Orijinalini görmek için tıklayınız : Kusturica hakkýnda!!!
Sayın Yöneticilere,
Sitemizin İngilizce Kısmında;
Kusturica denilen şerefsiz tanıtılıyor...
Lütfen müdahale edin ve bu sitede "Sırpların" propagandasına malzeme olmayalım...
Şiddetle Kınıyorum...
Protesto ediyorum...
:(
Kusturica Bosna Sarajevo dogumludur ve savas karsitidir.. Savasin durdurulmasi icin ugras vermis ve Bosna Hersek'teki savastan dolayi en az senin benim kadar ici yanmistir..
Ben bir insanin bu sekilde karalanmasini siddetle kiniyorum.. Belli bir konuda bilgi sahibi olmadan konusmayalim lutfen..
Ben oraya ne koyduysam arastirarak koydum..
Kurtanovic
08-05-06, 21:24
Bu KUSTURİCA ŞEREFSİZİ, BU ZOR GÜNLER BELGRAD'DA YAŞAMAYI SEÇTİ..
O BİR SIRPTAN DAHA AŞAĞILIK'TIR...
DAHA AĞIRINI DA YAZABİLİRİM...
SİTENİN KALİTESİNİ, LÜZUMSUZ TARTIŞMALARLA DÜŞÜRMAYELİM...
:(
Bu KUSTURÝCA ÞEREFSÝZÝ, BU ZOR GÜNLER BELGRAD'DA YAÞAMAYI SEÇTÝ..
O BÝR SIRPTAN DAHA AÞAÐILIK'TIR...
DAHA AÐIRINI DA YAZABÝLÝRÝM...
SÝTENÝN KALÝTESÝNÝ, LÜZUMSUZ TARTIÞMALARLA DÜÞÜRMAYELÝM...
:(
Sitenin kalitesini kesinlikle dusurmem.. Ama Kusturica belgrad da yasadiysa biz de istanbul da yasadik.. Elimize silah alip Bosna'ya gitmedik..
O suclu ise biz de sucluyuz.. O da bir Bosna'lidir.. Hakkini yemeyelim ve dunya capinda isim yapmis bu yonetmeni dislamayalim.. Bizim icin bu insanlara sahip olmak sanstir..
O bir Bosnalidir ve genclerimiz bunu bilmelidir.. Seversiniz veya sevmezsiniz bu sizin kendi tercihiniz..
Saygilar
Bosnali yonetmen Emir Kusturica'nin Fransa'nin onde gelen gazetelerinden olan Le Monde 'da yayinlanan bir yazisinda Kusturica haykiriyor:
Avrupa benim sehrim yaniyor, bu politik hesaplarin, kimin yanlis kimin dogru oldugunun analizini yapmanin degil atesi sondurmenin zamanidir.. Avrupa, zaman elinizi vicdaniniza koyma zamanidir.. Eger siz ve vicdaniniz varsa!
Orjinal yazi da buradadir.. Uygun bir zamanimda bu yazinin tamamini cevirmekten keyif alirim.. Lutfen belgelerle konusalim..
Europe, my city is burning !
Since currently, Europe, you are changing the face of the Balkans, don't forget that it obliges you to stop the war which rages over there.
On my city fall the grenades sent from the surrounding mountains by the wild bands. Sarajevo is in the tears and blood ; in Yugoslavia, the ones like the others cut throats of.
United Europe, if you create new States on all the Yugoslav territory, you must understand consequently that you take the responsability for the blood over there, for the children tears and the distress.
While the mad dogs send the grenades from the hills of Sarajevo and destroy the old medieval city, the current president, such as a General without an army, the president of a State without borders calls for the defense of the democracy at the price of blood.
Europe, this is not time for political analyses, any political direction already died over there, we can only try to extinguish the fire : Europe, my city is burning ! Over there, instead of the spring rains, fall the grenades.
I know it is difficult to understand my scream, while in Paris the first steps of the democracy were made two hundred years ago when each place of Paris bathed in blood.
However, Europe, do not leave the places of Sarajevo, today at the end of the twentieth century, become what Paris was, because the new order doesn't take place today like at the nineteenth century.
Europe, this is the end of the twentieth century in the Balkans !
The chaos of the ethnique war was introduced in the Balkans for hundreds of years : it's the ground on which the greatest empires tore, it's there that the Roman Empire splitted in two, east and west, it's there that the ottoman empire saw its end ; it's there that the austro-Hungarian monarchy was buried.
Europe, the confrontation of the Muslims of Bosnia and Serbs of Bosnia is not authentic, it was manufactured, it appeared on the rests of the dead empires leaving behind them ashes. It is maintained by the nationalist movements deprived of any reason, it's YOUR fire, its YOU to extinguish it.
It's time to check your conscience, Europe, if ever you exist !
KUSTURICA EMIR
Kusturica , bahsi geçen yerlerde Sırp , diye anılıyor .
Belki Sinemasını geliştirmek için , belki rahatsız olmadığı için , aksini iddia ettiği bir belgede yok sanırım.
Bir zamanlar Apo , da Kemalistim diye anlatıyordu.
saygılarımla.
Ben Kusturica'nin sirp diye anilmadigi onca yer gosterebilirim.. Ben sirp degilim diye ortalikta dolasmasinin da bi anlami yoktur.. Kusturica sonucta birlesik ve savas olmayan bir yugoslavya'nin hayali ile yasayan bir insandir..
Dedigim gibi Kusturica'nin oyle anildigi yerlerin belgelerini sunmanizi tercih ederim.. Ben de Bosnali olarak anildigi yerlerin belgelerini buraya bir bir koyabilirim.. Simdiye kadar yaptigim gibi..
Saygilar
Bosnalılıkla , Boşnaklığı , Karıştırmayalım.
Elbette isteyen istediği gibi dolanır ortalıkta . Bosnalı Sırplar değilmiydi Bosnalı olup Ortalığı Kan gölüne çeviren .
Boşnaklıkla , Bosnalılık aynı şey değil..kaldıki bende bilmem Bosnalılığı , Boşnaklığı bilirim.
Buraya Belge Formatında Rapor düzecek değilim ama , Siz arkadaşım Boşnağım dediği bir belge koyabilirseniz sevinirim .
saygılarımla.
Sevgili Ali arkadasim, amac zaten burada dogruyu bulmak.. Yoksa burada benim dediklerimin aksini kanitlayan bir insan ile olumsuz bir diyaloga girecek degilim.. Her zaman demagoji yaparak isin icinden cikmak mumkundur.. Bosna Hersek bir ulkedir.. Bir topraktir.. Bu topraktan cikan kulturu tanitmak da bizim icin yanlis sayilmaz.. O topragi tanimak kendimizi tanimaktir.. Bu sitenin adi bosnasancak tir Boşnaksancak degil..
Kusturica ben boşnagim demiyor, ben yugoslavya'liyim diyor ve ulkenin bolunmesine uzuluyor..
Yukarda koydugum, savasi durdurun diye haykirdigi yazi onun kotu niyetli olmadigini kanitlamaz mi? Ben simdiden bir belge sundum.. Bana Kusturica'nin kotu niyetli bir yazisini sunarsaniz ben bundan mutluluk duyarim..
Boylece beni aydinlatmis olursunuz.. Ben bilmedigim bir seyi ogrenmekten mutluluk duyarim..
Saygilar
Sevgili Ali arkadasim, ben hic bir zaman insanlari ikna etmek icin ugrasmadim, bundan sonra da ugrasmam.. Dediginiz gibi fikirleriniz sabit ise saygi duyarim.. :)
Sonucta ben kendi belgelerimi koydum ve dusuncelerimi soyledim.. Siz de kendi fikirlerinizi soylediniz..
Takdir okuyanlarindir.. Onlar istedikleri gibi degerlendirebilirler.. Kusturica 'nin kotu bir sey yaptigina ben rastlamadim.. Rastlarsam fikrim degisir.. Benim fikrim o kadar sabit degildir..
Yukardaki yazinin bir kismini zaten Turkce yazmistim.. Uygun bir zamanda insallah Kusturica ile ilgili yanlis anlasilmalara karsi baska belgeler de sunarim...
Sonucta biz de Boþnagiz ama dogdugumuz ulke olan Turkiye'mizi canimiz kadar seviyoruz.. Yalan mi?
Kusturica boþnaktir yada degildir.. Ama Bosna'yi ve dogdugu sehir Saraybosna'yi en az bizim kadar sevmektedir.. Savasa uzulmus ve savas karsiti olmustur..
Fikirlerimiz ayri kalsin, ama saygimiz eksilmesin.. Zaten milyonlarca insan bu yuzden oldu..
Saygilar herkese
Kurtanovic
08-05-06, 23:01
Londoner !
Aşağıdaki cümleyi, senin yazından alıntıladım...
"Kusturica ben Boşnağım demiyor, ben yugoslavyalıyım diyor ve ülkenin bölünmesine üzülüyor..."
Anlaşılan o ki sen de bu görüşlerini benimsiyorsun.....(?)
Senin de ; KİMLİĞİNİ VE KIBLENİ GÖRELİM !
Boşnak'mısın?
Bosnalı'mısın?
Yugoslav'mısın?
Hangisi senin kimliğin????
"Londoner"
Sen kendi kimliğini; hangisine göre tanımlanmak istersin....
Ona göre yazalım......
Boşnak= Müslüman(Ör: Dedo Alija şahsında, bütün Müslümanlar))
Bosnalı= Radovan Karacic/Fikret Abdic.. ve diğerleri
yugoslav=Kusturic'a şerefsizi....(Başka katmak istediğiniz varsa yazınız.)
kendini "Londralı" diye de tanımlayabilirsin...
Kendi kimliğini kendin tanımlamalısın....
sayın kurtanovic abimz ikidir kusturica ya serefsiz diyorsunz fakat bi arguman göstermiorsunz serefsizligine dair...londoner abimiz savas karsıtı olduguna dair örnek verdi bize...siz de serefsizliğine dair bi açıklama getirirseniz sevinirim.ben de hangi tarafta oldugunu merak ediorum kusturica nın...
saygılarımla
Kurtanovic
08-05-06, 23:11
Savaştan sonra, hiç hiç Sarajevo'ya gitti mi kendisi ?
:(
Savaþtan sonra, hiç hiç Sarajevo'ya gitti mi kendisi ?
:(
kaç tane boþnak gitti ki?gitmediginden emin konusuyorsunz kaynak belirtirsenz gitmedigine dair sevinirm...savastan önce ya da savas sýrasýnda sunu yapmýstr sunu demiþtr serefsizdr diyebiliyor musnz?ben de bi kaynakta kusturica nýn sýrp yanlýsý olduguna dair bi açýklamaya rastlamýstým fakat hiçbiyerde bunu kanýtlayan bilgilere ulaþamdým...en azýndan savas karsýtý yaptýgý bi açýklama var ve bence insanlar da nesnel bilgilere inanýrlar..
Londoner !
Aþaðýdaki cümleyi, senin yazýndan alýntýladým...
"Kusturica ben Boþnaðým demiyor, ben yugoslavyalýyým diyor ve ülkenin bölünmesine üzülüyor..."
Anlaþýlan o ki sen de bu görüþlerini benimsiyorsun.....(?)
Senin de ; KÝMLÝÐÝNÝ VE KIBLENÝ GÖRELÝM !
Boþnak'mýsýn?
Bosnalý'mýsýn?
Yugoslav'mýsýn?
Hangisi senin kimliðin????
"Londoner"
Sen kendi kimliðini; hangisine göre tanýmlanmak istersin....
Ona göre yazalým......
Boþnak= Müslüman(Ör: Dedo Alija þahsýnda, bütün Müslümanlar))
Bosnalý= Radovan Karacic/Fikret Abdic.. ve diðerleri
yugoslav=Kusturic'a þerefsizi....(Baþka katmak istediðiniz varsa yazýnýz.)
kendini "Londralý" diye de tanýmlayabilirsin...
Kendi kimliðini kendin tanýmlamalýsýn....
Ben Yildirim mahallesinde dogmus özbeöz Boþnagim.. Ve Bosnada dogan butun kulturu seviyorum ve sahip cikiyorum..
Sinema bir sanattir ve sahip cikmaliyiz.. Sinemayi ve basarili bir sinema sanatcisini bizim kulturumuzu avrupa ve dunya'da tanittigi filmleri ile anmayi ve bu olaya politikanin kirli yuzunu bulastirmamayi tercih ediyorum..
Ben kendim ise milliyetciyim ve butun uluslar eninde sonunda bagimsizliklarini kazanirlar.. Ama Kusturica'nin baris icinde bir yugoslavya istemesinde bir kotuluk ve serefsizlik goremiyorum..
Savaþtan sonra, hiç hiç Sarajevo'ya gitti mi kendisi ?
:(
boþnak oldugu halde gitmeyen var...kusturica yüksek ihtimal sýrptýr...fakat savas karsýtý olduguna dair acýklamalrý var.umarým sýrf sýrp oldugu için serefsiz diye nitelendirmiyorsunz...her sýrp vatanadasýn boþnak düþmaný olduguna inanmýyorum
Kurtanovic
08-05-06, 23:28
elbette, insanlar nesnel bilgilere inanırlar...(Ne şüphe)
Kusturica benim özel ilgi alanıma girmiyor...
Yalnız bu konu www.bosnahersek.net'te tartışıldı ve konuyla ilgili arkadaşlar, ingilizce ve türkçe bir çok yazı astılar...
Bu konu orada bitirildi...Hem de nesnel belgelerle...
Site çökmeseydi size hazır tartışmaların adresini verirdim....
Bu site de o yazıları okuyanlar mevcut...
Sana objektif ve nesnel bir teklifte bulunayım...
Bosna'da tanıdığınız bir "akil Boşnak"a sorunuz bu "meşhur" zatı...
Alacağınız cevaba göre düşünmekte serbestsiniz...
Bilmiyorum nesnel bir cevap verebildim mi?
(Anladığım kadar siz de bu konuda kararsızsınız...)
Kurtanovic
08-05-06, 23:36
Sayın londoner,
Kavramlar konusunda kafanızın karışık olduğunu görüyorum....
Hangi konuda uzmansın, eğitimini merak ettim lütfedermisin....
(Küçümsemiyorum; sadece hangi üsluba göre yazacağımı -sizin anlayabilmeniz adına- tayin etmek için soruyorum.)
Çünkü; Yugoslavya projesi, milliyetçiliğin yok sayıldığı bir ideolojik temele dayanır....
Sen neyin milliyetçisin???
Milliyetçilik ile neyi kasdediyorsun....
Lütfen aydınlatırmısın ???
elbette, insanlar nesnel bilgilere inanýrlar...(Ne þüphe)
Kusturica benim özel ilgi alanýma girmiyor...
Yalnýz bu konu www.bosnahersek.net'te tartýþýldý ve konuyla ilgili arkadaþlar, ingilizce ve türkçe bir çok yazý astýlar...
Bu konu orada bitirildi...Hem de nesnel belgelerle...
Site çökmeseydi size hazýr tartýþmalarýn adresini verirdim....
Bu site de o yazýlarý okuyanlar mevcut...
Sana objektif ve nesnel bir teklifte bulunayým...
Bosna'da tanýdýðýnýz bir "akil Boþnak"a sorunuz bu "meþhur" zatý...
Alacaðýnýz cevaba göre düþünmekte serbestsiniz...
Bilmiyorum nesnel bir cevap verebildim mi?
(Anladýðým kadar siz de bu konuda kararsýzsýnýz...)
Ben Kusturica'yi ozellikle arastirmaya devam edecegim.. Dediginiz gibi insanlarla da gorusecegim.. Bununla ilgili bildigim insanlar da var.. Eger kotu bir sey bulursam ne ala, ama su ana kadar hersey olumlu..
Ayrica ben sanati politikadan ayirmayi ve bir sanatcinin yaptigi iyi isi takdir etmeyi onde tutarim.. Elbetteki serefsizlik boyutuna varan bir hatasini gorursem bu fikrim degisir..
Saygilar...
Kurtanovic
08-05-06, 23:39
Kardeşim clmc,
Lütfen ciddi bir konu da tartışıyoruz...Yazıları dikkatli okumalısın...
Kusturica'ya Sırp demedim, "Bir Sırp'tandaha aşşagılıktır" dedim....
Kurtanovic
08-05-06, 23:41
Sayın Londoner,
"akil Boşnak" dedim..."Yugo-boşnak"lara sorsrsan elbette olumlu c evap alırsın....
Kurtanovic
08-05-06, 23:42
Sinema Sanatı hakkındaki görüşlerine bir dediğim yok...
Elbette Boşnak Davasının Başarısı için sinemayı kullanmalıyız...
Kurtanovic
08-05-06, 23:45
Bu arada ben sorduğum hiçbir soruma açık-net bir yanıt alamadım...
Bunlara cevap vermek istemiyormusun, yoksa daha sonra mı cevap vereceksin???
Kurtanovic
08-05-06, 23:49
Kusturica konusunda; orta vadeli olarak bulduğum yazıları da asmayı taahhüt ediyorum...
Boşnakların bu "negatif firesi"ni gündeme getirmek bize bir artı sağlamayacaktır...
Çok merak edenler Sarajevo'daki "imajı"nı araştırsınlar diyorum....
Yeteri kadar "nesnel" ve objektif olduğumu zannediyorum...
Sayın Generalim cmlc...
Jel pravo ????
Sayýn londoner,
Kavramlar konusunda kafanýzýn karýþýk olduðunu görüyorum....
Hangi konuda uzmansýn, eðitimini merak ettim lütfedermisin....
(Küçümsemiyorum; sadece hangi üsluba göre yazacaðýmý -sizin anlayabilmeniz adýna- tayin etmek için soruyorum.)
Çünkü; Yugoslavya projesi, milliyetçiliðin yok sayýldýðý bir ideolojik temele dayanýr....
Sen neyin milliyetçisin???
Milliyetçilik ile neyi kasdediyorsun....
Lütfen aydýnlatýrmýsýn ???
Sayin Kurtanovic, ben bir sey kanitlamak zorunda degilim:) Ve bu konuda aciklama yapma zorunlulugum yok ama yine de merakinizi gidereyim.. Ben sinema ve animasyon egitimi almis, su anda Amerika ve Ingiltere'de cizgiromani yayinlanmakta olan bir sanatciyim..
Sirplarin Yugoslavya projesinden bahsettigimi hatirlamiyorum... Kusturica Baris icinde bir yugoslavya' yi istedi dedigimi cok iyi biliyorum.. Kusturica'nin fikirleri beni baglamaz, ve onunla ayni fikirde degilim..
Ben sinema egitimi almis bir insanin hassasiyeti ile bir sanatciyi kolayca karalamanin karsisinda duruyorum ve siz Kusturica ile ilgili acik ve net kanitlar sunana kadar durmaya da devam edecegim..
Saygilar
Kusturica konusunda; orta vadeli olarak bulduðum yazýlarý da asmayý taahhüt ediyorum...
Boþnaklarýn bu "negatif firesi"ni gündeme getirmek bize bir artý saðlamayacaktýr...
Çok merak edenler Sarajevo'daki "imajý"ný araþtýrsýnlar diyorum....
Yeteri kadar "nesnel" ve objektif olduðumu zannediyorum...
Sayýn Generalim cmlc...
Jel pravo ????
Hic merak etmeyin Sarajevo 'lu öz bosnaklara soracagim.. Ve olumlu veya olumsuz buraya yazacagim..
Kurtanovic
08-05-06, 23:58
Şeytan meleklerin başı idi.....
Gerisini herkes bilir...
Sanat sanat için değil, toplum içindir....
Eğer sanat, sanat için ise bütün sanatçılara, Robinson Kruzo'nun hayatını tavsiye ederim...
Ben Kusturica'nın sanatına değil, karakterine hakaret ediyorum...
Bir Boşnak olarak, bu "yogoslavcı saplantı" dan vazgeçmeyi teklif ediyorum...
Son sözüm::::
"Bosnayı Kurtaran Boşnak Mücahidlerimizin İmanı ve Silahlarının ateş gücüdür..."
" Ve biz Türkistan'dan; bu Anadoluya, Barış Türküleriyle Değil, Palalarımızdan Kan damlayarak, canlar feda ederek geldik, yurt tuttuk..."
Þeytan meleklerin baþý idi.....
Gerisini herkes bilir...
Sanat sanat için deðil, toplum içindir....
Eðer sanat, sanat için ise bütün sanatçýlara, Robinson Kruzo'nun hayatýný tavsiye ederim...
Ben Kusturica'nýn sanatýna deðil, karakterine hakaret ediyorum...
Bir Boþnak olarak, bu "yogoslavcý saplantý" dan vazgeçmeyi teklif ediyorum...
Son sözüm::::
"Bosnayý Kurtaran Boþnak Mücahidlerimizin Ýmaný ve Silahlarýnýn ateþ gücüdür..."
" Ve biz Türkistan'dan; bu Anadoluya, Barýþ Türküleriyle Deðil, Palalarýmýzdan Kan damlayarak, canlar feda ederek geldik, yurt tuttuk..."
Emin olun bu konudaki fikirlerimiz tipatip ayni.. O yuzden kendimi yanlis bir sey soylemekten alikoymaya ozen gosterdim..
Ben bir sanatci olarak "Sanat toplum icindir" fikrinin atesli bir savunucusuyum..
Kusturica ile ilgili "kendi" buldugum belgeler beni yaniltmis da olabilir.. Dedigim gibi sarajevo'lu bosnak kardeslerime sorup bu konuda onlarin dedigini aynen buraya aktaracagim.. Ama su ana kadar edindigim belgeler isiginda sizinle ayni fikirde degilim..
Saygilar
Kurtanovic
09-05-06, 00:10
Kariyerinizi ve mesleğinizi saygıyla karşılıyorum ve sanatçı duyarlılığınızı da takdir ediyorum....
Burası bir Boşnak sitesi ve biz birer boşnak olarak taraf durumundayız...
Sizin, benim ve bu sitedeki boşnak kardeşlerimizin, SREBRENİCA'a da BOGAZLANMAMIŞ OLMAMIZ, BİZİM ŞANSIMIZDANDIR DİYE düşünebiliriz...
Biz kozmopolitleşirsek yok olacağız...Bunu anlayabiliyormusun ????
Dilimize,Dinimize,Geleneklerimize ve Boşnak olan herşeyimize "kıskançlıkla" sahip çıkmalıyız....
Kurtanovic
09-05-06, 00:16
Boşnaklar hep koyun gibi boğazlandılar...(İyi niyetli düşüncelerinden ve hümanizmadan...)
Ben çocukluğumda birer masal ; gibi sırpların kestikleri Boşnakların hikayelerini büyüklerimden dinledim... 1940-45 senelerindeki bogazlama-soykırımlar dı bana anlatılanlar...
Tarih okursan; bunun öncelerinin de olduğunu ve ilk defa 1992'lerde olmadığını göreceksin....
Kurtanovic
09-05-06, 00:37
emir kusturica KÝM-MÝÞ ?????
NESNEL BELGE(?)::::::: VARAN - 01
GOOGLE'DAN BAKTIM BU YAZI ÇIKTI...
fÝLÝM MERAKLILARININ STESÝ...
www.forum.ceviz.net/showthread.php?t=145428&page=3
MERAKLILAR'A NESNEL BÝLGÝ OLSUN
(General clmc ::: - i ti uçi, - i nauçi se...:) )
--------------------------------------------------------------------------EMÝR KUSTURÝCA ÞERFESÝZÝ (BOÞNAK OLMAYAN BÝRÝNDEN TANIMI)
"bosnalý olmasýna raðmen eski yugoslavya'ya ve sýrplara hayranlýk duyan "savaþ karþýtý" barýþ yanlýsý" görünmek için kendi halkýnýn acýlarýna ortak olmayan sýrbistan devletinin cinayetlerine sessiz kalan yönetmen.sinemasý çok güçlüdür o ayrý ama yine de pek sevilmez memleketinde. bir dönem miloseviçin dublörü olarak anýlmýþtýr."
"sýrplar sevmez onu, zira yugoslav kültürünü tüm dünyaya yalan yalnýþ bir çingene kültürü olarak sattýðýna inanýrlar.
boþnaklar sevmez, zira kendilerini vuran güçlerin yanýna sýðýnan bir hain olarak görürler.
biraz biraz roman kültürü ile haþýr neþir olmuþ, ya da en azýndan bir tony gatlif filmi seyretmiþ izleyiciler de sevmez onu, zira aldatýldýklarýný fark ederler.
bi tek kuytusuna sýðýndýðý aþýrý milliyetçi sýrp iktidarý sever(di) filmlerini, çünkü bi tek oralarda temize çýkardý isimleri. (zaten temelde herhangi bir milliyet eðilimi olan biri nasýl roman kültürünü yansýttýðýný iddia edebilir, þaþýlýr)
romanlarýn ise bir tepki vermez, zira filmlerini görmemiþlerdir bile, ve zaten onlar görsün diye çekilmemiþtir kostoriko filmleri."
"emir kusturica, sýrp ordularýnýn bosna'ya saldýrmaya baþlamasý üzerine, sýrp aydýnlarý bu olayý kýnarken, hatta bir sýrp tanký kendi dairesinin olduðu apartmana doðru ilerlerken televizyonda boþnaklar abartýyor, yalan söylüyor, olaylar küçük çatýþmalardýr deme yüzsüzlüðünde bulunabilmiþtir."
"bu seneki cannes film festivali sirasinda (bkz: le figaro)'ya verdigi roportajda annesi ve babasi musluman kokenli-bosnak- olmasina ragmen kendisinin sirp oldugunu-hissettigini- belirten eleman."
"emir kusturica kendisini boþnak deðil, sýrp olarak tanýmlar çünkü ilk evvela babasý kendisini boþnak olarak tanýmlamaz. mustafa yugoslavyaya yürekten baðlý koyu bir titocu ve komünisttir. boþnaklýk gibi bizim ülkemizde bir þehirli olmak ile tanýmlamaya denk gelecek, ancak dini ve manasýz bir siyaset ile anlamlanmasý mümkün olan bir konumu emir kusturica gibi allahsýz, peygambersiz birisinin kabullenmesini beklemek mümkün olabilir mi? ýrk olarak boþnak diye bir kavramdan söz etmek mümkünse de, bunun "sýrp" ortak paydasýnýn üstünde ya da dýþýnda olduðunu söylemek doðrusu güçtür. sýrp gibi daha kozmopolit bir taným ve çaðrýþýmý olan bir terimi seçmek, türkiyede yaþayan birisinin kendisine alevi yerine türk demek ile eþdeðer bir harekettir. nice yahudi, rum ve ermeni'nin kendisini türk olarak tanýmalamasý nasýl kavramsal bir kargaþa yaratmýyor ise, sýrbistanda yaþamýþ, belgrad'ýn kültür çocuðu birisinin de kendisini kültürel nedenlerle sýrp olarak tanýmlamasý kimseye acayip gelmemelidir."
google'da aradým ve ilginç sonuçlara ulaþtým. söylenenler üzerine yorum yapacak deðilim, ama underground filmini izlemek farz oldu.
Kurtanovic
09-05-06, 00:41
Hajde '
"... Nin Hayranlari"
UÇİte İ Ne Zaboravİ Te
Dont Forget Srebrenİca
Od Jadrana Do İrana, Sve Ce Bİdİ Muslİmana !!!!!!!
:(
Kurtanovic
09-05-06, 00:46
Bu yazının üzerine......
ŞERİFSİZ KUSTURİCA
demek, bir iltifat sayılmalıdır....
İyi sabrettim de agzımı bozmadım....
YETERİ KADAR NESNEL DEĞİLSE....
G
Kurtanovic
09-05-06, 00:49
GEYİK MUHABETLERİNE AYIRDIĞINIZ ZAMANIN;
BİNDE-BİRİYLE BU BİLGİYE ULAŞABİLİRDİNİZ,
TEMBEL HERİFLER DİYECEĞİM....
Yeter mi, General(Paşa) :)
Kurtanovic
09-05-06, 01:24
Bak Londoner Kardeşim,
Sinirlenmece yok...Belge saymazsan...
Kendin araştır...Google emrine amadedir...
Sanıyorum, Nesnel bir yazı sayılır bu yazı(alıntımız)
Kusura bakma, sana karşı değilim...
Fikirlerine karşıyım sadece...Okumuş bir sanatçı olarak, anlayışla karşılayacağını ümid etme hakkımın olduğunu düşünüyorum....
GEYİK MUHABETLERİNE AYIRDIĞINIZ ZAMANIN;
BİNDE-BİRİYLE BU BİLGİYE ULAŞABİLİRDİNİZ,
TEMBEL HERİFLER DİYECEĞİM....
Yeter mi, General(Paşa) :)
Sevgili Kurtanovic, kusura bakmayin muhabbet ortasinda ayrilmak zorunda kaldim..
Ben yahoo'da arastirmistim ve bu bilgiye rastlamamistim.. O yuzden yonetmenligine ve dogum yeri olan sarajevo'ya saygi duyarak kendisi ile ilgili konu actim..
Dedigim gibi ben bu isi bu aksam bitirmek istemiyorum.. Kendim samimi olarak soyluyorum bunu ozellikle sorusturacagim ve cevaplara ulasacagim.. Ama bunu kendim yapmak istiyorum.. Baska insanlarin soylediklerine guvenmektense kendim arastirip bulmak istiyorum.. Yine de bu dediginiz sonuclara rastlarsam israr etmeyecegim.. Cunku ben hic bir zaman hakli olma hastaliginda olmadim.. Ben gerceklerin yanindayim..
Siz de dikkat ederseniz ben hic bir yerde Kusturica muthis bir insandir demedim.. Onurludur da demedim, sadece bu adami karalarken kanitlar koyalim dedim ve kendimin bunlari yahoo'da ve uluslararasi kabul gormus www.imdb.com gibi sinema sitelerinde bulamadigimi soyledim..
Her neyse bir sonraki raundumuzu benim yapacagim sorusturmadan sonraya birakalim..:)
Ki aslinda baska bir acidan yaklasirsak bu farkli goruslerin tartisildigi bir forum.. Hatirlarsaniz ben Kusturica'yi oven bir konu acmadim ingilizce bolumune.. Sadece tanitan bir profil yerlestirdim ve aynen dogum yerinde yazildigi gibi Bosnali film yonetmeni dedim.. Ozetlersem, bunlari burada bu sekilde tartisacagimiza, aynen burada yaptigimiz gibi, ve forum adabina uyacak sekilde o konu altinda tartisabilirdik.. Ve siz de kendi goruslerinizi sunardiniz.. Ona istediginiz gibi serefsiz de derdiniz:) Bunda bir sorun yok.. Gorusler karsilikli catisirdi ve dogruyu orada bulurduk..
Sizin ornek verdiginiz Bosna-Hersek forumunda oldugu gibi burada da tartisirdik ve gerekirse sonunda ayni karari verirdik.. Sonucta biz basindan beri Kusturica kahramandir demiyoruz.. Ama kotulemedik de.. Sevgili bosnak kardeslerimiz orada tartissin diye konu actik.. Rahatsizlik veriyor ise tekrar tekrar zorla acmayiz.. Ama ben diyorum ki bu konulari oraya tasiyalim ve bu adami orada tartisalim.. Yada Turkce bir konu acalim baska bir forumda.. Ve siz de bu yukarda buldugunuz bilgileri oraya yapistirin..
O zaman siz de genc bosnak kardeslerimize bu adam hakkindaki dusuncelerinizi aktarirdiniz.. Biz de cikarir karsi gorusler varsa onlari sunardik.. Baska kardeslerimiz baska gorusler sunardi.. Ve bu adam dediginiz gibi bir karakter cikarsa biz bunu yazardik ve herkesten once biz kanitlardik.. Baskalarinin dedigine gore bu adami asmak yerine kendi kararimizi kendimiz verirdik.. Belki yine asardik ama tartismis olurduk..
Her zaman her seyin tartisilmasi sonucta bize bir zarar vermez.. Yeni genc beyinler hem taze bir kaynak edinirler hem de bizim tartismalarimizdan kendileri icin faydali sonuclar cikarabilirler..
Ayrica bizim burada kaynak ve kanit gostererek iyi yada kotu dememiz bir tartismanin nasil yapilmasi gerektigi konusunda onlar icin de iyi bir referans olur..
Eger bu adam bir serefsiz ise bosnasancak forumunun bunu tartisarak desifre etmesi yanlis mi olur.. Yoksa hic tartismayalim, serefsiz diyelim ve gencler bizim neden serefsiz dedigimizi hic bilmesin mi? Ben kucuk bir cocukken bile bir seyin sebebini hep sorardim..
Ve genc bir cocuk olsaydim burada Emir Kusturica serefsizdir kelimesini okumak bana yetmezdi.. Ben sorardim: Neden serefsizmis bu adam?
Neyse simdi bir hayli gec oldu.. Insallah yakin zamanda devam ederiz..
Saygilar
Kurtanovic
09-05-06, 01:49
nesnel belge - 02
Sinema meraklýlarýnýn bazý görüþleri....
Googl'e dan buluntu....
emir kusturica
prag sinema okulundan mezun olup, çek sinemasýnýn saðcý yönetmenlerinden olan jiri menzel'in izinden gittiði içün, sittin senedir balkanlarda solcularýn imtina ettiði bir yönetmen evladýmýzdýr..
bir kýsa filmi var: "gerçeðin bir kýsmý" adýnda (eh tabii gerçeðin tüm kýsýmlarýna yeter mi bir kýsa metraj, adýyla menkulmuþ, fevkalade).. lakin sonra gerçekle uðraþmanýn beyhude olduðunu görüp, ilk uzun metrajýný gerçeðin diðer kýsýmlarý üzerine deðil, "doly bell" üzerine yapmýþtýr..
vakta ki yönetmen olmasa, rahatlýkla dekoratör olabilecek bir mizaca da sahiptir ayrýca..
(atlantisten gelen zekiye, 24.12.200
bm cocuk fonu unicefin yugoslavya elcisi secilmistir.
(satine,
soyadinin kusturika degil, kusturitsa olarak okunmasi gerektigi bilinmeyen bosnak yonetmen.
super 8 stories adlý enfes belgesel filminde emir kusturica and the no smoking orchestra adlý grubunun eðlenceden kýrýlan kariyerini anlatmýþ, keyiften yarmýþ sevimli insan. konser performanslarý, müzikal eþsizlik ve üstün yetenekleri, politik olduðu halde yaran atan lirikleri ile eþi benzeri gelmez bir grup.. hay hitler ananýzý düzsün be küfürünü öðreten, ileri kung-fu teknikleri hakkýnda deruni bilgiler vere
bosnalý olmasýna raðmen eski yugoslavya'ya ve sýrplara hayranlýk duyan "savaþ karþýtý" barýþ yanlýsý" görünmek için kendi halkýnýn acýlarýna ortak olmayan sýrbistan devletinin cinayetlerine sessiz kalan yönetmen.sinemasý çok güçlüdür o ayrý ama yine de pek sevilmez memleketinde. bir dönem miloseviçin dublörü olarak anýlmýþtýr.
(itaat
boþnak asýllý yönetmen. bildiðim kadarýyla boþnaklar pek sevmiyolar kendisini. zaten belgrad'da yaþýyo kendisi
(porta, 18.10.2003 18:38)
#3470435 !?
turistik çingene filmleri çekerek ilgi çekmeye çalýþan, iþin kötüsü bunu da baþaran bir filmci.
"aaaay, kusturika'nýn filmini gördüüün mü? ne kadaan güzel annatmýþ çingeneleriii" diye filminden çýkan bi ton insan vardýr dünyada. þaþýrtýcý ve yalnýþ da deðildir bu tutum aslýnda, zira onlar da çingeneleri emir'in bildiði kadar bilip, onun yakýnlaþtýðý kadar yakýnlaþtýklarý için (sokaktan çiçek alýrken, kýrmýzý ýþýkta beklerken), farklý bir yaklaþým olamaz tabi ki. ancak bu durum emin'in 'turistik çingene filmleri yönetmeni' olduðu gerçeðini deðiþtirmez.
nasýl ki paris'e giden biri dönerken tanýdýklarýna eyfel kuleli hediyelik eþya getiriyorsa, nasýl ki kapadokya'ya gidenler çantalarýnda peribacalý kül tablalarýyla geri dönüyorlarsa, emir kostarica da, etrafýnda gördüðü ve turist gözüyle baktýðý çingene hayatlarýný bize hediyelik eþya diye kakalar. tüm salak hediyelik eþyalar gibi ucuz ve deðersizdir ortaya çýkardýklarý (arizona dream'i dýþarda tutarak).
baský altýnda yaþayan tüm topluluklar gibi, roman toplumu da kendi içine kapalý, yabancýlarýn kolay kolay içine girip tam olarak yaþayamayacaklarý bir hayat sürerler. bu nedenle dýþarýdan göründükleri ile aslýnda olduklarý arasýnda çok fark varýdr. romanlarla bi masada içki içip þarký söyleyen ömer kusturica, onlarý tanýdýðýný sanmýþ, ya da bu konuyu kullanmanýn ticari ve sanatseviciler gözünde prim yapacaðýný kolay kavramýþ. ve sonuçta, bir film yönetmeni olarak, platolar kurarak, kalabalýk teknik ekipler ve roman bile olmayan oyuncularla filmlerini kotarmýþ. ve sinema çevresindeki etkisiyle belki bi aralar kendisinin bile þaþýrdýðý þöhret kazanmýþtýr: 'çingeneleri sinemaya en iyi yansýtan yönetmen' olarak. ama bir gece bile bir çengene çadýrýnda uyumamýþtýr, çýplak ayakla dolaþmamýþtýr çocukken.
goran bregoviç imzalý film müzikleri ise, roman müziðinden ziyade balkan folkunun poptrak bir versiyonlarýdýr.
dýþarýdan bakan izleyiciler için, kastýrika filmleri, çingeneleri çok iyi anlatan filmlerdir. daha da önce dediðim gibi, izleyici ile yönetmen ayný uzaklýktan tanýr anlattýklarýný, alan memnundur, satan memnun. ancak biraz iþin içini bilen biri, qusturica filmlerini, geceyarý ekspresi (midnight express) filmini izleyen türk gibi izler.
sýrplar sevmez onu, zira yugoslav kültürünü tüm dünyaya yalan yalnýþ bir çingene kültürü olarak sattýðýna inanýrlar.
boþnaklar sevmez, zira kendilerini vuran güçlerin yanýna sýðýnan bir hain olarak görürler.
biraz biraz roman kültürü ile haþýr neþir olmuþ, ya da en azýndan bir tony gatlif filmi seyretmiþ izleyiciler de sevmez onu, zira aldatýldýklarýný fark ederler.
bi tek kuytusuna sýðýndýðý aþýrý milliyetçi sýrp iktidarý sever(di) filmlerini, çünkü bi tek oralarda temize çýkardý isimleri. (zaten temelde herhangi bir milliyet eðilimi olan biri nasýl roman kültürünü yansýttýðýný iddia edebilir, þaþýlýr)
romanlarýn ise bir tepki vermez, zira filmlerini görmemiþlerdir bile, ve zaten onlar görsün diye çekilmemiþtir kostoriko filmleri.
ama emir kusturiku büyük ihtimalle kendisinin de bilmediði gerçekleri çarpýtmýþ olarak misyonunu tamamlar.
ve sonuçta koca bir kültür, belki de dünyanýn en özgün kültürlerinden biri, içi boþaltýlýp, çarpýtýlýp satýlýr piyasaya.
sen koca kültürü çarpýtýrsan ben de adýný çarpýtýrým demir efendi.
(dikakana bey, 24.12.2003 00:32 ~ 01:01)
#3719396 !?
Copyright © 1999-2012 Sourtimes Entertainmen
Bak Londoner Kardeþim,
Sinirlenmece yok...Belge saymazsan...
Kendin araþtýr...Google emrine amadedir...
Sanýyorum, Nesnel bir yazý sayýlýr bu yazý(alýntýmýz)
Kusura bakma, sana karþý deðilim...
Fikirlerine karþýyým sadece...Okumuþ bir sanatçý olarak, anlayýþla karþýlayacaðýný ümid etme hakkýmýn olduðunu düþünüyorum....
Ben sizin fikirlerinize karsi degilim.. Bizim bosnaklik ile ilgili dusuncelerimiz ayni..
Belki Kusturica ile ilgili de ayni olacak.. Ama ben kendim birinci agizdan bilmek istiyorum bunlari cunku bir sinemaci olarak bu adamin filmlerini seviyorum.. Belki de bu yuzden adami kolayca karalamak istemiyorum.. Devam edelim, sonuclar ortaya koyalim.. Ben bu konuyu tasiyayim baska bir baslik altina isterseniz orada "Kusturica kimdir?" diye tartisalim..
Sonucta ne koyarsak ortaya kabul.. Bence tartismak yararlidir..
Kizma konusuna gelince:) Umuyorum ki her ikimizde herseyden once bosnaklarin iyiligini istedigimiz icin asla kizmayiz birbirimize..
Saygilar
Kurtanovic
09-05-06, 01:57
Sayın Londoner,
Son yazını (izninle) takdir ettiğimi belirtmekten memnuniyet duyarım....
Ben sinema eleştirisi yapacak, eğitime haiz değilim...İyi bir seyirci sayabilirim(Kendi kendimi)...
Asla da benim dediğim olacak diye bir takıntım yok....
Kişisel bir meselem de değil...Sadece doğru bilgilenmemiz(hakikaten) inanan bir inatçıyım o kadar...
Doğruyu ögrenmek zor olduğu gibi, yanlış bir bilgiyi düzeltmek iki kere zordur....(Eski bir öğretmen takıntısı olsa gerek..)
Yine de direnişini takdirle karşılıyorum...
Yanlış anlaşılmaktansa, hiç anlaşılmamak daha iyidir...
Yanlış anlamalar için şimdiden özür dilerim...
Allah rahatlık versin... :)
Sonra devam ederiz... Bu abdestle daha çok namaz kılarız biz...Sen merak etme...
Kurtanovic
09-05-06, 02:05
Hem sonra;
Boşnak sinemacı (doğru-dürst) yok mu ???
Sinema forumuna bak...Orada okumuş, bilen çocuklar var...Sana söylerler bi-kaç tane....
:)
Kurtanovic
09-05-06, 02:05
Bırak artık bu haini...
Sayın Londoner,
Son yazını (izninle) takdir ettiğimi belirtmekten memnuniyet duyarım....
Ben sinema eleştirisi yapacak, eğitime haiz değilim...İyi bir seyirci sayabilirim(Kendi kendimi)...
Asla da benim dediğim olacak diye bir takıntım yok....
Kişisel bir meselem de değil...Sadece doğru bilgilenmemiz(hakikaten) inanan bir inatçıyım o kadar...
Doğruyu ögrenmek zor olduğu gibi, yanlış bir bilgiyi düzeltmek iki kere zordur....(Eski bir öğretmen takıntısı olsa gerek..)
Yine de direnişini takdirle karşılıyorum...
Yanlış anlaşılmaktansa, hiç anlaşılmamak daha iyidir...
Yanlış anlamalar için şimdiden özür dilerim...
Allah rahatlık versin... :)
Sonra devam ederiz... Bu abdestle daha çok namaz kılarız biz...Sen merak etme...
Hayirlisi ile burada amac hakli cikmak degil, dogruyu bulmaktir..
Bosnak kardeslerimize en dogru bilgiyi vermek icin elimizden geleni yapacagiz..
Insallah bu site biraz daha canlanacak ve bu tartismalara yeni kardeslerimizi katarak devam edecegiz.. Benim tek istedigim bir insan hakkinda bir yorum yaparken nedenini de aciklamamiz ve genclere gercek bilgiyi sunmamizdir.. Her zaman rahatsiz olmusumdur bir seyden neden nefret ettigini bilmeyen ve sadece temelsiz nefret eden insanlardan.. En azindan biz genclere bir seyden nefret edeceklerse bile neden nefret edeceklerini ogretelim ki onlar karsilarina birisi geldiginde verecek cevaplari olsun.. Sevgilerinin de, nefretlerinin de temelleri olsun..
Allah rahatlik versin "Kurtanovic hocam":)
Hem sonra;
Boşnak sinemacı (doğru-dürst) yok mu ???
Sinema forumuna bak...Orada okumuş, bilen çocuklar var...Sana söylerler bi-kaç tane....
:)
Ise yarar biri bulursam insallah koyarim..:)
Kurtanovic
09-05-06, 11:26
Dünya çapında şöhret olması gerekmez....
Adam gibi bir Boşnak olsun...
Boşnakların da takdir ettiği bir sinemacı olsun...
Dünyanın takdir etmesinden çok; Boşnakların takdirini kazanması, daha çok önemli bir kriterdir bence....
:)
Kurtanovic
09-05-06, 11:39
Sayın Admin'e not :::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::: ::::::::::
Kardeşim Lütfen !
Bu Kusturica Şerefsizi ile ilgili tartışmalara ait yazılarımızı;
Sinema/TV Başlıklı Bölümde yeni bir konu başlığı altına alınız...
Bu konuda bilerek/bilmeyerek bir şey yazmak isteyenler için de bir arşiv olarak saklansın...
Bu yazıların arşiv olarak saklanmasına gerek görmüyorsanız silebilirsiniz...
Çünkü istemeyerek, fakat mecburen(konunun önemine binaen) ilgisiz bir başlığı işgal etmek durumunda kaldık....
Anlayış ve sabrınıza (kendi adıma) teşekkür ederim...
Önemli bir başlığı meşgul ettiğimiz için de özür dilerim...
Kurtanovic
09-05-06, 11:41
"Kusturica Haini Hakkında..."
Başlık adının yazılmasını öneriyorum...
Kendiniz de uygun bir başlık yazabilirsiniz....
Bu konu kapansın artık, bir hainin paslanmış teneke yıldızını parlatmayalım lütfen...
Emir Kusturica 24 Kasým 1954 yýlýnda Bosna-Hersek'in Saraybosna kentinde doðdu.
Sinema eðitimini Çekoslovakya'da Prag sinema okulunda FAMU tamamladý. 1973'ten baþlayarak önce kýsa filmler, sonra Saraybosna TV'si için televizyon filmleri çekti. Ýlk filmi olan 1981 yapýmý Dolly Bell'i Hatýrlýyor musun? ile büyük baþarý elde etti. Venedik Film Festivali'nde En Ýyi Ýlk Film Altýn Aslan'ýný alan bu filmden sonra Kusturica'nýn neredeyse her filmi bir ödül aldý. Ýkinci filmi olan Babam Ýþ Gezisinde (1985) Cannes Þenliði'nde bir Altýn Palmiye ile ödüllendirildi. Üçüncü filmi, 1989 yýlýnda çevirdiði Çingeneler Zamaný ise Kusturica'nýn uluslararasý ününe ün kattý ve ona Cannes Þenliði en iyi yönetmen ödülünü kazandýrdý.
Kusturica daha sonra, yanýna deðiþmez görüntü yönetmeni Vilco Filac'ý ve bestecisi Goran Bregovic'i de alarak Amerika'ya gitti. Orada çektiði "Arizona Dream / Amerikan Rüyasý" (1993), yönetmenin herhangi bir festivalden büyük ödülle dönemeyen ilk filmi olsa da, 1993 Berlin Film Festivali'nde Gümüþ Ayý'yý ve Özel Jüri Ödülü'nü almayý baþardý. Filmin uyandýrdýðý duygular, yine çoðunlukla hayranlýk oldu. Bu çok özel film, çevrildiði ülke Amerika'da gösterime bile giremezken, Avrupa'da büyük ilgi gördü ve geniþ bir seyirci kitlesine ulaþabildi.
1995 yapýmý "Underground / Yeraltý", Cannes Þenliði'nde bir bomba gibi patladý ve Kusturica'ya ikinci Altýn Palmiye'sini kazandýrdý. 1998 yapýmý "Black Cat White Cat / Kara Kedi Ak Kedi" ise ayný yýl Venedik Film Festivali'nde Gümüþ Aslan'ý aldý.
Çaðýmýzýn en büyük görüntü yaratýcýlarýndan biri, hatta kendi kuþaðý içinde birincisi olan Kusturica, sinemasal görüntü denen ve artýk en iyi, en etkili örneklerinin geçmiþte kaldýðý düþünülen bir alanda, son derece zengin ve etkileyici bir görsellik yaratarak büyük baþarý kazandý. Genellikle çingenelerin yaþamýný konu alan filmlerinde hiçbir oyunculuk deneyimi olmayan çingenelere önemli roller vermesiyle de ilgi çekti. Onlarýn renkli yaþamýný ve özgürlüðünü filmlerine büyük bir baþarýyla, bazen traji-komik olaylarla yansýttý. 1988 yýlýnda Columbia Üniversitesi'nde yönetmenlik dersleri vermeye baþlayan Kusturica, bir süre "Zabranjeno Pusenje" ya da diðer adýyla "Emir Kusturica & No Smoking Orchestra" adlý grupta bas gitar çaldý. 2001 yýlýnda çektiði "Super 8 Stories / Süper 8 Öyküleri" adlý belgesel film, bu orkestrayý konu alýyordu.
Kusturica, yalnýzca filmleriyle deðil ilginç eylemleriyle de gündeme geldi. Ünlü yönetmen, 1993 yýlýnda Sýrbistan'ýn aþýrý milliyetçi lideri Vojislav Seselj'i düelloya davet etti - Belgrad'ýn merkezinde, güneþin tam tepede olduðu saatte, Seselj'in seçtiði bir silahla. Seselj, Kusturica'nýn bu davetini "bir sanatçýnýn ölümüne neden olmakla suçlanmak istemediði için" reddetti. Kusturica, 1995 yýlýnda da Belgrad Uluslararasý Film Festivali'nde Yeni Sýrbistan Haklarý Hareketinin lideri Nebojsa Pajkic'i yumruklayarak yere devirdi.
Film çalýþmalarýna halen devam eden Kusturica, 2002 yýlýnda bitmesi planlanan "The Nose / Burun" adlý yeni bir çingene filmi üzerinde çalýþýtý.24 Kasým 1954, Saraybosna, Bosna Hersek
2001'de belgesel film yapmaya baþladý. 1986’dan beri gitar çaldýðý çingene tekno-rock grubu 'No Smoking' orkestrasýnýn turlarýnda yaþadýklarýný anlattýðý Super 8 Stories / Süper 8 Hikayeleri ile Chicago Uluslararasý Film Festivali'nde 'En Ýyi Belgesel Film' dalýnda 'Gümüþ Plaket' kazandý.
Life is a Miracle / Bir Mucizedir Yaþamak (2004) ise Cannes Film Festivali'nin yarýþma filmleri arasýnda yer aldý
Filmleri
Сјећаш ли се Доли Бел (Dolly Bell'i Hatýrlýyor musun?, 1981)
Отац на службеном путу (Babam Ýþ Gezisinde, 1985)
Дом за вешање (Çingeneler Zamaný, 1989)
Arizona Dream (Amerikan Rüyasý, 1993)
Underground (Yeraltý 1995)
Black Cat White Cat (Kara Kedi Ak Kedi, 1998)
Super 8 Stories (Süper 8 Öyküleri, 2001)
Life is a Miracle (Hayat bir Mucizedir, 2004)
Kurtanovic
09-05-06, 22:55
KUSTURÝCA ÞEREFSÝZÝNÝ SARAJEVO AFFETSÝN, BÝZÝM BUNA HAKKIMIZ YOK!!!!
Deðerli rozaje_cg,
Kusturica'yý affedecek olan Sarajevo Boþnijak'larýdýr...
Sen,ben,o/diaspora Boþnaklarýnýn böyle bir haklarý olmasa gerek...
Adam tarafýný seçmiþ zaten; Sýrplarla yaþýyor ve oglunun adý da ;;;;
STRÝBOR---------
BOÞNAKÇA BÖYLE BÝR ÝSÝM DUYAN VARSA LÜTFEN YAZSIN...
"Genç güzel Sabaha, Luka ile mercimeði fýrýna....
Üstelik Boþnaklar Soykýrýmla doðranýrken...."
Nasýl konu hoþunuza gitti mi ???
Hangi Boþnaðý kanýna dokunmaz, bu konu....
Ondan sonra gavur seni ödüle boðacaktýr tabiiki...
Almanya'da da Türk kýzý fahiþe olarak oynayýnca ödül aldý hemen...
SEN YETER KÝ; BÝR SEFER KENDÝNÝ TESLÝM ET !!!!!!
ONLAR SENÝ ÖDÜLE BOÐARLAR......
Midesi ve Mezhebi kaldýranlara bir lafým yok !!!!!
Buyrun cenaze namazýna.....:(
Bir Mucizedir Yaþamak Filmi'ni TEMPO Dergisinden özeti:::::::
Luka iyimserliðini korumaya çalýþýrken oðlunun Müslümanlara esir düþtüðü haberi gelir. Buna karþýlýk Luka'nýn dostu bölgenin genç Sýrp komutaný Aleksic ona bir Müslüman esir gönderir. Genç güzel Sabaha. Sabaha Luka'nýn oðlu Milos'la takas edilecektir. Ancak Luka ile Sabaha birbirlerine aþýk olurlar. Luka ikileme yuvarlanýr.. Oðlunu geri istemekte ancak Sabaha'yý kaybetme düþüncesine dayanamamaktadýr.
Bize hiç savaþ sahnesi göstermeden, film kahramanlarýnýn kaderleri üzerinde yaptýðý etkiyle savaþý duyumsatan yönetmen Kusturica kendisini, filmde aþka balýklama dalan mühendis Luka'yla özdeþleþtiriyor. Kusturica da, Luka gibi, önce savaþa inanamamýþ. "Gelmekte olaný fark edemeyen büyük bir Yugoslav kuþaðý vardý. Luka da onlar gibiydi" diyor. Savaþ konusunda söylemek istediklerine gelince, "Ben bu ulus haklý, bu haksýz, bu saldýrgan, bu deðil söylemlerinden olabildiðince uzak kalmaya çalýþtým. Bu aptalca çünkü sorunu çözmüyor sadece donduruyor" yorumunu yapýyor. Ýþte bu yaklaþým Kusturica'nýn haklý ya da haksýz zaman zaman Sýrp yanlýsý olmakla suçlanmasýna yol açýyor.
Yüzbaþý Aleksic'i Kusturica'nýn oðlu Stribor oynuyor. Hayvanlar dahil tüm oyuncular çok baþarýlý.
Müziðe gelince, Kusturica 1986 yýlýnda Komünist Yugoslavya'ya punk akýmýnýn geliþini simgeleyen nihilist Non Smoking orkestrasýnýn bascýsý oluyor. Oðlu Stibor da gruba davulcu olarak katýlýyor
NASIL KONUYU BEGENDÝNÝZ MÝ????
NE KADAR ÝNSANCIL BÝR ÝÇERÝK....
BU HERÝFE HALA "BOÞNAK" DÝYEBÝLÝRMÝYÝZ????
Majka mu stara.....:(
Novi Pazar
09-05-06, 23:23
orhan pamuk=emir kusturica
reha erus tarafından yapılan bu röportaj 7 subat 1999 tarihli hürriyet gazetesindendir:
Boşnak yönetmen Emir Kusturica, üç yıl ara verdiği sinemaya ödülle döndü.
Yaşasın! Bin yaşasın! Emir Kusturica beyaz perdeye döndü. Oysa ‘‘Underground’’ yapıtı Cannes'da Altın Palmiye'yi kazandıktan sonra yemin etmişti ‘‘sinemayı bıraktım’’ diye. Emir doğup büyüdüğü Saraybosna'da ihanetle suçlanmıştı. ‘‘Underground’’ filmi Sırp yanlısı ilan edilmiş, daha sonra üç evi birden ateşe verilmişti. Üstelik ‘‘Eğer savaş başladığında Saraybosna'da olsaydım, 'Underground'u çekemezdim’’ demesi, öncelikle Bosnalı Cumhurbaşkanı Alia İzzetbegoviç'i sinirlendirmiş, bir tür aforoz edilmişti. Hainlikle suçlanırken, kendisinin ihanete uğradığını öne süren Emir Kusturica, fevri bir kararla beyaz perdeye veda ettiğini açıklamıştı. Tabii başta Avrupa sineması bu karardan kendisini caydırmaya çalışmış, o ise ailesi ile birlikte Paris'teki evine çekilmişti. ‘‘Yönetmenliği bırakmamın, kişiliğimin bir bölümünün benden koparıldığı anlamına geldiğini sonradan anladım. Tabii ki sıkılmaya başladım. Vatanımı satmakla suçlanmanın altından kalkamadım. Boşluğa doğru itilmişliğim sinir krizleri geçirmeme yetti ve şamatalı bir eserle geriye dönüşü hazırladım.’’ Emir böyle diyor. Geriye dönüş ve tekrar sinemayla kucaklaşma. Bıraktığı yerden devam, ödüllere de devam. İzzetbegoviç'le barışma azmi ve Venedik'te kazanılan Gümüş Aslan Ödülü. Yeni filminin adı ilginç: ‘‘Kara Kedi, Beyaz Kedi.’’
Üç yıllık bir aradan sonra tekrar sinemaya döndünüz ve ‘‘Kara Kedi Beyaz Kedi’’ ile hemen ödül aldınız. Niçin kediler?
- Tahteravalli gibi. İlahi çıkışlar, ilahi düşüşler. Yüksekler, alçaklar. Yaşamın iyileri, kötüleri ve bunu sembolize eden kediler.
Niçin bu filmde yine Çingeneler var?
- Çünkü öyle bir toplum ki sağlık fışkırıyor, neşe fışkırıyor. Adam sendeyi biliyorlar. Coşkuyla, özveriyle, sadelikle yaşamın dramını karşılayabiliyorlar. Hayvanları seviyorlar, insanları seviyorlar. Ölümü bile şakayla ağırlıyorlar. Yaşlısı genci, sınır tanımıyor. Her zaman birlikteler, dayanışma içindeler. Yoksulluğu aristokratlıkla, asilikle bağdaştırıyorlar. İşte Çingeneler bu ve ben bunu küçüklüğümde yaşadım, gördüm.
FELLINI’NİN HIRÇINI
Sizin için ‘‘Fellini'nin biraz daha hırçını’’ diyorlar.
- Bunu bir iltifat olarak değerlendiriyorum. Fellini ile eşdeğerde tutulmak bile güzel bir his. Daha mı hırçın? Çünkü günümüzün koşulları böyle. Fellini'nin döneminden beri dünya değişti. Savaşlar oluyor. Masum insanlar bir iki şapşalın maceraya atılmasıyla ölüyor. Ülkeler bölünüyor.
Siz Yugoslavya'nın bölünmesine de karşıydınız?
- Siz ülkenizin bölünmesini ister misiniz? Etnik toplumlar biraraya gelmiş yaşıyor. Ben doğduğumda Yugoslavya vardı. Sırpça konuşuyorduk. Bu okullara gidiyorduk. Sonra bölündük, sorunlar savaşlar arka arkaya geldi. Şimdi Kosova sırada. Yarın bir başka toplum kaçacak. Savaştan kaçacak. Bunu beyaz perdeye yansıtınca da vatan haini oluyorum.
Filmlerinizde yeniden dirilme, canlanma seziliyor.
- Savaşa rağmen ben hayata inananlardanım. Filmlerimde mutlu ve neşeli finale doğru kayarım. Son filmimde düğünden önce ölen dedeyi, düğünde diri gibi göstermek de bunun bir cilvesi.
MÜZİK ENERJİ KAYNAĞI
Neden filmlerinizin çekimleri uzun sürüyor?
- Bence film senaryodan başlamaz, setten başlar. Senaryo da filmi takip eder. Ben sette gerilimli olurum. Bazen ilham gelmez. Veya istediğimi elde edemem, o zaman ara veririm, kendimi toparlarım. Strese girersem kötü olacak. Kolay değil, bir bütçe var. İyi harcamak, iyi eser yaratmak sonra bundan para beklemek gerek. Bunun için filmlerimin çekimi uzun sürebilir. Sinema ağır bir meslek. Yorgunluk veren, stres yaratan bir uğraş. Sorumluluk çok büyük. Müşkülpesentimdir. Hiçbir şeyi beğenmem. Beğenene kadar da uğraşırım. Ama film istediğim gibi sonuçlanırsa, inanılmaz hafiflerim.
Sette neden hep müzisyenleriniz bulunuyor?
- Müzik enerji kaynağıdır. Rolleri olsun olmasın sette hep müzisyenlerin bulunmasını isterim. Nasıl olsa filmin bir yerine onları da yamarım. Sinemanın varı yoğu müziktir. Birbirlerini tamamlarlar. O zaman elimin altında olmalarını isterim. Zaten çoğu da hep Çingene olur. Çingeneler müziği bir başka yansıtırlar. Önemli olan filme başlamadan melodiyi saptamaktır. Bazen filmlerimde karmaşıklık görülür. Çünkü çok kişiyi aynı kareye sokmaya çalışırım. Aslında herkes için sahnede bir yer bulmak gerekir.
Amerika'da ‘‘Arizona Dream’’i çevirdiniz. Tekrar Amerika'ya dönmeniz söz konusu olabilir mi?
- Dostoyevski'nin ‘‘Suç ve Ceza’’sı ile ilgili bir senaryo var. Modern tarzda tabii. Dostoyevski en iyi Amerika'da anlaşılır ve çevrilir sanırım. Çünkü orası yeni Babilonya. Tam Dostoyevski'nin kafasına göre bir yer.
Tekrar ‘‘Underground’’a dönelim. Niçin bu kadar polemik yaratıldı? Niçin size sinemayı bıraktırana kadar dava konusu oldu?
- Ben ‘‘Underground’’ ile ülkemin trajik durumunu anlatmaya çalıştım. Şiirsel, destansı bir anlatım seçtim. Bolşevik türü propaganda filmi yaptığımı iddia ettiler. Bunu nefretle karşıladım. Ve kararımı verdim, ‘‘Böyle sinemanın içine...’’ dedim ve bıraktım.
YAŞANMIŞ OLAY
Sonra neden başladınız?
- Başında da söyledim. Sıkıntıdan.
Kendinizi nerede görüyorsunuz sinema dünyasında?
- Marx Kardeşler'le Shakespeare'in estetik yorumu arasında bir yerde.
‘‘Kara Kedi Beyaz Kedi’’de sizi çeken neydi?
- İnanın yaşanmış bir olay. Düğünden önce ölen dedeyi torunu canlıymış gibi masaya oturtuyor. Sırf ertelememek için. Çingenelere özgü bir hayat dersi.
KURBAN OLDUM
Peki hiç Saraybosna'ya dönmeyecek misiniz?
- Kesinlikle hayır. Ben bu savaşın ideolojik kurbanı oldum. Ülkemin dışında daha iyi ve mutluyum.
Kimi özlüyorsunuz?
- İzzetbegoviç'i değil herhalde. Ama müzisyen Goran Bregoviç'i özlüyorum. Hem de çok.
Kurtanovic
10-05-06, 00:01
FARKLI BİR PERPEKTİFTEN "MESELEYE" KATKI....:(
Konunun ele alınışı ve üslübunu tasvip etmiyorum; benim ahlak ölçülerimin dışında bir tarzda yazılmış...
Bu herifin hayranlarının ağzından ilginç gelebilecek bir yaklaşım...
:(
www.penceredergisi.com'dan google kanalıyla buldum....
düğün ve cenaze
zerrin polat/öykü
‘Düğün ve Cenaze’, Sezen Aksu ile Goran Bregoviç’in konserinin adı. Günlerdir konserden söz ediyoruz. “Bugün canım değişik bir şey yapmak istiyor” bağlamında söylenen sözler gibi, Naci’nin salt serserilik olsun diye “Konseri bu kez ağaçlardan izleyelim” demesi, beni çıldırtmaya yetiyor. Sık sık yaptığım gibi, dövüşçü horoz duruşumla dikiliyorum karşısına:
“Bizim gibi sınır tanımayan müzik tutkunlarına, nasıl olur da böyle gerzek bir öneride bulunursun?” diye, kızgınlıkla bağırıyorum. Diğerleri de benim çıkışıma katılınca, sululuk olsun diye söylense bile, Naci sözünü geri alıyor. Bütün ekonomik gücümüzü birleştirerek en iyi yerden üç bilet alıyoruz.
Konsere daha dört gün var. Her akşam Grafitti Bar’da toplanıyoruz; konserden, Goran Bregoviç’in müziğinden, müziğini yaptığı filmlerden konuşuyoruz. Entel Mıstık film delisi. O, filmlerden konuşmaya başladı mı, kıskançlıkla karışık bir hayranlık duygusu sarıyor hepimizi. Mıstık, bu durumun hınzırca keyfini çıkarıyor. Filmlerin yapımcılarından rejisörlerine, müziğini yapanlardan kostümcülerine kadar sayıp döküyor. Goran’ın yaptığı müziğin, Emir Kusturica’nın filmlerine kazandırdığı içsel boyutu anlatıyor. “Dolly Bell’i Anımsıyor musun”, “Babam İş Gezisinde”, “Çingeneler Zamanı”, “Arizona Rüyası”... Kusturica’nın filmlerini arka arkaya sıralıyor.
“Goran Bregoviç de, Emir Kusturica da o.. çocuğu; Boşnaklar’ın kıyımına sırt çevirdiler” diyor.
“O... çocuğu mocuğu, ama yaptığı müzikten ne haber?” diyorum. Arka arkaya yuvarlanan martini kadehleriyle süngerleşen beynimizin kıvırabildiği ölçüde Sırp zulmünden, post-modern meselelere uzanan bir muhabbettir gidiyor.
“Ben, sınır tanımayan bir müzik tutkunu olarak, tek başıma, bireysel olarak ve kesinlikle iddia ediyorum ki: Evrenin sınır tanımayan tek ortak dili müziktir”.
Sözlerim kuvvetli alkışlarla onaylanıyor. Bar geceleri uzadıkça, yüksek düzeyde alkol alma sonucu, memleketin tek mühim meselesinin ‘Düğün ve Cenaze’ konseri olduğu konusunda fikir birliğine varıyoruz. Sezen’in üzerine şarkıcı olmadığını ilan ediyoruz.
Mıstık, bu konser muhabbetimize entel bir boyut da kazandırıyor. “Eskiden sık sık yaptığımız geyiklikler yerine düzeyli konularda tartışıyoruz”
......
Sezen, iri göğüsleriyle tombul bacaklarını açıkta bırakan dapdaracık siyah giysisinin içinde kıvranıyor.
Müzik birden patlıyor. Saksafonlar, trompetler ötüyor. Davullar vuruyor, ziller çalıyor. Vokalistler, Sezen ve Goran tiz perdeden bağırıyorlar.
Kalaşnikof!..... Kalaşnikof!.... Kalaşnikof!...
Bum!..... Bum!..... Bum!.....
Anlaşırız Paşa!..... Paşa!....
Salla kuru sıkı atışa!....
Kız gibi bak kalaşnikof!...
Kalaşnikof!..... Kalaşnikof!... Kalaşnikof!...
Buyurun ayağınız alışsın!...
Maksat ortalık karışsın!...
Bum!..... Bum!........ Bum!...
Vur!.... Vur!..... Vur!.....
Kafasına!...... Kafasına!......
Çivi gibi!... Çivi gibi!.....
Çak!.... Çak!..... Çak!....
Davullar vuruyor, trompetler patlıyor, Goran’la Sezen bağırıyor:
Bum!..... Bum!..... Bum!.....
Vur!..... Vur!..... Vur!.....
Şarkı beynimde patlıyor!... Boşnak kadınları, kızları çığlık çığlığa kaçışıyor. Kudurmuş Sırplar, çivi gibi, çivi gibi batırıyor, kadınların kan boşanan bacak aralarına azgın tohumlarını fışkırtıyor. Korkudan gözleri yerlerinden uğramış, üstlerine abanan vahşetin ve zulmün ağırlığı altında direniyor, debeleniyorlar.
Kalaşnikof!.... Kalaşnikof!.... Kalaşnikof!...
Başlıyorlar kuru sıkı atışa. Kuş gibi avlanıyor duvar diplerine sine sine kaçışan çocuklar, körpe kızlar... Ama yine de, düğünler ve cenazeler; hayatın şaşkınlık yaratan ısrarına tanıklık ederek, hayret verici bir gerçeklik ve gerçek dışılık arasında geçip gidiyorlar. Ne kadar da birbirlerinden uzak gibi, ama yakın ve iç içe; doğum ve ölüm gibi. Her düğün bir doğumun, her cenaze bir ölümün başlangıcı değil midir? Doğumlar ve ölümler değil midir, zaman denen soyut kavramı belirgin kılan?
Bum!....... Bum!...... Bum!.......
Müziğin yükselen patlamalarıyla kendime geliyorum. Naci de aşka gelmiş, ceketinin altından kabaran tabancasının kabzasını okşuyor. Dirseğimle dürterek, “Bir manyaklık yapma ulan” diye uyarıyorum. Babası önde gelen siyasilerden. O nedenle ruhsatlı bir tabancası var. Ara sıra beline takıp magandalık yapmaktan hoşlanıyor.
Konser çıkışında, müziğin ruhumuzda yarattığı fırtınayı yatıştırmak ve konserin muhasebesini yapmak için Grafitti Bar’a gidiyoruz. Sisler gibi çökmüş yoğun sigara dumanlı bar atmosferinde, balkon demirlerine tüneyen kumrular gibi bar taburelerine tünemiş kadınlar ve erkekler aleminde yerimizi alıyoruz. Millet el ele diz dize koyu bir muhabbete...
Konserin muhabbeti, ateşli sözcüklerle yüksek düzeyde seyrederken, ben, hayatımın muhasebesini yapıyorum. Anıların arasına karışmış ve sararmış bir fotoğraftan Perihan bana bakıyor. Yüzünde, seyretmeye doyamadığım o belli belirsiz, uçucu hüzün var. Huzursuz gönlüme geçmişin gölgesi düşüyor. Gölge oyunlarıyla bir geliyor, bir gidiyor Perihan. Vahşetin şarkısını söylüyor kalaşnikof!.... Kız gibi bak kalaşnikof!.. Öldürücü haz!... Vur!... Vur!.... Kafasına, kafasına!.... Çivi gibi!... Çivi gibi!... Çak!... Çak!... Çak!... Eylülde alevlenen bir karaorman yangınındayım. Tüylerinden alev almış sincaplar, sıradan bir fener alayı geçidindeler...Ama başka bir boyuttayım. İçine ettiğimin martinisi, beni benden alıp kör kuyulara çekiyor. Başımla bar tezgahı arasında bir karışlık bir ara kalmış. Başım gittikçe ağırlaşıyor. Esriklik ve kösnüllük beni içine almış karanlık bir burgaç, spiraller çizerek başımı derinlere doğru çekiyor. Başımı bir kaldırabilsem bunların hepsi geçecek. Naci bana bir omuz vursa, hayata döneceğim. Manyakların beni ipledikleri yok ki. Her şeye karşın gözlerim açık, bilincim de açık, konuşmaları ayrımsadığıma göre.... Elton John’un en sevdiğim şarkısı çalınıyor: Blue Eyes.. “Gözleri mavi” diyor Mıstık; sevgilisinden söz eder gibi.... Sanki sevgilisi varmış da..... Müstakil saplar ve kürdanlar üyesi değilmiş de..... “Bu ekonomik koşullarda bir kadının tek başına kendisini.....” Ekonomiden söz ettiğine göre, olgun ve dolgun kadın bankacı mı?.... Dazlak adama balık gözünden bakıyorum. Yaklaştıkça balık ağzından korkuyorum. Perihan’ın mermer göğsü açık, yanan başımı yaslıyorum. Bir hata mı yaptım ben? Nedir bu çürük kokulu İstanbul’larda gezişim....
Bardan çıkıp İstiklâl Caddesi’ne vuruyoruz kendimizi. Hâlâ zikzaklar çizerek yürüyoruz. Beyoğlu geceleri, huzursuz ruhların güncesi. Kırık kalpler her gece bir şeyler yazarlar ışıklı siyah geceye. Soğuk ve puslu gecede, caddeyi çaprazlama kesen ışık huzmeleri, karanlıkta bir yalpalayıp bir sönen altın mızraklar gibi. Gökyüzünden kayan meteorlar, yeryüzünden kayan fani yaşamların sonsuza geçişini kutluyorlar sanki. Damarlarımızda alkol ve erotizmle buluşan kanımız, dikey ve yatay devinimlerle ruhumuzu ateşliyor. Melankolinin aklı tutsak ettiği anları yaşıyoruz.
Kol kola giriyoruz; kaldırımı bir uçtan bir uca kapatıyoruz. Kollarımız sıkı sıkı sarıyor bedenlerimizi. Dostluğun sıcak ve güven veren muştusu içimizi ısıtıyor. Naci coşkuyla: “Ulan, biz var ya!... Biz!....” diyor. Kırık kahkahalarla gülüyoruz.
Hep bir ağızdan, karanlığın içine bağırıyoruz:
Bum!...... Bum!...... Bum!.....
Kalaşnikof!... Kalaşnikof!... Kalaşnikof!....
Kız gibi bak Kalaşnikof!.....
Vur!... Vur!.... Vur!.....
Çivi gibi!..... Çivi gibi!....
Çak!.... Çak!.... Çak!....
On tane, yirmi tane, sıra sıra dizilmişler camdan odalara. Kızıl saçlı, siyah saçlı, sarı saçlı... Dudakları kan kırmızı, kirpikleri kaşlarına değiyor. Bizi bekliyorlar. “Bir ineğin gözleri gibi aldırmaz bakan sanal kadınlar, çiğ sarı ışıkların içinden erotik putlar gibi geçiyorlar” diyor, Entel Mıstık. Karanlığın içine yeniden uluyoruz:
Bum!... Bum!..... Bum!......
Kalaşnikof!... Kalaşnikof!.... Kalaşnikof!....
Naci, tabancasını çekip ateşliyor, camlar şakır şakır dökülüyor. “Hepsini alalım!...” diye bağırıyoruz.
Ben kızıl saçlısını alıyorum.
***
Simitçinin bağıran sesiyle göz kapaklarım yavaş yavaş aralanıyor. Sabahın kör karanlığı. Avucumun içindeki –henüz ne olduğunu algılayamadığım- top gibi şeyin soğukluğu ve sabah ayazının yüzümü tırmalamasıyla kendime geliyorum. Simitçi çocuk, korku ve hayretle karışık bir suratla bana bakıyor. Taksim parkındaki bir banktayım. Bir elimi omzuna atmışım, öbür elimle çıplak göğsünü avuçlamışım. Plastik vücudu geceki soğuk nedeniyle donmuş gibi. Kırmızı saçlı bir vitrin mankeni tutuyorum kollarımın arasında.
(Ankara 1998
Evet müstehcen bir üslup, ben sadece içeriğini itibara almanızı öneriyorum...
Bir çoğunu da sildim...
Kurtanovic
10-05-06, 01:11
WÝKÝPEDÝA ANSÝKLOPEDÝSÝ'den alýntýdýr...
Aþaðýdaki paragraf Almanca bölümünden alýntýlandý...
(Mayýs 2005'te Müslümanken,Ortodoks olduðu yazýlý...
Almanca Bilen biri türkçeye çevirirse iyi bir hizmet yapmýþ olur..
Türkçe biyografide yazýlý deðil bu bilgiler, neden bilmiyorum...
_________________________________________________
Im Mai 2005 konvertierte Kusturica vom Islam zur Serbisch-Orthodoxen Kirche. Er ließ sich im montenegrinischen Kloster Savina in der Nähe von Herceg Novi auf den Namen Nemanja Kusturica taufen
__________________________________________________ __________
Bu yazý da Boþnakça Biyografi kýsmýndan alýntýlanmýþtýr...Ýsteyen bulabilir...
Emir Kusturica o sebi:::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::
"Moj otac je bio ateista i uvijek se deklarisao kao Srbin. Dobro, možda smo bili Muslimani 250 godina, ali smo bili pravoslavci prije toga i duboko u sebi uvijek bili Srbi, vjera to ne može promjeniti. Mi smo postali Muslimani samo da bi preživjeli Turke."
Kendine güvenen türkçeye çevirsin, hep beraber anlayalým neler söylendiðini...
Tabii ki; sadece bunlar yok, baþka bilgiler de var....
Uzun sure once Kusturica'nin bir roportajda soylediklerinden ateist oldugunu hatirliyorum..
Kurtanovic
10-05-06, 01:25
BU DA WÝKÝPEDYA ANSÝKLOPEDÝSÝNDEN ....
Londoner kardeþim,
Lütfen Türkçeye çevirirmisiniz...Benim ingilizcem berbattýr...
Ama adam vaftiz olup ortodoks olmuþ...(Ben yanlýþ mý anlýyorum?)
Hala "Boþnak" diyebilirmiyiz ???? :(
On Đurđevdan of 2005 Emir, the long time atheist, was baptised into the Serb Orthodox Church as Nemanja Kusturica. The baptism took place in Savina monastery near Herceg Novi, and his godfather was Vladimir Čukavac, a forester from Mokra Gora, Serbia. Among his fans this move was acknowledged as return to his Serbian roots, while to his critics this was the final betrayal of his Muslim roots (Bosnian writer Mile Stojić (Bosnian Croat) said: "... it shall be written that Kusta was the first Orthodox Christian in modern history whose father's name was Murat". The director's first name, Emir, is also overtly Muslim.
This is what Emir's says about this: "My father was an atheist and he always described himself as a Serb. OK, maybe we were Muslim for 250 years, but we were Orthodox before that and deep down we were always Serbs, religion cannot change that. We only became Muslims to survive the Turks." [4]
Kurtanovic
10-05-06, 01:34
ÝNSAFLI OLALIM ;
YAZININ TAMAMINI OKUYUNUZ...
(Lütfen Türkçeye çevirelim, daha geniþ olarak bakalým..)
__________________________________________________ ______________
Controversy
In Bosnia and Herzegovina, Kusturica remains a controversial figure. The Montenegrin writer Andrej Nikolaidis, who is originally from Sarajevo, wrote a newspaper article denouncing Kusturica as one of the "biggest media stars" of the time when Milošević's war propaganda propped people who had something "stupid but patriotic to say" and made news for people who were "insensitive to human suffering, blind to their own guilt, and finally stupid enough to believe in one's own righteousness". Further, Nikolaidis stated: "Considering he proclaimed his dead father a Serb who bowed, and himself, Emir, an "Orthodox Christian", he easily chose "his own" in the war in Bosnia. He recognized them in Karadžić and Mladić. He wasn't there to fire cannon barrages on Crni vrh, Bjelave and Baščaršija, but whenever he could, with his artistic and media get-up he provided them an alibi for every killed Muslim who didn't want to admit that he was originally an "Orthodox Christian". The journalist supported his claims by quoting Kusturica's numerous pro-Milošević public statements as well as with photos showing Kusturica hugging Jovica Stanišić (chief of Milošević's secret police, today tried for war crimes in Hague), Milorad Vučelić (director of RTS and vice-president of SPS) and Zoran Lilić (at the time president of FRY).
Kusturica subsequently sued Nikolaidis for libel. The trial provoked a petition organized by the Bosnian Writers Association, calling for the recall of the verdict, because they felt it denied basic human rights (of free speech), as they feel that Nikolaidis was merely publically saying what everybody who lived in Balkans during the nineties already knew, i.e., that there had been collaboration between Emir Kusturica and the regime of Slobodan Milošević. The petition was supported and signed by prominent intellectuals and many students from former Yugoslavia and abroad. They saw it as an act of contra-lustration and promoting the truth about the war. About such accusations Kusturica recalls a small episode of when an American journalist grilled him at Cannes when he made Underground, about why he hadn't made a film attacking Milošević, when Kusturica replied: "Have you ever heard of metaphor?". The court in Podgorica, awarded Kusturica 5,000 Euros in damages. The verdict against Nikolaidis has been overruled in December 2005. The High Court in Montenegro's capital Podgorica said the lower court ruling, which ordered journalist Andrej Nikolaidis to pay 5,000 Euros to Kusturica was "not based on solid reasons and decisive facts."[3]
On Đurđevdan of 2005 Emir, the long time atheist, was baptised into the Serb Orthodox Church as Nemanja Kusturica. The baptism took place in Savina monastery near Herceg Novi, and his godfather was Vladimir Čukavac, a forester from Mokra Gora, Serbia. Among his fans this move was acknowledged as return to his Serbian roots, while to his critics this was the final betrayal of his Muslim roots (Bosnian writer Mile Stojić (Bosnian Croat) said: "... it shall be written that Kusta was the first Orthodox Christian in modern history whose father's name was Murat". The director's first name, Emir, is also overtly Muslim.
This is what Emir's says about this: "My father was an atheist and he always described himself as a Serb. OK, maybe we were Muslim for 250 years, but we were Orthodox before that and deep down we were always Serbs, religion cannot change that. We only became Muslims to survive the Turks." [4]
BU ARADA; SARAJEVO'DAKÝLERÝN, NÝÇÝN 3 EVÝNÝ DE YAKTIKLARINI SORALIM!!!
Kurtanovic
10-05-06, 01:40
Her Mİlletten Haİn ÇikmiŞtir...bundan Sonra Da Çikacaktir...
BoŞnaklar Da Buna Dahİldİr..
LÜtfen Mİllİ Ve Dİnİ DeĞerlerİmİzİ Ucuza Satmayalim !
HÜmanİzm Kaygilariyla YozlaŞmayalim !
ElhamdÜlİllah MÜslÜmaniz Ve BoŞnak/tÜrkÜz !
BaŞka HİÇ Bİr KİmlİĞe İhtİyacimiz Yok !!!!!!
Daha uygun bir zamanda Turkce'ye cevirecegim.. Ama yaziya belli basli olarak baktigimda Kusturica ile ilgili pek sempatim kaldigini soyleyemem..
Bunu cok guvendigim sevgili has Bosna'li bir kardesim ile gorustukten sonra yorumlamak istiyorum.. Ikisini birlikte, ama bu yaziyi gozden gecirdikten sonra bu arkadasimin Kusturica ile ilgili cok iyi seyler soyleyecegini zannetmiyorum..
Bu arada yukarda ateist demistim, gecen yil ortodoks olmus.. Yazik, baba adi da Murat.. Eger dogru ise gercek bi ihanet soz konusu..
Kurtanovic
10-05-06, 01:58
Bütün samimiyetimle tebrik ediyorum seni londoner... :)
İnatçısın ama; Hakk'ı da teslim ediyorsun...
Tam Boşnak asaletine uygun bir davranış gösterdin... :)
Beni de bu kadar uykusuz bıraktın ama, sana hakkımı helal ediyorum...:)
Sitemizi zenginleştiren iyi bir arşiv oluşturduk sayende...
(Bu site de çöker se; bir daha yazı yazmayacağım, yazıları ona göre koruyun.)
:)
Eyvallah hocam, ben burada takdir kazanmaya calismiyorum..
Daha once de sabit fikirli olmadigimi soylemistim..:)
Bu Goran Bregovic ismindeki muzisyen arkadasimizi da bir ara burada gundeme getirmeyi dusunuyorum.. Nedir, ne degildir ortaya koyalim..
Kurtanovic
10-05-06, 02:38
Allahını seversen....
Önce boşnaklarımızı tanıyıp öğrenelim...Beni öldüreceksin yahu...
:)
emir kusturica vatan haini bir adamdýr, boþnaklýðýndan utanan, boþnak olmasýndan dolayý aþþaðýlýk kompleksleri yaþayan, ve bunlarý filmlerinde hiç utanmadan anlatabilen, ve o filmlerde ýrkdaþlarý boþnaklarý kötüleyen, sýrp hayraný bir vatan hainidir. Bosnada kardeþilerimiz katledilirlerken o emir kusturica Milosevic köpeði ile tokalaþma aþþaðýlýklýðýný bile göstermiþtir, sýrp katilleri Bosna’da binlerce insaný katlederken kusturica Belgrad’da devlet protokolüyle karþýlanýyor, sýrp gazetelerinde Boþnaklarý her gün arkadan hançerlemeyi ihmâl etmiyordu. Kendi muzik grubu olan NO SMOKING band, de beraber çalýþtýðý arkadaþlarýndan, öz be öz sýrp olan Dzordzo Balasevic tam tersini yaparak, katiller hakkýnda konuþamýyorum diyerek Sýrbistan’ý ve sýrp yurttaþlýðýný býraktý. Bu adam Dzordzo Balasevic bir sýrp olmasýna raðmen Sevdalinka’sýyla Boþnaklarýn yine sevgilisi. Ama o kusturica boþnaklarýn sevgilisi deil. Yugoslav bakiyesi üzerine konuþarak ekmek yiyen kusturica. bregovici takdir etmem ama bregovic kadar bile olamayan bir zavallýdýr. Boþnak kaný onun için önemli deildir. Bu adam sýrp katillerle birlik olarak eski yugoslavyayý savunuyor, bir yazar demiþki; bunlarý savunacaðý yer miloseviçin sýrbistaný deil, Bosna olmalýydý demiþ ve çokda doðru söylemiþ. Bosnada yaþanan savaþa tarafsýz kaldýðý yolunda haberler ve yorumlarýn hepsi yalandýr. Ýnanýlmayacak gibi ama gerçek olduðunu düþünüyorum, vaftiz olup ortodox sýrp olduðunu ilan ettiðinide bilsinler istiyorum yani bu adam bukadar hain bir adam.
Kurtanovic
10-05-06, 10:44
Brate Sejkic,
Nerede kaldın? :)
WİKİPWDİA ANSİKLOPEDİSİ'nin Almanca ve İngilizce Biyografisinde Ortodox Dinine geçti diyor...
Ama Türkçe biyografi de bu konuda hiçbir şey yazılmamış...
Bana çok manidar/ilginç geldi doğrusu...Bu şerefsizi sevenler üzülecekler-midir bilmiyorum tabii...O da başka bir mesele ama...
Durumu bilmeyen genç kardeşlerimiz sadece "boşnak" zannederek hayranlıklarını devam ettirebilirler...
"Yarım Hoca dinden eder, yarım doktor candan eder." atasözü var ya; yarım bilgi adamı rezil eder diyorum ben de....
emirin biografisini wikipedia dan aldim koydum. Zaten kendisinin annesi yada babasi simdi hatirlayamiyorum oz be oz Sirptir.Ayrica kendisi Hercegnovideki Savina manastirinda ortodox olmustur.kendi tercihidir sonucta
Kurtanovic
10-05-06, 11:30
Dragi razaje_cg,sevgili kardeşim !
Kendi tercihi ile homoseksülliği tercih eden birine "erkek" dersen komik olursun..
Bu şerefsize "boşnak" demek öncelikle; kendimizi aşagılamak demektir...
O kendi aşağılık ruhu için sırp olmuş artık...
Üstelik sırplar için de bir değeri kalmamış, (zor zamanda)halkını satan bir hain...
Bir sırp olmuş olsaydı, bu kadar yazıp-çizmezdik değil mi?
Sejkic örnek verdi...
Namuslu ve (adam gibi) sırplar da var ve onlara da saygı duymalıyız...
Kahpe dostun olacağına, merd düşmanın olsun !
Bu şerefsiz "prijatel"imiz değildir...Boşnak defterinden silinmiş bir hain...
onun tercihleri bizi ilgilendirmez demek istedigim daha onemli konular varken Sirp mi? Bosnakmi? diye tartismak sacma geliyor.
Vala suleyman abi, bu adamýn adýný aðzýmýza almamýz bile kanýma dokunuyor, bir adam kendi halkýný öldüren, soykýrým yapan, tecavüz eden adamýn elini sýkýyorsa, tartýþýlcak ne var be abi, bu adamý alaha bile havale etmiyorum, aferdersin bu adamýn yaptýðý sanatýda bilmem neyapayým, bunun adý kansýzlýktýr, Yugoslavlýk bilinciymiþ bilmemneymiþ, ulan artýk yugoslavlýkmý kalmýþ, o yugoslavlýk bilinciyle bizim boþnaklarýn anasýný senelerce aðlattýlar, asimile etmeye çalýþtýlar, yoksaydýlar, bütün bunlarýn üstüne o þerefsiz adam kusturica, Bosnada yaþanan soykýrým, savaþ üzerinde yugoslavlýk bilinci maskesiyle sýrp propagandasý yapýor, bir boþnak olmasý benim için utanç verici birþey, iyiki ortodoxluðu kabul edip sýrp olmuþ, dahada önce anlatmýþtým, bosnada yaþayan katolik hýrvatlar, ortodoks sýrplar bu þerefsiz adam kusturica gibi, Boþnaklýðý satan vatan hainleridir, gerçek dönekler bunlardýr. Allahtan Boþnak Milliyetçiliðine sahip çýkan kaya gibi, adam gibi, gerçek Boþnaklar var, alsýnlar o Boþnak kanýyla suladýklarý yugoslavlýk bilincini munasip yerlerine monte etsinler. o þerefsiz kusturicanýn ; deli doktoru kurva sin karadziçten, allahsýz kitapsýz mladiçten hiçbir farký yoktur. ayný þeyi düþünür, ayný þeyi söyler. Bu adamlar Bosnadaki katliamlarý yaparlarken bunlarý yugoslavlýk bilinciyle yapmýþlardýr, Genç kardeþlerimiz bilsinler o kusturica denen insan musveddesi roportajlarýnda, söylemlerinde karadziçten farklý þeyler söylemez, ayný fikirdedirler, buda onun Bosnada yaþanan soykýrýmý caný gönülden desteklediðinin kanýtýdýr. Boþnak milliyetçiliði herzaman yükselen en büyük deðer olacaktýr, bu yugoslavlýk bilinci, safsatasý tarih oldu, titoyla birlikte mezara gömüldü, bakýn dünyanýn heryerinde milliyetçilik yükselmekte, hala yugoslav bilinci denilirse, 300bin Boþnak kardeþimiz mezarlarýnda rahat uyuyamazlar, bu insanlara, bizim insanlarýmýza reva görülen bu katliam, yugoslavlýk bilincinin ürünüdür, milletimizi uyutup hepimiz yugoslavýz deyip, koyun gibi boðazladýlar, kusturica gibi hainlerin kimler olduðunu bütün kardeþlerimizin öðrenmesi lazým...Boþnaklarýn dininden dönen sýrplar olduðunu, dönmeler olduðunu, osmanlý uþaðý olduðunu, söyleyecek ve savunacak kadar aþþaðýlýk bir adamdýr bu hain, kaldý ki bütün balkan halklarý, özellikle musluman olmayanlar, osmanlý dönemini aradýklarýný, o huzurlu ve mutlu günleri özlediklerini günümüzde bile söylemektedirler, bir roportajýnda ben ülkemde arap kültürü istemiyorum diyebeilecek kadarda ahmak ve yalancý bir adamdýr, hangi boþnakýn muslumanlýðý dýþýnda araplarla ortak yönü vardýr, sýrp daðlýsýndan çok daha avrupalý ve kültürlü olan bir halka nasýl bir iftira atmýþtýr bu adam, bu kadar yalancý adi bir adamdýr, çok sevilen büyük sanatçý kusturica...
Kurtanovic
10-05-06, 11:53
İşte www.bosnahersek.net'ten biri kardeşimiz Sejkic...
Genç kardeşlerimiz bu yazıları ezberlemelidirler bence...
emir kusturica nın birkaç filmini izledim..kara kedi ak kedi,bir mucizedir yaşamak,çingeneler zamanı..sinema açısından çok kaliteli filmler aslında..ama filmin içeriğindeki bazı şeylerden rahatsız olduğumu söylemeliyim..mesela bir mucizedir yaşamak ta bir sırp adam ve bir boşnak kızın aşkı anlatılıyor.orda yansıtılan boşnak kız imajından hiç hoşlanmadım..hatta filmi seyrederken çok sinirlendim..bir boşnak kızı olarak bu kadar pervasız bu kadar aymaz aksettirilen boşnak kız imajı beni çok rahatsız etti...filmler yönetmenin dünya görüşünü,tarzını,tavrını,duruşunu anlatır zaten..emir kusturicanınki de çok açık oluyor sanırım böylece..saygılar...
Brate Sejkic,
Nerede kaldýn? :)
WÝKÝPWDÝA ANSÝKLOPEDÝSÝ'nin Almanca ve Ýngilizce Biyografisinde Ortodox Dinine geçti diyor...
Ama Türkçe biyografi de bu konuda hiçbir þey yazýlmamýþ...
Bana çok manidar/ilginç geldi doðrusu...Bu þerefsizi sevenler üzülecekler-midir bilmiyorum tabii...O da baþka bir mesele ama...
Durumu bilmeyen genç kardeþlerimiz sadece "boþnak" zannederek hayranlýklarýný devam ettirebilirler...
"Yarým Hoca dinden eder, yarým doktor candan eder." atasözü var ya; yarým bilgi adamý rezil eder diyorum ben de....
Bastan beri yanilgi burada.. Dediginiz gibi kimse irkci degil, ve bu adamin filmlerini sevenler bosnak oldugu icin degil yonetmenliginden dolayi seviyor..
Yani bu adam ispanyol da olsaydi sevilecekti, rusda olsa sevilecekti.. Bu sinema sevgisi ile alakali, Kusturica sevgisi ile degil..
Benim ona bir Bosnak olarak gordugum icin bir sempatim yoktu, bir yonetmen olarak takdir ederdim.. Yonetmen olarak hala takdir ediyorum.. Nasil ki Bosnak oldugu icin takdir etmediysem, Sirp oldugu icin de simdi yonetmenligini silmeyecegim..
Insanligi benim icin zaten yoktu, simdi hic yok.. Ama yonetmenligi dersliktir..
Sevgiler, saygilar..
latrodectin
10-05-06, 15:54
emir kusturica kendisini boþnak deðil, sýrp olarak tanýmlar çünkü ilk evvela babasý kendisini boþnak olarak tanýmlamaz. mustafa yugoslavyaya yürekten baðlý koyu bir titocu ve komünisttir. boþnaklýk gibi bizim ülkemizde bir þehirli olmak ile tanýmlamaya denk gelecek, ancak dini ve manasýz bir siyaset ile anlamlanmasý mümkün olan bir konumu emir kusturica gibi allahsýz, peygambersiz birisinin kabullenmesini beklemek mümkün olabilir mi? ýrk olarak boþnak diye bir kavramdan söz etmek mümkünse de, bunun "sýrp" ortak paydasýnýn üstünde ya da dýþýnda olduðunu söylemek doðrusu güçtür. sýrp gibi daha kozmopolit bir taným ve çaðrýþýmý olan bir terimi seçmek, türkiyede yaþayan birisinin kendisine alevi yerine türk demek ile eþdeðer bir harekettir. nice yahudi, rum ve ermeni'nin kendisini türk olarak tanýmalamasý nasýl kavramsal bir kargaþa yaratmýyor ise, sýrbistanda yaþamýþ, belgrad'ýn kültür çocuðu birisinin de kendisini kültürel nedenlerle sýrp olarak tanýmlamasý kimseye acayip gelmemelidir.
nihayetinde emir kusturica bugün sýrplýðý dahi ancak kaçýnýlmaz, geridönüþsüz bir kültürel bir temele dayanan dünya vatandaþýdýr. fransada yaþar, amerikada film çekebilir. böylesi bir "vay dönek emir" ancak yakýn dönemde yaþanmýþ ve hala yaþanmakta olan çýkar savaþýnda koyun/taraf olmuþ bir halkýn sesi olduðunu iddia eden güruhtan gelebilir. akýl fikir sahibi adam emir kusturicanýn toprakçýlýk ya da yüzyýllar öncesinin zort ideolojisi olan milliyetçilik ile bir baðý olmayacaðýný bilecektir. ve yine kusturica deðil midir, boþnak milliyetinin ezilmiþliði bahane ve dümeniyle çýkar saðlayan kar eden "milliyetçilik" kolpasýný eleþtirebilen? bu yüzden deðil midir, çingeneler zamanýnda hýrsýz cücenin isminin bosnalý manasýna gelmesi?
kaynak ekþisözlük
latrodectin
10-05-06, 15:59
1993 yilinda sirp milliyetci hareketi lideri vojislav seselj'e "belgradin kalbinde" seselj'in keyfi secimine kalmi$ bir silahla olumune bir duello teklif etmi$tir haa, seselj bu durum kar$isinda ne demi$tir:"bir sanatciyi oldurmekten oturu suclanmak istemem"
bosnalı olmasına rağmen eski yugoslavya'ya ve sırplara hayranlık duyan "savaş karşıtı" barış yanlısı" görünmek için kendi halkının acılarına ortak olmayan sırbistan devletinin cinayetlerine sessiz kalan yönetmen.sineması çok güçlüdür o ayrı ama yine de pek sevilmez memleketinde. bir dönem miloseviçin dublörü olarak anılmıştır
kaynak ekşisözlük
Kurtanovic
10-05-06, 21:06
Arkadaþlar !
Þeytan Ýnsanlýk tarihinin ilk provakatörüdür/Kýþkýrtýcýsýdýr...
Havayý kandýrmak konusunda kendisini takdir etmeyecek sinemacý yoktur...
Ama Þeytan Tanrý'nýn lanetlediði en aþaðýlýk mahluktur...
Eninde sonunda yeri cehennem ateþidir...
(Not= Boþnaklarýn Þeytaný Kusturica'dýr...Ýsteyen Takdir veya taklit etsin..)
emir kusturica nýn birkaç filmini izledim..kara kedi ak kedi,bir mucizedir yaþamak,çingeneler zamaný..sinema açýsýndan çok kaliteli filmler aslýnda..ama filmin içeriðindeki bazý þeylerden rahatsýz olduðumu söylemeliyim..mesela bir mucizedir yaþamak ta bir sýrp adam ve bir boþnak kýzýn aþký anlatýlýyor.orda yansýtýlan boþnak kýz imajýndan hiç hoþlanmadým..hatta filmi seyrederken çok sinirlendim..bir boþnak kýzý olarak bu kadar pervasýz bu kadar aymaz aksettirilen boþnak kýz imajý beni çok rahatsýz etti...filmler yönetmenin dünya görüþünü,tarzýný,tavrýný,duruþunu anlatýr zaten..emir kusturicanýnki de çok açýk oluyor sanýrým böylece..saygýlar...
sanýyorum filmi önyargý ile izlemissin , orda bosnak kýzlarýný asalýyan herhangi biþi yok , imaj olarak fln , hrhangi bi yasamdan bahsediyor , hangi açýdan öyle düþünüosun ki ? hatýrlarsan orda baþka bir boþnak kýzda , filmin baþrolünde ki luka için o musluman diil asla onunla beraberlik düþünmem diyor
ama þu vardý , filmde bi sahne , tv de haberler yayýnlanýyor , ve haberlerde muslumanlar sýrplarýn düðününü bastý gibi laflar geçiyodu ......
Kurtanovic
10-05-06, 22:53
Sen de çok hoşsun be zvijezda...:)
Allaha ti nasıl bu kadar saf düşünebiliyorsun...
Pes ettim valla...(Ne önyargısı, tecavüz derler buna...)
:)
Sen de çok hoşsun be zvijezda...:)
Allaha ti nasıl bu kadar saf düşünebiliyorsun...
Pes ettim valla...(Ne önyargısı, tecavüz derler buna...)
:)
izvinite ama anlamadım ne dediğinizi ama pes etmenize gerek yok, saflıkla ne alakası var , boşnak kızlarının nesini kötülemiş o film , öyle bişi yok
sevgili zvijezda,önyargıyla yaklaştığımı düşünmüyorum..sanırım hayata farklı bakıyoruz o bakımdan benimle aynı şeyi düşünmüyor olabilirsin..dünyada birçok şey sinema diliyle anlatılıyor zaten..hollywood sineması da öyle..yahudi ve hristiyan lobisine hizmet eden birçok yönetmen de sinemayı kullanarak dünyaya mesajlar veriyor..bunları anlayabilmek önemli olan..biraz kafa yormak ve biraz farkında olmak gerekiyor sanırım...
sevgili zvijezda,önyargýyla yaklaþtýðýmý düþünmüyorum..sanýrým hayata farklý bakýyoruz o bakýmdan benimle ayný þeyi düþünmüyor olabilirsin..dünyada birçok þey sinema diliyle anlatýlýyor zaten..hollywood sinemasý da öyle..yahudi ve hristiyan lobisine hizmet eden birçok yönetmen de sinemayý kullanarak dünyaya mesajlar veriyor..bunlarý anlayabilmek önemli olan..biraz kafa yormak ve biraz farkýnda olmak gerekiyor sanýrým...
evet çok doðru söylüyosun sinema önemli bi aktarým aracý , kendi çevreleri için hizmet veren pek çok da yönetmen var da ben bunlarý biliyorum zaten ,,,, benim merak ettiðim boþnak kýzlarýnýn nesi kötülenmiþ film de , açýklarsan sevinirim
Sitenin kalitesini kesinlikle dusurmem.. Ama Kusturica belgrad da yasadiysa biz de istanbul da yasadik.. Elimize silah alip Bosna'ya gitmedik..
O suclu ise biz de sucluyuz.. O da bir Bosna'lidir.. Hakkini yemeyelim ve dunya capinda isim yapmis bu yonetmeni dislamayalim.. Bizim icin bu insanlara sahip olmak sanstir..
O bir Bosnalidir ve genclerimiz bunu bilmelidir.. Seversiniz veya sevmezsiniz bu sizin kendi tercihiniz..
Saygilar
Sayin Londoner,
Bir de has Bosnali birinden, yani Bosna'da yasayan, Bosna savasi goren, yani benden birkac soz duy Emir Kusturica hakkinda.
Emir Kusturica Bosnali Muslumanidir, ama kendisi savas basindan itibaren tarafsizdi. Hatta bir filminde kendisi "her seyi duyan ve goren bir balik" gibi oldugunu belirtti. Basta hic yorum yapmiyordu. Sonra Fransa'ya gitti ve orada canli bir programda, Muslumanlar'a karsi konustu.
Hayatini, kariyerini cok iyi takip ediyordum her zaman. Size soylemeliyim ki Bosnalilar onu artik sevmiyor. Ona saygi duymuyoruz. Tum filmlerde bizden, bu topraklardan bahsetti. Yani, biz filmlerinin ilhamiydik. Buranin eski ve en iyi aktorlerimiz ondan nefret ediyor. O yuzden Bosna'ya gelemiyor. Bilirsiniz belki bizim meshur rahmetli bir aktorumuz vardi Zaim Muzaferija. Savas sonrasi "Hasanaginica" tiyatro oyununu sahneye koydular Istanbul'da. Onunla gala gecesinde sahne arkasi tanistim, ve Kusturica hakkinda ne dusundugunu sordum. Yasli aktorumuz dedi ki :"O bir daha Sarajevo'ya gelemez, ben kendim onun yuzune tukururum. Utanmasi gerek." Bahsettigim aktor cok saygili biridir.
Sadece gercekleri soyledim. O kisiden bunlar beklenmiyordu. O tarafsiz olamazdi asla, veya Sirp tarafinda olmamaliydi. O bu topraklara cok borcludur.
Saygilarimla.
sanýyorum filmi önyargý ile izlemissin , orda bosnak kýzlarýný asalýyan herhangi biþi yok , imaj olarak fln , hrhangi bi yasamdan bahsediyor , hangi açýdan öyle düþünüosun ki ? hatýrlarsan orda baþka bir boþnak kýzda , filmin baþrolünde ki luka için o musluman diil asla onunla beraberlik düþünmem diyor
ama þu vardý , filmde bi sahne , tv de haberler yayýnlanýyor , ve haberlerde muslumanlar sýrplarýn düðününü bastý gibi laflar geçiyodu ......
bir sanatçýný görevi savaþlara karþý çýkmaktýr.sanatçý savaþ severmi? önemli olan topluma ve dünyaya mesaj göndermesidir.tarkan memleketi rizede konser verdikten sonra valinin verdiði plaketi reddetmiþtir.nedenine gelince güzelim karadeniz sahilini yok ettiler bir yol uðruna.ayrýca memleketi ikizdereye yapýlmasý düþünülenhidroelektrik santralý protesto etti. tarkanda bu baðlamda sanatçýlýk görvini yerine getirmiþtir. buradan tarkaný tebrik ediyorum. sanatçý böyle olmalý. merak eden olursa,yolu taksime düþen gezi parkýnda açýlan çadýra gitsin. sanatçýllarýmýz,israil saldýrýlarýný durdurmak için oturma eylemi yapýyorlar nöbetleþe. kimler var, genco erkal,m.ali alabora,vd. ben kustaricanýn sanatçýlýðýný beðeniyorum arkadaþlar. dünya görüþünde, gerçek olarak algýlanan olaðan üstünün yerini olaðan üstü olarak algýlanan gerçek alacaktýr. selamlar
muzo brate ''bir sanatçýný görevi savaþlara karþý çýkmaktýr.sanatçý savaþ severmi? '' demiþsin.
Kusturika boþnaktýr, sonradan dönme olmuþ sýrplýðý ve ortodoxluðu kabul etmiþtir, Bosnadaki kardeþilerimiz, akrabalarýmýz, kusturikanýn akrabalarýda dahil hunharca katledilirlerken, büyük sanatçý emir kusturicanýn milosevic köpeði ile tokalaþmaþmasý nedir peki, ayný düþüncelere sahibiz demesi nedir, savaþý desteklemekmidir, yoksa savaþ karþýtlýðýmýdýr, buradaki mesajý nedir? demekki adam savaþa karþý falan çýkmýyor, boþnaklarýn katledilmesini destekliyor, yugoslavya hayalleri olduðu için, silahý ekmeði olmayan boþnaklarýn hayatta kalma savaþýna savaþ karþýtý olduðu için destek vermiyor, ama sýrp katliamýna destek veriyor, bumudur savaþ karþýtlýðý sanatçýlýk. büyük sýrbistaný savunmak daha iyi galiba, ikiyüzlülük hainlik, alçaklýk, þerefsizlik, o.. çocukluðu adýný ne koyulursa odur bu hain kusturikanýn yaptýðý, miloseviç köpeði ile ayný kulvarda düþünmüþ veya düþünen baþka bosnalý boþnak sanatçý varmýdýr? hatta miloseviç köpeði ile ayný kulvarda düþünmüþ veya düþünen baþka sanatçý varmýdýr?
Kusturika alçaðýna þunu sormak lazým dünyanýn kasap dediði, tescillenmiþ kasap milosevici, hitler, mussolini gibi adamlarla fotorafý birlikte basýlan milosevici desteklerken sanatçýlýðýn nerdeydi? Kaldýki adam boþnak, bunu yunan bir sanatçý yapsa ideolojik görüþleri olan boktan biridir derim,ama adam boþnak bu kadar hain þerefsiz olunurmu, bundan büyük utanç olabilirmi arkadaþ
muzo brate ''bir sanatçýný görevi savaþlara karþý çýkmaktýr.sanatçý savaþ severmi? '' demiþsin.
Kusturika boþnaktýr, sonradan dönme olmuþ sýrplýðý ve ortodoxluðu kabul etmiþtir, Bosnadaki kardeþilerimiz, akrabalarýmýz, kusturikanýn akrabalarýda dahil hunharca katledilirlerken, büyük sanatçý emir kusturicanýn milosevic köpeði ile tokalaþmaþmasý nedir peki, ayný düþüncelere sahibiz demesi nedir, savaþý desteklemekmidir, yoksa savaþ karþýtlýðýmýdýr, buradaki mesajý nedir? demekki adam savaþa karþý falan çýkmýyor, boþnaklarýn katledilmesini destekliyor, yugoslavya hayalleri olduðu için, silahý ekmeði olmayan boþnaklarýn hayatta kalma savaþýna savaþ karþýtý olduðu için destek vermiyor, ama sýrp katliamýna destek veriyor, bumudur savaþ karþýtlýðý sanatçýlýk. büyük sýrbistaný savunmak daha iyi galiba, ikiyüzlülük hainlik, alçaklýk, þerefsizlik, o.. çocukluðu adýný ne koyulursa odur bu hain kusturikanýn yaptýðý, miloseviç köpeði ile ayný kulvarda düþünmüþ veya düþünen baþka bosnalý boþnak sanatçý varmýdýr? hatta miloseviç köpeði ile ayný kulvarda düþünmüþ veya düþünen baþka sanatçý varmýdýr?
Kusturika alçaðýna þunu sormak lazým dünyanýn kasap dediði, tescillenmiþ kasap milosevici, hitler, mussolini gibi adamlarla fotorafý birlikte basýlan milosevici desteklerken sanatçýlýðýn nerdeydi? Kaldýki adam boþnak, bunu yunan bir sanatçý yapsa ideolojik görüþleri olan boktan biridir derim,ama adam boþnak bu kadar hain þerefsiz olunurmu, bundan büyük utanç olabilirmi arkadaþ
Sejkic bey, yazdiklariniza yorum yazmiyorum, saygi duyuyorum.
molim te Gospodjica zabica
yazdýklarýmda yanlýþmý var...
molim te Gospodjica zabica
yazdýklarýmda yanlýþmý var...
Hayir hic yanlisin yok. Seni destekliyorum has ve oz bir Bosanka, hatta bir Hercegovka olarak.
bende banja luka orahovalý olarak tesekkur ediyorum
hvala ti
Nema na čemu! I drugi put! :)
Banja Luka je divan grad, nisam nikada tamo bila, ali imam prijatelja, koji su se tamo rodili i živjeli prije rata.
taçno je, banja luka dediðin gibi guzel, asil þehir, bizim aile orahovalý, akrabalar orada yaþar çoðu bizim gibi seneler önce Turkiye'ye kaçmýþ izmirdeyiz þimdi, son harptede gençler avusturyaya kaçtýlar, kýzarkadaþýnýn ailesi kimlerden orahovalýmý,
sýrp bölge tarafýnda olanlar kusturikayý hiç sevmemekte haklýlar deilmi, kusturikayý sýrplarda kalan yerlerde yaþayanlara sorun
taçno je, banja luka dediðin gibi guzel, asil þehir, bizim aile orahovalý, akrabalar orada yaþar çoðu bizim gibi seneler önce Turkiye'ye kaçmýþ izmirdeyiz þimdi, son harptede gençler avusturyaya kaçtýlar, kýzarkadaþýnýn ailesi kimlerden orahovalýmý,
sýrp bölge tarafýnda olanlar kusturikayý hiç sevmemekte haklýlar deilmi, kusturikayý sýrplarda kalan yerlerde yaþayanlara sorun
Tabii ki haklilar. Ben de onu hic sevmiyorum Bregovic'i de.
Arkadasimin ailesi Banja Luka'dan Kadic'lerden tanirsan eger.
Sen Izmir'desin. Cam Dibi'nde mi? Orada tanidiklarim var.
Kurtanovic
31-07-06, 01:15
Kusturica þerefsizini övenler;
"Savunmasýz Bir genç kýza tecavüz eden sapýk karþýsýnda;
- Evet, savunmasýz bir kýz tecavüz etmiþtir...
Ama yakýþýklý adam !
demek gibi "beyinsizce", "pasif tecavüz teþvikçiliði"nden baþka bir þey deðildir...
Freud'yen bir bilinçaltý yorumu olabilir ancak...
Kusturica hainini övmek, en hafifinden "cehalet" demekle baþlayabiliriz ancak...
sarenalaja
28-01-07, 21:05
kusturica nýn boþnak olduðunu düþünmüyorum ..böyle bir þey diyeceðini de ama savaþ karþýtý olduðu kesindir...filmlerini seyredip beyanlarýna bakmak yeterlidir anlamak için ...tabii tarafsýz bir gözle bakabilirsek eðer...ve içimizdeki faþizanlýðý bastýrabilir normalde olmasý gereken hümanizma ile bakabilirsek...kusturica balkan sinemasý için özel bir yönetmendir..ve ona milliyetçi ya da faþist diyenlerin underground filmini nereleri ile seyrettiklerini merak ediyorum..
filmi izlemeyenler ya da unutanlar için sonlarýnda bir replik
"kardeþ kardeþi öldürmedikçe savaþ, savaþ olmuyor"
Kusturica da kim ya beyler bayanlar öyle tarafsýz nasýl bakabilirim baka baka kör mu olayim.Bosnada insanlar ölürken adam kaça kaça Sýrbistana kaçtý ya býrakýn onun yonetmenliðini,Bosnada katliamlar gerçekleþirken adam diyor biz kardeþiz ya adamýn umurunda mý orda kimler ölüyor oysa o ölen insanlar onu kusturica yapmýþlar yoksa kim duyardý kim bilirdi ki onu.O þahýs bosnaya birdaha gelemez aynen Goran bregoviçi nasýl protesto ettiysek onu da protesto dederiz.Her filmde çingene kullanýlýr mý iþte bir tek o kullaniyor oysa biliyorsunuz ki çingene hayatý evsýz vatansýz bir hayattýr kusturica da ona verilen deger unutup çingene oldu.Lütfen prim yapmayýn ne Kusturicaya nede sýrp þarkýcýlara yapmayýn.''belo'' degil de''bjelo''deyin.Sýrpça degil de Boþnakça yazýn konuþun
LÜTFEN BOSNAKÇA YAZIN KONUÞUN
fleur de lis
29-01-07, 09:40
Ne znam sta se ovdje prica, ali da dodam nesto.
Kusturica se toliko trudi da svima dokaze da je veliki Srbin, caj i vjeru promijenio iako je po uvjerenju ateista, al sina mu ipak prebise u centru Beograda zato sto mu je caca musliman. On ce za njih uvijek biti "balija". :D
kusturica nýn boþnak olduðunu düþünmüyorum ..böyle bir þey diyeceðini de ama savaþ karþýtý olduðu kesindir...filmlerini seyredip beyanlarýna bakmak yeterlidir anlamak için ...tabii tarafsýz bir gözle bakabilirsek eðer...ve içimizdeki faþizanlýðý bastýrabilir normalde olmasý gereken hümanizma ile bakabilirsek...kusturica balkan sinemasý için özel bir yönetmendir..ve ona milliyetçi ya da faþist diyenlerin underground filmini nereleri ile seyrettiklerini merak ediyorum..
filmi izlemeyenler ya da unutanlar için sonlarýnda bir replik
"kardeþ kardeþi öldürmedikçe savaþ, savaþ olmuyor"
burada muhafazakar görüþe sahip insanlarýn hassasiyetleri sonucunda verdikleri tepkileri "faþizanlýk" olarak yansýtmayý artýk býrakmalýyýz. her insanýn hayatýnda kýrmýzý çizgileri vardýr(en azýndan benim var)... biri gelip de dinime, aileme, vatanýma laf söylerse, saldýrýda bulunursa tepkimi göstermem normal bir davranýþtýr. gösterilen tepki gelen saldýrýnýn þiddetiyle doðru orantýlýdýr. buna faþistlik diyenlerin, ya bu hayatta hiç yumuþak karýnlarý olmamýþtýr ya da baþka amaçlar doðrultusunda hareket ediliyordur.
burada asýl tartýþýlan kusturica'nýn sanatsal kimliðinden ziyade bosna savaþý ile birlikte açýða çýkan dünya görüþleridir. bu adam soydaþlarýnýn suçsuz yere öldürüldüðü bir zamanda, soydaþlarýnýn katiline sýðýnýyorsa diyecek söz kalmamýþtýr kanýmca.
Kurtanovic´isimli üyeden Alýntý
Sayýn Yöneticilere,
Sitemizin Ýngilizce Kýsmýnda;
Kusturica denilen þerefsiz tanýtýlýyor...
Lütfen müdahale edin ve bu sitede "Sýrplarýn" propagandasýna malzeme olmayalým...
Þiddetle Kýnýyorum...
Protesto ediyorum...
-----------------------------------------------------------------
Kusturica, yalnýzca filmleriyle deðil ilginç eylemleriyle de gündeme geldi. Ünlü yönetmen, 1993 yýlýnda Sýrbistan'ýn aþýrý milliyetçi lideri Vojislav Seselj'i düelloya davet etti - Belgrad'ýn merkezinde, güneþin tam tepede olduðu saatte, Seselj'in seçtiði bir silahla. Seselj, Kusturica'nýn bu davetini "bir sanatçýnýn ölümüne neden olmakla suçlanmak istemediði için" reddetti. Kusturica, 1995 yýlýnda da Belgrad Uluslararasý Film Festivali'nde Yeni Sýrbistan Haklarý Hareketinin lideri Nebojsa Pajkic'i yumruklayarak yere devirdi.
Kaynak: Vikipedi
Araþtýrdýðým halde Kusturicanýn bir Müslüman Boþnakla, Kosovalý Müslümanla, Sancaklý Müslümanla veya herhangi bir Müslümanla kavga ettiði veya düelloya davet ettiði bulgusuna ulaþamadým. Bulan arkadaþým olursa lütfen mesaj yazsýn. Görüldüðü üzere Kusturica daha çok sýrplarla takýþmýþ. Sýrp diyerek geçmemek lazým. Kalýnlaþtýrarak da belirttiðim gibi faþist sýrplarla. Bazý arkadaþlar konuyu çok farklý açýdan ele almýþlar. Hatýrlatmakta fayda var: Her sýrp öcü deðildir. Her sýrp öcüdür diyenin ya akli dengesinde bir sorun vardýr yada faþist bir sýrptan daha faþisttir.
Belirtmeden geçemeyeceðim;
1. Kusturicanýn sýrp olup olmamasý hiç umrumda deðil.
2. Kusturica babamýn oðlu deðil.
3. Bu yazýyý Kusturicayý savunmak için yazmýyorum konu tamamýyla çarpýtýlmýþ olduðu için yazýyorum.
4. Burasý tartýþma platformu deðil Sinema & Tv & Tiyatro Kulübü.
O halde;
Burada yazý yazan tüm arkadaþlar bu þahsiyeti sinema açýsýndan eleþtirmelidirler. Farklý açýlardan eleþtirmek isteyen varsa tartýþma platformuna konu açsýn.
Sinema açýsýndan deðerlendirmeme gelince...
Babam Ýþ Gezisinde "Otac na sluzbenom putu" Bence çok güzel bir film.
Çingeneler zamaný hakkýnda yorum yapmama gerek yok. Dünya medyasý yapmýþ yorumu zaten.
Yeraltý "Underground" filmi en beðendiðim 5 film arasýndadýr.
Bir sahnede
"Yoldaþ Tito
Sana söz veriyoruz" þarkýsý söylenirken Müslüman kiþi namaz kýlmaktadýr. Hristiyan genç yemek yerken ayaða kalkýp saygý duruþunda durur. Herkes birlik ve beraberlik içerisindedir.
Diðer bir sahnede
"Savaþ yoktu.
Kardeþ kardeþi öldürene kadar.."
Bir baþka sahnede
Bizi doyurana þükür ettik,
bizi ýsýtan güneþe,
ve evimizdeki yeþil otlarý
hatýrlatan tarlalara.
acý, üzüntü ve sevinç ile
ülkemizi hatýrlamalýyýz,
çocuklarýmýza hikayeler anlatýrken
bütün hikayelerin baþladýðý gibi:
Bir zamanlar bir ülke vardý...
Bu yaklaþýmlar pek faþizan veya þerefsiz sýrp yaklaþýmlarý deðil galiba..
Kusturica o dönemdeki birlik ve beraberliði en iyi þekilde anlatmýþ bu filmde..
Bir de þunu hatýrlatayým. Sadece Kusturica ve Goran Bregoviç kaçmadý savaþtan...
Saygýlarýmla,
Kurtanovic´isimli üyeden Alýntý
Sayýn Yöneticilere,
Sitemizin Ýngilizce Kýsmýnda;
Kusturica denilen þerefsiz tanýtýlýyor...
Lütfen müdahale edin ve bu sitede "Sýrplarýn" propagandasýna malzeme olmayalým...
Þiddetle Kýnýyorum...
Protesto ediyorum...
-----------------------------------------------------------------
Kusturica, yalnýzca filmleriyle deðil ilginç eylemleriyle de gündeme geldi. Ünlü yönetmen, 1993 yýlýnda Sýrbistan'ýn aþýrý milliyetçi lideri Vojislav Seselj'i düelloya davet etti - Belgrad'ýn merkezinde, güneþin tam tepede olduðu saatte, Seselj'in seçtiði bir silahla. Seselj, Kusturica'nýn bu davetini "bir sanatçýnýn ölümüne neden olmakla suçlanmak istemediði için" reddetti. Kusturica, 1995 yýlýnda da Belgrad Uluslararasý Film Festivali'nde Yeni Sýrbistan Haklarý Hareketinin lideri Nebojsa Pajkic'i yumruklayarak yere devirdi.
Kaynak: Vikipedi
Araþtýrdýðým halde Kusturicanýn bir Müslüman Boþnakla, Kosovalý Müslümanla, Sancaklý Müslümanla veya herhangi bir Müslümanla kavga ettiði veya düelloya davet ettiði bulgusuna ulaþamadým. Bulan arkadaþým olursa lütfen mesaj yazsýn. Görüldüðü üzere Kusturica daha çok sýrplarla takýþmýþ. Sýrp diyerek geçmemek lazým. Kalýnlaþtýrarak da belirttiðim gibi faþist sýrplarla. Bazý arkadaþlar konuyu çok farklý açýdan ele almýþlar. Hatýrlatmakta fayda var: Her sýrp öcü deðildir. Her sýrp öcüdür diyenin ya akli dengesinde bir sorun vardýr yada faþist bir sýrptan daha faþisttir.
Belirtmeden geçemeyeceðim;
1. Kusturicanýn sýrp olup olmamasý hiç umrumda deðil.
2. Kusturica babamýn oðlu deðil.
3. Bu yazýyý Kusturicayý savunmak için yazmýyorum konu tamamýyla çarpýtýlmýþ olduðu için yazýyorum.
4. Burasý tartýþma platformu deðil Sinema & Tv & Tiyatro Kulübü.
O halde;
Burada yazý yazan tüm arkadaþlar bu þahsiyeti sinema açýsýndan eleþtirmelidirler. Farklý açýlardan eleþtirmek isteyen varsa tartýþma platformuna konu açsýn.
Sinema açýsýndan deðerlendirmeme gelince...
Babam Ýþ Gezisinde "Otac na sluzbenom putu" Bence çok güzel bir film.
Çingeneler zamaný hakkýnda yorum yapmama gerek yok. Dünya medyasý yapmýþ yorumu zaten.
Yeraltý "Underground" filmi en beðendiðim 5 film arasýndadýr.
Bir sahnede
"Yoldaþ Tito
Sana söz veriyoruz" þarkýsý söylenirken Müslüman kiþi namaz kýlmaktadýr. Hristiyan genç yemek yerken ayaða kalkýp saygý duruþunda durur. Herkes birlik ve beraberlik içerisindedir.
Diðer bir sahnede
"Savaþ yoktu.
Kardeþ kardeþi öldürene kadar.."
Bir baþka sahnede
Bizi doyurana þükür ettik,
bizi ýsýtan güneþe,
ve evimizdeki yeþil otlarý
hatýrlatan tarlalara.
acý, üzüntü ve sevinç ile
ülkemizi hatýrlamalýyýz,
çocuklarýmýza hikayeler anlatýrken
bütün hikayelerin baþladýðý gibi:
Bir zamanlar bir ülke vardý...
Bu yaklaþýmlar pek faþizan veya þerefsiz sýrp yaklaþýmlarý deðil galiba..
Kusturica o dönemdeki birlik ve beraberliði en iyi þekilde anlatmýþ bu filmde..
Bir de þunu hatýrlatayým. Sadece Kusturica ve Goran Bregoviç kaçmadý savaþtan...
Saygýlarýmla,
Benden bir kaç soru ozman
1.Kusturica madem savaþ karþýtý neden Sarajevoda kalmadý?
2.Bula bula sýrbistan mý kaldý de oraya kaçtý? (sanki baþka ülke yoktu da savaþta oldugumuz ülkelye gidiyor)
3.Mdem araþtýrýldý okadar acaba Nebojsa Pajkic le olan yumruklaþma sebebi nedir:) ? müsliman olmak mi ?:)
4.Bilindigi gibi pariste bu þahýs.Peki birdaha asla Sarayevoya gelmicegini ifade ettigini biliyor musunuz? (hatta mezarýmda sarayevoda olmasýn dedi)
5.Bosnada nefretle bakýlan bir kiþi oldugunu biliyormusunuz?(sebebsiz olmaz dimi)
6.Müsliman iken ortodoks dinine geçtigini biliyor musunuz?(burdan ne b.. oldugunu gosterdi)
7.Tito zamanýnda sadece Bosnadan degil eski yu- alandan kaç müsliman hapsedildi müsliman oldugu için biliyor musunuz?
8.Partizan þapkalarýn altýnda çetnik ve ustaþanýn saklandýgýný biliyor muydunuz?
NOT: BENÝM ÝÇÝN HER SIRP AYNIDIR BU FAÞÝSTLÝKLE VEYA HASTALIKLA ALAKALI DEGIL.ADAMLAR 40 SENDEDIR SILAHINI SAKLIYORLARDI KOMÞUYU ÖLDÜRMEK ÝÇÝN .BU ÝNSAN YAPAMAZ HAYVAN YAPAR
MADEM BURASÝ Sinema & Tv & Tiyatro Kulübü OZAMAN PRÝM VERME KUSTURÝCALARA
Saygýlarým
Kurtanovic
30-01-07, 02:18
ÇÝNGENELER ZAMANI
Kusturica Þerefsizi; Sadece bir Boþnak olduðu için Cebimdeki kýsýtlý parayý harcayarak, Çemberlitaþ'taki sinemalardan birinde Filmi izledim...
Sinemadan çýkarken içimden Kusturicaya ve 7 sülalesine söðüyordum.
Sýrp olsaydý bu kadar hýrslanmazdým...
Çok iyi hatýrlýyorum...
Çingene Çeribaþýsýnýn adýndan, Müslüman çingene olduðu anlaþýlýyor...
(Bu adam; filimdeki en kötü ve en aþagýlýk adam olarak tasvir ediliyor.(Betimleniyor:)
Büyücü Kadýn ise Katolik ve Filimdeki en olumlu figürlerden birisi...
Katolik Büyücü Çingene (Mistik yetenekleri torununa da geçmiþ)iyi ve insancýl...
Çeribaþý Müslüman ve En Kötü, en adi karakterdeki bir tipleme...
Filim Türkçe altyazýlý ve yüzeysel/ucuz bir tercüme ile geçiþtirilmiþti..
Benim basit boþnakçam; filimdeki konuþmalarý doðrudan anlamaya yetiyordu...
Ýþte Bu Yüzden(Müslümanlarý aþagýladýðý için) Filmi ödül aldý...
Daha fazla ayrýntýya girmek lüzumsuz...
Orhan Pamuk; Nasýl(?) Nobel Edebiyat Ödülünü aldýysa, Kusturicanýn ödülleri de temelde ayný espiriye dayanmaktadýr...
Bosna'nýn O.Pamuk'dur Kusturica....
Þeytan da çok yetenekliydi...Þeytani Zeka denir ya...
Havvayý Kandýrdý...Hikaye malum...
Kusturicaya buna ragmen herkes hayranlýk duyabilir...
Amma...
Bir Boþnak.
Asla....
Bu Haine Hayranlýk duyanlarýn, Boþnaklýðýndan þüphe ederim...
DNA TESTÝ YAPMALARINI ÖNERÝRÝM...
ÇÝNGENELER ZAMANI
Kusturica Þerefsizi; Sadece bir Boþnak olduðu için Cebimdeki kýsýtlý parayý harcayarak, Çemberlitaþ'taki sinemalardan birinde Filmi izledim...
Sinemadan çýkarken içimden Kusturicaya ve 7 sülalesine söðüyordum.
Sýrp olsaydý bu kadar hýrslanmazdým...
Çok iyi hatýrlýyorum...
Çingene Çeribaþýsýnýn adýndan, Müslüman çingene olduðu anlaþýlýyor...
(Bu adam; filimdeki en kötü ve en aþagýlýk adam olarak tasvir ediliyor.(Betimleniyor:)
Büyücü Kadýn ise Katolik ve Filimdeki en olumlu figürlerden birisi...
Katolik Büyücü Çingene (Mistik yetenekleri torununa da geçmiþ)iyi ve insancýl...
Çeribaþý Müslüman ve En Kötü, en adi karakterdeki bir tipleme...
Filim Türkçe altyazýlý ve yüzeysel/ucuz bir tercüme ile geçiþtirilmiþti..
Benim basit boþnakçam; filimdeki konuþmalarý doðrudan anlamaya yetiyordu...
Ýþte Bu Yüzden(Müslümanlarý aþagýladýðý için) Filmi ödül aldý...
Daha fazla ayrýntýya girmek lüzumsuz...
Orhan Pamuk; Nasýl(?) Nobel Edebiyat Ödülünü aldýysa, Kusturicanýn ödülleri de temelde ayný espiriye dayanmaktadýr...
Bosna'nýn O.Pamuk'dur Kusturica....
Þeytan da çok yetenekliydi...Þeytani Zeka denir ya...
Havvayý Kandýrdý...Hikaye malum...
Kusturicaya buna ragmen herkes hayranlýk duyabilir...
Amma...
Bir Boþnak.
Asla....
Bu Haine Hayranlýk duyanlarýn, Boþnaklýðýndan þüphe ederim...
DNA TESTÝ YAPMALARINI ÖNERÝRÝM...
Sayýn Kurtanovic,
Her konuda olduðu gibi bu konuda da görüþlerinize uymayan bir yazýya alaycý tutumlarýnýzla yaklaþýp beni yanýltmadýðýnýz için öncelikle size teþekkür ederim. Yapmam gereken farklý iþler olduðundan dolayý yazýmý kýsa tutacaðým. Þimdiden özür dilerim. Benim dedem partizandý. Ömrü uzun olsun hala hayatta(86 Yaþýnda ve saðlýklý). Geçmiþiyle gurur duyuyor kendisi. Ben de kendisi ile gurur duyuyorum. Ayrýca hem sizin hem de benim gibi müslüman. Orucunu tutar, beþ vakit namazýný da kýlar:) Ama bana hep þunu der:
"Biz alman faþistleri ve Musolini ile savaþýrken o topraklarda ustaþalarýn tamamý ve bazý krallýk yanlýsý çetnikler ve ne yazýk ki bazý müslümanlar (Allah'a çok þükür ki dedem onlardan biri olmamýþ) onlara iþbirlikçilik ile hizmet ediyordu. "
Hristiyan olan ustaþalar ve çetnikler beni ilgilendirmez...
Ama...
Müslüman her Boþnak ve Sancaklýnýn yaþayan büyüklerine :"Bizim genlerimizde iþbirlikçilik var mý? "diye sormalarý gerekir. Boþnaklýk DNA testi ile belli olabiliyorsa iþbirlikçilik neden belli olmasýn deðil mi? O zaman kimsenin baþka birinden þüphe etmesine gerek kalmaz.
Saygýlarýmla,
Kurtanovic
30-01-07, 22:26
Sayýn Kurtanovic,
Her konuda olduðu gibi bu konuda da görüþlerinize uymayan bir yazýya alaycý tutumlarýnýzla yaklaþýp beni yanýltmadýðýnýz için öncelikle size teþekkür ederim. Yapmam gereken farklý iþler olduðundan dolayý yazýmý kýsa tutacaðým. Þimdiden özür dilerim. Benim dedem partizandý. Ömrü uzun olsun hala hayatta(86 Yaþýnda ve saðlýklý). Geçmiþiyle gurur duyuyor kendisi. Ben de kendisi ile gurur duyuyorum. Ayrýca hem sizin hem de benim gibi müslüman. Orucunu tutar, beþ vakit namazýný da kýlar:) Ama bana hep þunu der:
"Biz alman faþistleri ve Musolini ile savaþýrken o topraklarda ustaþalarýn tamamý ve bazý krallýk yanlýsý çetnikler ve ne yazýk ki bazý müslümanlar (Allah'a çok þükür ki dedem onlardan biri olmamýþ) onlara iþbirlikçilik ile hizmet ediyordu. "
Hristiyan olan ustaþalar ve çetnikler beni ilgilendirmez...
Ama...
Müslüman her Boþnak ve Sancaklýnýn yaþayan büyüklerine :"Bizim genlerimizde iþbirlikçilik var mý? "diye sormalarý gerekir. Boþnaklýk DNA testi ile belli olabiliyorsa iþbirlikçilik neden belli olmasýn deðil mi? O zaman kimsenin baþka birinden þüphe etmesine gerek kalmaz.
Saygýlarýmla,
Sayýn "Partizan torunu" arkadaþým !
"Türkçe lastik gibidir, nereye çekersen, oraya uzar" diye bir deyim vardýr...
ÝÞBÝRLÝKÇÝ KÝME DENÝR ?
Kendi Milleti aleyhine ve düþman lehine; Milletinin düþmanlarý ile iþbirliði yapanlara "kibarca" ÝÞBÝRLÝKÇÝ denilir...(Özetle)
Doðru kelime ise "HAÝNLER"dir...
KUSTURÝCA ÞEREFSÝZÝ, BÝR ÝÞBÝRLÝKÇÝ(HAÝN)DÝR...
Boþnak milletine ve kendi dinine hainlik etmiþtir...
Bu yüzden ; Birleþmiþ Milletlerin Her þeyi Sýký bir þekilde Kontrol Etmesine ragmen, Saraybosna halkýnýn tepkilerinden korktuðu için gelememektedir...
Bu bile Kusturicaya HAÝN Dememiz için yeterli bir referanstýr...
Olaylara sadece "sol gözle" bakan "türk tipi komünistlik" baðnazlýðýndan kurtulun artýk...
Lütfen...
HÝTLER;
SIRP HIRVAT SLOVEN KRALLIÐI'NI ÝÞGAL ETMÝÞTÝR...
Bu krallýk; Özelde Boþnaklarý ve Genelde bütün Müslümanlarý YOK SAYAN ve Müslümanlarý tanýmayan "düþman bir hükümran güçtür"...
Biz "Müslümanlar" açýsýndan tabii...
ALMAN ÝÞGAL GÜÇLERÝ, MÜSLÜMANLARA KARÞI (MEVCUT KRALLIKTAN) ÇOK DAHA TOLERANSLI(HOÞGÖRÜLÜ) DAVRANMIÞLARDIR...
VE MÜSLÜMANLAR DA BU DURUMDAN FAYDALANDI ÝSELER;
BUNUN ADI iþbirlikçi konulabilir mi ?
ÝNSAFLI OLUN LÜTFEN....
AKSÝNE MÜSLÜMANLAR;
ORTODOKS HALKLARIN, OSMANLI HÜKÜMETÝNE KARÞI,
AVUSTURYA-MACARÝSTAN ÝMPARATORLUÐU/ÝNGÝLTERE/FRANSA/RUSYA GÝBÝ EMPERYALÝST GÜÇLERLE YAPTIKLARI ÝÞBÝRLÝÐÝNÝN BÝR BENZERÝNÝ YAPABÝLMÝÞ OLSALARDI....
BOSNA'DA-KOSOVA'DA BU TRAJEDÝ YAÞANMAZDI...
BOÞNAK/ARNAVUT/TÜRK VE DÝÐER MÜSLÜMANLAR ÝLE GÜÇLÜ BÝR "KUKLA DEVLET" BÝLE KURULABÝLÝRDÝ...
ÞÝMDÝ DÜÞÜNELÝM...
BOÞNAKLAR'A HANGÝ VÝCDAN ÝLE "iþbirlikçi" DENÝLEBÝLÝR...
LÜTFEN "KENDÝ MÝLLETÝNÝ" AÞAGILARKEN VÝCDANLI OL...
Benim Babam 1922 doðumlu ve halen saðdýr...
Kral döneminde askere alýnmýþ...
Alman iþgalinde ve sonra partizanlarla beraber, 4 yýldan fazla -kesintisiz- yugoslav ordusunda askerlik yapmýþtýr...
Partizanlarýn "iþlevini" de, "Müslümanlar açýsýndan" ayrýca tartýþabiliriz...
Benim çocukluðum; 2.Dünya Savaþý'nda Müslümanlara karþý yapýlan zulüm "hikayeleri" ile geçmiþtir....
Sana "hikaye" gelebilir...
KUSTURÝCA ÞEREFSÝZ BÝR ÝÞBÝRLÝKÇÝDÝR...
KENDÝ "ÇÜRÜÐÜMÜZÜN"(ÇÜRÜKLÝJA) DAHA FAZLA REKLAMINI YAPARAK, UTANCIMIZI "MEÞRU"LAÞTIRMAYALIM...
Dedenize; Saglýklý ve uzun ömürler diliyorum...
sarenalaja
31-01-07, 00:48
burada muhafazakar görüþe sahip insanlarýn hassasiyetleri sonucunda verdikleri tepkileri "faþizanlýk" olarak yansýtmayý artýk býrakmalýyýz. her insanýn hayatýnda kýrmýzý çizgileri vardýr(en azýndan benim var)... biri gelip de dinime, aileme, vatanýma laf söylerse, saldýrýda bulunursa tepkimi göstermem normal bir davranýþtýr. gösterilen tepki gelen saldýrýnýn þiddetiyle doðru orantýlýdýr. buna faþistlik diyenlerin, ya bu hayatta hiç yumuþak karýnlarý olmamýþtýr ya da baþka amaçlar doðrultusunda hareket ediliyordur.
burada asýl tartýþýlan kusturica'nýn sanatsal kimliðinden ziyade bosna savaþý ile birlikte açýða çýkan dünya görüþleridir. bu adam soydaþlarýnýn suçsuz yere öldürüldüðü bir zamanda, soydaþlarýnýn katiline sýðýnýyorsa diyecek söz kalmamýþtýr kanýmca.
sayýn agoviç'e ekþi sözlükten bir alýntý ile baþlayan ve arkasýndan yorumlarla devam edecek bir cevap yazmak istiyorum...
faþizan:
faþist olmayan fakat faþizm'e eðilimi olanlar için kullanýlýr. yani "faþistçe" deðil ama "faþistimsice" manasýndadýr.
fransýzca (fascisant) bir sözcüktür ve ne türkçe ne ingilizce lugatta tesadüf edebilirsiniz kendisine. ben faþist'i çok nadir durumlarda fakat 'faþizan'i sýk sýk kullanýrým.
misal verecek olursak:
hatýrlar mýsýnýz vakti zamanýnda alpay beckham'a dalmýþtý bir maç sonrasý--
sebep olarak neyi göstermiþti?
- formamýn üzerindeki ay-yýldýz'a tükürdü.
iþte alpay'ýn sergilediði, en halisinden faþizan bir tavýrdýr. bunun gibi binlerce örneðe rastlayabiliriz gündelik yaþamda.
bu arada 'faþist' çok sýnýrlý tanýmlý bir siyasi kavram iken, faþizan çok daha muðlaktýr. bu yüzden, siz de efendim, otu b... 'faþizan' olmakla itham edebilirsiniz, biþeycikler diyemez kimse.
aynen alýntýdýr....ki ben kimseyi faþistlikle itham etmek gibi (ki bence elinizde kesin delil olmadan hakarete girer bu) bir amaç gütmedim...inþallah da gütmeyeceðim. Her insanýn deðer yargýlarý çerçevesinde tepki vermesi normaldir...kimi mahatma gandhi gibi pasif direniþle bu yola baþ koyar kimi IRA örgütü gibi kan gölüne çevirir bir yerleri ...kimi de hitler gibi 3 milyon insanýn katliamýndan sorumlu olur..bu 3 örneðin de tek ortak noktasý inançlarý doðrultusunda verdikleri tepkilerdir...hangisi doðrudur derseniz bana en yakýn mahatma gandhi geliyor...kimine bir baþkasý gelebilir..bence en hümanist olaný o...
daha önceki yazýmda da buna parmak basmak istemiþtim...hümanizma ..bize anne babalarýmýzdan kalan ve benim gurur duyduðum bir mirasý korumamýz adýna hareket etmek istemiþtim..balkan insanýnýn o eþsiz hümanizmasýný da görülüyor ki savaþ aldý götürdü ...
belki yanlýþ ifade ettim anlaþýlamadý...kimi kusturicaya müslüman diyecektir kimi de liboþ...kimi sýrp da diyebilir..yalnýz benim gördüðüm sürekli hakaretlerin çýktýðý yazýlar oluyor ve birbirimize de bunlarý yöneltmeye baþlýyoruz ..
ahah sen kusturicayý mý savundun þerrreffsiz..sen de onun gibisin..ya da kusturicaya küfür ettin bak sen ben de sana edeyim ...
gibi bunlar çoðaltýlabilir..(bunlarý kafamdan uydurdum kimseye yöneltmedim aman baþka bir tartýþma daha açmayalým:)
velhasýl kelam sonuçta birþeyleri eleþtireceksek boþnak olduðumuz ortaya çýkmalý bence...herkese herþeye hoþgörü deðil burada mesaj ama ben elimizde delil olmadan somut veriler olmadan yargýlara da varmayalým demek isterim ...heryere tezek atmakla uðraþýrsak bir gün bakmýþýz tezekle biz uðraþýyoruz...kýsaca buna deðinmek istemiþtim..ha elinizde kayýt var ise kusturicanýn müslümanlara küfür ettiðine dair herkesten önce ben binerim tepesine biraz da aðýrýmdýr muhtemelen çökecektir aþaðýya...ben de hristiyanlara ya da yahudilerin dinlerine küfür etmem...herhangi bir dine de küfredilmesine saygý duymam..asla da o seviyeye düþmem..
ne demiþler büyüklerimiz?
sürçü lisan etti isek affola...
Kurtanovic
31-01-07, 01:08
Güçlüler Zayýflarý Hoþgörürler,
bundan dolayý da takdir edilirler..
Zayýflarýn ise Güçlüleri "hoþgörmeleri" kimsenin takdirini kazanmaz...
Osmanlý Balkanlarda 400 Yýl "Hoþgörü" gösterdi ve Hýrstiyanlarý zorla müslümanlaþtýrmadý...
Fakat Hýrstiyanlar Müslümanlarý asla "hoþgörmediler"..
Ýlk Fýrsatta; koyun gibi boðazladýlar bizi ve de "hoþgörülerini" gördük...:)
Belgrad'ta kayýtlý 250'nin üzerinde Türk yapýsý bugün yok...
Onlar Mostar Köprüsü'ne bile "Hoþgörü" gösteremediler..
Horgörülenlerden, "Hoþgörü beklemek"....
Bana KARAMÝZAH gibi geliyor...
Gülemiyorum...
Sadece dudaklarýmý büzebiliyorum...
Ah, ben de bir "hümanist" olabil-ebilseydim...
Nedendir Bilmem amma...
Birden...
"Lüü-küs Haa-yat "þarkýsýný söylemek geldi içimden...
Ben "Hoþgörü-süz" birisiyim galiba ????
Üstelik Hümanist de deðilim...
Faþizan Olmak Beni mutlu-mu ediyor ne ???
Sayýn "Partizan torunu" arkadaþým !
"Türkçe lastik gibidir, nereye çekersen, oraya uzar" diye bir deyim vardýr...
ÝÞBÝRLÝKÇÝ KÝME DENÝR ?
Kendi Milleti aleyhine ve düþman lehine; Milletinin düþmanlarý ile iþbirliði yapanlara "kibarca" ÝÞBÝRLÝKÇÝ denilir...(Özetle)
Doðru kelime ise "HAÝNLER"dir...
KUSTURÝCA ÞEREFSÝZÝ, BÝR ÝÞBÝRLÝKÇÝ(HAÝN)DÝR...
Boþnak milletine ve kendi dinine hainlik etmiþtir...
Bu yüzden ; Birleþmiþ Milletlerin Her þeyi Sýký bir þekilde Kontrol Etmesine ragmen, Saraybosna halkýnýn tepkilerinden korktuðu için gelememektedir...
Bu bile Kusturicaya HAÝN Dememiz için yeterli bir referanstýr...
Olaylara sadece "sol gözle" bakan "türk tipi komünistlik" baðnazlýðýndan kurtulun artýk...
Lütfen...
HÝTLER;
SIRP HIRVAT SLOVEN KRALLIÐI'NI ÝÞGAL ETMÝÞTÝR...
Bu krallýk; Özelde Boþnaklarý ve Genelde bütün Müslümanlarý YOK SAYAN ve Müslümanlarý tanýmayan "düþman bir hükümran güçtür"...
Biz "Müslümanlar" açýsýndan tabii...
ALMAN ÝÞGAL GÜÇLERÝ, MÜSLÜMANLARA KARÞI (MEVCUT KRALLIKTAN) ÇOK DAHA TOLERANSLI(HOÞGÖRÜLÜ) DAVRANMIÞLARDIR...
VE MÜSLÜMANLAR DA BU DURUMDAN FAYDALANDI ÝSELER;
BUNUN ADI iþbirlikçi konulabilir mi ?
ÝNSAFLI OLUN LÜTFEN....
AKSÝNE MÜSLÜMANLAR;
ORTODOKS HALKLARIN, OSMANLI HÜKÜMETÝNE KARÞI,
AVUSTURYA-MACARÝSTAN ÝMPARATORLUÐU/ÝNGÝLTERE/FRANSA/RUSYA GÝBÝ EMPERYALÝST GÜÇLERLE YAPTIKLARI ÝÞBÝRLÝÐÝNÝN BÝR BENZERÝNÝ YAPABÝLMÝÞ OLSALARDI....
BOSNA'DA-KOSOVA'DA BU TRAJEDÝ YAÞANMAZDI...
BOÞNAK/ARNAVUT/TÜRK VE DÝÐER MÜSLÜMANLAR ÝLE GÜÇLÜ BÝR "KUKLA DEVLET" BÝLE KURULABÝLÝRDÝ...
ÞÝMDÝ DÜÞÜNELÝM...
BOÞNAKLAR'A HANGÝ VÝCDAN ÝLE "iþbirlikçi" DENÝLEBÝLÝR...
LÜTFEN "KENDÝ MÝLLETÝNÝ" AÞAGILARKEN VÝCDANLI OL...
Benim Babam 1922 doðumlu ve halen saðdýr...
Kral döneminde askere alýnmýþ...
Alman iþgalinde ve sonra partizanlarla beraber, 4 yýldan fazla -kesintisiz- yugoslav ordusunda askerlik yapmýþtýr...
Partizanlarýn "iþlevini" de, "Müslümanlar açýsýndan" ayrýca tartýþabiliriz...
Benim çocukluðum; 2.Dünya Savaþý'nda Müslümanlara karþý yapýlan zulüm "hikayeleri" ile geçmiþtir....
Sana "hikaye" gelebilir...
KUSTURÝCA ÞEREFSÝZ BÝR ÝÞBÝRLÝKÇÝDÝR...
KENDÝ "ÇÜRÜÐÜMÜZÜN"(ÇÜRÜKLÝJA) DAHA FAZLA REKLAMINI YAPARAK, UTANCIMIZI "MEÞRU"LAÞTIRMAYALIM...
Dedenize; Saglýklý ve uzun ömürler diliyorum...
Sayýn "Partizan oðlu" Kurtanovic !
"Türkçe lastik gibidir, nereye çekersen, oraya uzar" düþüncesine katýlamayacaðým ne yazýk ki...Pek sevmem bu sözü. Türkçe'ye biraz basit bir dilmiþ gibi bakmaya yönlendiren bir söz bana göre. Kim uydurmuþsa artýk. Hele günümüzde çoðu insan 150 - 200 kelimeyle günü geçiþtirirken...
Yazý ingilizce de olsa çeken kiþiye baðlýdýr dilin esnekliði...
"Kiþi dili nereye çekerse oraya uzar" demek daha doðru bana göre...
Konumuza gelelim...
Baþýndan beri söylediðim gibi Forumun Sinema & Tv & Tiyatro kulübü kýsmýnda tartýþýlmayacak bir konu...Uzadýkça uzadý.
Ben o günün þartlarýna göre en doðru biçimde ülkesini savunmuþ dedemden gurur duyuyorum. Kendi insanýmý hiçbir zaman aþaðýlamadým, aþaðýlamam da. DNA testi mevzusunu siz açtýnýz. Benim aklýma bile gelmez bir boþnaða DNA testi yaptýrmak. Ben sizin açtýðýnýz yoldan giderek önerinize benzer bir öneri kattým. Alýndýysanýz özür dilerim. Çünkü özür dileyebilmek en büyük erdemlerden biridir. Gördüðünüz üzere Kusturica konusu nerelere geldi. Krallýk döneminden, çetniklerden ve ustaþalardan en az sizin kadar nefret ettiðimi de bilin! Ben savaþ döneminde partizanlara karþý almanlarla iþbirliði yapan "hainleri" kastettim. Yani alman tohumu olmayý kabul edenleri. Bu hainlerin içinde sýrp, müslüman, hýrvat, sloven vb. olmasý gayet normaldir. Çünkü hain hainlik yapacaksa din, ýrk, millet, vatan kavramlarýný düþünmez! Benim tek üzüldüðüm nokta bazý insanlarýn tarihsel gerçekleri çarpýtmasý veya görmezden gelmesi. Hepsi bu! Babanýz 4 yýl partizanda görev yaparak kendini, ailesini ve yaþadýðý topraklarý alman nazilere ve musolini italyasýna karþý koruduysa ve siz de bundan gurur duyuyorsanýz mesele yoktur. Sanýrým birbirimizi tam anlayamadýk veya dinlemedik.
Babanýza; Sýhhatli ve uzun ömürler diliyorum..(Dedemle nüfusa göre yaþýt. Belkide ayný cephede savaþmýþlardýr kim bilir)
Önceki mesajýnýzda da bir konuya kýsaca deðinmek istiyorum...
Demiþsiniz ki "Belgrad'ta kayýtlý 250'nin üzerinde Türk yapýsý bugün yok..."Evet doðru ve üzücü bir gerçek...
Ben de izin verirseniz size þöyle bir sual yönelteyim "Bugün tüm müslümanlarýn kutsal ibadethanesinin"Kabe" bulunduðu Suudi Arabistan'da(Bosna'ya savaþta en çok yardým eden ülkelerin baþýnda)yüzlerce yapýttan kaç tane Türk yapýsý kaldý?"Bir de olaylara bakýþ açýnýzý deðiþtirerek bakýn isterseniz. Sürekli Müslümanlara þöyle yaptýlar böyle yaptýlar diye indirgersek meseleleri dar bir çemberde dönüp dururuz. Atý alan Üsküdar'ý geçer...
Bana yönelttiðiniz þekliyle olaylara sadece "sol gözle" bakan "Türk tipi komünistlik" düþüncesi buysa eðer...Gurur verici olur benim için!! Size de dünyalýk iþlere bakarken bazen de "sol gözünüzü" kullanmanýzý tavsiye ederim.
Açýlan bu konuda baþka bir yorumum olmayacak..
Yazýyý beðenen ve beðenmeyen herkese HVALA!
Yazýmdaki gibi renkli ve güzel bir hayatýmýz olmasý dileði ile..
Güçlüler Zayýflarý Hoþgörürler,
bundan dolayý da takdir edilirler..
Zayýflarýn ise Güçlüleri "hoþgörmeleri" kimsenin takdirini kazanmaz...
Osmanlý Balkanlarda 400 Yýl "Hoþgörü" gösterdi ve Hýrstiyanlarý zorla müslümanlaþtýrmadý...
Fakat Hýrstiyanlar Müslümanlarý asla "hoþgörmediler"..
Ýlk Fýrsatta; koyun gibi boðazladýlar bizi ve de "hoþgörülerini" gördük...:)
Belgrad'ta kayýtlý 250'nin üzerinde Türk yapýsý bugün yok...
Onlar Mostar Köprüsü'ne bile "Hoþgörü" gösteremediler..
Horgörülenlerden, "Hoþgörü beklemek"....
Bana KARAMÝZAH gibi geliyor...
Gülemiyorum...
Sadece dudaklarýmý büzebiliyorum...
Ah, ben de bir "hümanist" olabil-ebilseydim...
Nedendir Bilmem amma...
Birden...
"Lüü-küs Haa-yat "þarkýsýný söylemek geldi içimden...
Ben "Hoþgörü-süz" birisiyim galiba ????
Üstelik Hümanist de deðilim...
Faþizan Olmak Beni mutlu-mu ediyor ne ???
siz bu sözlerinizle bilinç altýnýzdaki kanlý oluþumu gayet açýk bir þekilde ortaya koymuþsunuz zaten.bu davranýþýnýzla hümanist olmamayý yani bir anlamda þunu "ben gandhi deðilim hitlerim" mesajýný veriyorsunuz.bu þekilde sayfalarca yerli yersiz dile getirdiðiniz sýrp kasaplarýndan farkýnýz kalmýyor sanýrým.
her kese mutlu günlerr...
siz bu sözlerinizle bilinç altýnýzdaki kanlý oluþumu gayet açýk bir þekilde ortaya koymuþsunuz zaten.bu davranýþýnýzla hümanist olmamayý yani bir anlamda þunu "ben gandhi deðilim hitlerim" mesajýný veriyorsunuz.bu þekilde sayfalarca yerli yersiz dile getirdiðiniz sýrp kasaplarýndan farkýnýz kalmýyor sanýrým.
her kese mutlu günlerr...
düþüncelere katýlmamak en büyük hakkýnýz ancak büyük ithafllarda ve yargýlarda bulunurken dikkatli olmamýz forumda birlik ve beraberliði en kolay yoldan getirecektir. Mesajýnýzý düzeltmenizi yada baþtan yazmanýzý öneririm.
emir kusturicanýn 'nemanja' adýný seçmiþ olmasý bana ilginç geldi.
Kurtanovic
01-02-07, 01:08
emir kusturicanýn 'nemanja' adýný seçmiþ olmasý bana ilginç geldi.
Stefan Nemanja'dan olsa gerektir.....
Kurtanovic
01-02-07, 01:36
siz bu sözlerinizle bilinç altýnýzdaki kanlý oluþumu gayet açýk bir þekilde ortaya koymuþsunuz zaten.bu davranýþýnýzla hümanist olmamayý yani bir anlamda þunu "ben gandhi deðilim hitlerim" mesajýný veriyorsunuz.bu þekilde sayfalarca yerli yersiz dile getirdiðiniz sýrp kasaplarýndan farkýnýz kalmýyor sanýrým.
her kese mutlu günlerr...
Sayýn Psikiyatrist/Sanatçý ruhlu/Gandi Ruhundan "enkarne" olmuþ Serco !
Ben Türk/Boþnak/Arnavut Ruhlarýný Taþýyorum...
Henüz Hitler ve Mahatma Ghandi'nin ruhlarý ile müþerref olamadým...
Senin kadar þanslý olamadýðým için de Hiç Üzüle-miyorum Ýnan Bana...
Bilinç altýmda; 250 senedir Balkan Mezbahasýnda, Savunmasýz Bogazlanan Müslüman Sivillerin/Köylülerin Canlý Çýðlýklarýný Misafir Ediyorum...
Senin gibi bir Sanatçý da Ruhu Barýn(a)mýyor Bilinç Altýmda...
Eðer Bu Çýðlýklarý Unutabilseydim....
Ve Kendi Geçmiþime Ýhanet Edebilseydim...
Baþka Türlü Düþünebilirdim ve Ben de Hümanist Olabilirdim...Kimbilir...
Bilinç Altýmda Yaralý Bir Savaþçý Ruhu Yaþýyor...
Bunu Sadece Ben Biliyorum Elbette...
Bu ruhu;
Geleceðimiz/Umudumuz Boþnak Gençliðimize Aktarmak...
Benim Geçmiþ Kuþaklarýma Karþý Vazgeçilmez Vazifemdir..
Sen ise "ruhunu" huzura kavuþturmak istiyorsan...
"Büyük Ruh", Gandi gibi...
Kafaný sýfýr numara traþ et...
Annenden Beyaz veya portakal rengi bir çarþaf iste ve Hindistan'ýn tozlu yollarýna düþ...
Yüksek ruha sahip bir budist rahibi olabilirisin dostum benim...
Belki NEPAL'e, Katmanduya da varýrsýn, Ruhun Nirvanaya Kavuþmadan...
Geriye dönüp de bakma, yüksek ruhun incinmesin...
Boþnaklarýn ; Kanlý Çetnik Kasaplarýyla (eþitsiz þartlardaki) bogazlaþmalarýna...
Sen yürü sanatçý/entelim Hindistan Tapýnaklarýna....Arkana bakma...
Burada;
Palalarýnýn ucundan kan damlamayan, Boþnaklar Var.
Dinlerine Ýmanlarýna Sevdalýlar Sancak'a,Bosna'ya...
"Godo'yu Bekliyorlar" mý ? Sanma....
........
Kurtanovic
01-02-07, 01:54
Sayýn "Partizan oðlu" Kurtanovic !
"Türkçe lastik gibidir, nereye çekersen, oraya uzar" düþüncesine katýlamayacaðým ne yazýk ki...Pek sevmem bu sözü. Türkçe'ye biraz basit bir dilmiþ gibi bakmaya yönlendiren bir söz bana göre. Kim uydurmuþsa artýk. Hele günümüzde çoðu insan 150 - 200 kelimeyle günü geçiþtirirken...
Yazý ingilizce de olsa çeken kiþiye baðlýdýr dilin esnekliði...
"Kiþi dili nereye çekerse oraya uzar" demek daha doðru bana göre...
Konumuza gelelim...
Baþýndan beri söylediðim gibi Forumun Sinema & Tv & Tiyatro kulübü kýsmýnda tartýþýlmayacak bir konu...Uzadýkça uzadý.
Ben o günün þartlarýna göre en doðru biçimde ülkesini savunmuþ dedemden gurur duyuyorum. Kendi insanýmý hiçbir zaman aþaðýlamadým, aþaðýlamam da. DNA testi mevzusunu siz açtýnýz. Benim aklýma bile gelmez bir boþnaða DNA testi yaptýrmak. Ben sizin açtýðýnýz yoldan giderek önerinize benzer bir öneri kattým. Alýndýysanýz özür dilerim. Çünkü özür dileyebilmek en büyük erdemlerden biridir. Gördüðünüz üzere Kusturica konusu nerelere geldi. Krallýk döneminden, çetniklerden ve ustaþalardan en az sizin kadar nefret ettiðimi de bilin! Ben savaþ döneminde partizanlara karþý almanlarla iþbirliði yapan "hainleri" kastettim. Yani alman tohumu olmayý kabul edenleri. Bu hainlerin içinde sýrp, müslüman, hýrvat, sloven vb. olmasý gayet normaldir. Çünkü hain hainlik yapacaksa din, ýrk, millet, vatan kavramlarýný düþünmez! Benim tek üzüldüðüm nokta bazý insanlarýn tarihsel gerçekleri çarpýtmasý veya görmezden gelmesi. Hepsi bu! Babanýz 4 yýl partizanda görev yaparak kendini, ailesini ve yaþadýðý topraklarý alman nazilere ve musolini italyasýna karþý koruduysa ve siz de bundan gurur duyuyorsanýz mesele yoktur. Sanýrým birbirimizi tam anlayamadýk veya dinlemedik.
Babanýza; Sýhhatli ve uzun ömürler diliyorum..(Dedemle nüfusa göre yaþýt. Belkide ayný cephede savaþmýþlardýr kim bilir)
Önceki mesajýnýzda da bir konuya kýsaca deðinmek istiyorum...
Demiþsiniz ki "Belgrad'ta kayýtlý 250'nin üzerinde Türk yapýsý bugün yok..."Evet doðru ve üzücü bir gerçek...
Ben de izin verirseniz size þöyle bir sual yönelteyim "Bugün tüm müslümanlarýn kutsal ibadethanesinin"Kabe" bulunduðu Suudi Arabistan'da(Bosna'ya savaþta en çok yardým eden ülkelerin baþýnda)yüzlerce yapýttan kaç tane Türk yapýsý kaldý?"Bir de olaylara bakýþ açýnýzý deðiþtirerek bakýn isterseniz. Sürekli Müslümanlara þöyle yaptýlar böyle yaptýlar diye indirgersek meseleleri dar bir çemberde dönüp dururuz. Atý alan Üsküdar'ý geçer...
Bana yönelttiðiniz þekliyle olaylara sadece "sol gözle" bakan "Türk tipi komünistlik" düþüncesi buysa eðer...Gurur verici olur benim için!! Size de dünyalýk iþlere bakarken bazen de "sol gözünüzü" kullanmanýzý tavsiye ederim.
Açýlan bu konuda baþka bir yorumum olmayacak..
Yazýyý beðenen ve beðenmeyen herkese HVALA!
Yazýmdaki gibi renkli ve güzel bir hayatýmýz olmasý dileði ile..
Sevgili Hakane,
Yugoslavya ile ilgili düþüncelerim; tito hakkýndaki baþlýk altýnda yazýlýdýr...
Lütfedersen Oradan okuyabilirsin...
Kusturica "Þerefsizi" konusunda yeni bir þey yazmayacaðým...
Bu sebeple;
Londoner kardeþim ile baþlattýðýmýz bu Polemiklerimizi; en baþtan okumaný rica ediyorum...
Yazýnýn tamamýný okumamýþ olduðun gibi bir kanýya/kanaate kapýldýðýmý söylemek durumundayým...:(
Son olarak:(Kiþisel bir bilgi)
Benim Babam, Kosova- Prizren'de medrese okumuþ...
Þimdi orasý bir müze..
Bayraklý Camii ve Mederesesi eski adý....
Onun zamanýna göre;
Üniversite demezsek bile Lise eðitimi almýþ sayabiliriz...
1940'lý yýllarýn þartlarýna göre pek de cahil sayýlmaz...
-Bunu kabul edeceðini umuyorum...-
Babam;
Hiçbir zaman "Partizan olmakla" övünmemiþtir...
Komünistleri, "Dinsiz" olduklarý için hiç sevemedi...
Kendisi "Dindar ve Ýmamlýk Yapacak düzeyde" dini bilgiye sahip bir Arnavut'tur...
Bunu belirtmekten kendimi alamadým ...
Ancak;
Mesele kiþiselleþmeye baþladýðý için (izninle) bu özel meseleleri burada kapatýyorum...Bir daha da açmayý düþünmüyorum...
Kusturica Þerefsizinin Ýþbirlikçiliði Hakkýnda yeteri kadar "inandýrýcý" gelecek yazý/alýntý asýlmýþtýr...
Amma sen inanmak istemiyorsan , O ZAMAN BAÞKA...
"ANLAYANA, SÝVRÝ SÝNEK SAZ.
ANLAMAYANA, DAVUL ZURNA AZ."
Ýþte sana, Lastik gibi olmayan...
Taþ gibi saglam, Türkçe Bir Atasözümüz ile konuyu kapatýyorum....
Kalbi Muhabbetlerimle Aziz Kardeþim Hakane...
Sayýn Psikiyatrist/Sanatçý ruhlu/Gandi Ruhundan "enkarne" olmuþ Serco !
Ben Türk/Boþnak/Arnavut Ruhlarýný Taþýyorum...
Henüz Hitler ve Mahatma Ghandi'nin ruhlarý ile müþerref olamadým...
Senin kadar þanslý olamadýðým için de Hiç Üzüle-miyorum Ýnan Bana...
Bilinç altýmda; 250 senedir Balkan Mezbahasýnda, Savunmasýz Bogazlanan Müslüman Sivillerin/Köylülerin Canlý Çýðlýklarýný Misafir Ediyorum...
Senin gibi bir Sanatçý da Ruhu Barýn(a)mýyor Bilinç Altýmda...
Eðer Bu Çýðlýklarý Unutabilseydim....
Ve Kendi Geçmiþime Ýhanet Edebilseydim...
Baþka Türlü Düþünebilirdim ve Ben de Hümanist Olabilirdim...Kimbilir...
Bilinç Altýmda Yaralý Bir Savaþçý Ruhu Yaþýyor...
Bunu Sadece Ben Biliyorum Elbette...
Bu ruhu;
Geleceðimiz/Umudumuz Boþnak Gençliðimize Aktarmak...
Benim Geçmiþ Kuþaklarýma Karþý Vazgeçilmez Vazifemdir..
Sen ise "ruhunu" huzura kavuþturmak istiyorsan...
"Büyük Ruh", Gandi gibi...
Kafaný sýfýr numara traþ et...
Annenden Beyaz veya portakal rengi bir çarþaf iste ve Hindistan'ýn tozlu yollarýna düþ...
Yüksek ruha sahip bir budist rahibi olabilirisin dostum benim...
Belki NEPAL'e, Katmanduya da varýrsýn, Ruhun Nirvanaya Kavuþmadan...
Geriye dönüp de bakma, yüksek ruhun incinmesin...
Boþnaklarýn ; Kanlý Çetnik Kasaplarýyla (eþitsiz þartlardaki) bogazlaþmalarýna...
Sen yürü sanatçý/entelim Hindistan Tapýnaklarýna....Arkana bakma...
Burada;
Palalarýnýn ucundan kan damlamayan, Boþnaklar Var.
Dinlerine Ýmanlarýna Sevdalýlar Sancak'a,Bosna'ya...
"Godo'yu Bekliyorlar" mý ? Sanma....
........
sýrplarýn öüslüman boþnaklarý katlettiðini söylüyorsunuz.evet sapýna kadar halýsýnýz.buna caný gönülden katýlýyorum.fakat sadece müslümanlarý deðil.kendi dinlerinden olanlarýda katletmekten kaçýnmadýlar.ve kendi dinlerinde olan insanlarý katletmelerinin sebebi müslümanlarla barýþ içinde yaþamak istemeleridir.yani bütün sýrplar eli kanlý kasap deðillerdir.
size bir kitap tavsiye ediðim..
bire bir canlý tanýk tarafýndan yazýlmýþtýr.biraz eski bir kitap belki bulamayabilirsiniz. yapý kredi yayýnlarý.. velibor çoliç tarafýndan yazýlan bosnalýlar adlý kitap. bu kitaptan bir alýntý yaparak kapatýyorum. bir çetnik askeri silahýný kafasýna dayamýþ olduðu sýrplardan birine sorar: " sadýk bir çetnikmisin yoksa sende bu müslümanlarla birliktemisin" sýrp vatandaþýn verdiði cevap:" ewet ben bir sýrp ým.ama sýrplarla müslümanlarýn kardeþçe yaþadýðý bir yugoslavya düþünemem."sonunda çetnik askeri yine sýrp olan dindaþýný öldürür. VELÝBOR ÇOLÝÇ
sarenalaja
01-02-07, 23:26
Stefan Nemanja'dan olsa gerektir.....
bir çok yerde stevan nemanja olarak geçiyor...
yine eski çaðlarýn kilise soylularýndan gibi bir terim de hayatýný araþtýrdýðýmýzda ortaya çýkýyor...kusturica bu kiþiyi mi örnek alýyor bilemem ancak kiþinin kendisi zamanýnda (1109-1199) sýrp bölgesindeki topluluklarý bir araya getirip birlik olmalarýný saðlamýþ...birliktelik olgusunu oluþturmuþ bunu da hristiyan din temelleri üzerine yapmýþtýr...
zaten ölümü ile ilgili çeþitli mucizeler vs. olduðu söylendiði için aziz ilan edilmiþ....yalnýz çok fazla dallamalýk yapmýþ (nasýl olsa cevap veremeyecek yazayým bari:P)
bizans imparatoru isaaac da bunu üzarine daðlara sýkýþtýrmýþ ordusunu...vs.. detaylarý
http://en.wikipedia.org/wiki/Stefan_Nemanja
bakýn efem yazýyor iþte...allah allah
Kurtanovic
04-02-07, 01:21
bir çok yerde stevan nemanja olarak geçiyor...
yine eski çaðlarýn kilise soylularýndan gibi bir terim de hayatýný araþtýrdýðýmýzda ortaya çýkýyor...kusturica bu kiþiyi mi örnek alýyor bilemem ancak kiþinin kendisi zamanýnda (1109-1199) sýrp bölgesindeki topluluklarý bir araya getirip birlik olmalarýný saðlamýþ...birliktelik olgusunu oluþturmuþ bunu da hristiyan din temelleri üzerine yapmýþtýr...
zaten ölümü ile ilgili çeþitli mucizeler vs. olduðu söylendiði için aziz ilan edilmiþ....yalnýz çok fazla dallamalýk yapmýþ (nasýl olsa cevap veremeyecek yazayým bari:P)
bizans imparatoru isaaac da bunu üzarine daðlara sýkýþtýrmýþ ordusunu...vs.. detaylarý
http://en.wikipedia.org/wiki/Stefan_Nemanja
bakýn efem yazýyor iþte...allah allah
Aziz ÝSTVAN(Stefan)...
Macarlarýn tamamýný katolik mezhebine zorla ihtida ettirdiði için; Katolik Vatikan tarafýndan "aziz" ilan edilmiþtir...
Baþka hiçbir "meziyeti/KERAMETÝ" yoktur...
Meþhur "Codex Cumanikus" Kumanlarý hýrýstiyanlaþtýrmak için Vatikan tarafýndan papazlara yazdýrýlmýþ KUMANCA-LATÝNCE bir sözlüktür...
Tabii Peçenekler ve diðer Türk boylarý da bu "hýristiyanlaþtýrma/medenileþtirme operasyonundan paylarýna düþenleri almýþlardýr...
PAGANLAR/Altýnýn Kapýnýn Bekçileri.
adlý kitabý bu sitade DAHA ÝLK ZAMANLAR tavsiye etmiþ idim...
Merak edenler bu "Türk Barbarlarý medenileþtirme/avrupalýlaþtýrma" operasyonunun kýsa bir hikayesini okuyabilirler...
Ayný Kiril ve Metodi Kardeþlerin Slavlarý hýristiyanlaþtýrmýþ olduklarý için "Ortodoks azizleri" olarak kilse tarafýndan "yükseltilmeleri" gibi bir vaka...
"O zamanlar" Macarlar hakim güç olduklarý için piyasaya çýkan bu "taze sýrp hanedaný" da Ýstvan'ýn Latince telaffuzu olan "Stefan" adýný alýyorlar...
"Yoksul" adýný ise bir "tevazu gösterisi olarak" tasavvuftaki "Fakir" kelimesinin karþýlýðý olarak "Fakir Stefan" olarak Türkçemize çevireceðimiz bir "Ünvan" olarak anlamalýyýz...
Mesela Yavuz Sultan Selim;
Mýsýr Seferinde, Mekke ve Medinay'de alýnca,
Camilerde "Hadim-ül Haremeyn" Ünvaný ile Hutbe okutur...
Mekke ve Medine'nin "Hizmetçisi olarak kendini "aþagýlatmýþtýr"...
Bu duruma örnek olarak; ne kadar uygun bir benzetme olduðuna okuyanlar karar versinler...
Macarlar; Sadece Boþnaklar üzerinde deðil bütün Balkanlarda ve orta avrupada etkin bir siyasi/askeri güç olagelmiþlerdir...
Ýþte Hýrýstiyanlaþtýrýlmalarýnýn ödülü olarak da bugünkü durumlarýna "düþürülmüþlerdir"...
Avrupa Birliði'ne Katýlmak isteyenler için günümüzde Macaristan ve Bulgaristan'ýn düþmüþ olduklarý vaziyet bir "ibret" teþkil etmelidir...
Tabii Surbistan'ýn Osmanlýya ayaklanmasýnýn ödülü de NATO Uçaklarýnýn gökten yagdýrdýðý bombalar ve bu günkü bir avuç ülke topragýdýr...
Çünkü Osmanlý'nýn iþi bitirildi va artýk hainlere ihtiyac yok...
ÞÝmdi yeni "iþbirlikçiler ve yeni hainler" Türkiye Cumhuriyetini parçalamaya çalýþýyorlar...
Irak'ýn durumundan ibret almak için fazlasýyla geç kalmýþ olduðumuzu bilmem anlayabiliyormuyuz ??:(
Bu durumlardan ders almamýz lazým gelir...
Teþbihte hata olmaz....Anlayan anlar....:)
sarenalaja
04-02-07, 02:35
Aziz ÝSTVAN(Stefan)...
Macarlarýn tamamýný katolik mezhebine zorla ihtida ettirdiði için; Katolik Vatikan tarafýndan "aziz" ilan edilmiþtir...
Baþka hiçbir "meziyeti/KERAMETÝ" yoktur...
Meþhur "Codex Cumanikus" Kumanlarý hýrýstiyanlaþtýrmak için Vatikan tarafýndan papazlara yazdýrýlmýþ KUMANCA-LATÝNCE bir sözlüktür...
Tabii Peçenekler ve diðer Türk boylarý da bu "hýristiyanlaþtýrma/medenileþtirme operasyonundan paylarýna düþenleri almýþlardýr...
PAGANLAR/Altýnýn Kapýnýn Bekçileri.
adlý kitabý bu sitade DAHA ÝLK ZAMANLAR tavsiye etmiþ idim...
Merak edenler bu "Türk Barbarlarý medenileþtirme/avrupalýlaþtýrma" operasyonunun kýsa bir hikayesini okuyabilirler...
Ayný Kiril ve Metodi Kardeþlerin Slavlarý hýristiyanlaþtýrmýþ olduklarý için "Ortodoks azizleri" olarak kilse tarafýndan "yükseltilmeleri" gibi bir vaka...
"O zamanlar" Macarlar hakim güç olduklarý için piyasaya çýkan bu "taze sýrp hanedaný" da Ýstvan'ýn Latince telaffuzu olan "Stefan" adýný alýyorlar...
"Yoksul" adýný ise bir "tevazu gösterisi olarak" tasavvuftaki "Fakir" kelimesinin karþýlýðý olarak "Fakir Stefan" olarak Türkçemize çevireceðimiz bir "Ünvan" olarak anlamalýyýz...
Mesela Yavuz Sultan Selim;
Mýsýr Seferinde, Mekke ve Medinay'de alýnca,
Camilerde "Hadim-ül Haremeyn" Ünvaný ile Hutbe okutur...
Mekke ve Medine'nin "Hizmetçisi olarak kendini "aþagýlatmýþtýr"...
Bu duruma örnek olarak; ne kadar uygun bir benzetme olduðuna okuyanlar karar versinler...
Macarlar; Sadece Boþnaklar üzerinde deðil bütün Balkanlarda ve orta avrupada etkin bir siyasi/askeri güç olagelmiþlerdir...
Ýþte Hýrýstiyanlaþtýrýlmalarýnýn ödülü olarak da bugünkü durumlarýna "düþürülmüþlerdir"...
Avrupa Birliði'ne Katýlmak isteyenler için günümüzde Macaristan ve Bulgaristan'ýn düþmüþ olduklarý vaziyet bir "ibret" teþkil etmelidir...
Tabii Surbistan'ýn Osmanlýya ayaklanmasýnýn ödülü de NATO Uçaklarýnýn gökten yagdýrdýðý bombalar ve bu günkü bir avuç ülke topragýdýr...
Çünkü Osmanlý'nýn iþi bitirildi va artýk hainlere ihtiyac yok...
ÞÝmdi yeni "iþbirlikçiler ve yeni hainler" Türkiye Cumhuriyetini parçalamaya çalýþýyorlar...
Irak'ýn durumundan ibret almak için fazlasýyla geç kalmýþ olduðumuzu bilmem anlayabiliyormuyuz ??:(
Bu durumlardan ders almamýz lazým gelir...
Teþbihte hata olmaz....Anlayan anlar....:)
üstadým yazdýklarýnýz iyi güzel hoþ da...kaynak yok kaynak ..kim salladý kim dalladý bunlarý belli deðil...
lütfen kaynak belirtin ki biz de asýl kaynaðýndan okuyalým mahhalle deki teyze dedikodusu gibi olmasýn?
bu adamý biliyoruz sýrp ..milliyetçi vs...de burda forumda ego tatmini için bulunmuyoruz ....sizin gibi biz de sevmiyoruz ancak....paylaþým için buradayýz...kaynak bekliyoruz..ýþýk tutun lütfen????
hadi hayýrlý iþler.
Kurtanovic
04-02-07, 02:50
AB'nin Orta Avrupa'sýnda Siyasi Sancýlar (26.09.2006)
Yazar Umut Korkut
“Berbat ettik. Hem de azýcýk deðil, bayaðý çok. Hiçbir Avrupa ülkesi bizim yaptýðýmýz aptallýðý yapmazdý.” Bu sözlerin sahibi, bir siyasetçiden beklenmeyecek itiraflarla partisin delegelerine günah çýkartan Macaristan’ýn Sosyalist Baþbakaný Ferenc Gyurcsány. Nisan 2006’da kazandýðý genel seçimlerin ardýndan, Gyurcsány, Mayýs’ta kapalý kapýlar ardýnda yaptýðý konuþmasýnýn geri kalanýnda oldukça kaba bir dille partisinin önceki iktidarý döneminde açýkça hiçbir þey yapmadýðýný, halka sabahtan akþama dek yalan söylediðini, iktidarlarýndan gurur duyabilecekleri hiçbir þey olmadýðýný üstüne basarak vurguluyor. Gyurcsány, yalan söylemenin tüm siyasetçilerin günahý olduðunu, kendisini diðerlerinden ayýranýn ise yalan söylediðini açýkça kabul etmesi olduðunu da belirtiyor. Ayný günlerde Polonya’dan gelen haberler, ülkenin 2005 Sonbahar seçimleri’nden beri gördüðü -benim sayýmýma göre- üçüncü hükümetinin daðýldýðýydý. Polonya siyasetinin bulaþtýðý yolsuzluðu temizleme sözüyle 2005 yýlý seçimlerini kazanan PiS (Kanun ve Adalet), Katolik-Milliyetçi-Muhafazakârlýðý birleþtirdiði söylemiyle Polonya'nýn sorunlarýna çözüm olma sözünü tutamayacaðý açýk. Bu seferki siyasi bunalýma yol açan Baþbakan Kaczynski önderliðindeki PiS, LPR (Polonya Aile Ligi) ve Samobroona hükümeti’nden populist politikacý Andrzej Lepper önderliðindeki Samobroona´nýn ayrýlmasý oldu. Lepper’e göre, hükümetle partisinin sorunu bütçe üzerindeki anlaþmazlýk. Dolayýsýyla, Samobroona bütçede kýrsal kesim ve tarýmýn geliþimi, eðitim, saðlýk giderleri ve emeklilere ayrýlan payýn artmasýný isterken, Baþbakan’ýn buna karþý çýkmasý koalisyonun sonu oldu. Polonya, önümüzdeki Kasým´da yeniden seçimlere gitmeyi tasarlýyor.
Ýki ülkenin yaný sýra, Slovakya ve Çek Cumhuriyeti’nde de süren siyasi çalkantýlar Macar Sosyolog Erzsébet Szalai’nin deðiþiyle Avrupa kapitalizminin yarý-çevre ekonomilerindeki siyasi bunalýmý gösteriyor.(1) Kýsaca bir sonuç bildirmek gerekirse, dýþlayýcý siyasetin ve de ekonomik reformlarýn deðiþime ayak uyduramayan büyük bir halk kitlesini kaybeder duruma sokmasý, hýzlýca muhafazakâr partilerin Orta Avrupa’daki yükselmesini son bir yýlda daha görünür yaptý. Bu makalede Polonya ve Macaristan’daki siyasi ve ekonomik durumu incelerken, ayný zamanda ekonomik bunalýmýn karþýsýnda milliyetçi-muhafazakâr partilerin yükselme nedenlerinden de sözedeceðim.
MACARÝSTAN’DAKÝ SÝYASÝ BUNALIM
Budapeþte’nin sakin bir sonbahar Pazar sabahýna uyanan Macar halkýnýn Baþbakanlarýnýn aðzýndan açýkça seçim kazanmak için siyasette yalan söylendiðini duymasý, onlarý yüzleþmek istemedikleri bir gerçekle yüz yüze getirdi. Siyasi çalkantýlarý ancak Macaristan’ýn Doðu’sundaki ülkelerle özdeþleþtirilen Macar halký, ülkenin kýsa zamanda politik ve ekonomik alanda yaptýðý deðiþimlerle Avrupa Birliði’ne girmesinden oldukça gurur duyar. Macar siyaseti genelde sað ve sol arasýnda kutuplaþmýþ olmuþ olsa bile, ülkede siyaset büyük krizler çýkmadan yürütülür. Ancak bu sefer, Macaristan ilk defa siyasetin kirliliðini ve ekonomik durumun umutsuzluðunu kendi Baþbakan’ýn aðzýndan duydu. Nisan 2006’daki genel seçimleri kazanarak, Macaristan’ýn demokrasiye geçiþinden beri bir seçimde ilk defa koltuðunu koruyabilen Baþbakaný olan Ferenc Gyurcsány’ýn baþlattýðý reformlar hiç de popüler deðil. Macaristan’ýn 2010 yýlýndaki genel seçimlerden önce Maastricht kriterlerini yerine getirip, euroya adýmýný atabilmesi için ülkede sosyal refah devletinin son kalýntýlarý da tehdit altýnda. Avrupa Birliði Komisyon yetkilileri defalarca, euroya gecmek için acele edilmemesini isterken, son iki Macar Hükümeti euroya en kýsa zamanda geçmeyi Avrupa Birliði üyeliðinden kaynaklanan bir zorunluk olarak halka anlatmaya calýþýyor. Dolayýsýyla, eðitim, saðlýk, emeklilik, vergi sistemi ve çeþitli sosyal destek programlarýnda yapýlan ve de yapýlmasý planlanan deðiþiklikler, euroya geçmenin yararlarýný ifade eden bir söylemle karýþtýrýlýp, halka sunuluyor.
Halkýn bu programa olan tepkisi ise karmaþýk. Orta Avrupa’ya özel, siyasetteki elit ve halk ayýrýmý bu konuda da kendini gösteriyor. Daha çok Budapeþte’ye ait liberal elit euroya seçenek görmezken, euro tartýþmasýný Macaristan’ýn tarihsel olarak baðlý olduðu Avrupa coðrafyasýna tümüyle yeniden dahil olmasý için bir zorunluluk olarak görür. Bu görüþ, koalisyonun küçük ortaðý liberal SZDSZ partisi’nin tabanýnýn isteklerini büyük ölçüde yansýtýr. Bunun yanýnda, geniþ halk çevreleri ve özellikle Budapeþte dýþýnda kýrsal kesimde yaþayan seçmenin hayatýndan euro alabildiðine uzak. Budapeþte’nin renkli ve zengin hayatýndan çok uzak, özellikle kýrsal kesimde yaþayan halk - geçmiþ yýllara göre alým gücünün artmýþ olmasýna raðmen - hâlâ yoksulluðun pençesinde. Bu yoksulluk özellikle kýrsal bölgelerde ve þehirlerin varoþlarýnda, genelde Çingeneler’in yaþadýðý bölgelerde kendini daha da çok gösteriyor. Ancak Macar Sosyalist Partisi MSZP bu kýsým halkýn yoksulluk sorununu çözmek yerine, daha çok Budapeþte’nin liberal ekonomik elitinin isteklerine yanýt verecek politikalar üretme peþinde. Komünist rejim altýnda Macar Sosyalist Ýsçi Partisi’nin 1968’den beri uygulamýþ olduðu ekonomi politikalarýný izleyenler, aslýnda parti içinde komünist teorinin gerekli kýldýðý iþçi haklarý yerine, ekonomik liberalizmi savunanlarýn gücünü daha iyi gözlemleyebilir. Siyasetin saðýnda olan bir çok seçmen de aslýnda, komünizmden beri hiçbir þeyin deðiþmediðini -Macaristan´daki deyiþle- lüks-liberal-solun her þekilde zenginlerin hizmetinde ekonomik politikalar ürettiðini söyler.
Seçmen þu anda gergin bir þekilde Ekim baþý yapýlacak olan yerel seçimlerde oy vermeye hazýrlanýyor. Siyasi ortamdaki gerilimde merkez sað muhalefetteki Fidesz’in ve de partinin aþýrý saða çok yakin duran lideri Orbán’in rolü büyük. Son haftalarda ekonomik krizi kullanarak, yerel seçimleri Hükümet’in geleceði için bir tür referandum olarak kabul ettirmeye çalýþan Orbán, konumunu Baþbakan’ýn bu konuþmasýnýn açýða çýkmasýnýn ardýndan daha da güçlendirebilir. Ancak Orbán’ýn populist sað partisi Fidesz’in de ekonomik politikalarý ancak orta sýnýfýn hizmetinde. Orbán, ekonomik siyasetini özellikle küçük ve orta ölçekli firmalarýn geliþtirilmesine odaklýyor. Bu firmalara, Avrupa Birliði üyeliðinden kaynaklanan rekabetçi ortamda var olabilmeleri için devlet destekli kredi saðlanmasý, bu firmalarýn calýþtýrdýklarý personel için ödedikleri sosyal katkýlarýn düþürülmesi gibi Fidesz kaynaklý politikalar, Macar siyasetini genel seçimler öncesi yeterince meþgul etti. Ayný partiler sayýlarý, istatistiklere göre, 800-900 bini bulan aþýrý yoksulluk sýnýrýnýn altýnda, bir Avrupa Birliði ülkesinde üçüncü dünya standardlarýnda hayat süren grubun sorunlarý için çözüm üretmede daha yavaþ kaldýlar. Bu aþýrý yoksullarýn büyük bölümü Çingeler.
Nisan 2006 seçimlerinden önce Çingeneler’in oylarýný partisine çekmeyi amaçlayan Orbán, Çingene organizasyonu Lungo Drom’u da Fidesz’in baþýný çektiði saðcý birliðin altýna aldý. Bu amaçla, kapsayýcý bir milliyetçilik kavramý saðcý birliðin söylemine yerleþtirdi. Gözden kaçan bir konu ise, Orbán’ýn Çingeneleri partisine oy vermeðe davet ederken “çalýþan, ekmeðini alýn teriyle kazanan” herkesin Macar milletine ait olduðu söylemiydi.(2) Ancak bu söylem kendi içinde oldukça dýþlayýcý: Endüstriyel toplumlarda, iþ bulabilmenin bireyin eðitimine, hareket kabiliyetine, ve kiþisel baðlantýlarýna baðlý olduðunu biliyoruz. Her türlü haberleþme aðýnýn dýþýnda, bir çeþit kýrsal gettolarda yaþayan aþýrý fakir bu halk, acaba calýþmak için yeterli beceriye sahip deðilse, Orbán’ýn “kapsayýcý” milliyetçilik kavramýnýn dýþýnda mý kalmalý?
Gene de ülkedeki siyasi ve ekonomik bunalým bir muhalefet partisinin ekonomik programýndan çok, iktidardaki koalisyon hükümetini ve de Baþbakan’ý ilgilendirir. Bu bakýmdan Gyurcsány’ýn yukarýda belirttiðim sözleri düþünüldüðünde, tartýþýlmasý gereken asýl konu ise bir Baþbakan’ýn hükümetlerinin yönetimini tanýmlarken neden bu derecede kaba sözlere gerek duyduðu ve de bu sözlerinin ortaya çýkmasýnýn ardýndan istifa edip, etmeyeceði. Ferenc Gyurcsány sözlerin ortaya çýkmasýnýn ardýndan istifa etmeyi ancak üç dakika düþündüðünü, fakat baþladýklarý ekonomik programýn tamamlanmasý ve Macar siyasetinin yalandan arýnmasý için istifadan vazgeçtiðini açýkladý. Cumhurbaþkaný Sólyom ise, Gyurcsány’ýn konuþmasýnýn ülkede yarattýðý ahlâki krize dikkat çekerken, onu istifaya çaðýrmamasý dikkat çekti. Ancak, Sólyom’un dikkat çeken bir diðer sözü ise Baþbakan’ýn günahýný temizlemek için Macaristan’ýn son 16 yýlda yerleþtirdiði demokratik deðerlerin içini boþaltmasý. Muhalefet ise, bu hükümetin sona ermiþ olduðunu, Baþbakan’ýn hemen istifa edip, ülke yönetimini ekonomi uzmanlarýnýn oluþturacaðý bir hükümete býrakmasýný önerdi. Ancak, Baþbakan yerini býrakmamaya kararlý. Devlet Televizyonu’ndan istifa etmeyeceðini açýklamasýnýn ardýndan, Pazartesi gecesi merkez sað partinin ve de medyanýn kýþkýrttýðý aþýrý milliyetçiler ve bir kýsým futbol holiganý televizyondan Baþbakan’a yanýt vermek istediler. Çýkan olaylar tarihi televizyon binasýnda yoðun hasara ve de birçok polisin yaralanmasýna yol açtý. Ortaya çýkan kriz, 1956 devriminden yarým yüzyýl sonra Macaristan’ýn içinde bulunduðu ekonomik, sosyal ve de politik krizin boyutlarýný da gösteriyor.
Macaristan’ýn þu anki ekonomik önceliði ülkenin euroya Orta Avrupalý komþularýnýn arkasýnda kalmadan geçmesi. Ýktidardaki Sosyalist ve Liberal partilerin oluþturduðu koalisyon, 2010 yýlý öncesinde euro kriterlerini yakalamayý umarken, Merkez Bankasý Baþkaný’nýn baþýný çektiði bazý analizler bütçe açýðýna bakarak ülkenin euroya 2012-2013’den önce giremeyeceðini yineliyor. Bu analizler Bulgaristan’ýn bile euroyu Macaristan’dan önce kullanýma sunacaðý yönünde. Koalisyon hükümeti %10’u bulan bütçe açýðýný aþaðý çekmek amacýyla ülkenin saðlýk ve emeklilik sistemlerinde derin bir reformu amaçlýyor. Bunun yaný sýra, vergilerin yükseltilmesi ve kamu sektörünün daraltýlmasý da reformlar arasýnda. Reformlara Gyurcsány’ýn partisinin içinden de yoðun tepki var.
Ýþte burada akla gelen, çok baþarýlý bir iþadamý olan Gyurcsány’ýn konuþmasýnýn, parti içinde Gyurcsány’ýn daha da güçlenmesini istemeyen bir kýsým partili tarafýndan medyaya sýzdýrýlmýþ olabileceði. Gyurcsány’ýn liberal ekonomik politikalarýnýn katý sosyalistler tarafýndan yoðun tepki çektiði bilinen bir gerçek. Gyurcsány’ýn kullandýðý bu kaba dilin nedeninin de parti içindeki bu gruba ülkenin içinde bulunduðu durumu açýkça göstermek olduðu düþünülüyor. Ekonomik siyasetini Blair önderliðindeki Ýngiliz Ýsçi Partisi’nin ekonomi politikalarýyla özdeþleþtiren Gyurcsány, ekonominin rekabet yeteneðinin artmasýnýn toplumsal dayanýþmayý olumsuz etkilemeyeceðini düþünmekte. Gyurcsány’ýn bu konuda yazmýþ olduðu kitabýný, hýzlýca Ýngilizceye çevirtip 2005’teki Avrupa Birliði dönem baþkanlýðý bitmeden Blair’e bizzat kendisinin hediye edecek kadar politikalarýndan emin olduðunu da biliyoruz. Ancak Macaristan’daki siyasi söylem halký fakirleþtiren ekonomik politakalarý, halkýn refahýný arttýracak boyuta getirmeyi bir türlü beceremiyor.
Krizin nasýl sonuçlanacaðýný deðerlendirirken üzerinde durmamýz gereken iki konu var. Birincisi, bu olaylarýn aslýnda Baþbakan’a seçim öncesi oldukça iyi bir koz verebileceði. Sonuç olarak Gyurcsány kendini hatasýný kabul edebilen, ülkenin ekonomik durumunu düzeltmeye çalýþan, uyumlu bir siyasetçi olarak gösterirken, karþýsýndaki muhalefeti gürültücü militarizmle baðdaþtýrmayý baþardý. Macar halký da Baþbakan’ýn istifasýna temkinli yaklaþýyor. Genel olarak anketlerin gösterdiði, Gyurcsány’ýn de söylediði gibi, halkýn politikacýlarýn yalancýlýðýný demokratik sistemle özdeþleþtirmiþ olmasý. Tartýþýlmasý gereken ikinci konu ise ülkedeki merkez saðýn aþýrý milliyetçi gruplarla olan baðlantýlarý ve muhafazakârlýðýn Polonya ve Slovakya’nýn ardýndan Macaristan’daki yükseliþi.
Olaylarýn gösterdiði gibi, son seçimlerde almýþ olduðu oy oranýn üzerinde destekçisinin olduðu belirgin olan aþýrý sað, hükümeti komünist diktatörlüðün devamý olmakla suçlayýp hala gençleri sokaklara taþýyabiliyor. Avrupa Birliði’nin üyesi olan ülkede hâlâ Birinci Dünya Savaþý’ný Macaristan’ýn çevresindeki ülkelere toprak kaybý ile bitiren Trianon Antlaþmasý’ný ret etmek oldukça yaygýn. Sakin bir Fransýz kasabasý olan Trianon, antlaþmanýn bu yýl dönümünde Macar aþýrý milliyetçilerinin gösterisine sahne oldu. Fidesz partisinin baþkaný Orbán’da dahil olmak üzere, pek çok Macar özel arabalarýnýn tamponuna hala gururla Trianon öncesi Macar topraklarýný gösteren bir harita çýkartmasý yapýþtýrýr. Bu gururla taþýnan harita ise bugünkü Romanya’nýn Transilvanya bölgesinin yaný sýra Slovakya ve Hýrvatistan’ýn büyük bölümünü de kapsayan tarihi Macaristan topraklarýný içerir. Ayrýca, Almanya’dan görmeye alýþýk olduðumuz ýrkçý dazlaklarýn Macar versiyonlarý Budapeþte sokaklarýnda sýk sýk karþýmýza çýkýyor. Kýsacasý ekonomik büyümenin çözemediði fakirlik ve iþsizlikle boðuþan bu gençler, Baþbakanlarýna sinirlenip ortalýðý daðýtmadýklarý zamanda, makûs tarihlerini lanetleyip, “Yahudi komünistleri” günah keçisi olarak görüp, avuntuyu Ýmparatorluk zamanýndaki þanlý geçmiþlerinde arýyorlar.
POLONYA’DAKÝ SÝYASÝ BUNALIM
Polonya’nýn 2005 Sonbahar seçimlerinden sonra girmiþ olduðu siyasi bunalým ise tipik bir þekilde, ekonomik liberalizmdeki sorunlarýn demokratik alanda kazanýlmýþ haklarý yani politik liberalizmi geriye götürmesine dönüþüyor. Demokrasi ve piyasa ekonomisine geçiþin baþladýðý ‘90’larýn sonundan beri ardý ardýna halký siyasetten soyutlayan hükümetlerin bundaki sorumluluðu büyük. Bu durumda, siyasatten soyutlanmýþ halk 2005 yýlý seçimlerinde ya sandýða gitmedi ya da muhafazakâr partilere oyunu verdi. Hem hükümet hem de Cumhurbaþkanlýðý seçimlerinde PiS partisi liberallerin ve de solcularýn önünde kazanan taraf oldu. Macaristan’daki merkez sað muhalefetten bir adým daha ileri giderek, PiS tüm rejim deðiþikliðinin aslýnda baþarýsýz olduðunu, Polonya´nýn rejim deðiþikliðinin yol açmýþ olduðu yolsuzluk, kültürel çöküntü ve ekonomik bunalýmdan kurtulabilmesi için, rejim deðiþikliðini yeniden baþlatmasý gerektini belirtiyor. Bu seferki rejim deðiþikliðinin ahlâklý, töresel ve dürüst olma þartý var. Oldukça muðlak görünen bu istemin ne anlama geldiðini biraz daha yakýndan deðerlendirmek istiyorum. Ýþe Polonya´nýn komünizme muhalefet eden Dayanýþma Sendikasýnýn 1980´lerde kullanmýþ olduðu muhalif söylemi deðerlendirmekle baþlamakta yarar var.
1980'lerde adýný duyurmaya baþlayan sendika, Polonya halkýnýn ayrý özelliklerini göz ardý edercesine, komünist diktatörlüðü Polonya´ya getiren “onlar” karþýsýndaki halký “biz” olarak bir araya getirdi. Amaç, diktatörlüðü yýkmak olunca Dayanýþma sendikasi geniþ kitleleri arkasýna toplayarak insan haklarý soylemini, halkýn yabancý diktatörlükten kurtulma özlemiyle birleþtirdi. Kýsa sürede, hem kültürel elit hem de geniþ halk kitlelerini kapsayýcý bir þemsiye altýnda toplayabilen hareket, en sonunda komünist parti iktidarýný masaya getirip, ülkeyi demokrasiye geçirebileceðini gösterdi. Ancak Amerika’lý sosyolog David Ost’un birçok eserinde de söz konusu ettiði gibi,(3) bu hareket 1990 sonrasý bu sefer iþçi sýnýfýný siyasetten ve ekonomik deðiþimle ilgili karar verme mekanizmalarýndan soyutlayan, paternalist bir çizgiye geldi. Eski Doðu Bloku´nun diðer ülkelerinde de olduðu gibi, Polonya’da da halk kitleleri siyasi ve ekonomik deðiþim konusunda en baþta “bizim” hukumetimiz söylemiyle ortaya çýkan yeni siyasi elite tam güveni gösterdi ve deðiþimin yönünü ve amacýný çok da sorgulamadý. Ancak, küresel kapitalizm ve Avrupa Birliði’nin istekleri doðrultusunda özelleþtirmeler ve istihdamýn kýsýlmasý, ekonomik deðiþimin iþçi ve köylü sýnýflarýný kaybeder duruma getirmesine yol açti. Merkez sað ve soldaki partilerin hiç birinin bu sýnýfýn sorunlarýna cözüm üretememesi de, bu sýnýfýn rejim ve sistem degisikliðini ahlâksal açýdan sorgulayan partilere kaymasýna yol açtý. 2005 yýlý seçim sonuçlarý bunun en iyi göstergesi.
PiS ya da LPR gibi partilerin iktidarlarýnýn güçlenmesinde Katolik Kilisesi’nin rolünü de bu incelemeye katmak zorundayýz. Polonya´daki Katolik Kilisesi Komünizme karþý Polonya halkýna sýðýnak yarattý. Kilise daha sonra ise Avrupa Birliði´nin öne çýkarttýðý laik batýlýlaþmaya karþý çýktý. Bu baðlamda, özellikle Radio Maryja’nýn etkisinden söz etmek istiyorum. Adýndan da belli olabileceði gibi, Polonya Katolik Kilise’sine yakýndan baðlý olan bu radyo istasyonunu, Polonyalý yazar Andrzey Stasiuk’un aðzýndan anlatmakta yarar var.
Radio Maryja’yý büyük bir tutkunluk ve merak ile bir zaman önce dinledim. Ýlk önceleri radyoya geceleri belli bir dinleyici grubunun doðrudan konuþtuðu bir dalgaya geçtiðinde dikkat ettim. Bundan önce, radyo veya televizyonda buna benzer hiç bir þey duymamýþtým. En sade, yapmacýksýz insanlar bu radyo istasyonunu aradý. Fakir, yalnýz, yaþlý, en kýrsal kesimin en küçük köyünden olanlar, emekliler, düþkünler, iþsizler. Diðer programlar veya yayýn istasyonlarý tarafýndan düþünülmeyen tüm renkler buradaydý. Yeni piyasa ekonomisinden eksik olan, unutulan, dezavantajlý olan herkes. Bu insanlarýn sesleri aslýnda bizim otobüste, sokakta, hastanelerin bekleme odalarýnda, kullanilmýþ eþya maðazalarýnda, ucuz yemek dükkanlarýnda duymaya alýþýk olduðumuz seslerdi. Kendi sefalet ve üzüntülerinden söz ettiler. Radio Maryja’ya konuþtular, çünkü onlarý dinleyecek kimseleri yoktu.(4)
Kýsaca, daha önceki yazýlarýmda da ifade ettiðim gibi, 1990'larýn ekonomik ve siyasi elitinin en büyük yanlýþý halký deðiþimden dýþlamak ya da bir þekilde halkýn reformlara desteðini doðal karþýlamak olmuþtur.(5) Bu sürecin içine, bir de solcu hükümetle baðlantýlý yolsuzluklarýn ortaya çýkmasý girince, rejim deðiþimini baþtan baþlatmaya kararlý olan PiS gibi partiler secimlerde büyük baþarýlara ulaþtý. PiS partisi yolsuzluklarýn Polonya’yý saran ahlâki çöküntünün bir sonucu olduðunu, bu sonucu deðiþtirmek için ise toplumun hizaya çekilmesi gerektiðinden söz ediyor. Bu hizaya çekme, medyaya karþý düþmanlýk, gösteri ve toplantý haklarýnda kýsýtlama, kadýn ve cinsel tercihlerine göre azýnlýk durumunda olanlarýn haklarýna saldýrý, daha da ilerisi Adalet Bakaný tarafýndan ölüm cezasýnýn yeniden uygulamaya konmasýný isteme gibi konularda kendini gösteriyor. Bu noktada konuþulmasý gereken bir konu, hem Macaristan hem de Polonya’da tam da demokratik kurumlar yerleþti derken bir anda, küçük bir kývýlcýmla, kazanýlmýþ haklarýn nasýl tehlikeye girebildiði.
SONUÇ: EKONOMÝK ÇÖKÜNTÜ, POLÝTÝK LÝBERALÝZMÝ NASIL GERÝYE GÖTÜRÜYOR?
Macaristan’da þu anda gözlerden kaçan bir “devrim” var. Bir “Milli Devrim Komitesi” kurulmuþ, bu devrimin liderleri Parlamento’yu yuvarlak masa toplantýsýyla rejim deðiþikliðini tartýþmaya çaðýrýyor. Nisan ayýnda seçilmiþ hükümetin daðýlmasýný ve bundan sonraki seçime dek, teknokratlar liderliðinde bir hükümet kurulmasýný istiyor. Ayrýca bu Komite, Avrupa Birliði üyeliðinin ülkeye kaça mal olduðunu, bundan sonra Avrupa Birliði’nden gelecek fonlarýn da nasýl kullanýlacaðýný bilmek istiyor. Bu duruma bakarak düsünebiliriz ki, sanki Macaristan yeniden demokrasiye geçiyor. Aslýnda, bu Milli Devrim Komitesi, Macaristan’da seçim sonuçlarýna göre yok olduðunu düþünebileceðimiz aþýrý milliyetçilerin yeniden ortaya çýkmasý için yeni bir umut. Dolayýsýyla, bu Komiteyi önceki yuvarlak masa toplantýlarýna katýlan muhaliflerden ayýran yön de etkin olan aþýrý milliyetçi söylemi. Þu anda, Gyurcsány’ýn yalanýna karþý ayaklanmýþ olan halkýn temsilciliðine savunan “Milli Devrim Komitesi”, Hunlar’dan baþlayan, Hunlar’ýn runik (iþaret) yazýsýyla yeniden Macarca’yý düzenlemeyi öðreten, daha sonra bu temele Hristiyanlýðý ve Macar Hristiyanlýðý’nýn simgesi olan Aziz István’ýn Tacý’nýn ilke ve öðretisini kutsayan bir milliyetçilik savunmaya çalýþýyor. Bu milliyetçiliðin görünen düþmaný “Yahudi Komünistler” ve onlarý görünmeyen bir biçimde destekleyen Amerikan ve Ýsrail lobisi. Bu bulanýk milliyetçiliðin halkýn ekonomik sorunlarýyla ilgili çözümü belirsiz olsa bile þu andaki iktidara karþý alternatif olmak için ortaya çýkmýþ olmasý önümüzdeki günlerde daha çok tartýþýlacak.
Benzer biçimde, Polonya’daki Katolik-milliyetçi PiS, halkýn ekonomik sorunlarýnýn dýþarýsý kaynaklý olduðunu söylerken, Polonya’nýn Almanya ile olan iliþkisi yerine, bir Polonya-Amerika Birlesik Devletleri (ABD) ekseni yerleþtirmek istiyor. Hükümet Avrupa Birliði´ne de mesafeli. ABD ve Polonya´nýn muhafazakar ve din bazlý siyasetini ön planda tutan bu eksenden dolayý Polonya’nýn Irak’ta asker bulundurmasý, Polonya Dýsiþleri Bakaný’nýn deyiþiyle, Irak halkýnýn kendisi gibi dindar olan Polonya gibi bir ülkeden gelecek askere olumlu gözle baktýðý ve kutsal yerlerinin korumasýný rahatça emanet ettiði. Polonya’daki hem iç hem de dýþ siyasetteki bu dini yapýlanmayý biraz daha yakýndan deðerlendirmekte yarar var. Avrupa Birliði normlarýna aykýrý olarak, kurtajý tamamen dinci bir yaklaþýmla reddeden ve cezalandýran Polonya hukuku, 2002 yýlýnda bir kadýnýn kör olmasý pahasýna kürtaj hakkýný elinden almýþtý. Kilisenin son iktidarla beraber Polonya siyaset sahnesine iyice yerleþmiþ olmasý, Papa’nýn bile dikkatini çekerek en son Polonya gezisinde Katolik Kilisesi’ni siyasetten uzak kalmaya caðýmasýný beraberinde getirdi. Bu yeni siyasi akýmýn Polonyalý´nýn ekonomik sorunlarýný çözmede göstereceði baþarýyý önümüzdeki aylar gösterecek. Ancak þu ana dek olan gidiþ, gençlerin siyasi bunalýmlardan yýlarak kendilerine daha yüksek maaþlar öneren Batý ülkelerine artan göçü.
Avrupa Birliði ise þu ana dek iki ülkedeki geliþmeleri hep Macaristan ve Polonya´nýn iç sorunu olarak deðerlendirdi. Ancak Birlik tarafýndan üyeliðinin otomatik refah ve istikrar getirmediðinin görülmesi, ileri de Avrupa Birliði üyelik þartlarýnýn politik haklar yanýnda, ekonomik refahýn eþit daðýtýlmasýný da öngören bir düzene sokulmasýný gerekli kýlabilir.
1 Erzsébet Szalai (2004) Az elso válaszkísérlet, Budapeþte: Nemzeti Tankönyvkiadó.
2 Magyar Nemzet www.mno.hu
3 David Ost, (2005) The Defeat of Solidarity Anger and Politics in Postcommunist Europe, Ithaca and London: Cornell University Press.
4 Andrzej Stasiuk, ‘A Varsavia governa il Medio Evo’, L’espresso.
5 Umut Korkut (2005) The Relationship between Democratization and Invigoration of Civil Society: The Case of Hungary and Poland, East European Quarterly, 39, 2, Haziran: 149-177.
alýntý:
http://216.239.59.104/search?q=cache:IAgEvIguXsAJ:www.birikimdergisi.com/birikim/makale.aspx%3Fmid%3D215+%22Aziz+%C4%B0stvan%22&hl=tr&ct=clnk&cd=3&gl=tr&lr=lang_tr
Kurtanovic
04-02-07, 02:52
Tarihteki Macar Misafirlerimiz
Nesrin GÜRKAN
--------------------------------------------------------------------------------
“Geçmiþinin anýlarýný hiçe sayan ya da hiçe sayýlmasýna
göz yuman her ulus kendi ulusal yaþamýný katleder.”
Ferenc Kölcsey
IX. yüzyýlýn ortalarýna kadar Kuzey Kafkasya’da Türk kavimlerinin hâkimiyeti altýnda yaþayan Macarlar, 896 yýlýnda bugünkü yurtlarýna yerleþmiþlerdir. Orta Avrupa’daki yeni yurtlarýna yerleþtikten sonra göçebelikten vazgeçerek yerleþik yaþamý seçmiþler ve 1000 yýlýnda ilk Hýristiyan Macar kralý olan Szent (Aziz) Istvan’ýn Papa’nýn elinden taç giymesi ile Hýristiyanlýðý kabul etmiþlerdir. Macarlar, yaþadýklarý topraklarýn stratejik konumu nedeniyle tarihte birçok kez büyük güçlerin egemenliði altýnda kalmýþlardýr. XII. ve XIII. yüzyýllarda Bizans ve Moðollar ile mücadele etmek zorunda kalan Macarlar, XIV. yüzyýlýn sonunda Kosova Muharebesi ile Macar sýnýrlarýna kadar gelen Osmanlý Ýmparatorluðu’yla da 300 yýldan fazla mücadele etmiþlerdir. 1526 yýlýndaki Mohaç Meydan Muharebesi ile baþlayan Osmanlý egemenliðindeki yaþamlarý ise 150 yýldan fazla sürmüþtür. 1683 Viyana kuþatmasýnda baþarýsýzlýða uðrayan Osmanlýlar, 1699‘da Karlofça Barýþ Antlaþmasý ile hemen hemen bütün Macaristan topraklarýný terk etmiþlerdir.
Doðudan gelen saldýrýlarda Batý Avrupa Hýristiyan devletlerine âdeta bir kalkan görevi yapan Macarlarý, Osmanlý egemenliðinden Birleþik Hýristiyan (Haçlý Seferleri) ordularý kurtarmýþtýr. Bu tarihten sonra; I. Dünya Savaþý’na kadar süren Habsburg egemenliði, I. Dünya Savaþý’ndan sonra imzalanan Trianon Barýþ Antlaþmasý, daha sonra yaþanan Alman ve Sovyet politikasý ülke kaderini etkilemiþtir. Özellikle 4 Haziran 1920 de imzalanan Trianon antlaþmasý, (Sevr barýþ antlaþmasýnýn benzeri) ülke topraklarýnýn yaklaþýk 2/3 ini kaybetmesi ve 3,5 milyon Macar’ýn ülke sýnýrlarý dýþýnda kalmasýna neden olmuþtur.
18. yüzyýldan sonra verilen özgürlük savaþlarýnda Batýlý devletlerden yeterli desteði alamayan Macar halký güvensizlik ve yalnýzlýk hissine itilmiþ, Trianon Barýþ Antlaþmasý sonucunda ortaya çýkan tablo Macarlarýn memnuniyetsizliðine neden olmuþtur.
Türklerle olan iliþkiler ise Osmanlýlarýn Macaristan topraklarýný terk etmesinden sonra yoðunlaþarak dostluk ve dayanýþma içerisinde sürmüþtür. Macaristan tarihinde çok önemli yeri olan 1703–1711 Rakoczi Özgürlük Savaþý ve 1848–1849 Baðýmsýzlýk Savaþý kahramanlarýndan olan II. Ferenc Rakoczi ve Kossuth Lajos baþta olmak üzere, ülkesinin baðýmsýzlýðý için mücadele eden yüzlerce Macar’ýn sýðýnmak için Türkiye’yi tercih etmeleri bunun en somut örneðidir. Mültecilerin ülkemizde himaye edilmeleri ayný zamanda iki ülke halký arasýndaki dostluk ve güvenin güçlenmesine büyük katký vermiþ, bu duygu 1956 yýlýndaki Macar Ýhtilâli akabinde yüzlerce Macar’ýn Türkiye’ye sýðýnmasýyla bir kez daha kendini göstermiþtir.
Ülkelerinin baðýmsýzlýðýný saðlamak adýna her türlü tehlikeyi göze alarak savaþ veren, daha sonra vatanýnda yaþamasýna olanak tanýnmayýp Türkiye’ye sýðýnan, ölünceye kadar burada yaþayan ya da baþka diyarlarda hayatýný sürdürmeye çalýþan bu kahramanlar kimlerdi? Biz þimdilik 1703–1711 Özgürlük Savaþý ve 1848–1849 Baðýmsýzlýk Savaþý sonucunda ülkemize sýðýnan Macar misafirlerimizden bir kýsmýnýn yaþam öykülerine kýsaca bakalým.
Imre Thököly
25 Eylül 1657’de Kesmark dünyaya gelmiþtir. 21 yaþýnda “kuruc” olarak adlandýrýlan Habsburg karþýtý savaþçýlar tarafýndan lider seçilen Thököly, Avusturya’ya karþý yapýlan baðýmsýzlýk savaþýnýn kahramanýdýr. Savaþý kazanmak için Osmanlýlarla ittifak yapar ve 1682’de padiþahtan Prens unvanýný alýr. Yukarý Macaristan Prensi olarak ayný yýl Ilona Zrinyi ile evlenir. Yenilgiden sonra 1699 Karlofça Antlaþmasý gereðince yurdunu terk ederek eþi ve iki bine yakýn yandaþýyla birlikte Ýzmit’e yerleþtirilir. Daha sonra gerçekleþen 1703’teki Özgürlük Savaþý’na kendisi saðlýk sorunlarý nedeniyle katýlamaz, ancak beraberinde sýðýnmýþ olan Macar askerleri yurtlarýna geri dönerek Rakoczi’nin ordusuna katýlýrlar. Devlet adamý ve kumandan olan Thököly 13 Eylül 1705’te hayata veda ederek Ýzmit Ermeni Mezarlýðý’na gömülür. Külleri 1906’da yurduna götürülüp Kesmark Luteryan Kilisesine yerleþtirilir.
Ilona Zrinyi
1643’te Hýrvatistan’da bulunan Ozaly kalesinde dünyaya gelmiþtir. Ýlk evliliðini 1667’de Erdel Beyi I Ferenc Rakoczi ile yapan ve çok geçmeden iki çocukla dul kalan Ilona Zrinyi, çevresinin itirazlarýna raðmen ikinci eþi Ýmre Thököly ile 1682’de evlenir. Habsburg birliklerince kuþatýlan Munkacs Kalesi’ni üç yýl boyunca kahramanca savunmasýyla tarihteki yerini almýþtýr. 1688’de teslim olduktan sonra iki çocuðuyla birlikte Viyana Manastýrý’na kapatýlýr. 1699’da çocuklarýný býrakarak eþinin yanýna gider ve eþiyle ayný kaderi paylaþýr. 16 Haziran 1703’te Ýzmit’te hayata gözlerini kapar. Galata’da topraða verilir. 1906 yýlýnda ülkesine geri götürülen külleri Kassa Baþkilisesi’nin kabrindedir.
Janos Komaromi
Slovakya sýnýrlarý içinde kalan Cselfalva’da doðmuþtur. Thököly’nin sekreteri ve en güvendiði kiþi olarak kendisine eþlik etmiþtir. 1705’te efendisinin ölümü üzerine, yurduna geri dönerken götürdüðü günlükleri Thököly’nin Ýzmit’teki yaþamýný anlatan en önemli kaynaklardan biri olmuþtur. 1710’tarihinde doðum yeri olan Cselfalva’da vefat etmiþtir.
II. Ferenc Rakoczi
I. Ferenc Rakoczi ile Ilona Zrinyi’nin çocuðu olarak 27 Mart 1676’da Macaristan’ýn Borsi kentinde dünyaya gelmiþtir. Babasýný erken yaþta kaybeden Rakoczi, henüz çocukken Munkacs kalesini koruyan annesinin yanýnda bulunmasý nedeniyle savaþla tanýþýr. Latince ve Almanca’nýn yaný sýra gezi amacýyla gittiði Ýtalya’da Fransýzca, Ýtalyanca öðrenmeye baþlar, bunun yaný sýra düello ve dansý da öðrenmiþtir. 26 Eylül 1694’te Fransýz sarayýyla iliþkisi olan Prenses Amalia Sarolta ile Köln’de evlenir. Rakoczi yaþamýnýn bu bölümünü þöyle ifâde eder; “Vatanýn dilini unuttum, yabancý kýyafetlere ve adetlere kapýldým.”
|Devamý 2023 Dergisi'nde|
alýntý:http://216.239.59.104/search?q=cache:uRyrN1B0H8EJ:www.2023.gen.tr/mart2006/6.htm+%22Aziz+%C4%B0stvan%22&hl=tr&ct=clnk&cd=4&gl=tr&lr=lang_tr
Kurtanovic
04-02-07, 02:57
üstadým yazdýklarýnýz iyi güzel hoþ da...kaynak yok kaynak ..kim salladý kim dalladý bunlarý belli deðil...
lütfen kaynak belirtin ki biz de asýl kaynaðýndan okuyalým mahhalle deki teyze dedikodusu gibi olmasýn?
bu adamý biliyoruz sýrp ..milliyetçi vs...de burda forumda ego tatmini için bulunmuyoruz ....sizin gibi biz de sevmiyoruz ancak....paylaþým için buradayýz...kaynak bekliyoruz..ýþýk tutun lütfen????
hadi hayýrlý iþler.
Bu iki alýntý yazýsý sanýrým (ufkunu açmakta) biraz faydalý olacaktýr...
Birincisi; Bugünkü Macaristan'ýn durumuna "soldan bir bakýþ" yazýsý...
Ýkincisi; "Milliyetçi perspektiften" bir alýntý...
Bunlarý da yetersiz görüyorsan...
Google'dan arama zahmetine katlanmaný rica edeceðim...:)
sarenalaja
04-02-07, 09:37
Bu iki alýntý yazýsý sanýrým (ufkunu açmakta) biraz faydalý olacaktýr...
Birincisi; Bugünkü Macaristan'ýn durumuna "soldan bir bakýþ" yazýsý...
Ýkincisi; "Milliyetçi perspektiften" bir alýntý...
Bunlarý da yetersiz görüyorsan...
Google'dan arama zahmetine katlanmaný rica edeceðim...:)
teþekkür ederim bakýn böyle daha güzel oldu...deðil mi ama...
not: ben yeterince araþtýrýyorum...ancak bir þeyleri paylaþmaya deðer buluyorsanýz forumda link koymak faideli olur bunun altýný çizdim...herkes sizin gibi google mühendisi deðildir;)
Sevgili Hakane,
Yugoslavya ile ilgili düþüncelerim; tito hakkýndaki baþlýk altýnda yazýlýdýr...
Lütfedersen Oradan okuyabilirsin...
Kusturica "Þerefsizi" konusunda yeni bir þey yazmayacaðým...
Bu sebeple;
Londoner kardeþim ile baþlattýðýmýz bu Polemiklerimizi; en baþtan okumaný rica ediyorum...
Yazýnýn tamamýný okumamýþ olduðun gibi bir kanýya/kanaate kapýldýðýmý söylemek durumundayým...:(
Son olarak:(Kiþisel bir bilgi)
Benim Babam, Kosova- Prizren'de medrese okumuþ...
Þimdi orasý bir müze..
Bayraklý Camii ve Mederesesi eski adý....
Onun zamanýna göre;
Üniversite demezsek bile Lise eðitimi almýþ sayabiliriz...
1940'lý yýllarýn þartlarýna göre pek de cahil sayýlmaz...
-Bunu kabul edeceðini umuyorum...-
Babam;
Hiçbir zaman "Partizan olmakla" övünmemiþtir...
Komünistleri, "Dinsiz" olduklarý için hiç sevemedi...
Kendisi "Dindar ve Ýmamlýk Yapacak düzeyde" dini bilgiye sahip bir Arnavut'tur...
Bunu belirtmekten kendimi alamadým ...
Ancak;
Mesele kiþiselleþmeye baþladýðý için (izninle) bu özel meseleleri burada kapatýyorum...Bir daha da açmayý düþünmüyorum...
Kusturica Þerefsizinin Ýþbirlikçiliði Hakkýnda yeteri kadar "inandýrýcý" gelecek yazý/alýntý asýlmýþtýr...
Amma sen inanmak istemiyorsan , O ZAMAN BAÞKA...
"ANLAYANA, SÝVRÝ SÝNEK SAZ.
ANLAMAYANA, DAVUL ZURNA AZ."
Ýþte sana, Lastik gibi olmayan...
Taþ gibi saglam, Türkçe Bir Atasözümüz ile konuyu kapatýyorum....
Kalbi Muhabbetlerimle Aziz Kardeþim Hakane...
Sayýn Kurtanovic
Yazdýðým son yazýya karþýlýk yukarýdaki alýntýda da belli olduðu gibi tartýþmayý sürdürecek bir yazý yazmýþsýnýz. Ben yine de saygý duydum. Çünkü yazýnýzda da belirttiðiniz gibi son mesajýnýz olacaðýný yazmýþtýnýz. Týpký benim son yazýmda da belirttiðim gibi. Ama söylemlerinize tezat oluþturacak bir þekilde yazý yazmaya devam etmiþsiniz. Þahsým adýna verdiðim söz kadar baþkalarýnýn da bana verdiði sözleri tutmalarý muhattap olduðum þahýslarýn "kendi görüþ ve düþünceme göre" en önemli özelliðidir.
Kalbi Muhabbetlerimizin devam edebilmesi için bu önemi vurgular, en derin saygýlarýmý sunarým....
Kurtanovic
05-02-07, 00:35
Sayýn Kurtanovic
Yazdýðým son yazýya karþýlýk yukarýdaki alýntýda da belli olduðu gibi tartýþmayý sürdürecek bir yazý yazmýþsýnýz. Ben yine de saygý duydum. Çünkü yazýnýzda da belirttiðiniz gibi son mesajýnýz olacaðýný yazmýþtýnýz. Týpký benim son yazýmda da belirttiðim gibi. Ama söylemlerinize tezat oluþturacak bir þekilde yazý yazmaya devam etmiþsiniz. Þahsým adýna verdiðim söz kadar baþkalarýnýn da bana verdiði sözleri tutmalarý muhattap olduðum þahýslarýn "kendi görüþ ve düþünceme göre" en önemli özelliðidir.
Kalbi Muhabbetlerimizin devam edebilmesi için bu önemi vurgular, en derin saygýlarýmý sunarým....
Bu yazdýðýnýzý; nasýl anlamam gerektiðini "anlayamadým" ...
Hakane ve Þarenalaja'nýn "ayný kiþi" olduðunu bilmiyordum doðrusu...
Yazdýklarýmý bir kez daha okursanýz; bu yazdýðýnýzýn "yasagýn" ne kadar "anlaþýlýr" bir matýk olduðunu, "anlayabilmenizi" ümid ediyorum...
Hakane ve Þarenalaja adlý "isimlere" verdiðim cevaplarýn, "farklý ayrýntýlar" ile ilgili olduðunu anlamanýzý temenni ediyorum...
Yazýlanlarý daha sakin bir kafayla ve "içeriklerini anlamaya çalýþarak" okumanýzý rica ederim...
Veya yakýnýnýzdaki herhangi "akil bir þahsiyete okutarak" iki yazý arasýndaki farklýlýðý anlamaya çaba göstermenizi umuyorum..
Bir defa daha düþünün lütfen...
Ben her türden yanlýþ anlaþýlmaya ragmen "kalbi muhabbetlerimi" takdim ediyorum...:)
Kurtanovic
05-02-07, 00:47
teþekkür ederim bakýn böyle daha güzel oldu...deðil mi ama...
not: ben yeterince araþtýrýyorum...ancak bir þeyleri paylaþmaya deðer buluyorsanýz forumda link koymak faideli olur bunun altýný çizdim...herkes sizin gibi google mühendisi deðildir;)
Sizin gibi cevval gençlerimizin yorulmamasý için; link koymuyorum...
Çünkü zamanla linkler arýza veya baþka sebeplerden silinebiliyorlar...
Ben aslýnda uçak pilotu olmak istiyordum...
Çocukken; Yeþilköy Havaalanýna inen uçaklarý görürdüm...
Büyüklerim; büyüyünce ne olacaksýn diye sorunca pilot olucam derdim...
Çocuklarýn hayal dünyasý iþte...Hoþgörmek lazým degil mi ?? :)
Altyapý yetersiz ve maç da deplasmanda olunca, ancak "gogle mühendisi" olabildik...
Onuda hakkýyla yapabilsem gam yemeyeceðim..:(
Kader utansýn....:)
(Birikim'den alýntýladýðým yazý; bugünkü macaristanýn tahlilini yapan bir yazý olduðu için bilhassa AB'ci, Soros'cu arkadaþlarýn genel kültürüne katký amacýný taþýmaktadýr...)
sarenalaja
05-02-07, 01:14
Bu yazdýðýnýzý; nasýl anlamam gerektiðini "anlayamadým" ...
Hakane ve Þarenalaja'nýn "ayný kiþi" olduðunu bilmiyordum doðrusu...
Yazdýklarýmý bir kez daha okursanýz; bu yazdýðýnýzýn "yasagýn" ne kadar "anlaþýlýr" bir matýk olduðunu, "anlayabilmenizi" ümid ediyorum...
Hakane ve Þarenalaja adlý "isimlere" verdiðim cevaplarýn, "farklý ayrýntýlar" ile ilgili olduðunu anlamanýzý temenni ediyorum...
Yazýlanlarý daha sakin bir kafayla ve "içeriklerini anlamaya çalýþarak" okumanýzý rica ederim...
Veya yakýnýnýzdaki herhangi "akil bir þahsiyete okutarak" iki yazý arasýndaki farklýlýðý anlamaya çaba göstermenizi umuyorum..
Bir defa daha düþünün lütfen...
Ben her türden yanlýþ anlaþýlmaya ragmen "kalbi muhabbetlerimi" takdim ediyorum...:)
Ben her türden yanlýþ anlaþýlmaya ragmen "kalbi muhabbetlerimi" takdim ediyorum...
çok güzel bir söz...lakin bu nasýl söz bu nasýl uygulama sayýn kurtanoviç ben ;
1. size hiç bir zaman size sen dediðimi hatýrlamýyorum???
kahvehane arkadaþýnýz mýyým ben?....lütfen haddinizi biliniz?
benim için hep siz olacaksýnýz..anladýðým kadarý ile yaþýnýz belirli bir seviyenin üzerinde...lütfen buna uygun davranýnýz kahve aðzý ile hitab çok saðlýklý deðil..
2. matýk deðil mantýk...türkçemizi düzgün kullanalým sitemize de saygý duyup yazýlarýmýzý daha dikkatli özenli yazalým...lütfen.
3. yukarýdaki cevabýnýz Madde 7 c) Toplum yaþamýnýn gerektirdiði görgü kurallarý dýþýna çýkan;
d) Bosnasancak.net kurallarý, yönetimi veya üyeleri hakkýnda küçük düþürücü, zan altýnda býrakacak mesnetsiz, söyleyiþ ve davranýþta bulunan;
sözler gurubuna giriyor ki bu disiplin kuruluna sevkedilmenizi gerektirir..
ben forumda kurtanoviçin kalmasýnýnýn ve kurtanoviç gibilerin olmasýnýn birinci derecede olmasýnýn taraftarý olarak bu defaki gafýnýzý görmezden geleceðim....ancak tekrarý halinde sizi Sicil-Disiplin Kurulu’na sevketmem kaçýnýlmaz..lütfen haddinizi biliniz...kimse sizi burada yazmaya zorlamýyor...
yine üstüne basa basa söylüyorum siz bir örnek teþkil ediyorsunuz....sizin forumda yazmanýzý caný gönülden istiyorum...
4. yazýnýz sanki bir deklerasyon havasýnda yazmýþsýnýz yazýnýz artýk konunun dýþýna çýkmakta...bununla ilgili bir sohbet, konuþma, yazý vs... paylaþmak isterseniz
http://www.bosnasancak.net/forum/forumdisplay.php?f=27
yolunuz budur...
bahanesi de
GENEL Size sunduðumuz forum konularý yetmiyorsa buraya istediðinizi yazabilirsiniz
budur.
5. bundan sonra bu baþlýk altýnda lütfen baþlýðýn mana ve ehemmiyetine uygun yazýnýz ve yazýlarýnýza devam ediniz..bunu sizden en içten dileklerimle rica ediyorum.
6. lütfen tüzüðümüzü tekrar okuyunuz
saygýlarýmla..
iyi yazýlar
Kurtanovic
05-02-07, 02:15
Ben her türden yanlýþ anlaþýlmaya ragmen "kalbi muhabbetlerimi" takdim ediyorum...
çok güzel bir söz...lakin bu nasýl söz bu nasýl uygulama sayýn kurtanoviç ben ;
1. size hiç bir zaman size sen dediðimi hatýrlamýyorum???
kahvehane arakadaþýnýz mýyým ben?....lütfen haddinizi biliniz?
benim için hep siz olacaksýnýz..anladýðým kadarý ile yaþýnýz belirli bir seviyenin üzerinde...lütfen buna uygun davranýnýz kahve aðzý ile hitab çok saðlýklý deðil..
2. matýk deðil mantýk...türkçemizi düzgün kullanalým sitemize de saygý duyup yazýlarýmýzý daha dikkatli özenli yazalým...lütfen.
3. yukarýdaki cevabýnýz Madde 7 c) Toplum yaþamýnýn gerektirdiði görgü kurallarý dýþýna çýkan;
d) Bosnasancak.net kurallarý, yönetimi veya üyeleri hakkýnda küçük düþürücü, zan altýnda býrakacak mesnetsiz, söyleyiþ ve davranýþta bulunan;
sözler gurubuna giriyor ki bu disiplin kuruluna sevkedilmenizi gerektirir..
ben forumda kurtanoviçin kalmasýnýnýn ve kurtanoviç gibilerin olmasýnýn birinci derecede olmasýnýn taraftarý olarak bu defaki gafýnýzý görmezden geleceðim....ancak tekrarý halinde sizi Sicil-Disiplin Kurulu’na sevketmem kaçýnýlmaz..lütfen haddinizi biliniz...kimse sizi burada yazmaya zorlamýyor...
yine üstüne basa basa söylüyorum siz bir örnek teþkil ediyorsunuz....sizin forumda yazmanýzý caný gönülden istiyorum...
4. yazýnýz sanki bir deklerasyon havasýnda yazmýþsýnýz yazýnýz artýk konunun dýþýna çýkmakta...bununla ilgili bir sohbet, konuþma, yazý vs... paylaþmak isterseniz
http://www.bosnasancak.net/forum/forumdisplay.php?f=27
yolunuz budur...
bahanesi de
GENEL Size sunduðumuz forum konularý yetmiyorsa buraya istediðinizi yazabilirsiniz
budur.
5. bundan sonra bu baþlýk altýnda lütfen baþlýðýn mana ve ehemmiyetine uygun yazýnýz ve yazýlarýnýza devam ediniz..bunu sizden en içten dileklerimle rica ediyorum.
6. lütfen tüzüðümüzü tekrar okuyunuz
saygýlarýmla..
iyi yazýlar
Bu yazýda ne kadar çok yanlýþ var hayretlerdeyim...Sayýn amirim....
Ben Zat-ý alinize yazýyorum, "Hakane" cevap veriyor...
"Hakane"ye yazýyorum, "siz" cevap veriyorsunuz...
Ýkiz-misiniz, yoksa iki isim kullanan ayný kiþi-misiniz...Kafam karýþtý...:(
Ben "sen" hitabýný kullandýðýmý hatýrlamýyorum...
Eger kullandýysam; dogal olarak yazmýþýmdýr...(Ardniyetsiz..)
Eger "aþaðýlamak" gibi bir niyetim olursa; daha "original" kelimelerim "entellektüel dagarcýðýmda" mevcuttur...
Türkçesi; daha "usturuplu" bir kelime ile yapardým...
Mantýk yerine "matýk" yazmýþým...
Uyarýna saðol...
Bunun bir yazým hatasý olduðunu bilmeni isterim...
Eski Türkçede "tashih" diye bir karþýlýðý da mevcuttur...
Türkçenin doðru kullanýlmasý hakkýndaki "duyarlýlýgýnýzý" ayakta alkýþlýyorum...
Bu arada;
"Kahvehane arkadaþlýðý" kötü birþey deðildir...
Eger vakit bulabilir ve Caðaloðluna gelirseniz, size çay-kahve eþliðinde, Türkiyede bu kadar kahvehane olmasýna ragmen "Psikologlarýn" iþsiz kalmalarý hakkýnda sohbetlerimle, mevzu hakkýnda sizi aydýnlatabilmek için bütün gayretimi göstereceðim inþaallah...
Forum yöneticiliðiniz Hajirli biyo...
Bu yazýnýz sayesinde farkedebildim maalesef...
Yazýlanlarýn "içeriðine" dikkatimi verdiðim için "statünüzün ehemmiyetinin" farkýna varamamýþým...
Yazýlarýmý; kime cevap olarak yazdýðýmýn "farkýnda" olarak okumak lütfunda bulunursanýz, yanlýþ anlamadan kaynaklanan "diyaloglarýmýz" uzamayacaktýr...
Konuyu buraya nasýl getirebildiniz, hayret doðrusu...
Tebrik ediyorum...
Ben Kusturica'a ile ilgili en son, babasýnýn mezarýný Bosna'dan alýp Karadað' daki Herceg Novi'ye taþýdýðýný öðrendim. Kendimce mümkün olabilecek en geniþ açýdan bakmaya çalýþtýðým vakit, Kusturica'nýn sanatcý hümanizmi ve objektifliðinin koruyamamýþ olduðunu, bizzat taraf olduðu gerçeðini de görüyorum net olarak. Taraf olduðu düþünce ise apaçýk ortada.
kusturica özel ismini bilerek küçük yazýyorum,
yaþanan katliamlarýn ne boyutta olduðunu görebilen, tarafsýz kalan sýrbistanlý ve Bosnalý sýrplar tarafýndan milosevicin sözcüsü ilan edilmiþtir, sýrplar bu ifadeyi kusturicanýn kendilerine taraf olmasýna sevindiklerinden deðil, bu hainlik karþýsýnda mideleri bulandýðýndan kullanmýþlardýr,
sanat camiasý alenen kýnamýþ, kusturicanýn nasýl bir insan olduðunu sanatçý kimliðinin arkasýnda ne tür amaca hizmet ettiði anlatýlmýþ,
sadece sanatçý kimliði konuþulacaksa bile sanatçý kimliðine HAÝN unvanýný rahatlýkla ekleyebilirsiniz.
daha nasýl anlatmak gerekir ki....
sarenalaja
05-02-07, 12:31
Bu yazýda ne kadar çok yanlýþ var hayretlerdeyim...Sayýn amirim....
Ben Zat-ý alinize yazýyorum, "Hakane" cevap veriyor...
"Hakane"ye yazýyorum, "siz" cevap veriyorsunuz...
Ýkiz-misiniz, yoksa iki isim kullanan ayný kiþi-misiniz...Kafam karýþtý...:(
Ben "sen" hitabýný kullandýðýmý hatýrlamýyorum...
Eger kullandýysam; dogal olarak yazmýþýmdýr...(Ardniyetsiz..)
Eger "aþaðýlamak" gibi bir niyetim olursa; daha "original" kelimelerim "entellektüel dagarcýðýmda" mevcuttur...
Türkçesi; daha "usturuplu" bir kelime ile yapardým...
Mantýk yerine "matýk" yazmýþým...
Uyarýna saðol...
Bunun bir yazým hatasý olduðunu bilmeni isterim...
Eski Türkçede "tashih" diye bir karþýlýðý da mevcuttur...
Türkçenin doðru kullanýlmasý hakkýndaki "duyarlýlýgýnýzý" ayakta alkýþlýyorum...
Bu arada;
"Kahvehane arkadaþlýðý" kötü birþey deðildir...
Eger vakit bulabilir ve Caðaloðluna gelirseniz, size çay-kahve eþliðinde, Türkiyede bu kadar kahvehane olmasýna ragmen "Psikologlarýn" iþsiz kalmalarý hakkýnda sohbetlerimle, mevzu hakkýnda sizi aydýnlatabilmek için bütün gayretimi göstereceðim inþaallah...
Forum yöneticiliðiniz Hajirli biyo...
Bu yazýnýz sayesinde farkedebildim maalesef...
Yazýlanlarýn "içeriðine" dikkatimi verdiðim için "statünüzün ehemmiyetinin" farkýna varamamýþým...
Yazýlarýmý; kime cevap olarak yazdýðýmýn "farkýnda" olarak okumak lütfunda bulunursanýz, yanlýþ anlamadan kaynaklanan "diyaloglarýmýz" uzamayacaktýr...
Konuyu buraya nasýl getirebildiniz, hayret doðrusu...
Tebrik ediyorum...
bir onceki yazýnda senli benli konuþma þeklindeki tavrýnýzý eleþtirirken daha önceki yazýlarýnýzdan örnek koyma gereðini düþünmemiþtim...bunu rahatlýkla araþtýracak görecek bilecek kapasiteye sahip olduðunuzu düþünüyordum...çünkü basit bir durumdu...çok uzatýlacak mevzu deðil.
bununla birlikte herhangi bir yazara yazdýðýnýz yazýya istinaden size yazdýðýmý hiç hatýrlamýyorum ta ki son yazýnýza kadar...buna cevap vermek durumundaydým çünkü yazýnýzda tek kiþinin iki ayrý nickle yazdýðýný ima ettiniz..ki bu forum kurallarýnda aþaðýda belittiðim gibi
madde 19-) Birçok üyelik almak ve bu üyelikleri kendi konunuzu up etmek, kendi kendinize mesaj yazmak ve kendinize rep vermek gibi iþlemleri gerçekleþtirmek yasaktýr. Bu iþlemleri yaptýðýnýz tespit edilirse forumdan tüm üyelikleriniz ve kendi üyeliðiniz silinir.
ilgili maddeye göre bu tarz durumlar ima ettiðiniz kiþileri ya da iddia ettiðiniz kiþileri baðlar...bu da yönetici olmam dolayýsý ile beni 2 veya 3 kat daha fazla ilgilendirir çünkü burada görev alan arkadaþlarýmýzýn tümü belirli bir güven esasý içinde görevlerini yaparlar. benden forumda daha eski ve tecrübeli olmanýz dolayýsý ile bunu anlayacaðýnýzý düþünerek bu kadar basit ve harf harf yazma gereðini görmemiþtim. neyse yazdým artýk. ve bunu yazmama raðmen bir sonraki yazýnýzda ayný iddiaya devam ediyorsunuz..bu hiç hoþ bir davranýþ deðil ...elinizde gerekçeleriniz ve delilleriniz var ise lütfen yönetime bildiriniz toplantýda gündeme gelmesi iççin ilk ýsrar eden ben olacaðým. ancak bununla ilgili herhangi temel bir veri yoksa elinizde sadece bir spekülatif malzeme ise lütfen susunuz...bize yakýþmýyor. bu forumda kakara kikiri yapacaðýmýz zamanlar da muhakkak olacaktýr..ben de olmasýný isterim ve katýlýrým da...
ancak bu mevzu ve buna benzeyen bazý mevzular þaka kaldýrmayacak þeylerdir...daha dikkatli olalým olmayanlarý uyaralým.
ve yine þimdiye dek mesajlaþmalarýmýzda asla yöneticilik konumumu ima eden bir yaklaþýmým olmamýþtýr..konunun baðlayýcýlýðý nedeni ile son mesajýnýza istinaden yazmak zorunda kalmýþýmdýr...ancak her ne hikmetse siz bunu elinde sopa ile sizi kovalayan amir rolüne uydurmayý kendinize görev addettiniz..ya da öyle anladýnýz..ki her ikisi de yanlýþ sonuçlar..
tekrar ýsrar ediyorum forum kurallarýný tekrar tekrar okuyunuz anlayana kadar...
Yazýlanlarýn "içeriðine" dikkatimi verdiðim için "statünüzün ehemmiyetinin" farkýna varamamýþým...
bunu demeniz çok ilginç çünkü yazýlarýn içeriðinin kusturica hakkýnda olmadýðý aþikar..nasýl yazýlýyor bu yazýlar? allah ne verdi ise deyip gözünüzü kapayýp mý yazýyorsunuz_? neyse çok uzatmayayým lütfen yazarken biraz daha içerik...konu baþlýðý vs..detaylarý da inceleyin yazýlar daha saðlýklý bir temele oturacaktýr böylece.
statümün hiç bir ehemmiyeti yoktur gönüllülük esasý ile ortak paydamýz boþnaklýk hakkýnda sitemiz gereðince vizyonumuz ve misyonumuz çerçevesinde çalýþan biriyim naçizane ancak tüzük ya da forum kurallarý ihlali ile ilgili bir konuda imalarda , iddialarda ve suçlamalarda bulunursanýz belirtmem kaçýnýlmazdýr...altýný tekrar çizip defalarca yazýyorum ki bir daha buraya dönmeyelim.
görünen o ki konu maksadýný aþmýþ durumda özellikle hakane, serdo, kurtanovic üçgeni ile artýk benim de dahil olduðum dörtgen kusturica hakkýnda yazmamaya baþladý ki bu forumumuz için yakýþýksýz bir durum oluyor.
o yüzden üþenmedim sizin için...
kusturica baþlýðý altýnda kusturica ile ilgili olmayan yazýlarýn devamý..
http://www.bosnasancak.net/forum/showthread.php?t=6963
diye bir konu açtým...lütfen buradaki herhangi bir yazýya cevap vermek isteseniz dahi bu yazýdan sonra verdiðim linteki yere yazýn..
buna istinaden cevap vermek isterseniz de yine ayný yere yazýn...buraya yazýlýp kusturica hakkýnda olmayan mesajlarý...ya da tartýþmayý devam ettirecek mesajlarý sileceðimdir.
zaten muhtemelen bundan önceki bir çok alakasýz mesaj da silinecektir..forum ana sayfamýzda bununla ilgili duyuru yapýlmýþtýr...
sonuç olarak neymiþ?
burasý hepimizin ortak paydasý olan boþnaklýk forumu...vizyonumuz belli , misyonumuz belli, belirli bir geçmiþimiz var ona layýk olacak þekilde yazalým.
saygýlarýmla
dip not: sayýn vodolia'nýn uyarýsý ile yazýyorum. bu mesajdan sadece kurtanoviç konu dýþý yazýyormuþ gibi algýlanmýþ...hayýr öyle bir þey yok herkes için geçerli olan kurtanoviç için geçerlidir..sadece mesajýna cevaben burada yazýlmýþtýr..üstte belirttiðim gibi hakane, serco ve diðerleri de dahildir.
Bu konu baþlýðý dururken Sayýn Ayhan Demir Neden farklý bir konu açtý ne dersiniz?
yanýtýný ben vereyim; kendi açtýðý konular haricindeki konularý okumadýðý için!:p :D
Bu konu baþlýðý dururken Sayýn Ayhan Demir Neden farklý bir konu açtý ne dersiniz?
yanýtýný ben vereyim; kendi açtýðý konular haricindeki konularý okumadýðý için!:p :D
Okumaz mý bunu da dersiniz. :)
Bence okur...ama "yazar mý? yazmaz mý? "onu bilemem.
vBulletin v4.0.0, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.