatayı yapmıştır. İlginçtir İştvan da aynı Boris gibi davranmış önce Göktürk yazısını ve Tanrı dinini yasaklamış daha sonra Töre yerine Roma-Bizans hukukunu halkına mecbur kılmıştır. Yüz binlerce Kuman-Peçenek ve Macar bu yüzden işkenceler görmüş, öldürülmüştür. Bugün Transilvanya bölgesinde kutsal yazı olarak asırlardır gizlice kullanılan Sekel yazısı o günlerin hatırasıdır. Gariptir, İştvan’ın yanında da aynı Boris Han’ın yanındaki gibi iki misyoner rahip vardır. Bugün Macarlaşmış olan Kuman ve Peçenekler ise ikinci Avrupa Birliği denememizin sonucudur.
Dr. İsmail DOĞAN*
Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi Dil-Tarih-Kültür Araştırmaları Uzmanı

2-)Peçeneklerden bir kısım 942-970 arasında Macaristan'a gidip yerleşti, 11. asrın ilk çeyreğinde Peçeneklerin Turla (Dnyester) boyuna ve bugünkü Besarabya'ya indikleri görülmektedir ki, Karadeniz düzlüklerindeki Peçenek hakimiyetini iyice zayıflatan bu durumdan yine Ruslar istifade ettiler. Knez Yaroslav, Normanlar, Slovenler ve Novgorodlularla takviyeli ordusu ile Kiyef civarındaki savaşta Peçeneklere ağır darbe indirdi (1036). Peçenekler adeta gözden silindi, aradaki siyasî münasebet kesildi.
Kaynak: Türk Turan Tarihi

3-)Tarihçiler Gagavuzları Peçeneklere dayandırmaktadırlar, bir kısım araştırmacılar ise Baserebyada ve balkanların diğer bölgelerinde yaşayan Gagavuzlarla yakın bağlantıları bulunan Balkan Türk topluluklarından Surguçları ve Gacalları Peçeneklerin torunları olarak görmektedir. Bu sav doğrudur. Bugünkü Bulgaristan'da, eski Yugoslavya'da,Romanya'da, Polonya'da ve Rusya'nın güney bölgelerinde Peçeneklerin hâtırasını taşıyan pek çok yer adı bulunmaktadır. Dobruca bölgesinde Hırsova ile Maçin tepesi arasında Türklerin Peçenek,Romenlerin Peçenjaga dedikleri köy, Sırbistan'ın Kragujevac vilayeti Gruja kazasına bağlı Peçenogo köyü, Leskovac'a yakın bir yerde bulunan Peçenevce köyü, Romanya'da Mehadia ve Orsova arasında yer alan Peçeneşka köyü bu yer adlarından sadece bir kaçıdır. Bu yer adları Ortaçağda daha fazlaydı. Bunların büyük bir kısmı daha sonraları değiştirilmiştir.
Gagavuz Tarihçi Maria Tokmakçı

4-)Peçenekler 1087'de Macar kralı Solomon ile birleşerek, Bizans'a karşı yeniden saldırıya geçtiler. İzmir'de bir beylik kurmuş olan Çaka Bey ile Bizans'a karşı birleştiler. Bu amaçla Meriç ırmağı kıyılarında toplanmaya başladılar; fakat Bizanslılar, Kumanlar (Kıpçaklar) ile birleşerek, Peçenekleri Lebunium'da ağır yenilgiye uğrattılar (1091). Bu yenilgide birçok Peçenek öldü; kalanların bir kısmı Balkanlar'ı terk ettiler. bir kısmı Macaristan peşte ve fertö civarına yerleştiler. Lebunium savaşından sonra Peçenekler, askeri ve siyasi önemlerini kaybettiler.
Kaynak: Türkçe Bilgi Ansiklopedisi

5-)Gagauzlar,Peçenek,Kuman ve Uz ların günümüz artakalanlarıdır.
Peçenekler, Ortodoks Türk toplumudur. İ.S. 200 üncü yılda yazılmış şu yazı, 1990 yılında Baserebia topraklarında bulunmuşdur: ''Şöyle o hristiyan Türk kadınlara ki,kendilerini yabancı kimselerden sakınsınlar''
(Bu yazı, ''Turanlı hristiyanlar'' kiyadındada var.)
Şimdiki Gagauzlar,onların mirascısıdır.
Türkiye'de yerleşik GACAL tabir edilen kesim, müslüman Gagauzlardır. Edirne,Keşan,Babaeski civarında yerleşikdir. Tıpkı Gagauz gibi, Peçenek soyludur.
Kaynak: Balkan Türk Tarihi
Balkanlar’da Peçenekler
Yakup Aygil, Hıristiyan Türkler, 1995 İstanbul

6-)GACALLAR; Şumnu ve Razgrad Bulgarları bütün Türk köylülerine Gacal” ya da “Çitak” adı vermiş. Bu isim biraz küçültücü anlam, aşağılama anlamı taşıyormuş. Deliorman Türkleri bazı durumlarda Dobruca Türklerini “Gacallar” diye isimlendirmiş.Dobruca ve Karadeniz boylarına yerleşen Oğuz Türkmenleri, İlk Bulgarlar ve Gagavuzlar arasında Hıristiyanlık yayılmış. Deliorman’a yerleşen Peçenekler süreç içinde Gacallar ve Çitaklar adı verilerek Müslüman olarak kalmışlar. Bulgarlar, Türkler’e, Gacallar veya Çıtaklar diyor.Balkanlar’dan belirlenen sayılara göre toplam, 1 milyon 204 bin kişi çeşitli tarihlerde göçler nedeni ile Türkiye’ye gelmiştir. Bu nüfus kitlesi ile Türkiye’de bulunan Türk toplumu arasında bir problem çıkmamıştır. Bu iki kesim süreç içinde adeta bütünleşip tek ulus çatısı altında yer almıştır. GAGAVUZLAR, Türkçe konuşan Ortodoks Türklerdir. Ukrayna'da, Moldovya'nın Bucak bölgesinde, İsmail ve Bender yörelerinde, Basarabya'da, Bulgaristan'ın Varna ve Balçık bölgelerinde, Romanya'nın Dobruca bölgesinde, 20 yüzyılın başlarından itibaren de Kazakistan'da Taşkent ve Fergana'da, Akyubinsk'te, Semipalantisk'te ve Balkanlar'ın bazı bölgelerinde yaşamaktadırlar. 20. yüzyılın başlarında bir kısmı Türkiye'ye yerleşmiş bunlardan bazıları Hıristiyanlığı'nı sürdürmüş, bazıları da İslamiyet'i seçmiştir. 20. yüzyılın başlarında Moşkov Gagavuz Türkleri'ni yaşadıkları bölge ve ülkelere göre şöyle gruplandırır : I) Makedon Gagavuzları: Makedonya'nın güney-doğusunda yaşarlar. II) Gacallar: Bulgaristan'ın Deliorman bölgesinde yaşayan Peçenek Türkleri'nin Müslüman olan torunlarıdır.
• Halil İnalcık, İslam Ansiklopedisi 1960 Ankara
• C. O, Hanlu, Trakya Türkleri, 1964 İstanbul
• Hale Soysü, Kavimler Kapısı, 1992 İstanbul
• Yakup Aygil, Hıristiyan Türkler, 1995 İstanbul
• P. A. Andrews, Türkiye’de Etnik Gruplar 1992 İstanbul
• A.T. Önder, Türkiye’nin Etnik Yapısı, 1999Ankara
• Orhan Türkdoğan, EtnikSosyoloji 1997 İstanbul

7-)Kıpçak bozkırından Dobruca’ ya gelen Peçenek’ lerin bir kısmı, Bizans uyrukluğunu ve Hristiyanlığı kabul etti. Bir kısmı da Kuman’ lara ve Macar’ lara katıldı.(kaynak A.İ.Monoff) Hristiyanlığı kabul ettikten sonra Gagauz adıyla anıldılar. Moğollar’ dan kaçan Kuman’ lar, Bizans topraklarına yerleştiler. Bir kısmı Hristiyan Uz’ larla ve bir kısmı da İlkbulgarlar, Müslüman GACAL-PEÇENEK’ lere karıştılar. Bugün DELİ ORMAN’ da ve çevresinde İlkbulgarların, Peçenek’ lerin, Kuman’ ların, Uz’ ların ve daha sonra gelen Osmanlı Türklerinin torunları yaşamaktadır. 19 yy.’ da bunlara bir miktar Kırım göçmenleri Türkler de katılmışlardır. (Kaynak)Çek Arkeolog’ u Şkorpil’ e göre Peçenek’ ler, Deli Orman’ daki diğer Türk boyları gibi, Bulgaristan’ ın birkaç bölgesine dağılmışlardır. Bunların bir kısmı belki diğer boy’ larla karışarak GACAL adını almıştır. Bugünkü Gagauz’ lar ve Gacal’ lar, bazı iddialar gibi yalnız Deli Orman ve Dobruca İlkbulgarlarının kalıntıları olmayıp, Deli Orman’ da Tuna çevresinde ve Dobruca’ daki Türk boylarının(Peçenek’lerin, Kuman’ların özellikle Uz-Oğuz’ ların) torunlarıdırlar. Bunların Anadolu’ dan değil, Kuzey’ den, Kıpçak Bozkırı’ından geldiklerini kabul etmek gerekmektedir.(Kaynak A.İ.Manoff ve Kovalski) rihçilerin ve bilhassa A.İ.Manoff (Bulgar yazar)’ un yazdıklarına göre, bugünkü Deliorman Türkleri, 8. yy.’ da Dobruca’ ya gelerek büyük kütleler halinde Tuna boylarına ve Deli Orman bölgesine yerleşmiş olan Peçeneklerin torunlarıdır. Türk kavminden olan Peçenekler, yukarıda görüldüğü gibi Orta Asya’ dan batıya yapılan Türk akınları sırasında Karadeniz’ in kuzeyinden gelmişlerdir. XI. yy.’ ın sonlarında Dobruca’ ya yayılmış olan Kuman’ ların bir kısmı, kardeşleri Peçenek’ lerin arasında Müslüman oldular. Gacallar ve Gagauzlar, Deli Orman bölgesinde ve Karadeniz sahillerinde eskiden beri yaşamakta olan ve aynı menşe’ den gelen ve buralara kuzeyden inen insanlardır. Türkolog Prof. T. Kowalski de bu kanaattedir.
Müstecip ÜLKÜSAL “Dobruca ve Türkler”

8-)Dobruca’daki Pecineaga (Peçenek) köyünde ve Romanya’nın çeşitli bölgelerinde Coman (Kuman) kökenli birçok yer veya şahıs adı var. Teleorman adı, Peçenek ve Kumanlardan kalan “Deliorman”, yani “girilemeyen orman” anlamına geliyor. Bucegi Dağları’nın adı da Altın Ordu Hanedanı’na mensup olup, oralardan geçen prenslerden ‘Böcek’in adından kalmış. Karpat dağlarının en yüksek noktası olan ve yaz-kış üzerinden kar kalkmayan Caraiman (Karayman) tepesinin adı da “karı yaman” sözünden geliyormuş. Prof Mehmet’e göre, Baragan Ovası’nın adı da, “fırtına” anlamındaki ‘boragan’dan kalmış.
Romanyalı Türk tarihçisi Prof. Mustafa Ali Mehmet

9-)Gagavuz Türkleri yaşadıkları bölge ve ülkelere göre şöyle gruplandırılır :
1)Makedon Gagavuzları:
Makedonya'nın güney-doğusunda yaşarlar.
2) Gacallar:
Bulgaristan'ın Deliorman bölgesinde yaşayan Peçenek Türkleri'nin torunlarıdır. Konuştukları ağız Gagavuz Türkçesi'ne çok yakındır.
3) Sürgüçler (Surguçlar):
Dobruca'nın Yılanlık (Mai) ve Kokarca (Pietrani) köylerinde yaşarlar. Soy bakımından Oğuz ve Peçenek Türkleri ile ilgilidirler.
4) Yunanistan Gagavuzları: Keserya bölgesinde yaşarlar
Türk Haber Ajansı
SÜLEYMAN (KURTANOVİC) ABİM BİLİMSEL KAYNAKLAR İSTEMİŞSİN, PEÇENEKLERİN KİMLER OLDUĞU VE TORUNLARI İLE İLGİLİ OLARAK ÖZELLİKLE TÜRK TARİHÇİLERİN, YAZDIĞI BİLİMSEL KAYNAKLAR BUNLARDIR, YARINDA BOSNA VE BOŞNAKLARLA İLGİLİ BİLİMSEL KAYNAKLARI BURADA GÖREBİLİRSİN

Kurtanovic
03-08-06, 00:44
Bravo Sejkic Aga !
Güzel bir derleme çalışması yapmışsın...
Takdir ve Tebriklerimi arzederim...
Diğerlerini de sabırsızlıkla ve merakla bekliyorum...
Allah zihin açıklığı versin...Genç kardeşlerimiz için de çok faydalı bir derleme ...

Kurtanovic
04-08-06, 02:33
Degerli Kardeşim Sejkic,

BOSNA BANLARI(HANLARI)'nın Listesi Aşagıda ;

www.zemljabosna.com

adlı siteden indimiştim bir sene evvel bu bilgieri, üşenmezsen bir kontrol ediver hala var mı bakalım ???

VLADARİ SREDNJOVJEKOVNE DRZAVE BOSNE
( ORTAÇAĞ BOSNA DEVLETİ YÖNETİCİLERİ )

1154 / 1322 YILLARI ARASINDA..

1154-1167.....Ban Boric ( Han Bars ? )
1167-1180.....Bizans yönetiminde
1180-1204.....Ban Kulin ( Han Kulin; muhtemel Türkçe adlardan bozma bir ad-mı???)
1204-1232.....Ban Stjepan
1232-1253.....Ban Ninoslav
1254-1267.....Ban Prijezda I
1267-1287.....Ban Prijezda I ve Ban Stjepan Kotroman(Kutrigur???) İKİLİ YÖNETİM
1287-1290.....Ban Prijezda II ve Ban Stjepan Kotroman(Kutrigur?) İKİLİ YÖNETİM
1290-1299.....Ban Stjepan Kotroman(Kutrigur?)
1299-1304.....Ban Stjepan Kotroman(Kutrigur) ve "Ban" Mladen I Şubiç İKİLİ YÖNETİM
1304-1313.....Ban " " " " " Mladen II " " "
1314-1322.....Ban " II Kotromaniç ve "Ban" Mladen II Şubiç İKİLİ YÖNETİMİ.

1322 / 1463 YILLARI ARASINDA

1322-1353..Ban Stjepan II Kotromanic (Kutrigur?)
1353-1391..Kralj Tvırtko I Kotromanic (Kutrigur?)
1391-1395.. " Stjepan Dabişa
1395-1398..Kraljica Jelena Gruba
1398-1404..Kralj Stepan Ostoja
1404-1409..Kralj Tvrtko II
1409-1418..Kralj Stepan Ostoja(tekrar)
1418-1420..Kralj Stepan Ostojic
1420-1433..Kralj Tvrtko II (tekrar)
1433-1435..Kralj Radivoj Ostojic
1435-1443..Kralj Tvrtko II (tekrar)
1443-1461..Kralj Tomaş
1461-1463..Kralj Stepan Tomaşeviç
----- SONRA OSMANLI YÖNETİMİ -------------------------------------------------------------------------------
Ayrıca 1094 tarihli Boşnak/Bogomil mezar taşı resmi var. STECCİ Olarak adlandırılıyor..
http://www.angelfire.com/hi5/profeso...niEpitafi.html ' den bakabilirsin...
www.zemljabosna.com'a mutlaka bakmalısın....
Ayrıca ; www.yesevi.edu.tr/biligTur/bilig23/ozet23.5.htm'den "BOSNA KRALLIK SOYU KOTROMANİC'LERİN ASLI HAKKINDA TARTIŞMALAR / Osman KARATAY Tarihci-Yazar 'ın makalesinin özetine bakınız...

BU KADAR TESADÜF BİRAZ FAZLA DEĞİL MİDİR ????

Boşnak Hanları'nın Tarihlerine iyi bakmalısınız...
Peçeneklerin Balkanlara gelişinden sonradır tarihlerin tamamı....

ŞİMDİ SORUYORUM:

Bosna'da, Peçenekler'in Balkanlara gelmesinden önce; bir Tüzel Kişilik(Beylik-Prenslik veya Devlet) olsaydı eger, nerede bu Prensleri/Hanları veya Kabile Şefleri....
Peçenekler Balkanlara geldikten sonra ve yokoluşlar(???)nı takiben Bosna Hanları ortaya çıkıyor...Üstalik Türkçe adlar ile degilmi...
Boris/Bars/Pars-Kotroman/Kutrigur- Kulin/Kaloyan Bunlar İslam öncesi Türkçe adlar degilmidir....
Bosna'daki Siyasi Teşkilat ve Devlet yapısının; Peçeneklerin gelişinden sonra ortaya çıktıgı gayet açık değilmidir ?
Daha önce ki özel yazışmalarımızda sana siyasi haritalardan bahsetmiştim...Bosna Devletinin oluşumu, Peçeneklerin Balkanlara gelişine tekabül etmektedir...Kopyalayabilsem o haritaları da koymak isterdim...
Üstelik Bu Boşnak Ban/Han'ların Listesini de Bosna'daki Boşniyak/Besenyök/Peçenek'lerin yaptıkları bir siteden indiridm...
Herkese açık bir site....
www.zemljabosna.com
Tarihe kendi gözümüzden ve kendi açımızdan bakmalıyız ...

Kurtanovic
04-08-06, 02:41
BALSİC(BALSIK) HANEDANI'NIN KURTBAŞLI SANCAK VE ARMALARI...

Konumuzla dolaylı olarak ilgili amma Karadağlı Bir Hanedan Olarak Adlandırılan, Bu Hanedan'ın Armasının "KURT BAŞLI" Olması da beni dogrular mahiyettedir.
Merak Eden Baksın.İngilizce iyi bilen bir kardeşimiz çevirebilirse, yeni bir tartışma konumuz olacak demektir... :)

:::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::: ::::::::::::::::
Zeta (Duklja) under the second Montenegrin dynasty, the Balsic (1356-1427)
Balsic dynasty coat of arms (84 Kb)

After the death of the Serbian tzar Dusan Nemanjic in 1355, his kingdom started to crumble. In Zeta, the new Balsic dynasty --- named after its founder Balsa I --- reasserted Zeta's independence around 1360. The Balsics are mentioned as rulers of Zeta in a letter from the Serbian tzar Uros to Dubrovnik in 1360, and in 1368 documents in Venice refer to the Balsics as "those who became independent from the Serbian ruler." The Balsic dynasty first ruled Lower (southern) Zeta from its seat in Skodra, but later extended its rule to Higher (northern) Zeta. The Balsics were Catholics, which suggests that the strong, even dominant, influence of the Roman Catholic Church in Montenegro continued through the early 15th century.

Balsa had three sons: Stracimir, Djuradj and Balsa II. Djuradj I, considered the most influential Balsic, enlarged and consolidated Zeta's renewed power and took Prizren (a town in present-day Kosovo). Djuradj I and neighboring rulers were in constant conflict with the Herzegovinian ruler Nikola Altomanovic, who took or laid claims to the territory of their countries. A powerful coalition --- Prince Lazar Hrebeljanovic of Serbia, Ban Tvrtko I of Bosnia, King Djuradj I Balsic of Zeta, Prince Nikola Gorjanski and King Ludovik I of Hungary (with non-military support from Dubrovnik) --- defeated Nikola Altomanovic and his army in 1373. Ban Tvrtko and Prince Lazar took most of Altomanovic's land, and the Balsics took the towns of Trebinje, Konavle and Dracevica. Later dispute over these towns led to a war between Djuradj I Balsic and Ban Tvrtko.

Zeta's consolidated territory included much of the land of the former Duklja and some of southern Raska, but Herzegovina was largely under the control of Altomanovic and then of the Bosnian Ban Tvrtko. So Zeta occupied roughly the southern half of the former state of Duklja. Under the rule of Djuradj I, Zeta was a well-organized state. It had a two-tier court system, a treasury managed by an official well-versed in commerce, and regional officials appointed by the king. The coastal towns, ruled by princes appointed by the king, continued to enjoy their traditional autonomy. Under Djuradj I, Balsic Zeta also had its own currency -- the dinar.

Following Djuradj's death in 1378, Balsa II, the third son of Balsa I, rose to power. He made an unsuccessful attempt to conquer the town of Kotor. He died in a battle against the Turks in 1385.

The successor of Balsa II, Djuradj II Balsic (1385-1403), ruled Zeta and northern Albania from his seat in the coastal town of Ulcinium. His mother was Milica Mrnjavcevic, a sister of Prince Vukasin of Serbia. He married Jelena, daughter of Prince Lazar of Serbia. Djuradj II saw parts of his kingdom eroded by local feudal rulers asserting sovereignty over their fiefs, leaving him only a narrow territory around Lake Skadar and his seat in Ulcinium. He was involved in conflict with Ban Tvrtko of Bosnia over Kotor. But in 1389, he set his conflict with Tvrtko aside and sent his troops with Tvrtko's to help Prince Lazar of Serbia meet the Turkish army at the battle of Kosovo.

In 1403, Djuradj II's 17-year old son, Balsa III, inherited the rule of Zeta. During the early years of his rule, his main advisor was his mother, Jelena, a sister of the then ruler of Serbia, Stefan Lazarevic. Jelena worked hard to strengthen the family bond between Balsa III and his uncle Stefan Lazarevic. During his rule, Balsa III worked to maintain a delicate balance of power in Zeta, which had become a focal point in the struggle for supremacy between the great powers of that time, Turkey and Venice. But over time he strengthened his ties to Raska and his uncle Stefan Lazarevic.

In 1419, Balsa III launched an unsuccessful war against Venice in an attempt to recapture the coast. In 1421, before his death and under the influence of his mother, Jelena, he passed the rule of Zeta to Stefan Lazarevic, who then passed it to his son, Djuradj Brankovic. This year (1421) marked the end of the Balsic dynasty. The next thirty years were a period of turmoil and rivalry for power in Zeta. From this period emerged the third Montenegrin dynasty, the Djurasevic family of the Crnojevic clan.

You may return to the montenegro.org home page at any time. Please send your comments to webmaster@montenegro.org.

www.montenegro.org Last updated on 24 April 1997

Kurtanovic
04-08-06, 03:13
Orjinal Kurtbaşlı armaları aşagıdaki linkten görebilirsiniz...
Ben kopyalamayı başaramadım...Sen buraya kopyalayabilirsen...Siteye bir katkın olur...
:)

sejkic
04-08-06, 09:14
Dragi Suleyman Abim
PEÇENEKLERİN KİMLER OLDUĞUNU BOŞNAKLARLA ALAKALARI OLMADIĞINI TÜRK TARİHÇİLER YAZMIŞLAR, KIRMIZI OLAN BÖLÜMLER PEÇENEKLERİN NEREYE GİTTİKLERİNİ ANLATIYOR. KAYNAKLARLA BERABER...

Kangju, Kangar, Kangly, Becen, Besenyos, Beshenye, Badjanak, Beçen, Beçenek (pl), Bejen, Bejenek (pl), Bissenus, Badzinags, Budin, Budini, Budun, Pasiani, Patzinaks, Peçenek (pl), Pecheneg, Pechenachi, Pachenase, Pezengs, Vachen, PEÇENEKLERİN TARİHTEKİ ADLARI BUNLARDIR.

1-)Bugün Slavlaşmış olan Bulgar Türkleri işte ilk Avrupa birliği denememizden arta kalanlardır. Bu birliktelik Türklerin Avrupa’ya hakimiyetini asırlarca önlemiştir. İkinci deneme ise bundan bin iki yıl evvel yani 1000 yılında Macar Kralı İştvan sayesinde olmuştur. Tarihle ilgilenenler bilirler. Macaristan’ı oluşturan 13 kavmin dokuzu Kuman ve Peçenek Türkleridir. Ancak devlet yönetiminde hakim unsur Fin-Ugor asıllı kavimlerin olması sebebiyle resmi dil Macarca olmuştur. Buna rağmen kullanılan yazı Göktürk yazısı, resmi din Tanrı dini, hukuk ise Töre’dir. İştvan da Avrupa birliğine katılmak adına Venedik-Ceneviz’den gelen çift haçlı tacı kabul ederek Boris Hanın yaptığı hatayı yapmıştır. İlginçtir İştvan da aynı Boris gibi davranmış önce Göktürk yazısını ve Tanrı dinini yasaklamış daha sonra Töre yerine Roma-Bizans hukukunu halkına mecbur kılmıştır. Yüz binlerce Kuman-Peçenek ve Macar bu yüzden işkenceler görmüş, öldürülmüştür. Bugün Transilvanya bölgesinde kutsal yazı olarak asırlardır gizlice kullanılan Sekel yazısı o günlerin hatırasıdır. Gariptir, İştvan’ın yanında da aynı Boris Han’ın yanındaki gibi iki misyoner rahip vardır. Bugün Macarlaşmış olan Kuman ve Peçenekler ise ikinci Avrupa Birliği denememizin sonucudur.
Dr. İsmail DOĞAN*
Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi Dil-Tarih-Kültür Araştırmaları Uzmanı

2-)Peçeneklerden bir kısım 942-970 arasında Macaristan'a gidip yerleşti, 11. asrın ilk çeyreğinde Peçeneklerin Turla (Dnyester) boyuna ve bugünkü Besarabya'ya indikleri görülmektedir ki, Karadeniz düzlüklerindeki Peçenek hakimiyetini iyice zayıflatan bu durumdan yine Ruslar istifade ettiler. Knez Yaroslav, Normanlar, Slovenler ve Novgorodlularla takviyeli ordusu ile Kiyef civarındaki savaşta Peçeneklere ağır darbe indirdi (1036). Peçenekler adeta gözden silindi, aradaki siyasî münasebet kesildi.
Kaynak: Türk Turan Tarihi

3-)Tarihçiler Gagavuzları Peçeneklere dayandırmaktadırlar, bir kısım araştırmacılar ise Baserebyada ve balkanların diğer bölgelerinde yaşayan Gagavuzlarla yakın bağlantıları bulunan Balkan Türk topluluklarından Surguçları ve Gacalları Peçeneklerin torunları olarak görmektedir. Bu sav doğrudur. Bugünkü Bulgaristan'da, eski Yugoslavya'da,Romanya'da, Polonya'da ve Rusya'nın güney bölgelerinde Peçeneklerin hâtırasını taşıyan pek çok yer adı bulunmaktadır. Dobruca bölgesinde Hırsova ile Maçin tepesi arasında Türklerin Peçenek,Romenlerin Peçenjaga dedikleri köy, Sırbistan'ın Kragujevac vilayeti Gruja kazasına bağlı Peçenogo köyü, Leskovac'a yakın bir yerde bulunan Peçenevce köyü, Romanya'da Mehadia ve Orsova arasında yer alan Peçeneşka köyü bu yer adlarından sadece bir kaçıdır. Bu yer adları Ortaçağda daha fazlaydı. Bunların büyük bir kısmı daha sonraları değiştirilmiştirGagavuz [COLOR="Black"]Tarihçi Maria Tokmakçı

4-)Peçenekler 1087'de Macar kralı Solomon ile birleşerek, Bizans'a karşı yeniden saldırıya geçtiler. İzmir'de bir beylik kurmuş olan Çaka Bey ile Bizans'a karşı birleştiler. Bu amaçla Meriç ırmağı kıyılarında toplanmaya başladılar; fakat Bizanslılar, Kumanlar (Kıpçaklar) ile birleşerek, Peçenekleri Lebunium'da ağır yenilgiye uğrattılar (1091). Bu yenilgide birçok Peçenek öldü; kalanların bir kısmı Balkanlar'ı terk ettiler. bir kısmı Macaristan peşte ve fertö civarına yerleştiler. Lebunium savaşından sonra Peçenekler, askeri ve siyasi önemlerini kaybettiler.
Kaynak: Türkçe Bilgi Ansiklopedisi

sejkic
04-08-06, 09:16
5-)Gagauzlar,Peçenek,Kuman ve Uz ların günümüz artakalanlarıdır.
Peçenekler, Ortodoks Türk toplumudur. İ.S. 200 üncü yılda yazılmış şu yazı, 1990 yılında Baserebia topraklarında bulunmuşdur: ''Şöyle o hristiyan Türk kadınlara ki,kendilerini yabancı kimselerden sakınsınlar''
(Bu yazı, ''Turanlı hristiyanlar'' kiyadındada var.)
Şimdiki Gagauzlar,onların mirascısıdır.
Türkiye'de yerleşik GACAL tabir edilen kesim, müslüman Gagauzlardır. Edirne,Keşan,Babaeski civarında yerleşikdir. Tıpkı Gagauz gibi, Peçenek soyludur.
Kaynak: Balkan Türk Tarihi
Balkanlar’da Peçenekler
Yakup Aygil, Hıristiyan Türkler, 1995 İstanbul

6-)GACALLAR; Şumnu ve Razgrad Bulgarları bütün Türk köylülerine Gacal” ya da “Çitak” adı vermiş. Bu isim biraz küçültücü anlam, aşağılama anlamı taşıyormuş. Deliorman Türkleri bazı durumlarda Dobruca Türklerini “Gacallar” diye isimlendirmiş.Dobruca ve Karadeniz boylarına yerleşen Oğuz Türkmenleri, İlk Bulgarlar ve Gagavuzlar arasında Hıristiyanlık yayılmış. Deliorman’a yerleşen Peçenekler süreç içinde Gacallar ve Çitaklar adı verilerek Müslüman olarak kalmışlar. Bulgarlar, Türkler’e, Gacallar veya Çıtaklar diyor.Balkanlar’dan belirlenen sayılara göre toplam, 1 milyon 204 bin kişi çeşitli tarihlerde göçler nedeni ile Türkiye’ye gelmiştir. Bu nüfus kitlesi ile Türkiye’de bulunan Türk toplumu arasında bir problem çıkmamıştır. Bu iki kesim süreç içinde adeta bütünleşip tek ulus çatısı altında yer almıştır. GAGAVUZLAR, Türkçe konuşan Ortodoks Türklerdir. Ukrayna'da, Moldovya'nın Bucak bölgesinde, İsmail ve Bender yörelerinde, Basarabya'da, Bulgaristan'ın Varna ve Balçık bölgelerinde, Romanya'nın Dobruca bölgesinde, 20 yüzyılın başlarından itibaren de Kazakistan'da Taşkent ve Fergana'da, Akyubinsk'te, Semipalantisk'te ve Balkanlar'ın bazı bölgelerinde yaşamaktadırlar. 20. yüzyılın başlarında bir kısmı Türkiye'ye yerleşmiş bunlardan bazıları Hıristiyanlığı'nı sürdürmüş, bazıları da İslamiyet'i seçmiştir. 20. yüzyılın başlarında Moşkov Gagavuz Türkleri'ni yaşadıkları bölge ve ülkelere göre şöyle gruplandırır : I) Makedon Gagavuzları: Makedonya'nın güney-doğusunda yaşarlar. II) Gacallar: Bulgaristan'ın Deliorman bölgesinde yaşayan Peçenek Türkleri'nin Müslüman olan torunlarıdır.
• Halil İnalcık, İslam Ansiklopedisi 1960 Ankara
• C. O, Hanlu, Trakya Türkleri, 1964 İstanbul
• Hale Soysü, Kavimler Kapısı, 1992 İstanbul
• Yakup Aygil, Hıristiyan Türkler, 1995 İstanbul
• P. A. Andrews, Türkiye’de Etnik Gruplar 1992 İstanbul
• A.T. Önder, Türkiye’nin Etnik Yapısı, 1999Ankara
• Orhan Türkdoğan, EtnikSosyoloji 1997 İstanbul

7-)Kıpçak bozkırından Dobruca’ ya gelen Peçenek’ lerin bir kısmı, Bizans uyrukluğunu ve Hristiyanlığı kabul etti. Bir kısmı da Kuman’ lara ve Macar’ lara katıldı.(kaynak A.İ.Monoff) Hristiyanlığı kabul ettikten sonra Gagauz adıyla anıldılar. Moğollar’ dan kaçan Kuman’ lar, Bizans topraklarına yerleştiler. Bir kısmı Hristiyan Uz’ larla ve bir kısmı da İlkbulgarlar, Müslüman GACAL-PEÇENEK’ lere karıştılar.Bugün DELİ ORMAN’ da ve çevresinde İlkbulgarların, Peçenek’ lerin, Kuman’ ların, Uz’ ların ve daha sonra gelen Osmanlı Türklerinin torunları yaşamaktadır. 19 yy.’ da bunlara bir miktar Kırım göçmenleri Türkler de katılmışlardır. (Kaynak)Çek Arkeolog’ u Şkorpil’ e göre Peçenek’ ler, Deli Orman’ daki diğer Türk boyları gibi, Bulgaristan’ ın birkaç bölgesine dağılmışlardır. Bunların bir kısmı belki diğer boy’ larla karışarak GACAL adını almıştır. Bugünkü Gagauz’ lar ve Gacal’ lar, bazı iddialar gibi yalnız Deli Orman ve Dobruca İlkbulgarlarının kalıntıları olmayıp, Deli Orman’ da Tuna çevresinde ve Dobruca’ daki Türk boylarının(Peçenek’lerin, Kuman’ların özellikle Uz-Oğuz’ ların) torunlarıdırlar. Bunların Anadolu’ dan değil, Kuzey’ den, Kıpçak Bozkırı’ından geldiklerini kabul etmek gerekmektedir.(Kaynak A.İ.Manoff ve Kovalski) rihçilerin ve bilhassa A.İ.Manoff (Bulgar yazar)’ un yazdıklarına göre, bugünkü Deliorman Türkleri, 8. yy.’ da Dobruca’ ya gelerek büyük kütleler halinde Tuna boylarına ve Deli Orman bölgesine yerleşmiş olan Peçeneklerin torunlarıdır. Türk kavminden olan Peçenekler, yukarıda görüldüğü gibi Orta Asya’ dan batıya yapılan Türk akınları sırasında Karadeniz’ in kuzeyinden gelmişlerdir. XI. yy.’ ın sonlarında Dobruca’ ya yayılmış olan Kuman’ ların bir kısmı, kardeşleri Peçenek’ lerin arasında Müslüman oldular. Gacallar ve Gagauzlar, Deli Orman bölgesinde ve Karadeniz sahillerinde eskiden beri yaşamakta olan ve aynı menşe’ den gelen ve buralara kuzeyden inen insanlardır. Türkolog Prof. T. Kowalski de bu kanaattedir.
Müstecip ÜLKÜSAL “Dobruca ve Türkler”

8-)Dobruca’daki Pecineaga (Peçenek) köyünde ve Romanya’nın çeşitli bölgelerinde Coman (Kuman) kökenli birçok yer veya şahıs adı var. Teleorman adı, Peçenek ve Kumanlardan kalan “Deliorman”, yani “girilemeyen orman” anlamına geliyor. Bucegi Dağları’nın adı da Altın Ordu Hanedanı’na mensup olup, oralardan geçen prenslerden ‘Böcek’in adından kalmış. Karpat dağlarının en yüksek noktası olan ve yaz-kış üzerinden kar kalkmayan Caraiman (Karayman) tepesinin adı da “karı yaman” sözünden geliyormuş. Prof Mehmet’e göre, Baragan Ovası’nın adı da, “fırtına” anlamındaki ‘boragan’dan kalmış.
Romanyalı Türk tarihçisi Prof. Mustafa Ali Mehmet

9-)Gagavuz Türkleri yaşadıkları bölge ve ülkelere göre şöyle gruplandırılır :
1)Makedon Gagavuzları:
Makedonya'nın güney-doğusunda yaşarlar.
2) Gacallar:
Bulgaristan'ın Deliorman bölgesinde yaşayan Peçenek Türkleri'nin torunlarıdır. Konuştukları ağız Gagavuz Türkçesi'ne çok yakındır.
3) Sürgüçler (Surguçlar):
Dobruca'nın Yılanlık (Mai) ve Kokarca (Pietrani) köylerinde yaşarlar. Soy bakımından Oğuz ve Peçenek Türkleri ile ilgilidirler.
4) Yunanistan Gagavuzları: Keserya bölgesinde yaşarlar
Kaynak: Türk Haber Ajansı

SULEYMAN ABİ KAYNAKLARIYLA BERABER PEÇENEKLERİN TORUNLARI GAGAVUZLAR GACALLAR VS., BİR KISMI MACARLARA KARIŞMIŞ BİR KISMI ANADOLUYA GELMİŞ ANADOLU BÖLÜMÜNÜ ÇOK UZUN OLDUĞU İÇİN ANLATMADIM, GERİ KALANLAR BALKANLARDA KALANLAR GENELDE KUZEYİ TERCİH ETMİŞ GAGAVUZ VE GACALLAR ŞOPLAR OLARAK YAŞIYORLAR, BOŞNAKLARLA VE BOSNAYLA ALAKALARI YOK :), ABİM TÜRK TARİHÇİLER BUNU SÖYLÜYORLAR, ŞİMDİ BU KADAR KAYNAK VE BİLGİ BUNU İSPATLIYOR, ARTIK BOŞNAKLAR PEÇENEKTİR DEMEK DOĞRU OLMAZ...

azade
04-08-06, 09:35
sizin teziniz doğru olsa bile yüzyillardan beri slav kavminden oldukları kesin olan toplumlarla iç içe yaşıyan boşnaklarda sadece bu yüzden bile slav kanı bulunmaktadır , yanlışmıyıım ?
biraz geç oldu galiba saat :p yatmam gerekio ama bende bu konuda ki düşüncelerimi paylaşıcam yakın zamanda

Yüzyıllardır Osmanlı'da da pekçok millet yaşamıştı ve onlar kendi öz kimliklerini tamamen korumuşlardır... Kan meselesine gelince, Balkanlarda durum nasıldır bilmiyorum ancak bildiğim kadarıyla Türkiye'de son yıllara kadar farklı milletlere kız verilmez ve alınmazdı... Bunu da araştırmalarını yaparken bi düşün istersen...

sejkic
04-08-06, 10:48
Dragi Suleyman Abim, affına sığınıyorum ama artık
değişik kaynaklar göstermen gerek, bilgiler hep aynı be abi, bir sürü bilgi yazıyorum, karşılığında sen hep aynı şeyi yazıyorsun, tartışma olmaktan çıktı be abi, bir tane araştırma yazısı yok yazmadın, aynı bilgi kopy paste yapılıyor, bir sürü kitap okudum yazdım peçeneklerin torunları gagavuzlar gacallardır dedim kaynaklarıyla ispatladım daha ne yapayım artık abi, sen hep aynı yazıyı yazıyorsun, ya yukarda yazdım peçenekleri tarihleriyle kaynaklarıyla herşeyiyle yazdım sen yine aynı yazıyı yazdın, bir siteden alıntı var o kadar, enson bu kadar tesaduf olmaz demişsin, işimiz tesadufleremi kaldı be abi...

kotromaniç ve boriç ismine takılmışsın, bu arada o kralın adı boris değil boriçtir, boriç nasıl bars oldu anlamadım fonetik benzerlikde yok...kotromaniç , kostermaniç kutrugir bağlantısında da fonetik benzerlik yok...kulinovic nasıl Kaloyan oldu, kötü ve komik bir örnek olacak ama william wallace okunuşu valas benzelik kuralım bu adam valah asıllı olabilir deriz saçma olmazmı abi, isteyen istediği ismi istediğine benzetebilir çok kolaydır, al örnek abi kumanlar romanlar iki harf dışında aynı, abi benzerliklerden yola çıkarak tarih nasıl yorumlanır.

İstersen ben kotromaniçleri yazayım; osman karatay bilmez bu kadarını :)
Kotroman olarak da adlandırılyor fakat bütün tarihte Stephan Kostermaniç olarak karşılaşırız, Tvrtko'nun dedesidir. Esas ve gerçek adı Etienne Kostermann ETIENE KOSTERMANN ' dır. Germenlerle alakalı bir aileden geldiği söylenmektedir, bu aile karışık dinlidir, katolik şubiçlerle akrabadırlar, ana tarafından ortodoks baba tarafından bogomil ve katoliktir, oğlu Vladislav Kostermanic, torunu ünlü ve büyük Tvrtko Kostermanic'tir. bu bilgileri heryerde bulamazsınız, germen asıllı denmesi bir teoridir altını çiziyorum, tıpkı eski macar kralı kolomanın olduğu gibi araştırırsan macar kralı koloman germen asıllıdır, araştır abi mutlaka göreceksin...Zamanında krallar komşu ülkelerle iyi ilişkiler ve çıkar amaçlarıyla kız alıp vermişlerdir yalanmı abi, fransız kralları, ingiliz alman kralları çocuklarını evlendirmişlerdir, bu halkı ve o ülkede yaşayan kimseyi soy ve secere olarak etkilemez sadece ve sadece politik bir olaydır, Bugün 21.yyda günümüzde İngiliz kraliyet ailesinin soyu almandır, ama mancester united taraftarlarına sizin kraliçeniz alman, siz almansınız dersek bizi orada hemen harcarlar be ya:):)

"BOSNA KRALLIK SOYU KOTROMANİC'LERİN ASLI HAKKINDA TARTIŞMALAR / Osman KARATAY Tarihci-Yazar 'ın makalesinin özetine bakınız...demişsin abi, baktım
Osman KARATAY o makalesinde saçmalamış, zaten yazılanlar kendi fikirleri, tarihsel değeri yok, adı üstünde makale ''Ancak Kotromaniç kelimesinin açıklanamaması, bu ailenin kökleri hakkında tartışmalara, özellikle Alman kökeni iddiasının çıkmasına sebep olmuştur.'' demiş sonrada ''Bu kelime büyük ihtimalle Bulgar Türklerinin kişi ismi olarak çok kullandığı, aynı zamanda bir Bulgar kabilesinin de ismi olan Kotur'a dayanmaktadır.'' demiş kutrugire bağlayıp ''Hanedanın ismindeki -man eki ise Alman iddiasını değil, Bosna krallarının bulgar olma ihtimalini güçlendirmektedir.'' demiş ... ne demek istemiş kendide bilmiyor saçmalamış, osman karatayın bir sürü kitabını okudum, tarihi bıraksın, hikayecilikte çok daha başarılı, balkanların gülen yüzünü okuyun harika bir fıkra hikaye kitabıdır.
Boşnaklar peçenekti şimdide bulgarmı oldu abi, bulgarların Türklüğü kalmamış slav olmuşlar, biz bunlar üzerinden kendimize köken arıyoruz olurmu böyle şey ya, biz bulgar kökenli olsak işine yaramaz abi, bunun üzerinden, bulgarlar üzerindenmi boşnaklara köken bulmayamı çalışıyoruz, bulgarlar bugün orada yaşayan Türklere neler yapmaktalar abi, hala Türk kültürünü bulgaristan ülkesinden silmek için herşeyi yapıyorlar,


ŞİMDİ SORUYORUM:
Bosna'da, Peçenekler'in Balkanlara gelmesinden önce; bir Tüzel Kişilik(Beylik-Prenslik veya Devlet) olsaydı eger, nerede bu Prensleri/Hanları veya Kabile Şefleri....DEMİŞSİN ABİ;

CEVAP ŞUDUR; O dönemlerde bizans vardı, zaten o yıllarda kaç tane sırp veya hırvat veya arnavut prens, han, ban, şef ismi sayılabilirki, ayrıca son Bosna krallığın kurulacağı dönemde Bosna, Bizans imp. yeni kurulmuş sırp yönetimi, yeni kurulmuş hırvat yönetimi arasında gidip geliyordu, ama özellikle yeni kurulmuş hırvat yönetimi altındaydı bosna o zamanlar hırvatistana bağlıydı, Macaristan Kralı (Germen asıllı)KOLOMAN Hırvatistanı alıp Hırvatistan Kralı tacını giyince, Bosna bu boşluktan istifade edip bağımsızlığını ilan etti. Boşnaklar o dönemlerde hırvat ve sırp denetiminde yaşadılarsa, Tvrtko; zamanı gelince sırbistan yöneticisi ve hatta daha sonraları hırvatistanı alıp hırvatistan kralı oldu, şerefsiz sırplar ve hırvatlarda Boşnak yönetimi altında yaşamak zorunda kaldılar, bu olağan birşey illa birilerinin gelip gitmesi gerekmiyor... sırp krallığı prensliği hanlığı banlığı, hırvat krallığı prensliği hanlığı banlığı ile aynı gün kurulmamış, bosna krallığınında aynı yıllarda kurulması gerekmiyordu...

şerefsiz sırplar hırvatlar bizden önce krallık kurdular diye millet olabiliyorlar, ama boşnaklar bosnada yaşayanlar sonradan kurmuş diye bir millet ( bir soy, bir din, bir ülkü birliğinde birleşen topluluk) olamıyor, illa başkalarınınmı gelip bosna krallığını kurması gerekiyor, Boşnak dirayeti olamazmı, Bir Bosnalı bir Boşnağın kuzeyden gelen Boşnak kökeni olamazmı, tarih bilim bunu diyor boşnaklar kuzeyden gelmiştir diyor, bilim tarih kanıtlıyor, Boşnaklar neden illaki uydurma bir millet olmak zorunda, sırp şerefsizi Boşnaklara musluman sırpsınız diyor, hırvat şerefsizi Boşnaklara musluman hırvatsınız diyor, bir başkası çıkıyor iliryalıların torunusunuz diyor, bir başkası peçeneksiniz diyor ya arkadaş hiçkimse çıkıpta boşnaksınız demiyor, diyemiyor, dedirtmiyorlar heralde...Bosnada yaşayan adı Boşnak olan millet her nedense bir türlü Boşnak olamıyor

Bu arada FORUM YÖNETİCİSİ ARAKADAŞLARA SESLENİYORUM bu kadar yazıyoruz araştırıyoruz , bunların hepsini BOŞNAK KÜLTÜRÜ adına yapıyoruz, kültürü geliştirmek amaçlı yapıyoruz, oyun bölümünden kafasını kaldırabilipte gelen, bilmediği araştırmadığı şeyler hakkında 2 cümle artislik yapıp gidiyor yine oyun oynamaya dönüyor, boşnaklık denince akan sular duruyor ama oyun oynamak yerine kimse oturup araştırma yapmıyor, yazmıyor, kişi köklerini tarihini bilecek ondan sonra ben buyum şuyum diyecek, srebrenicadaki adamın neden kıyıma uğradığını bileceksin ondan sonra ben Boşnakım diyeceksin, forumu izliyorum oyun eğlence dışında hiçbir katılım yok, bumu BOŞNAK gençliği....

Kurtanovic
04-08-06, 14:39
Dragi Sejkiç,
O zamanlarda; Peçeneklerin Bosna'ya Yerleşmelerini Engelleyen bir Güç mü vardı?
bİZİM Peçenek yorumumuza karşılık, "Alman Ekolü"nden FAYDALANARAK MESELEYE yaklaşıyorsun...(Faul yapıyorsun...:) )

Merhum Prof.Dr.Emel Esin; Türk Tarihi Hakkında uzmanlığı tartışılmaz bir bilim kadınıdır...

BAK; PEÇENEKLERİN BOSNA'DA YERLEŞMELERİ HAKKINDA AÇIK-SEÇİK BİR İFADE ::::::::
kaynak::::
__________________________________________________ _______________
TÜRKLERDE MADDİ KÜLTÜRÜN OLUŞUMU
Prof.Dr. Emel ESİN
Kabalcı Yayınevi, İstanbul. 1.Baskı - Mart 2006.

Sayfa - 251,

"......Bosna'da, XI. yüzyıldan sonra PEÇENEK ve KUMAN TÜRKLERİ yaşamaktaydı.(12) Sava ve Drava nehirleri arasında, XI.yüzyıldan XV.yüzyıla kadar PEÇENEK DİLİNDEN bozulmuş adlar taşıyan köyler bulunuyordu....

DİPNOT :::::::::::::::
(12) - Bkz. A.N.Kurat, Peçenek Tarihi, İstanbul 1973(Sava ve Drava arası Peçenekleri).A.N.Kurat, Karadeniz Kuzeyindeki Türk Kavimleri, Ankara 1972, s. 64,73,98 (Peçenek Kumanların Bosna çevresinde yerleşme yerleri.
Peçenek ve Kuman mezar heykelleri için bkz.S.A:Pletneva, "Peçenegi, Torki i Palovtzi,é Materiali i issledovaniya po arhelogii SSSR, no.62, Moskova 1958, s. 207-16
__________________________________________________ _______________

PEÇENEKLER BOSNA'YA DA YERLEŞTİLER..

Ben meramımı anlatmakta yeterli olamadığımı düşünmeye başladım...
Ama bu kaynak anlaşılır derece de açık ve başka yoruma yer yok sanırım.
Bu kitabı daha önce de alıntılamıştım ama belli ki; okunamamış bir sebepten.

Tekrar ifade edeyim efendim...
Ben "Boşniyak" adının "Besenyök/Peçenek"ten gelebilecegini ve çünkü Bosna'da Peçeneklerin gelmesinden sonra "Tüzel kişilik/Devlet aygıtı"
oluştuğunu(ortaya çıkabildiğini) söylemeye çalışıyorum...
Çünkü yukarıda Macarların "icazetini" almak gerekiyordu...
Peçenekler, Macarlardan bu "olur"u aldıktan sonra "Bosna Devleti"ni görebiliyoruz....
Daha açık bir ifade ile yazacak kardeşlerimiz buyursunlar....
Ben Diyorum ki;
Boşnaklar;
Azeriler, Kazaklar,Türkmenler,Özbekler,Tatarlar v.d. Türk asıllı(Türkik) Uluslar gibidirler... Bu durum; onların "Boşnaklığı"na bir ZARAR DEĞİL, artı değer getirir....
BENCE GERÇEK BUNDAN İBARET.... :)

NOT:
(Sejkic kardeşimizin yazdıklarının tamamı;
Peçeneklerin Balkan cografyasındaki nüfus yaygınlıklarının ve siyasal güçlerinin birer DELİLLERİDİR/göstergesidir ki; Bu kaynakların tamamı benim görüşümü güçlendirir ve DOGRU'lar mahiyettedir...:) )
TEŞEKKÜR EDERİM BRATE SEJKİC, SEN ÇALIŞMALARINA DEVAM ET... :)

sejkic
04-08-06, 15:58
"......Bosna'da, XI. yüzyıldan sonra PEÇENEK ve KUMAN TÜRKLERİ yaşamaktaydı.(12) Sava ve Drava nehirleri arasında, XI.yüzyıldan XV.yüzyıla kadar PEÇENEK DİLİNDEN bozulmuş adlar taşıyan köyler bulunuyordu....
demişsin abim

EMEL ESİNİN bahsettiği 2-3 tane köy, sırbistanda daha çok var, evet 2-3 tane köy adı var bunu bende yazdım, balkanlarda diğer yerlere bakarsan, ukrayna ve romanyaya bakarsan 500 taneye kadar bulursun, sen boşnaklar peçenektir diyorsun, eğer bosna peçenek ülkesi ise koskoca peçenek ülkesinde isim olarak 2 tane köy adı varsa benim başka diyecek birşeyim yok, peçeneklerin balkanlara dağılan kısmı kültürünü dilini herşeyini korumuş, ama bosnadaki en kalabalık peçenek nufusu koruyamamış.. eğer bu kadar peçenek torunu varsa zamanında tüm balkanlar peçeneklerden oluşuyordu heralde, sanırım başka millet yoktu, suleyman abi konuyla alakası yok ama arnavutların kökenini hakkında fikirlerini öğrenmek istiyorum

bu arada rica ediyorum abi, karar ver boşnaklar peçenekmi kumanmı yoksa bulgarmı hangisiyse nun üzerinden tartışalım...

(Sejkic kardeşimizin yazdıklarının tamamı;
Peçeneklerin Balkan cografyasındaki nüfus yaygınlıklarının ve siyasal güçlerinin birer DELİLLERİDİR/göstergesidir ki; Bu kaynakların tamamı benim görüşümü güçlendirir ve DOGRU'lar mahiyettedir... )
TEŞEKKÜR EDERİM BRATE SEJKİC, SEN ÇALIŞMALARINA DEVAM ET... demişsin abim

evet abi, bütün yazdıklarım peçeneklerin boşnaklarla alakalı olmayan yerlerde yaşamaya devam ettiklerini gösteriyor, bosnaya hiç gelmemişler kaynaklarıyla tarihleriyle okuyabilirsin, 2-3 tane peçenek köyünü katmıyorum. abi ben Türk Tarihçilerden peçeneklerle ile ilgili 10 tane kaynak yazdım, sen 1 tane kaynakla olayı çözdüm diyorsun istersen 10 tane daha bilimsel kaynak yazayım elimde var daha çokları var, bir kaynak böyle diyor diye doğru olan bumu diyeceğiz şimdi
bu arada rica ediyorum abi, karar ver boşnaklar peçenekmi kumanmı yoksa bulgarmı hangisiyse oun üzerinden tartışalım...

Kurtanovic
05-08-06, 01:37
Kardeşim Sejkiç,
1150 civarında üyenin mevcut olduğu bu site de; sadece ikimizin bu mevzu üzerine yazdığımızı gözlemliyorum....
Aslında mevzumuzun reytingi fena sayılmaz... 2000'den fazla kere görüntülenmiş bir mevzuda yazıyoruz...
Şimdilik bu mevzuya bu aşamada bir ara vermek faydalı olur kanaatindeyim...
İsteyen istediği kanaate sahip olsun...
Ben Boşnijak adının, Peçenek'ten geldiğine ve Bogomilizim'in Maniheizmden etkilenmiş Heretik/Sapkın Bir mezhebin Takipçileri olmalarından dolayı da, yine Peçeneklere vardığımızı düşünüyorum...
Şimdilik bu düşüncelerimden; bir milim bile gerilemeyi düşünmediğimi de özenle deklere ediyorum...
Bundan sonrası için artık bir kitap mevzusuna dönüşmüş bir fikir oldugu inancındayım...
Bilgi ve Düşüncelerini benimle paylaşmak ve benim düşüncelerime karşı fikirlerini kararlılıkla savunurken, nezaket dolu tavrını muhafaza ederek göstermiş oldugun basiret için teşekkürlerimi sunarım...
Yine Boşnak Tarih ve Kültürü Hakkında bilgileri paylaşabilmek ve fikir alış-verişinde bulunmak için yeni bir konu açmamızın zamanı geldi kanaatindeyim...
Bu güzel paylaşımların için en içten teşekkür, ve muhabetlerimle Allah'a emanet ol Kardeşim Kasım Aga.... :)
(Arnavutlar meselesine gelince; Hali-hazırda Arnavutlar Avrupa'nın Otoktan Milletidir...Avrupa'da Arnavutlardan daha eski bir millet yok...Bu konu hakkında bilgilenmek istiyenler için ; www.arnavutum.com sitesini tavsiye ediyorum...
Bu sitenin Boşnak sitesi olduğunu hatırlatmak isterim..:) )

agovic75
05-08-06, 07:15
sayın kurtanovic abicim
bu konu üzerinde sadece senin ve sejkiçin yazmasını ben kendimce yorumlamak isterim.konunun başlarında hatırlarsan ben dahil bir çok üye arkadaşım kulaktan dolma ve kendi duyduklarımızca bazı yorumlar yapıyorduk ama baktik ki siz ve sejkiç bu konu hakkında gerçekten derin araştırmalara girmiş ve konuya tamamen hakimsiniz .ben sizin yazılarınızı takip etmekten büyük zevk alıyorum ve sanırım ratinglerde gösteriyorki üye arkadaşlarımın çoğu da aynı fikirde yani yorum azlığı ''bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmamak'' prensibi gereği diye düşünüyorum.
saygılarımla

fele
05-08-06, 10:19
Ben Kurtanoviç arkadaşıma bir şeyler söylemek istiyorum.
Değerli arkadaşım! Uzun zamandır Sevgili Seykiç arkadaş ile olan diyaloğunuzu takip ediyorum.

Ben daha önce forumda şahsi görüşüm olarak "BOŞNAKLAR" ile alakalı görüşlerimi belirtmiştim.Ancak, şimdi kaynaklar üzerinde çalışıyor olup, yakın zamanda karşınıza ben de kaynaklar ile birlikte çıkacağım.Yalnız şu da unutulmamalıdır. Atalarımızın, dedelerimizin, ninelerimizin duyup, görüp ve de bizzat yaşayıp bizlere anlattığı olaylar havaya uçmamalıdır.Çünki kaynak yok diye inanmadığımız konuları yine senin - benim atalarımdan dinleyip derleyip kaynak olarak önümüze sunulmaktadır kanısındayım.

Evet, ben gerçekten senin her yorumunda Boşnakları illaki bir kavim,bir ırk, bir soy'a dayandırmak istediğini gözlemliyorum.Bu önce peçenekler idi, verdiğin kaynaklara göre şimdi de kumanlık ve bulgarlık çıktı.

Arkadaşım, bugün ulusal logoları HUNGARY olup, Hun Türklerinin çocukları olan ve yeri geldiğinde;"Biz Türkiyeli Türk'ten fazla Türk'üz" diyen Macarlar, Macaristan olarak adlandırılmalarından şikayetçi değillerdir. Yine Hazar ve Avar Türklerinin çocukları olan ve her fırsatta Türk'e karşı aşağılık muamelede bulunan Bulgarlar da Bulgaristan olarak anılmaktan şikayetçi değillerdir.

Evet arkadaşım senin Türk'lük ile hassasiyetini saygı ile taktir ediyorum. Ama en az ben de sen kadar Türk'lüğüm ile gurur duyar, gerektiği anda bu uğurda canımı seve seve veririm.Atatürk'ün dediği gibi;" Ne Mutlu Türk'üm Diyene."

Netice olarak, Avrupa ülkelerinin bile Türk kökenli oldukları hakkındaki yaptıkları derin araştırmaların olduğu bir ortamda, şu yada bu şekilde herkesin kabullenip, uğrunda savaştıkları, ulusal marş yazdıkları bir isimleri var. Hiç biri illa şuyuz, buyuz demiyor. Bizimde zaten kaynaklarda mevcut bilgilerimiz olduğu bir gerçektir. Ama 9. 10. Asıra gitmenin ve hala oralarda kalmanın bir anlamının olmadığını, Aslolanın "Boşnak,Boşnaktır" bilincinin yerleşmesi gerektiği ve bu bilinç ile çalışılmalıdır. Düşüncesindeyim.

Saygılarımla.

Kurtanovic
05-08-06, 11:22
Ben Kurtanoviç arkadaşıma bir şeyler söylemek istiyorum.
Değerli arkadaşım! Uzun zamandır Sevgili Seykiç arkadaş ile olan diyaloğunuzu takip ediyorum.

Ben daha önce forumda şahsi görüşüm olarak "BOŞNAKLAR" ile alakalı görüşlerimi belirtmiştim.Ancak, şimdi kaynaklar üzerinde çalışıyor olup, yakın zamanda karşınıza ben de kaynaklar ile birlikte çıkacağım.Yalnız şu da unutulmamalıdır. Atalarımızın, dedelerimizin, ninelerimizin duyup, görüp ve de bizzat yaşayıp bizlere anlattığı olaylar havaya uçmamalıdır.Çünki kaynak yok diye inanmadığımız konuları yine senin - benim atalarımdan dinleyip derleyip kaynak olarak önümüze sunulmaktadır kanısındayım.

Evet, ben gerçekten senin her yorumunda Boşnakları illaki bir kavim,bir ırk, bir soy'a dayandırmak istediğini gözlemliyorum.Bu önce peçenekler idi, verdiğin kaynaklara göre şimdi de kumanlık ve bulgarlık çıktı.

Arkadaşım, bugün ulusal logoları HUNGARY olup, Hun Türklerinin çocukları olan ve yeri geldiğinde;"Biz Türkiyeli Türk'ten fazla Türk'üz" diyen Macarlar, Macaristan olarak adlandırılmalarından şikayetçi değillerdir. Yine Hazar ve Avar Türklerinin çocukları olan ve her fırsatta Türk'e karşı aşağılık muamelede bulunan Bulgarlar da Bulgaristan olarak anılmaktan şikayetçi değillerdir.

Evet arkadaşım senin Türk'lük ile hassasiyetini saygı ile taktir ediyorum. Ama en az ben de sen kadar Türk'lüğüm ile gurur duyar, gerektiği anda bu uğurda canımı seve seve veririm.Atatürk'ün dediği gibi;" Ne Mutlu Türk'üm Diyene."

Netice olarak, Avrupa ülkelerinin bile Türk kökenli oldukları hakkındaki yaptıkları derin araştırmaların olduğu bir ortamda, şu yada bu şekilde herkesin kabullenip, uğrunda savaştıkları, ulusal marş yazdıkları bir isimleri var. Hiç biri illa şuyuz, buyuz demiyor. Bizimde zaten kaynaklarda mevcut bilgilerimiz olduğu bir gerçektir. Ama 9. 10. Asıra gitmenin ve hala oralarda kalmanın bir anlamının olmadığını, Aslolanın "Boşnak,Boşnaktır" bilincinin yerleşmesi gerektiği ve bu bilinç ile çalışılmalıdır. Düşüncesindeyim.

Saygılarımla.

Müşerref oldum Sayın Feleçi arkadaşım...
Kaynaklarınızı ve yazılarınızı sabırsızlıkla ve merakla bekliyorum....
Yanlız bir şeyi hatırlatmak isterim ki; Ben burada "ninelerimiz ve dedelerimizden" duyamayacagımız şeyleri yazıyorum, Sejkic kardeşimiz de
öyle...
İslam öncesi Boşnak Tarihi hakkında yazmaya çalıştıgımız için burada yazdıklarımız ninelerden ve dedelerden duyamayacagımız şeyler... :)
.....
agoviç 75 Kardeşimize; iltifatlarından dolayı teşekkürlerime ve selamlarımı iletirim...
Özetlemek gerekirse; benim yazdıklarım dikkatle okunup üzerinde düşünülürse, Boşnakların niçin "toptan" islam dinine girdiklerini de anlayabiliriz sanıyorum...
Hüküm vermek bana kalmış değil, ancak bilgi paylaşmaya çalışıyorum...
Sevgi ve selamlarımla....

CezR
09-08-06, 03:51
çok güzel bilgiler...tartışmalara devam ederseniz biz daha fazla bilgi sahibi oluruz:)lütfen devam

babovic
10-08-06, 17:29
sayın kurtanoviç ve sejkiç
yazılarınızı başladığınız 1'ci sütündan itibaren zevk ve merakla okudum.
bu kadar özverili ,seviyeli ve bir o kadar yorucu ve sürükleyici araştırmalarınızdan sonra bir boşnak olarak yazdıklarınız için sizlere çok teşekkür ederim.
sevgilerimle..

muzo
11-08-06, 13:29
http://rapidshare.de/files/29002828/OSMANLI_MPARATORLU_UNDABO_NAKLAR.doc.html

saygıdeğer,kurtanoviç ve sejkiç. boşnakların kökenleri hakkında benimde çorbada tuzum olsun dedim. bu yazı ve araştırmalar bana ait değildir.sevgili dostum caner sancaktrarın üniversitede hazırladığı bir tezdir.

Kurtanovic
12-08-06, 01:09
Kardeşim muzo,
verdiğin linke baktım. Çok sagolasın...
Ancak tekno-özürlü olduğum için yazıyı okuyamadım... :)
Lütfen yazıya nasıl ulaşacagımızı da bir izah etsen, çok hayırlı bir iş yapmış olacaksın...
Bütün Boşnakların en öncelikle bilmesi gereken konuların başında gelir bu mesele...

agovic75
12-08-06, 06:58
OSMANLI İMPARATORLUĞU DÖNEMİNDE BOŞNAKLAR
“Boşnak Ulusal Kimliğinin Doğuşu”

Caner SANCAKTAR*


“Ulus, ortak bir geçmişe ve gelecek projesine sahip, kendi kendisini yönetme iddiasında bulunan, belirli bir bölge ile sınırlı, ortak bir kültürü paylaşan, topluluk oluşturma bilincindeki insan grubudur”. Her ulus belli bir “ulusal kimlik” üzerinde kurulur ve gelişir. Bu kimlik, ulusun üyeleri arasındaki ortaklığı sağalamaya çalışan ve vurgulayan bir dizi inançlar ve simgeler ilişkisidir. Ulusun içerdiği ve dayandığı “inançlar ve simgeler ilişkisi” tarihsel süreç içerisinde ortaya çıkar ve gelişir. “Zaman” içerisinde meydana gelen (tarihsel) ekonomi-politik olaylar söz konusu “inançlar ve simgeler ilişkisini” (yani, ulusal kimliği) üretir. Dolayısıyla, her ulus zaman içerisinde ortaya çıkan ve gelişen ekonomi-politik olayların ürettiği “sosyo-politik grup”tur. Doğal olarak, söz konusu (tarihsel) ekonomi-politik olaylardaki değişim ulusal kimlikte ve tabi ki ulus olarak tanımlanan sosyo-politik grupta değişime neden olacaktır. Bu ise her ulusun ve ulusal kimliğin zamanın her anında değişim içerisinde olduğu anlamına gelir. Bu nedenle bir ulusun incelenmesi ve açıklanması “tarihsel inceleme ve açıklama” gerektirir. Söz konusu “tarihsel inceleme ve açıklama”, ulusu ve ulusal kimliği üreten (tarihsel) ekonomi-politik olayların incelenmesi ve açıklanmasıdır.

“Boşnak” olarak nitelendirdiğimiz ulus ve onun içerdiği ulusal kimlik de tüm diğerleri gibi tarihsel olayların ürünüdür. Dolayısıyla, Boşnak ulusu ve kimliğinin açıklanması ve anlaşılması, bu ulusu ve kimliği üreten tarihsel olayların incelenmesini gerektirir. Boşnak ulusunun ve kimliğinin oluşumu ve gelişimini altı tarihsel dönemde inceleyebiliriz: (1) Osmanlı İmparatorluğu dönemi (1463-1878), (2) Avusturya-Macaristan İmparatorluğu dönemi (1878-1918), (3) Yugoslavya Krallığı dönemi (1918-1940), (4) İkinci Dünya Savaşı dönemi (1940-1945), (5) Sosyalist Yugoslavya dönemi (1945-1990) ve (6) Sosyalist Yugoslavya sonrası. Bu yazıda sadece ilk dönem ele alınmaktadır.
Osmanlı İmparatorluğunun (Oİ) bugünkü Sırbistan, Karadağ, Makedonya coğrafyası üzerindeki fetihleri I. Murat zamanında 1371 yılında başlamış ve 1389 Kosova Savaşından sonra hızlanmıştır. Oİ orduları bugünkü Bosna-Hersek coğrafyasını 1463-1482 tarihlerinde tamamiyle ele geçirmiştir. 1580 yılında Bosna, Hersek, Kilis, Poyega, Rahoviçe, Zvornik, Krupa ve Yeni Pazar sancakları Bosna Beylerbeyliği (Eyaleti) çatısı altında birleştirilmiştir. Bosna Eyaleti bugünkü Bosna-Hersek topraklarının tamamını, ayrıca Slavonya, Hırvatistan, Dalmaçya, Karadağ ve Sırbistan’ın bazı komşu kesimlerini kapsıyordu. Bosna Eyaleti 1878 yılına kadar Oİ tarafından yönetilmiştir. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda düzenlenen Berlin Konferansında, bu topraklar (Yeni Pazar Sancağı hariç ) Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na bırakılmıştır.

Oİ, Bosna Eyaleti’nin içerdiği coğrafyada üç büyük toplulukla karşılaşmıştır: Ortodoks Sırplar, Katolik Hırvatlar ve Bogomiller. Sırplar ve Hırvatlar 6. ve 7. yüzyıl boyunca Karpatların kuzeyinden (bugünkü Polonya ve Ukrayna’nın güney kısmı) Balkanlara göç etmiş Slav topluluklardır. Bizans İmparatorluğunun nüfuz alanında kalan Sırplar Hıristiyanlığın Ortodoks yorumunu benimserken, Hırvatlar Kutsal Roma-Germen İmparatorluğunun etkisinde kalmış ve Katolikleşmiştir.

Bogomiller ise hem Ortodoks hem de Katolik kiliseleri tarafından “sapkın (Hıristiyanlık dininden sapmış/çıkmış)” olarak ilan edilmiş Hıristiyan Bogomilizm mezhebinin üyeleri idiler. Bogomilizm mezhebi 10. yüzyılda bugünkü Bulgaristan coğrafyasında ortaya çıkmış ve 14. yy’a kadar Bosna-Hersek, Sırbistan, Karadağ, Makedonya, Dalmaçya, Kuzey İtalya ve Güney Fransa’ya kadar yayılmıştır. Bogomilizmin inançsal ve düşünsel kökeni, İran’da M.Ö 3. yüzyılda ortaya çıkmış olan Manescilik inancına kadar gider. Manesci düşünceler 9. yüzyılda, yedinci yüzyılda bir Hırıstiyan tarikatı olarak doğmuş olan Paulikianlara (Paulusculara) geçti, onlar kanalıyla da 10. yüzyılda, kilisenin öğretilerine karşı çıkan köylülerin feodal öğelere karşı ayaklanmasını temsil eden Bogomiller’e, ve nihayet, Bogomiller’den 15.-16. yüzyıllarda Katar köylü ayaklanmalarına geçti.

Etnik açıdan Sırplar ve Hırvatlar gibi Slav olan Bosnalı Bogomiller, dinsel açıdan hem Sırp Ortodoks hem de Hırvat Katolik kilisesinin dinsel otoritesini reddetmiş olan Bosnalı Hıristiyanlardır. Başka bir deyişle, Bosnalı Bogomiller, Ortaçağ Kilisesinin kurumsallaşmış öğretilerini reddeden Bogomilizim mezhebine bağlı Bosnalı Hıristiyan Slavlardır.

agovic75
12-08-06, 06:58
Bogomilizm mezhebi Kilise kurumunu ve ritüellerini reddetmiştir çünkü bu inanışa göre insan kiliseye ve ruhban sınıfına gerek olmadan Tanrı (Bog)’ya ulaşabilir. “Tanrı sevgisi / sevgiciliği” anlamına gelen Bogomilizm’e göre Tanrıya ulaşmak için Tanrıyı ve onun yaratığı insanları sevmek yeterlidir. Ayrıca, bu mezhep Teslis ve İsa’nın ölümden sonra dirildiği inanışını benimsememiştir.

Bogomillere göre kilise kurumu ve ruhban sınıfı İsa’nın öğretilerini yozlaştırmış ve kendi çıkarları için kullanmıştır. Özellikle, toprak üzerinde özel mülkiyete karşı çıkmış olan Bogomil mezhebi, hem ruhban sınıfın hem de feodal beylerin servetlerini ve toprak mülkiyetlerini İsa’nın öğretilerine aykırı olarak değerlendirmiştir. Çünkü Hıristiyanlığın Bogomil yorumuna göre, tüm doğa tanrı tarafından yaratılmış ve insanın hizmetine sunulmuştur. Bu nedenle hiç bir kimse veya hiç bir kurum doğa üzerinde özel mülk ve servet edinme ve biriktirme hakkına sahip değildir. Alman tarihçi ve felsefeci Max Bear, Bogomilizm mezhebini, doğa üzerinde özel mülkiyete karşı çıkıp toprağın ortak kullanımını savunduğu için “Balkanların Ortaçağdaki ütopik sosyalist hareketi” olarak nitelendirmiştir. Ayrıca, Bulgar tarihçi Nikolai Todorov, Bogomilizmi, kiliseye ve feodal egemen sınıfa karşı mücadele etmiş dinsel düşünceye dayalı eşitlikçi bir sosyal hareket olarak tanımlamıştır.

Toprak üzerinde özel mülkiyete ve feodal sömürü ilişkilerine karşı çıkmış olan bu mezhep özellikle serfler ve yoksul köylüler arasında yayılma imkanı bulmuştur. Kilise ruhban sınıfının ve feodal beylerin ekonomi-politik ve dinsel iktidarlarını tehdit etmiş olan bu düşünce, hem Ortodoks hem Katolik kiliseleri tarafından “sapkın” ilan edilmiştir. Sırp, Hırvat ve Macar Kiliseleri ile feodal beyler arasında oluşturulan ittifak 13. ve 14. yy boyunca Bogomiller üzerine Haçlı Seferleri düzenlemiştir. Bu seferler Bosnalı Bogomillerin gücünü kırmış ve Bogomilizm mezhebinin gelişimini engellemiştir.

Feodal beyler ve Kilise tarafından büyük baskılara maruz kalmış olan Bosnalı Bogomiller Oİ’nun etkisiyle 15. yy’ın sonlarından itibaren hızla Müslümanlaşmışlardır. Ayrıca Bosnalı Ortodoks Sırp ve Bosnalı Katolik Hırvatların bir bölümü de Oİ’nun etkisiyle İslam dinini benimsemiştir.

Müslümanlaşma süreci kısa bir zaman diliminde değil uzun bir süreçte gerçekleşmiştir. Bu sürecin niteliği ve nedenleri konusunda değişik düşünceler ileri sürülmektedir. Nikolai Todorov’a göre, Oİ, Balkanlardaki varlığını güçlendirmek amacıyla yerel topluluklar üzerinde zoraki İslamlaştırma Politikası (Islamization Policy) uygulamıştır. Osmanlı tarihçisi Halil İnalcık ise bazı Balkan topluluklarının Oİ bünyesinde bir takım iktisadi ve siyasi çıkarlar elde etmek amacıyla kendi dinlerini terk edip İslam dinini benimsediklerini, dolayısıyla söz konusu İslamlaşma sürecinin zor ve baskı içermediğini iddia etmektedir.

İnalcık’ın yorumu, Yunanlı Balkan tarihçi Stavrianos’un yorumuyla uyuşuyor. Stavrianos’a göre Bosnalı Bogomiller iki nedenden dolayı İslam dinini benimsemişlerdir: (1) Oİ’nun koruması altına geçip Ortodoks ve Katolik kiliselerinin baskısından kurtulmak; (2) toprak üzerinde bir takım imtiyazlar elde etmek; (3) müslümanlaşma yoluyla serflikten kurtulup özgür köylü haline gelmek. Dolayısıyla, Stavrianos’a göre, Bosnalı Bogomiller zor ve baskı yoluyla değil, bir takım iktisadi ve siyasal çıkar sağlamak için kendi rızalarıyla İslam dinine geçmişlerdir. Ayrıca, Amerikalı Balkan tarihçi Robert Lee Wolff da müslümanlaşmadaki temel güdünün toprak üzerinde bir takım ayrıcalıklar elde etmek olduğunu yazmıştır.

Bazı Balkan tarihçileri ise Bosna’da ve Balkanların diğer bazı coğrafyalarında yaşanılmış olan İslamlaşma sürecinin hem ‘zoraki’ hem de ‘gönüllü’ müslümanlaşmayı içerdiğini ileri sürüyor. Balkan tarihi alanında başlı başına bir ekol haline gelmiş olan Amerikalı tarihçi Peter Sugar devşirme sistemini “zoraki müslümanlaştırma” olarak tanımlarken, ekonomi-politik çıkarlar elde etme amacıyla gerçekleşen müslümanlaşmayı “gönüllü müslümanlaşma” olarak yorumluyor.

Osmanlı Devleti, müslümanlaşmış Bosnalı Slavları “Boşnak”, “Bosnalı takımı” veya “Bosnalı kavimi” olarak adlandırmış ve tanımlamıştır. Dolayısıyla “Boşnak” kelimesi Bosnalı Müslüman Slavlar, Ortodoks Sırplar veya Katolik Hırvatlar tarafından değil Osmanlı Devleti tarafından türetilmiş ve Bosnalı Müslüman Slavları belirtmek/tanımlamak için kullanılmıştır.

Ortodoks Sırplar ve Katolik Hırvatlar ise Bosnalı Müslüman Slavları belirtmek/tanımlamak için “Muslimani (Müslümanlar)” ve “Turci (Türkler)” sözcüklerini kullanmışlardır. Sırplar ve Hırvatlar, Bosnalı Müslüman Slavları (yani Boşnakları) tanımlamak için “Turci” kelimesini kullanırken “Türk etnik kimliğini” değil “Müslüman din kimliğini” kastetmişlerdir. Yani Sırpların ve Hırvatları kullandığı “Turci” sözcüğü “Türk etnik kimliği”nden çok “İslam din kimliği”ni işaret etmiştir. Başka bir ifadeyle, Sırplar ve Hırvatlar İslam dini ile Türkler aracılıyla tanıştıkları için “Türklük” ve “Müslümanlık” onlar için özdeştir, ayrı iki kimlik değildir. Dolayısıyla, Sırplar ve Hırvatlar “Müslümanlaşma”yı “Türkleşme” olarak algılamış ve tanımlamışlardır. Bu nedenle ki, Sırplar ve Hırvatlar, etnik açıdan kendileri gibi Slav olan Müslüman Boşnakları tanımlarken “Turci” sözcüğünü kullanmışlardır.

Boşnaklar (Bosnalı Müslüman Slavlar) ise 19. yy’ın ortalarına kadar kendilerini tanımlarken / adlandırırken “Turci” ve “Boşnak” sözcüklerini değil, “Muslimani” ve “Osmanlija (Osmanlı)” sözcüklerini kullanmışlardır. Yani, uzun bir süre “Osmanlılık” ve “Müslümanlık” kimliği Boşnaklar için asıl iki kimliktir. 19. yy’ın ortalarından itibaren ise “Müslümanlık” kimliği önemini sürdürmeye devam ederken “Osmanlılık” kimliği “Bosnalılık” kimliği karşısında zayıflamıştır. Bu dönemden itibaren, Boşnaklar kendilerini “Osmanlija” olarak değil, “Bosnjaci” olarak tanımlamaya/adlandırmaya başlamışlardır.
19. yy’ın ikinci yarısında gerçekleşen “Osmanlılık” kimliğinden kopuş, Boşnaklar ile Osmanlı Devlet yönetimi arasındaki iktisadi ve siyasi çatışmanın ürünü olmuştur. 19. yy’a kadar Boşnaklar (yani Bosnalı Müslüman Slavlar) ile Osmanlı Devleti arasındaki ilişkiler sıkı bir işbirliğine dayanıyordu. Bu işbirliği iktisadi, siyasi ve askeri olmak üzere üç temel alanda gerçekleşmiştir.

Bosna Eyaletinde kent yaşamı Boşnakların hakim olduğu ve yönettiği Lonca Teşkilatları tarafından düzenlenirken, kır ise Boşnak sipahilerinin kontrolü ve yönetimi altındaydı. Boşnak yöneticiler, Osmanlı Devleti ve Osmanlı Padişahı adına Bosna Eyaletini yönetiyorlardı. Boşnaklar ayrıca üst düzey devlet yönetiminde de yer almışlardır. Örneğin, 21 Boşnak Oİ’de sadrazamlık makamına yükselmiştir.

Siyasi ve iktisadi işbirliği kendisini askeri alanda da göstermiştir. Boşnaklar 1878’e kadar pek çok savaşta Osmanlı ordusu saflarında Rus Çarlığı, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ve Venedik’e karşı savaşmışlardır. Ayrıca, Boşnak askeri birlikler Balkanlarda ve Anadolu’da ortaya çıkmış çeşitli ayaklanmaları bastırmak için kullanılmıştır. İktisadi, siyasi ve askeri alanlardaki işbirliği kuşkusuz Boşnaklara Sırplar ve Hırvatlar üzerinde iktisadi ve siyasi bir üstünlük sağlamıştır.
16. yy’da Tımar Sistemi bozulmaya başladı ve 17. yy’da Çiftlik Sistemi yaygınlaştı. Çiftlik Sistemi, Bosna Eyaleti’nde “beg” olarak çağrılan büyük Boşnak çiftlik (veya toprak) beylerini üretti. Bu yeni yetme çiftlik beyleri Osmanlı Devletine hizmet etmiş olan eski yeniçeri ve tımarlı sipahiler arasından çıkmıştır. Toprak üzerinde özel mülk sahibi olan Boşnak çiftlik beyleri, Osmanlı Devletinin aleyhine kendi iktisadi, siyasi ve sosyal nüfuzlarını geliştirdiler ve Bosna Eyaletinde merkezi yönetimin otoritesini sınırlandırdılar.

Yerel otoriteleri hızla büyüyen Boşnak beyleri ile merkezi yönetim arasındaki iyi ilişkiler II. Mahmut reformlarına (1820-1839 Reformları) kadar sürdü. II. Mahmut merkezi yönetimi güçlendirmek ve yerel beylerin, eşrafın, yöneticilerin gücünü kırmak amacıyla askeri, iktisadi ve siyasi alanlarda bir dizi modernleşmeci reformlar uyguladı. Bu reformlar, Bosna Eyaletindeki Boşnak beylerinin, eşrafın ve yöneticilerin yerel güçlerini ve yetkilerini sınırlandırıp azalttığı için, Boşnak-Osmanlı Devleti ilişkilerinde çatışmaların doğmasına neden oldu.

Oİ’nin merkezi yönetimine karşı ilk Boşnak ayaklanması 1831 tarihinde Boşnak beyleri ve eşrafı tarafında düzenlendi. II. Mahmut reformlarına tepki olarak gelişen Boşnak beylerinin ayaklanması Bosnalı Sırp ve Hırvat köylüleri tarafından desteklendi. Böylece Osmanlı Devletine karşı ilk Boşnak-Sırp-Hırvat işbirliği 1831 ayaklanmasında vücut buldu. Bu ayaklanmayı 1836, 1840, 1849-51, 1868 ve 1869 ayaklanmaları takip etti.

agovic75
12-08-06, 06:59
Sırplar ve Hırvatlar karşısında kendi kimliklerini ve varlıklarını korumak için “İslam kimliği”ne vurgu yapan Boşnaklar, Osmanlı Devletine karşı ise “Bosnalılık kimliği”ni ön plana çıkarmıştır. Boşnaklar ile Sırplar ve Hırvatlar arasındaki çatışmalar Boşnak kimliğinin “Müslümanlık ve İslam” yönünü güçlendirdi. Öte yandan, Boşnak beylerinin II. Mahmut reformlarına karşı düzenledikleri isyanlar Boşnak kimliğinin “Bosnalılık” boyutunu güçlendirdi.

“İslam kimliği” Boşnakların dinsel açıdan “Müslüman” olduğunu belirtirken, “Bosnalılık kimliği” Boşnakların etnik açıdan “Güney Slav (Yugoslav)” olduğunu vurgulamıştır. 19. yy’ın bitiminde, Sırp ve Hırvat milliyetçiliğinin asimilasyon politikalarına karşı direnen Boşnaklar, daha yüksek ve net bir sesle kendilerini “Bosnalı Güney Slavlar (Bosnalı Yugoslavlar)” olarak tanımlamışlardır. Mehmet Bey Kapetanovic’in 1891’de kurduğu Bosnjak adlı dergide yayınlanmış olan bir makale bu gelişmenin güzel bir göstergesidir. Makale, Sırp ve Hırvat milliyetçiliğinin Boşnaklar üzerindeki asimilasyon politikasını bertaraf etmeye çalışıyor ve Boşnakları “Bosnalı Güney Slav” olarak tanımlıyor:



“Hırvatlar, Ortodoksların bizim (Boşnakların) en büyük düşmanlarımız olduğunu ve Sırplığın Ortodokslukla aynı şey olduğunu öne sürerken, diğer yandan Sırplar, bütün dünyayı Sırplaştırmış oldukları uyduruk bir tarihe dikkatimizi çekmek için kendilerini hırpalıyorlar . . . Güney Slavları (Yugoslavlar) ailesine ait olduğumuzu asla inkar edemeyiz; ancak tıpkı atalarımız gibi Bosnalı olarak kalacağız, bunun dışında hiçbir şey mümkün olamaz. ”

agovic75
15-08-06, 14:08
sayın kurtanoviç,bende senim gibi tecno özürlüyüm.yazının nasıl açıldığını bilmiyorum.bilen varsa lütfen yardımcı olsun.

ARKADAŞLAR GÖRUYOSANIZ YUKARI METNİ OLDUĞU GİBİ VERDİM SAYGILARIMLA

Kurtanovic
16-08-06, 00:54
Kardeşler,
Metnin tamamını okudum...
Bu yazıda bilinenlerin tekrarı var(benim için). Yeni bir görüş yok...
Benim yazmaya(dikkat çekmeye) çalıştığım dönem, Osmanlı öncesi (karanlık) devirlerin aydınlatıması dogrultusunda yeni görüşlerdir...
Bu yazılanlar eleştirilebilecek görüşlerdir(Benim açımdan).Batılı görüş açısını temel alır.
Ancak genç kardeşlerimiz için faydalı derli-toplu bir yazı sayılır...
Yeni nesilin orjinal araştırmalara yönlendirilmesi gerek...
Boşnak Tarih; Boşnak araştırmacılar tarafından kaleme alınmadıkça, tartışmaya ve eleştiriye açık olacaktır...Olmalıdır da...
Boşnak tarihi(bence), aydınlatılması gereken acil meselelerimizden birisidir...
Tabii objektif olarak çalışılması kaydıyla.. :)

lebronerdem
18-08-06, 11:23
bence degıller yanı degılız

sakarya
18-08-06, 15:19
Arkadaşlar ben uzun yıllar milliyetçi muhafazakar teşkilatlarda faal olarak görev yaptım. Tabi bu dönemde ırkçı olan insanlarla uzun sohbetlerimiz oldu. Çok ilginçtir ki onlar bir halkın yada bir insanın Türk olup olmadığını tarih sayfalarında aramazlar.Tamamen Türklerin kendine has vücut yapılarıyla tespit edileceğine inanırlar. Türk'lerin en belirgin fiziksel özellikleri arasında kafatasının arkasında bulınan incik (fındık büyükğünde bir çıkıntı) tir. Azerbeycan'da Ermenilerle mücadele için Türklerin kurduğu Rüzgar kampında bir abimin yaşadığı ilginç bir anektodu aktaryım. Kampa ilk gittiğinde kamptaki yöneticiler kafasın da incik varmı diye kontrol etmişler. Olmayınca neredeyse muhbir diye öldüreceklermiş. fakat kendisi Dağıstan kökenli olduğunu söyleyince kurtulmuş. Türkiye'ye dönünce dağıstan tarihini araştırmış ve Türk olmadığını öğrenmiş. Şimdi bunları İncik meselesinin önemini vurgulamak için yazdım. Bende Boşnak'ların kökeninin Peçeneklere dayandığını daha öncelerde duymuştum. bende anne ve babamın kafa taslarını inceledim Babam Yenipazar'dan göçmüş bir aileye mesup, babamın kafasında incik bulunmuyor, anne tarfım ise Saraybosna'dan göç etmiş ve annemin kafasında bariz bir şekilde incik bulunmaktadır. Sizlerin yazdıklarından ve daha önce okuduklarımdan anladığım kadarıyla Boşnaklar 1 ırka dayanmadan tamaman inanç ve kültür birlikteliğinden oluşmuş bir milletiz tabi konu tartışmaya açıktır ve tartışılırsa, araştırılırsa daha doyurucu bilgilere ulaşılacağı kanaatindeyim. Fakat şunu unutmamalıyız ki Boşnaklar ne pahasına olursa olsun inançlarından ve kültürlerinden ödün vermeyen vefakar, cefakar ve de asil insanlardır.

SANDzAK
18-08-06, 16:15
Merhaba arkadaşlar,

Birçok döküman okumuştum boşnaklarım aslı hakkında ama onlarda boşnakça ya da sırpça olduğundan tam olarak anlayamadığım kısılmlar oldu ama benim edindiğim görüş iki türlü boşnak var, bunlardan birincisi bosnalılar yani osmanlının fethinden önce bogomil olan boşnaklar. ilk defa boşnak olarak adlandırılan müslümanlığı kabul etmiş bosnalılardır. iki olarak sancaktaki boşnaklar yani gerçek türk-osmanlı vatandaşlarıdır. Sancağa yerleştirilen bu türkler zamanla oradaki müslüman boşnak(bosnalı) halkın kültürünü, dilini, adetlerini v.s. öğrenmiş ve benimsemiş boşnaklardır(sancaklı). Boşnak denilince bi ayırım yapılmaz aslında ama bölgesel olarak ayırım vardır yani
Bosanski Bosnjaci(Bosnalı Boşnaklar) ve Sandzacki Bosnjaci(Sancaklı Boşnaklar)
boşnaklar arasında bazı insanlar bunu ayırım olarak sayıyor ama bence çok doğru bi tespit, örneğin dünyadaki bütün türk soyundan gelenlere türk deniliyo ama azeri,tatar,özbek,türkmen,tacik v.s... şeklinde de adlandırılıyorlar. Son olarak bi örnek vermek istiyorum bosna ve sancakta konuşulan boşnakça arasında da fark vardır bildiğiniz gibi, özellikle bosna bağımsızlığını ilan ettikten sonra Bosanski(Bosna Dili) dünya dil literatürüne girmiştir. Şu an sancak ta eskiden osmanlı hakimiyeti altında konuşulan ve içinde türkçe sözcüklerin bulunduğu boşnakça konuşuluyor gerçi o zamana göre o kelimelerin hepsi şu an mevcut değil ama bilinen 100 yakın türkçe kelime ya da türkçeden türetilmiş kelimeler mevcut, ama bosna da tabiri caiz ise yeni bi boşnakça dili oluşturulmuştur ve çoğu sözüklerin kökeni ingilizceye dayandırılmış. ( örnek: studiram - öğrenciyim anlamında ve 'student' kelimesinden türetilmiş).
Umarım az da olsa boşnaklık ya da bosnalı-sancaklı olmak hakkında sizi az da olsa bilgilendirmişimdir tabi bu yazdıklarım benim görüşüm.

Saygılar !

ali beg
18-08-06, 18:06
Merhaba arkadaşlar,

Birçok döküman okumuştum boşnaklarım aslı hakkında ama onlarda boşnakça ya da sırpça olduğundan tam olarak anlayamadığım kısılmlar oldu ama benim edindiğim görüş iki türlü boşnak var, bunlardan birincisi bosnalılar yani osmanlının fethinden önce bogomil olan boşnaklar. ilk defa boşnak olarak adlandırılan müslümanlığı kabul etmiş bosnalılardır. iki olarak sancaktaki boşnaklar yani gerçek türk-osmanlı vatandaşlarıdır. Sancağa yerleştirilen bu türkler zamanla oradaki müslüman boşnak(bosnalı) halkın kültürünü, dilini, adetlerini v.s. öğrenmiş ve benimsemiş boşnaklardır(sancaklı). Boşnak denilince bi ayırım yapılmaz aslında ama bölgesel olarak ayırım vardır yani
Bosanski Bosnjaci(Bosnalı Boşnaklar) ve Sandzacki Bosnjaci(Sancaklı Boşnaklar)
boşnaklar arasında bazı insanlar bunu ayırım olarak sayıyor ama bence çok doğru bi tespit, örneğin dünyadaki bütün türk soyundan gelenlere türk deniliyo ama azeri,tatar,özbek,türkmen,tacik v.s... şeklinde de adlandırılıyorlar. Son olarak bi örnek vermek istiyorum bosna ve sancakta konuşulan boşnakça arasında da fark vardır bildiğiniz gibi, özellikle bosna bağımsızlığını ilan ettikten sonra Bosanski(Bosna Dili) dünya dil literatürüne girmiştir. Şu an sancak ta eskiden osmanlı hakimiyeti altında konuşulan ve içinde türkçe sözcüklerin bulunduğu boşnakça konuşuluyor gerçi o zamana göre o kelimelerin hepsi şu an mevcut değil ama bilinen 100 yakın türkçe kelime ya da türkçeden türetilmiş kelimeler mevcut, ama bosna da tabiri caiz ise yeni bi boşnakça dili oluşturulmuştur ve çoğu sözüklerin kökeni ingilizceye dayandırılmış. ( örnek: studiram - öğrenciyim anlamında ve 'student' kelimesinden türetilmiş).
Umarım az da olsa boşnaklık ya da bosnalı-sancaklı olmak hakkında sizi az da olsa bilgilendirmişimdir tabi bu yazdıklarım benim görüşüm.

Saygılar !

Selam bilgileriniz için teşekkürler...!

Yalnız Müslümanlığı Kabul edenler haliyle Bosnalı Boşnaklardan önce Sancakta yaşayan kesimdir....Sancağın fethi Bosnadan hayli önce olmuş ve bölgedeki Bogomiller Müslümanlık ile Tanışmıştır.

Kurtanovic
19-08-06, 17:27
OD 1000 GOD. DO 2000 GOD.
Vvijezda
nın astığı haritalara bakınız....
Peçenekler'in Balkanlara girdiği yüzyılda, Bosna devleti de artık ortaya çıkmış oluyor...
İlginç bir zamanlama... :)

Kurtanovic
29-11-06, 21:09
OD 1000 GOD. DO 2000 GOD.
Vvijezda
nın astığı haritalara bakınız....
Peçenekler'in Balkanlara girdiği yüzyılda, Bosna devleti de artık ortaya çıkmış oluyor...
İlginç bir zamanlama... :)

Link vermeyi unutmuşum....
http://www.euratlas.com/time1.htm
900 den itibaren 1000 ve 1100 tarihli haritalara bakılırsa; Peçeneklerin Balkanlara gelişi ile Bosna Banlıgının Tarihe çıkışı aynı zamanlardadır.Cografya olarak da birbirlerine yakındırlar...
Bir hayli zaman geçtikten sonra konuyu tekrar gecikmeli olarak gündeme getirmiş oldum.Gecikmeden dolayı Özür dilerim..

musoski
24-01-07, 21:21
kafa karışmasında ki tek sebep osmanlı nın halkları ümmet olarak ayırmasıdır. müslümanlığa geçmiş güneyslav halklarına turçi g.b. denir. ''elaj sel Mare po turçi'' bu makedonca bi şarkıdan alıntıdır.manası şudur gel mare türk ol kastedilen burda türk olmak değil müslüman olmaktır.''lepa selo lepo goro'' filmini izleyenler bilir tünelde çetniklerin sıkıştırıldığı sahnede çetnikler mücahitlere o turçi diye seslenmektedirler. boşnaklar slavların güney kolundandır. müslümanlığa geçme sebebi de osmanlı sisteminde yatar müslüman olanlar vergi vermezler bu sebeple bi çok insan inandığından ziyade vergiden muhaf olma adına müslümanlığa geçmiş olabilirler!!! ??? bugün hala daha o bölgelerde müslümanlar sıfat olarak turçi yi taşımaktadır. TİTO bu algıyı değiştirme adına müslüman vatandaşlık kavramını atmıştır ama görülüyo ki bu kavramda istenilen sonucu verememiştir:( ayrıca bosna adına şöle de bi rivayet bulunmaktadır ; hz muhammed öldüğünden kısa bir süre sonra arap yarımadasına bi kafile gelir ve ayakları çıplaktır çok uzak yoldan yürüyerek gelmişlerdir ve bu yüzden ayakkabıları,çarıkları v.s yırtılmıştır. O bölgede ki halka biz uzak ülkeden geliyoruz allahın resulünün burda olduğunu öğrendik onu görmek ve onun dinine girmek için geldik derler. halkta onlara muhammedin öldüğünü söyler yalın ayak gelenlerde üzülürler buna. yalın ayaklılara nerden geldiklerini sorarlar onlarda ülkelerinin adının olmadığını söylerler. araplarda o zaman yarı bizden yarı da sizin dilden sizin geldiğiniz yere isim verelim derler yalın ayak geldikleri için bos(yalın ayak) na(arapça ülke takısıymış??) ismi ortaya çıkmış

REDSTAR
24-01-07, 22:21
ben boşnakların müslüman olmuş sırp olabileceklerini duydum biyerden...
bunun doğruluk payı nedir????

dacichatice
25-01-07, 09:17
ben boşnakların müslüman olmuş sırp olabileceklerini duydum biyerden...
bunun doğruluk payı nedir????

Bu aslı astarı olmayan bir uydurmadır... Sırpların Büyük Sırbistan kurma hayalerine kılıf uydurmak ve Boşnakları asimile etmek için ortaya attıkları bir kurmacadır. Hırvatlarda aynı şekilde Boşnakları asimile etmek topraklarına sahip olmak maksadıyla Boşnakların Müslüman olmuş hırvatlar olduklarını öne sürmektedirler. Geçmişte (Osmanlı dönemi) Müslüman olan sırp ve hırvatlardan zamanla boşnak kimliğine bürünmüş olanlar vardır,fakat az sayıdadırlar... Boşnaklarla Sırp ve Hırvatların tek ortak yanı slav olmalarıdır. Bunun yanı sıra sırpların saf slav olmadığını kanıtlayacak nitelikte araştırmalar da mevcuttur.

Kulaktan dolma bilgileri bırakıp araştırmaya başlamanızı tavsiye ederim.. Forumda bu bilgilerin yeraldığı çok güzel konular var onlardan başlayabilirsiniz...

dacichatice
25-01-07, 11:23
Kadir Albayrak'ın Tezkire Dergisinde yayımlanan ve "Boşnakların Kökeni ve Müslümanlaşması Meselesine Bir Bakış" adını taşıyan makalesinden bir alıntıyı sizinle paylaşmak istedim. Bu konuyla alakalı paragrafı aldım.

"Bogomil Boşnakların içlerinde büyük oranda Slavlaşmış Peçenek unsurların bulunduğu ve Maniheizm'in, Bogomil mezhebi olarak Avrupa'ya Peçenekler vasıtasıyla ulaşarak yeniden kendini ifade edebileceğini söyleyebiliriz. Hatta daha da ileri giderek Boşnak adı ile Peçenekadı arasında ilinti kurmak mümkündür. Peçeneklerle yoğun temas halinde olan Macarlar, Peçenekleri 'Basenyö', 'Bisseni' diye adlandırmışlardır. Bu adın Bosna ile olan benzerliği de buna işaret etmektedir.

İskan siyasetleri gereği olarak da Osmanlılar Anadolu'dan Balkanlara muhacirler götürür ve Yörükleri sürgün ederken İslamlaşma faaliyetleri de devam ederdi. Bunlar arasında eskiden Balkanlara gelmiş Peçenek, Oğuz ve Kıpçak Türklerinin bulunduğu muhakkaktır. Böylece Anadolu'dan farklı olarak, Balkanlar'da Boşnaklar ve Arnavutlar gibi orada Hıristiyanlaşmış Türkler de kitle halinde Müslüman oluyordu. dolayısıyla Boşnakların kökeni tartışmalarında gözardı edilen onların Türklerle bağlantısı meselesi tekrar okunmalı düşüncesindeyiz."

belmak
25-01-07, 14:32
Boşnaklar (diğer etnik gruplar gibi, örneğin Türkler gibi) tek bir kökene dayanamaz, hele Balkanlar gibi karışık bir coğrafyada bulunuyorlarsa...
Birey, kendini kim olarak tanımlıyorsa "o"dur.

musoski
25-01-07, 19:27
slav olmanın nesi kötü ben bunu anlamış değilim??? üstelik Yugoslavya daha 1948 de sovyetlerden ayrı bi rota çizmiştir. sosyalizm sadece rusya da yaşanmış bi şey değil ki, sosyalizim adına slav kardeşliği yapalım.ben T.C vatandaşı olarak zaten Türk üm işin ırksal yanına bakarsak Güneyslavım ve bundan dan zerre kadar gocunmuyorum kürşat arkadaş sen neden boşnakları ırksal manada Türklük e indirgeme içindesin sen kendini Türk hissettiğini daha önceki yazılarında belirtmişsin benim ve benim gibi düşünen insanların Slavım demelerini neden hissiyata değil de sosyalist oluşa bağlıyosun ???

Lepotan
25-01-07, 20:22
Bu konu daha öncede tartışılmış ve sonuca varılmamıştır.Benim anlamadığım slav kökenli olmanın neresi kötü?Madem Türk olduğumuz idda ediliyorsa Sancak'ta veya Karadağ'da kalan akrabalarımız neden kendilerini Türk olarak görmiyor?Ben kendimi boşnak olarak görüyorum ve bundan utanç değil aksine onur duyuyorum.BEN TÜRKİYELİ BİR BOŞNAĞIM.Bugün sadece Bosna'nın Travnik şehrinden,Osmanlıya 500 vezir çıkmıştır.Osmanlı'nın enbüyük Sadrazamı Sokullu Mehmet Paşa boşnaktır.Boşnaklık utanılcak birşey değildir.

musoski
25-01-07, 22:19
bu yazdığım seni gene tatmin etmez ama gene de yazayım...100 de 100 boşnak olduğunu söyleyen ve şu anda bosna da olan bi arkadaşıma bahsettim bu konuyu...yazdıklarını yapıştırıyorum


Zasto sam ovisan o DotA-i...? I can't help it...:
o pecenekler seyi dogru degil
...Zasto sam ovisan o DotA-i...? I can't help it...:
bosanaklar bosnaktir
...Zasto sam ovisan o DotA-i...? I can't help it...:
10 yuzyilindan kayittayiz yani

bosnas
25-01-07, 22:49
Üyelerimizin Dikkatine,
İş bu konu alınan şikayetler ve ihbarları değerlendirmesi açısından tarafımızca taşınacaktır. İlgili şikayetlerinizi yönetimimize özel mesaj yolu ile veya MSN adresleri: ( sevdalinka@bosnasancak.net - sunflower@bosnasancak.net - bijelodugme@bosnasancak.net) iletişime geçmenizi talep ediyoruz.



5.Madde


Bosnasancak.net içinde eşitlik
Etnik, dinsel veya dilsel farklılıkların (Örneğin: Türk, Kürt, Ermeni, Yahudi, Arap, Çerkez, Zenci, Hint, Arap, Çingene, Roman, Rus, Göçmen vb) bulunduğu bir Devlette, böyle bir farklılığa mensup bulunan kişiler grubun diğer üyeleri hakkında www.bosnasancak.net’ te milliyetçilik yapmak, üstün ırk düşüncesine sahip olmak ve tahrik edici, küçük
düşürücü, yazılar yazılamaz.


6. Madde


Düşünce, ifade özgürlüğü ve siyasi konular
1. Sitemizde Herkes düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkına sahiptir.
2. Hiç kimse, kendi tercihi olan bir düşünceyi kabul etme veya inanca sahip olma özgürlüğünü zayıflatacak bir zorlamaya tabi tutulamaz.
3. Her türlü siyaset propagandası bosnasancak.net tarafından yasaklanır.
4. Ayrımcılığa, kin ve nefrete veya şiddete tahrik eden herhangi bir ulusal, ırksal veya dinsel düşmanlığın savunulması yasaktır.
5. Tehdit edici, küfürlü, örf ve adetlere karşı, nefret dolu mesajlar göndermek; din, dil, ırk ayrımına yönelik iletiler göndermek ve materyaller kullanmak; üyeleri provake etmek kesinlikle yasaktır
6. Yorum amacı taşımayan salt propaganda içerikli parti ve siyaset yazıları, resimleri ve avatarları yasaktır.


7. Madde


Üye Haklarının Korunması
1.Her üye, insani muamele ve insanın doğuştan sahip olduğu insanlık onuruna saygı göstermek zorundadır. Üyeleri taciz edici ve yargısız infaz içeren mesajlar yazmak yasaktır.
2.Bosnasancak.net üyelerinin kendi istekleri dışında, ad ve soyadları, meslek ve sanatları, ikametgahları ve uyrukları hakkında bilgileri vermek, özel mesajla dağıtmak yasaktır.
3. Bayan üyeleri özel mesaj veya rep mesajı yolu ile taciz etmek, rahatsız etmek kesinlikle yasaktır. Bunlar tespit edildiği anda diğer üyelikleriniz ile beraber süresiz forumdan uzaklaştırılırsınız.
4. Herkes sitenin içersinde eşittir. Herkes, hakkındaki bir suç isnadının veya hak ve yükümlülükleri ilgili bir hukuki uyuşmazlığın karara bağlanmasında, denetlenme süresine sahiptir.
5. Konu içerisinde veya özel mesaj ile sizleri rahatsız eden “Küfür, Hakaret, Taciz vb. gibi” mesajlara kesinlikle cevap vermeyiniz. Bunları Admin veya Yöneticilerimize özel mesaj yolu ile iletiniz. Bu tür mesajlara cevap vermeniz sizin haksız duruma düşmeniz anlamına gelmektedir.
6. Foruma üye olan her üye kullanıcı isminideğiştirme talebinde bulunabilir, forum yönetimi kabul ettiği taktirde kullanıcı ismi değiştirilir.



Saygılarımızla...

sevdalinka
29-01-07, 21:23
Sayın üyelerimiz; konu incelenmiştir ve gereksiz, tahrik edici mesajlar silinmiştir. Bu konunun tekrar kilitlenmemesi için ve herkesin görüşünü rahatça açıklayabilmesi için lütfen birbirimize saygılı olalım ve forum kurallarını ihlal etmeyelim. Saygılarımı sunuyorum...

Kurtanovic
29-01-07, 21:50
Yöneticilerimizin Hoşgörülerine ve anlayışlarına teşekkür ederek;
arkadaşlarımızın itirazlarını belgelere dayanarak ve kaynakları belirterek yapmalarını rica ediyorum...

musoski
30-01-07, 17:04
noel malcom '' bosna '' adlı kitabında
'' bosnalılar ın etnik kimliği ile ilgili olarak sağduyu ya dayanarak söylenebilecek tek şey bosna da yaşayan slavlar olduklarıdır'' değerlendirmesini yapmıştır ve bu değerlendirmeye yaparken de 39 kaynaktan yararlanmıştır. kitap tamamen bosna tarihi üzerine yazılmıştır ve hiç bir sayfasında ''peçenekler'' lafı geçmemiştir.

Kurtanovic
30-01-07, 23:00
noel malcom '' bosna '' adlı kitabında
'' bosnalılar ın etnik kimliği ile ilgili olarak sağduyu ya dayanarak söylenebilecek tek şey bosna da yaşayan slavlar olduklarıdır'' değerlendirmesini yapmıştır ve bu değerlendirmeye yaparken de 39 kaynaktan yararlanmıştır. kitap tamamen bosna tarihi üzerine yazılmıştır ve hiç bir sayfasında ''peçenekler'' lafı geçmemiştir.

Bak burada ne yazıyor Malcom....:)

Sayfa - 32,

"...fakat, (batı Hersek'teki) Neretva Vadisi'nde ve kuzeybatı Bosna'nın Jajce kesiminde ASYA KÖKENLİ İSİMLER TAŞIYAN insanların olduğu bilinmektedir.(6)
.............

Sayfa - 34,

"...Benediktin keşişi Mauro Orbini'nin ırkların tarihine ilişkin kurmuş olduğu gösterişli kuramda, klasik dönemin sonları ve ortaçağ döneminin başlangıcında ilginç şeyler gerçekleştirmiş olan ırkların(Vandallar, Avarlar, Finliler, Traklar ve İlliryalılar da dahil olmak üzere) neredeyse tümü SLAV'DI VE BÜTÜN SLAVLAR DA GOT'tu..."

Bunun gibi daha çok alıntılanacak paragraf var ...
BOSNANIN KISA TARİHİ
NOEL MALCOM

Yazılanlardan da açıkça anlaşılacağı gibi Avrupa'da, "Türkleri Yok Sayma" YENİ BİR HASTALIK DEĞİL...
Bİlmem; Bu Yazdıklarım Tarafınızdan Nasıl Anlaşıldı ??? :)
Başka bir alıntın varsa, Lütfen "sayfasını" da yaz....

musoski
31-01-07, 14:40
senin alıntı yaptığın pragrafları bende okudum sayfa sayfa alıntı yapmak yerinde bölümün sonunda ki değerlendirmeyi yazdım ve senin dediğin gibi avrupa da Türkleri yok sayma hastalığı olarak düşünmüyorum öyle bi şey olsa sanırım yazar avarları finliler i de yazmaktan kaçınırdı öyle değil mi ? ''asya kökenli isimler taşıyan insanların olduğu bilinmektedir'' kitap şu an yanımda değil o yüzden kesinlik olarak değil ama sanırım asyalı isimler için hırvatları kastediyordu (hırvat isminin slav değil asyalı bi isim olduğundan).

Ban_TuRaK
31-01-07, 20:14
Boşnaklar hiçbir zaman Slav(Slave=Köle=Uşak) olmamıştır.Boşnaklar daima savaşçı bir toplum olmuştur.Slav milletini yani Avrupanın köylülerini toplayıp millet yapan Türklerdir.İlk Hakanları Balık Handır(Balkan kelimesi ondan gelmektedir.)
Slavların ilk 7 hakanı Türktür.
Slavca diye bir dil yoktur.Köylülerin soylulardan gizli konuştukları bilmece kuş dili gibi ortaya çıkmıştır.
Slav diye bir ırkta yoktur
Slav demek Türklerin sayeside derlenip toparlanmış Bogomiller sayesinde insan olduğunu anlıyabilmiş sözde Avrupa soylularının sömürüsünden kurtulup derlenip toparlanmış ağaçların gölgesinden o sayede kurtulabilmiş ve insan olduğunu anlıyabilmiş Avrupanın zavallı insanlarıdır.
Avrupa soylusu demek vampir demektir.
Türk soylusu demek halka hizmet eden demektir.Fark çok büyük
Türk olmasaydı ne Viking Rus olabilirdi ne zavallı köylü Slav olabilirdi nede Etrurya İtalya olabilirdi.Ya ne demeli Macaristanla Bulgaristana ve ya Fİlandiya vede Polonyaya veya Baltık ülkelerine veya meşhuuuurrrrrrrrr keltlere İngilize,İspanyola,Portekizliye veya Sicilyalıya,Fransıza,Almana sıkıysa genetik tahlil yaptırsanıza

Ban_TuRaK
31-01-07, 20:26
TA KENDİSİYİZ
YENİÇERİSİ DEĞİLİZ

Peçenekler yani Boşnaklar hiçbir zaman Slav(Slave=Köle=Uşak) olmamıştır.Boşnaklar daima savaşçı bir toplum olmuştur.Slav milletini yani Avrupanın köylülerini toplayıp millet yapan Türklerdir.İlk Hakanları Balık Handır(Balkan kelimesi ondan gelmektedir.)
Slavların ilk 7 hakanı Türktür.
Slavca diye bir dil yoktur.Köylülerin soylulardan gizli konuştukları bilmece kuş dili gibi ortaya çıkmıştır.
Slav diye bir ırkta yoktur
Slav demek Türklerin sayesinde derlenip toparlanmış Bogomiller sayesinde insan olduğunu anlıyabilmiş

(Biliyormusunuz o zamanlar köylüler kendilerini hayvan sanıyorlardı ve efendilerinden hayat hakkı bekliyorlardı.)

sözde Avrupa soylularının sömürüsünden kurtulup derlenip toparlanmış ağaçların gölgesinden o sayede kurtulabilmiş ve insan olduğunu anlıyabilmiş Avrupanın zavallı insanlarıdır.
Avrupa soylusu demek vampir demektir.
Türk soylusu demek halka hizmet eden demektir.Fark çok büyük
Türk olmasaydı ne Viking Rus olabilirdi ne zavallı köylü Slav olabilirdi nede Etrurya İtalya olabilirdi.Ya ne demeli Macaristanla Bulgaristana ve ya Finlandiya vede Polonyaya veya Baltık ülkelerine veya meşhuuuurrrrrrrrr keltlere İngilize,İspanyola,Portekizliye veya Sicilyalıya,Fransıza,Almana sıkıysa genetik tahlil yaptırsanıza

Ban_TuRaK
31-01-07, 20:41
Ne kadar ilginç
çok merak ediyorum Haçlı seferleri niye Peçeneklerin yokoluşunun hemen akabinde başladı.
Veya Selçuklu Peçenekler olmasaydı Malazgirt savaşını kazanabilirmiydi acaba?
Peki niye bu hak tanımazlık niye Peçenekleri bilmezlik niye Avrupa insanını yani hepsi Türk olanı tanımamazlık
Niye yalan yalan yalan yalan
Türk deryasını bırakıp İslam bardağına sığınmak niye
Avrupada mozaik bile yok o kadar yoğun bir Türklük varki
Rum(Anadolu)Avrupadan daha fazla bir mozayiğe sahip
Niye korkuyor Avrupa Türklüğünden:Çünkü tüm tarihinde Trak,İskit,Peçenek,Kuman,Kıpçak,Hun,Kutrigur,Utiri gur,Etrüsk V.S.
Hep acı çekmiştir has kanından
Korkmuştur aslını söylemeye kısaca efendilerin kendilerine yakıştırdığı yerel isme sığınmıştır.
Avrupalı
Hayır
TÜRKüm

belmak
31-01-07, 21:05
Boşnaklar hiçbir zaman Slav(Slave=Köle=Uşak) olmamıştır.Boşnaklar daima savaşçı bir toplum olmuştur.Slav milletini yani Avrupanın köylülerini toplayıp millet yapan Türklerdir.İlk Hakanları Balık Handır(Balkan kelimesi ondan gelmektedir.)
Slavların ilk 7 hakanı Türktür.
Slavca diye bir dil yoktur.Köylülerin soylulardan gizli konuştukları bilmece kuş dili gibi ortaya çıkmıştır.
Slav diye bir ırkta yoktur
Slav demek Türklerin sayeside derlenip toparlanmış Bogomiller sayesinde insan olduğunu anlıyabilmiş sözde Avrupa soylularının sömürüsünden kurtulup derlenip toparlanmış ağaçların gölgesinden o sayede kurtulabilmiş ve insan olduğunu anlıyabilmiş Avrupanın zavallı insanlarıdır.
Avrupa soylusu demek vampir demektir.
Türk soylusu demek halka hizmet eden demektir.Fark çok büyük
Türk olmasaydı ne Viking Rus olabilirdi ne zavallı köylü Slav olabilirdi nede Etrurya İtalya olabilirdi.Ya ne demeli Macaristanla Bulgaristana ve ya Fİlandiya vede Polonyaya veya Baltık ülkelerine veya meşhuuuurrrrrrrrr keltlere İngilize,İspanyola,Portekizliye veya Sicilyalıya,Fransıza,Almana sıkıysa genetik tahlil yaptırsanıza
Y geni tüm dünyada tektir ve TÜRKTÜR.

Bu yazdıklarınızla ilgili kaynakları öğrenebilir miyim?
Şimdiden teşekkürler

ocizelene
01-02-07, 22:46
Boşnakların Peçenek Türk'ü ya da Slav olmaları konusundan bağımsız olarak ; forumları takip ettiğim kadarıyla konuya yorum yapan bazı üyelerin forumdaki farklı konularda "enternasyonellik" gibi terimleri vurguladıklarını ve yanılmıyorsam bu temeli dünya görüşü olarak benimsediğini gördüm ; buna da sonuna kadar saygı duyarım. Ancak dikkatimi çeken gözlerden kaçtığını düşündüğüm bir durumda şudur ki aynı üyelerin bu konuda "Boşnakların Peçenek Türk'ü ya da Slav olmaları" hususunda kökeni "Slav" temelli kabul ettirmek çabası içindedirler. Anlaşıldıda problem nedir diyenleriniz olabilir ... "Enternasyonellik" denilen kavram üniversitede yada farklı ortamlarda tanıştığım , konuştuğum kişilerin ve bu güne kadarki takiplerimden çıkardığım anlam "insan'ı" ve buna bağlı olarak "dünya vatandaşlığı" ilkesini temel almaktadır. Emin olmak için TDK sözlüğüne de baktım ama terime dahi rastlayamadım ... Bu doğrultuda düşündüğüm şudur ki "Enternasyonellik" benimsemiş olduğunuz dünya görüşü ise neden "Boşnakların etnik kökeni" ilgi alanlarınız içerisinde. Savunmuş olduğunuz dünya görüşü insanların etnik kökenlerini bir kenara koyarak farklı temeller üzerinde bütünlüğü oluşturmayı hedeflemiyormu? Hiç bir görüşü benimsediğimden değil sadece düşünme çabası içinde olduğumdan ve kendimce bu bahsettiklerimi bir çelişki olarak algıladığımdan , merakımdan soruyorum. Elbet birçoğunuzun yaşı benden oldukça büyük tecrübeleriniz bildikleriniz fazladır değerli düşüncelerinizi istirham ederim eksikliklerimi giderirmisiniz lütfen. Teşekkürler ...

muzo
01-02-07, 23:05
Boşnakların Peçenek Türk'ü ya da Slav olmaları konusundan bağımsız olarak ; forumları takip ettiğim kadarıyla konuya yorum yapan bazı üyelerin forumdaki farklı konularda "enternasyonellik" gibi terimleri vurguladıklarını ve yanılmıyorsam bu temeli dünya görüşü olarak benimsediğini gördüm ; buna da sonuna kadar saygı duyarım. Ancak dikkatimi çeken gözlerden kaçtığını düşündüğüm bir durumda şudur ki aynı üyelerin bu konuda "Boşnakların Peçenek Türk'ü ya da Slav olmaları" hususunda kökeni "Slav" temelli kabul ettirmek çabası içindedirler. Anlaşıldıda problem nedir diyenleriniz olabilir ... "Enternasyonellik" denilen kavram üniversitede yada farklı ortamlarda tanıştığım , konuştuğum kişilerin ve bu güne kadarki takiplerimden çıkardığım anlam "insan'ı" ve buna bağlı olarak "dünya vatandaşlığı" ilkesini temel almaktadır. Emin olmak için TDK sözlüğüne de baktım ama terime dahi rastlayamadım ... Bu doğrultuda düşündüğüm şudur ki "Enternasyonellik" benimsemiş olduğunuz dünya görüşü ise neden "Boşnakların etnik kökeni" ilgi alanlarınız içerisinde. Savunmuş olduğunuz dünya görüşü insanların etnik kökenlerini bir kenara koyarak farklı temeller üzerinde bütünlüğü oluşturmayı hedeflemiyormu? Hiç bir görüşü benimsediğimden değil sadece düşünme çabası içinde olduğumdan ve kendimce bu bahsettiklerimi bir çelişki olarak algıladığımdan , merakımdan soruyorum. Elbet birçoğunuzun yaşı benden oldukça büyük tecrübeleriniz bildikleriniz fazladır değerli düşüncelerinizi istirham ederim eksikliklerimi giderirmisiniz lütfen. Teşekkürler ...


sevgili kardeşim isim vermeden neden yazıyorsun?
bu terimi ben kullandım. ama bu başlıkta değil! beni kastediyorsan,türk yada slav farketmez.böyle bir iddiam hiç olmadı.
hiç bir konuda etnik araştırmalara girmedim.öyle bir yazıma dahi rastlayamazsın.bu forumda türk milliyetçiliği yapılmasına karşı olduğum gibi boşnak milliyetçiliği yapılmasına da karşı olan birisiyim.beni kastediyorsan eğer,eski yazılarımı okumanı öneririm..

saygılar.

ocizelene
01-02-07, 23:47
sevgili kardeşim isim vermeden neden yazıyorsun?
bu terimi ben kullandım. ama bu başlıkta değil! beni kastediyorsan,türk yada slav farketmez.böyle bir iddiam hiç olmadı.
hiç bir konuda etnik araştırmalara girmedim.öyle bir yazıma dahi rastlayamazsın.bu forumda türk milliyetçiliği yapılmasına karşı olduğum gibi boşnak milliyetçiliği yapılmasına da karşı olan birisiyim.beni kastediyorsan eğer,eski yazılarımı okumanı öneririm..

saygılar.

Sayın muzo öncelikle ilginiz için teşekkürler. Evet belirttiğiniz ve benimde belirtmiş olduğum gibi farklı bir konuda bu terimi kullanmıştınız. Ayrıca demiş olduğunuz gibi direk olrak sizin bu konuyla ilgili bir teziniz yada antiteziniz iddianız olmamıştır. Ancak farklı üyelerin konuyla ilgili yapmış oldukları antitezlere göndermiş olduğunuz "Hvala" 'lar bu düşüncemin oluşmasına sebeptir! O düşüncelerin neredeyse tamamının aynı doğrultuda olması ve sizinde neredeyse hepsine "Hvala" gönderdiğinizi farkederek sizinde o görüşleri onayladığınız , desteklediğiniz , benimsediğiniz hissiyatına kapılmış olduğumdan belirtmiş olduğum "çelişki olarak bahsettiğim" durumu size isminizi belirtmeden aktardım. Saygılar .

ocizelene
02-02-07, 16:44
Sayın ocizelene ßelki bu konu dışında kaldım fakat bu şekilde tartışmanız ßence çok yanlış bişey unutmaki karşınızda sizden büyük bir ağabeyiniz vardır yazım yanlış anlaşılmasın size akıl yada terbiye vermiyorum sadece gördüklerimi sunmak istedim yani konu neyi içeriyor sizler nereye gidiyorsunuz lütfen bu bilgiler hakkında görüşlerinizi paylaşırsanız bu şekilde tartışmaya yol açmaz Teşekürler.


Saygılarımla.....

Sayın CuCeViÇ konuyla ilgili sayın muzo ile bazı konuları müzakere etmiş olduğumuz sırada devrimci boşnak isimli üyenin haksız ve asılsız , düşüncelerimi hiçbir şekilde yansıtmayan ithamlarına (yukarıda belirtmiş olduğum) maruz kaldım. Söylemiş olduklarının yanlış , haksız ve ilgisiz olduğunu kendisine makul bir yolla aktarmaya çalıştım ; tabi bu sebepten istemedende olsa "ki en çok rahatsızlık duyanın yine ben olduğuma inanıyorum" konunun dışına çıkılmış oldu. Ancak sağolsun sayın muzo söylemiş olduklarımı anladığını bana özel mesaj yoluyla bildirmiştir. devrimci boşnak 'ında yazdıklarımı tekrar gözden geçirmesini söylemiş olduklarının asılsız ve yanlış olduğunu anlamasını ve gereğini yapmasını tekrar rica ederim.

Konuyla ilgili düşüncelerime gelecek olursam sosyolojik temelli bazı temel düşünce sistemleriyle tamamen aynı doğrultudadır. Yani Boşnak toplumumuzunda diğer birçok toplumun olduğu gibi birçok unsurun , kültürün etkileşiminden ve bireylerinden meydana geldiğidir. Bu anlamda toplumumuzun tamamını "Türk" yada "Slav" gibi tek bir etnik yapıya dayandırmanın yanlış ve fayda getirmeyen gereksiz bir bakış açısı olacağına inanıyorum. Biz Boşnakların sahip olduğu , büyüklerimizin bize mirası olan kültürel bütünlüğümüzün her daim ön planda tutmamız ve bu kültürü yaşatmamız bizim başlıca önceliğimiz olmalıdır. Umarım bu sefer düşüncelerim yanlış ve ilgisiz taraflara çekilmez. İnsanların birbirlerini anlamaya çalıştığı ve önce kendini sorguladığı temiz bir forum dileğiyle. Hvala Puno.

Saygılar.

?y_Cucevi
02-02-07, 17:04
Sayın CuCeViÇ konuyla ilgili sayın muzo ile bazı konuları müzakere etmiş olduğumuz sırada devrimci boşnak isimli üyenin haksız ve asılsız , düşüncelerimi hiçbir şekilde yansıtmayan ithamlarına (yukarıda belirtmiş olduğum) maruz kaldım. Söylemiş olduklarının yanlış , haksız ve ilgisiz olduğunu kendisine makul bir yolla aktarmaya çalıştım ; tabi bu sebepten istemedende olsa "ki en çok rahatsızlık duyanın yine ben olduğuma inanıyorum" konunun dışına çıkılmış oldu. Ancak sağolsun sayın muzo söylemiş olduklarımı anladığını bana özel mesaj yoluyla bildirmiştir. devrimci boşnak 'ında yazdıklarımı tekrar gözden geçirmesini söylemiş olduklarının asılsız ve yanlış olduğunu anlamasını ve gereğini yapmasını tekrar rica ederim.

Konuyla ilgili düşüncelerime gelecek olursam sosyolojik temelli bazı temel düşünce sistemleriyle tamamen aynı doğrultudadır. Yani Boşnak toplumumuzunda diğer birçok toplumun olduğu gibi birçok unsurun , kültürün etkileşiminden ve bireylerinden meydana geldiğidir. Bu anlamda toplumumuzun tamamını "Türk" yada "Slav" gibi tek bir etnik yapıya dayandırmanın yanlış ve fayda getirmeyen gereksiz bir bakış açısı olacağına inanıyorum. Biz Boşnakların sahip olduğu , büyüklerimizin bize mirası olan kültürel bütünlüğümüzün her daim ön planda tutmamız ve bu kültürü yaşatmamız bizim başlıca önceliğimiz olmalıdır. Umarım bu sefer düşüncelerim yanlış ve ilgisiz taraflara çekilmez. İnsanların birbirlerini anlamaya çalıştığı ve önce kendini sorguladığı temiz bir forum dileğiyle. Hvala Puno.

Saygılar.






Sayın ocizelene yazmış olduğunuz yazıda inanın açık ve net olarak anlatmak istediğiniz şeyleri dile getirdiniz ama benim size söylemek istediğim sizinde dediğiniz gibi atalarımız bizlere çok güzel bir miras bıraktı kültürümüz kültürümüzün başlıca görevide saygıdır biz boşnaklarda ön plan herzaman saygıdır.
ve bunun için anlatmak istediğim şey karşınızda büyüğünüz olunca haklıda olsanız siz küçük olduğunuz için yeri geldiği zaman allttanda alınabilir demek istediğim buydu fakat herşey güzele döndüğüne göre bende çok sevindim ve ocizelene bunun için sana teşekkürü bir borç bilirim

Saygılarımla....

Kurtanovic
04-02-07, 00:41
Boşnakların Peçenek Türk'ü ya da Slav olmaları konusundan bağımsız olarak ; forumları takip ettiğim kadarıyla konuya yorum yapan bazı üyelerin forumdaki farklı konularda "enternasyonellik" gibi terimleri vurguladıklarını ve yanılmıyorsam bu temeli dünya görüşü olarak benimsediğini gördüm ; buna da sonuna kadar saygı duyarım. Ancak dikkatimi çeken gözlerden kaçtığını düşündüğüm bir durumda şudur ki aynı üyelerin bu konuda "Boşnakların Peçenek Türk'ü ya da Slav olmaları" hususunda kökeni "Slav" temelli kabul ettirmek çabası içindedirler. Anlaşıldıda problem nedir diyenleriniz olabilir ... "Enternasyonellik" denilen kavram üniversitede yada farklı ortamlarda tanıştığım , konuştuğum kişilerin ve bu güne kadarki takiplerimden çıkardığım anlam "insan'ı" ve buna bağlı olarak "dünya vatandaşlığı" ilkesini temel almaktadır. Emin olmak için TDK sözlüğüne de baktım ama terime dahi rastlayamadım ... Bu doğrultuda düşündüğüm şudur ki "Enternasyonellik" benimsemiş olduğunuz dünya görüşü ise neden "Boşnakların etnik kökeni" ilgi alanlarınız içerisinde. Savunmuş olduğunuz dünya görüşü insanların etnik kökenlerini bir kenara koyarak farklı temeller üzerinde bütünlüğü oluşturmayı hedeflemiyormu? Hiç bir görüşü benimsediğimden değil sadece düşünme çabası içinde olduğumdan ve kendimce bu bahsettiklerimi bir çelişki olarak algıladığımdan , merakımdan soruyorum. Elbet birçoğunuzun yaşı benden oldukça büyük tecrübeleriniz bildikleriniz fazladır değerli düşüncelerinizi istirham ederim eksikliklerimi giderirmisiniz lütfen. Teşekkürler ...

Bravo !
Objektif bir yazı yazmışsın "Yeşilgözlü" kardeşim...
Gözlemin çok yerinde Allahami...:)
Bu solcular "hümanist" ve "enternasyonalist"ler ama; Türk denilince hemen olumsuz tepki veriyorlar...Kirpi gibi dikenleri çıkıyor...
Bütün yazdıklarında açıkça gözlemlenebilir...
Türk olmayalım da; hangi millet olursa olsun farketmez...
Kendi iddialarını delillendirme/belgelendirme ihtiyacı duymazlar...
En ufak bir eleştiride ; sizi düşman ilan ederler ve ekip halinde saldırarak susturma taktiği güderler...
Olaylara siyah-beyaz bakarlar...
Onlardan değilseniz; mutlaka "faşist"sinizdir...
Bunlar kendilerini siyasi kimlik noteri sayarlar...
Dilediklerini faşist, dilediklerini de "insan" sayarlar...:)
BUndan sonra kara listeye alınmış say kendini..
Genelde bu tür konulara pek yazdığını hatırlamıyorum...
Bu gözlemin çok yerinde ve objektif olmuş tebrik ediyorum...
Bu Sırplar da "slavlar" değilmi...
Hırvatları da öldürüyorlar elbette ama onlara "Türk" demiyorlar...
Niçin Boşnaklara "Türk" diyorlar ???
Hırvatlara daha az kızdıkları için midir ???
Boşnaklar Türk olursa; bizim "enternasyonal-hümanist"lerimiz kendilerini "asimile edilmiş" kabul ediyorlar... :)
Bu Ne yaman Çelişki anneeee... :)

hakane
04-02-07, 13:07
Bravo !
Objektif bir yazı yazmışsın "Yeşilgözlü" kardeşim...
Gözlemin çok yerinde Allahami...:)
Bu solcular "hümanist" ve "enternasyonalist"ler ama; Türk denilince hemen olumsuz tepki veriyorlar...Kirpi gibi dikenleri çıkıyor...
Bütün yazdıklarında açıkça gözlemlenebilir...
Türk olmayalım da; hangi millet olursa olsun farketmez...
Kendi iddialarını delillendirme/belgelendirme ihtiyacı duymazlar...
En ufak bir eleştiride ; sizi düşman ilan ederler ve ekip halinde saldırarak susturma taktiği güderler...
Olaylara siyah-beyaz bakarlar...
Onlardan değilseniz; mutlaka "faşist"sinizdir...
Bunlar kendilerini siyasi kimlik noteri sayarlar...
Dilediklerini faşist, dilediklerini de "insan" sayarlar...:)
BUndan sonra kara listeye alınmış say kendini..
Genelde bu tür konulara pek yazdığını hatırlamıyorum...
Bu gözlemin çok yerinde ve objektif olmuş tebrik ediyorum...
Bu Sırplar da "slavlar" değilmi...
Hırvatları da öldürüyorlar elbette ama onlara "Türk" demiyorlar...
Niçin Boşnaklara "Türk" diyorlar ???
Hırvatlara daha az kızdıkları için midir ???
Boşnaklar Türk olursa; bizim "enternasyonal-hümanist"lerimiz kendilerini "asimile edilmiş" kabul ediyorlar... :)
Bu Ne yaman Çelişki anneeee... :)


Sayın Kurtanovic,

Yazdıklarınıza cevap olarak ne yazacağımı bulamadım...
Olaylara siyah-beyaz bakma konusundaki tespitinize sol görüşlü bir insan olarak tamamı ile katılıyorum. Çünkü ben koyu bir Beşiktaş'lıyım:)
Balkanlarda yüz yıllardır iç içe geçmiş kültür mozaiğini dağıtmayı başarmış Emperyalistlere kızamıyorum artık. Bu tarz fikirleri savunanlar çoğunlukta olduktan sonra Emperyalistlerin işi çocuk oyuncağı oluyor. Ortadoğu'da istedikleri gibi at koşturabiliyorlar artık. Allah'tan Filistin'de, Lübnan'da asıl sorunun ne olduğunu bilen insanlar var. Biraz engel çıkıyor karşılarına. Son zamanlarda Filistin'de karmaşa yaratmayı başarsalarda...

Bırakın sırpları, hırvatları artık...
Bırakın Balkan insanı dilediği şeye inansın...
İzin verin geçmişine Slav desin birileri...
Bir diğeri Boşnağım desin...
Hatta sizin gibi babası Arnavut olan biri Boşnaklığı bir Boşnak kadar savunsun..

Sonuçta hepimiz Türkiye'de yaşıyoruz ve bu ülkenin çıkarları önemli.

Kendini Slav ve Boşnak hisseden için de..
Ben burada doğdum. Türk'üm. Boşnak değilim diyen için de..
Sadece Boşnağım. Slavlar tu kaka diyen için de..
Müslümanlığı ön plana koyan için de...

Bu solcular "hümanist" ve "enternasyonalist"ler ama; Türk denilince hemen olumsuz tepki veriyorlar...demişsiniz.

Enternasyonel ve Hümanist insanlar Türk'lere de başka miletlere de bahsettiğiniz tepkileri vermezler..

Hangi milletten olursa olsun insanlar aynıdır onlar için.

Ama yanlış ve önyargılı fikirlere her zaman tepkilidirler...

Kurtanovic
05-02-07, 01:00
Değerli Kardeşim.
Ben bu forumda "Slavlara tu-kaka" diyen ve onları aşagılayan hiçbir yazı yazmadım ve okumadım da...
Amma ilk fırsatta; sizin gibi genç kardeşlerimizi aydınlatmak adına, Slavlar'ın etnik kimlikleri ve tarihleri ile ilgili bir başlık açacağım İnşaallah...
Aslında uzun süredir Boşnaklar slavdır diyen arkadaşlarımızın açmalarını beklemedim deseydim yalan olurdu...:)
Ben burada yazdığım konuları (bilhassa Boşnak-Peçenek İlişkisi ve diğer Tarihi konular hakkında...)mümkün mertebe kaynaklara dayandırarak yazıyorum...
Bana karşı çıkan kardeşlerimizin de; karşı tezlerini "kaynaklara dayandırarak" anlaşılabilir kılmalarını bekliyorum...
Hayııır ... Derdiğinizde, kendi tezlerinizin de "bilimsel kaynaklarını" verebilmeniz gerekiyor...
Dediğim gibi ilk fırsatta "Slavlar Hakkında" bir başlık açacagım İnşaallah...
Ömrüm vefa ederse tabiki...:)

adi
05-02-07, 17:48
bosnkalarin peceneklerden olduklarina dair belgeleri nerede buldunuz?

hakane
05-02-07, 18:58
Değerli Kardeşim.
Ben bu forumda "Slavlara tu-kaka" diyen ve onları aşagılayan hiçbir yazı yazmadım ve okumadım da...
Amma ilk fırsatta; sizin gibi genç kardeşlerimizi aydınlatmak adına, Slavlar'ın etnik kimlikleri ve tarihleri ile ilgili bir başlık açacağım İnşaallah...
Aslında uzun süredir Boşnaklar slavdır diyen arkadaşlarımızın açmalarını beklemedim deseydim yalan olurdu...:)
Ben burada yazdığım konuları (bilhassa Boşnak-Peçenek İlişkisi ve diğer Tarihi konular hakkında...)mümkün mertebe kaynaklara dayandırarak yazıyorum...
Bana karşı çıkan kardeşlerimizin de; karşı tezlerini "kaynaklara dayandırarak" anlaşılabilir kılmalarını bekliyorum...
Hayııır ... Derdiğinizde, kendi tezlerinizin de "bilimsel kaynaklarını" verebilmeniz gerekiyor...
Dediğim gibi ilk fırsatta "Slavlar Hakkında" bir başlık açacagım İnşaallah...
Ömrüm vefa ederse tabiki...:)


Ben sizin veya forumdaki Boşnak'ların "Slavlara tu-kaka" dediğini söylemedim. Şayet siz veya başkaları verdiğim bunca örneğin arasından bu sözü kendisine yöneltilmiş olarak kabul ediyorsa onu bilemem. Verdiğim örnek bu forum için afaki olabilir. Öyle olması da en büyük beklentimdir. Ama ülkemizde ve dünyada Slavlara, Boşnaklara, Hristiyanlara, Müslümanlara, İngilizlere, Fransızlara, bardağa, çatala, "tu-kaka" yakıştırmasını yapanların her zaman var olduğunu ve olacağını unutmayalım.

Yoğun çalışma hayatımdan dolayı "Google" ve benzeri arama motorlarında görüşlerime uygun kaynak aramak yerine bu tarz konularda kendi görüşlerimi belirtmeyi uygun buluyorum. Size ve sizin gibi "bilimsel" çalışan tüm forum yazarlarına da fırsat buldukça "kaynaklardan" faydalanacağıma dair söz veriyorum..

Uzun ve sağlıklı bir ömrünüz olması dileğiyle....

hakane
13-02-07, 19:21
Peçenekler
Türk boylarından. Oğuzların Üç-ok koluna mensupturlar.
İslâm kaynaklarında “Beçene, Beçenek, Biçene”; Anadolu ağzında “Peçeneke, Beçenek” olan boyun adı, “iyi çalışır, gayret gösterir” mânâsındadır. Peçeneklere Bizanslılar “Patzinak”, Lâtinler “Bissenus”, Ruslar “Peçennyeg”, Macarlar “Beşennyö”, Ermenilerin “Badzinag” dedikleri, kaynaklarda yazılıdır. Asıl yurtları, Orta Asya’da, Seyhun (Siriderya) ile İdil (Volga) nehirleri arasındadır.

Dokuzuncu yüzyılda Hazar Hakanlığı ve Oğuzlar'ın baskılarıyla, asıl yurtlarını terk edip, batıya göç etmeye başladılar. Yayılma istikametleri Karadeniz’in kuzeyinden Balkanlara doğru idi. Hazar Hakanlığı, Rus Knezlikleri, Bizanslılar ve Balkan kavimleriyle mücadele ettiler. 860-880 yılları arasında Don-Kuban nehirleri boyuna gelen Peçenekler, Macarları bu havaliden uzaklaştırdılar. Don Nehrinden, Dinyeper’in batısına kadar yayıldılar.

915’te, Rusların ataları olan Kiyef Rus Knezliği’ne, ilk Peçenek akını yapıldı. Rusları, Karadeniz kıyılarına indirmemek için, 915’ten 1036 yılına kadar, on biri büyük olmak üzere pek çok akın yaptılar. Peçeneklerin, Rusları Karadeniz’e indirmemeleri, Bizanslıların menfaatineydi. Bizanslılar, 1018 yılına kadar, Peçeneklerle dost geçinmeye çalıştılar. 1026, 1035, 1036’da, Balkanlara akın tertip ettiler.

Peçeneklerin iç mücadelesinde, önce Kegen’in, sonra da Turak’ın Hıristiyan olmasıyla, millî felaketleri başladı. Peçenekler, arasında 1048 yılında başlayan Hıristiyanlaşma, Balkanlarda sıkışmalarıyla hızlandı. Hıristiyanlaşan Peçenekler, millî benliklerini unutup, Türklüklerini kaybettiler. Bizanslılar, Peçenekleri yurtlarından alıp, başka yerlere iskân siyaseti takip ettiler. Bizans ordusuna da asker alındılar.

1071 Malazgirt Muharebesi'nde, Bizans ordusundaki Peçenekler, Selçuklular safına geçmeleriyle, Sultan Alparslan’ın zafer kazanmasında yardımcı oldular. 1176 Miryokefalon Meydan Muharebesi'nde de Anadolu Selçukluları safına geçtiler. Balkanlardaki Peçenekler, Anadolu’da Marmara kıyılarına kadar gelen soydaşı Selçuklularla münasebet kurdular. Peçenekler, Trakya’da Bizans kuvvetlerini üst üste yenerek, Edirne ve Keşan’a hakim olarak, Çekmece’ye kadar geldiler. Oğuzların Üç-ok kolu Çavuldur boyuna mensup olan İzmir Beyi Çaka Bey’in, kuvvetli bir donanma kurarak, Bizans’a ait adaları zaptetmesi, iki soydaş boyun, Bizans’a karşı ittifakına sebep oldu. Bizans’a karşı Peçenek, Çavuldur ittifakı, entrika yüzünden bütünüyle gerçekleşemedi. Bizanslılar, Peçeneklere karşı Kıpçaklarla anlaştı. Bizans’a kırk bin atlı ile yardıma gelen Kıpçaklar, Bizans ordusuyla beraber olup, Meriç Irmağı ağzında ve Enez yakınında Peçeneklerle karşılaştılar. 29 Nisan 1091 tarihinde Luvinyum Muharebesinde, Peçenekler yenildiler. Luvinyum Muharebesi, Peçeneklerin siyasî tarihinin sonu oldu. Peçeneklerden kırk bin aile, Arnavutluk kuzeyindeki Ohri Gölünün doğusuna yerleştiler.
Balkanlara dağılan Peçenekler, Müslüman olmadıklarından, Anadolu ve Hindistan’daki soydaşları gibi Türklüklerini muhafaza edemeyip, Slavlaştılar. Asıl çoğunluğu, Karadeniz’in kuzeyi ve Balkanlarda olmasına rağmen, günümüzde buralarda, Peçenek hatırasına rastlanmamaktadır. Anadolu’da, Peçeneklere ait coğrafî adlar hâlâ mevcuttur. Ankara vilayeti, Şereflikoçhisar kazası yakınındaki Peçeneközü vadisi, Maraş’ın Elbistan kazasında iki, Konya bölgesinde de dört yer adı, Peçeneklerin Anadolu’ya geldiklerinin hatırasıdır.

http://www.dallog.com/boylar/pecenek.htm

Kırmızı ile belirtilen kelimeleri tekrar okumakta faide var forumdaşlar. Ha bu arada ben Peçenek değilim. Kendime binlerce yıl öncesinde yok olmuş geçmişler aramıyorum. Arayanlara yardımım olsun..daha da geçmişe gidenlerin karşısına "Dinozorlar" çıkacak. Dinazorlardan öncesini araştırmak isteyenlerin BIG BANG! e kadar yolu var !...

Kurtanovic
14-02-07, 04:27
Bravo Hakane ! :)
Bu tarz bir diyalog ile daha faydalı ve verimli bir sohbet ortaya çıkacak...
Soncunda Dinazorlar çıkacak olsa bile; bu tarz bir diyalogun Boşnak Tarihimizin "Karanlık Orta Çağını" öğrenmemize ciddi katkıları olacagına inanıyorum...
"Babası Arnavut" ve yarımkan Boşnak olarak; -sizin gibi % 100 Boşnaklar tarafından- ciddiye alınıp, tenezzül edip de benimle teati etmek lütfunda bulunduğunuz Boşnak Tarihin "sizin gibi saf boşnaklarla" Konuşabilmek, Beni "onurlandırır" ve ben bundan cidden gurur duyarım....

Bakınız böyle bir kaynağımız da mevcut:
---------------
Sayfa_ 83,
"...
Kıpçakların 1087 yılında Peçeneklerin de desteğini alarak Bulgaristan, Makedonya, YENİPAZAR, Kosova, BOSNA ve Arnavutluk'u da içine alan ve merkezi KUMANOVA olan "Kuman-Peçenek Türk Federasyonu " kurdukları ve böylelikle de ilk defa Türk dışı unsurlara karşı "milli birliğin" oluşması yoluna gittikleri rivayet edilmektedir. Ancak bu Kıpçak-Peçenek birliği 1091 yılında politik fonksiyonunu kaybetmiştir.(204)
........."
(204) - Hazai, "Kuman", The Encyclopedia of İslam, V, 373; memişoğlu, Bulgaristan'da Türk Kültürü, s.19.
----------
KAYNAK::::

KIPÇAK TÜRKLERİ
(Siyasi ve Dini Tarihi)
Doç.Dr. Ahmet GÖKBEL
İstanbul- 2000
ÖTÜKEN NEŞRİYAT

ÖZLÜ SÖZ :::::
"BİLGİ, İNSANI SORUMLU KILAR"
Sorumsuzlar ise özgürdürler...
Akıllarına ilk geleni söyler, canlarının dilediklerini yapabilirler...:)

Kurtanovic
14-02-07, 04:56
Bak Kardeşim Hakane,
Kuman-Peçenek Federasyonu'nun Çöküşünden 60-65 yıl sonra, Boşnak Devlet Organizasyonu Ortaya çıkıyor...
Ban Boric; Macar Kralının yeğeni bildiğim kadarıyla...
Macarlar o zaman bölgenin tartışmasız aktör devletlerinden birisi ve Papalığın desteğine sahip Katolik bir "Türk" devleti...
Bölgenin boş kalması beklenemez herhalde...
Macarların himayesinde ve muhtemelen devlet çekirdeğini Peçeneklerin oluşturduğu Bosna Banlığı...
Tarihlerde ve mekanda bir çelişki yok...
----------------------------------------

VLADARİ SREDNJOVJEKOVNE DRZAVE BOSNE
( ORTAÇAĞ BOSNA DEVLETİ YÖNETİCİLERİ )

1154 / 1322 YILLARI ARASINDA..

1154-1167.....Ban Boric ( Han Bars ? )
1167-1180.....Bizans yönetiminde
1180-1204.....Ban Kulin ( Han Kulin; muhtemel Türkçe adlardan bozma bir ad-mı???)
1204-1232.....Ban Stjepan
1232-1253.....Ban Ninoslav
1254-1267.....Ban Prijezda I
1267-1287.....Ban Prijezda I ve Ban Stjepan Kotroman(Kutrigur???) İKİLİ YÖNETİM
1287-1290.....Ban Prijezda II ve Ban Stjepan Kotroman(Kutrigur?) İKİLİ YÖNETİM
1290-1299.....Ban Stjepan Kotroman(Kutrigur?)
1299-1304.....Ban Stjepan Kotroman(Kutrigur) ve "Ban" Mladen I Şubiç İKİLİ YÖNETİM
1304-1313.....Ban " " " " " Mladen II " " "
1314-1322.....Ban " II Kotromaniç ve "Ban" Mladen II Şubiç İKİLİ YÖNETİMİ.

1322 / 1463 YILLARI ARASINDA

1322-1353..Ban Stjepan II Kotromanic (Kutrigur?)
1353-1391..Kralj Tvırtko I Kotromanic (Kutrigur?)
1391-1395.. " Stjepan Dabişa
1395-1398..Kraljica Jelena Gruba
1398-1404..Kralj Stepan Ostoja
1404-1409..Kralj Tvrtko II
1409-1418..Kralj Stepan Ostoja(tekrar)
1418-1420..Kralj Stepan Ostojic
1420-1433..Kralj Tvrtko II (tekrar)
1433-1435..Kralj Radivoj Ostojic
1435-1443..Kralj Tvrtko II (tekrar)
1443-1461..Kralj Tomaş
1461-1463..Kralj Stepan Tomaşeviç
--------------------------------------
Bundan sonra Osmanlı Tarihi konuşur artık...

cazinac
15-02-07, 14:31
slav ırkının oz evladı olan bosnaklar (musluman hırvat ve sırplar) hıc bır sekılde turk kokenıne sahıp degıllerdır anlattıgınız tarıh yada bosnakların olusumu hakkında verdıgınız bılgıler gercekle alakalı degıldır kokende slav olan bosnakları turk kokenlı gostermek yada kokenlerınde turkluk ızlerı aramak sadece halkımızın asımılaysonuna katkıta bulunmaktan baska bır fayda saglamaz tc de yasayan dıasporanın bu konuda daha bılınclı olması ve kulturunu koruması gerekır halkımıza gerceklerı anlatan yazıların yayınlanıp bu tarz sapkın yazıların sıtede bulunmamasının daha faydalı olacagı ınancındayım

k?r?at
15-02-07, 16:00
slav ırkının oz evladı olan bosnaklar (musluman hırvat ve sırplar) hıc bır sekılde turk kokenıne sahıp degıllerdır anlattıgınız tarıh yada bosnakların olusumu hakkında verdıgınız bılgıler gercekle alakalı degıldır kokende slav olan bosnakları turk kokenlı gostermek yada kokenlerınde turkluk ızlerı aramak sadece halkımızın asımılaysonuna katkıta bulunmaktan baska bır fayda saglamaz tc de yasayan dıasporanın bu konuda daha bılınclı olması ve kulturunu koruması gerekır halkımıza gerceklerı anlatan yazıların yayınlanıp bu tarz sapkın yazıların sıtede bulunmamasının daha faydalı olacagı ınancındayım

hani darvinciler insanın maymundan geldiğini idaa ederler ya seninki de bunun gibi birşey.adama sen maymun değilsin diyorum, illa ki ben maymunum diyor.var sen slav ol, ben öz be öz Türküm.

katos
15-02-07, 16:46
slav ırkının oz evladı olan bosnaklar (musluman hırvat ve sırplar) hıc bır sekılde turk kokenıne sahıp degıllerdır anlattıgınız tarıh yada bosnakların olusumu hakkında verdıgınız bılgıler gercekle alakalı degıldır kokende slav olan bosnakları turk kokenlı gostermek yada kokenlerınde turkluk ızlerı aramak sadece halkımızın asımılaysonuna katkıta bulunmaktan baska bır fayda saglamaz tc de yasayan dıasporanın bu konuda daha bılınclı olması ve kulturunu koruması gerekır halkımıza gerceklerı anlatan yazıların yayınlanıp bu tarz sapkın yazıların sıtede bulunmamasının daha faydalı olacagı ınancındayım

yahu kardeşim diyosunki boşnakların kökünde kesinlikle türklük yoktur..son zamanlarda bu boşnak milliyetçiliğide nerden çıktı anlayamıyorum....bu türkler boşnaklara napmış kardeşim..boşnakların en rahat ettikleri yer türkiye...kendi vatanlarında bukadar rahat değiller....boşnak asıllıyız ama türküzz...

katos
15-02-07, 16:53
slav ırkının oz evladı olan bosnaklar (musluman hırvat ve sırplar) hıc bır sekılde turk kokenıne sahıp degıllerdır anlattıgınız tarıh yada bosnakların olusumu hakkında verdıgınız bılgıler gercekle alakalı degıldır kokende slav olan bosnakları turk kokenlı gostermek yada kokenlerınde turkluk ızlerı aramak sadece halkımızın asımılaysonuna katkıta bulunmaktan baska bır fayda saglamaz tc de yasayan dıasporanın bu konuda daha bılınclı olması ve kulturunu koruması gerekır halkımıza gerceklerı anlatan yazıların yayınlanıp bu tarz sapkın yazıların sıtede bulunmamasının daha faydalı olacagı ınancındayım

yani kaçtane müslüman hırvat var veya sırp çok az istisna genel olarak hrıstiyandırlar ve müslüman düşmanıdırlar senin müslüman boşnak akrabalarını kesmişler sen bize bunları kendi milletin diye anlatmaya çalışıyosun..senin gerçek vatanın (aslın ne olursa olsun)türkiyedir..

cazinac
15-02-07, 18:27
tahmınıme gore sancaklısın ve musluman bır sırpsın nedn bunu ınkar edıp turk olduguna ınanıyorsun vatanımız bosnadır bızım burdan oraya degıl ordan buraya goctuk dılımız orfumuz toremız tamamen slavdır turklukle yakından ve uzaktan bagımız yoktur ne pecenegız ne avar hırvat ve sırp asıllı muslumanlarız eger kokumuzde turkluk olsaydı anlatıldıgı gıbı makedonya ve kosovada yasayan turkler gıbı bızde turkce konusurduk boyle kısır tartısmalarla bır yere varılmaz gercekler ortada ve slav olmak utanılacak bır olgu degıldır
bosnaklar slav ıslam toplumunun ılk halkasıdır bunla ovunmemız gerekır

cazinac
16-02-07, 06:47
hani darvinciler insanın maymundan geldiğini idaa ederler ya seninki de bunun gibi birşey.adama sen maymun değilsin diyorum, illa ki ben maymunum diyor.var sen slav ol, ben öz be öz Türküm.

senın turklugune veya kendını turk hıssetmene bır dıyecegım yok saygı duyarım ama bosnalı muslumanların turk olmadıkları bu kadar netken turklestırılmeye calısmalarına bır anlam veremıyorum tepkım bunadır kaldıkı bu bosnakların turk olma tezı sadece turkıyede yasayan bosnak dıasporası arasındakı bır mevzuudur bosna hersek devletı kokenının musluman olmus slavlardan oldugunu kabul eder bence bu son noktadır tartısılmasının anlamı yoktur bu verılere dayanarak darvıncılıge hangımızın daha yakın oldugunu takdırıne bırakıyorum

cazinac
16-02-07, 06:56
[QUOTE=katos;104650]yahu kardeşim diyosunki boşnakların kökünde kesinlikle türklük yoktur..son zamanlarda bu boşnak milliyetçiliğide nerden çıktı anlayamıyorum....bu türkler boşnaklara napmış kardeşim..boşnakların en rahat ettikleri yer türkiye...kendi vatanlarında bukadar rahat değiller....boşnak asıllıyız ama türküzz...[/QUOT

anlatmak ıstedıklerımı yalnıs anlamıssın turklerle bosnaklar arasında bır problem tabıkı yoktur bunu bu sekılde neden yorumladın anlayamadım ayrıca her halkın kendı mıllı duyguları vardır ve olmalıdır bunları savunan ınsanların olmasıda gayet dogaldır bosnak mıllıyetcılıgı nerden cıktı demekte bıraz bu ınsanlara haksızlık olmuyormu halkını ve vatanını sevmek hıc bır zaman suc degıldır bende senın gıbı turkıye cumhurıyetı vatandası bır bosnagım

fatihpecenek
16-02-07, 07:21
Sizlere şaırıyorum nasıl oluyorda Yüce islam dinini bardağa ; yaratılmış olan bir kavmi ise derya'ya benzebilirsunuz.Nasıl bir mantık çok ilginç.Böyle düşündüğünüzden ve önce İNSAN sonra ALLAH dediğinizde dolayı bu hallere düştük ya.Allah sizlere hidayet versin.

k?r?at
16-02-07, 07:38
Sizlere şaırıyorum nasıl oluyorda Yüce islam dinini bardağa ; yaratılmış olan bir kavmi ise derya'ya benzebilirsunuz.Nasıl bir mantık çok ilginç.Böyle düşündüğünüzden ve önce İNSAN sonra ALLAH dediğinizde dolayı bu hallere düştük ya.Allah sizlere hidayet versin.

içi alev alev Müslüman, dışı pırıl pırıl Türk, içi dışına hakim, dışı içine köle yeni Türk nesli...
ben bu nesildenim brate.

fatihpecenek
16-02-07, 07:48
İçi dışına hakim ise Milliyetçilik ön plana çıkmaz.

k?r?at
16-02-07, 07:58
İçi dışına hakim ise Milliyetçilik ön plana çıkmaz.

anlaşıldı sen de Türk kelimesine karşı çıkanlardansın.Yüce İslam dininin yüzyıllar boyu askerliğini yapmış, O'nu yaymak ve korumak adına şahadet mertebelerine yükselmiş, O'nu 3 kıtaya yaymış bir milletten senin niye çekintin var?

?ebbo
16-02-07, 08:03
Mesajları okudukça şaşırdım.
Köklerimizin Slav Ya da Türk olması önemli mi?
Amerika'ya göç eden bir Japona sormuş bir Türk "nerelisin?"
Japon "Amerikalıyım" demiş.Biz neden boşnağım,lazım,çerkezim vs. diyoruz.Hepimiz Türkiyeliyiz.Ortak paydamız bu.

Eskiden dedem guslisini eline alıp Hasan Paşa Tiro nun kahramanlık hikayelerini şarkılarla anlatırmış.Bundan ötesi var mı?
Balkanları,Türkiye'yi,Arap ülkelerini Derebeyliklere bölmeye çalışıyorlar.Bunun en kolay yolu da gençleri köklerine göre ayırmak.

Ama boşnaklar müslüman olmadan önce sırplar hazreti İsa ya Allah'ın oğlu demedikleri için boşnaklara eziyet etmemişler mi?Tarih ister peçenek ister slav desin günümüz savaşları müslüman hristiyan savaşları değil mi?
Hristiyan olsaydık bizimle uğraşırlar mıydı?

fatihpecenek
16-02-07, 08:26
Türk kelimesine karşı çıktığım yok.Karşı olduğum olay Milliyetçiliğin İSLAM dinimizin önüne geçirilmesi.Evet Osmanlı dinimizi 3 kıtaya yaymıştır ama kimlerle ve nasıl yaymıştır bir de ona bakmak lazım.

?ebbo
16-02-07, 08:32
Tabiiki önceki mesajıma bakarsanız ülkeleri parçalamanın en kolay yollarından biri bu.
Bazen düşünüyorum da keşke osmanlı da misyonerlik yapsaydı.Onlar insanlık yapmış ama hala dünyada müslümanlara barbar olarak bakıyorlar.Köklerimizi tabiiki araştıracağız,tartışacağız,ama birazda geleceğe bakmalıyız.kim teknoloji de ve ekonomik olarak güçlü olursa herkes onun yanında olur.Dünyanın kuralı bu

cazinac
16-02-07, 09:04
evet şebbo sorun zaten yüce Türk milletinin parçalara ayrılmak istenmesi.Türkiye'de 46 etnik kökenden biri olarak gösterilmek isteniyor boşnaklar.ben buna karşı çıkıyorum.bu 46 etnik köken var diyenlere bakılırsa Türkiyede Türk yok.

sunu acıklarsan sevınırım turklugumu turkıyelılıgımı savunuyorsun 46 etnık unsurun oldugu dogrudur bunlarda turkıye adına bır zengınlıktır hepımız turkıyelıyız bunada ıtırazımız yok bunuda her ortamda savunuruz bız bosnaklarda turkıyede yasayan 46 etnık gruptan bırıyız vatana ve bayraga baglılıgımız vardır hıcbır zamanda ısyan halınde olmamısızdır buna ragmen bızlerı turkıntıkanbırlıgı adlı sıtede potansıyel dusman olarak gostermelerını nasıl yorumluyorsun

cazinac
16-02-07, 09:36
ben ne mutlu Türküm diyen zihniyeti savunuyurum.şahsen bu 46 etnik grup söylemini kesinlikle reddediyorum.bu bir ayrımcılıktır.işte asıl ırkçılık budur.o söylediğin site herhalde ırkçı bir site ve ben ırkçılığa kesinlikle karşı olan bir insanım.bu sitenin düşünceleri ne kadar zararlı ise, bu halkların özgürlüğü söylemi de o kadar tehlikelidir bence.Türkiye'yi bölüp parçalamak için sahnelenen, yüzyıllardır bu topraklarda etle tırnak gibi yaşamış insanları birbirinden koparmak için oynanan bir oyundur.

ınsanların kendı benlıklerını ıfade etmesının kulturel ozgurluk ıstemesının boluculuk degıl demokrasının ve ınsan haklarının bır geregı oldugunu dusunuyorum oguz soyundan gelen turk olmadıgını soylemek baska bır halktan oldugunu soylemek boluculuk olmamalı boyle gorunmemelıdır bu soylemde olan ınsanlarıda vatan haını bolucu olarak nıtelendırmekte kafatası mıllıyetcılıgınden oteye gıdemeyen bır anlayıs dıye goruyorum

sejkic
16-02-07, 09:48
Kurtanovic abimizle burada yazdık tartıştık, elimizde bilgiler vardı, o yazdı ben yazdım, okuduk araştırdık öyle yazdık, bilgi çerçevesinde tartıştık, lutfen elinde bilgi olmadan kaynak olmadan lutfen buraya yazı yazmayınız, sizlerin burada yaptığı kişisel tartışma, kişisel siyaset, siyasi görüşlerini ışığında elinizde kaynak olmadan tartışıyorsunuz, bu işler böyle olmaz, araştırıp, okuyun elinizde bilgiyle gelin öyle yazın, bu başlık bir tarih başlığıdır, araştırma başlığıdır, siyasi atışmak amaçlı açılmamıştır, lutfen KİRLETMEYİNİZ. Tarihe ve araştırmalara saygı duyunuz, başlığın amacına uygun olmayan mesajlar silinecektir.

cazinac
16-02-07, 11:48
Kurtanovic abimizle burada yazdık tartıştık, elimizde bilgiler vardı, o yazdı ben yazdım, okuduk araştırdık öyle yazdık, bilgi çerçevesinde tartıştık, lutfen elinde bilgi olmadan kaynak olmadan lutfen buraya yazı yazmayınız, sizlerin burada yaptığı kişisel tartışma, kişisel siyaset, siyasi görüşlerini ışığında elinizde kaynak olmadan tartışıyorsunuz, bu işler böyle olmaz, araştırıp, okuyun elinizde bilgiyle gelin öyle yazın, bu başlık bir tarih başlığıdır, araştırma başlığıdır, siyasi atışmak amaçlı açılmamıştır, lutfen KİRLETMEYİNİZ. Tarihe ve araştırmalara saygı duyunuz, başlığın amacına uygun olmayan mesajlar silinecektir.

tartısma baslatmıs olmanız ıyı olmus fakat baslangıcta kullandıgınız ıbare anlamsız ve tahrık edıcı bu sebepten dolayı tepkı gosterdım fakat sonra konu saptı
sızden ıstegım bu tarz konularda sundugunuz belgelerın objektıf olmasıdır arastırma ve belge olarak gosterdıklerınızın gercek tarafı ve dayanagı olduguna ınanmıyorum ayrıca tarıh ve arastırmaya saygım vardır
belge ıstıyorsunuz bu konuda bırcok belge mevcuttur ama turkcelestırılmesı gerekır bosnakların etnık kokenını acıklayan sırpca ve hırvatca resmı belgelere ulasmak zor degıldır
ekım 1993 te tum bosnaklar meclısınde (Sve Bosnjackı Sabor) yapılan gorusmelerde bosnak etnık kımlıgı net olarak acıklanmıstır bu bosna hersek devletınınde resmı tanımıdır bunlara neden yer vermedınız bunuda anlamıs degılım

sejkic
16-02-07, 13:22
Sayın Cazinac, bu bilginin tam metnini bizimle paylaşırsanız çok seviniriz, bunu yayınlamanız buradaki araştırmalara ışık tutacak bir belge olacaktır.

sejkic
16-02-07, 13:31
Boşnakların kökenleri hakkında, daha önceki araştırmalarda slav diye direttik, fakat yakın zamanda farklı bilgilerle karşılaştık, derlenecek bazı bilgiler var, bunların derlenmesi uzun sürmekte, derlemeyi yazmadan ama önsöz önyazı olarak diyebilirizki; bugünkü Boşnaklar Slav ve Türk unsurunu had safhada barındırıyor, görünüş itibari ile, dili slav dili, din ve kültür yaşayış olarak Türk toplumundan ayrı değil, Bosnada çoğul fiziksel görünüm tipik kuzey halkı görünümü var, fakat fiziksel görünüş Sancaklılarda farklı, Kuzey Bosnada farklı, Güney Bosnada farklı. Ancak araştırdıkça farklı bilgilere ulaşıyoruz.

eski geçmişe inildiğinde balkanlarda hatta onunda ötesinde bugünkü Avrupanın etnik şeklini çizen, bir Kelt nekadar Avrupalıysa onlardan daha Avrupalı olan Avar toplumunun önemi yadsınamaz, Avarlar Avrupanın ilk Turkleridir, Balkanlar heterojen bir mozaik bölgedir. burada en büyük topluluk Slavlar, Gotlar ve hrisyan Ab'nin atası tarafından dağıtılmış fakat hala yaşamakta olan Türklerdir, sonrasında İliryalılar, Keltler, Romalılar, vardır. Orta Avrupa'da, Frank krallığı ile Bizans imparatorluğu arasında, eski Hunlar ile büyük bir devlet kurarak, Germen-got ve slav kabileleri ile (558-805) yılları arasında balkanların ve avrupanın en büyük gücü Avarlar olmuştur, Balkanlardaki adları Obri dir. Obri kelimesi biryerlerden çağrışım yapmalı, Avarların hakim olduğu bölge Macaristan, Arnavutluk, Hırvatistan, Çekoslovakya, Avusturya, güney Almanya hemen hepsini kapsamaktaydı, ne denli büyük bir devlet olduğu görülmekte, Bogomil toplumunun altyapısındaki pagan kültürü, kuzey kökenlidir, bogomillik pagan gotların mirasıdır,
Bogomilliğin orjini bir bulgar papazı ile özdeşleştirilir ama balkanlarda bu kadar çok yayılmasının sebebi pagan kökenli insanların bu inanışa sahip çıkmasıdır. Gotlar Güney İskandinavya’dan balkanlara inmişler Avarlara katılmışlardır, hatta onları ormanlardan çıkarıp, medenileşmesine ve askeri teşkilatlar kurmasını öğretmiş olan Avarlardır aynı Slavlarıda balkanlara getirdikleri ve teşkilatlanmayı öğrettikleri gibi, Slavlarin ilk devlet örgütlenmelerinde, önemli Avar unsurlarinin yer aldigini bizzat Avrupalı tarihçiler söylemektedir, eski hrıstiyanların ilk düşmanları paganlardı, sonrasında torunları bogomiller oldu, Tarih bilgisi olanlar bilir Kuzey Karadeniz ve Balkanların en etkili isimleri hep yan yana olmuş olan Avarlar ve Gotlardır.
Avrupa Avar toplumunun güç kaybetmesi ile meydan Slavlara kaldı zamanla diğer kabilelerin katılmasıyla Balkanların en kalabalık ve hakim topluluğu oldular, zamanla yukarıda anlattığımız toplulukları Slavlaştırdılar, Hırvatlar, çoğu bilim adamı irandan geldiklerini söylesede, Macarlarla akrabadırlar, Hun ve Germen-Got unsuru barındırırlar, tarihte zamanla Slavlaşmışlardır, BAN denilen kelime Hırvatlardan Boşnaklara geçmiştir, aslen Turkçedir ve Avarlara aittir, Slovenler got-germen-slav unsuru barındırırlar Boşnaklarla akrabadırlar, Sırplara gelince, ataları Afrika-Akdeniz orjinli olduğu söylenen kara valahlardır, içlerinde grek yunan, romen balkanlarda yaşamış ve yaşamakta olan tüm halkların özelliklerini taşırlar, tarihte zamanla tamamen Slavlaşmışlardır fakat fiziksel ve kültürel özellikleri değişkenlik gösterir, doğuya gidildikçe slavdan çok grek fiziksel özelliklerine sahiptirler. Boşnaklar tarihte yaşadıkları bölgenin adını alan tek halktır, gerçektende bu isim çok eskidir, daha önce açıklamıştık bir daha yazmaya gerek yok, Boşnaklar aslen AVAR-GOT torunudur, tarihte Slavlaşmışlardır, fiziksel özellikleri kuzeyli halklara benzer, Kırım Türklerini bilen duyan varmıdır bilmiyorum, fiziksel ve kültürel yapılarını Boşnaklardan ayıramazsınız, gördüğünüzde kesinlikle bunlar Boşnak dersiniz, onlarda GOT-HUN torunudur.

Peçeneklere gelince Mosyn, Mosyn,Mosynoek, Peçenek olarak adlandırılırlar, Bosna, Boşnak ismiyle
Fonetik benzerlik gösterir ama alaka yoktur, Balkanlardaki kader birliği ve dağınık insan grupları olarak mutlaka Boşnaklar içindede erimişlerdir buna şüphe yok ama Bosna ismi çok daha eski bir isimdir, işin aslı şudur; Manysi-er Macar demektir, Mosyn de peçenek demektir, aynı anlama tekabul eder, Mosyn kelimesine ek eki gelmiş Mosynoek olmuştur ek ekide Macarcadır çoğul anlamı taşır, Peçenekler Hunların, Árpádların, Kumanların ve Finogurların yanında Macarların kurucu halkıdırlar, Avrupaya geldiklerinde Macaristana yerleşmişlerdir, Avrupada zamanında Avarlara Hun denmiş, Hunlara başka bir şey, bu tip karışık isimlendirmeler de var ve düşündürücüdür. Peçeneklerin balkanlarda ilk görülmeleri 10 yyıllara rastlar, balkanların azımsanamayacak kadar büyük bir bölümüne dağılmışlardır, sırbistan, Slovenya, Çekoslavakya, Romanya heryerde hatıraları ve torunları vardır, Peçenekleri günümüzde arıyacak olursak peşte ve fertö de yaşayan Macarlar, Dobrucada, Deliormanda yaşayan Türkler, Gagavuzlar, Gacallar has Peçenek torunlarıdırlar.

Bugün Bosnada, Hırvatistanda Slovenyada ve yakın coğrafyada yaşayan çoğu insanın Atası kuzeyden inen Avarlar ve Gotlardır, Bosna Krallığının kurucusu ETIENE KOSTERMANN ' dır ve got kökenli olduğu yazılır. Slavlaşmanın ürünü olarak kitaplarda Stephan Kostermaniç olarak geçer, Tvrtkonun dedesidir, yine bir tesadüf ünlü Macar Kralı KOLOMAN’la akraba olabilirler, Boşnakların bu coğrafyadaki tarihi sırp ve hırvatlardan daha eskidir. Avrupada yaşayan Finliler İSKANDİNAV-UGOR dur, Macarlar HUN- UGOR-GOT-PEÇENEK tir, Yakın akrabalarımız köken olarak benzer kaderi paylaştığımız, Macarlar, Hırvatlar, Slovenler, Finugorlar’dır, dolaylı yoldan içimizde hepsini barındırmaktayız. Bosna Krallığının kurulması aşamasında Macar izninin olması tesaduf değildir, Avrupada yaşayan içinde Turk unsuru barındıran her halk kuzeyli İskandinav paganlarla birlikte yaşamışlardır, tarihte Slav bölgesinde yaşanmasından ötürü karışmışlardır, kullanılan dil slav dili olmuştur.

ÇOK KISA VE ÖZET GEÇMEYE ÇALIŞTIM BOZUK BİR YAZI OLDU, METİNDE KOPUKLUK OLMUŞTUR , YAZIDAKİ DÜZEN BOZUKLUĞU ACELE İLE YAZMAKTAN KAYNAKLANIYOR KUSURA BAKMAYINIZ

?ebbo
16-02-07, 14:06
:) :rolleyes: BOŞNAK OLMAK ORTAK PAYDAMIZ GERİSİ BOŞ

J a r a n e
16-02-07, 18:16
Kurtanovic abimizle burada yazdık tartıştık, elimizde bilgiler vardı, o yazdı ben yazdım, okuduk araştırdık öyle yazdık, bilgi çerçevesinde tartıştık, lutfen elinde bilgi olmadan kaynak olmadan lutfen buraya yazı yazmayınız, sizlerin burada yaptığı kişisel tartışma, kişisel siyaset, siyasi görüşlerini ışığında elinizde kaynak olmadan tartışıyorsunuz, bu işler böyle olmaz, araştırıp, okuyun elinizde bilgiyle gelin öyle yazın, bu başlık bir tarih başlığıdır, araştırma başlığıdır, siyasi atışmak amaçlı açılmamıştır, lutfen KİRLETMEYİNİZ. Tarihe ve araştırmalara saygı duyunuz, başlığın amacına uygun olmayan mesajlar silinecektir.
Sayın Sejkiç,sizin görüşlerinizin karşısında olan insanların yazılarının silineceğini söylüyorsunuz pekiyi sizin okuduklarınızın ve burada aktardıklarınızın kati olarak doğru olduğundan nasıl emin olabilirsiniz merak ediyorum?Her okuduğunuz doğrudur veya her yazılan doğrudur diye birşey varmı?Sizlere okuduklarınız vahiy yoluylamı geliyor?Bugün dinimizde dahi Peygamber efendimizin söylemediği sözler söylemiş olarak günümüze aktarılmıştır.Burası sizin fikirlerinizi zorla benimsetme yeri değildir.Babanızın yeri olmadığını da hatırlatmak isterim.Eminim ki sizlere hizmet eden siteler vardır.Orada üzülmeden egonuz okşanacaktır.Neden fikirlerinizi zorla benimsetme amacındasınız?Bizlere Türklerden geldiğimizi kabul ettirirseniz size vaad edilen birşeymi var?Kaldı ki bugün boşnaklar içinde daha 100 yıl öncesine kadar Müslümanlığı kabul etmiş sülaleler var.Lütfen her fikre saygı gösterelim.Burada konuyu asıl kirleten bizlerin olmadığını göreceksiniz.Tarihçi ve araştırmacı olduğunuzu söylüyorsunuz ozaman ona göre davranın.tarafsız olarak mukayese edin

donçe lekiç
16-02-07, 18:50
ya aslında bu tartışmalar bana manasız geliyor her neden se sonuçta insanlık tarihi bir yerden mevcudiyet gösteriyor adem ile havvadan.

haki od troyke
16-02-07, 21:22
Sorma bana oymağımı boyumu
Beşbin yıldır millet gibi yaşarım
Deme bana Oğuz, Kayı, Osmanlı
Türk’üm, bu ad her ünvandan üstündür.

k?r?at
16-02-07, 21:24
Sorma bana oymağımı boyumu
Beşbin yıldır millet gibi yaşarım
Deme bana Oğuz, Kayı, Osmanlı
Türk’üm, bu ad her ünvandan üstündür.

Olay budur.sağolasın hakan.

muzo
17-02-07, 22:52
Türk kelimesine karşı çıktığım yok.Karşı olduğum olay Milliyetçiliğin İSLAM dinimizin önüne geçirilmesi.Evet Osmanlı dinimizi 3 kıtaya yaymıştır ama kimlerle ve nasıl yaymıştır bir de ona bakmak lazım.

Sayın Fatih Peçenek,bu bölümde tartışılan boşnaklar peçenek türkleri mi?
konusuna son noktayı siz koyabilirsiniz?
Boşnak kökenli biri olarak soyadınızın nereden geldiğini araştırmış olmalısınız!
Benden başka size soyadınızla ilgili bir soru soran oldu mu acaba?
Merak ediyorum doğrusu.
saygılar.

enko
19-02-07, 01:35
Dragi Suleyman Abim
İŞTE KAYNAKLARIYLA PEÇENEKLER

3-)Tarihçiler Gagavuzları Peçeneklere dayandırmaktadırlar, bir kısım araştırmacılar ise Baserebyada ve balkanların diğer bölgelerinde yaşayan Gagavuzlarla yakın bağlantıları bulunan Balkan Türk topluluklarından Surguçları ve Gacalları Peçeneklerin torunları olarak görmektedir. Bu sav doğrudur. Bugünkü Bulgaristan'da, eski Yugoslavya'da,Romanya'da, Polonya'da ve Rusya'nın güney bölgelerinde Peçeneklerin hâtırasını taşıyan pek çok yer adı bulunmaktadır. Dobruca bölgesinde Hırsova ile Maçin tepesi arasında Türklerin Peçenek,Romenlerin Peçenjaga dedikleri köy, Sırbistan'ın Kragujevac vilayeti Gruja kazasına bağlı Peçenogo köyü, Leskovac'a yakın bir yerde bulunan Peçenevce köyü, Romanya'da Mehadia ve Orsova arasında yer alan Peçeneşka köyü bu yer adlarından sadece bir kaçıdır. Bu yer adları Ortaçağda daha fazlaydı. Bunların büyük bir kısmı daha sonraları değiştirilmiştir.
Gagavuz Tarihçi Maria Tokmakçı



Sevgili sejkic abicim merhabalar... Foruma bugun uye olan arkadasimin uyeligi henuz onaylanmadigi icin mesaj yazamiyor. Bundan dolayi mesajlara yorum yollayamiyor. Bu sorunu gecenin bu saatinde bu sekilde cozmek niyeti ile yerimi kendisine birakiyorum...

Sayin Kurtanovic ve Sejkic oncelikle uzun zamandir forumlarda hasret kaldigim muhabbeti ve seviyeyi uye oldugum ilk gunde, ilk dikkatimi ceken bu baslik altinda sizlerin sayesinde buldum...

Lakin Sejkic beyin mesajinda tanidik bir isme rastladim...
Kimi zaman Doktor, kimi zaman Bakan, kimi zaman Ogrenci, bazen uslanmaz arsiz bir Genc Kiz olarak karsima cikan Maria Tokmakci`yi -asil adi Valentina Karanfil`dir.Alman Pasaportu tasir, misyonerlik yapmaktadir. Terfi edip bazi kurumlara calismaya basladigi bilinmektedir. Bugune kadar genel anlamda Milliyetci diyebilecegimiz butun internet sitelerinde profesyonelce gorevini icra etmistir.- bu defada Gagauz tarihci olarak olarak gordum :eek:

bilgilerinize arz ederim ;)

Saray Bosna`dan 40 gobekten Oguz Soylu,Kayi Boylu Turk Oglu Bosnak Kardeslerine, Abilerine, Ablalarina selam eder....

cazinac
19-02-07, 09:56
Sayın Cazinac, bu bilginin tam metnini bizimle paylaşırsanız çok seviniriz, bunu yayınlamanız buradaki araştırmalara ışık tutacak bir belge olacaktır.
Bosnakların etnık kokenı hakkındakı tartısmalarda bır konunun atlandıgınıda goruyorum oda sudur bosnaklar ırksal degıl dınsel bır toplumdur yanı mıllıyetın olusumundakı unsur dındır eger ıslam yugoslavya topraklarına ulasmasaydı bosnak dıye bır halk mevcut olmayacaktı bu baglamdada bosnak kımlıgı konusunu ırdelerken tarıhsel ve cografı sartlar goz onune alınarak bosnakların 5 ayrı grupta ıncelenmelerının daha mantıklı olacagını dusunuyorum sonuc ıtıbarı ıle dın bır ınanc sıstemıdır ve tum toplumun ınanc sıstemının bırden degısmesı olanaksızdır bosnaklıgın ılk cıkısından bugune kadar gecen surecın evrelerı ırdelenmelıdır.
Bu tartısmalara ısık tutacak belgeler kısıler ve kaynaklar varıdr
ornegın Prof.Dr.Muhammed Filipoviç ve Sosyolag Aida Coroliç ın görus ve makalelerı 1993 te yappılan tum bosnaklar kongresı ve bosna hersek devletının bosnak halkı konusundakı resmı tanımına yer verılmelıdır
1996 yılında Tutine yayınlanan Miodrag Miyo Cukiç ve Bogovlub Pantoviçin İstoçni(Doğu) Moystir adlı kıtabında sancaktakı bır cok musluman aılenın kokenının sırp vasoyeviclere dayandıgı belırtılıyor
Süleyman Kocabaşın Avrupa Türkiyesinin Kaybı Ve Balkanlarda Panislavizm adlı kıtabıda bu konulara ısık tutacak nıtelıktedır.

Her ne kadar Bosna isminin nereden geldiği bilinmese de çeşitli varsayımlar mevcuttur. Prof. Dr. Muhammed Filipoviç’e göre; ülkenin ismini Bosna nehrinden mi yoksa nehrin mi adını ülkeden aldığı belli değildir; ya da bir Slav boyu bölgeye gelerek ülkeye, nehre ve nehrin çevresinde kurduğu devlete bu ismi vermiş olabilir. Fakat bunda da bir netlik yoktur. Ancak bir gerçek var ki, o da Bosna isminde bir ülke, bir nehir ve bu nehir etrafında kurulmuş bir devletin 9. yüzyıldan itibaren varlığıdır. O günden bugüne bu ülkede yaşayan halka “Boşnyani” denmektedir. Daha sonraları bu isim Boşnaklar ya da Bosnalılar (Boşnyatsi veya Bosantsi) olarak değişmiştir. Boşnaklar en başından beri farklı dinlere mensup, aynı toprağın ve hayatta kalma mücadelesinin birleştiği, aynı kimliğe sahip insanlardır.
Boşnakların etnik ve dini kökenleri ile ilgili en açık olan görüşlerden biri Boşnakları Bogomil olarak kabul eden görüştür. Bogomiller, bağımsız Bosna Devleti 12. yüzyılda Macaristan yönetimine girdikten sonra Romalı Katoliklerin saldırılarına maruz kalan sapkın bir Hristiyan gruptur. Bu tür iddialar Boşnakların Balkanlar’a Osmanlı Devleti vasıtasıyla 15.-17. yüzyıllar arasında geldikleri tezlerinin kabul edilmez olduğunu göstermektedir.
John V. A. Fine adındaki bir araştırmacı, Bosnalı Müslümanların o dönemde inançlarını tam olarak yerine getirmeyen, sapkın olarak nitelendirilebilecek bir Katolik inancına sahip olduğunu düşünmektedir. Bu sava göre, Macaristan, onları bu sapkın inançtan kurtarmak ve Hristiyanlaştırmak için buraya akınlar düzenlemiştir. Boşnaklar ise ayrı bir kilise kurarak buna direnmişlerdir. Fine’a göre bu Bosna Kilisesi’dir. Ancak bu kilise, 15. yüzyılda Osmanlının bölgeyi fethi ile ortan kaldırılmış ve Bosna’da yaşayan Katolik ve Ortodokslar Müslüman olmuşlardır. Bu tez, Boşnak Müslümanların bugünkü Sırp ve Hırvatlar ile aynı kökenden geldiğini iddia etmektedir.
Bir başka görüş, Bosnalı Müslümanların köklerinin İran’a dayandığı ve 6. ve 7. yüzyıllarda Slav göçü ile Balkanlar’a yerleştikleri yönündedir. İlginç olan bir başka görüş ise Boşnakların Kavimler Göçü sırasında Balkanlar’a ulaşan Türk kavimlerinden Peçenekler’e dayandığı yönündedir. Fakat bu konuda yeterli kaynaklar mevcut değildir.
Bosna ve Sancak’taki Boşnakların kimlik oluşumlarında hiç şüphesiz beş asır süren Osmanlı Devleti yönetiminin ayrı bir önemi bulunmaktadır. Osmanlı’nın Bosna’yı fethe başlamadan önce Sancak topraklarına girmesi 1389 Kosova Savaşı’nın birkaç yıl sonrasına denk gelir. Bosna’nın giriş kapısı olarak niteleyebileceğimiz şehir bugünkü Sancak’ın 11 parçasından biri olan Tutin’dir.
Osmanlı yönetimi Bosna ve Sancak’ta önemli değişiklikler meydana getirmiştir. Bunlardan en önemlisi aşamalı olarak sürdürülen İslamlaşma sürecidir. Balkan akademisyenleri Boşnakların 500 yıllık Osmanlı egemenliği boyunca İslam’a giren güney Slavlarının torunları oldukları konusunda hemfikirdiler. Fakat niçin din değiştirdikleri konusunda farklı fikirdedirler. Osmanlı hakimiyeti boyunca din değiştirme farklı dönemlerde ortaya çıkmış ve yaşandığı yere göre de farklılık arz etmiştir.
Osmanlı yönetimi altında yüzyıllar boyunca Arnavutların yanı sıra Bosna ve Sancak’taki birçok Slav da İslam’ı kabul etmiştir. Türkler burada İslam’ı zorla kabul ettirme siyaseti gütmezken Boşnakların heretik geleneğinden dolayı İslam’ın yayılması için uygun bir zemin oluştu. Osmanlı Devleti’nin Bosna ve Sancaklılarla ilişkisi Müslüman olmayanlardan daha farklı bir durum arzediyordu. Bu nedenle Boşnak Müslümanlar dini kimlikleri sayesinde önemli konumlar elde etmişlerdi.
Mc Carthy’nin de belirttiği gibi, Osmanlı döneminde nüfus bilgileri neredeyse yalnızca dini temel alarak işlenmişti. Bu nedenle Osmanlı nüfus sayımı sonuçları Müslüman nüfusun “millî” oluşumu hakkında çok az bilgi vermektedir. Osmanlı’da nüfusun bölünmesinde temel alınan en önemli nokta etnik ya da milli kimlik değil de din unsuruydu. Türklerle aynı dinden oldukları için Müslüman Boşnak halk kendilerine Türk (Turci) dedikleri gibi bazen Türklerden ayırt edilmek amacıyla Boşnak (Bosnalı, Bosnyak) ismini de kullanmışlardır. Özellikle bu sonuncusu 19. yüzyılın ilk yarısından itibaren giderek yaygınlık kazanmıştır.
(İHH Sancak Raporundan Alıntıdır)

sejkic
19-02-07, 11:22
Sayın Sejkiç,sizin görüşlerinizin karşısında olan insanların yazılarının silineceğini söylüyorsunuz pekiyi sizin okuduklarınızın ve burada aktardıklarınızın kati olarak doğru olduğundan nasıl emin olabilirsiniz merak ediyorum?Her okuduğunuz doğrudur veya her yazılan doğrudur diye birşey varmı?Sizlere okuduklarınız vahiy yoluylamı geliyor?Bugün dinimizde dahi Peygamber efendimizin söylemediği sözler söylemiş olarak günümüze aktarılmıştır.Burası sizin fikirlerinizi zorla benimsetme yeri değildir.Babanızın yeri olmadığını da hatırlatmak isterim.Eminim ki sizlere hizmet eden siteler vardır.Orada üzülmeden egonuz okşanacaktır.Neden fikirlerinizi zorla benimsetme amacındasınız? Bizlere Türklerden geldiğimizi kabul ettirirseniz size vaad edilen birşeymi var?Kaldı ki bugün boşnaklar içinde daha 100 yıl öncesine kadar Müslümanlığı kabul etmiş sülaleler var.Lütfen her fikre saygı gösterelim.Burada konuyu asıl kirleten bizlerin olmadığını göreceksiniz.Tarihçi ve araştırmacı olduğunuzu söylüyorsunuz ozaman ona göre davranın.tarafsız olarak mukayese edin

Sayın Jarane,
sizin görüşlerinizin karşısında olan insanların yazılarının silineceğini söylüyorsunuz demişsiniz, yazdığımı tam okumamışsınız yada okuyup anlamamışsınız heralde, siyasi tartışmalara girmeyiniz dedik, burada tarih tartışılıyor, siyaset yeri değil, Tarihe ve araştırmalara saygı duyunuz dedik, hangi başlık açılırsa açılsın siyasi tartışmaya giriliyor, bu sizce rahatsız edici değilmi? Adam gibi Tarihsel dokumanları bile paylaşamıyoruz, yanlışmıyım?

Burası babamın yeri değil, sadece Boşnaklara ait, başka kimseyede ait olamaz, bu ifade hoş bir ifade değil, Fikirlerimi zorla benimsetme gibi amacım olmadığını anlamanız için, bir zahmet şimdiye kadar bu konuda yazdıklarımı okuma zahmetine girin, ondan sonra yazın, okuyun bunları boşuna yazdığınızı göreceksiniz, benim siyasi görüşüm ne olursa olsun, yansız yazdığımı göreceksiniz, benim inandığım şeyler başka, bilimsel gerçekler, tarihsel veriler başka, gerçekleri saklamak gibi bir niyetim olsaydı şimdiye kadar araştırıp bulduğum hiçbirşeyi yazmazdım, ben herzaman doğruyu yazmaya çalıştım, yanlı bir yazımı bulamazsınız, ayrıca ben tarih profesorü falanda değilim, yazdıklarımın doğru olduğuna emin falanda değilim araştırma yapıyorum adı üzerinde A R A Ş T I R M A, bulduklarımı sizlerle paylaşıyorum, bu PEÇENEKLER konusunda, oturun üşenmeyin baştan okuyun anlayacaksınız, yeni bulduğum bilgiler eski yazdıklarımı dahi çürütmekte, emin olsam zaten kendimle polemiğe düşerim, amacım zoraki Türklüğü kabul ettirmek olsa bunları yazmazdım, tarihsel veriler Boşnaklar peçenektir demiyor, demezdim, üstüne basarak kaç kere yazdım, peçenek olayında bilgi ve araştırma çerçevesinde en büyük itirazı ben yaptım, Tarih ayrı siyaset ayrı, inandığın ayrı,ideolojik görüşün ayrı, Tarihe bakış açım ve sevgim ideolojiden çok daha baskındır,
ama bugün Bosnada hala yaşayan Avar-Türk kültürü ile ilgili bulgular var, Bosna köylerinde yaşayan Avar torunlarını bulmuşlar, bunları yazmam suçmu? Bosna topraklarında Gotlarla birlikte yaşamışlar, karışmışlar, akabinde slavlaşmışlar bu bilgi neden sizi rahatsız ediyor, objektif olarak bulduğum herşeyi yazıyorum, tarafsızlığıma eminim, amaca göre hareket etmiyorum, daha öce slavdır dediğimizde alkışlayanlar, araştırıp yeni bilgileri, daha farklı görüşleri yazdığımızda, yermeye, tavır almaya başlıyorlar, sizin demokratik anlayışınız buysa yapacak birşey yoktur, yanlı davranmak budur benim yaptığım değil.

Eminim ki sizlere hizmet eden siteler vardır.Orada üzülmeden egonuz okşanacaktır. demişsiniz
bu nebiçim serzeniş arkadaşım, ayıptır magazinmi konusuyoruz
büyük egolu adamlardan değilim, burada Boşnak olduğumuzdan dolayı bulunmaktayım, amaç bu...

Ayrıca yönetici olarak, foruma yazılarımızla katılımda sıkıntı yaşamamıza sebep olan birçok şey var, çok samimiyim yazmak istediğim okadar çok bilgi ve araştırma oluyor fakat sırf bu çekişmeler polemikler yüzünden yazamıyorum,
fikirlerimizi, araştırmalarımız yazdığımızda yönetici kimliğimizle yargılanıp, bazı şeyleri görmezden gelebiliyorsunuz, her polemiğe çekildiğimizde yönetim olarak,forum kullanıcıları ile birbirimizden uzaklaşıyoruz,
bu tür çekişmeler yüzünden rahat ve özgürce yazamadığımızın farkındamısınız...


SAYGILAR

hercai
23-02-07, 14:01
[QUOTE=cazinac;105907]Bosnakların etnık kokenı hakkındakı tartısmalarda bır konunun atlandıgınıda goruyorum oda sudur bosnaklar ırksal degıl dınsel bır toplumdur yanı mıllıyetın olusumundakı unsur dındır eger ıslam yugoslavya topraklarına ulasmasaydı bosnak dıye bır halk mevcut olmayacaktı bu baglamdada bosnak kımlıgı konusunu ırdelerken tarıhsel ve cografı sartlar goz onune alınarak bosnakların 5 ayrı grupta ıncelenmelerının daha mantıklı olacagını dusunuyorum sonuc ıtıbarı ıle dın bır ınanc sıstemıdır ve tum toplumun ınanc sıstemının bırden degısmesı olanaksızdır bosnaklıgın ılk cıkısından bugune kadar gecen surecın evrelerı ırdelenmelıdır...

Bu bakış açısı için teşekkürler... Ben merak ettiğim tarihte gidebildiğim kadar geçmişe gitmeyi seviyorum. :) Bir de dini tarihimize göre incelemeye çalışıyorum... Öğrendiğim rivayet bilgiyi de paylaşmak istiyorum :

Nuh -aleyhisselâm-'ın oğulları olan Sâm'dan Arap ve Fars; Hâm'dan Hind, Habeş ve Afrika halkı; Yâfes'den de Asyalılar ve Berling Boğazı'ndan geçtiği tahmin edilen Amerikalılar'ın yerlileri (Kızılderililer) çoğalarak dünyaya yayılmıştır.

Ayrıca Yâfes'ten; Rus, Slav ve Türk soylarının çoğaldığı tahmin edilmektedir.

fele
23-02-07, 17:50
Arkadaşlar, gerçekten bu önemli konu başlığı, dikkat ettim de çok ilgi görüyor. Sitemizde çok defa tartışılmış, yazılmış ve anlatılmış olmasına rağmen, yeni üye olan dostlarımızında katılımıyla ve onların da pek tabi hakkı olan kendi fikirlerini saygıyla karşılıyor ve gerçekten merak uyandıran bu konu hakkında maalesef hiç bir mesafe katedemediğimizi gözlemliyorum. O yüzden benim, gerek site yöneticilerine, gerekse de admine saygımla bir önerim var. Efendim bildiğim kadarı ile Bosna'da mevcut "Boşnak Enstitüsü" var, eğer imkanları olupta oralara giden arkadaşlar veya yöneticilerimiz var ise gerçekleri oradan sorup öğrenebilirler ve bizlere de aktarabilirler diye düşünüyorum. Saygılarımla.

?y_Cucevi
24-02-07, 23:59
merhabalar öncelikle yapmış olduğum bu araştırmada sizlere bir paylaşım sunmak istedim


Boşnaklar Slav kökenli kendi dilini konuşuyorlar. Müslümanlar. Bosna’da, Kosova’da, Sancak’ta ve Makedonya’da yaşıyorlar. Ayrıca göçmen olarak Batı Avrupa’da ve Kuzey Amerika’da. Sırplara göre Sırp asıllılar ve Hırvatlara göre Hırvat asıllılar.

Sadece Bosna Savaşı’nda 200.000’den fazla Boşnak, Boşnak olduğu için öldürüldü. O zaman da kimse Boşnak milletinden söz etmezdi. Bugün de etmiyor. Savaş zamanı adları “Boşnak Müslümanlar” idi. Bugün de öyle. Nitekim AB de Bosna Hersek ile imzalamak istediği Ortaklık Anlaşması’nda onlara “Boşnak halkı” diyor. Sırplara “Sırp milleti” ve Hırvatlara “Hırvat milleti” dediği hâlde. Boşnaklar bugüne kadar çalışkanlıkları ile, gururları ile, kahramanlıkları ile ve verdikleri kayıpları ile millet olduklarını ispat ettiler. Ama yine de yok hükmündeler.
“Boşnak Müslüman” denildiğinde –ki hâlâ öyle deniliyor- çıkan sonuç kısaca şöyle; Sırpların Müslüman olan ve Türk etkisi altındaki bir kolu. Hatta bir ölçü de Araplar ile etkileşmiş. Kültürü, müziği, mutfağı ve mimarîsi Müslüman etkisindeki topluluk, halk grubu…

Boşnaklar Türkiye için “Mostar” demek, “Mayadağı” demek. Hatta “Hüdavendigâr” demek. “Evlâd-ı Fatihan” ve “Proşeva” demek. 1992’de Bosna’da yaşanan “ikinci Çanakkale” ve Zenica’da, Tuzla’da, Saraybosna’da, Bihaç’ta ve Srebrenica’da katliam demek.

Boşnak demek, bütün dünyanın gözü önünde yıllarca, bombardımanla yıkılan evin harabesine naylon gerilerek kurulan yuvaya, su taşırken İgman Dağları’ndan şehri kuşatan keskin nişancının arpacığından can vermek demek.

Daha beteri ise Kosova’da veya Makedonya’da Boşnak olmak. Çünkü o zaman sadece “kendisine Boşnak diyen Müslüman Slav azınlık” olursunuz. Herkes sizden daha makbûldür. Arnavutlar ve Romanlar her zaman sizin önünüzdedir. AB yetkilileri teftişe gelir, bütün rezaleti görür ve evlerine döndüklerinde –yaz tatili için Barbados’a, kış tatili için İsviçre’ye gitmeden önce “rapor” yazıp, Romanların ve Arnavutların haklarında eksiklikler olduğunu bildirirler.

Boşnak iseniz iş bulamazsınız, eğitim alamazsınız. Hatta güvenliğiniz de olmaz, geleceğiniz de. Önce siz işsiz kalırsınız, önce siz aç kalırsınız. Okula en son siz alınırsınız, en önce siz atılırsınız.

Bugün Makedonya’daki Boşnakların %60’ı işsiz. Ayda 70 YTL ile altı nüfus geçiniyor. Irkçı ve millîyetçi Makedon ve Arnavut partilerine üye olurlarsa ve etnik kökenlerini değiştirirlerse iş bulabiliyorlar.

21. Yüzyıl’dayız. Ama insanlar hâlâ Avrupa’da dili, dini ve milleti yüzünden açlığa ve yalnızlığa zorlanabiliyor. Üstelik tam üyelik müzakerelerine bando-mızıka ile dâvet edilen bir ülkede yaşasalar da.

Makedonlara ve Arnavutlara göre onlar zâten “Arnavut topraklarına” veya “Makedon topraklarına” ait değil. Onlar ya Bosna’ya gitmeli ya da Türkiye’ye. Gurbette istenmezseniz, vatanınıza dönersiniz. Ama vatanınızda da istenmezseniz ve aç bırakılarak, açıkta bırakılarak, göçe zorlanırsanız, ne yaparsınız?

Boşnaklar sokaklara çıkmıyor. Meydanları doldurmuyor, üniversiteleri, fabrikaları işgâl etmiyor. Nedenini de “biz sokaklarda bağıracak halk değiliz” diye açıklıyorlar.

Boşnaklar Bosna Savaşı sırasında Osmanlı mirası Mostar Köprüsünü yıkacak tankların önüne kendilerini attılar, ama bunu bile bir gün dahi söylemediler. Mağdur olduğunu, mazlum olduğunu söyleyen tek bir Boşnağa rastlayamazsınız. Savaş boyunca Boşnaklar “Türk oldukları” için öldürüldüler. Ama Boşnaklar bir gün “Türk değiliz” demediler.

Boşnaklar kalpleri her zaman Türkiye ile bir attı. Boşnaklar Türkiye’ye her zaman “annesini hiç görememiş bir evlâdın hasreti” ile baktı. Çünkü şunu hep bildiler, Aliya İzzetbegoviç’in Ankara’da önemli bir siyâset adamına yönelttiği “Türkiye’de kaç Boşnak var” sorusuna aldığı cevâp doğruydu; 70 milyon…

1996 yılında Balkanlarda soykırımın arkasından imzalanan Dayton’un devâmında Atlanta’da olimpiyatlar vardı. Bu olimpiyatlara yıkılmış, yakılmış, tecavüz edilmiş Bosna-Hersek de katıldı. Kada Delic Bayanlar 10.000 yürüyüş müsabakasına katıldı. Halid Gazibegoviç kızı Kada Deliç 48.47 derece ile 38. son sırayı aldı. Belki sonuncu oldu, ama bin bir zorlukla finişe girdiğinde bütün tribünler ayakta onu alkışlıyordu.

Deliç ne o gün ne de başka bir gün ülkesini kavuran Sırp faşizminden veya soykırımdan söz etmedi. Boşnakların tarihinin hiçbir döneminde hiçbir zaman savaş çıkarmadığını ve kimseye saldırmadığını da anlatmadı. Anlatmazdı, çünkü Osmanlı’dan sonra bir defa bile gün görmeyen kahraman, çalışkan, barışçı ve mağrur Boşnak kültürü buna müsaade etmezdi.

Balkanların büyük yürekli ve çıplak elli milleti Boşnaklar hiçbir zaman eğilmedi. Dilinden, dininden ve kimliğinden hiçbir taviz vermedi. Savaş sırasında takati kalmayan anneler çocuklarını kucaklayıp Saraybosna’nın merkezindeki gökdelene çıkıp kendilerini boşluğa bıraktılar, ama adaletsizliğe ve kadere teslim olmadılar. Saraybosnalılar, onlar atlarken gökdelenin önünde saygı ile durdular, ama hiçbir zaman ne kaderden ne de düşman korktular.

Savaş boyunca bir tek Boşnakın traşsız gezmediği gibi, bir tek gün çöplerin toplanmasının gecikmediği ve tramvayın bir tek gün gecikmediği gibi ve hatta bütün savaş boyunca tek bir bit vakası yaşanmadığı gibi, Boşnaklar bugün de dimdik ayakta. Bombalardan ve keskin nişancılardan korkmadıkları gibi, doğrudan ve dolaylı uygulanan baskılardan da korkmuyorlar.

Aç da kalsalar, açıkta da kalsalar vazgeçmiyorlar. Vatandaşı oldukları ülkelerde barışçı politikalarla ve Avrupa Birliği’nin savunduğunu iddia ettiği ilkeler ile sonuna kadar, bütün inatları, bütün sabırları ve bütün gururları ile birlikte ve huzur içinde yaşamak için mücâdele ediyorlar.AB raportörleri onları görmese de, görmezlikten gelse de.

Balkanlar daima sert millîyetçi rüzgârların tesirindeydi. Savaşlar da bu yüzden çıktı. Ama savaşların durdurulmasından sonra, hele ki “ulus-devletin aşıldığı” iddiaları da gündeme geldikten sonra, AB Makedonya’da ve Kosova’da “etnik demokrasiyi” savunmayabilirdi. Balkanların AB’ye katılımının, Balkan ülkelerinin AB ile ya tam üye ya ortaklık ya da komşuluk ilişkisine girmesinin bölgeye barış ve istikrar getireceği iddiası bu derecede çürük, temelsiz ve kötü niyetli olmayabilirdi.

Kosova’da Arnavutları ve Makedonya’da Arnavut-Makedon ittifakını desteklemenin, siyâsî partilerin etnik kimlikler ile biçimlenmesine yardımcı olmanın ne demokrasi ne de insan hakları ile bir ilgisi olamaz.

AB’nin Kosova’da ve Makedonya’da desteklediği sistem, millîyetçiliğe güç veriyor. Bosna Savaşı sırasında kriz çözümü ve yönetimi konusunda kabiliyetsizliğini bütün çıplaklığı ile ortaya koyan AB, o dönem için savunduğu bahanelere artık sığınamasa da, Balkanlar’a bakış açısını hiç değiştirmediğini gösteriyor.

Bunun ispatı da var. AB’nin kurduğu azınlık haklarını koruma amaçlı türlü örgütlerin arasında yer alan Eurolang’a göre Avrupa’da Türkçe ve Boşnakça konuşulmuyor. Rue St Josse,B 1210, Brüksel/Belçika adresindeki Eurolang’ı Dr Davyth A. Hicks yönetiyor.

Eurolang zayıflatılan ve az konuşulması için uğraşılan dillere destek vermeyi amaçlıyor. Ulusal azınlıkları destekliyor. Bu amaçla STK’lara, medyaya, Avrupalılara, devletlere ve üniversitelere bilgi servisi yapıyor. Eurolang bu konuda en çok EBLUL ile işbirliği yapıyor. 40.000 sadık okuyucusu ve aylık bir milyona yakın site ziyaretçisi ile övünüyor.

19 kişilik ekip baskı altında olan ve giderek daha az kullanılan lisanları şöyle tespit etmiş; ;İtalya’da Arnavutça, İspanya ve Fransa’da Baskça, Fransa’da Bretonca, İspanya, İtalya ve Fransa’da Katalanca, İngiltere’de Kornişçe, Fransa’da Korsikaca, Hollanda’da Frizyanca, İtalya’da Friulca, İngiltere’de Galce, İspanya’da Galiçce, İngiltere ve İrlanda’da İrlandaca, İtalya’da Ladince, Lüksemburg’da Lüksemburgca, Fransa’da Oksidanca, Finlandiya ve İsveç’te Samice, İtalya’da Sardunca, Avusturya ve İtalya’da Slovence, Almanya’da Sorbca ve Finlandiya’da İsveçce. Ne Türkçe ne de Boşnakça.

Boşnaklar 21. Yüzyıl Avrupa’sında “yok hükmünde” olmaya devâm ediyorlar. Ortağı oldukları devlette varlıkları kabûl ediliyor, ama orada da “millet” olmaktan feragatini istiyorlar. Kosova ve Makedonya’da ise esameleri okunmuyor.

Ama Mostar da yerinde, Mayadağı da. Hüdavedigâr’ın türbesi gibi. Boşnaklar Evlâd-ı Fatihan olarak Saraybosna’da ikinci Çanakkale’yi kazandılar ve hâlâ Hüdavendigâr’ın türbedarı.

KAYNAK: DİPLOMATİK GÖZLEM

sefak?yl? bo?nak
25-02-07, 10:02
:) Slm benim bildiğim kadarı ile Boşnakların bir kısmı Avarlardan gelme bi kısmı da Slav kökenli müslümanlardır

fatihpecenek
26-02-07, 08:46
peçenek soyadının nereden geldiğini araştırmadım.bu oldukça zaman alan bir araştırma.Ancak benim tartıştığım konu bu konu değil.Ben Milliyetçiliğin Dinimizin önüne konmasını tasvip etmiyorum.Ve bunu belirtiyorum.

cazinac
26-02-07, 09:06
peçenek soyadının nereden geldiğini araştırmadım.bu oldukça zaman alan bir araştırma.Ancak benim tartıştığım konu bu konu değil.Ben Milliyetçiliğin Dinimizin önüne konmasını tasvip etmiyorum.Ve bunu belirtiyorum.

bosnak toplumumu olusturan dın ogesıdır daha oncede soyledıgım gıbı ıslam olmasaydı bosnaklık olmazdı bosnaklarında turkıyeye goc etmesındekı asıl nedende budur soyumuzun slav olması yada varsayıldıgı gıbı pecenek olması goc nedenı degıldır

hakane
26-02-07, 20:56
1015 yılında Avrupa haritası. Peçenekler mavi bölgede.

Peçenekler ya da Beçenekler, Orta Asyadan Avrupaya göç eden tarihi Türk halklarından birisidir. Daha sonra Hıristiyanlığı kabul etmiş ve Avrupalı halklar arasında erimişlerdir.

Tarihi

Peçenekler Karadenizin kuzeyinden bügünkü Macaristan topraklarına gelmişlerdir. Peçenekler atlı göçebe yaşam tarzı sürdürmüşler fakat bulundukları coğrafyada siyasi bir teşekkül oluşturamamışlardır. 130 yıl kadar Balkanlarda varlıklarını sürdürüşler daha sonra bir kısmı Bizans hakimiyetine girmiş,bir kısmı ise varlıkları Balkanlarda varlıklarını devam ettirmişlerdir. Bizans saflarındaki Peçenekler 1071 Malazgirt savaşında Selçuklu askerlerini giysilerinden ve konuşmalarından tanıyarak Selçuklu tarafına geçmişler ve savaşın Selcuklular tarafından kazanılmasında önemli rol oynamışlardır. Anadolunun Türkleşmesi sırasında Balkanlarda Bizansla mücadele etmiş, İzmir de büyük bir beylik kuran Çaka Bey ile ittifak yapıp İstanbul'u kuşatmışlar fakat Bizansın entırikaları sonucu diğer bir türk boyu olan Kıpçaklarla 1053 de Lavinyon savaşını yapmışlardır. Bu savaşın en önemli özelliği ise bir imha savaşı olmasıdır. Yani bu savaşta her iki tarafta birbirini yok etmeye çalışmışdır. Daha sonra ise kıpçaklar Balkanlara hakim olmuşdur.

130 yıl kadar Balkanlarda varlıklarını sürdürüşler daha sonra bir kısmı Bizans hakimiyetine girmiş, bir kısmı ise varlıkları Balkanlarda varlıklarını devam ettirmişlerdir. Şu anda hala Anadolunun çeşitli yerlerinde Peçeneklerin yaşadığı söylenmektedir. Örneğin Ankara-Aksaray arasında bazı köylerde.

Bir yoruma göre Peçenekler hala Anadoluda yaşıyorlar.Ankaraya bağlı Şereflikoçhisar'dan Aksaray'a bağlı Sarayhanı nahiyesine kadar olan alana Peçenek denir.Burdaki halkta Peçeneklerdir.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Pe%C3%A7enekler

Daha önce bu konu hakkında yorumlar yapmıştım. Bu konu hakkında "derin" bilgiye sahip veya benim gibi merak edip araştıran kişilere şu soruları sormak istiyorum:

1.Bu basit sözlük açıklamasından da anlaşılacağı ve daha önceki yazılarımda da belirttiğim üzere Peçenekler tarihin sayfalarında kalmıştır. Bu durumda "objektif" yapılan tarihi araştırmalarda Boşnak halkının Peçenek olma olasılığı nedir?

2.Ankara-Aksaray arasındaki coğrafyada Peçeneklerin yaşadığı gerçeğini kabullenirsek tüm Türk'ler Peçenektir demek ne kadar doğru olur? Tüm Türkler Peçenek değilse Boşnaklar nasıl peçenek olabilir?(Bosna'da Türkiye'deki kadar Peçenek olduğunu varsayalım)

3.Konu başlığı BOŞNAKLAR, PEÇENEK TÜRKLERİ Mİ ?(Slav Olabilirler mi ?) peki ben şöyle desem: BOŞNAKLAR, SLAV MI?(Peçenek Türk'ü Olabilirler mi ?) İki soru arasında sizce bir fark var mı?

4.Benim gibi basit harita bilgisi olan forum arkadaşlarıma göre yukarıdaki harita incelendiğinde Boşnakların Peçenek olma olasılığı nedir?(Yunanistan'la Türkiye'nin komşu olduğunu unutmayın)

5.Diyelim ki Boşnaklar Peçenek. Meğer tarihten hiç silinmemişiz. Boşnaklara ne gibi bir faydası olacak? (Zombi Peçenekler gibi ortalıkta mı dolaşacağız?)

6.Bu gibi ütopik araştırmaların Boşnakların asimilasyona(kültür emperyalizmine) uğramaları haricinde Boşnaklara ve Boşnaklığa ne gibi yararı olur? Yarardan çok zararı olabilir mi?

Çalışmalarınızda bol şans....

Saygılarımla

cazinac
26-02-07, 21:51
slavmı peçenekmi tartısması uzar gider hıc kımseyede fayda getırmez slav olduklarını savunanlar slav olmaktan pecenek oldugunu savunanlarda pecenek kokenlı olmaktan vazgecmez gelın bu tartısmalara son noktayı koyalım bu konu kapansın herkez kendı capında arastırmalarına devam etsın bız bosnak kımlıgımıze ve kulturumuze sahıp cıkmak adına daha yapıcı arastırmalar yapalım ve onları paylasalım polemık konusu olmaktan oteye gıtmeyen bu tartısmalarla sadece forum uyelerı arasında bır takım bolunmeler meydana getırıyor
Turkıyede yasayan Bosnakların kulturlerını devam ettırmelerı ıcın bırlıkte hareket etmek ve bırıkımlerımızı paylasmak en dogrusu olacagı ınancındayım yoksa slav yada pecenek veya herhangı bır gruptan olmak bugunku ne ekonomık ne sosyal ne sıyasal nede kulturel durumumuzda herhangı bır degısıklıge sebep olmayacaktır hep beraber kulturumuze sahıp cıkıp hızmet etmelı ve ortaya cıkacak yapıtlarla etkınlıklerle hep beraber haz duyup gururlanmak hepımız acısından daha faydalı olacagı ınancındayım

?APAROVSK
26-02-07, 22:38
Bİz MÜslÜman Makedonlarada KipÇak TÜrkÜ Dİyor Kİmİlerİ..gÜlÜyorum..kİ Balkanlarda 150 Yil KalmiŞ Bİr Mİllet KipÇakalr Ve PeÇenekler Bu Resmen Bİr Hayal ÜrÜnÜdÜr.yaŞadiĞimiz Ülke TÜrkİye Ve DoĞal Olarak KÖkenİmİzİ TÜrklere Dayandiracaktir Herkes.yaŞayiŞ Ve KÜltÜr Olarak TÜrk DeĞİl Avrupaliyiz.balkan KÜltÜrÜnÜ OluŞturan İnsalariz Bİzler İster BoŞnak İster Makedon Olsun.ve Sİz BoŞnak Dostlara Da Asİmİle Olmamaniz İÇİn Tavsİyede Bulunuyorum Ben Sİzİ Yugoslavlar Olarak GÖrÜyorum Ve Balkanlarin Onurlu,İnsanlarisiniz Bİzlere Çok Benzİyorsunz ÇÜnkÜ Ayni Kaderİ YaŞiyoruz.bİzlerİnde KÖkenİ Farkli Ama MÜslÜman OlduĞumuz İÇİn Buralardayiz..belkİ Sİzden Farkli Bİr ÖzellİĞİmİz Bİzde Dİn Ön Planda DeĞİldİr.yİnede Ayni Kadeİ YaŞayanlardaniz.slav Olayina Gelİncede Sankİ TÜm Balkanlar Slav Gİbİ Bİ Tezde Ortaya Çikariyorlar Buda YanliŞ Bİzler Makedon Yerlİlerİyİz Mesela Ama Bİzede Slav Makedonu Dİyorlar Kİmİlerİ. Bunu ÇÖzmek İÇİn Tek Yol Var Oda Gen AraŞtirmasi Kemİk AraŞtirmasi Yanİ Bİr Nevİ KafatasÇilik Bunu DoĞru Bulmuyorum Ama Bazen Gereklİ Oluyor ÇÜnkÜ Herkes Bİr Şey SÖylÜyor...mesela Bİz Makedonyanin Yerlİlerİyİz Ama İllede Bİzİ Makedon DeĞİlde BaŞka Mİlletİn İnsani Gİbİ GÖrmek İstİyorlar Buda Sİyasİ.ben TartiŞmalari Biraktim En Sonunda Da Tip A GÜvenİp Bu İŞİ ÇÖzmek Gerek Yoksa Bu TartiŞmalar Uzar Gİder...

?ebbo
27-02-07, 07:22
Herşeyi boşverelim.Bizim ne olduğumuz önemli ama daha da önemlisi nasıl göründüğümüz.Baksanıza Avrupa( Hristiyan) Birliği bizleri müslüman olmuş sırplar olarak görüyor ve bir ulus olduğumuzu bile kabul etmiyorlar.İnsanlar bu kadar mı ikiyüzlü olabilir?Ermenilere yahudilere yapılan soykırım kabul ediliyor.
Boşnaklara yapılanlardan ise kimse sorumlu değil.Ne kadar aciziz.Ne yapabiliriz?
Türk hükümeti ise böyle bir birliğin içine sokmaya çalışıyor bizleri.

?ebbo
27-02-07, 07:53
Bunun tek sebebimüslüman birtoplum oluşumuzdur.Her ne şekildeolursa olsun ister ezelden beri türk ya da peçenek kökenli olalım isterse slavkökenliburada müslümanlığı kabul etmiş oluşumuz bizlerin bosnada ya da sancakta bu tür dvranışlara maruzbırakıyor.
Kesinlikle katılıyorum.Onlara göre suçumuz Müslüman olmak.Ama iyiki de müslüman olmuşuz.Yoksa bizde şimdi onların suç ortağı olacaktık.
Zaten dünyayı müslüman,hristiyan,yahudi diye bölmeye çalışıyorlar.Yakın bir gelecekte havaalanlarında;Christians için ayrı kapı, Muslims için ayrı kapı,Jewish
için ayrı kapılar yaparlarsa hiç şaşırmam.Çünkü adamlar bütün müslümanlara pis,kötü ve terörist gözüyle bakıyor.
Biz ne yapıyoruz?Onların koyduğu kotalara uyuyoruz,sadece know-how alıp kendimiz teknoloji üretmiyoruz.Eğitim bakanımızın 50 tane İngiliz yada Amerikalı danışmanı var.Bodrum da yabancılara ev satıyoruz.Vatanımı veriyoruz diyen bir başbakanımız var.Sol elle yemek yemeyiniz fetvası veren müftülerimizle nasıl güçlenebiliriz ben hala düşünüyorum ama henüz çözümü bulamadım.Ehh yaş da aldı başını gidiyor.Artık kendim için de düşünmüyorum,Çocuklara ne olacak diye düşünüyorum.
Oğlum bile geçen gün anne ben siyaset bilimi okuyacağım dedi.Nedenini sorduğumda yöneticilerimizi beğenmediğini söyledi.Daha 16 yaşında.Ne diyeyim?

?ebbo
27-02-07, 08:14
Ablacım dediklerinekatılıyorum özelliklede birbaba olarak kızımın yarınınıdüşünmeden yapamıyorum seninde söylediğin gibi yaşımız alıp başını gidiyor arkadan gelen evlatlarımızı nasıl birgelecek bekliyor gün gelecek boşnaklıklarını hatırlayabileceklermi acaba diye şimdilerde yaptığımız bu tartışmalarabakınca slav'mıyızpeçenek türkümüdiye oysaki hristiyan toplumunun zihinlerinde yaşatıp üstü örtülü olarak yaptıkları haçlı seferleri müslüman toplumunu hedef aldığı müddetçe işleri çok zor görünüyor.Oysaki bizler burada bu vatanda türküyle,boşnağıyla,lazıyla ,çerkeziye.ermenisiyle ve rumuyla uyum içinde tek bir ses gibi yaşamak için mücadele verirken bizleri birbirimizekırdırmak isteyen bu tip insanlar veonların maşaları yüzünden birbirimize kin gütmeye düşman olmaya başladık.Ama her şeye rağmen belki son demleri dahi olsa boşnak olmaktan gurur duyuyorum ve ileride birgün imkanım olursada yugoslavya ya yerleşmek ve orada ölmek istiyorum.
Çok güzel yazmışsın,Tamamen katılıyorum.Ben de köklerimizin olduğu yerleri görmek isterim.Yerleşemeyiz ama görmek de mutlu eder.

dacichatice
01-03-07, 10:32
Bana göre burada yazılanlar söylenenlerden ziyade ben şuna inanırımkendini nereye aithissediyorsan oralısındır.TÜRKİYE CUMHURİYETİ vatandaşı olmanın yanında ben kendimiher zaman boşnak olarak gördümve benim bildiğim kadarıyla kökümün sırplardan geldiğini söylüyorumben bu dünyaya bir boşnak olarak geldim ve birboşnak olarak gideceğim bunu hiç kimse hiç bir güç değiştiremez.
ALMANYA'daki TÜRK'leri değiştirebiliyormusunuz hayır onlar yine TÜRK olarak kalacaklardır aradan kaç nesil geçerse geçsin burada bizlerde bu şekildeolucaz bu ister kabul edilsin ister edilmesin işin aslı budur herkes ben boşnağım ya da türküm diye bilir amaköklerimizi değiştirmek bizim elimizde değil:)

Yazılanlara katılıyoruum ve birkaç şey de ben eklemek istiyorum.... Bu hiçbir zaman için Türkiye düşmanlığı, Vatan sevmezlik, Vatan hainliği olarak algılanmasın... Yüreğimizde iki sevgi birden var: BOSNA-SANCAK ve TÜRKİYE....

aykuna
01-03-07, 12:06
bence balkanlarda slav diye bir şey yok anadolu ve rumeli hemen hemen aynı tipte insanları barındırıyor bence bulgarlar yunanlar arnavutla srplar hrvarlar ve türkiyede yaşıyan türkler hemen hemen aynı f,z,k görünüşü olarak.
yani bence son yüzyıllarda yaşanan göçler ve kurulan devleteler pek iinsan şemasını değiştirmemiş zaten afrikadan çıkan insan göç haritasına bakarsanız bir sonuca varırsınız

sancakbeg
16-03-07, 23:55
Balkanlarda tarihsel kültürel kökler vardır.Irk olgusu balkanlarda tam anlamıyla bir kermekeştir.Bu gün Boşnak babadan Sırp anadan doğmuş nice insan Müslüman diye katledildi.Yine nicesi foça örneğinde olduğu gibi Boşnak babanın oğlu çetniklerin safında kendi akrabalarına karşı savaştı.Zaman içindeki baskılar sonucu müslüman boşnaklar kimi zaman hırıstiyanlığı görünüşte kabul etmiştir.Bazıları tekrar islamiyete dönmeyerek(Radovan Karadziç'ninsoyu)kendilerini sırp saflarında bulmuşlardır.Kökenler toprağa bağlı araştırılınca istilalar yönetimler sırasında içe ve dışa göçler sağlıklı incelenemiyor.Mesela iliryalılar hem arnavutlar hem makedonlar hemde bir kısım boşnak tarafından sahiplenmeye çalışılmaktadır.Forumun geçmiş döneminde avarlardanda bahsedildi köken olarak ama sadece dip not olarak okuduğum bir kaynakta edindiğim bilgiyi paylaşmak istiyorum.Avarlar avrupanın en güçlü topluluğu durumundaydılar bizansta dahil çevresindeki tüm toplulukları vergiye bağlamışlardı.Fakat güç birliği yapan Bulgarlar ve Bizans tarafından yenilgiye uğratılmış bu güçlü toplumun esaret altında tutulamayacağı düşünülerek esir alınmamış kadın çocuk tüm avar kavmi tek bir fert kalmamacasına katledilmişlerdir.Günümüzde Hırvatçada çok büyük yıkımlar için Avarlar gibi mahvoldular değimi halen günümüzde kullanılmaktadır.

persembeli
21-03-07, 23:43
Yukarıda tüm yazıları okudum. Ve de bir iki kelam da ben edeim dedim.Gerçi foruma daha yeni katıldım belki bana nederler diye de kendimi alamıyorum.

Ama yinede birşeyler yazayım.
Benim Aslım Kavalalı Mehmet Ali Paşa ya dayanır.Yani diyeceğim Kavalalı benim 9. kuşak dedem olur. Kavalalı Aslen Konya'lı olduğu yazıyor tarih kitapları. Osmanlı Trakyadaki isyanları bastırmak üzere Kavalalı'yı görevlendiriyor. Kavalalı da başarıyor. Ve bu kez de Kavala sancağını korumakla görevlendiriyorlar. ( Kavala neresi derseniz şu anda Yunanistanın Doğusunda Ege kıyısında bir kasaba'dır.) Bilahare nam salıyor ki bu nedenle kendisine bir ordu oluşturması ve Mısrdaki isyanları bastırma görevi veriliyor. O da bu görevlerin hepsinden başarıyla sıyrılıyor.

Hem Mısır türk Devleti Hem de Osmanlı devletinde görev alıyorlar Kavalalılar.Her iki devletin yönetiminde de söz sahibidirler.Benim dedemin tarafı da Mısır dan Osmanlı Sarayına girenlerdendir. Oradan da bir meseleden dolayı saray ile Ters düşmeleri sonucu saraydan kovulmuşlar Ordu ili Perşembe ilçesine yerleştirilmişlerdir. Halen orada yaşamaktadırlar.

Benim araştırmalarım Kavalalı'nın Boşnak olduğudur. Bana dedelerim Boşnak olduğumuzu söylemiştir. Ama Tarih Kitaplarında yazan ise Kavalalı ARNAVUTTUR der. Niye Arnavut yazmaktadır. Bunu şu şekilde açıklayayım.
O tarihte Bosna Devleti yoktur. Yada Arnavut Meşur bir ırktırda o nedenle ona mal edilmek istenmiştir.

Yine Kavalalı'nın Mısır isyanını bastırmak üzere toplanan Askerler arasında hem Bosnak hem de Arnavut askerler mevcuttur. Acaba bu nedenle mi Arnavut denilmiştir. Bir gerçek vardır ki o da dedelerimin bana söylediği Boşnaklığımızdır.
Başka hiç bir şey gerçek değildir. Yalnız şunu diyeyim Boşnak demek Türk demektir. Başka arkadaşlar başka düşünebilirler.

Benim dedelerim hiç boşnakca bilmezlerdi. Ama ben öğrenmek istiyorum.
selam ve sevgilerimle...

Ha unutmadas söyleyeyim benim soyadım : ODABAŞI

J a r a n e
22-03-07, 14:20
Yukarıda tüm yazıları okudum. Ve de bir iki kelam da ben edeim dedim.Gerçi foruma daha yeni katıldım belki bana nederler diye de kendimi alamıyorum.

Ama yinede birşeyler yazayım.
Benim Aslım Kavalalı Mehmet Ali Paşa ya dayanır.Yani diyeceğim Kavalalı benim 9. kuşak dedem olur. Kavalalı Aslen Konya'lı olduğu yazıyor tarih kitapları. Osmanlı Trakyadaki isyanları bastırmak üzere Kavalalı'yı görevlendiriyor. Kavalalı da başarıyor. Ve bu kez de Kavala sancağını korumakla görevlendiriyorlar. ( Kavala neresi derseniz şu anda Yunanistanın Doğusunda Ege kıyısında bir kasaba'dır.) Bilahare nam salıyor ki bu nedenle kendisine bir ordu oluşturması ve Mısrdaki isyanları bastırma görevi veriliyor. O da bu görevlerin hepsinden başarıyla sıyrılıyor.

Hem Mısır türk Devleti Hem de Osmanlı devletinde görev alıyorlar Kavalalılar.Her iki devletin yönetiminde de söz sahibidirler.Benim dedemin tarafı da Mısır dan Osmanlı Sarayına girenlerdendir. Oradan da bir meseleden dolayı saray ile Ters düşmeleri sonucu saraydan kovulmuşlar Ordu ili Perşembe ilçesine yerleştirilmişlerdir. Halen orada yaşamaktadırlar.

Benim araştırmalarım Kavalalı'nın Boşnak olduğudur. Bana dedelerim Boşnak olduğumuzu söylemiştir. Ama Tarih Kitaplarında yazan ise Kavalalı ARNAVUTTUR der. Niye Arnavut yazmaktadır. Bunu şu şekilde açıklayayım.
O tarihte Bosna Devleti yoktur. Yada Arnavut Meşur bir ırktırda o nedenle ona mal edilmek istenmiştir.

Yine Kavalalı'nın Mısır isyanını bastırmak üzere toplanan Askerler arasında hem Bosnak hem de Arnavut askerler mevcuttur. Acaba bu nedenle mi Arnavut denilmiştir. Bir gerçek vardır ki o da dedelerimin bana söylediği Boşnaklığımızdır.
Başka hiç bir şey gerçek değildir. Yalnız şunu diyeyim Boşnak demek Türk demektir. Başka arkadaşlar başka düşünebilirler.

Benim dedelerim hiç boşnakca bilmezlerdi. Ama ben öğrenmek istiyorum.
selam ve sevgilerimle...

Ha unutmadas söyleyeyim benim soyadım : ODABAŞI

Kavalalı Erzincanlıdır.Sende mi Erzincanlısın Perşembeli Aşağıda ki yazı Murat Bardakçı'nın 2 Nisan 2006 tarihinde Hürriyet Gazetesinden alıntıdır
Darfur'un son prensinin ataları Erzincanlıdır
PRENS Muhammed Abdülmünim, Mısır'ın son Hıdiv'i Abbas Hilmi Paşa'nın oğluydu. 20 Şubat 1899'da İskenderiye'deki Montaza Sarayı'nda doğdu ve hayata 1979'un 12 Aralık'ında İstanbul'da veda etti. Babası Abbas Hilmi Paşa'nın Mısır hükümdarı olduğu sırada, Prens Abdülmünim'in unvanı "Darfur ve Kordofan Prensi" idi. İsviçre'deki Freeburg Üniversitesi'ni bitirdi, babasının Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra tahtını kaybetmesi üzerine 20 sene boyunca Avrupa'da sürgünde kaldı ve Kahire'ye ancak 1936'da, Abbas Hilmi Paşa'nın tahttan feragat etmesi üzerine dönebildi.

Kral Faruk tarafından diplomatik işlerle görevlendirilen Prens, İkinci Dünya Savaşı sonrasında toplanan Filistin Konferansı'na Mısır'ı temsilen katıldı ve Mısır ile Amerikalılar arasındaki görüşmeleri yürüttü. Kahire'de, 1940'ın 26 Eylül'ünde Osmanlılar'ın son hükümdarı Sultan Vahideddin ile Son Halife Abdülmecid Efendi'nin torunu Neslişah Sultan ile evlendi ve Osmanlı Hanedanı'na "damad" oldu. Mısır Kralı Faruk'un 1952'de bir askeri darbe ile devrilmesinden sonra "kral náibi" olan Prens Abdülmünim, daha sonra ailesiyle beraber Avrupa'ya geçti, sonra da İstanbul'a yerleşti. 1979 yılında Ortaköy'deki köşkünde vefat eden Prens Muhammed Abdülmünim'in Mısır'a götürülen cenazesi, Kahire'de devlet töreni ile kaldırıldı.

Küçük bir hatırlatma: "Kavalalı Hanedanı", "Mısır Hıdivi" yahut "Darfur Prensi" unvanlarına bakıp da bu kişilerin Afrikalı yahut Arap olduklarını zannetmeyin. Mısır'a 250 sene boyunca idare eden Kavalalı hanedanı aslında Erzincanlıdır; hanedanın kurucusu olan Mehmed Ali Paşa, Kavala'ya Erzincan'ın İliç İlçesi'nden gitmiş ve Mısır'a da Kavala'dan geçmiştir.

persembeli
14-04-07, 01:28
Evet arkadaşım ben illaki Erzincanlıdır yada Erzincanlı değildir diye bir şey de demedim. Bazı kaynaklarda Erzincanın İliç diye bir yerinden olduğu yazılıdır. Yine bazı kaynaklarda İliç' inn " ODABAŞI " isimli bir yöresinden bahsedilir. Ve yine bu yörede Ermeni'lerin katliamından söz edilir. Araştırmak isteyen bakabilir.
Benim soyadım da ODABAŞI dır.

Yine bazı kaynaklarda Kavalalı " Konyalı " dır der. Onun soyundan gelenler şu anda Türkiyenin çeşitli yerlerine yerleşmiş durumda bulunan yaklaşık 2 bin kişi mevcuttur.

Yine aynı soydan gelenler Gümüşhanede yoğun olarak yaşarlar.
Keza Malatya'nın Arapgir ilçesinde bu Kavalalı soyundan kişilerin olduğunu belirtir.

Hatta Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın kızı olaz Zeynep Sultan ( Zeynep Kamil )
Arapgir Hanının oğlu ile evlendiği yazılıdır. Yine o dönemde Osmanlı Yeniçerilerinin başkaldırısı ve bu başkaldırı sonucu Yeniçeriliğin kaldırılması.
Ki Yeniçeriler o dönemde alevi inancını paşyaştıkları yazılıdır. Yeniçeriler dağıtılınca ve Alevilik Osmanlıda yasaklanınca, bu yeniçerilere Mısır Kavalalı Hanı Mehmet Ali Paşanın sahip çıktığı onları koruduğu yazılıdır.

Yine Kavalalının torunları Antalya ilçelerinde yerleşmiş durumdadır. Serik ilçesi bunlardan biridir.

Yine Antakya ( yani Hatay ilçesi ) aynı soydan insanlar vardır. Hatay da aynı soydan gelenler Alevi dir.Arapgir deki lerde Alevidir.

Bizler ordu ili Perşembe ilçesi Şenyurt köyüne yerleşmişiz. Ordu ilindeki Kavalalı lar Sünni mesebindedirler. Bu neden kaynaklanmıştır bilinmemektedir.

Yine Osmanlı sarayında Saray Odabaşılığı yaptıklarından dolayı çok büyük çoğunluğu " ODABAŞI " soyadını almışlardır. Ve İstanbul da çok miktarda Kavalalı soyundan insanlar vardır.

KURTANOVİÇ'e bir ricam var



Perşembe İlçesinin Gacalı Mevkiini seçmişler atalarımız.Ve bu Gacal'ıPeçenek Türklerinin verdikleri bir addır. Demekki buraya gelenler oradan gelmişlerdir. Bu nedenle buraya o adı uygun görmüşlerdir. Diyebilirim ki
eskiden ODABAŞI dediler mi çok para harcayan, ağa gibi yaşayan kimseler oldukları söylenirdi.

Yine bu bölgeye yerleşen ve bazılarının soyadları MACAR olan aileler mecvuttur. Bazıları benimde akrabalarım olurlar. Perşembe tarihini okursanız derki Oğuz Boyunun Peçenek türklerinden oldukları yazılıdır buranın ahalisinin
Sonra buranın arazisinin tamamen Bosna Hersek arazi yapısına tıpa tıp benzedeğini görürsünüz. Her şey tesadüf olabilir mi.

Benim dedem bana Boşnak olduğumuzu söylerdi.
Ve sayın Kurtanoviç sizlerle çok daha yakından görüşmek isterim.
Bazıları işi şakaya getiriyor, akılları sıra alaya almak istiyorlar...
Herkes kendini nasıl hissediyorsa öyledir.

sayğılarımla...

Kurtanovic
15-04-07, 23:34
KURTANOVİÇ'e bir ricam var
Perşembe İlçesinin Gacalı Mevkiini seçmişler atalarımız.Ve bu Gacal'ıPeçenek Türklerinin verdikleri bir addır. Demekki buraya gelenler oradan gelmişlerdir. Bu nedenle buraya o adı uygun görmüşlerdir. Diyebilirim ki
eskiden ODABAŞI dediler mi çok para harcayan, ağa gibi yaşayan kimseler oldukları söylenirdi.
Yine bu bölgeye yerleşen ve bazılarının soyadları MACAR olan aileler mecvuttur. Bazıları benimde akrabalarım olurlar. Perşembe tarihini okursanız derki Oğuz Boyunun Peçenek türklerinden oldukları yazılıdır buranın ahalisinin
Sonra buranın arazisinin tamamen Bosna Hersek arazi yapısına tıpa tıp benzedeğini görürsünüz. Her şey tesadüf olabilir mi.

Benim dedem bana Boşnak olduğumuzu söylerdi.

Ve sayın Kurtanoviç sizlerle çok daha yakından görüşmek isterim.
Bazıları işi şakaya getiriyor, akılları sıra alaya almak istiyorlar...
Herkes kendini nasıl hissediyorsa öyledir.

sayğılarımla...

Değerli Kardeşim Perşembeli !
Kavalalı hakkında fazla ayrıntılı malumatım yok....
Ancak; İRCİCA BİR-İKİ AY EVVEL hacimli bir KAVALALI Kitabı yayınladı...
İstanbuldaki kitapçılarda var hala..Fiyatı 40 ABD Doları idi...
Peçenekler konusuna gelince ; bu konu zamanla ve arkadaşlarımız okudukça sanıyorum daha iyi anlaşılmaya başlanacaktır...
Karadenizin sahil kesimlerinde "rumlar" yaşardı..Onlarında 19.yy.da geldikleri anlaşılıyor...
Kara(iç kısımlar) kısmı ise tamamen Türk etnisitesi tarafından iskan edilmiştir...
Son zamanlarda yapılan çalışmalar bunu daha açık bir şekilde netleştirmektedir...
Osman Gazinin Can yoldaşı olan Mihal(Köse Mihal) Gazi'nin de Kuman veya Peçenek olduğu söylenir...

Adana'da bir Boşnak Derneği var...

http://www.adanabosnadernegi.org.tr/
Bu adresten bakarak; Adana'daki Boşnak Kardeşlerimiz ile diyaloga geçebilirsiniz...
Ben kendimce; Boşnak arkeolojisi'ni araştırıyorum...
Tabiri caizse...
Osmanlı öncesi Boşnak tarihi(Karanlık Dönem) üzerine bilgilenmek için okuyorum...
Kendimce ilginç gördüğüm konuları da forumdaşlarla paylaşmaya çalışıyorum...
Bazı kardeşlerimiz; bu yazdıklarımla kendilerini eğlendiriyorlar...
Olsun ! Onları bu şekilde de mutlu etmek , benim için "extra"dan bir keyif vesilesi olmakta...
Ben doğru bildiğimi yazıyorum ve bu konuda da son derece müsterihim...
Zamanla doğrular anlaşılacaktır. Benim hiç bir tereddütüm yok..
Müsbet yorumunuz ve iyi niyetiniz için teşekkür ediyorum...
Önümüzde uygun bir zamanda(Keyfim ve zamanım müsait olunca); bu mevzuyu tekrar canlandıracagım...
Eğer sorularınız olursa memnuniyetle cevaplamaya geyret edeceğim...
Ben BOŞNAK KİMLİĞİ'ni tanımlamaya ve mantıklı bir şekilde öncelikle öğrenmeye çabalıyorum...
Bunları yaparken de birçok eksiğimin ve yanlışımın olabileceğini peşinen kabulleniyorum...Şimdilik elimden gelebilenler bunlar...

persembeli
16-04-07, 02:39
Sayın Kurtanoviç

Yazılarıma cevap yazmış olmanızdan dolayı teşekkürlerimi bildiririm.
ben de sizler gibi kendi çapımda hep araştırma yapıyorum.Gücümün yettiğince, bilmediklerimi öğrenmeye çalışıyorum. Öğrenmenin yaşı yok. Her gördüğümün kesin doğru olup olup olmadığını bilmiyorum. Ama beyin ve mantık süzgeçinden geçiriyorum. Hiç bir şeyi peşin reddetmiyorum. Her şeyi de kabullenmiyorum.

Herkes düşüncesinde özgürdür.Kimseyi kendi görüşlerin doğrultusunda yönlendiremezsin. Kişi ancak anlayabildiği kadar bilir. Bilmediğini, ne kadar bildiğini de bilemez. Araştıran insan bilen insandır.

Sn. Kurtanoviç Kişisel Bilgilerimden benim msn. i kaydedip
msn den görüşelim mümkünse. Ben sizlerin msn'i görme şansım yok....

bunu bazı kitaplar için istiyorum. Araştırma yapacağım kitaplar için.

Kurtanovic
18-04-07, 01:56
Degerli Kardeşim,
Aşapıdaki kitap bazı sorularına cevap verebilir sanıyorum.

TARİH BOYUNCA DOĞU KARADENİZDE ETNİK YAPILANMALAR VE PONTUS
HAŞİM ALBAYRAK
Babıali Kitaplığı - 2003
288 Sahife / Roman Boy. 12.YTL (civarında ben satın almışım,İstanbul'da)
s- 102;
Kumanlar/Kıpçaklar
s-115;
Peçenekler....
Yukarıdaki sayfalara seni aydınlatacak açıklamalar(kısaca) mevcut...
Doğu Karadeniz Bölgesindeki Türk Nüfusunun yoğunluğu ve ne kadar uzun zamandan beri yerleşik olduklarını okumak, kimileri için şaşırtıcı olacaktır sanıyorum...
Oryantalistlerin Propagandalarına inanmak yerine, kendimiz tarihin gerçeklerini öğrenmek mecburiyetindeyiz...
Benim MSN::::::::
sbitis@hotmail.com,
elektronik postam;
sbitis@yahoo.com
Selam,Sıhhat ve Mutluluk temennilerimle....

J a r a n e
18-04-07, 17:15
KURTANOVİÇ'e bir ricam var
Perşembe İlçesinin Gacalı Mevkiini seçmişler atalarımız.Ve bu Gacal'ıPeçenek Türklerinin verdikleri bir addır. Demekki buraya gelenler oradan gelmişlerdir. Bu nedenle buraya o adı uygun görmüşlerdir. Diyebilirim ki
eskiden ODABAŞI dediler mi çok para harcayan, ağa gibi yaşayan kimseler oldukları söylenirdi.
Yine bu bölgeye yerleşen ve bazılarının soyadları MACAR olan aileler mecvuttur. Bazıları benimde akrabalarım olurlar. Perşembe tarihini okursanız derki Oğuz Boyunun Peçenek türklerinden oldukları yazılıdır buranın ahalisinin
Sonra buranın arazisinin tamamen Bosna Hersek arazi yapısına tıpa tıp benzedeğini görürsünüz. Her şey tesadüf olabilir mi.

Benim dedem bana Boşnak olduğumuzu söylerdi.

Ve sayın Kurtanoviç sizlerle çok daha yakından görüşmek isterim.
Bazıları işi şakaya getiriyor, akılları sıra alaya almak istiyorlar...
Herkes kendini nasıl hissediyorsa öyledir.

sayğılarımla...

Değerli Kardeşim Perşembeli !
Kavalalı hakkında fazla ayrıntılı malumatım yok....
Ancak; İRCİCA BİR-İKİ AY EVVEL hacimli bir KAVALALI Kitabı yayınladı...
İstanbuldaki kitapçılarda var hala..Fiyatı 40 ABD Doları idi...
Peçenekler konusuna gelince ; bu konu zamanla ve arkadaşlarımız okudukça sanıyorum daha iyi anlaşılmaya başlanacaktır...
Karadenizin sahil kesimlerinde "rumlar" yaşardı..Onlarında 19.yy.da geldikleri anlaşılıyor...
Kara(iç kısımlar) kısmı ise tamamen Türk etnisitesi tarafından iskan edilmiştir...
Son zamanlarda yapılan çalışmalar bunu daha açık bir şekilde netleştirmektedir...
Osman Gazinin Can yoldaşı olan Mihal(Köse Mihal) Gazi'nin de Kuman veya Peçenek olduğu söylenir...

Adana'da bir Boşnak Derneği var...

http://www.adanabosnadernegi.org.tr/
Bu adresten bakarak; Adana'daki Boşnak Kardeşlerimiz ile diyaloga geçebilirsiniz...
Ben kendimce; Boşnak arkeolojisi'ni araştırıyorum...
Tabiri caizse...
Osmanlı öncesi Boşnak tarihi(Karanlık Dönem) üzerine bilgilenmek için okuyorum...
Kendimce ilginç gördüğüm konuları da forumdaşlarla paylaşmaya çalışıyorum...
Bazı kardeşlerimiz; bu yazdıklarımla kendilerini eğlendiriyorlar...
Olsun ! Onları bu şekilde de mutlu etmek , benim için "extra"dan bir keyif vesilesi olmakta...
Ben doğru bildiğimi yazıyorum ve bu konuda da son derece müsterihim...
Zamanla doğrular anlaşılacaktır. Benim hiç bir tereddütüm yok..
Müsbet yorumunuz ve iyi niyetiniz için teşekkür ediyorum...
Önümüzde uygun bir zamanda(Keyfim ve zamanım müsait olunca); bu mevzuyu tekrar canlandıracagım...
Eğer sorularınız olursa memnuniyetle cevaplamaya geyret edeceğim...
Ben BOŞNAK KİMLİĞİ'ni tanımlamaya ve mantıklı bir şekilde öncelikle öğrenmeye çabalıyorum...
Bunları yaparken de birçok eksiğimin ve yanlışımın olabileceğini peşinen kabulleniyorum...Şimdilik elimden gelebilenler bunlar...



Sizden böyle bir hata beklemiyordum.Bir Ermeni'yi Peçenek veya Kuman yaptıktan sonra güvenirliğinizi sorgulatma ihtiyacı uyandırdınız.

J a r a n e
18-04-07, 17:49
sayın Kurtanoviç uzun zamandır yazılarınızı göremiyorduk.Özlettiniz kendinizi ama burada Köse Mihal(Mihal Mikhael Kosses) konusunda büyük bir hata içindesiniz.Siz Köse Mihal'in Peçenek olduğunu yazdınız oysa kendisi Ermenidir!!!

Köse Mihal, Osmanlı tarihinde Osman Gazi'in silah arkadaşı ve vefakar dostu olarak gördüğümüz Gazi Köse Mihal Mikhael Kosses Bey, başlangıçta Bizans İmparatorluğu'nun hudut kale beylerinden olup Bilecik vilayetinin doğusunda ve İnhisar nahiyesi ile Mihalgazi nahiyeleri arasında bulunan. Harmankaya Hadrianoi ve havalisinin beyiydi.

Osmanlı tarihçilerine göre Eskişehir Türk beyiyle Osman Gazi arasındaki bir çarpışmada karşı tarafta bulunan Mihal Bey, esir düşmüş, Osman Bey bunun yiğitliğine karşılık kendisini serbest bıraktırmıştır. Mihal Bey, Osman Gazi ile dostane ilişkisi sebebiyle 1313'de müslüman olmuş, gerek kendisi ve gerek oğul ve torunları Osmanlı fetihlerinde önemli başarılar göstermişlerdir. Gazi Mihal Bey'in türbesi Mihalgazi beldesinin Ermenköy mevkiinde bulunmakta olup, ölüm tarihi belli değildir. Orhan Gazi zamanında Bursa'nın zaptında rol oynadığına göre 1326'dan sonra vefat etmiş olmalıdır.

sancakbeg
18-04-07, 19:01
mihail beyin çocuklarının oluşturduğu akıncı birliğinin 200 sene boyunca avrupaya kan kusturduğunuda bir dip not olarak belirteyim.

Longuri
18-04-07, 22:32
Tartışma baya uzun kimi Boşnaklar slav diyor, Kimi peçenek Türkü diyor, Kimi ilirya kökenlilerde var diyor. Konu karışık coğrafya karışık.

Benim ayrı bir tezim var Bence Türkler Avrupalı bir kavimdir Orta asyaya göçmüşlerdir sonrasındada tekarar batıya dönmüşlerdir. Etrüsk kalıntılarında ve dilinde şimdiki dillere göre sadece Arnavutça ve Türkçe ile benzerlik vardır. Hatta Arnavutçadaki kelime benzerliği İtalyancadan çoktur. Bosnada bulunan piramitler ve Bunların MÖ 10.000 ait olduklarının söylenmesi. Bu bölgede büyük bir medeniyetin kurulmuş olduğunu gösteriyor büyük ihtimallede buzul çağının sona ermesiyle yada çeşitli doğal afetlerle bölgeden insanlar göç etmişlerdir. Bosna kelimesi İlirya kökenlidir. Balkanlardan anadolya gelip yerleşen Frigler in adı acaba Arnavuçadaki korkak yada kaçan manasına gelen frigaves tenmi geliyor. Dardani Kosovanın atik adıdır. Balkanlardan gelenler Anadoluya gelince Çanakalede kurdukları şehre ondanmı Dardanel demişlerdir. Bosnadaki piramit meselesi önemli bir konudur ve bu açıklığa kavuşursa tarihin en eski medeniyeti ortaya çıkacaktır. Buda Göçlerin ve Medeniyetin Mezopotamya ve Adadoludan değil Balkanlardan yayıldığının ispatı olacaktır. Ayrıca Arnavutluğun Durs kentinin açıklarında suda batık bulunan şehrin Atlantis olduğunu idda edenlerde vardır. Bu konuda nette çeşitli sitelerde bilgiler mevcuttur. Balkan Coğrafyası yeterince arkeolojik olarak incelenmemiştir. Bu incelemeler tamamlanınca konu daha netleşecek diye düşünüyorum. Türklerin doğuya göç edenleri Çin ve Moğollarla karışmaları onları o haklara benzetmiştir ama batıda yaşayanlarda bu fiziki özellikler hiç görülmemektedir. Buda benim Avrupadan Asyaya göçtükleri sonradan döndükleri bir kısmının Fiziki değişikliğe uğradıkları bir kısmının uğramadıkları şeklindedir. Mesela Macarlar, Finlilerde ve Balkalarda Türk olduğunu belirtenler Tatarlar hariç hiç bir Asya kavmine benzerlik yoktur. Bence göçleride dönüşleride iki yolla olmuştur kimi Karadenizin kuzeyinden kimi Anadolu üstünden göç etmiştir.

Bosnaya gelince Bosna ve Bosna krallığı bölgede çok güçsüz değildi hatta Osmanlı bölgeye geldiğinde Sırp krallığından kuvvetli bir Bosna krallığı vardı. Bu krallığın Hırvat ve Sırp boyunduruğuna girmemesi ayrı bir kökten geldiğinin ispatıdır. Ayrıca Bogomil mehzebi Boşnaklar, Arnavutların bir kısı ve Karadağda mevcuttur. Haritaya bakılınca bu bölgeninde bir sıra dağların üstünde kurulu olduğu görülmektedir. Yani bölgeye çeşitli yıllarda göç eden kavimlerden korunan bir halk vardı ve bu halk inanç öğreti ve benliğini Balkanların ancak bu dağlık bölgesinde tutunarak koruyabildi. Balkanların düzlük ve kolay geçilen bölgeleride Doğudan batıya batıdan doğuya göç eden pek çok kavime yurt oldu. Sonuç olarak Bosna ve belirtiğim dağlık coğrafyada yaşayanlar Roma, Bizans, Peçenek , Kuman, Slav kavimleriyle etkileşmişler ama bunlardan özellikle, ayrı yapılarını muhafaza etmişlerdir. Bir çeşit bugün herkesin Türkçe konuştuğu halde Hemşericilik yapıp kendi hemşerisini kollaması gibi.

Sonuç olarak Evlilikler, savaşlar ve göçler ile bölgese saf bir millet yoktur, kalmamıştır. Kimseyede %100 bu ırka aittir diyemeyiz. Sadece halklar arasında korunmuş bulunan binlerce yıllık genetik sıcaklık ve soğukluklar vardır. Bunlar geçmişteki çatışmaların ve dostlukların eseridir ve gelecekte toplumun bilinç altındaki bu kodlarla dost düşman belleyerek şekillenecektir...

Kişisel olarakta ABD de Akeolojik araştırma yapan bir çok üniversiteye DNA nızı ve araştırma ücretini yolluyorsunuz. DNA nızın tarihsel geçmişini ve Atalarınızın dünya üzerindeki yolculuğunu size rapor halinde gönderiyorlar. Tabiki bazı istenmeyen sonuçlar çıkıyor. Kişi hiç tahmin etmediği bir ırkın dedesi atası olduğunuda öğrenebiliyor...

Kurtanovic
18-04-07, 23:02
sayın Kurtanoviç uzun zamandır yazılarınızı göremiyorduk.Özlettiniz kendinizi ama burada Köse Mihal(Mihal Mikhael Kosses) konusunda büyük bir hata içindesiniz.Siz Köse Mihal'in Peçenek olduğunu yazdınız oysa kendisi Ermenidir!!!

Köse Mihal, Osmanlı tarihinde Osman Gazi'in silah arkadaşı ve vefakar dostu olarak gördüğümüz Gazi Köse Mihal Mikhael Kosses Bey, başlangıçta Bizans İmparatorluğu'nun hudut kale beylerinden olup Bilecik vilayetinin doğusunda ve İnhisar nahiyesi ile Mihalgazi nahiyeleri arasında bulunan. Harmankaya Hadrianoi ve havalisinin beyiydi.

Osmanlı tarihçilerine göre Eskişehir Türk beyiyle Osman Gazi arasındaki bir çarpışmada karşı tarafta bulunan Mihal Bey, esir düşmüş, Osman Bey bunun yiğitliğine karşılık kendisini serbest bıraktırmıştır. Mihal Bey, Osman Gazi ile dostane ilişkisi sebebiyle 1313'de müslüman olmuş, gerek kendisi ve gerek oğul ve torunları Osmanlı fetihlerinde önemli başarılar göstermişlerdir. Gazi Mihal Bey'in türbesi Mihalgazi beldesinin Ermenköy mevkiinde bulunmakta olup, ölüm tarihi belli değildir. Orhan Gazi zamanında Bursa'nın zaptında rol oynadığına göre 1326'dan sonra vefat etmiş olmalıdır.

Sayın Yarane,
Mihal Gazi Konusunda alıntıladığınız yazının kaynağı veya bu konuyla ilgili kaynak yazabilirseniz, benimle beraber konuyla ilgilenenelere katkıda bulunmuş olacaksınız...
İşin dogrusu; Mihal Gazi Konusundaki yazım kesim hüküm içermiyor...
Tekrar inceleme zahmetinde bulunursanız (söylenir) şeklinde yazmışımdır...
1983-87'li yıllarda Üniversite'de okurken Batı Trakyalı bir arkadaşım söylemiş idi...
Onlar Yunan tarihi okudukları için; farklı bir yaklaşımları vardı ve zaman zaman Osmanlı-Bizans meselesine Yunan Tarihçilerinin bakış açısı hakkında bizi bilgilendirirdi...
Ben şimdiye kadar Türkçe bir kaynaktan Mihal Gazi ile ilgili herhangi "ayrıntılı bilgi" okumadım...
Senin bu yazdıklarını da ilk defa okuyorum...(İtiraf ediyorum)
Eğer lütfedersen öğrenciniz olmaktan şeref duyarım...
Ben alleme değilim ve bildiğim kadarını yazıyorum...
Yanlış veya eksik konular yazıyor olabilirim...
Ancak doğruluğuna inandığım şeyleri yazdığımdan şüpheniz olmasın...
Perşembeli
Kardeşimizin sorusuna bilgi/katkı sunmak için yazdığım yazımın ana konusu Mihal Gazi değildi...
Tavsiye ettiğim Kitap; Karadenizdeki Türk Etnik yerleşimiyle ilgili bir kitap idi...
Amma Anadolu'da Türk varlığı konusunu SÜMERLERE dayandıran yazılar da yazabilirim...
İşin içine Atatürk'ü de katarsam, bu konu tabu haline dönecektir...
Maksadımız üzüm yemek, bağcıyla bir derdimiz yok....
Mihal Gazi hakkındaki yazınızı merakla bekleyeceğim...
Selam ve Muhabbetle Kardeşim...

Kurtanovic
18-04-07, 23:59
"BATI ANADOLU'YA SLAV VE KUMAN GÖÇLERİ

1129 tarihinde Bithinya'ya, yani Bursa-İznik bölgesine, son slav göçü oldu.
o yıl II.İoannes Komnenos oraya çok sayıda Sırp tutsak yerleştirdi. 13.yy. başlarına dek adı geçmekte olan Bithinya'daki Serbohoria(Sırp Köyleri) sakinleri, büyük bir olasılıkla bu Sırpların torunlarıydı.

Anadolu'ya KUMANLAR ilk kez İoannes Vatazes'in hüküm sürdüğü dönemde(1222-1254) yerleştiler.
Daha ayrıntılı olarak, o dönemde Tatarlar'dan kaçan 10.000 KUMAN Bizans'a sığındı.
Bunlardan birçoğu Frigya Bölgesine; bugünkü Kütahya, Eskişehir ve Afyonkarahisar ile belirlenen bir bölgeye yerleşti.
Bir bölümü Maiandros(Büyük Menderes) Irmağı Bölgesine yerleşti.
İzmir bölgesine yerleşenler ise ; Mikael Palaiologos döneminde Hırıstiyanlaşıp,
DEVLETİN EN YÜKSEK YÖNETİCİ KADROLARINDA BİLE YER ALDILAR.(49)

Balkanlardaki Kumanlar, tüm ulusal ve kültürel kimliklerini yitirip, çeşitli balkan bölgelerinde çeşitli uluslarla kaynaştılar.
Bugünkü binlerce Yunanlı, Bulgar, Makedon ve Türk, ortak kökenlerinin tek ulusal kalıntısı olarak Kumanis, Kumanidis, Kumanos, Kuman, Koman, Komanof ve Kumanova gibi adlar taşımaktadırlar."

s- 35/36
.......................
ANADOLU VE RUM GÖÇMENLERİN KÖKENİ
Georgios NAKRACAS
İstanbul-Aralık 2005
KİTABEVİ Yayını No:282
303 sahife, Roman boy.
------------------------------------------------
Bu kitabı mutlaka okumaya çalışın ...
Yazar Yunanistanlıdır...
Kitap Yunancadan Türkçeye çevrilmiştir...
İlginç bulacaksınız...

J a r a n e
19-04-07, 15:51
Sayın Yarane,
Mihal Gazi Konusunda alıntıladığınız yazının kaynağı veya bu konuyla ilgili kaynak yazabilirseniz, benimle beraber konuyla ilgilenenelere katkıda bulunmuş olacaksınız...
İşin dogrusu; Mihal Gazi Konusundaki yazım kesim hüküm içermiyor...
Tekrar inceleme zahmetinde bulunursanız (söylenir) şeklinde yazmışımdır...
1983-87'li yıllarda Üniversite'de okurken Batı Trakyalı bir arkadaşım söylemiş idi...
Onlar Yunan tarihi okudukları için; farklı bir yaklaşımları vardı ve zaman zaman Osmanlı-Bizans meselesine Yunan Tarihçilerinin bakış açısı hakkında bizi bilgilendirirdi...
Ben şimdiye kadar Türkçe bir kaynaktan Mihal Gazi ile ilgili herhangi "ayrıntılı bilgi" okumadım...
Senin bu yazdıklarını da ilk defa okuyorum...(İtiraf ediyorum)
Eğer lütfedersen öğrenciniz olmaktan şeref duyarım...
Ben alleme değilim ve bildiğim kadarını yazıyorum...
Yanlış veya eksik konular yazıyor olabilirim...
Ancak doğruluğuna inandığım şeyleri yazdığımdan şüpheniz olmasın...
Perşembeli
Kardeşimizin sorusuna bilgi/katkı sunmak için yazdığım yazımın ana konusu Mihal Gazi değildi...
Tavsiye ettiğim Kitap; Karadenizdeki Türk Etnik yerleşimiyle ilgili bir kitap idi...
Amma Anadolu'da Türk varlığı konusunu SÜMERLERE dayandıran yazılar da yazabilirim...
İşin içine Atatürk'ü de katarsam, bu konu tabu haline dönecektir...
Maksadımız üzüm yemek, bağcıyla bir derdimiz yok....
Mihal Gazi hakkındaki yazınızı merakla bekleyeceğim...
Selam ve Muhabbetle Kardeşim...

Estafurullah asıl bizler sizin öğrenciniz olabiliriz.Burada sizi yermek amacında yazmadım.Sonuçte sizde bir insansınız ve hata yapabilirsiniz.Dediğim gibi sizin yazılarınızı(bazılarına katılmasam da) severek takip etmekteyim.Köse Mihal konusuna gelirsek onunla ilgili Google'a girip Köse Mihal yazarsanız en ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz.Bu arada kendisini Ermeni olarak yazdım aslında Rum'dur. Saygılarımla

J a r a n e
19-04-07, 15:57
Köse Mihal, Osmanlı tarihinde Osman Gazi'in silah arkadaşı ve vefakar dostu olarak gördüğümüz Gazi Köse Mihal Mikhael Kosses Bey, başlangıçta Bizans İmparatorluğu'nun hudut kale beylerinden olup Bilecik vilayetinin doğusunda ve İnhisar nahiyesi ile Mihalgazi nahiyeleri arasında bulunan. Harmankaya Hadrianoi ve havalisinin beyiydi.

Osmanlı tarihçilerine göre Eskişehir Türk beyiyle Osman Gazi arasındaki bir çarpışmada karşı tarafta bulunan Mihal Bey, esir düşmüş, Osman Bey bunun yiğitliğine karşılık kendisini serbest bıraktırmıştır. Mihal Bey, Osman Gazi ile dostane ilişkisi sebebiyle 1313'de müslüman olmuş, gerek kendisi ve gerek oğul ve torunları Osmanlı fetihlerinde önemli başarılar göstermişlerdir. Gazi Mihal Bey'in türbesi Mihalgazi beldesinin Ermenköy mevkiinde bulunmakta olup, ölüm tarihi belli değildir. Orhan Gazi zamanında Bursa'nın zaptında rol oynadığına göre 1326'dan sonra vefat etmiş olmalıdır.

Osmanlı tarihlerinde XVI. yüzyıl sonlarına kadar faaliyetlerini gördüğümüz Mihaloğlu akıncıları, Köse Mihal'in oğul ve torunlarıdır. Köse Mihal'in oğlu Mihaloğlu Aziz Paşa 'dır. Edirne' de camii olan ve 1435 yılında vefat eden Mihaloğlu Aziz Paşa, Gazi Köse Mihal Bey'in torunu olup babası ile aynı ismi taşımıştır. Mihaloğulları'nın ailelerine ait şecerede ve tarihlerde Gazi Mihal'in, Aziz Paşa'dan başka Ali adında bir oğlu daha vardır ki, o da Osmanlı tarihlerinde kendini göstermiştir.

Osmanlı tarihlerine göre Mihaloğlu Mehmet Bey (Aziz Paşa'nın oğlu ikinci Mihal'in oğlu), Osmanlı şehzadelerinin saltanat mücadelelerinde Musa Çelebi 'ye beylerbeyi olmuş, elaltından Çelebi Mehmed'e yardım ederek, onun I. Mehmet ismiyle tahta çıkması üzerine hizmetine girmiştir. II. Murad'ın hükümdarlığı ve Mustafa Çelebi'nin (Düzmece Mustafa) Rumeli'de padişah olup bütün Rumeli beylerinin (Gazi Evrenos Bey, Turahan Bey ve Gümlüoğlu) Mustafa'ya biat eylemeleri ve Bursa civarına kadar gelmeleri üzerine, akıncı beyi olan Mihaloğlu Mehmet Bey, Şeyh Bedreddin isyanında sempatizanı olduğu için kapatıldığı hapisten çıkarılarak Bursa'ya getirilmiş ve Ulubat çayı kenarında Rumeli beylerini birer birer adlariyle çağırarak onların Mustafa Çelebi tarafından Sultan Murat tarafına geçmelerini sağlamıştır.

II. Murat'ın imparatordan intikam almak için İstanbul muhasarasiyle meşgul olduğu sırada Küçük Mustafa Çelebi hükümdarlık iddiasiyle Bursa'ya ve oradan İznik'e gelmişti. Bunu haber alan Padişah, Mihaloğlu Mehmet Bey'i akıncılarıyla birlikte hemen İznik'e göndermiş, Mehmed Bey İznik'e girdiği sırada Küçük Mustafa Çelebi'nin kumandanı Tacüddinoğlu Mahmut Bey tarafından öldürtülmüştür (1423). Mihaloğullarından Mihaloğlu Yahşi Bey, Mihaloğlu Hızır Bey, oğlu Mihaloğlu Ali ve Mihaloğlu İskender Bey de daha sonra akıncı kumandanlıklarında bulunmuşlardır.

Akıncı Mihaloğullarının soyu İhtiman lı ve Pilevne li olarak iki koldan zamanımıza kadar gelmiştir. İsmi Eskişehir'in Mihalgazi ilçesi ile yaşamaktadır.

persembeli
19-04-07, 20:53
Sayın Kurtanoviç msn'i kaydettim. Sanıyorum Cumartesi müsait olursanız msn. dan görüşebiliriz. Vermiş olduğunuz Kitap ismini ve yazarını kaydettim. Arayıp bulmaya çalışacağım.Ayrıca Adana bosnasancak derneği ile rtibata geçtim. Teşekkürler ediyorum bilgilendirmelerinz için.

Bazı arkadaşlar sizleri pek anlamasada bizler anlıyoruz.Katı bir anlayışta olmadığınızı biliyoruz. Bu bir araştırmadır.İllaki peşin doğrudur yada yanlıştır demiyorsunuz.Her türlü görüşe açık olmanız ve bizleri bilgilendirmeniz çok güzel bir şey. Yazılarınızın devamlı takipcisiyiz. Doğru bildiğiniz yolda ardınıza bakmayınız. Sonsuz teşekkürler...

Kenan Salihovic
22-04-07, 12:23
Slavlar ya da İslavlar, Avrupa (http://tr.wikipedia.org/wiki/Avrupa)'da yaşayan en kalabalık etnik (http://tr.wikipedia.org/wiki/Etnik) topluluk. Daha çok Avrupa'nın doğusunda ve güneydoğusunda yaşarlar. Ayrıca Asya (http://tr.wikipedia.org/wiki/Asya)'nın kuzey kesimlerinde yaşamaktadırlar.
Slavlar, Doğu (http://tr.wikipedia.org/wiki/Do%C4%9Fu) Slavları, Batı (http://tr.wikipedia.org/wiki/Bat%C4%B1) Slavları ve Güney (http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%BCney) Slavları olmak üzere üç gruba ayrılırlar.


Ruslar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ruslar), Ukraynalılar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ukraynal%C4%B1lar) ve Beyaz Ruslar (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Beyaz_Ruslar&action=edit) Doğu Slavları grubuna girer.


Polonyalılar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Polonyal%C4%B1lar), Çekler (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=%C3%87ekler&action=edit) ve Slovaklar (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Slovaklar&action=edit) Batı Slavları grubuna girer.


Sırplar (http://tr.wikipedia.org/wiki/S%C4%B1rplar), Slovenler (http://tr.wikipedia.org/wiki/Slovenler), Bulgarlar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Bulgarlar), Hırvatlar (http://tr.wikipedia.org/wiki/H%C4%B1rvatlar), Boşnaklar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Bo%C5%9Fnaklar) ve Makedonlar (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Makedon&action=edit) Güney Slavları grubuna girer.


Slavlar dini (http://tr.wikipedia.org/wiki/Din) bakından Ortodokslar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ortodoks) ve Katolikler (http://tr.wikipedia.org/wiki/Katolik) olarak iki ana grupta toplanır. Ayrıca Müslüman (http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%BCsl%C3%BCman) ve Protestan (http://tr.wikipedia.org/wiki/Protestan) Slavlar da vardır. Ortodoks Slavlar geleneksel olarak Kiril alfabesini (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kiril_alfabesi), Katolik ve Müslüman (Kiril alfabesini kullanan Pomaklar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Pomaklar) hariç) Slavlar ise Latin alfabesini (http://tr.wikipedia.org/wiki/Latin_alfabesi) kullanırlar.

Kenan Salihovic
22-04-07, 12:25
Boşnaklar (Boşnakça: Bošnjaci, İngilizce: Bosniacs), bir Güney Slav halkıdır. Çoğunluğu Güneydoğu Avrupa'da Bosna-Hersek'te ve Sırbistan ve Karadağ arasındaki Sancak bölgesinde yaşar. Ayrıca Hırvatistan, Slovenya,Almanya, ABD, Avusturya, İsveç, Kosova, Makedonya Cumhuriyeti ve Türkiye’de de Boşnaklar vardır.

Boşnaklar, Osmanlı Devleti döneminin ümmetçi yapısından 1960'lar Yugoslavya'sına kadar, farklı şekillerde de olsa, yüzyıllarca dine dayalı bir kimlik tanımı içinde yer almışlar, Bosna-Hersek ve Sancak'ta yaşayan Ortodoks veya Katolik Güney Slavları ise Sırp veya Hırvat milletlerinin bu bölgelerdeki uzantıları kabul edilmiştir. 1963'de Yugoslavya'nın Sosyalist Federal Cumhuriyet tanımına geçişi ile birlikte Bosna-Hersek Sosyalist Cumhuriyeti yönetiminde Sırpların egemen konumunun zayıflamaya başlaması Boşnaklar için yeni bir milli kimlik tanımının yolunu açmıştır. 1961'de ortaya atılan "Etnik Müslüman" terimi ile Boşnaklar bu isim altında Bosna-Hersek'in yönetiminde Sırpların ve Hırvatların yanısıra söz sahibi hale gelmişlerdir. 1968'de Müslüman milleti (büyük harfle), dini mensubiyeti ifade eden müslüman (küçük harfle) teriminden farklı bir anlam içerecek şekilde Yugoslavya anayasasına girmiştir. (Bu anlama göre, örneğin, Yugoslavya Arnavutları, (ekseri) müslüman olup, Müslüman değildiler.). Bosna-Hersek'in bağımsızlığını kazanmasından sonra ise, Boşnak terimi milli bir anlam kazanmış olup, evrimini halen sürdürmektedir.

Bu anlamda Sırbistan-Karadağ 2002 ve 2003 nüfus sayımı verilerine ve bireylerin kendi tanımlamalarına göre önemli bir Boşnak nüfus bulunmaktadır. Sözkonusu veriler şu şekildedir:

Sancak'ta; Boşnaklar 193,026 kişi (toplam nüfusun % 45.31'i), Sırplar 156,852 kişi (toplam nüfusun 36.82%), Karadağlılar 29,892 kişi (toplam nüfusun % 7.02'i), Müslüman milleti 27,047 kişiye (toplam nüfusun % 6.35'i);

Karadağ'da; Karadağlılar 267,669 kişi (toplam nüfusun % 43.16'i), Sırplar 198,414 kişi (toplam nüfusun % 31.99'i), Boşnaklar 48,184 kişi (toplam nüfusun % 7.77'i), Arnavutlar 31,163 kişi (toplam nüfusun % 5.03'i), Müslüman milleti 24,625 kişi (toplam nüfusun % 3.97'i), Hırvatlar 6,811 kişi (toplam nüfusun % 1.1'i).

Ayrıca, Sırbistan, Hırvatistan ve Makedonya'da % 1'ler civarında küçük bir Boşnak nüfus yaşamakta, işgücü göçü nedeniyle başta Almanya gelmek üzere Batı Avrupa ülkelerine yerleşmiş Boşnaklar da bulunmaktadır. Türkiye'de de, eğitim düzeyi yüksek ve içlerinden pek çok değerli isim çıkarmış Boşnak kökenli önemli bir nüfus mevcuttur.

Tale
23-04-07, 13:40
Boşnaklar (Boşnakça: Bošnjaci, İngilizce: Bosniacs), bir Güney Slav halkıdır. Çoğunluğu Güneydoğu Avrupa'da Bosna-Hersek'te ve Sırbistan ve Karadağ arasındaki Sancak bölgesinde yaşar. Ayrıca Hırvatistan, Slovenya,Almanya, ABD, Avusturya, İsveç, Kosova, Makedonya Cumhuriyeti ve Türkiye’de de Boşnaklar vardır.

Boşnaklar, Osmanlı Devleti döneminin ümmetçi yapısından 1960'lar Yugoslavya'sına kadar, farklı şekillerde de olsa, yüzyıllarca dine dayalı bir kimlik tanımı içinde yer almışlar, Bosna-Hersek ve Sancak'ta yaşayan Ortodoks veya Katolik Güney Slavları ise Sırp veya Hırvat milletlerinin bu bölgelerdeki uzantıları kabul edilmiştir. 1963'de Yugoslavya'nın Sosyalist Federal Cumhuriyet tanımına geçişi ile birlikte Bosna-Hersek Sosyalist Cumhuriyeti yönetiminde Sırpların egemen konumunun zayıflamaya başlaması Boşnaklar için yeni bir milli kimlik tanımının yolunu açmıştır. 1961'de ortaya atılan "Etnik Müslüman" terimi ile Boşnaklar bu isim altında Bosna-Hersek'in yönetiminde Sırpların ve Hırvatların yanısıra söz sahibi hale gelmişlerdir. 1968'de Müslüman milleti (büyük harfle), dini mensubiyeti ifade eden müslüman (küçük harfle) teriminden farklı bir anlam içerecek şekilde Yugoslavya anayasasına girmiştir. (Bu anlama göre, örneğin, Yugoslavya Arnavutları, (ekseri) müslüman olup, Müslüman değildiler.). Bosna-Hersek'in bağımsızlığını kazanmasından sonra ise, Boşnak terimi milli bir anlam kazanmış olup, evrimini halen sürdürmektedir.

Bu anlamda Sırbistan-Karadağ 2002 ve 2003 nüfus sayımı verilerine ve bireylerin kendi tanımlamalarına göre önemli bir Boşnak nüfus bulunmaktadır. Sözkonusu veriler şu şekildedir:

Sancak'ta; Boşnaklar 193,026 kişi (toplam nüfusun % 45.31'i), Sırplar 156,852 kişi (toplam nüfusun 36.82%), Karadağlılar 29,892 kişi (toplam nüfusun % 7.02'i), Müslüman milleti 27,047 kişiye (toplam nüfusun % 6.35'i);

Karadağ'da; Karadağlılar 267,669 kişi (toplam nüfusun % 43.16'i), Sırplar 198,414 kişi (toplam nüfusun % 31.99'i), Boşnaklar 48,184 kişi (toplam nüfusun % 7.77'i), Arnavutlar 31,163 kişi (toplam nüfusun % 5.03'i), Müslüman milleti 24,625 kişi (toplam nüfusun % 3.97'i), Hırvatlar 6,811 kişi (toplam nüfusun % 1.1'i).

Ayrıca, Sırbistan, Hırvatistan ve Makedonya'da % 1'ler civarında küçük bir Boşnak nüfus yaşamakta, işgücü göçü nedeniyle başta Almanya gelmek üzere Batı Avrupa ülkelerine yerleşmiş Boşnaklar da bulunmaktadır. Türkiye'de de, eğitim düzeyi yüksek ve içlerinden pek çok değerli isim çıkarmış Boşnak kökenli önemli bir nüfus mevcuttur.
1948de çıkan ilk Komünist Yugoslavyanın anyasasına sadece 1 tane itiraz vardı, bunu da Mostar milletvekili Husein Husaga Çilşiç yapmıştir, çünkü Boşnaklar( o zamanda müslümanlar) bayraklarda ve diğer şeylerde ulus olarak temsil edilmiyordu.
Daha sonra Rankoviç rejimin yıkılmasıyla ''müslüman'' komünistlerden Boşnak halkı için daha çok haklar talep ediliyor, bunu da 1968de yapılan müslüman komünistlerin gerçekleştirecek, 1974 anyasası ile Boşnaklar tüm haklara büyük M ile haklara sahip oluyorlar.
Ayrıca Sırbistanda Boşnakların oranı 1den daha fazla olamsı lazım Makedonya ve Hırvatistan da aynısı geçerlidir, ama ordaki her iktidar herzamanki gibi bu oranları düşürüyor.

Kurtanovic
23-04-07, 23:47
Estafurullah asıl bizler sizin öğrenciniz olabiliriz.Burada sizi yermek amacında yazmadım.Sonuçte sizde bir insansınız ve hata yapabilirsiniz.Dediğim gibi sizin yazılarınızı(bazılarına katılmasam da) severek takip etmekteyim.Köse Mihal konusuna gelirsek onunla ilgili Google'a girip Köse Mihal yazarsanız en ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz.Bu arada kendisini Ermeni olarak yazdım aslında Rum'dur. Saygılarımla

Kardeşim Jarane,
Rum=Romalı demektir....
"Amerikalı" dediğimiz zaman, nasıl bunun "etnik kimlik" olmadığını biliyorsak...
Rum dediğimiz zaman;
"Mevlana Celaladdin-i Rumi", "Diyar-ı Rum Erenleri", "Gaziyan-ı Rum",Baciyan-ı Rum" gibi kavramlar hakkında da düşünmek gerktiğini hatırlatmak isterim...
------
Malazgirt Meydan Savaşında; Bizans ordusunda asker olan "Hırıstiyan olan" Türk asıllı "Romalı askerlerin" (Kuman-Kıpçak,Peçenek,v.s) Niçin Selçuklu ordusuna katıldıklarını da düşünmek lazım gelir....
Bizim (Türkçe) kaynaklarımızdan değil de; Yunanistan'da Liseyi okumuş bir Batı Trakyalı öğrenciden dinlemiş olduğum bilgiyi paylaştım...
Sizin yazınızdan sonra; Mihal Gazi'nin "Hırıstiyan Türk asıllı" olma ihtimalini ciddiye almamız gerektiği kanısındayım...
Uygun ilk fırsatta Mihal Gazi ile ilgili araştırmayı yapmak niyetindeyim...
Rum=Yunanlı değildir...
Osmanlı dine göre sınıflandırdığı için Bizans cografyasındaki yerleşik hırıstiyanlara "Rum" adını vermiş...
Selçuklular Anadolu'ya; "Diyar-ı Rum" derken....
Osmanlı Balkanlara ve ötesine "Rumeli" adını vermiştir....
Şimdilik (özetle) yazacaklarım bundan ibarettir...
Konuya İlginiz ve içten dilekleriniz için teşekkürlerimi sunarım....

Kurtanovic
24-04-07, 00:12
Slavlar ya da İslavlar, Avrupa (http://tr.wikipedia.org/wiki/Avrupa)'da yaşayan en kalabalık etnik (http://tr.wikipedia.org/wiki/Etnik) topluluk. Daha çok Avrupa'nın doğusunda ve güneydoğusunda yaşarlar. Ayrıca Asya (http://tr.wikipedia.org/wiki/Asya)'nın kuzey kesimlerinde yaşamaktadırlar.
Slavlar, Doğu (http://tr.wikipedia.org/wiki/Do%C4%9Fu) Slavları, Batı (http://tr.wikipedia.org/wiki/Bat%C4%B1) Slavları ve Güney (http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%BCney) Slavları olmak üzere üç gruba ayrılırlar.


Ruslar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ruslar), Ukraynalılar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ukraynal%C4%B1lar) ve Beyaz Ruslar (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Beyaz_Ruslar&action=edit) Doğu Slavları grubuna girer.


Polonyalılar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Polonyal%C4%B1lar), Çekler (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=%C3%87ekler&action=edit) ve Slovaklar (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Slovaklar&action=edit) Batı Slavları grubuna girer.


Sırplar (http://tr.wikipedia.org/wiki/S%C4%B1rplar), Slovenler (http://tr.wikipedia.org/wiki/Slovenler), Bulgarlar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Bulgarlar), Hırvatlar (http://tr.wikipedia.org/wiki/H%C4%B1rvatlar), Boşnaklar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Bo%C5%9Fnaklar) ve Makedonlar (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Makedon&action=edit) Güney Slavları grubuna girer.


Slavlar dini (http://tr.wikipedia.org/wiki/Din) bakından Ortodokslar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ortodoks) ve Katolikler (http://tr.wikipedia.org/wiki/Katolik) olarak iki ana grupta toplanır. Ayrıca Müslüman (http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%BCsl%C3%BCman) ve Protestan (http://tr.wikipedia.org/wiki/Protestan) Slavlar da vardır. Ortodoks Slavlar geleneksel olarak Kiril alfabesini (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kiril_alfabesi), Katolik ve Müslüman (Kiril alfabesini kullanan Pomaklar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Pomaklar) hariç) Slavlar ise Latin alfabesini (http://tr.wikipedia.org/wiki/Latin_alfabesi) kullanırlar.

Değerli kardeşim Salihovic,
Bu yazılanlar; Oryantalist/emperyalist avrupalının tezleridir...
Doğruluk payları var elbette ama çarpıtılmış bilgiler bunlar....
(Bana göre tabii...)
Dolayısıyla bu yazılanları bir "önyargı" olarak görmekteyim...
......
Eğer bu konuyla(Osmanlı öncesi Boşnak Tarihi) "cidden ilgileniyorsan";
Sana şu kitapları okumanı tavsiye ediyorum :::
RUSYA TARİHİ. A.N.KURAT
PEÇENEK TARİHİ. A.N.KURAT
BİZANS DEVLETİ TARİHİ. G.OSTROGORSKY(Bu muhterem Belgrat Ü.den bir Sırp Prof.'üdür)
TÜRK MİLLİ KÜLTÜRÜ. İ.KAFESOĞLU
Bu kitaplar "Akademik kaynaklar" olarak kabul edilir...
Bunların tamamını okumak sanırım bayagı bir zamanını alacaktır...
Ama bu kitapları okuduğun zaman; (Osmanlı öncesi)Boşnak Tarihine ve Boşnak Milli Kimliğine bakış açında bir netleşme olacaktır...
Konu Başlığmızı bir kez daha hatırlatmak Zorundayım ...
Biz burada Boşnakların Osmanlı öncesi(Bana göre Karanlıkta kalan dönem) ile ilgili bilgileri paylaşmaya çalışıyoruz....
İlk Boşnak hanları ile ilgili bir liste'de asmış idim...
Yazılanların tamamı okunmuyor galiba....
Benim yazdıklarım 12.yy.'a ait konulardır....
Sizler 19./20. yy.ların penceresinden bakarak yazıyorsunuz...
Bu şekilde saglıklı bir sonuç elde edemeyiz...
Boş yere konuyu uzatmış olmaktan başka bir işe yaramaz bu yaklaşım...
İnşaallah bu yazdıklarım da yeni yanlış anlaşılmalara sebep olmaz...
Konuya olan ilginiz ve katkılarınız için teşekkür ediyorum...
Selam ve Muhabbetle kalınız...

persembeli
24-04-07, 01:54
Sayın Kurtanoviç yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyorum.
Lütfen konuyu güme ggötürmekten kaçınalım.Yazanın emeğine sayğılı olalım.

J a r a n e
24-04-07, 20:05
sayın Kurtanoviç size Mevlana Celaleddin Rumî'nin anlamınıda aşağıda veriyorum.Elinizin altında ki interneti araştırma için kullanırsanız sizin için daha iyi olur inancındayım.

Mevlânâ Celaleddin-i Rumi (d. 1207 - ö. 1273), İslâm ve tasavvuf dünyasında tanınmış bir şair, düşünce adamı ve Mevlevi yolunun öncüsüdür.

Mevlânâ Celaleddin-i Rumi (Rumi adı, Anadolu'ya yerleşip orada yaşadığı için o dönemde Anadolu'ya Diyarı-ı Rum deniliyordu); "Efendimiz" manasına gelen Mevlânâ ise, kendisine karşı duyulan büyük saygının belirtisi olarak verilmiştir), dönemin İslam kültür merkezlerinden Belh kentinde hocalık yapan ve Sultan-ül Ulema (Bilginler Sultanı) lakabıyla anılan Bahaeddin Veled'in oğludur. Mevlânâ, babası Bahaeddin Veled'in ölümünden bir yıl sonra, 1232 yılında Konya'ya gelen Seyyid Burhaneddin 'in manevi terbiyesi altına girmiş ve dokuz yıl O'na hizmet etmiştir.

J a r a n e
24-04-07, 20:25
Kardeşim Jarane,
Rum=Romalı demektir....
"Amerikalı" dediğimiz zaman, nasıl bunun "etnik kimlik" olmadığını biliyorsak...
Rum dediğimiz zaman;
"Mevlana Celaladdin-i Rumi", "Diyar-ı Rum Erenleri", "Gaziyan-ı Rum",Baciyan-ı Rum" gibi kavramlar hakkında da düşünmek gerktiğini hatırlatmak isterim...
------
Malazgirt Meydan Savaşında; Bizans ordusunda asker olan "Hırıstiyan olan" Türk asıllı "Romalı askerlerin" (Kuman-Kıpçak,Peçenek,v.s) Niçin Selçuklu ordusuna katıldıklarını da düşünmek lazım gelir....
Bizim (Türkçe) kaynaklarımızdan değil de; Yunanistan'da Liseyi okumuş bir Batı Trakyalı öğrenciden dinlemiş olduğum bilgiyi paylaştım...
Sizin yazınızdan sonra; Mihal Gazi'nin "Hırıstiyan Türk asıllı" olma ihtimalini ciddiye almamız gerektiği kanısındayım...
Uygun ilk fırsatta Mihal Gazi ile ilgili araştırmayı yapmak niyetindeyim...
Rum=Yunanlı değildir...
Osmanlı dine göre sınıflandırdığı için Bizans cografyasındaki yerleşik hırıstiyanlara "Rum" adını vermiş...
Selçuklular Anadolu'ya; "Diyar-ı Rum" derken....
Osmanlı Balkanlara ve ötesine "Rumeli" adını vermiştir....
Şimdilik (özetle) yazacaklarım bundan ibarettir...
Konuya İlginiz ve içten dilekleriniz için teşekkürlerimi sunarım....

Rum Yunanlı değildir diyorsunuz bende size Türk Dil Kurumunda Rum'un ne anlama geldiğini yazıyorum.

A) Müslüman ülkelerde oturan Yunan asıllı kimse
B) tarih anlamı,,,Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içinde yaşayan,Roma yurttaşı haklarına sahip halk
C) eskimiş Anadolu

Yukarıda da anlaşılacağı gibi Rumlar Türklerden de eski bir millet olarak Anadoluda varlıklarını sürdürmüş bir millettir.

Türklerin Anadoluya gelişide aşağıda yazmaktadır

Orta Asya'dan bazı Türk boylarının 8. yüzyılda Anadolu'ya gelmesiyle başlayan Türk akımı, MS 1100 yıllarında Selçuklu Türklerinin büyük çaplı hareketiyle sonuçlanmıştır.

MS 1071'deki Malazgirt Zaferinden sonra Selçuklu Türkleri Anadoluyu ele geçirmişler ve Haçlı Ordularıyla savaştıktan sonra Batı Anadoluya kadar uzanan Selçuklu İmparatorluğunu kurmuşlardır.

sayın Kurtanoviç kaldı ki 1071 yılında ki savaşta Alpaslan Bizans İmparatoru Romen Diyojen ile savaşmıştır.Demekki Rumlar Türk değildir.

Kurtanovic
25-04-07, 00:56
Rum Yunanlı değildir diyorsunuz bende size Türk Dil Kurumunda Rum'un ne anlama geldiğini yazıyorum.

A) Müslüman ülkelerde oturan Yunan asıllı kimse
B) tarih anlamı,,,Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içinde yaşayan,Roma yurttaşı haklarına sahip halk
C) eskimiş Anadolu

Yukarıda da anlaşılacağı gibi Rumlar Türklerden de eski bir millet olarak Anadoluda varlıklarını sürdürmüş bir millettir.

Türklerin Anadoluya gelişide aşağıda yazmaktadır

Orta Asya'dan bazı Türk boylarının 8. yüzyılda Anadolu'ya gelmesiyle başlayan Türk akımı, MS 1100 yıllarında Selçuklu Türklerinin büyük çaplı hareketiyle sonuçlanmıştır.

MS 1071'deki Malazgirt Zaferinden sonra Selçuklu Türkleri Anadoluyu ele geçirmişler ve Haçlı Ordularıyla savaştıktan sonra Batı Anadoluya kadar uzanan Selçuklu İmparatorluğunu kurmuşlardır.

sayın Kurtanoviç kaldı ki 1071 yılında ki savaşta Alpaslan Bizans İmparatoru Romen Diyojen ile savaşmıştır.Demekki Rumlar Türk değildir.

Sevgili Dostum,
"Devekuşu"; Kuş-mudur? yoksa "Deve-midir?
nev'inden bir cevap olmuş doğrusu...:)
Yanlış anlama....
Bence TDK sözlüğünü yazan kişinin kültürünün sorgulanması lazım...
1-) Yunan= İonian'dan gelir....
Arap alfabesindeki işaret (İ) ve (Y) harfini karşıladığı için ve biz de Yunanlılar ile ilgili bilgileri Araplardan aldığımız için böyle kullanılagelmiştir...
Adriyatik denizinin girişinde bir İyon takım adaları vardır...
İsim buradan gelir ve "Adalıları" kasdeden bir kelimedir bu....
(Yunan alfabesinde 8 adet i harfi bulunur...)
Araplar Yunan Klasiklerini çevirirken(Arapçaya) bu ismi vermişlerdir...
Ancak Yunanlılar bunu kabul etmezler ve kendilerini "Grek" diye veya "Hellen" diye adlandırırlar...
Hellas derler kendi ülkelerine veya Grecee...
Çünkü; Yunan=Adalı demektir...
Bütün bugünkü yunanistanı kapsamadığı için "Büyük Yunanistan/Megali İdea" rüyalarına ters düştüğü için kabul etmezler...
Denemek istersen; Yunanistan'a bir mektup gönder ve kabul edilmediğini göreceksin...

Kurtanovic
25-04-07, 01:09
2- Roma bir imparatorluktur....
İmparatorlukların özelliği 1'den çok milleti birleştirmesidir zaten...
Bu arada bir çok halkalar da imparatorluklar bünyesinde bulunurlar...
Roma Yurttaşı olmak; "Roma Milleti" demek de değildir...
TDK maalesef bu tanımında dahi "çuvallamış" gözüküyor...
Bu özet; anlaşılamadıysa, daha da açabilirim konuyu...
3- ANATOLİA =Doğu Roma'nın Doğu eyaletlerine verdiği addır...
Türkçeleşerek bugünkü anlamını almıştır...
Mesela;
Konya= İkonia
Edirne= Adrianopolis
İskenderun= Aleksanderia
Antakya = Anthiakos(İskenderin generali)
Hemen-hemen Anadoludaki şehirlerin büyük çoğunluğu eski isimlerinden Türkçeye dönüştürülmüştür...
Bu da özettir...Anlaşılamadıysa bu konuyu da detaylandırabilirim sizin için...
TDK maallesef çuvallamış...(Biraz iddialı oldu ama, Hoşgörü mevsimindeyiz...)

J a r a n e
26-04-07, 14:13
Sayın Kurtanoviç,eğitim hayatım boyunca en sevdiğim ders tarih dersiydi.Ben size kanıtlarıyla Köse Mihal'in Rum olduğunu ispatlamış bulunmaktayım.Ama neden sizin kabul etmediğinizi anlayamadım.Bakıyorumda TDK çalışanlarının kültürünüde sorgulamaya kalkıyorsunuz.Acaba sizin tarih bilginiz sadece Dede Korkut hikayelerinden ibaret olabilirmi?Ben yanıldığım zaman bunu olgunlukla karşılarım ve kabul ederim.Sizden bunu beklerdim.Ama siz kabul etmek yerine benim tarih bilgimi küçümseyerek alaya almaya kalkıyorsunuz.Benim haklılığımı alaya alarak kendinizi haklı çıkarmak için uğraş vermenizi şaşırarak takip ediyorum.Kaldı ki bu konuda yazdıklarım hayal ürünü değildir.Bunu sizde biliyorsunuz ama egonuz kabul etmenize izin vermiyor.Keşke araştırma zahmetine girseydinizde doğruları kendiniz görseydiniz.Bu arada size bir sır vermek istiyorum.Napolyon'da Türk'tü(!).Yazılarınızın devamı dileklerimle hoşçakalın

musoski
26-04-07, 19:31
Sevgili Dostum,
"Devekuşu"; Kuş-mudur? yoksa "Deve-midir?
nev'inden bir cevap olmuş doğrusu...:)
Yanlış anlama....
Bence TDK sözlüğünü yazan kişinin kültürünün sorgulanması lazım...
1-) Yunan= İonian'dan gelir....
Arap alfabesindeki işaret (İ) ve (Y) harfini karşıladığı için ve biz de Yunanlılar ile ilgili bilgileri Araplardan aldığımız için böyle kullanılagelmiştir...
Adriyatik denizinin girişinde bir İyon takım adaları vardır...
İsim buradan gelir ve "Adalıları" kasdeden bir kelimedir bu....
(Yunan alfabesinde 8 adet i harfi bulunur...)
Araplar Yunan Klasiklerini çevirirken(Arapçaya) bu ismi vermişlerdir...
Ancak Yunanlılar bunu kabul etmezler ve kendilerini "Grek" diye veya "Hellen" diye adlandırırlar...
Hellas derler kendi ülkelerine veya Grecee...
Çünkü; Yunan=Adalı demektir...
Bütün bugünkü yunanistanı kapsamadığı için "Büyük Yunanistan/Megali İdea" rüyalarına ters düştüğü için kabul etmezler...
Denemek istersen; Yunanistan'a bir mektup gönder ve kabul edilmediğini göreceksin...

ben arkeoloji de okuyorum ilk defa iyon ya yı adriyatik e bağlayan birine rastladım pes doğrusu iyonia(ionia) denilen bölge kabaca şöyle özetlenir batı anadolu da izmir den kuzey i phokai(foça) hariç aiol bölgesi, izmir in güneyi de ionia kültürünün yaşam alanıdır. 8 tane i harfi mi ??? bana sembollerini yollarsan çok memnun olurum...

sejkic
27-04-07, 11:54
Sayın Musoski, okulda

İyon denizini okumamışsınız öyleyse; ben pes doğrusu demiyorum
Akdeniz ile adriyatik arasındaki denizdir. deniz bölgesi yani yunanistan italya arnavutluk sicilya adasının ve diğer adaların bulunduğu bölgeyi kapsar.
bu isim o bölge ve çevresi için kullanılır, Kurtanovic abimizin bahsettiği adalılarda o yunanlılardır, ionyalıların Turkçeleşmiş hali yunanlılar.

sejkic
27-04-07, 12:18
Sayın Jarane,
Rum sözcüğü romalı demektir,(URUM, ROMA, ROMELİA, RUMELİ, RUMELİA, URUMELİ, URUMCUK, RUM DİYARI)
İlk dönemlerde de Anadolu bölgesi Romaya ait olduğundan dolayı Diyarı Rum ismi kullanılmıştır, Mevlanada bu ismi buraya yerleştiğinden dolayı Anadoludan(diyarı-rum dan) almıştır, sizde bunu ifade ettiniz zaten, demek ki mevlanaya rum ismi takılmış ama kendisi yaşadığı coğrafyadan dolayı rumi ismini kullanmış, demekki rum ismi sadece yunan ortodoks veya hristiyanlara verilmiyormuş, Osmanlı zamanına gelince, sadece Balkan coğrafyası için RUMELİ ismi kullanılmıştır,
Kurtanovic abimiz doğru söylemektedir, onun bahsettiği sizin bizim bildiğimiz mubadelede göçen rumlarla sınırlı değildir, (kaldı ki şuda vardır; arşivlerde bu bu rumların bir bölümü için köklerinde ortodoks hristiyanlığı seçmiş Türkler ifadeside kullanılır, bu kaynakları kullananlar bunları söyleyenler; herkesi Türkleştirmek isteyenler değil, BİZZAT yunanlılardır. bizim Rum dediklerimizi kendilerinden ayrı tutarlar) Roma imp.luğunun hüküm sürdüğü her dinden her ırktan adamlarda rum romalı olarak adlandırılmıştır, TDK nın hatası vardır, konuyu dar açıdan ele almıştır.

MİSALDİR; çok basit anlatım belki yerine oturmaz ama yinede örnektir;
Her balkanlardan gelen Boşnak, Arnavut, Pomak değildir, hiçbiri biribirinin aynı değildir, HEPSİNE GÖÇMEN derler, hepsine muhacir yerelde MACİR derler, MACİR denen kelime halk arasında oturmuş bir kelimedir, neredeyse bütün balkanlardan gelenler için kullanılır, buda onun gibi birşeydir. Ben macirmiyim hoşuma gitmesede bana öyle derler ama BOŞNAKIM, Arnavut kardeşlerimizede macirmi derler evet ama onlarda ARNAVUT, bulgaristandan yunanistandan gelenlerede MACİRMİ derler evet ama onlar TÜRK, şimdi arap bölgelerinden gelenlere göçmen veya muhacir MACİR demezler, ama onlarda göçmüştürler, teknik olarak göçmen denilebilmesi lazım ama denmez, balkanlılara ortak bir isim verilmiştir bu isim GÖÇMEN ve MACİRDİR, diğer göçmenlere ve muhacirlere bu ismi kullanmazlar. Rum kelimeside aynen bu şekilde belli coğrafyaya ait farklı insanlar için kullanılmıştır.

Peçenekleri uzun uzun anlattık, çoğu tarihçi köse mihal için hristiyan peçenektir, Türktür diyor, bazıları rumdur diyor, Peçeneklerin bizans tarafından kullanılmak istendiğini anlattık, Çaka bey zamanını falan, hristiyan Peçenek Türkler, Musluman Türk kardeşlerine karşı savaşmamışlar onların saflarına katılmışlardır, önceki sayfaları okursanız görürsünüz, Köse Mihalin onlardan biri olması çok olası, ama rum ifadeside kullanılmakta.

J a r a n e
27-04-07, 15:18
Sayın Sejkiç tarihi araştırırsanız Köse Mihal'in Rum olduğunu göreceksiniz.Bu ısrara anlam veremiyorum.tarih araştırmacısı olduğunuzu söylüyorsunuz,pekiyi bana Köse Mihal'in Türk olduğunu söyleyen bir site veya kitap söylermisiniz?Siz peçenek Türkler'in Müslüman Türk kardeşlerine karşı savaşmadıklarını söylüyorsunuz,oysa Köse Mihal bizzat Osman Gazi ile savaşmıştır.
Ayrıca sayın sejkiç Mevlana'ya Rum ismi takılmamıştır.Sizlere bir örnek vermek isterim.İslamiyet'te Hanefi Mezhebinin Kurucusunun adını çoğu kimse Hz.Hanife olarak bilir ama asıl adı Sabit Bin Numan'dır.Hanife adı Kızından dolayı gelmektedir.Çünkü araplarda isim yerine ilk çocuklarının ismiyle yani hanife'nin babası olarak çağrılır.Bu sebeple Hz Mevlana'nın adı Rumca demek hatadır.ben burada Türklerin Anadoluya geliş tarihlerinide belirttim.Kurtanoviç elinde somut bir bilgi yokken benim yazdıklarımı alaya almaya çalışarak kendince haklı olacağını sanarak yanılmaktadır.Lütfen Tarihçi ve araştırmacı oarak konuya objektif olarak yaklaşırsanız doğruları daha iyi bulacağımızdan eminim.saygılarımla

sejkic
27-04-07, 16:37
Sayın jarane,

köse mihal konusunda ısrarla devam etmenizi anlamış değilim, Gazi mihalden bize ne, Suleyman abimiz tarihi bir kişilik olarak satır arasında geçmiş gitmiş, ''Osman Gazinin Can yoldaşı olan Mihal(Köse Mihal) Gazi'nin de Kuman veya Peçenek olduğu söylenir...'' demiş, kesin bir bilgi niteliğinde değil söylenir ifadesi kullanmış, siz üstüne gidiyorsunuz, amaç ne anlamış değilim, buradaki konu BOŞNAKLARIN kökeni değilmi? lutfen bu konu üzerinden devam edelim, başlık amaç dışına kayıyor sizde yardımcı olursanız sevinirim.

siz yazdığınız için yazıyorum SON CEVAP NİTELİĞİNDEDİR;
zaten bende şöyle diyorum, peçenek olması olasılığı var ama rumdur da deniyor, demişim Türkçü siteleri gezerseniz ayrıntılarıyla anlatılıyor, buradan link vermemiz doğru olmaz, daha önce anlatmıştık peçenekler uzun süreler bizans yanında yer almışlar birçoğu hrıstiyan olmuştur, Bu arada savaşla ilgili söylenen; peçenekler enson çaka bey komutasındaki ordu ile savaşmamıştır anlamında söylendi,

mevlana rumi adını almıştır dedik doğrudur(diyarı rum anadolunun eski adı), babasının adı Bahaeddin Veled dir, esas adı Celaleddin Mehmet dir, Muhammed Celaleddin de olduğu söylenir, Mevlana ismide efendi anlamına geldiği için takılmıştır. Araştırın göreceksiniz.

Saygılar

not: sonradan eklemedir.
Bizim uzmanlığımız forum düzeyinde tarihle ilgilenilmesi anlamındadır, lutfen yanlış anlaşılmasın

J a r a n e
27-04-07, 18:55
Sayın jarane,

köse mihal konusunda ısrarla devam etmenizi anlamış değilim, Gazi mihalden bize ne, Suleyman abimiz tarihi bir kişilik olarak satır arasında geçmiş gitmiş, ''Osman Gazinin Can yoldaşı olan Mihal(Köse Mihal) Gazi'nin de Kuman veya Peçenek olduğu söylenir...'' demiş, kesin bir bilgi niteliğinde değil söylenir ifadesi kullanmış, siz üstüne gidiyorsunuz, amaç ne anlamış değilim, buradaki konu BOŞNAKLARIN kökeni değilmi? lutfen bu konu üzerinden devam edelim, başlık amaç dışına kayıyor sizde yardımcı olursanız sevinirim.

siz yazdığınız için yazıyorum SON CEVAP NİTELİĞİNDEDİR;
zaten bende şöyle diyorum, peçenek olması olasılığı var ama rumdur da deniyor, demişim Türkçü siteleri gezerseniz ayrıntılarıyla anlatılıyor, buradan link vermemiz doğru olmaz, daha önce anlatmıştık peçenekler uzun süreler bizans yanında yer almışlar birçoğu hrıstiyan olmuştur, Bu arada savaşla ilgili söylenen; peçenekler enson çaka bey komutasındaki ordu ile savaşmamıştır anlamında söylendi,

mevlana rumi adını almıştır dedik doğrudur(diyarı rum anadolunun eski adı), babasının adı Bahaeddin Veled dir, esas adı Celaleddin Mehmet dir, Muhammed Celaleddin de olduğu söylenir, Mevlana ismide efendi anlamına geldiği için takılmıştır. Araştırın göreceksiniz.

Saygılar

not: sonradan eklemedir.
Bizim uzmanlığımız forum düzeyinde tarihle ilgilenilmesi anlamındadır, lutfen yanlış anlaşılmasın

Cevap verdiğiniz için teşekkür ederim.Ama Türkçü sitelerden tarih öğrenmek amacında değilim.Süleyman Abinizin hatasını Türkçü sitelerden elde ettiği tarih bilgisine borçlu olduğu görülüyor.Bu arada Mevlana hakkında vermiş olduğunuz bilgileri daha önceden verdiğimi yazımı okusaydınız görürdünüz.

besnik
27-04-07, 22:25
,
,
İjon veya İon denizi ve İJonina veya İonina şehri,yani türkçesi osmanlı değişi ile Yanya şehri merkezi olan Güney Arnavutluk Epir/Çameria bölgesi, istanbul üniverstesinin ilk rektörü Hasan Tahsin, İlk türkçe Roman ve sözlüğün yazarı Şemsettin Sami Fraşeri ve Abdül halik rende gibi v.s bir çok osmanlı Entellektüelinin çıktığı bir şehir.
Günümüzde %50 Arnavut %50 akha,helen,yunan,rum denilen anadoludan gitme mübadillerin oturduğu bölğe.
,
,

musoski
28-04-07, 22:54
ya konunun başlığında bi şey dikkati mi yeni çekti bu satırlarda yazı yazan arkadaşlar arasında gerçekten boşnakların katıksız slav olduğunu idda edenler mi var???? yoksa tam tersi boşnakların katıksız türk olduğu mu idda ediliyor??? bu arada dünya da hala kendini saf bi ırka sahip zanneden arkadaşlar var mı???

hakane
01-05-07, 18:25
Haritaya bakıp anlamayan insanlar varmış gerçekten.
Basit bir kaynaktan benzer bir alıntı yapmıştım bende http://www.bosnasancak.net/forum/showthread.php?t=260&page=23
Niye anlamak istemiyorsunuz? Yoksa beni sevmiyor musunuz:)
Şaka bir yana bu Peçenek mevzusunun bu kadar önemli olmasına şaşırıyorum. Forumda en çok ilgiyi gören konu olacak neredeyse.
Linkteki basit ve yüzeysel anlatımı okumanızı tavsiye ederim. http://www.ispartaya.com/isparta/tarih/mk08.htm

Görüldüğü üzere tarihten silindikleri yazıyor ve ben nereye baksam aynı sonuçla karşılaşıyorum. Anadolu'da az sayıda da olsalar soyu Peçeneklere dayanan insanlar hala hayatını sürdürüyor. Aynı şekilde Balkan ülkelerinde de... ve hepsine saygım var. Boşnak, Peçenek, Macar, Hırvat, Arnavut olmaları farketmez. Yeter ki insan olsunlar. Buna rağmen Boşnakları Peçenek yapma çabası nedendir?...Anlam veremiyorum!

T?RK
07-05-07, 19:48
merhaba arkadaşlar.forumunuza yeni üye oldum ve ilk bu başlık dikkatimi çekti.umarım bu iddia doğrudur.buna en çok ben sevinirim herhalde.aslında illa da türk soyuna tabi olmanız gerekmiyor.siz bir çok türk kökenlilere(kazaklar,özbekler..) göre türklere daha çok yakınsınız ve bizler sizi kendimizden ayırt etmiyoruz.ama boşnakların daha çok farkına varılmasını istiyorum.

sivska
11-05-07, 21:02
bence bosnaklar bence kesinlikle turk degil.. ama turklesme politikasi uygulaniyo olabilir.. tilerden herseyden belli oluyo.. bu arda sinifdan bosnali bi arkadasim unide arastirma yapiyo bigun okula gidip verileri toplamis gostercekmis sizle paylasicam en yakin zamnda

alcannes
28-05-07, 00:29
sevgili dostlar;
bu başlığı uzun süredir okuyup takip ediyorum. şu anda tüm sayfalarda yer alan tüm bilgileri okumayı bitirmiş durumdayım. konu ile ilgili uzun zamandır bende birçok araştırma yapmaktayım. Başta sayın Sejkiç'in eski yazıları olmak üzere sayın kurtanoviç, cazinac, musoski ve jarane'den de çok şey öğrenmiş durumdayım. Bazılarınızın bazı fikirlerini kabul etmesem de zaman ayırıp zahmete girip burada bilgilerinizi paylaştığınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Üyelik tarihim yenidir. Ancak tekrar belirteyim ki konu ile alakam yeni değildir. Yakında kaynaklı yazılar gönderecek olmamla birlikte halihazırdaki bilgilerimin Boşnak soyunun (tabii ki karışma durumlarını muaf tutuyorum) keno salihovic isimli arkadaşımın 26. sayfada belirttiği gibi olduğunu, ve bunun geniş genetik bir araştırmanın sonucu olduğunu ve akademik değer taşıdığını ayrıca emperyalist bir saçmalık olmadığını biliyorum. Ayrıca son dönemde başlığın gündemini meşul eden ayrıntıları artık es geçmenizi rica edip Cucevic isimli arkadaşımızın 22. sayfada yazdığı 25.02.2007 tarihli yazısını tekrar tekrar okuyup yeniden ana konumuza dönmemizi hepinizden rica ediyorum Bu konu ile ilgili araştırılması, sunuluması, paylaşılması ve öğrenilmesi gereken daha bir çok bilgi olduğunu düşünüyorum. Hepinizi saygı ile selamlıyorum...

Alcannes...

alcannes
28-05-07, 22:45
"Bosna-Hersek'in bilinen tarihi, Hint-Avrupa menşeli İlliryalılarla başlar. Bölge Romalılar tarafından ele geçirilince, Panoonia eyaletinin İllyricum bölümüne bağlandı. Slavlar bölgeye M.S. 7. asırda gelmeye başladılar. 961'den sonra Bosna, Sırbistan'ın diğer bölümlerinden ayrıldı. Bağımsız siyasi ve coğrafi bir birim olarak kabul edildi.

Bölgeye ilk Türk akınları 1386 senesinde başladı. Bu sırada Bosna tahtında Beşinci Tvartko bulunuyordu. Kosova Savaşında Sırpların mağlubiyeti ve ardından Üsküp'ün fethi Bosna'nın durumunda önemli değişikliklere sebep oldu. Son kral Stefan Tomeseviç Bosna'da yaşayan kalabalık Bogomil mezhebine bağlı olanlara Papanın isteği doğrultusunda adil davranmayınca, Fatih Sultan Mehmed Han bölgeyi rahatlıkla Osmanlı topraklarına dahil etti.

Slav, Hırvat ve Avar karışımı olan Boşnaklar 10. asırda Bogomil mezhebine bağlıydılar. Teslisi ve Hazret-i İsa'nın tanrının oğlu olduğunu kabul etmeyen inançları yüzünden uzun süre çevredeki diğer Hıristiyanların baskısı altında kaldılar. İnançları yüzünden, bölge Osmanlılar tarafından fethedilince, kolayca İslamiyeti seçerek Müslüman oldular. Anadolu'dan gelen dervişler yoluyla İslamiyet bölgede hızla yayıldı.

Bosna, Osmanlı yönetimine geçince bir sancak haline getirildi. Kanuni Sultan SüleymanHan zamanında Macaristan'da kalan kuzey toprakları da fethedilince eyalet statüsüne alındı. Bosna eyaletine atanan ilk beylerbeyi Gazi Ferhad Paşa oldu. 19. asırdaki gelişmeler ve Osmanlı İmparatorluğunun batıda aldığı yenilgiler, Bosna eyaletini önemli ölçüde etkiledi.

1827'de ilk ıslahatı gerçekleştiren ve gönüllü Yeniçeri Ocağını kaldıran Beylerbeyi Abdurrahman Paşa, güçlü bir askeri örgüt kurdu. Eğitim ve öğretim işlerini yürütmekle vazifeli maarif müdürlüğü kuruldu. Bu aynı zamanda Osmanlı Devletinde ilk maarif müdürlüğüydü. 1976'da Hersek ayrılarak önce mutasarrıflık, daha sonra da iki sancaklı küçük vilayet oldu. 1878'de yapılan Berlin Antlaşması ile Bosna'nın Avusturya-Macaristan'ın denetimine bırakılmasıyla büyük bir bunalım patlak verdi.

Resmen Osmanlı Devletine bağlı kalmasına rağmen, Berlin Antlaşmasına dayanarak Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Bosna-Hersek'i işgal etti ve eyaletin yönetim hakkını ele geçirdi. İkinci Meşrutiyetin ilanından faydalanan Avusturya-Macaristan İmparatorluğu bölgeyi 7 Ekim 1908 tarihli bir kararname ile kendi topraklarına ilhak etti. İlhak kararı Rusya, Sırbistan, Osmanlı İmparatorluğu ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu arasında çok yönlü bunalıma sebep oldu.

Avusturya-Macaristan yönetiminde, yeni anayasayla seçmenler üç seçim grubuna ayrıldı. Her grupta Ortodoks, Katolik ve Müslümanlar için sabit oranda sandalye belirlendi. Bu durum Sırp milliyetçiliğinin tepkisine sebep oldu ve gerginlik 28 Haziran 1914'te Avusturya Arşidükü (veliaht) Franz Ferdinand'ın Saraybosna'da Bosnalı bir Sırp öğrenci tarafından öldürülmesine kadar vardı. Bu olay da Birinci Dünya Savaşınin başlangıcıdır.

Bosna-Hersek 26 Ekim 1918'de Sırp, Hırvat ve Sloven krallığının bir parçası olarak Sırbistanla birleştirildi. İkinci Dünya Savaşına kadar bu krallığın parçası olan Bosna-Hersek, 1946'da Yugoslavya'yı meydana getiren altı halk cumhuriyetinden biri oldu. Nüfusun çoğunluğunu meydana getiren Müslümanlar kökenlerine rağmen Sırp ve Hırvat milliyetinden olarak anılmayı kabul etmediler. 1971'de Yugoslavya Devlet Başkanı Tito, Müslümanlara ulus statüsü tanıdı ve Bosna-Hersek'te büyük "M" ile yazılan Müslüman kelimesi sadece din değil, bir milliyetin de adı oldu.

Yugoslavya'da 1980 senesinde Tito'nun ölümüne kadar durulmuş olan etnik ve dini çatışmalar yeniden alevlendi. Sovyetler Birliği ve doğu bloku ülkelerinde başgösteren reform süreci, Yugoslavya'da da büyük değişikliklere sebep oldu. 1991'de Anayasanın öngördüğü şekilde devlet başkanlığının, federasyon meydana getiren Hırvatistan'a geçmesi lazımken, Sırbistan, eski Yugoslavya'nın mirasçısı olarak tek başına sahip çıkması ülkede tam bir iç savaşa girmesine sebep oldu. Hırvatistan ve Slovenya'nın bağımsızlık kararı, Sırbistan yönetimi tarafından kabul edilmedi. Kanlı çarpışmalar AT ve Almanya'nın yoğun baskıları neticesinde sona erdirildi.

Bosna-Hersek'te 1990 senesi sonlarında yapılan seçimleri kazanarak devlet başkanlığına gelen Aliya İzzet Begoviç, Mart 1992'de bir referandumla bağımsızlığını ilan etti. Bunun üzerine Bosna-Hersek Sırplı milislerin yoğun saldırısına maruz kaldı. Bölgeye insani yardım ulaştırmak için bulunan Birleşmiş Milletler askerleri birçok katliama göz yummaktadır. Bosna-Hersek Başbakanı Hakkı Turayliç, Birleşmiş Milletlere ait arabadan indirilerek Sırplar tarafından öldürülmesi, büyük tepkilere sebep oldu."

http://www.tarihsayfam.com/ulkeler-tarihi/bosna-hersek.html

Şimdilik basit bir kaynak. Yukarıda da görüldüğü gibi peçenek ismi dahi geçmiyor. bilgilerinize...

Vaktim olup yazabildiğim anda kitap kaynaklı yazılarıma da yakında başlayacağım inşaallah...

Saygılar...

Alcannes...

alcannes
28-05-07, 22:54
"PEÇENEKLER, UZLAR VE KUMAN(KIPÇAK)'LAR

Orta Asya'dan batıya Türk göçlerinin son büyük dalgasını (9. 11. asır- lar) meydana getiren Türk boylanndan ilki, Peçenekler, Gök-Türk hakanlığına dahil kütlelerden biri idi. îhtimal On-ok'ların (Türgişlerin) bir kısmını teşkil etmek üzere Isık göl-Balkaş dolaylarında yaşamışlar, Batı Gök-Türk hakanlığının çözülmesinden (7. yüzyıl ortaları) sonra da, belki Karluk devle- tinin kuvvetlenmesi üzerine Seyhun nehrine doğru gelişen Oğuz hareketi karşısında Batı Sibirya'ya çekilmek zorunda kalmışlardır (8. asrın 2. yarısı). Kaşgarlı Mahmud'da Peçeneklerin bir Oğuz boyu olarak gösterilmesi ' , bu Oğuz-Peçenek itişmelerini ve komşuluğunu belirtir. Bizans imparatoru K. Porphyrogennetos'a göre, geriden gelen Oğuz baskısı sonucunda batıya çekilen Peçeneklerden bir bölük Oğuzların yanında kalmıştır ("Oğuz Peçe nek") ki, Kaşgarlı'daki Oğuz boyları listesinde yer alan "Peçenek" bunlar olmalıdır.
Çeşitli kaynaklarda "Patzinak" (Bizans), Pecenaci, Pacinacae, Pezengi, "Bissenus" (Latin), "Peçenyeg" (Rus), "Badzinag" (Ermeni), "Beşenyö" (Ma- car) adları ile zikredilen Peçenekler, Cim ve Yayık (Emba ve Ural) nehirleri havalisinde bulundukları 9. asnn ilk yarısında, herhalde baskınlarla, Hazar doğu ticaret yollarının emniyetini tehlikeye düşürmeleri sebebiyle doğan Hazar-Oğuz ittifakı baskısına dayanamıyarak, kalabalık kütleler halinde Volga'yı geçip, yurtlarından çıkardıkları Macarların yerine: Don-Kuban havalisine gelmişlerdi (860-880 sıralan). Bu, büyük göçün ilk hareketi oldu.
Macarları önlerinden süren Peçenek("Türk Peçenek")'lerin gerisinde Oğuzlar, onların da gerisinde Kuman(Kıpçak)'lar Karadeniz kuzeyinden ba tıya yöneliyorlardı. Sibirya'ya doğru daha geride de Kimekler bulunuyordu Peçenek'ler 889-893 yılında Etel-küzü'deki Macarları Karpatlar-Tisa'ya, uzaklaçtırmak suretiyle, Don nehrinden Dnyeper'in batısına kadar uzanan bozkırlara yayıldılar. împarator K. Porphyrogennetos tarafından yazılan D Admmistrando İmperio'da. (948-952'lerde) kaydedildiğine göre, Peçenekler boy halinde idiler: Ertim (Erdem, Baçbuğ; Bayça, sonra Yavdı), Çor (ba' buğ: Kügel, sonra Küerçi), Yula (başbuğ: Korkut+an, sonra Kabukşın), Kü hey (başbuğ: îpa, sonra Suru), Karabay (baçbuğ: Kaydu+m), Tolmaç (ba buğ: Kortan, sonra Boru), Kapan (başbuğ; Yazı), Çoban (baçbuğ; Bata+n sonra Bula). Aralarından üçü (Ertim, Çor ve Yula) Türkçe "cesur" manasındaki "Kangar" adı ile zikredilen bu boylar 10. yüzyıl ortalannda, Karadeniz'e dökülen nehirlerin kıyılarında olmak üzere, şöyle sıralanmışlardı Çoban (Don), Tolmaç (Don'un denize döküldüğü bölgede), Külbey (Donetz), Çor (Dnyeper doğusu), Karabay (Dnyeper-Bug arası), Ertim (Dnyes ter), Yula (Prut), Kapan (açağı Tuna). İlk üçü, Uzlar, Hazarlar, Alanlarla Kırım bölgesi ile temas halinde; Yula "Türkiye" (Macaristan) ile Kapan Tuna Bulgarları ile sınırdaş bulunuyorlardı. Boy adlarından bir kısmı eski Türk unvanları (Yula, Çor, Kapan=Kapgan, Kül, Bey) olup, başbuğ isimleri de daha ziyade renk ifade ederler: Küerçi= gök, mavi; Kahuşkın = ağaç kabuğu rengi=solgun, sarımsı; Sulu=kül rengi; Boru=boz; Yazı=esmer (bozkır rengi); Bula=alaca; Yavdı=parlak. Kaynağımızda her boyun kendi adı ile bitişik şekilde kaydedildiği bu renklerin, her boyun aynı donlarda (yani boy adının yanında, söylenen renkte) atlara sahip olduğunu göstermesi mümkün olduğu gibi , boylann ayrı ayrı bayrak renklerini ifade etmesi da ha muhtemel görülmektedir. 13. asırda boy sayısı 13'e yükselen Peçenek lerde şahıs adları arasında şunlar vaîdır.Aba, Balçar, Bator, Bıçkılı, Yeke, îl- beğ, Kure, Karaca, Temir, Teber, Sol. Aynca şu kelimeler Peçeneklere ait kale adlarıdır: Salma, Saga, Kerbahg. Peçenek kalelerinden diğer dört tanesi- nin adı henüz çözülememiştir. Bu kelimelerden Peçenek dilinin daha ziyade Kıpçak Türkçesi tipinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Peçenekler, tarihleri süresince, her biri kendi başbuğunun idaresinde olarak yalnız boy teşkilatı çerçevesinde kalmışlar, bir devlet (II) bütünlüğü düzenine girmemişler, fakat, savaş ve müdafaa zamanlarında bir arada ve ortak hareket etmesini bilmişlerdir (Kumanlar ve Uzlar da böyledir).
Peçeneklerin en geniş sınır komşusu Kiyef Rus knezliği idi. 915'de knez îgor zamanında bu araziye ilk Peçenek akını yapıldı ve Peçeneklerin Rus larla yanyana yaşadıkları 1036 yılına kadar, 121 sene içinde, 11'i büyük çapta olmak üzere akınlar tekrarlandı. Rus vakayinamelerine göre Peçenekler Rus kasabalannı yağmalıyorlar, halkı esir alıp götürüyorlardı. Yıllıklar buna benzer şikayetlerle dolu olmakla beraber, düşmanlık çok kere Ruslann te-cavüzlerinden veya Peçenek düşmanlarmı korumağa kalkışmalarından ileri geliyordu. Bazan da Peçenekler, Rus topraklarına birbirleri ile döğüşen knezler tarafından çağrılıyorlardı. Igor 944'deki Kınm seferinde de Peç- neklere müracaat etmiçti. Peçenek-Rus mücadeleleri, İtil ve Tuna Bulgarla rına karşı sefer açan, 965'de Hazar hakanhğını yıkan, Rusların "Büyük îs kender"e benzettikleri, fakat Peçenek örneğine göre yetiştiği için "bir Peçe nek başbuğu vasfında olan" knez Svyatoslav zamanında (946-972) kızşçtı. Peçenekler 968'de Kiyefi kuşattılar ve nihayet Bizans'la savaştan dönen Svya-toslav'ı aşağı Dnyeper'deki kayalıklara sıkıştırarak mağlüp ve telef ettiler. Knez Vladimir zamanında da (972-1015), Ruslann Peçenek arazisine nüfüz ederek müstahkem mevkiler kurmağa çalışmaları yüzünden mücadele şid det kazandı. Peçenekler bu teşebbüslere karşılık verdiler (992, 996, 1015 yıl larında). O sırada Ruslarla mücadele eden Polonya kralı Boleslavv I (992-1025) ile de münasebet kurdukları anlaşılan Peçenekler bu suretle, Hazarlar ve sonraki Kumanlar gibi, Rusların Karadeniz'e inmelerine mani oldular. Bu da dolayısiyle Bizans menfaatlerine uygun düşüyordu. împa rator K. Porphyrogennetos eserinde "Peçenek'lerle mutlaka iyi geçinmek gerektiğini" kaydetmişti.
Peçenek-Bizans dostluğu, Ruslara ve Tuna Bulgarlarına karşı askerî desteğe ihtiyaç duyan imparator Konstantinos Porphyrogennetos'un güney Kınm'da Khersones'teki kumandanı aracılığı ile Peçeneklerle temas kurmak istemesi üzerine, 915'de başlamıştı. Istanbul'dan Peçenek başbuğlarma sık sık elçiler, hediyeler gönderiliyordu. Iki taraf arasında ticarî faaliyet de canlı idi. Bizans'dan gelen kumaş, baharat, boya ve Peçenek kadınlarının çok düşkün oldukları süs eşyası ve mücevherata karşılık balmumu, tutkal, kıymetli deri vb. satılıyordu.
Fakat Peçenekler doğuda pek huzurlu değildiler. Kendilerini Volga ötesi yurtlarından çıkaran Uz (Oğuz)'lar batıya doğru ilerliyor ve geldikleri Oka-Sura çevresinde Peçenek doğu cephesine baskılarını arttınyorlardı. Neticede Peçeneklerden bir kısım 942-970 arasında Macaristan'a gidip yer leşirken, asıl kütle yavaş yavaş batıya kaymağa başlamıştı. 11. asrın ilk çeyre ğinde Peçeneklerin Turla (Dnyester) boyuna ve bugünkü Besarabya'ya indikleri görülmektedir ki, Karadeniz düzlüklerindeki Peçenek hakimiyetini iyice zayıflatan bu durumdan yine Ruslar istifade ettiler. Knez Yaroslav, Normanlar, Slovenler ve Novgorodlularla takviyeli ordusu ile Kiyef civanndaki savaşta Peçeneklere ağır darbe indirdi (1036). Peçenekler adeta gözden silindi, aradaki siyasî münasebet kesildi. Diğer taraftan İmparator Basi- leos II ("Bulgarokton")'un Bulgar işini hallettiği 1018 yılından beri Bizans'ın artık dış yardım isteği kalmadığı için, imparatorlukla Peçenekler arasında "devlet seviyesi"ndeki temaslar da sona ermiş bulunuyordu. Bu durum Peçenek akınlarım Balkanlar üzerine çekti (1026, 1035, 1036). Bulgaristan, Makedonya, Trakya tahrip edildi. Fakat Bizanslı tarihçi Kedrenos (11. asır)'a göre "Dnyeper nehrinden Pannonia (Batı Macaristan)'ya kadar Tuna'nın kuzey sahasını işgal etmiş olan" Peçeneklenn bir ara 11 boyunu kendi idaresinde toplamağı başardığı anlaşılan başbuğ Turak ile hakimiyet davasına kalkan diğer başbuğ Kegen arasındaki mücadele (1048) ve ikincinin Bizans'a sığınmasımn yol açtığı Trakya akını felaketle neticelendi. Kegen Hıristiyanlığı kabul etmiş, Turak da savaşta esir düşerek Hıristiyan olmuştu. Bundan sonra bir yandan Peçenek-Bizans mücadelesi devam etmekle beraber, diğer taraftan Peçenek kütlelerinin Bizans sınırları içine (Bulgaristan'a) bekçi olarak yerleştirildiği, birçok Peçeneğin Bizans ordusunda hizmet aldığı ve bilhassa 1048'den sonra sayıları artan bu ücretli askerlerin Selçuklulara karşı Anadolu'ya gönderildiği bilinmektedir. Ancak, bunlardan imparator Konstantinos Monomakhos'un emri ile Üsküdar yakasına geçirilen 15.000 Peçenek atlısı, Bizans kaynaklanna (Kedrenos, Zonaras) göre, böyle bir vazifeyi kabul etmeyerek -Boğaziçi'ndeki gemiler kasten kaldrıldığı için- başbuğ Katalın'ın idaresinde atları üstünde -Boğazı yüzerek Rumeli sahiline çıkmışlar ve Tuna'ya dönmüşler (1050), daha sonra da 1071 Malazgirt muharebesinde Bizans ordusundaki bir kısım Peçenek kuvvetleri soydaşları tarafına geçmişlerdir.
Peçenekleri yukarıdaki iç mücadeleye sürükleyen sebep, gerilerinden gelen, fakat kendileri de Kuman(Kıpçak)'ların önünden boyuna çekilerek bir kısmı 1048'de Tuna'yı geçmek zorunda kalan Uzlar karşısında mukavemet edememeleri idi.
Rus yıllıklarında doğrudan doğruya "Tork" (= Türk. Diğer şekilleri:Torky, Toruky vb.; nadiren Torkmen = Türkmen. Rusça'da "ü" yoktur), Bi zans kaynaklarında ise kısaca "Uz" diye anılan bu kavim, Oğuzlardan bir kı-sım olup, yukarıda söylendiği gibi, Peçenekleri Volga-ötesindeki yurtlarından atarak orayı işgal etmişler (860-870'ler) ve sonra da batıya geçmişlerdi. 985'de knez Vladimir'in îtil Bulgarlarına karşı açtığı sefere (ihtimal Kiyef knezliği-Oğuz Yabgu devleti ittifakı neticesi) bazı "Tork" unsurlarının katıldığı Rus vekayinamelerinde kaydedilmiş ise de, Ruslarla gerçek temas kurmak üzere onların kütle halinde Kiyef knezliği sınırlarına göçleri, herhalde, 1036'da Peçeneklerin mağlüp olarak Rusya'da sahneden çekilişlerinden sonra vukübulmuş olmalıdır. Çünkü Rus kronikinde Torklarla ilgili bu vasıf ta ilk kaydın 1054 yılına ait olduğu bildirilmektedir.
1048 harekatı asıl Uz kütlesinin Dnyeper bölgesine, Kiyef Rusyasının güneyine kadar yayıldığını göstermektedir. Fakat Rus knezleri toplanarak kendi bölgelerinden Uzları uzaklaştırmayı bildiler. 1060 senesindeki ani hücum karşısında yenilerek batıya çekilen kalabalık Uzlar (Bizans tarihçisi Attaleiates'e göre 600 bin kişi) 1065'de Bizans ve Bulgar mukavemetini kıra rak Tuna'yı geçtiler ve Peçeneklerin arkasından, Trakya ve Makedonya'yı yağmaladılar, Selanik'e, hatta Peloponezos'a kadar ilerlediler. Bu beklen medik hadise Batı dünyasını merak ve korkuya düşürdü. Ancak bu süratli istila, bir işgal mahiyetini alamadı. Şiddetli soğuk yüzünden Uzlar arasıda çıkan salgın hastalıklara, onlardan öç almak isteyen Peçeneklerin hücumları eklendi. Uzlar kırıldı. Geri kalan bir kısım Uz Macaristan'a akın teşebbüsünde (1068) başarı elde edemedi. Artık bir kuvvet olmaktan çıkan Uz ka lıntıları Bizans ordusuna alındılar, kısmen çeşitli bölgelere dağıtıldılar; Gü-ney Rusya'ya dönenler de Kiyefetrafına yerleştirildiler.
Uz baskısı yüzünden Balkanlara intikal ederek, 1050-1051 yıllarında Bizans'a karşı şiddetli ve başarılı savaşlar veren Peçenekler749'in kendilerini toparladıkları görülmektedir. Nitekim Bizans ile şiddetli çatışmaları imparator Aleksios 1 Kommenos zamanında (1081-1091 yıllarında) da devam etmiş ve herhalde bu savaşlar, bazı araştırıcılann dikkatini çektiği gibi, Anadolu'nun Selçuklular tarafından fethini kolaylaştırmıştır. Peçenek başbuğu Çelgil'nüti, yanında Macar kralı St. Laszlö ve kuvvetleri olduğu halde Lüleburgaz'a kadar ilerledikten sonra, savaşta yaralanarak ölümü (1086) üzerine Peçenekler, Tatuş'un başbuğluğunda ve Kumanlarla takviyeli orduları ile Derster (Silistire)'de, 1087'de, İmparator Aleksios kumandasındaki Bizans ordusunu hezimete uğrattılar . 1088-1090 yıllarında devam eden savaşlarda yine imparator idaresindeki Bizans kuvvetlerini yer yer mağlüp ederek, Filibe ve civarından sonra Edirne'ye ve Keşan'a kadar Trakya'ya hakim ol-dular, 1090 sonlarında Çekmece'ye yaklaştılar. Bizans imparatorluğu, tarihinin buhranlı anlarından birini daha yaşıyordu. Çünkü Peçenekler Anadolu'daki soydaşları ile işbirliğine girişmişlerdi: 10 yıla yakın bir zamandan beri kuvvetli donanması ile adalardan bazılarını zaptederek Ege denizine hakim olan, Oğuzlann Çavuldur boyundan, îzmir Beyi Çakan İstanbul'u zaptetmek üzere Peçenek başbuğları ile temas kurmağa muvaffak olmuştu. Edirne'de Peçenekler, Ege'de Çakan'ın donanması, Marmara sahillerinde Sel- çuklular tarafından üç ağızlı Türk kıskacı arasına alınmış olan Bizans'ın 1091 ilkbaharındaki durumu, Fatih'in îstanbul'u fethinden hemen önceki günleri hatırlatıyordu. Durumun ağırlığı dolayısiyle împarator, Avrupa Hı- ristiyan dünyasına müracaata başlamış idi ki, bu rica Haçlılann bir an evvel

harekete geçmelerini sağlamıştır. Aleksios Batı'dan zamanında yardım göremedi ise de imparatorluğunu bu tehlikeden yine Türklerin eliyle kurtarmayı başardı: Uzların arkasından Balkanlara kadar gelmiş olan Kumanlann Tııgorkan (veya Tugor Han) ve Bönek (Bonyak) adlı başbuğlan ile anlaşarak onları, Çakan'ın sahillere yanaşmasını beklemek üzere Meriç nehri kenarında Lebunium (Omurbey mevkiinde)'da karargah kurmuş olan Peçenek kuvvetleri üzerine saldırttı. 40 bin Kuman süvarisinin baskınına uğrayan Peçenekler tamamiyle ezildiler (29 Nisan 1091). Siyasî tarihleri böylece nihayete eren Peçeneklerden arda kalanlar dağıldılar. Macaristan'a gidenler Peşte çevresinde ve Fertö vilayetinde yerleştirildiler. Bir kısmı da Uzlar ve Kumanlarla karıştı. Balkanlarda kalanlar daha ziyade Vardar nehri boyuna iskan edilmişlerdi. Makedonya'daki Megleno-Ulahlan ile Sofya etrafındaki Şop-Bulgarların Peçenek neslinden oldukları söylenir. Anadolu'da, Sırbistan, Rusya, Macaristan ve Kafkaslarda bazı yer adları ve halk efsanelerinde Peçeneklerin hatıraları yaşamaktadır .
Orta Macaristan'da ele geçen meşhur Nagy Szent Miklos hazinesinin al tın kaplan üzerindeki Gök-Türk yazılı Türkçe kitabelerin Peçeneklere ait olduğu, kitabeleri okuyan Gy. Nemeth'in tesbiti ile ortaya çıkmıştır. Ayrıca güney Rusya'da Poltava'da bulunan Perescepine hazinesi de Peçeneklere ait sayılmaktadır.
Adlarının mana ve menşei ile kavmî terkipleri 60 yıldan beri münakaşa edilegelmekte olan Kumanlar kaynaklarda başka başka isimler altında zikre-dilmişlerdir. Bu bakımdan bozkırlı Türk toplulukları arasında istisna teşkil ederler. Onlara Bizanslılar ve Latinler "Kumanos, Kumanoi, Cumanus, Ko- mani", Ruslar "Polovets", Almanlar ve diğer Batılı milletler "Falben, Falones, Valani, Valwen, Pallidi", Ermeniler "Khartes", Macarlar "Kun", îslamlar Kıpçak" (Kıfşak, Khıfçakh) demişlerdir. Ruslar, Almanlar, diğer Batılılar ve Ermeniler tarafından verilen isimler aslında renk (san, sanmsı, açık san, sa man sarısı) ifade eder. Adlarının ilk defa geçtiği Rus Kronikinde (1055-1056'lardan hatıra) Türkmen, Peçenek ve Tork (Uz)'larla aynı cinsten olduklan belirtilen Kumanlar anlaşıldığına göre buralarda, daha ziyade dış görünüşleri ile tamtılmak istenmiştir. Gerçekten doğulu, Batılı bütün kavnaklar Kumanların, kumral saçlı sanşın olduklarında fikir birliği halindedirler.
îbn Hurdadbih (885'lerde)'den itibaren îslam ve sonra Gürcü kaynaklarında geçen Kıpçak adı Türkçe olarak ("öfkeli, birden kızan") şeklinde açıklanmakta, Kuman ve Kun adlarının Türk lehçelerinde de "sarımtrak", "solgun" manasına geldiği bildirilmektedir.
Kuman-Kıpçakların menşeine dair ilk geniş araştırmayı yapmış olan J. Marquart'ın Kumanlan Uzak Doğu'da Amur nehri dolaylarında yaşadığını ileri sürdüğü "Murqa" adlı bir Moğol kavminin "Kun" kabilesine bağlama iddiası, onun kaynaktaki bazı kelimeleri yanlış okuması (Arapça "fırka" sözünü kavim adı sanarak "Murqa") dolayısiyle kabul edilmemiştir. "Kun" is minin, yine bir Moğol-Tibet karışımı olan T'u-yü-hun kavim adından kısaltma olabileceğine dair G. Haloun'un düşüncesi de ikna edici görünmemiştir. Çünkü beyaz ırkın seçkin vasıflannı taşıyan Kumanlann çehrelerinde ve bedenî yapılannda hiçbir Moğol çizgisi bulunmadıktan başka, Ku- man-Kıpçak dilinde de Moğolca unsurlara rastlanmamaktadır. Fakat Ku- manlann ırkî özellikleri bazı araştıncıları, onlarla Arî'ler (Hind-Avrupalılar) arasında ilgi kurmağa sevk etmiştir. Gerek soy, gerek kültür bakımından Türk'ü Moğol'dan pek ayıramadıkları bilinen ve aralarında J. Marquart, P. Pelliot, W. Barthold, D. Rassovsky vb.'nın da bulunduğu Batılı bilginler, Türkler'e ait saymadıkları Kuman tipinin nihayet Moğol bölgesinde Türkleşmiş bir Hind-Avrupalı kavimden ileri gelebileceği üzerinde durmuşlardır. Hatta Rus Grum-Grzimajlo Çin'in kuzeyinde böyle bir topluluğun yaşadığını keşfetmek iddiasında bulunmuştur. Buna karşılık, M.Ö. 2. yüzyı da Tanrı Dağları'nın kuzey yamaçları ile Isık Göl dolaylarında oturan ve başbuğları "Kun-mo" veya "Kun-mi" (Kun-beğ, Kun-bî?) diye anılan Hun soyuna ve kültürüne mensup ve Türklere mahsus bir kurt efsanesine sahip ve miladdan sonralan da varlıklarını sürdüren Wu-sun (veya U-sun) kavminin Çin kayıtlarında (Han devri) "kırmızı saçlı (kumral), mavi-yeşil gözli olduğu belirtilmiştir. Diğer taraftan îslam kaynaklarından (El-Bîrün 1050 sıraları, Mervezî, 12. asrın ilk çeyreği) anlaşıldığına göre, Orta Asya'da Kun adlı bir Türk kavmi, 10. yüzyıl başında Kuzey Çin'de kurulan Moğ( K'i-tan devletinin bilhassa 936'da Çin'de Liao sülalesi olarak bütün kıt'a' ele geçirme teşebbüsü karşısında, yerlerini terkedip "Sarılar ülkesi" (Şar ya)'ne doğru çekilmişdir. Bu "Sarı"larla, adları aynı manaya gelen Kunların, menşe bakımından ilgisi üzerinde durulmuştur: Mervezî'ye göre, -hiç olmazsa bir kısmı- Aral gölüne kadar çekilmiş olan bu "Sarı"ların ya "Sarı-Uygur"lar(yk. bk. Kan-çou Uygur Devleti)dan olabileceği veya belki dı "Sarı-su" ırmak adında ve Türgiş hakanının başkenti civarındaki (Çu'nun batısı?) îbn Hurdadbih'in bahsettiği "Sarigh" kasabasında hatırası mevcut "Sa Türgiş"lerle birleştirilebileceği düşünülmüştür. Üstelik Kimek ülkesin uzandığı sanılan yol üzerinde Gerdizî'nin (Ulu Kuman?) diye kaydettiği bir bozkır sahası bulunmaktadır. Kun-Kuman-Sarı-Kıpçak meselesine dair son araştırmalara göre durum şöyle görünmektedir: (Kumanların batıya göçünden önce) Orta Asya'da itil-Seyhun-İrtiş arasında Oğuzlar; Tobol, îşim çevresinde Kıpçakla buradan Altaylar'a doğru Kimekler; Isık Göl etrafmda Karluklar bulunuyor daha doğuda Nan-şan bölgesinde (Mervezî'deki Şariya) Sarı-Uygurlar yer alıyordu. Huang-ho dirseği dolaylarında Nesturî (Hıristiyan) Öngüt'ler vardı. îşte bu sıralarda Kunlar da bu civarda bir yerde yaşamakta idiler (Zira Mervezî, ihtimal Örgüt'lerle karıştırarak, Kunlann Hıristiyan olduklarıı söyler). "San"ya gelen Kun(Kuman)'lar beraberlerinde Sarı-Uygurlardan bir kütleyi de sürükleyerek, Cungarya kapısından Türkmen (Karluk) bölgesin oradan da kuzeyde Kıpçaklar sahasına geldiler. Eğer "300 bin çadır halkın;Çin'den çıkarak" Kara-Hanlı ülkesine saldırmak istediklerine, fakat Balasa-gun'a 8 günlük mesafede Kara-Hanlı Togan Han tarafından geri atıldıkları na dair İbn'ül-Esîr'deki haberi bu hadise ile ilgilendirmek mümkün ise, büyük Kun-sarı göçünü Kıpçak topraklarına çeviren sebebin Kara-Hanlı mukavemeti ve karşı taarruzu olduğunu kabul etmek gerekir. Aslında Batı Gök-Türk topluluklarından olan Kıpçak kütlesi, eski Çik'lerin 10. asırdaki devamı olduğu anlaşılan, îrtiş boylanndaki Kimek- lerden îşim-Tobol vadilerinde oturan bir kol idi. Kaşgarlı, Yimek (İmek) kavminden ve bu kavim Kıpçakların büyüğü sayıldığı halde Kıpçaklann kendilerini ayrı tuttuklanndan bahseder. Bundan, Marquart'a göre, o sırada (11. asrın son yarısı) ikili federasyon (Kimek=İki Yimek, 2 tmek) halinde yaşayan Kimeklerde idareciliğin Kıpçak kolunda olduğu anlaşılmaktadır. Bu iktidar değişikliği herhalde asrın başlarında vukua gelmiş ve Kıpçaklar Balkaş'tan İrtiç'e kadar hakim bulundukları sırada güneyden Kun (Kuman) Sarılann gelmesi ile daha da kuvvet kazanarak, bu sefer hep birlikte (ihtimal doğudan K'i-tan baskısı veya daha ziyade yer ve otlak darlığı sebebi ile) Volga üzerinden batıya yönelmişler ve sonra, önlerindeki Uz kütlesinin 1048'de Balkanlar'a çekilmesi üzerine, Güney Rusya sahasına intikal etmişlerdir. Bu suretle Rus kronikinde Kumanlar (Polovtsi) ilk defa 1054 yılında görünürler. Hakimiyetleri Dnyeper'e kadar yayılan bu devirde doğuda "Kıpçak" adı muhafaza edilirken, Batıda, baş tarafta zikrettiğimiz adlarla anılmağa başlamışlardır.
Kuman (Kıpçak)'ların, Moğol istilasına kadar 1.5 asırdan fazla bir müddet Karadeniz kuzeyi bozkırlarını hükümleri altında tutuşlan Rus ve Balkanlar tarihinde derin izler bırakmıştır. 1055 yılında Pereyaslavl knezi ile bir anlaşma yapan başbuğ Boluş'tan sonra Kumanlar 1061'de Rusları yendiler ve 1068'de, kendilerinden kaçan bazı Uz ve Peçenek gruplarını hizmete aldığı gerekçesi ile yine Pereyaslavl'a girerek Rus knezlerinin birleşik ordusunu perişan ettiler (Alta ırmağı savaşı. Kiyef yanında); Çernigov knezliğine kadar sokuldular. Kiyef knezi Lehistan'a kaçtı. 1071'de Rostovtsev, Neyatin bölgesine, 1079'da Voin kasabasına, ertesi sene Novgorod sahasına akınlar yapan Kuman (Kıpçak)'lar, 1080'lerde hakimiyetlerini, Don-Dnyester ağırlık merkezi olmak üzere, Balkaş gölü-Talas havalisinden Tuna ağzına kadar yaymışlardı. Kafkaslarda Kuban bölgesini de içine alan bu arazi, kuzeyde Oka-Sura nehirleri boyuna, yani îtil Bulgarları sınırına uzanıyordu. Doğu Avrupa-Batı Sibirya bozkır bölgelerinin tamamını teşkil eden Ku- man-Kıpçak sahası o zamandan itibaren îslam kaynaklarında "Deşt-i Kıpçak" ("Kıpçak-Bozkın") adını almış, Batı kaynaklarında (îdrîsî, Rubruquis, Plano Carpini vb.) "Comania" (Komanya) diye anılmıştır. D. Rassovsky'ye göre, Rus, Bulgar, Alan, Burtas (Mordva), Hazar ve Ulah'lann Kuman tabiiyetinde yaşadıkları bu devirde Kuman-Kıpçak ülkesi 5 kısım halinde idi: Orta Asya, Yayık-Volga, Don-Donetz, açağı Dnyeper, Tuna. Buralarda Kuman-Kıpçaklar, herbiri kendi başbuğ("han")larının idaresinde olmak üzere ayrı bölükler olarak yaşıyorlardı ve 1091'de de Edirne yakınındaki Lebunium savaşında Bizans'ın müttefikleri, şüphesiz ancak "Tuna" bölüğü mensupları idi. Bu tarihlerde Altunapa, Sarııhan adlı başbuğlar "Kıpçak Bozkın"nda rol oynayan başlıca simalardı. Kumanlar 1091'de Macaristan'a, 1092'de Le- histan'a girdiler, 1093'de tekrar Bizans topraklarında göründüler. 1093-1094'de Rus bölgesine akınları devam etti. Anlaşılıyor ki, maksatlan toprak işgali değildi. Peçeneklerde de gördüğümüz gibi, bölgede, Hazarlar dahil herhangi bir bozkır-Türk siyasî topluluğu için geçerli olmak üzere, bozkır ikliminden harice çıkılmıyor, kendi hayat tarzlarına en uygun arazi- nin muhafazasını, dış tehlikeden uzak kalmasını sağlamak gayesi ile bozkırlar ötesindeki siyasî toplulukların daima baskı altında tutulmasına çalışılıyordu. Türk topraklarının güvenliği şartları içinde gerçekleştirilen barışlar, çok kere, karşı taraf sözünden dönmediği müddetçe, sürüp gitmekte idi. Bu durum bazan evlenmelerle de sağlamlık kazanıyordu. Bir anlaşmaya göre Tugorkan (veya Togur Han)'ın kızı, Kiyef knezi Svyatopolk ile (1094); sonra Çernigov knezi Oleg, başbuğ Osuluk (Uzluk)'un kızı ile evlendi. Böylece bir ara knezlerin ve ileri gelenlerinin hatunlarmdan çoğunu Kuman prenses ve kızlan teşkil etti. Bununla beraber, Kuman-Rus münasebetleri pek huzurlu değildi. Çünkü knezler kendi aralarındaki mücadelelerde birbirierine karşı Kumanlardan destek sağlamağa çalışıyorlar (mesl. Oleg 1095'de), veya yanlarındaki Kuman başbuğlarının adamlarını, fırsat buldukça, ortadan kaldırı yorlardı. 1096 başlarında Kiyefe gönderilen iki elçi (îtler ve Kıtan) maiyyetleri ile birlikte öldürülmüşlerdi . Hadise bir savaşa yol açtı. Tııgorkan ile başbuğ Küre bazı kasabaları yaktılar, Kiyefi ve civarını yağmaladılar (Mayıs 1096). Fakat knezlerin ittifakı karşısında savaşı kaybettiler, muharebede Tugorkan ile oğlu ölmüşlerdi. îki oğlu Kuman başbuğlarının kızları ile evli Kiyef prensi Vladimir Monomakh daha ciddî davrandı; 1097'de Liyubec kasabasında tertiplediği büyük toplantı ile knezleri uzlaştırmağa, Rus mukavemetini teşkilatlandırmağa girişti ve 1103'de bütün knezlerin başında, Kumanlara karşı büyük bir başarı kazandı. Kumanlar buna kısa fasılalarla şiddetli akınlar halinde cevap verdiler (1105-1111 arasında 4 defa) ki, Rus kroniklerini dolduran bu mücadeleler ilk Rus halk edebiyatını zenginleştirmiştir. V. Monomakh'ın ölümünden sonra knezler arasında münazaalar tekrar alevlendiği zaman Kumanlar bundan faydalanamadılar. Devamlı çarpışmalarla gençlerini ve dirayetli başbuğlannı teker teker kaybeden Kiyef civarı Kuman birliğinde zayıflık emareleri belirmişti. Tuna Kumanlarından bir kısmı Macaristan'a giderek askerlik yapmakta idiler. 12. asrın 2. yarısında Dnyeper Kumanlarının biraz toparlandıkları görüldü. Bunlar Könçek ile Kobyak (Köpek)'in başbuğluğunda Pereyaslavl knezliğine karşı taarruza geçtiler (1177, 1179). Aksu (Bug) civarındakiler Kiyefe doğru akınlar yaptılar, fakat 1184'de knez Svyatoslav idaresindeki şiddetli baskında birleşik Rus kuvvetlerine mağlüp oldular. Rivayete bakılırsa verdikleri 7000 esir arasında 417 bey veya beyoğlu bulunuyordu . Ancak Kumanların mukabelesi de şiddetli oldu: 1185 baharında Novgorod-Seversk knezi İgor kumandasındaki birleşik Rus ordusunu, aşağı Don boyunda Kayalı (bugünkü Kagalnik?) ırmağı kıyısında kuşatarak imha ettiler. Başbuğ Könçek'in idare ettiği bu savaşta prens İgor dahil Rus ordusundaki knezlerin hepsi de yakalanmıştı; esirlere iyi bakılmış, -sonradan kaçmağa muvaffak olan- îgor'un yaralan tedavi edilmişti.
Rus edebiyatının şaheseri olduğu söylenen Rus millî destanı (Slovo o Polkıı Igoreve)'mn başlıca konusu bu 1185 karşılaşmasıdır. Bu îgor destanın- da seferin ayrıntıları, tabiat, kahramanlık, üzüntü, İgor'un karısmın feryatları ustalıkla anlatılmıştır. 1800yılındaki ilk neşrinden zamanımıza kadar Rusya'da defalarca yayınlanmış ve incelemelere tabi tutulmuş olan metnin sonradan uydurulduğuna dair iddialar ileri sürülmüş ise de, tarihî hadiseyi aksettirdiğinden şüphe edilmemektedir ve aynca dil, savaş tekniği, donatım,madencilik vb. bakımlarından Ruslar üzerine Türk tesirlerini göstermesi itibariyle belge değeri büyüktür.
Don ve Kuban dolaylarındaki Kuman(Kıpçak)'ların da Gürcülerle yakın münasebetleri olmuş, bu vesile ile Kumanlar Kafkaslar'ın güneyine geçmişlerdir. Gürcü kıralı Bagratlı David II (1088-1125) Büyük Selçuklu împaratorluğunun en kudretli çağına tesadüf eden hükümdarlığının başlarında, îslam-Türk baskısına karşı durabilmek ve mümkün olduğu takdirde Abhaza ülkesini ve baçka Gürcü bölgelerini Selçuklulardan geri almak için, aralarında yavaş yavaş hıristiyanlığın yayılmakta olduğu Kıpçaklardan kendine en yakın birlik ile temas kurarak askerî destek sağlamağa çalışmış; onlardan aldığı yardımlarla güney yönünde bazı harekatta bulunmuş (1109-1110'da) ve güzelliği ile meşhur bir Kıpçak prensesi ile evlenmişti. Bu kız, yukarıda adı geçen başbuğ Saruhan(Charaghan)'ın torunu ve onun yaşlılığı dolayısiyle yerine başbuğluğa getirilen oğlu Atrak (Atraka)'m kızı idi. Atrak da kralın daveti üzerine kendine baglı kalabalık kütlelerle (40 bin aile) Gürcistan'a gitti (1118. îlk büyük göç). Bu Kuman-Kıpçak kütleleri Çoruh, Kür dolaylarını "görülmemiş bir kudret ve genişlikle canlandırdılar"; Selçuklulara bağ lı Müslüman emîriikleri idarelerine aldılar ve sayısı 40 bin tahmin edilen bir süvari ordusu ile Şirvan'a, Azerbaycan'a seferler yaptılar. 1121'de Borçalı çayı havalisini ele geçirdiler. 1123'de aldıkları Tiflis'i Gürcü kırallığı başkenti yaptılar. 1124'de îspir ve Oltu'ya kadar ileriediler. Şirvan şahlarını vergiye bağlamışlar, Saltuklu, Sökmenli, Mengücüklü ve Artuklu beyleri ile ve daha sonralan Azerbaycan Atabeyliği ile devamlı mücadele etmişlerdi Kral Giorgi III (1156-1184) zamanında Gürcü askerî gücünü meydana getiren Kıpçaklar 1177'de, asî ordu kumandanı îvane Orbelian'dan, kralı himaye etmek suretiyle başkumandanlığı devralan ünlü başbuğ Kubasar ile büsbütün hakim duruma geldiler. Devlet adamı Kutlu Arslan gibi Kıpçak beylerinin idaresinde başlayan -anası tarafından Kıpçak- güzel kraliçe Thamara (1184-1213) devrinde Gürcü devleti, kuzeyden Kıpçaklar başbuğunun kardeşi Sevinç idaresinde yeni kütlelerin ülkeye gelmesi ile de (ikinci büyük göç: "Yeni Kıpçaklar") askerî, siyasî alanda, tarihinin en parlak çağını yaşadı. Bugün Kür, Çoruh ve Çıldır gölü havalisinde Kıpçak Türkçesine yakın bir dil konuşan ahalinin, buraya o tarihlerde gelen Kuman-Kıpçak kütleleriyle yakın ilgisi olduğu, bölge halk edebiyatında bazı motiflerin o devir hatıralarını taşıdığı bildirilmektedir. Selçuklu çağının tanınmış şahsiyetlerinden, Azerbaycan Atabeyliği (1146-1225)'nin kurucusu, İl-Deniz de Kafkaslar'dan gelmiş bir Kıpçak Türkü idi.
Gürcistan'a gelmeleri dolayısiyle Don boylarını belki tamamen, Kuban bölgesini kısmen boşaltmış olan Kumanlardan Kırım yarımadasında kalan- lar şehiriere yerleşerek ticaret hayatına atılmış, hatta bazı küçük kasabalar da kurmuşlardır.
Fakat, 1203'de Kiyefi işgal etmelerine ve 1219'da Ruslarla birlikte, kısa bir müddet için, Galiçya'yı Macarlardan almış olmalanna rağmen, 13. asır başlarında artık "Deşt-i Kıpçak" bütünlüğünde siyasî kudrete sahip bir Ku-man topluluğu kalmamış gibidir. Doğudakiler Kıpçak, Kanglı, Yimek, Uran vb. adlar altında bozkırlarda eski kabile yaşayışı içinde iken Harezmşahlar Devleti ile -bilhassa Sultan Ala'üddin Tekiş (1172-1200)'e hatun olarak bir prenses verdikten sonra- temaslarını arttırarak, bu Türk-İslam devletinde askerî vazifeler almışlar, sınırların genişlemesinde büyük hizmet görmüşler ve sonra Moğollann Orta Doğu'yu istilasının arifesinde Harezmşahlar im- paratorluğu askerî gücünün hemen tamamını meydana getirmişlerdir. Fakat bu ordu Moğollar tarafından yok edildi (1220).

alcannes
28-05-07, 22:54
Moğollar karşısında başarısızlık Deşti Kıpçak'ta da görüldü. 13. asır başlanndan itibaren Rusların adeta yardımcısı durumuna giren Kumanların Kırım çevresindeki zümreleri, Karadeniz'in büyük ticaret limanı Suğdak ile dolaylarını Anadolu Selçuklularına terk etmeğe mecbur kalmakla (1226) iktisadî yönden uğradıkları sarsıntıyı gideremediler. Daha 1223'de, Cebe ile Subatai kumandasındaki iki Moğol tümenine Ruslarla birlikte mağlüp olan Kuman-Kıpçaklar (Kalka savaçı), Cengiz'in torunu Batu idaresinde, Deşt-i Kıpçak içlerine ilerleyerek îtil Bulgaryası'nı çiğneyip geçtikten sonra, bir anda Rus knezlerinin askerî güçlerini perişan eden Moğol ordusu karşısında tutunamadılar. Don-Donetz havzasında başbuğ Köten kumandasındaki kuvvetler dağıldı (1239) ve başbuğ, kurtulabilenlerle Macaristan'a iltica etti. Kuman-Kıpçakların kalabalık bir kısmı da îtil Bulgaryası'na gitti ve ore da adeta nüfus çoğunluğu kazanarak Kıpçak Türkçesinin, Bulgar lehçesi ye rine, umumîleşmesine yol açtı. Bütün Kıpçak Bozkırı Moğol istilasına uğrayıp Altun-ordu devleti kurulduktan (1256) sonra, "Deşt-i Kıpçak" tabiri da ha uzun müddet kullanılmakla beraber, Kuman-Kıpçakların artık hiçbir rolü kalmamıştır. Kuman-Kıpçaklar, o sıralarda, Mısır'da varlıklarını daha iyi ortaya koymuşlardır. 13. yüzyıl başlarından itibaren dağınıklıklan ve gittikçe daralan imkanları yüzünden hayat şartlarının zorlaştığını gördüğümüz Ku man-Kıpçaklar, bilhassa kıtlık ve hayvan hastalıklannın zuhur ettiği yıllarda Kıpçak Bozkırında İslavlar dolayısiyle eski tarihlerden beri devam edegelen bir geleneğe uyarak, sıhhatli, gürbüz çocuklarını para karşılığmda başka ve daha müreffeh ülkelere göndermeğe başlamışlardı. Mısır'da Eyyübî dev leti askerî gücünü yabancılardan sağlamak durumunda olduğundan, Deşt- Kıpçak'tan ve Kafkaslar'dan getirilen Kıpçak, Oğuz, Çerkes gençlerini se vinçle kabul ediyor ve onları hususî kışlalarda eğitiyordu. îşte bu sırada Mı sır'a hayli Kuman-Kıpçak delikanhsının gelerek orduda vazife aldığı görül mektedir. Nihayet İzzüddin Ay-beg'in 1250'de Eyyübîler yerine sultan ilaı edilmesi ile kurulan Mısır "Türk Devleti" kısa zamanda Kuman-Kıpçak unsurunun eline geçti. Bunlardan ihtimal Kıpçak olan Sultan Kotuz'dan son ra, Sultan Beybars hem kudretli bir asker, hem yüksek devlet adamı bi Kıpçak Türkü olarak kendini gösterdi (1260-1277). İslam hilafetini ihya et mek, Moğolları Suriye'den uzaklaştırmak gibi icraatı ile zamanın seçkin bi hükümdarı oldu. Yerine geçen Sultan Kalavun (1279-1290)801 da bir Kıpçak idi. O da Moğol-Ermeni-Frank birleşik ordularını yenilgilere uğratan "En büyük îslam hükümdarı" olarak, anayurdu ile bağlantıyı devam ettirmiş, Altun-ordu ile dostane münasebetlerde bulunmuş - ve Mısır-Türk Devletindı ilk hükümdar sülalesinin kurucusu olmuştur. Evlatları, iktidar Çerkes köle menlerine geçinceye kadar, devleti idare etmişlerdir (1290-1382). Bu devrı içinde devlet "Türk Devleti" (Ed-Devlet'üt-Türkîya veya Devlet'ül-Etrak) diye anılmış. Mısır ve Suriye "Türkiye" adını almıştır. Çoğunluğu Arapça konuşan yerli halkın dışında kalanlar için umumî dil Türkçe ve kültür Türk kültürü idi ki, Çerkes idaresi devresinde de durum böyle devam ederken ülke Osmanlı Türklerine intikal etmiştir (1517).
Hindistan'da Delhi Türk sultanlığında 2. hükümdar ailesinin kurucusu olup, daha ziyade Uluğ Han diye anılan Sultan Balaban (1266-1286) da, gençliğinde Delhi'ye giderek devlet hizmeti almış Kıpçak büyüklerinden idi.
9.-13. yüzyıllar boyunca Doğu Avrupa-Batı Sibirya bozkırlanna hakim olan Peçenek-Uz-Kuman(Kıpçak)'lann tarihî rolleri şimdiye kadar saydıklarımızdan ibaret değildir. Bunların, izleri zamanımıza kadar sürüp gelen başka mühim hatıraları vardır. Önce, bu Türk boyları Rusların Karadeniz'e inmelerine ve Balkanlar'a sarkmalarına izin vermemişlerdir. Sonra, Dağıstan havalisi, Terek boyu ve sair bölgelerin Türkleşmesinde tesirli olmuşlardır. Rus vakayinamelerinde knezliklere yerleştirilmiş olarak geçen ve adlarının hatıraları o bölgelerde hala muhafaza edilen Berendi'lerin Peçeneklerden bir bölük olduğu, Kiyef knezliğinde sınır bekçiliği yaptıklan ileri sürülen Kara-Kalpaklar'da Peçenek-Uz-Berendi karışımından meydana geldiği bilinmektedir. Bunlardan bir kısmının sonraları Ceyhun ağzına giderek bugünkü Kara-Kalpakları teşkil etmiş oldukları anlaşılmaktadır. Bugün Romanya'da, açık sarı saçları ve mavi gözleri ile etraftaki topluluklardan ayrılan Çango'ların da Kumanlardan indikleri kuvvetle ileri sürülmektedir.
1223 Kalka savaşından sonra Moldavya'daki Kumanların başbuğu Borç Han'a bağlı kütleler, o zaman "Cumania" denilen bu bölgede (Kuzeydoğu Romanya) Hıristiyanlığı kabul edip kendileri için piskoposluk kurulmuş (1233), 1239 yenilgisi üzerine Köten idaresinde Macaristan'a göçenler Tuna-Tisa arasına yerleştirilmişlerdir. Buradaki yer adlan onların hatıralarıdır (Kis-Kunsag, Nagy-Kunsag= Küçük ve Büyük Kumanlar; Debrecen-DoJu Macaristan'da büyük üniversite yhn-Kartsag şehri vb.). Macar dilinde mevcut Türkçe sözlerin "orta tabakası" Kuman-Kıpçakça'ya aittir.
Vaktiyle Avarlann îslavları teşkilatlandırması gibi, Peçenek ve Kuman idarecilerinin de Balkanlar'da benzer büyük hizmetleri görülmüştür. 1185-1237 yılları arasında Tuna'nın güney bölgesinde kalabalık halde yaşayan Kumanların, Bizans'a karşı Bulgar istiklal mücadelelerinde (1185-1195) başlıca rolü oynadıkları anlaşılmaktadır. Mücadeleyi kazanarak 2. Bulgar devletinin başına geçen ve Ulahların (sonraki Romenlerin) teşkilatlanması tarihinde yeri olan Çar Asen(l 187-1196)'in Kuman menşeinden geldiği, ayrıca daha sonraki Bulgar hükümdarlarından bir kısmının Kuman olduğu belirtilmiştir. Bizans-îznik împaratoru J. Vatatzes (1222-1254), Moğollann önünden çekilen Kumanlardan çoğunu -toprak karşılığı askerî hizmet yü kümlülüğü ile- Trakya'da, Makedonya'da ve batı Anadolu'da iskan etmiştir.
Peçeneklerin, Uzların ve Kuman-Kıpçakların doğu Tuna çevresindeki etnik ve siyasî durumun teşekkülündeki tesirleri de ziyadesiyle dikkat çekicidir. Halen Romanya'da yaşayan ve ana dilleri Türkçe olan Gagauzların 13. yüzyılda oraya giden Selçuklularla ilgili oldukları iddia edilmiş ise de, bunlann daha ziyade Hıristiyanlaşmış bir Uz kütlesi olması ihtimali üzerinde durulmaktadır. Romanya'da bazı Türkçe yer adları (Teleorman, Dereh- lui (vadi), Turlui (tuı\u=tuz\u),Arges, Baragan, Cumana, Peçineaga, Carais- nan vb.) ile Romen dilinde mevcut Türkçe kelimelerden çoğu o devrin hatı ralarıdır. Aynı bölgede 1330'larda teşekkül ettiği bilinen ilk Romen devletinin de Kuman-Kıpçak unsuruna dayanan bir başbuğ ailesi tarafmdan kurul- duğu görülmektedir. Kurucusu Tok-temir oğlu Basar-aba idi (basmak fıilınden basar-t-aba).(=apa, Türkçe unvan) eki ile yapılan adlar Oğuzlarda (Ay-aba, Boz-aba) ve Doğu ve Orta Avrupa ve Mısır Kıpçak-Kuman çevrelerinde (Altın-aba, Tomuz-aba, It-aba, Arslan-aba vb.) yaygındır. Romanya'nın kuzeyindeki Basarabya bölgesi de aynı adı taşır. Basar, Baseroğul tarzında isimlendirmeler Deşt-i Kıpçak'taki Moğollarda da görülüyorsa da, kelime aslen Türkçe olduktan başka, Moğol hakimiyeti devrinde Türkçe konuşulduğu ve halkın büyük çoğunluğunu Türklerin teşkil ettiği dikkate alınırsa, "Türkleşmiş Moğollardan olduğuna ihtimal verilen Basaraba Türk kültürünü temsil ettiği anlaşılır. 15.-16. yüzyıllardaki Romen devlet büyüklerinin halis Türkçe olan adları Akbaş, Akkuş, Bozdogan, Bilik, Berendey, Barak, Bars, Beğbars, Buga, Belçir, Kara, Kızıl, Kazan, Şişman, Temirtaş, Tok, Ötemiş vb...819'de bu görüşü desteklemektedir.
14. yüzyılın 2. yansında, Dobruca'da kurulan "devlef'i de, Kuman Türklerine bağlamak mümkün görünüyor. Bir yandan Bulgar, bir yandan Bizans iktidarlarının zayıf düştüğü bu devirde, Bizans imparatoriçesi Anna tarafından yardımına müracaat edilen (1346'da) açağı Tuna bölgesi mahallî başbuğlanndan Balika (Türkçe, balık'dan)'nın oğlu Dobrotiç (Dobruca, bundan geliyor) 1354'lerden itibaren -sonra kendi adıyla anılacak olan- bölgenin ha-kimi olarak, 1385 yılına kadar Balkanlar ve Karadeniz'de mühim siyasî rol oynamıştır. Bakır paraları ele geçmiş olan oğlu îvanko zamanında (14. asır sonlarına doğru) bir aralık Romen tabiiyetine girdiği sanılan bu küçük Türk "Dobruca Devleti"nin topraklan 1417'de Osmanlılara intikal etmiştir.
O tarihlerde Asya içlerinden Macaristan'a kadar yayılan bütün Türklerin konuştuğu ve ilim dünyasında "Kıpçak lehçesi" (Batıda "Lingua Coma- nesca") diye anılan Kuman dilinin belki en mühim hatırası 1303 yılında Kırım'da İtalyan, Alman misyoner-tacirleri tarafından hazırlanan ve "Codex Cumanicus" adı ile tanınan Kumanca-Latince-Farsça ve Kumanca-Almanca lügat (ve gramer) kitabıdır ki, Kumanların Hıristiyanlık devri ile ilgili olmakla beraber, Türk dilinin seçkin yadigarlarından biri kabul edilmektedir."

http://www.turan.tc/turktar/pecenek/

Diğer bir küçük kaynak daha. Bu kaynakları da umarım saçma bulmazsınız. Dikkatle okursanız burada da Boşnak ya da Bosna adlarına dahi rastlayamayacaksınız. Bu arada kaynak sitenin formatına da ilginizi çekerim !!!

Saygılar...

Alcannes...

babacic
29-05-07, 15:39
Ben size daha ilginç bir şey söyleyeyim.Yugoslavyada bir üniversitedeki profosör çok ilgiç bir iddaa attı ortaya.Sırpların %75'nin türk olduğunu söylüyor.Nedenine gelince Türklerle Sırplar 500 yıl beraber yaşadılar.iki kültür birbirine çok yakınlaştı ve dikkat ederseniz Sırplarda çok esmer ve kara gözlü insan var.Sırpları Ruslarla karşılaştırdığınız zaman birbirlerine pek fazla benzemiyorlar.Bunun nedenide türklerin bölgeye yerleştikten sonraki etkisi.

alcannes
29-05-07, 18:57
Ben size daha ilginç bir şey söyleyeyim.Yugoslavyada bir üniversitedeki profosör çok ilgiç bir iddaa attı ortaya.Sırpların %75'nin türk olduğunu söylüyor.Nedenine gelince Türklerle Sırplar 500 yıl beraber yaşadılar.iki kültür birbirine çok yakınlaştı ve dikkat ederseniz Sırplarda çok esmer ve kara gözlü insan var.Sırpları Ruslarla karşılaştırdığınız zaman birbirlerine pek fazla benzemiyorlar.Bunun nedenide türklerin bölgeye yerleştikten sonraki etkisi.

Zaten bir arkadaş yukarıdaki mesajlardan birinde Yugoslavya milletlerinin gen haritası ile ilgili bilgi vermişti. Burada Boşnakların Sırplardan daha saf bir Slav milleti olduğunu söylemiş, hatta bunların oranlarını bile vermişti. Ancak Sırplarda Türk kanı bulunduğunun iddia edilmesi baya enteresan. O zaman "kan çekmesi" denilen deyimin tamamen yanlış olduğunu anlamış bulunuyoruz.:11:

persembeli
30-05-07, 23:10
Öyle veya böyle hepsi Slav ırkından halklar
Boşnaklar, Sırplan Hırvatlar.Belkide her üçü kardeş halklar.Ançak birileri bir ırk dayatması yapıyor.Bu nedenle halklar birbirlerini boğazlıyorlar...

Kardeşler arasında var olan çekememezlik gibi bir şey bu.Ama yanlış,Herkesin yaşama hakının bulunduğu bir gerçek.Katı ırkçılık geçmişte yaşanan vahşeti ortaya çıkarmıştır.

alcannes
31-05-07, 02:47
"Irk, aynı kökten gelen insan veyâ hayvan topluluğu demektir. Arapça olan bu kelimenin Türkçe’si Doğu Türkleri’nde “uruk”, Batı Türkleri’nde “soy”dur. “Soy” dilimizde asalet ifade eder. “Soylu” demek asil, necip demektir. “Soysuz” bunun zıddıdır. Bir şeyin bozulması “soysuzlaşma”dır. Demek ki soyun varlığı ve iyi mânâ ifade etmesi, milletin şuurundan taht-üş şuuruna kadar, yahut taht-üş şuurundan şuuruna kadar geçmiş ve dilde temellenmiştir. Nitekim soy ve ırk hayvanların bile asillerinde, değerlilerinde aranır, yarış atlarında olduğu gibi.
Savcı Kâzım, iddianâmesinin ikinci sahifesinde “20nci asıra gelinceye kadar dünyâ yüzünde en müfrit milliyetçi memleketlerde bile kan esasına dayanarak ırk tasfiyelerine rastlanmamıştır” diyor ve bunu yalnız son zamanların Alman ırkçılığı ile başlamış bir hareket diye gösteriyor. Hâlbuki tarihte ırkçılık vardır. Uzak ve yakın zamanlarda vardır. Yabancılar bile Türk ırkına övünç verecek şekilde Türk ırkçılığı yapmıştır: Arap devleti olan Abbasî İmparatorluğu’nun hükümdârları Türk ırkının üstünlüğünü anlamışlar, ordularını bu üstün ırkın askerleriyle kurarak kuvvetlenmişler, Türkler başka milletlerle karışarak soyları bozulmasın diye Türkistan’dan Türk kızları getirip Türk askerlerinin bunlarla evlenmesini kanun hâline sokmuşlar, hattâ Türkler ahlâkça da başka milletlerin tesirinde kalmasınlar diye yeni bir şehir kurarak Türk askerlerini zevceleriyle birlikte o şehre yerleştirmişlerdi. Tarihteki türlü Türk hanedanlarında hükümdârın Türk zevcesinden doğan şehzade veliaht olurdu."

Bu satırlar sitemizdeki bazı dostlarımızın alıntılar yaptığı www.turan.tc (http://www.turan.tc) adresli sitenin yayını olan "Bozkurt" dergisinin 3. sayfasında yer alan, kendilerinin "Atsız Ata" dedikleri H. Nihal Atsız'a ait yazının ilk 2 paragrafıdır. Bu kaynağa verdiğim linkten ulaşabilirsiniz. Sanırım bu paragraflar bazı dostlarımızın bakış açılarını özetliyor.

Saygılar...

Alcannes...

kle?tinal?
13-06-07, 12:29
Kızılderililer Türk mü?

İndiana Üniversitesinden Amerikalı Profesör Denis Sinor Sibirya Türklerinden Tunguz kabileleri ve Yukagir’lerin Tunç çağı evrelerinden beri Kızılderililerle ortak bir kültüre sahip olduklarını tespit etmiştir. Huş ağacından oyulmuş kayıklar, Pirok yani deri, ağaç kabukları örtülerek yapılmış barınaklar ya da Kızılderililerin yarı küresel (Wigwam) veya konik(tepec) çadırları tipinde ortak kültürler, önünde yarık bulunan hafif giysi türleri, makosenler, karlı ormanların temel ulaşım aracı kayak gibi donanımlar tespit etmiştir. (Erken iç Asya Tarihi- Prof. Dr. Sinor- S. 102)” (Tanrının Türkleri- Cilt.1- S.314- Semih Tufan Gülaltay)

“Sümer Tanrıçası İnanna’yı sembolize eden İnanna’nın “Ay kayığı” simgesi olan hilal şeklindeki, boğaza takılan kolyeye Tork denilmektedir. Anadolu’da Hitit devleti kurulmadan evvel yaşayan Tork-lar (Torkom) Hitit devleti sonrası kralları Pamba devrinde Hititlere boyun eğmek zorunda kalmışlardı. (The Hitites-Gurney-Pelican-U.S.A.) (Age. Sayfa:315)

“Tork isimli, Tanrıça İnanna timsali kolyeyi tıpkı Torkom’lar gibi Bozok (Etrak) kabileleri olan sarışın Kızılderili kabilelerinden Navajo’lar, Şanı’lar, Ocibya’lar kemikten yapılmış olarak boyunlarına takmaktadırlar. Bu “Tork”ları, Çokta Kızılderilileri hilalin ortasına yıldız koyarak göğsü kaplayan geniş bir Ay yıldız kolye olarak kullanırlar. (H.C. Tanju- Tunçderililer- S.6” (Age. Sayfa:315)

“Sümer alfabesinde “Tork” timsali C hilal “N” harfi yerine geçer. Fin-ogur dilinde de “Tork” kelimesi boğaz, boyun anlamına gelen C hilal ile sembolize edilirdi.” (Age. S.315)

“Mayalar kendi dillerine aynı bizim ifademizle “Mayanca” demektedirler. Maya’ların Orta Amerika’daki önemli yerleşim yerlerinden olan “Yuka-tan” isminin Türkistan’ın Yok-Tan bölgesinden gelme olduğu anlaşılmıştır. Bu bölge Sümer Türklerinin Mezopotamya’ya göçmeden evvelki yerleşim sahası idi...

Tahiti adasına ayak basan Captan Cook Kızılderililerin başlarına taktıkları çiçekten başlığa Türk adı verdiklerini 1769 yılında tespit etmiştir. (Papau Mailu Language- D’Argingy- Luzac- New Guiness) (Age. S.315)

“Fiji adalarında Rotuma yerlilerinin dillerinin Altaik dil olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca Endonezya adalarının dillerinin de Altay dillerinden olduğu anlaşılmıştır. (H. Cemil Tanju-Tunç derililer. S.106) (Age.s.316)

“Doktor kelimesi yerine “Ah-men”, kırık çıkıkçıya “Kak-bak”, şifacı hekime”Ah-bak”, çocuk doğurtan ebeye “ilk-alan-zah” derlerdi.” Bütün Altaylılar gibi Kızılderililer birbirlerine amca, baba, teyze, hala, ağabey diye hitap ederler. Maya Kızılderililerinde 1878 yılında el öpme adeti tespit edilmiştir. (Tunç derililer. S.162) (Age. S. 316)

“Mohavk Kızılderilileri uzun eşek oyunu da dahil 12 Anadolu oyununun 11 tanesini bilmektedirler. Güreş ise bütün Kızılderili kabilelerinde dua ile başlanılan en önemli ata sporu olarak tatbik edilmektedir.”

“Brezilya ormanlarında Zakuma Kızılderililerinde güreş, rakiplerden birisi can verene kadar devam eder. Bizdeki “Kırkpınar” efsanesinde de pehlivanlar can verene kadar güreşmişlerdir.” TE BA BİZDEN BUNLAR BEE..

“Anadolu Türklerinin parmaklar arasına sicim gererek oynadıkları sicim oyunu Atabaşkan ve Keçuva kabilelerinde de oynanmaktadır. Üstelik figürler ve isimler de aynıdır. Eğer Anadolu’da bir figüre yıldız deniliyorsa, Kızılderililerde de yıldız denmektedir.” (Tunç derililer. S. 181) (Age. S. 316)

“İnka’lar kök sülalesine “Ay-ullu” yani ulu soy demekle beraber, kendi yöneticilerine Kur-Hakan demekteydiler. İnka’lar çocuklarına bir kahramanlık gösterene kadar ad vermezlerdi. Ad verme işlemi merasimle yapılırdı. (Dede korkut destanlarından Boğaç Han destanı hatırlanırsa, orada da çocuk bir kahramanlık gösterdikten sonra ad almış, ve bu ad alma işlemi de bir törenle gerçekleştirilmiştir.M.K.) bir kişi ölene kadar bir düzine ad ve nam sahibi olabilirdi. “

“Mayalarda buluğ çağına eren çocuklara ok ve yay verilirdi. Kafkasya Türklerinde hala yaşatıldığı üzere, kadın kocasını adı ile çağırmaz, “Evin büyüğü”, “çocukların babası” gibi sıfatlar kullanırdı. Kına yakma bütün Kızılderili kabilelerinde, Anadolu ve Orta Asyalı Altaylılar gibi uygulanmaktadır. Beşik kertmesi töresi aynı şekilde yaygın bir töredir.” (Age. S. 317)

Yukarıdaki paragrafta anlatılanların tamamı Anadolu’da yaşanmakta olan Türk kültürünün bire bir aynıdır. Bu kadar yakın ve benzer bir yaşam biçiminin binlerce kilometre uzaktaki bir kıtada aynen yaşanıyor olması tesadüflerle izah edilebilir mi?

“İnkalarda aşağı sınıftan yani “Kara budun”dan olan birisi bir boğayı öldürmeden evlenme hakkı kazanamazdı. “

“Mohavk ve Atabaşkan kabilelerinde Kore Türkleri olan İlu’lar gibi, nişanlı kızlar saçlarına nişan tüyü takarlar.”

“Loğusa kadın bütün Altaylılar gibi kutsal sayılır. Loğusanın kırkını yaparlar. Ölülerini bütün Altaylılar gibi, silahları ve atı ile birlikte “Kur-gan”lara gömerler. Kan davası bir töre olarak uygulanır.”

“Cenaze merasimlerinde bütün Altaylılar gibi ölü ağlayıcıları tutarlar. (Anadolu’da, Ankara yöresinde bu gelenek “Yasçı Tutmak” olarak yakın zamana kadar uygulanmaktaydı. Son zamanlarda azalmış durumdadır. Mayalar ölüm yıl dönümünde “Yıl aşı” verirler, cenaze törenlerinde erkekler yüzlerine kara boyalar sürerlerdi.” (Age. S. 317)

“Toltek Kızılderililerinin gebelik ve bereket tanrısı “Tez Katlı Poka” (Tez katlı boğa)dır. Kızılderililerde cennet ve sırat köprüsü kavramı vardır. Cennete Vakui (Akui- Altından ırmaklar akan yer) derler.”

“Siu Kızılderilileri’nin 1870 yılı sonlarında Papıti, Muhave, Kalamat, Şoson, Irok gibi kabilelerinde “Hu” çekerek Bektaşi semahlarına benzeyen ayinler yaptıkları tespit edilmiştir. (Tunç derililer.s.246)”

“İnkalarda Kopuz benzeri bir saz kullanıldığı tespit edilmiştir. Aztek ve Mayalar “Ç-şıra” (şıra) isimli içki içerler. İnkalar ise bu içkiye “Çira” derlerdi.” (Age.318)


Orta Amerika’da Türk İzleri


Sümerler Mu kıtasının batışından sonraki dönemde, bir Mu kolonisi olan ve hemen hemen Asya kıtasının yarısından fazlasına hükmeden Uygur İmparatorluğunun batıya göç eden bir parçasıydı. Meksika’da bulunan yazılı tabletler de Maya dili ile yazılmıştı ve 12.000-60.000 yıllık bir geçmişten bahsediyor, batık kıta MU’yu haber veriyordu. Böylece, Tibet’te bulunan tabletlerin doğruluğunu da teyit ediyordu. Daha doğrusu bu iki uzak mekanda bulunan yazılı kaynaklar, geçmiş hakkında verilen bilgilerin sağlamlığı konusunda birbirlerini teyit ediyorlardı. Bu Meksika’da bulunan tabletlerin anlattıkları ve kayıp Maya medeniyetinde kullanılan çok sayıda kelimenin Türkçe oluşu, (O kadar Türkçe ki, bu gün kullandığımız Türkçeyle bile doğrudan aynı olan çok sayıda kelimeler var.) Maya, İnka, Aztek uygarlıklarının kalıntıları olan Kızılderililerin kullandıkları dillerde bile bu kelimeler yaşamaya devam ediyor. Sadece kelimeler mi? Tabii ki hayır! Sadece konuştukları dil değil, yaşam biçimleri, ev olarak kullandıkları mekanlar, çadırlarında ve kilimlerinde kullandıkları desenler bile bu gün Anadolu’da halen kullanılmakta olan desenlerin birebir aynısı. Biraz detaya indiğinizde, eski Sümer kelime, sembol ve yaşam biçiminin, bugün Asya’da ve Anadolu’da kullanılan kelimelerin, kullanılan sembollerin, yaşam biçiminin ve inançların aynılarını, Amerika kıtasında yaşamış olan Maya, İnka, Aztek uygarlıkları ve onların devamı olan Kızılderililerde görebilirsiniz. Bu kadar geniş bir coğrafyada bu aynılık artık inkar edilememektedir. Kıskançlıktan kaynaklanan inkarlar ise yavaş yavaş belgeler konuşmaya başladığı için çaresiz bir suskunluğa dönüşmektedir . Aşağıda bu konuda yapılan tespitlerden bazılarına yer verilmiştir:




Kızılderili ve Türk Dillerinde Kullanılan Ortak Kelimeler



“Toplam 600 lehçeden oluşan Kızılderili lehçelerinin ortak büyük kütlesi Atabaşkan Kızılderililerinin dilidir. Bu dil Altay dillerindendir. Bu dil diğer dillerin ortak buluşma noktası niteliğindedir. Bazı örnekler:

Yatkı : Ev, yatılan yer

Dodohişça : Dudak

Lı-ık : Vatan, ili

Tamazkal : Hamam, temiz kal

T-sün : Uzun

Hogan : Kerpiç ev, Hopan

Missigi : Mısır

Tepek : Tepe

Hu : Selam

Tete : Dede

Türe : Türe, Töre

Atış-ka : Ateş

Yanunda : Yanında

Aş-köz : Yemek

Tapa : Tuba

Yu : Su, yu-mak, yıkamak

İldiş : Dişleme

kle?tinal?
13-06-07, 12:31
Ya ben bu konuyu yanlış yere yazmışım..:)
Aslında sanırım yeri burası.

Bütün Dünya İnsanlığı Türk olduğuna göre bundan sonra hiç savaş çıkmaz herhalde.....:)

Saygılarımla...

persembeli
20-06-07, 05:29
Kızılderililer Türk mü?

Atış-ka : Ateş

Yanunda : Yanında

Çok ilginç..
Demekki dünya insanı aynı yerden türemişler..

ultrADacic
17-07-07, 13:54
kurtanoviç hll olsun çok iyi araştırmışsın başka nedenebilirki her şey ortada:)

festi
17-07-07, 15:55
ben türk milleyitçisiyim korkmayıon kardeşlerim he boşnağın damarında türk kanı akıyo benim babam boşnak annem pomak pomaklara gelince kıpçak türkleridir ayrıca atatürk te bir kıpçak türküdür aşiret flan biraz abes yani çünkü aşiretler türklerde değil hiç alakası olmayan başka bi millete görülen bi gelenektir böyle bi şeyin aynı kanı taşıdığım ve sonsuz saygı duyduğum bi insana yakıştırılmasına çok üzülürüm

Mordoth
17-07-07, 18:23
Boşnaklar buz gibi slavdır ve Türklük ile uzaktan yakından hiçbir alakaları yoktur.
NOKTA.

festi
18-07-07, 19:50
kim nederse desin festiçler 1468 senesinde konyadan bosnaherseğe osmanlı tarafından gönderilmişler ve osmanlı devletinin çeşitli bölgelerinden birer sülale gönderilmiş bosnada yaşayan milleti daha kolay türkleştirmek ve müslümanlaştırabilmek için şimdi söliceklerimin sonuna kadar arkasındayım osmanlıdan gönderilen yani TÜRK olan atalarımız bosnada yaşamaya başladıklarında bosnanın yerli halkı boşnak demişler ve ben boşnakçayı çok iyi bilmiyorum ama çok araştırdım ve yanlışta olabilir ama bu sonuçlara ulaştım sırpça ,osmanlıca farsçanın karışımıdır.sonuçta yine söylüyorum boşnağım evet
ama sonuna kadarda türküm festiçler kayıtlı olarak gönderilmiş ve geri getirilmiş gelmek istmeyenler kalmış yani benim bosnada hala akrabalarım var boşnaklar ama kanlarının türk olmadığını bile düşünmüyolar türkiyede yaşayan en kalabalık boşnak sülalelerinden biine sahibim tamam siz boşnaklığı farklı bi ırk olarak algılamak istiyosanız eyvallah ama benim sülalem türk bundan sonuna kadarda eminim boşnaklık ayrı bi ırk değildir

Balki
18-07-07, 20:32
bu kadar kaynak bu kadar bilgi daha neyi paylasamıyoruz anlamadım :) eline saglık sinanovic simdi neyi idda edicez :)

kle?tinal?
19-07-07, 10:32
ben türk milleyitçisiyim korkmayıon kardeşlerim he boşnağın damarında türk kanı akıyo benim babam boşnak annem pomak pomaklara gelince kıpçak türkleridir ayrıca atatürk te bir kıpçak türküdür aşiret flan biraz abes yani çünkü aşiretler türklerde değil hiç alakası olmayan başka bi millete görülen bi gelenektir böyle bi şeyin aynı kanı taşıdığım ve sonsuz saygı duyduğum bi insana yakıştırılmasına çok üzülürüm

Sn Festiç Pomaklar Özellikle Makedonyanın Pomaklarının Kıpçaklarla Kumanlarla alakası yoktur..Böyle diye diye bizim anadilimizi neredeyse yok ettiler. Biz Balkanlarda ki Politik oyunların ensturmanı değiliz.
Hepimiz sonuna kadar Türküz ama..
Milleti millet yapan şey damarında gezen kan değildir. Dili, İnancı, Kültür ve Gelenekleridir.
Bizim Kendi Dilimiz var ve bu bizim aidiyetimizi belirler...Ayrıca Dini inancımızda, aynı dili konuştuğumuz öteki gruplardan farklılaşırsa bu ayrılığın ikinci niğrengi noktası olur...
Bunların üzerine Kültür ve Gelenekler zaten değişecektir...Millet olmak budur..

Not; Türk Millet isimdir ırk ismi değil Türk Milliyetçisiyim derken Yukarıda bahsettiğim kurallar seni kapsar...
Biz bu Ülkede yaşıyor ve Türkçe konuşuyoruz hepimiz Türküz, Bende senin kadar Miliyetçiyim ama bu Atamızın dedemizin dilini unutmamız demek olmamalıdır..Hiç birimiz çekik gözlü değiliz..:) :p Haberin olsun:):)
ya şu Etnikten Irktan Bahsetmek ne kadar kötü..:(

Kurtanovic
19-07-07, 14:41
ara ara bu tip konularda ben fikirlerimi ve doğrularımı söyledim arkadaşlar ister kabul edilsin ister edilmesin ama benim köklerim sırplara dfayanıyor yapacak bir şeyim yok ve ben gocunmuyorumda zaman içerisinde yaşanan onca şeye rağmen insanların bazı şeyleri bu kadar çabuk terk etmeleri yada kabullenmemeleride beni şaşırtıyor.ama her şeye rağman yine tekrarlamak gerekirse bu konuda bir genellem yapmak zor olur çünki aşikar olan bir konu var oda 500 yıl süren bir osmanlı hükümdarlığı bu süre zarfı içinde müslümanlığı kabul etmiş bir çok hırvat ve sırp sülale var ve onların dışında türklerle evlilik yapanlar yada osmanlıdan beridir orada kalmış türklerde ama daha öncesinde yani osmanlıdan da önce böyle bir iddayı savunmak bana biraz ters geliyor ve yine tekrarlamak gerekirse kendi sülalem dahil bildiğim bir kaç sülale varki aslı astarı sırp ve hırvat olan bu ister kabul görsün ister görmesin bunu kimse değiştiremez bizler kabul etsekte etmesekte.

Bu cevabım sinanovic'e dir:
FIKRA
Adamın birisi kendisini bugday tanesi zannediyormuş...
Sokakta bir tavuk görünce hemen eve kaçıyormuş(kendisini yemesinler diye...)
Yakınları bu durumu düzeltmek için adamı Psikologa tedaviye götürmüşler...
Belli bir süre sonra hastanın tedavi olduguna kanaat getirilince klinikten taburcu edilirken Doktor son bir mülakat yapar ve hastanın artık kendisini 'bugday tanesi' olarak görmediği anlaşılır...Hasta ve yakınları çıkıp evlerine giderler.
Herkes mutludur ki;
Kapıda birden nefes nefese tadavi edildiği kabul gören ve 5 dakika evvel çıkmış olan hastamız görünür...
Doktor hastasına;
- Hayrola bir şey mi unuttun ? diye merakla sorar.
Hasta,
- Hayır ! der.
Doktor,
- Eee hayrola o zaman ? der.
Hasta,
- Dr. Bey Ben sayenizde Bugday tanesi olmadığımı öğrendim amma TAVUKLAR BENİM BUGDAY TANESİ OLMADIĞIMI BİLİYORLAR MI ACABA ???

SONUÇ;
Ben senin Sırp olduğunu (defalarca yazdığın için) öğrendim de...
ACABA SIRPLAR BİLİYORLAR MI ???


RUSYA TARİHİ- A.N. KURAT. Türk Tarih Kurumu.Ankara.
Gözlerinden öperim kardeşim.

Kurtanovic
19-07-07, 14:55
Sayın Mordoth !

Beleşten Atatürkçülük yapıyorsun....

Şu siteye bir bak bakalım....
http://www.patzinakia.ro/
Şimdilik meşguliyet olur Zat-ı alilerinize....:)

Mordoth
19-07-07, 17:33
Boşnakların Slav olduğunu söylemek , ATATÜRKÇÜLÜK Müdür ?

Kurtanovic
22-07-07, 02:07
Tam tersini anlamışsınız Prens Hazretleri...
"Muhacirler Kaybedilmiş Vatan Topraklarının Yadigarlarıdır."
Mustafa Kemal.
Bu mealde bir Vecizeyi Zeytinburnu Tren İstasyonu yanındaki İskan Bakanlığının Misafirhanesinin girişinde okuyabilirsin...
Yugoslavyadan Türkiyeye iltica eden Birçok Boşnak, bu misafirhanede uzun veya kısa süreli olarak agırlanmıştır. Benim Babam ve rahmetli annemler burada kısa bir süre agırlanmışlar...Herneyse...
Boşnakların kayıp Peçeneklerden olmasının seni rahatsız etmeyeceğini düşünüyor(d)um.(Bir Atatürkçü olmanız hasebiyle..)
Bilmem yanılıyormuyum Aziz Prens hazretleri...:)
Baki selamlarımla...

Mordoth
22-07-07, 13:13
Muhacirlerden kasıt Anadoludan Balkan topraklarına göç etmiş Türkler midir ,yoksa oranın yerleşik insanları olan Türklerle alakası olmayan Boşnaklar / Arnavutlar mıdır ?

j a r a n e
22-07-07, 17:03
Geçenlerde italyan'ların ataları Etrüskler'in Türk olduğunu okudum.Anlayamadığım Ertrüsklerin tarihi MÖ 8000 yılına kadar dayanıyor.Ama Türklerin tarihi en fazla MÖ 5000 yılına dayanıyor.Arada 3000 yıl fark var.Araştırmalara göre Etrüsklerde Kurt önemliymiş ve Türklerin destanında da Kurt figürü ön plandaymış.Zaten Roma'nın kurucuları Romus ve Romulus kardeşlerde bir kurt tarafından emzirilmedilermi?
Anadolu medeniyet'in beşiği idi ve Anadolu'da Hititler,Frigler,Lidyalılar ve Urartular devlet kurmuşlardır.O zaman onlarda Türk neden demiyoruz?

Neden sadece bu konuyu bukadar irdeliyorsunuz.İşin içinden kimse çıkamaz hale geldi.Boşnaklık tü kaka bir ırkmıdır ki illa Türk olmamız istiyorsunuz.

j a r a n e
22-07-07, 17:04
Ön Türkler
Türklerin Ana Yurdu: Orta Asya ve SibiryaOrhun Yazıtları'nda kullanılan dil, Türk dilinin ve Türk halklarının çok eskiye dayandığını göstermektedir. Hunlar öncesi Türk toplulukları hakkında,

Karasuk kültürü
Afayesnova kültürü
Andrenova kültürü
Anav kültürü
olarak adlandırılan dört ana bölgeden bahsedilmektedir. Ön-Türkler hakkında Şölgentaş, Kurgan, Pazırık kalıntıları bulunmaktadır.

Ön-Türkler Orta Asya'daki iklimsel değişikler yüzünden yerleşik hayattan, göçebe hayata geçmek zorunda kalmışlardır. Kendilerine yazlık ve kışlık bölgeler tayin etmişlerdir. Ön-Türkler ile ilgili yapılan araştırmalarda yerleşik kültüre ait objelere rastlanılmaktadır. Ön-Türkler'de geyik ön plana çıkmaktadır. Türk kavimleri atla göçebe hayata geçtikten sonra tanışmıştır. Ön-Türkler'e ait mağara resimlerinde "geyik boynuzu takmış at figürlerine" rastanılmaktadır. Bu durum, Türklerin ata geçiş dönemi yaşadıklarını göstermektedir.

Orta Asya'da görülen iklim değişiklikleri, Türk kavimlerinin ilk göç hareketlerine sebep olmuştur. Hint yarımadasına, Ortadoğu'ya, Karadeniz'in kuzeyine, Çin'e, Sibirya'nın kuzeyine doğru göçler yaşanmış ve Türk kavimleri oradaki halkların içine karışmışlardır. Göçü tercih etmeyen Türk kavimleri ise Orta Asya'nın değişen koşullarına adapte olmaya çalışmışlardır.

M.Ö. 400 yıllarında Saka ya da İskit olarak adlandırılan Batı Türkistan ve Karadeniz çevresinde kurulan ve Orta Asya'nın içlerine doğru uzanan devlete ait buluntularda Türk kültürünü yansıtan objelere rastlanılmaktadır. Bu durum, Sakaları oluşturan halkın bir kısmının ya da Saka devletinin Türk olduğu yönünde düşüncelere sebep olmaktadır. Tarih bilimcilerin bir kısmı ve Türkolog'lar Sakaların Türk olduğunu ileri sürmektedir. Hun devletinin ise Sakaların çöküntüye geçmesiyle doğu kanadını idare edenlerin ve doğu kanadı halklarının kurduğu bir devlet olduğu görüşünü benimsemektedirler.

Sadece Türk tarihi tarihini gösremek amacıyla ekledim

j a r a n e
22-07-07, 17:13
Etrüsk mitolojisi veya Etrüsk dini, Etrüsklerin mitolojik yazın ve inançları ile birlikte yaptıkları dini adet ve uygulamaların bütünüdür.

Etrüskler Kuzey İtalya'dan gelen, zaman içinde Roma'ya entegre olmuş, kökeni bilinmeyen bir milletir. Bu maddede de yer alacak birçok Etrüsk mitolojisi öğesi, tanrı ve tanrıçası Roma panteonuna girmiştir. Bunların bir kısmı doğrudan girerken, bir kısmı zaten var olan ve benzer özellikler taşıyan öğelere etki ederek, bir tür sentez sonucu girmiştir.

Etrüsklerden geriye çok fazla yazın kalmamış, Etrüsk dili dahi bugün tam olarak anlaşılamamıştır. Ayrıca Romalı yazarların Etrüsklere, dillerine ve dinlere dair kaleme aldığı yazınlar da bugüne ulaşamamıştır. Tüm bu sebepler nedeniyle haklarında çok az şey bilinen Etrüsklerin dini ve mitolojik inanç, yaşayış ve yapılanmaları hakkında çok daha az şey bilinmektedir[1].

Arkeolojik bulgular da sınırlıdır. Örneğin bugüne ulaşmış mezar kitabelerinde genelde ölen kişinin ismi geçerken, tapınaklara sunulan adak plakalarında sadece adağın yapıldığı tanrı veya tanrıçanın ismi geçer. Bu tip bilgiler de Etrüsk mitolojisine dair ancak yüzeysel bir idrakın gelişebilmesine olanak tanımıştır. Zaten Etrüsk dilinin tamamen anlaşılamamış olması, ele geçecek bulguların da en etkili şekilde kullanılmalarını kısıtlamaktadır[2].

Bununla birlikte bugüne ulaşan büyük oranda ikonografik materyal bulunmaktadır. Vaso süslemeleri, anıtlar, heykeller, taşlar, rölyefler ve kabartmalardaki ikonografi bize Etrüsk mitolojisi hakkında bilgi sunabilir[3]. Her ne kadar bu ikonografi yoğun bir Helenistik etki altında kalsa ve Yunan mitolojisinden tasvirler içerse de, Etrüsk mitolojisi ile Yunan mitolojisi arasında kurulan bağlar Etrüsk mitolojisini, en azın karşılaştırmalı bir şekilde, anlamaya yardımcı olur niteliktedir. Örneğin Etrüsk mitolojisindeki tanrıların Yunan mitolojisindeki denkleri ve bazı daha yerel tanrıların Yunan mitolojisindeki benzerleri bu ikonografilerden anlaşılabilir. Bu da en azından mitolojik yapılanma ve anlayışa dair önemli ipuçları barındırır.

colours
22-07-07, 18:23
dunyada yasayan bosnaklardan sadece turkıyede yasayan bazı kesımler soyunu turkluge dayandırmak ıstıyor gecenlerde bır grup bosnalı ıle bu durumu konustum kendılerıde bu pecenek tezıne katıldılar ama gulmekten bılmıyorum artık hala neyın tartısması yapılıyor pecenek olsak ne olacak olmasak ne bız bosnak olarak mutluyuz gelın Hz Ademı turk kokenlı ılan edelım bu tartısma kapansın ne dersınız