PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : izzetbegoviç (bilge kral)



latrodectin
27-03-06, 14:47
1925 doğumlu
- 24 yaşında islâmcılık suçundan 5 yıl hapis yattı.
- cezaevinden çıktıktan sonra önce hukuk, sonra ziraat fakültesini bitirdi.
- 25 yıl avukatlık ve bir inşaat firmasında yöneticilik yaptı.
- 1970 yılında islâm manifestosu adlı bir kitap yazdı.
- bu kitap 1983'te kovuşturmaya uğradı. 12 müslüman aydınla birlikte tutuklandı.
- 1950 öncesinde kurulmuş olan mladi müslümani adlı örgütü yeniden örgütlemek suçundan 14 yıl hapse mahkum edildi.
- mahkumiyetini çekerken, yargıtay bu cezayı 11 yıla indirdi.
- 1989 yılında yugoslavya'nın dağılma süreci sırasında ilan edilen af sonucu özgürlüğüne kavuştu.
- 1990 yılında islam manifestosu'nu yeniden bastırdı.
-bu kitap izzetbegoviç'in islâmi kimliğinden ziyade, siyasi kararlılığının ve mücadelesinin bir simgesi oldu.

latrodectin
27-03-06, 14:50
bir mücadele insanı; izzetbegoviç

hayatı büyük bir mücadele içinde geçen aliya izzetbegoviç ismini, 19. yy sonlarında istanbul’da asker iken sıdıka isimli bir türk kızı ile evlenerek bosna’ya göç eden dedesinden almıştı. iki yaşındayken saraybosna’ya göç eden izzetbegoviç, 6 yaşından itibaren aldığı islami eğitim ve gençlik dönemlerinde ilgi duyduğu miladi müslüman (genç müslümanlar) hareketinin ateşli bir taraftarı olması nedeniyle yugoslavya’nın komünist yönetimi tarafından iki kez hapse mahkum edildi.

1969 yılında yazdığı islam deklarasyonu isimli çalışması yugoslavya’da yazılsa da, islam dünyası için önemli bir çalışmaydı ve islami meseleler üzerine yazılmış felsefi metinleri içeriyordu. izzetbegoviç bir diğer önemli eseri olan ‘doğu batı arasında islam’ı hemen ertesi yıl kaleme aldı ve bu kez köktendincilik suçlaması ile yargılandı. 23 mart 1983 günü ‘üç gün sorgulanacağı’ ifadesiyle polis tarafından alınan izzetbegoviç 14 yıl hapse mahkum oldu. izzetbegoviç’in cezaevi arkadaşı, aynı zamanda önemli bir düşünür olan prof. dr. cemalettin latiç o günleri ‘hiçbirimiz cezaevinden çıkabileceğimizi ummuyorduk.’ şeklinde anlatıyor.

1990 yılında bosna-hersek’in ilk devlet başkanı seçilen izzetbegoviç, boşnaklar için sadece bir cumhurbaşkanı değil, adeta ülkenin bağımsızlığının sembolüydü.

bosna’nın bağımsızlığını aliya’ya borçlu olduğunu söyleyen latiç, ‘galibi olmayan bir savaştan başı dik olarak çıkan tek isimdi. bağımsız bosna’nın çocukları babalarından onun hikayesini dinleyerek büyüyecek.’ diyor. babasındaki sabır ve ileriyi görme yeteneğinin çok az insanda olduğunu belirten kızı leyla aksamija ise ‘boşnaklara aşkı ve özgürlük isteğini o öğretti.’ şeklinde konuşuyor. oğlu bekir de onun ülkede herkese güven verdiğini belirtiyor.

Dominus Tanebrarum
27-03-06, 19:13
bunun bi de adını taşıyan bi park var yıldırımda..(lunapark karşısı)

latrodectin
28-03-06, 02:28
tanıl bora üstadımız, "bosna hersek: yeni dünya düzeninin av sahası" adlı kapsamlı eserinde şöyle bahseder dedo'dan;

"üzerinde birleşilen nokta, izzetbegoviç'in düşüncesinin, çeşitli milletlerin, dinlerin, kültürlerin, doğu ile batı'nın birbirine kavuştuğu yugoslavya'nın zenginliğinden ve 'avantajlarından' yararlanan; yaşadığı coğrafyanın kültürel zenginliğini yansıtan niteliğidir" (a.g.y. sf. 66)

allah gani gani rahmet eylesin aliya. ışıklar içinde yat

latrodectin
28-03-06, 02:30
sda nın genel kurulu'ndaki veda konuşmasından bir alıntı;
"bu günleri gösteren yüce allah'a hamd ediyorum. tarihimizi kanımızla yazdık. evlerimiz yakılıp yıkıldı. düşmanlarımız mert değildi, alçakça katliamlar yaptılar. yapılan katliamları dünya şimdilerde ortaya çıkartılan toplu mezarlardan anlamaktadır. bu gerçekleri haykırmıştık, duyan olmamıştı. tüm acılara rağmen çok şükür ayaktayız. yıkılan ev ve camilerimizi yeniden inşa ettik. şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. onlarla inşallah cennet'de buluşacağız, onları allah'ın ve meleklerinin huzurunda şanlı direnişlerinden dolayı kutlayacağız. gelinen noktada herşey bitmiş değil, yeni başlıyoruz. başlattığımız mücadelede eksiklikler olmasına rağmen bir yerlere geldik. bundan sonra görev sizlerindir. ilerleyen yaşım ve sıhhatim nedeniyle aktif siyaseti bırakıyor, bir nefer olarak ömrümü halkıma hizmet etmek isteyen siyasilere destekle yaşayacağım. allah'a hamd ediyorum ki bugün elimdeki dalgalanan bayrağı teslim edeceğim inanmış yüzbinler var. artık bosna hersek hür ve bayrağımız kendi topraklarımızda dalgalanıyor. selam sana ey halkım. imanınıza, bayrağınıza ve devletinize sımsıkı sarılın."

latrodectin
28-03-06, 02:33
"düşmanlarımıza, adaletten başka verecek hiçbir şeyimiz yok"
demiştir bilge kral...

epidemic
31-03-06, 15:24
kitaplarıyla, sözleriyle, gözleriyle, dualarıyla ve halkının muhteşem asaletini, özgürlüğünü koruma mücadelesiyle her zaman aramızda olan dedemiz. bosna'nın kalbi.

latrodectin
22-04-06, 10:39
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Aliya'nın anıt mezarını inşa etti

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Bosna-Hersek Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı ve efsanevi lideri, Bilge Kral olarak anılan Aliya İzzetbegoviç'in anıt mezarını inşa etti. İBB'nin iştiraklerinden İSTON A.Ş. ile Yapı İşleri Müdürlüğü'nden yetkili ve mühendislerin oluşturduğu sekiz kişilik Kabul Heyeti, 20 Ocak'ta Bosna-Hersek'e giderek çalışmayı yerinde inceledi ve eseri sembolik olarak Bosna Halkı'na armağan etti. Kadir Topbaş, geçen yıl "Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç'e, İstanbullular adına küçük bir hediyemiz olacak.
Kendisine bir saygı ifadesi olarak Aliya İzzetbegoviç'in kabrini Büyükşehir Belediyesi olarak biz yapacağız" demişti. 05.04.2006 - Yeni Asya

Turkovic
23-04-06, 14:34
aliya nın belgeselini izleyemeyen var mı?????? yoksa hemen izlemenizi tavsiye ederim... bulamassanız adresinizi yazın kargodan göndermeye çalışırım...

latrodectin
25-04-06, 17:00
aliya nın belgeselini izleyemeyen var mı?????? yoksa hemen izlemenizi tavsiye ederim... bulamassanız adresinizi yazın kargodan göndermeye çalışırım...

ben izleme serefine nail olmadim

cmlc
25-04-06, 18:19
Ömrünün kalan kısmında çok sade bir hayat yaşadı. Mütevazı evinde kaldı ve sadece emekli maaşıyla geçindi. Ailesine mal-mülk bırakan biri olmadı. Bütün halkına miras olarak hürriyeti kazandıran örnek bir mücadele ve ışık tutan eserler bıraktı. O en zor şartlarda bile adâletin üstünlüğünü esas alan bir ahlâk anlayışıyla düşmanları üzerinde bile saygı uyandırmıştı. Asla kin duygusuna kapılmayan; hep iyiliğin, ahlâkın ve adâletin gerçekleşmesini isteyen bir fazîlet timsaliydi. Gizliliği, entrikayı sevmezdi. Açık ve şeffaf olmayı önerirdi. Hesap vermekten kaçınmazdı. Makam ve mevki onun için inanç ve ideallerini gerçekleştirme yolunda bir araçtı. Mutevazi ancak onurlu bir kişiliği vardı. Eleştiriye açıktı, tartışmayı severdi. Ancak haksızlığa tahammülü yoktu. Hayatı boyunca, Allah'a ve İslama göre şekillenen şahsiyetiyle, kendine olan güveniyle hep dik durdu.
"Hayat kısa değil, ben onu uzun buluyorum" sözü O'na aittir. İslam dünyası için model bir lider olan Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç, 78 yaşında 19 Ekim 2003 Pazar günü Hakka yürüdü. Ülkede yas ilan edildi. Bosna halkı onu politik bir lider değil şefkatli bir baba olarak görüyordu. Bosna halkının "BABO"suydu O. İsmet Sipahiç "Aliya bizim her şeyimizdi, kalbi tüm insanlık için atıyordu ve bu yüzden onu herkes çok seviyordu" derken halkının da hissiyatını yansıtıyordu.
Allah rahmet eylesin.

latrodectin
07-06-06, 14:51
Aliya İzzetbegoviç, İslâmın batılı yüzüydü


Son yüzyılda Osmanlı topraklarında yetişmiş önemli simalardan biriydi Aliya İzzetbegoviç. İnancın nelere muktedir olabileceğini, bir insanın milletin kaderinde ne kadar etkili olabileceğini hayatıyla ispatlamış müstesna bir şahsiyetti. Aliya"nın hikayesi, özgür ve bağımsız Bosna"nın hikayesi demek aslında. Çünkü Aliya"nın fikrî gelişimi, mücadelesi, azmi, sabrı bir toplumun kimliğine sahip çıkarak yeniden tarih sahnesine çıkışının öyküsü bir bakıma. Tito"nun ölümü ile


--------------------------------------------------------------------------------

parçalanma aşamasına gelen Yugoslavya, Avrupa"nın göbeğinde adım adım iç savaşa gidiyordu ve Boşnakların önüne iki seçenek konmuştu. Ya Sırplara katılacaklar ya da yok olup gideceklerdi. Kuzeyle güney, faşizmle komünizm, Sırplarla Hırvatlar, Katoliklerle Ortodokslar.. Tarih boyunca hep arada kalan Boşnaklar yine bir yol ayrımındaydılar. Daha önce de üçüncü yolu seçmişlerdi, bu kez yine öyle yapıyorlardı: Sırplara katılmak ya da savaşarak yok olmak yerine direnerek ayakta kalmayı seçiyorlardı. Bu üçüncü yolun kahramanı ise Sırpların hiç hesaba katmadığı bir isimdi: Aliya İzzetbegoviç.

Üsküdar"a uzanan bir aile öyküsü

Uzun ve çileli 78 yılın sonunda hayata gözlerini yuman Aliya İzzetbegoviç"in hikayesi Üsküdar"a kadar uzanıyor. Aynı adı taşıyan dedesi Aliya İzzetbegoviç, Üsküdar"da askerlik yaparken tanıştığı Türk kızı Sıdıka"yı sevmiştir. Dede İzzetbegoviç askerliği müteakip Sıdıka ile evlenerek Şamats"a döner. Bu evlilikten 5 erkek çocuk dünyaya gelir. Aliya"nın babası Mustafa da Şamats"ta doğmuştur. Aliya, 8 Ağustos 1925"te Şamats"ta doğduktan 2 yıl sonra Saraybosna"ya taşınırlar. Aliya daha çocukluğundan itibaren dindar kişiliği ile ön plana çıkar. 6 yaşındayken Kur"an kursuna gider, çocuk olmasına rağmen sabah namazlarını camide kılmaktadır. Aliya anılarını kaleme alırken o günleri şöyle anlatıyor; "Kişiliğimin oluşmasında ailemin etkisi çok büyük. Büyük annem çok dindar bir insandı. Onu çok seviyordum ve dolayısıyla onun sevdiği her şey bana da çok sempatik geliyordu."

Aliya İzzetbegoviç"in gençlik dönemleri tüm dünyada komünizmin yükselme dönemidir. Karl Marks başta olmak üzere tüm ideologları okur, inceler. Kant"ın "Saf Aklın Eleştirisi" isimli eserinden çok etkilenir. "Tanrısız" bir dünya anlayışı kabul edilemezdir ve 17 yaşındayken İslâm"dan başka alternatif olmadığına karar verir. Bu kararından sonra İslâmi organizasyonlarda görev almaya başlar. 1930"lu yıllarda Saraybosna"da faaliyette olan Miladi Müslüman (Genç Müslümanlar) içerisinde yer almaya başlar. Miladi Müslüman bir çeşit sivil toplum kuruluşudur ve "iyi eğitimli Müslüman" yetiştirmeyi hedeflemektedir. Bu hedefin önündeki en büyük engeli de komünist yönetim olarak gören Miladi Müslüman"ın aktivitelerinde antikomünist bir çizgi yer eder. Bu çizgi sonraki yıllarda Aliya ve arkadaşlarının hapse girmesine neden olacaktır.

Hapse atılması hayatını kurtardı

Tito"nun iktidara gelmesi ile birlikte Miladi Müslüman hareketi yasaklanır ve Aliya ile arkadaşları takip altına alınır. 1946"da Yugoslav polisi Aliya"nın da aralarında bulunduğu 14 kişiyi tutuklar. Aliya "kökten dincilik" suçlaması ile 3 yıl hapse çarptırılır. Aslında Aliya"nın hapse atılması hayatını kurtarmıştır. Çünkü Miladi Müslüman üzerindeki baskısını artıran Yugoslav polisi örgütün 4 liderini ölüm cezasıyla yargılar ve Aliya"nın içeride olduğu dönemde onun görevini üstlenen Halit Kaytaz idama edilir. 1949"da hapisten çıktığında tekrar Miladi Müslüman ile buluşur. Yasaklar ve baskılara rağmen toplumda İslâmi bilincin oluşması için çalışmaya devam eder. Aliya, neden sık sık İslâma vurgu yaptığı konusunda ise "Boşnakları Boşnak yapan; Sırplardan, Hırvatlardan ayıran dinidir. O olmazsa biz de olmayız" diyordu. Bu arada Mücahit dergisi için yazılar kaleme alır. İslâm felsefesi ve ideal Müslüman konuları üzerine felsefi yazılar yazmaktadır.

Alişa İzzetbegoviç, bu dönemde hayatını paylaşacağı Halide ile tanışır. Savaş yıllarıdır ve İtalya"dan kalkıp Almanya"ya giden uçaklar nedeniyle çalan sirenlerle boşalan sokaklarda Halide ile görüşebilmek için dolaşmaktadır. Aliya, Halide ile evliliği için "Savaşı ve sirenleri sadece biz sevmiştik" diyor. Miladi Müslüman içinde çalışmalar, dergilerde yazı yazmalar yanında üniversite eğitimini sürdüren Aliya, 3 yıl okuduğu ziraat fakültesinden "Bana göre değil" diyerek ayrılır ve 1954"te Saraybosna Hukuk Fakültesi"ne girer. Bu süre de Halide Hanım ile evliliğinden Sabina, Leyla ve Bekir isimli üç çocuğu olmuştur. Aliya bir taraftan serbest avukatlık yaparken bir yandan da İslâm Felsefesi üzerine yazılar yazmaya devam eder. 1969 yılında İslâm Deklarasyonu isimli kitabını yayınlar. Kitap her ne kadar Yugoslavya"da yayınlansa da mesajı tüm İslâm âlemini kapsamaktadır ve yeni açılımlar içermektedir. Bir yıl sonra da "Doğu Batı Arasında İslâm" isimli en önemli kitabı neşredilir. Kitap İslâmla ilgili gibi gözükse de tüm insanlığın sorunlarını ele almaktadır. İslâmla demokrasinin bağdaşabilirliğinin en önemli delilleri kitapta yer almaktadır. Fransız kökenli "pozitivist cereyanlar" ve "ateizm"e karşılık Anglo-Sakson düşüncesiyle İslâm arasındaki kesişme noktaları, İzzetbegoviç tarafından ortaya konmuştu. Fakat komünist Yugoslavya rejimi bu girişimlerden ciddi anlamda rahatsız olur ve 23 Mart 1983 günü İzzetbegoviç"in ve arkadaşlarının evine baskın düzenler. Polis ailesine üç gün gözaltına alınacağını açıklar ancak tam iki ay boyunca kendisinden haber alınamaz. 4 ay hücrede tutulduktan sonra da devlet güvenlik mahkemesine çıkartılır. Aliya ve arkadaşları hakkında "rejimi değiştirme" iddiasıyla dava açılmıştır. Tartışmalı süren duruşmalar boyunca sükûnetini elden bırakmayan Aliya ifadesini "İslâm iyi ve asil olmanın ifadesidir" şeklinde bitirmiştir. Fakat mahkeme herkesi şoke eden bir kararla sonuçlanır: 14 yıl hapis.

Aliya hapis döneminde de çalışmalarını sürdürür. Cemalettin Latiç gibi daha sonra Bosna"nın özgürlük mücadelesini üstlenecek arkadaşlarıyla fikir teatilerinde bulunur. Aliya hapis döneminin çetin geçtiğini söylemektedir; "Çok kötüydü. 6 yıl boyunca duvarlardan dışarı bakamamıştım. Ama en kötüsü toplumumuzdan izole etmişlerdi bizi."

25 Kasım 1988 günü hakkında çıkan afla serbest kalır. Tam 2 bin 75 gün cezaevinde kalmıştır. Aliya ve arkadaşları bir sonbahar günü büyük bir kalabalık tarafından cezaevi önünde karşılanır. Artık Aliya, Bosna genelinde çok iyi bilinmektedir. Cezaevinde yanında olan Latiç o günleri şöyle anlatıyor; "Hiçbirimiz önümüzdeki dönemde bizi neyin beklediğini bilmiyorduk. Galiba kader Aliya"yı bu görev için hazırlıyordu."

Hapisten cumhurbaşkanlığına

Tarih 1990"ların başını gösterdiğinde Yugoslavya"da politik karmaşa had safhaya ulaşmıştır. Seçimlerde Aliya"nın partisi SDA (Stranka Demokratciya Aksiya) birinci çıkar ve Aliya İzzetbegoviç uzlaşma ile cumhurbaşkanı seçilir. Fakat 1992 yılında Yugoslavya"dan ayrılmak isteyen devletler arasında çıkan çatışmalar giderek iç savaşa dönüşür. Aliya İzzetbegoviç savaş çıkmasın diye elinden geleni yapmıştır ancak sonuç olumsuzdur. "Bu yüzyılda modern Avrupa"nın ortasında böyle bir savaşa izin vermezler diye düşünmüştüm ama yanılmışım" diyordu. 2 Mayıs 1992"de Aliya İzzetbegoviç"in Sırp ordusu tarafından Lukaviça"da esir alınması ülkede infiale neden olur. Uluslararası baskı ile serbest bırakılır fakat artık dönüşü olmayan bir yola girilmiştir. 26 Haziran 1992"de Boşnak halkı savaşa davet edilir ancak tablo hiç de iç açıcı değildir. Bir yanda Avrupa"nın en güçlü 4. ordusu, öbür yanda silahı bile olmayan Boşnaklar. Aliya, diğer vasıflarının yanında iyi bir başkomutandır da. Savaşın her aşamasında etkin bir rol üstlenir. Sürekli cephede bulunur, askeriyle aç kalır, askeriyle üşür. Bu tavrı asker üzerinde doping etkisi yapmaktadır. Bugün Tuzla Üniversitesinde profesör olarak görev yapan Cemalettin Latiç "Aliya ile cepheleri dolaşıyorduk. Bir asker "Savaştan sonra adalet sağlanacak mı?" diye sordu. O da "Adalet için savaşmazsak onu elde edemeyiz" dedi" şeklinde anlatıyor Aliya"nın bakışını.

Üstün oldukları durumda bile "haktan ve adaletten" ayrılmamasını tavsiye etmektedir askerlerine. Zaman zaman bu tutumunu eleştirenlere "İslami kültürümüz bize kadın ve çocuklara, silahsızlara eziyet etmemizi yasaklıyor" diye cevap vermiştir. 1995"e gelindiğinde savaş cepheden diplomatik arenaya kaymıştır. Aliya İzzetbegoviç Dayton"dan dönerken beraberindeki heyete şu açıklamayı yapar; "Uzun hayatım boyunca çok iş yaptım. Çukur kazdım, harç taşıdım, avukatlık yaptım ancak bugüne kadarki en zor işim Dayton"daki anlaşma masasına oturmaktı. Muzaffer bir komutan olarak anılmak değil, makul bir anlaşmayla ülkesine dönme niyetinde olan bir liderdim."

Dayton"da Amerika adına görüşmeleri yürüten Holbroke, Aliya için "Bizi en çok zorlayan liderdi" diyerek görüşmelerin ne şartlar altında yapıldığının ipuçlarını da veriyordu aslında.

latrodectin
07-06-06, 14:51
devamı

Mütevazı yaşadı, görkemli uğurlandı

Aliya 8 yıl süren cumhurbaşkanlığı görevini sağlık sorunları nedeniyle bırakırken hayatını mütevazı evinde sürdürmeye devam ediyordu. Ülkesinin bağımsız görmüştü ve kendi deyimiyle "görevini bitirmişti". Yeterince uzun yaşadığını düşünüyordu "sevgiliye kavuşmak" istiyordu artık. Halen AKP Sakarya Milletvekili olan Süleyman Gündüz, Aliya ve ailesine bir akrabası kadar yakın bir isimdi ve Aliya ile son görüşmesini bize şöyle aktarıyordu: "Çok yorulduğunu, artık sevgilisine kavuşmak istediğini söylüyordu. Hep Allah"a dua ettiğini, iki kişinin sonunu görmeden ölmek istemediğini belirtiyordu. Birisi Hırvatistan Cumhurbaşkanı Tujman, diğeri de Sırp lider Miloseviç"ti. İkisinin de sonunu gördüm, ülkem bağımsız ve özgür. Artık huzur içinde ölebilirim diyordu."

Aliya, 10 Eylül günü evinde düşerek kaburgalarını kırmış ve tüm sevenlerinin yüreğini ağzına getirmişti. Tedavi süresince sevenleri hastane önünde bekleyip şifa bulması için dua etmişlerdi. Ancak Aliya"nın yorgun kalbi dayanamadı ve 19 Ekim günü sevgilisine kavuştu. Geride gözü yaşlı milyonlarca insan bırakarak. Aliya"nın ölümü bu küçük ülkede büyük bir şoka neden olmuştu. Aslında herkes biliyordu ancak kimse kabullenmek istemiyordu Aliya"sız olmayı. Çünkü o bu toplumun varoluş nedenlerinden biriydi. Bosna halkı onu politik bir lider değil şefkatli bir baba olarak görüyordu. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı İsmet Sipahiç, cenaze töreninden bir gün önce bize Aliya için şu tarifi yapıyordu: "O bizim her şeyimizdi. Kalbi tüm insanlık için atıyordu ve bu yüzden onu herkes çok seviyordu." Aliya"nın vefatı her kesimde derin üzüntüye neden oldu. Ülkede yas ilan edildi ve en önemlisi bütün törenlerin göstermelik olmadığının gösteren emareleriyle doluydu her yer. Çoluk çocuk, kadın erkek binlerce Boşnak onun adına açılan defterleri imzalamak için yağan yağmura rağmen uzun kuyruklar oluşturuyordu. Camilerde, evlerde günlerce Kur"an-ı Kerim okundu, dualar edildi. Cenazesi Bakiye Mescidi"nde yıkandı. Mütevazı bir hayat yaşayan lidere görkemli bir tören yapıldı. Törene katılanlar, sicim gibi yağan yağmura hiç aldırış etmedi. Parlamento"da bulunan naaşının başında dua etmek için sabahın ilk ışıklarıyla sıraya giren Boşnaklar saatlerce ayakta bekledi. Yağmuru gösterdiğimiz bir Boşnak "Aliya için herşeyimiz feda. Islanmışım çok mu? Helal olsun hakkım" diyordu yaşlı gözlerle. 80 ülkeden temsilcilerin yanı sıra dünyanın dört bir yanından gelen Aliya dostları meydanları doldurup hep bir ağızdan "Hakkımızı helal ettik" dedikçe gökyüzü ağlıyor, gökyüzü ağladıkça tekbirler göğü inletiyordu. Bosna"yı çok iyi tanıyan yazar Akif Emre "Aliya"ya yakışır bir gündü" diye tanımlıyor cenaze törenini. Kalabalık, bardaktan boşalırcasına yağan yağmur, kilometrelerce süren kortej ve mahşeri kalabalık... Hiçbir şey Aliya dostlarını son görevlerini yapmaktan alıkoyamıyordu. Cenaze defnedildikten sonra gece karanlığında, sabahın ilk ışıklarında sürdü Aliya"nın kabrine ziyaretler. Cenaze törenine gelen Fransız filozof ve şair Bernard Ankry Levy "O İslam"ın Batılı yüzünü temsil eden örnek, müstesna bir kişiydi" şeklinde açıkladı görüşlerini. Levy savaş süresince de Aliya ile sık sık görüşen ve fikirlerini Fransa kamuoyuna yansıtan bir isimdi Aliya için "Kaybımız çok büyük. Keşke onu anlayabilseydik" şeklinde konuştu cenazede.

Çevresinde o kadar adil bir şahsiyet olarak temayüz etmişti ki, Hırvatlar ve Sırplar bile kendi liderlerinden daha yakın görüyorlardı onu. Aliya"nın özel danışmanlığını yapan Dr. Süleyman Gündüz onun için "Sadece Bosna"nın değil bağımsızlık savaşı veren tüm toplumların umuduydu. Onun kazanması hakkın ve adaletin kazanmasıydı. Osmanlı coğrafyasında son yüzyılda yetişmiş en önemli simalardan biriydi" diyor. Aliya"nın kurduğu SDA"nın bugünkü lideri ve başbakan Adnan Terziç de "Aliya sizin için neyi ifade ediyordu?" sorumuzu şöyle cevaplıyordu: "O bizim için bir lider değil bir baba idi. O özgür ve bütün bir Bosna hayal ediyordu ve bunun için vakfetmişti hayatını. Bu görevi biz devraldık artık. Ancak kesin olan bizim onun kadar başarılı olamayacağımız". Kime mikrofon uzatsanız benzeri cevapları almanız, Aliya üzerinde tüm toplumun aynı fikirlere sahip olduğunun deliliydi. Bosna Genelkurmay Başkanı Atıf Dudakoviç, Aliya için "Çok şey söylemeye gerek yok. O bizim için bir komutandan önce bir babaydı. Onu babamız gibi severdik" diyor. Aliya"nın yakın arkadaşlarından olan ve neredeyse yanından hiç ayrılmayan İsmail Kasımagiç "Unutulmaması gereken bir şey var ki Aliya, eski Yugoslavya"nın merkezinde olan ve komünist olmayan tek liderdi. Onun dine karşı saygısı, soyluluğu, ailesinden aldığı terbiye bize örnek olmuştur. Amaçladığı yolda sabır ve azimle ilerlemesi sayesinde bugün özgür ve bağımsız bir Bosna var" şeklinde anlatıyor Aliya İzzetbegoviç"in önemini.

O, yalnızca kendi ülkesini bağımsızlığa taşıyan bir lider değildi. Yeryüzünde ezilen toplumların kahramanıydı. Avrupa"nın ortasında soykırıma uğrayan, tehcir edilen, tecavüze maruz kalan ve aşağılanan bir toplumdan şuurlu, öfkeli, şahsiyetli ve özgürlük adına can verebilecek bir ulus inşa etti. Tartışmasız herkesin gönlünde taht kurmuştu. Farklı görüşlerden herkesi bir araya getirebilmişti cenazesinde. Ünlü Boşnak müzisyen Dino Merlin bunları özetliyordu Aliya için yazdığı "Aliya Sen Olmasaydın" adlı parçasında. Günlerdir radyoda, televizyonda, kafelerde çalan bu parçanın nakaratı Boşnak halkının hissiyatını yansıtıyordu: "Biz ışığı karanlıklarda arardık sen olmasaydın Aliya."

LEYLA AKSAMIJA (KIZI):

"BENZERSİZ BİR İNSANDI"

Onun sabrı, bilgisi ve ileriyi görme yeteneği çok az insanda vardır. Boşnaklara özgürlük isteğini ve bağımsızlık aşkını aşılayan kişiydi. Sırplar Hırvatlar tüm özgür dünyanın gözleri önünde bizi yok etmek için katliamlara girişmişlerdi. Çocuklarımızı öldürüp kızlarımıza tecavüz ettiler. Oysa bugünlerde Sırplar, Boşnakların da katliam yaptığını iddia ediyorlar. Aslında kendi komutanlarından da Sırplar gibi olmak gerektiğini söyleyenler oldu ama o her zaman "Kur"an"da size karşı savaşanlara karşı savaşın, yaşlı kadınlara, kızlara ve çocuklara dokunmayın eziyet etmeyin buyuruyor. Biz onlar gibi olamayız" derdi. İslam"ı en iyi şekilde yaşamaya çalışıyordu. Benzersiz bir lider, şefkatli bir babaydı bizim için. Bize karşı sert ve otoriter olmuştur ama asla özgürlüğümüzü kısıtlamamıştır. Hatalarımız karşısında sabırla konuşarak, ikna ederek, eğitici bir rol üstlenmişti. Çocukken bize ceza vermek yerine ikna etme yöntemini denemişti. Problemlerden kaçma yerine her zaman sabırla çözme yolunu denemişti. Şefkatli ama otoriter bir babaydı. O aynı zamanda tüm Bosna halkının babasıydı.

PROF.DR. CEMALETTİN LATİÇ (ŞAİR, YAZAR, CEZAEVİ ARKADAŞI)

"HÜCREDE ÖLÜMÜ BEKLİYORKEN BİLE SAKİNDİ"

Aliya sadece Bosna için değil tüm İslam âlemi için büyük bir zenginlikti. Kaybımız, acımız çok büyük. Aliya ile arkadaşlığımız 1978 yılına dayanıyor. Komünizm döneminde ve üzerimizde çok büyük baskı vardı. Fakat Aliya herşeye rağmen İslami konularda çalışamaya ve fikirlerini yaymaya gayret ediyordu. Beraber köktendincilik suçlaması ile cezaevine koyulduk. Aylarca tek kişilik hücrelerde kalmamıza rağmen o moralimizi yükseltiyordu. Bir ara hayattan umudumuzu bile kesmiştik ama Aliya bilge kişiliği ile bizi aydınlatmaya devam ediyordu, hücreden sonra gönderildiğimiz Foça Hapishanesi"nde. Hapiste daha sonraki bağımsızlık savaşının fikri altyapısı hazırlanmıştı diyebilirim. Çok aç kaldık, çok eziyet çektik ama asla yılmadık. O hem İslami yaşam tarzını hem bilgeliği bünyesinde toplamış örnek bir insandı bizim için.

Aliya"yı bu kadar sevdiren ise samimiyetiyti. Öncelikle Allah"a karşı çok samimiydi dolayısıyla da bize karşı samimiydi. Çok çalışkan, çok saygılı ve yaptığı her ne ise çok önem verirdi. Kıvrak bir zekaya, analitik düşünebilme yeteneğine sahipti. O harika bir liderdi ama iyi bir politikacı değildi aslında. Kendisi bana bunu hep tekrar ederdi çünkü samimiyetinin istismar edildiğine şahit oluyordu sık sık. Kimsenin kalbini kırmamak için çok çaba sarf ederdi. Halkı mazlum olmasına rağmen hiç bir zaman zalim olmadı. Hatta savaşta üstünlüğü ele geçirdiğimiz zaman bana durmamızı emretmişti. Üstünlük bizdeydi ve Sırplara ağır kayıplar verdirebilirdik. Ama o Müslüman zalim olmaz diyerek engel oldu. "Aramızdaki farkı görsünler" diyordu her zaman. Aliya tek bir millet olabilmemizi,
bağımsızlığımızı sağlayan kişidir. Eğer bugün özgür bir Bosna varsa bunu Aliya"ya borçluyuz.


kaynak AKSİYON

rozaje_cg
07-06-06, 20:21
Verujte ljudi ,U čitavu prostoru ex-Jugoslavije još postoji taj slogan koji se zove " Bratstvo i Jedinstvo "
u svaki grad naj manje ima jedan ulica,bulevar ili trg što se tko zove Bratsvo i Jedinstvo..

Longuri
14-06-06, 00:19
Bosnada Yaşanan Trajedi ve Soykırımı bilmeyenler;
GENOCİD U BOSNI I HERCEGOVINI adıyla
Human rights Groups tarafından Kuala Luppur da düzenlenen Kongrede belgeleriyle sunulan ve kitabı basılan Soykırımı okusunlar.
Gerçekler ve belgeler üzerine dayanan bu suçu işleyen kişiler, Bütün Sırbistan ve Karadağ yöneticilerinin olduğu bellidir.
Şimdi bazıları Karadağı masum gösteriyor, Bosna savaşında en büyük silah desteği Karadağ bölgesinden gelmiştir. Hem Hırvatların Dobrovnikini bombalayan sırplara hemde Sarajbosnayı kuşatan sırplara.
Şimdi böyle bir durumda çember içindeki halkını savunmaya çalışan Bilge Aliya Tarih boyunca bu bölgede yaşayan Müslüman Boşnakların tarihten silinmesine engel olmuştur. Aliya olmasaydı bugün BOSNA olmazdı. Yarsı Hırvatistanın yarsı Sırbistanın toprağı olur kalan işbirlikçilerde o ülkelerin Azınlığı olurdu yada zaten kendini onlardan farklı olmazdı.
Bosnada doğan ve Bosna Vatandaşı birisi olarak bugün Bosnada Cumalarda Bayramlarda Camiler dolup taşıyorsa, Sırp bölgesindeki köylerde bile yıkılan camilerin yerine daha büyükleri yapılmışsa ben bu ESERİ BOSNAYI VE BOŞNAK KİMLİĞİNİ KORUMAK İÇİN ŞEHİD OLANLARI ALLAH RAZI OLSUN DİYEREK ANARIM.

Bugün mezarı sade iki taş ile ve üstü toprak örtülü Şehitliğin içinde Cennetin Gül bahçesinde gibi yatan mütevazi Ömrü Allahın yolunda giden İnsanı ve İnsanlığı seven Zalimlerden korkmayan Nemrutun Ateşinde yanan İbrahim gibi Sarajbosnada savaşın sonuna kadar kalan.
Askerine herzaman MOJİ DRAGİ VOJNİCİ diye seslenen. Halkı içinde korumasız gezen ALİJA İZZETBEGOVİÇ gibi kaç lider var.
Bu bilge alim devlet adamı ve Allah Dostu İnsan için kimse saygısız konuşmasın.
Aliya İzzetbegoviç sayesinde JA SAM BOSANANAC diyorum, onun sayesinde Bosnanın ortasında Bilge Bir İslam Var, Bir Boşnak Millet var.
Tito yu savunanlar bugün niye Türkiyedesiniz, Dedeniz niye geldi Madem Tito iyidide sizin ne işiniz vardı o Pişman mahallenin çamurlarında, pendiğin dağbaşısında onu bir anlatsınlar. Dedelerimiz varını ypüunu bırakmış baskıdan o kominist bayrak altında yaşamaktansa giderim demişler.
Bugün birinizin evinin önünden iki defa biri eve bakarak geçse huylanırsınız. Ama rankoviçin ajanları dedelerinizin evini 24saat gözetliyordu. Bunları unutmayın...
Bügün Türkiyede Kurtuluş Savaşını unutup Yunanı, AB yi ABD yi dost görenler gibi sizde tarih boyunca her fırsatta sizleri kesen sırbı, karadağlıyı, hırvatı, makedonu, bulgarı unutmayın.
Unutursanız siz zararlı çıkarsınız. Düşmanını bilen tedbir alır bilmeyende ANSIZIN ELİNDE CAN VERİR...
O çok sevdiğiniz Müslüman olmayan balkanlılar sizi ummadığınız anda boğmaya kalkarlar....

Longuri
14-06-06, 00:44
Aliya İzzetbegoviçi tanımayanlar Aşağıdakileri yapsınlar yada sussunlar. Hainlik ve gaflet içinde konuştuğunun vebalini Allah katındada ödeyeceklerini bilsinler.

1. ALİYA İZZETBEGOVİÇ TARİHE TANIKLIĞIM Klasik Yayınları,
2. ALİYA İZZETBEGOVİÇ KONUŞMALAR Klasik Yayınları,
3. GENOCİD U BOSNU İ HERCEGOVİNİ 1991-1995 Türkiyede baskısı yok isteyene mail atsınlar fotokopisini yollayayım.
4. Bosnaya gitsinler Republica Sırpskadaki köyleri gezsinler Eski Camilerden kalan bir tane varmı. Müslüman bölgelerde yıkılmış bir kilise varmı görsünler.
Kiliseleri Müslümanlar yıkmazken onlar mezar taşlarını bike yıktılar benim dedemin ve ninemin bile mezarını yıktılar.
5. Kominist sistemde Müslümanlar %kaç yönetici kadrosundaydı arşivleri incelesinler.
6. Bosnada savaş sırasında bulunmuş olanlarla konuşsunlar. Savaş sırasında dıiarı kaçan Avrupada yardım alan işlerde çalışıp sonrada dönünce ev barl araba alan ama Bosnanın yıkık halini beğenmeyip belediye hizmetlerinden şikayet edenlerin halini değil savaşanları o mücadeleyi verenlerin halini görsünler.
Savaş sonrasında sahip siz kalan Ailesinin çoğunu şehit vermiş evsiz parasız gazi insanları görsünler. Oraya sadece Müslüman ülkelerden yardımların yapıldığını. Global sermaye şirketlerine savaş sırasında Avrupada ve Amerikada bulunmuş kaçkınların yerleştirildiği. Savaşanların iş bulamadığı köyünde yıkık evinde oturduğunu görsünler.
Asıl savaş şimdi veriliyor. Silahla yok edemedikleri Boşnak Milletini ve İslam Kimliğini asimilasyon ile savaşanların hepsini suçlu gösterek yapıyorlar. Şavaşan gazilere iş verilmeyerek cezalandırıyorlar. Aliya olmasaydı bu savaştan bu millet sağ çıkamazdı. Bizim şimdi yapmamız gereken Bosnaya gidip yatırım yapmak orayı kalkındırmak İşsiz insanımızı savaşta vermediği değerlerini bugün maddiyata satmasını önlemek. Şimdi yeniden bu milleti okutmak, istihdam etmek ve dünyada başı dik savaşta durduğu gibi durmasını sağlamak gerek. Aski halde bu bölgeler Mason locaları denetimindek suç örgütlerinin yuvası olmaktan Avrupadaki suç çetelerine malesef balkanlar ev sahipliği yapmaktadır.
Buda gelecek için büyük bir tehdittir. Avrupa sonunda bir gün bu çeteleri bahane edip Bosnadan Arnavutluğa bütün ülkeleri işgal etmesinin ortamı şimdiden yaratılıyor.
Bu durumda Aliyayı suçlamak ama savaşın başından beri saldırgan olan ve bu saldırganlara destek verenleri görmezden gelmek. AB, ABD ve RUSYANIN oyunlarını görmeden gelip. Kimi Sosyalist yanlısı Titoyu kimi AB yada ABD yanlısı politikacıları savunmak hainlikten öteye benim için geçemez....

rozaje_cg
14-06-06, 12:35
Sancaktaki partiler 3"e bolunmus durumda. Hepsi ayri kutuplarda ve birbirlerine neredeyse dusman gibiler... Hatta bundan bir kac ay once Novi Pazarlilar dayanamayip, Sulejman Uhgljaninin evine bomba attilar. Para gecirdigi icin zimmetine...

Bo?nakaslan
14-06-06, 20:52
[QUOTE=Longuri]Aliya İzzetbegoviçi tanımayanlar Aşağıdakileri yapsınlar yada sussunlar. Hainlik ve gaflet içinde konuştuğunun vebalini Allah katındada ödeyeceklerini bilsinler.

1. ALİYA İZZETBEGOVİÇ TARİHE TANIKLIĞIM Klasik Yayınları,
2. ALİYA İZZETBEGOVİÇ KONUŞMALAR Klasik Yayınları,
3. GENOCİD U BOSNU İ HERCEGOVİNİ 1991-1995 Türkiyede baskısı yok isteyene mail atsınlar fotokopisini yollayayım.
4. Bosnaya gitsinler Republica Sırpskadaki köyleri gezsinler Eski Camilerden kalan bir tane varmı. Müslüman bölgelerde yıkılmış bir kilise varmı görsünler.
Kiliseleri Müslümanlar yıkmazken onlar mezar taşlarını bike yıktılar benim dedemin ve ninemin bile mezarını yıktılar.
5. Kominist sistemde Müslümanlar %kaç yönetici kadrosundaydı arşivleri incelesinler.
6. Bosnada savaş sırasında bulunmuş olanlarla konuşsunlar. Savaş sırasında dıiarı kaçan Avrupada yardım alan işlerde çalışıp sonrada dönünce ev barl araba alan ama Bosnanın yıkık halini beğenmeyip belediye hizmetlerinden şikayet edenlerin halini değil savaşanları o mücadeleyi verenlerin halini görsünler.
Savaş sonrasında sahip siz kalan Ailesinin çoğunu şehit vermiş evsiz parasız gazi insanları görsünler. Oraya sadece Müslüman ülkelerden yardımların yapıldığını. Global sermaye şirketlerine savaş sırasında Avrupada ve Amerikada bulunmuş kaçkınların yerleştirildiği. Savaşanların iş bulamadığı köyünde yıkık evinde oturduğunu görsünler.
Asıl savaş şimdi veriliyor. Silahla yok edemedikleri Boşnak Milletini ve İslam Kimliğini asimilasyon ile savaşanların hepsini suçlu gösterek yapıyorlar. Şavaşan gazilere iş verilmeyerek cezalandırıyorlar. Aliya olmasaydı bu savaştan bu millet sağ çıkamazdı. Bizim şimdi yapmamız gereken Bosnaya gidip yatırım yapmak orayı kalkındırmak İşsiz insanımızı savaşta vermediği değerlerini bugün maddiyata satmasını önlemek. Şimdi yeniden bu milleti okutmak, istihdam etmek ve dünyada başı dik savaşta durduğu gibi durmasını sağlamak gerek. Aski halde bu bölgeler Mason locaları denetimindek suç örgütlerinin yuvası olmaktan Avrupadaki suç çetelerine malesef balkanlar ev sahipliği yapmaktadır.
Buda gelecek için büyük bir tehdittir. Avrupa sonunda bir gün bu çeteleri bahane edip Bosnadan Arnavutluğa bütün ülkeleri işgal etmesinin ortamı şimdiden yaratılıyor.
Bu durumda Aliyayı suçlamak ama savaşın başından beri saldırgan olan ve bu saldırganlara destek verenleri görmezden gelmek. AB, ABD ve RUSYANIN oyunlarını görmeden gelip. Kimi Sosyalist yanlısı Titoyu kimi AB yada ABD yanlısı politikacıları savunmak hainlikten öteye benim için geçemez....[/QUOTE TEBRİK EDERİM LONGURİ SANA KENDİ ADIMA ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM BAZI BİLGİSİZ VE HAİN ARKADAŞLARA ÇOK GÜZEL CEVAP VERDİN SENİ AYAKTA ALKIŞLIYORUM TEBRİKLER,TEBRİKLER... da te nije ALİJA ,da te nije ALİJA, da te nije ALİJE.................

adal?
14-06-06, 22:14
Longuri'ye
Pişman maahala çamur değil, Pendik hiç dağbaşı değil!
Bosna'da üretim yok.olsun müslümanya önemli değil.Bosna savaşçıları aç-bi ilaç(iki dayım Bosna'da bana hikaye anlatma!) müslümanlarya önemli değil.Bosna'nın basit bir kapı yapacak endüstrisi bile yok.İki dayımın oğlu Amerika'da, biri Avusturya'da,eve para göndermezlerse dayımlar aç kalır.Ama müslümanlarya olsun.KALBİMİZDESİN ALİYA!!!!!!!!!!!!!!!

Longuri
15-06-06, 13:18
BRAVO SAFFET CANDAŞŞ....

Pişman Mahalle bundan 30 sene önce Çamur deryasıydı sen o yılları bilmezsin...
Pendikte dağ başıydı minibüs kalkmazdı oraya....

SENİN BU DEDİĞİNE GÖRE KURTULUŞ SAVAŞINDA YIKILAN YUDUN SORUMLUSUDA MUSTAFA KEMALDİ.... Yunanlılar Masumdu. Böyle SAÇMA DÜŞÜNCE OLABİLİRMİ KARDEŞİM....

Kardeşim Aliya olmasaydı bugün bosna olmazdı. Yıkılmış sanayisi olmayan BOSNA'yıda, nasıl Kurtuluş savaşından sonra Türkiye imar edilmeye çalışıldıysa aynen imar etmeye bütün Boşnaklar çalışmalı.

Oraya buraya kaç savaşma. Sonrada sanayi yok iş yok bir şey yok...
Allaha Şükür o bir avuç toprak var... Kimse nankörlük etmesin...
Vatan kutsaldır.... Hırvatlar ve Sırplar ülkeyi paylaşsaydı döneceğiniz bir avuç toprağınızda olmazdı... Ayrıca ben Bosnaya gittim Sancakın yarısı gelmiş Bosnaya yerleşmiş. Bunun sebebi ne Sırp bayrağı altında olmaktansa Bosna Bayrağı altında olurum düşüncesi....
Maden Aliya kötüydü niye bu Sancaklılar Bosnaya yerleşti.Yada Aliya kötüyse Bosna ordusu savaşıken bazı bosnalılar yurt dışına kaçarken neden bazı sancaklılar Bosna ordusunda savaşmak için Bosnaya koştu... Vatan Namustur kimse bana Bosna ve Kosova savaşırken Türkiyeye kaçan ve Yıldırımda son model kaçkın arabaları ile gezen karı kız hastası Korkakların, yalanlarını savaşı Aliyayı ve UÇK yı kötüleyici sözlerini gerçekler gibi dayatmasın.

DOST GEÇİTTE BELLİ OLUR.....
Bosnadada Kosovadada Makedonyadada Halkı için kim mücadele etti ortadadadır. Dün kundaktaki bebeği öldürenler bugün Kıbrıstaki Türk Ordusunu nasıl işgalci göstermeye çalışıyorlarsa, Bütün onurlu mücedele edenleri suçluymuş gibi gösteriyorlar....

Bebekler öldürülürken, Kadınlara tecavüzedilirken neredeydiniz niye ozaman muhalefet etmiyordunuz. Kurşun korkusundan Namusunuzun kirletilmesi dahamı iyiydi. Onur, Gurur, İmanınız bu kadarmı.

Aliyaya dil uzatacağına bazıları bence. Bosna savaşırken SANCAK, KOSOVA ve Yugosyavyada Müslümanların yaşadığı diğer yerler niye aynı zamanda ayaklanmadı onu sorgulasınlar....

Savaştan kaçıp Türkiyede Yıldırımda kız kovalayan Calimeroya takılanları sorgulayın sonra SAVAŞAN MÜCAHİTLERE LAF EDİN....

adal?
16-06-06, 00:17
Bay Longuri:
Öncelikle kesinlikle dürüst değilsiniz.Aliya'ya sevginiz salt boşnak olmasından değil. Hatta boşnak olmasından değil.Hangi anlayışı savunuyorsanız bunu yüreklice yapın.Verdiğiniz mesajlar çok açık;Aliya sadece müslüman olduğu için cezaevine kondu.Onu sosyalist Tito içeri attı.Demekki neymiş,müslümansanız Tito'ya düşman olmalısınız.Makedonya'da Yücel'ciler Türktü Sosyalist Tito onları katletti.Demekki neymiş,Türkiye'de yaşıyorsanız, Türküm diyorsanız Tito'ya düşman olmalısınız.Tamda cuma hutbelerine uyan formal mantık!
Bana inan ha! Yoksa dinden çıkarsın,Allah'ta seni yakar.Ne yoksa yazdıklarımdan şüphe mi ediyorsun!Öyleyse sen Türk değilsin,Türkiye'ye düşmansın...Hem sonra ben yaşlıyım ,benim yazdıklarımı nasıl sorgularsın?İnanın amacınız o kadar bariz sırıtıyor ki,gerçekleri size hiçte uymayan temalarla örtmeye çalışıyorsunuz.Ümmeti değilde yurttaşı,dindaşı-ırkdaşı değildeKardeşçe birarada yaşamayı,mücahiti değilde Ulusal kurtuluş savaşçılarını önünüze koyduklarında saldırganlaşıyorsunuz,Nasılda çarçabuk örgütlendiniz
Atatürk'çü bile oldunuz.Ben pek çok yönüyle Atatürk ile Tito'yu yanyana koyabilirim.Aynı şeyi Aliya için yapabilirmisiniz?Amaçları ile,hedefleri ile,ilkeleri ve devrimleri ile...1925 Şeyh(iniz)Sait isyanı,Menemen olayları ve sonrasında geliştirilen Cumhuriyetçi radikal tutum...Kendinizi bunların neresinde gördünüz de Atatürk'çü oldunuz?
Susurluk olaylarına tepki gösteren halka "Mumsöndü oynuyorlar" diyen zihniyet ,ne oldu da "derin Devlet" teorileri geliştirmeye başladı.Yoksa şeriatın keskin kılıcını "şimdilik"kınına gerimi koydunuz?
Ben ve benim gibi düşünen (size göre dinsiz-komünist-laikçi vb. vb.)insanlar Bosna'ya yardım için maddi ve manevi bütün yardımları organize etmeye çalışırken;Toplanan paraları Bosna'lı savaşçılara (pardon Mücahitlere!)değil de kendi partilerinin kasalarına aktaranMercümek veTayfun'mu Bosna için çırpınıyordu?
Dürüst olun Yugoslavya ve Bosna üzerinden Köktendinciliğin propagandasını yapmayın.Burası Türkiye, Türkiye üzerinden konuşun.İbar'ın dediği gibi sanal ortam içinde kimse kimseyi tanımıyor.Sizinle tek ortak noktamız Boşnak olmamız.Yıldırım'daki savaş kaçkını züppeleri bilmiyorum.Neye kime saldırdığınızı da anlamak güç.Savaşanlar Aliya yanlısıMüslümanlar, kaçanlarda kökeni Peçenek olmayan hainlerdi herhalde.

Longuri
16-06-06, 01:41
Bay Saffet Candaş,
Ben fikirleri konuştum siz beni tanımadan şahsıma kişiliğime sataşıyorsunuz.
şunu öncelikle belirteyimki benim görüşüme uyan siyasi parti ve dünya üzerinde şu an uygulanan bir yönetim şekli yok. Ben ne diyorum siz ne diyorsunuz. Sağ var, sol var, dinci var, dinsiz var ama bütün bunlar bir sistem piramidinin alt katmanları hiç biri bağımsız değil bu ikilemler arasında insanlık törpüleniyor iki taraftada kirliler ve nemalanan şahsiyetsizler var drüst insanlar bu çirkinliklerle herşeyden soğuyor yada var olmak için bu %5 fikirlerine uyuşmadığı düzenleri savunuyor yada bu düzenlerce kullanılıyor.
Dünyada Aklak, Etik değerler, Çevre ve İnsanlık çılgınca tüketiliyor. Herşey dejenere olmuş durumda. İnsanların egoları uğruna insanlıktan çıktıkları bir çağdayız. Öbür yandan ise yokluktan, açlıktan kırılan kitle ama ikisininde temsilcileri bunlara manevi manada mutluluk ve Dengeli sevgi dolu bir insan olmasını Dünyada paylaşım içinde mutlu hayatlarınsürmesi için gerekeni yapamıyor. Dünyada haritalar çizilmiş insanlar bu haritalara haspedilmiş herkes ayrı bölgelerde bir yaşam mücadelesinde. Ne Kominis ne Kapitalis sistem insanı mutlu edememiş hepsinin durumu ortada Çininde, Nevyorkunda, Kübanında, Brezilyanında arka mahallelerine gidin durumu görün. Rusyada Votkaya alıştırılmış bir toplum hayatı içerek geçirmiş yaşlılığında alkolik ve ölüm korkusu içinde insanlar yanlı evlerinde ölmüş. Ne arayanı var ne soranı ne evladı ve kimsesi. Bunlar bu toplumların ürünleri gidin Ülkelerin krem döla krem bölgelerini değil. Halkını gezin. İntahar eden edene, her türlü sapkınlıklar, şiddet olayları dünyayı sarmış.
Durum bu haldeyken o başkan bu başkanla anlaşsın. Bu ülke o ülke ile barış yapsın bununla çözülmez bu sistemin sorunları.
Bu sorunlar vicdanı olan insanların Dünyayı ve İnsanlığı seviyorlarsa herşeye dur demesiyle olur. Ama malesef 6.5 milyar insan herkes ayrı çıkar, fikir, amaç ve sapkılık içindeyken olmadığından şüphe etmediğimiz YARATAN bunları düzeltemezken bizler bu 6.5 milyarlık virüs sürüsünü düzeltemeyiz. Herkes bir şeyin bağımlısı olmuş kimi, şöhret,kimi alkol, kimi para, kimi uyşturucu, kimi sapkınlık, kimi bilmemne daha yüzlerce şeyin eseri olmuşken İNSANLIĞIN BU HALİNİ GÖRÜNCE SADECE NEREYE KADAR GİDECEK DİYE DÜŞÜNÜYORUM...
Bu durum içinde bu çarkın içinde ezilen insanlığın kurtuluşu olabilecek bir din olan İslamın yüzyıllarca sistematik şekilde köylü dini yapılması, dinin içindeki ilim, bilim ve İman inancının; hurafeler, dünya gidişatını ve insanlığın ihtiyaçlarını karşılamayan bakış açılarıyla değiştirilmesi. 1.5 milyarlık İslam aleminin toplumu ve dünya için bir vizyon oluşturamamasının ve bunun sonucunda dünyanın her yanında şiddet ve kanla Müslümanların yokedilmesine dur demeye çalışan bir insandı Aliya İzzetbegoviç.
O yüzden ben dünyadaki sistemler ve bu sistemlerin partileri ve bunların ayak oyunları ile anmayın. Ne sağcıyım ne solcuyum Ne köktendinciyi ne değişimci dinciyim. Aslında pek çok dini vecibemide yerine getirmeyen bir müslümanım.
Ama dünyanın bu duruma üzülüyorum, utanıyorum, acıyorum bir şey yapamamaktan vicdan azabı çekiyorum.

Ve dünyanında sonunu merakla bekliyorum. Allah yoktur diyenler bile şunu düşünmeliki bir başka dünya yok bunuda yok edersek ALLAHIN KIYAMETİNE GEREK KALMAYACAK. Zaten kendimiz uzayda yaşayabileceğimiz bir tek yerin burası olduğunu biliyoruz. Bu teknolojik gelişme hızı ile dünyayı tüketme hızını orantılarsak uzayda çok uzak yerlere gidemeden dünyanın sonunu getireceğiz. Bu açıkça belli değilmi....
Şimdi durum İmanlı olmayanlar için bile böyleyken bizler azda olsa Müslüman olanlar. Yarını nasıl düşünüyoruz. Öldükten sonra ne yapacağız. Ben iyi insandım hiç kötülük yapmadım diyen insana sizce sen günde 4 torba çöp ürettin bunun yüzünden bu kadar canlı yok oldu. Bu kadar benzin yaktın, kanserojen madde ürettin ve insanları zehirledin dediklerinde itiraz edebilecekmiyiz. Milyarlarca insanı etkileyen bu durumlara sesiz kaldığımız ve ortak olduğumuz için bunun vebalide bizim olacaktır.
Ben bunların endişesini ve acıları bizim coğrafyamızın çekmesinin hüznünü yaşayan bir insanım. Tek ideolojim budur...
Boşver dini takılıyoruz işte. Yada ben dinimi kendim yaşarım kime ne diyenlere sözüm yok. Herkes kendinden sorumludur. Onlar dünya görüşüne göre dilediğini yapmakta söylemekte haklılar. Yazılarım onlara yönelik değildir.
Ama dünyada ve ahirette hakkı ve doğruyu savunduğuna ve İMAN ettiğine inananlar bizler ne yapıyoruz. BU DÜNYANIN YAŞANILABİLİR OLMASI İÇİN; İLMEN, DİNEN, BEDENEN NE YAPIYORUZ....

Longuri
16-06-06, 02:52
1. Payaşım savaşı sonunda Avusturya macaristan İmparatorluğundan ve Osmanlı İmparatorluğundan koparılan parçaların krallık stili ile o olmayınca 2. paylaşım savaşında sosyalist stil ile yapıştırılan ülke yugoslavya yı parçaladı diye bazıları Rahmetli Aliyaya laf ediyor. Yahu bu ülkeler zaten suni bunların herbiri ayrı mehzep, ayrı din, ayrı kültürü var. Bir kısım Alman Ekolü, Öbür Kısım rus Ortodoks ekolü, öbürüde Türk-İslam sentezi. Bunları hangi ortak payda ile toplarsın. Ortak payda bunların değerlerine uymuyorsa bu sefer değer çatışması olur. Bu çatışma sonucu zaten yıkıldı. Zaten ilk kopanda slovenya ve Hırvatistandı. Bosnayı bağımsızlık ilan etti diye suçlayanlara soruyorum peki Karadağ Miloşeviç yoktu artık onlar niye bağımsız oldu.
Zorla birarada herkese rahatsızlık verecek şekilde yaşayacağına insanlar. İşbilrliği yapan ama yönetimleri ayrı devletlerde yaşasınlar.

Aliyayı bu hilkat garibesi devleti yıkmakla suçlayanlar. Bu hilkat garibesi devlet yerine Aliyanın İslam manifestosunu oksunlar. İnanıyorumki bu kitapta Dünyanın içindeki durum, çatışma sebepleri ve çözüm sekilleri var.
Ama hep dediğim gibi sistem çözüm ve insanların barış içinde yaşaması üstüne korulu değilki. Sistem Darvin teorisi üstüne kurulu. Bu sistemde insanoğlu çatışacak çatışırkende gelişecek. Bütün dünyadaki gelişmeler ve evrim çatışmaların sonucudur mantığına dayanan bir sistem nasıl barış getirir. DNA üstünde yapılan incelemelerden insanlığın iki ayrı insandan oluştuğu ispat edilmişken. Milletlet uluslar üzerine bir sistem inşa etmek. Sarılar düşan kırmızılar dost, turunculara güven olmaz türünden insanları bölmek dünya üstünde insan hareketini sınırlandırmak(serbest dolaşım). Barışa değil çatışmaları dahada artıracak sebeptir. Son yüz sene içinde habire devlet üretmek her üretilen devletide farklılıklar üstüne kurmak sonrada bu devletlerin aralarında anlaşma sağlamasını beklemek hayaldende öte bir şeydir...
Bu casino makinelerinde hep oynayanların kazanması gibi bir şeydir. Yani imkansızdır. Sistem buna izin vermez.
Çatışmayı kazanan tepedeki yönetici olur. Bu sistem çatışmayla vardır ve barışla uyuşmaz...
Dünyada sevgi, adalet, doğruluk ve sözün söz olması gerekir. Bunun için toplumların bilgelerinin uzlaşması ve amaçlarının sadece dünyadaki herkesin kimseye zarar vermeden kendince mutlu bir hayat sürmesini sağlayacak sistemi kurmaları gerekir.
Ama dünyada bu kadar global şirket, bunların sahipleri ve yönetim kadrosu ve pis işleri için mafya teşkilatları kapitalist sistemde varken. sosyalist sistemlerde devlet imkanlarını sömüren yöneticiler halka baskı yapan politbürolar varken bu sesiz mutsuz ve vicdan azabı çeken çoğunluk ne yapsın. Her yerde adaletsiz piramitin tepesindeki kuklacı başının sözü geçerken. Dünyada Hür ülke, Hür Adaletli Haktan ve Haklıdan yana içinde İnananın İmanmayanın İnsanca yaşadığı bir yer yokken.....
Herkes yaşadığı sistem içinde kendini kurtarmaya çalışırken hep bir sistem egemen olursa böyle iyi olur edebiyatı yapar. O sistemi benimseyen için iyi olurda... Benimsemeyenler için yine çatışma doğar. Paradoks bu işte....
Ama kimse dünya haritasını ve insan bakiyesini ortaya döküp hepsini mutlu edecek İnsani değerler ve kişilik haklarına saygılı, Adaletli, Haklı bir sistem çözüm vermiyor.... Kapitalisteler kahrolsun koministler der, Koministler semayeye ölüm der, Arı ırk saf ırk biziz; diğerleri melez bilmemnesi der, Hiristiyan hak din bizin islam barbar der, ....
Hadi bakalım hepsinin kutsalına, değer verdiğine, inandığına, sevdiğine, yaşamak istediğine diğerlerine zarar vermeyeceği şekilde dünya üzerinde yaşamasına; Birinin öteki üstüne hemogonya kurmasını engellemeye yarayacak İSLAM dışında bir dünya sistemi birisi bana getirsinde göreyim....

Böyle bir sistem Yok onun içinde çatışmalar sürecek bu çatışmalardan etkilenmemek içinde gerektiğinde müslümanlar göç edecek, gerektiğinde savaş verecek, gerektiğinde Kur'an-ı Kerim-in indiği dönemde bir avuçlarken hem hakkı duyurup hemde yaşam alanlarını kurdukları dönemdeki gibi olmak zorundadırlar. Aliya İzzetbegoviçte böyle bir adamdı. Bosna İslam kimliği için savaştı hedefte oydu. Diğerleri sadece bu savaşta geçen arabanın gürültüsünden rahatsız olan insanlar gibidir. Yorum haklarıda yoktur, Tarafıda değillerdir. Bu davanın tarafı Hz. Ademin iki Olğu arasına kıskançlık yüzünden Kabilin Habili öldürmesi ve Kabilin dışlanıp sürülmesi ile başlayan ve günümüze kadar devam eden. Haktan ve Adaletten yana olanların kurdukları yaşam sistemi ile bozgunculuk, katti iktidar ve kan üzerine kurulan yaşam sistemlerinin mücadelesidir.
Günümüze kadar insanlık hem çoğaldı. Çoğaldıkçada kan çoğaldı. Dünyada herşey azaldı, azaldıkçada kavgası çoğaldı Allah hepimizin çoluğunun çocuğunun yardımcısı olsun. Son 100 yılda dünyayı 150. bin yılda kirletmediğimiz kadar kirlettik. Önümüzdeki 100 yılda böyle devam edersek. Kimsenin uğrunda savaşacağı mücadele edeceği bir dünya kalmayacak. Kimsede kalmayacak o yıkıntıların içinde Darvin ve sisteminin yıkık heykelleri bakalım çatışarak ve evrim geçirerek yeni bir dünya çıkarabilecekmi.....
Buna inanan varmı?

adal?
16-06-06, 18:11
Sayın Longuri
Sizin kişiliğinize saldırmam sözkonusu değil.Birbirimizi tanımadığımıza göre elbetteki herkez kendi anlayışına göre düşüncelerini yansıtacak.Paylaşanda olacak, reddedende.Etik olmayan,belli sosyal,siyasal ,tarihsel olayları paravan yaparak,seviyesinin çok altında yaklaşımlarla ,insanların inançları,duyguları üzerinden örtülü ajitasyon yapmaktır.
Savunulacak,tartışılacak,çürütülecek,sempatisi oluşturulacak ya da amaç her ne ise konu,görüş,anlayış açıkça ortaya koyulmalıdır.Etik olan budur.
Bütün insanlığın yararına en iyi ekonomik-hukuki-sosyal-siyasal çözümü islam mı koymuş,açılım yapın tartışalım.Türkiye'de derin devlet varmı-yokmu,ne insanlık suçları işlemiş,hangi dönemde neye hizmet etmiş,kim susmuş-kim alkışlamış ortaya dökün tartışalım.
Metafizik mi-Materyalizm mi,Yaradılışmı-Evrim mi ?Satırların,konuların,popüler olayların arkasına saklanarak değil dosdoğru,açıkça ifade edin tartışalım.
Aliya'nın kişiliğini değil ,Aliya'nın devlet-toplum-siyaset anlayışını,ideolojisini dökün satırlara...Göreceksiniz ki isimler atıl kalacak,gerçek siyasal açılımlarla,kimin ne demek istediği değil ,ne dediği ortaya çıkacak.
Beni en fazla şaşırtan ,bir yığın yaşanmışlığa rağmen,gençlerin değil de,ortayaş gurubunun bilinçli bir şekilde örtülü ajitasyon yapması.Gençleri sinsice siyasal islama yönlendirme gayreti.
Bu anlayış devam ederse sizlere daha çok Ne Alaka dedirtecek alıntılar,Afirizmalar çıkartacağım.Bunu yaparkende hiç bir şeyin arkasına saklanmayacağım.Aslolan iyiniyet olacaksa karşılıklı saygı sınırlarının taşmayacağından emin olabilirsiniz.Selamlar...

Longuri
16-06-06, 22:32
Saffet Bey,
Dünya son 100 senede kaynaklarının %50 sini tüketti. Teknolojinin getirdiği Kanser ve manyetik sinir hastalıkları çığgibi artıyor. İnsanlar temiz besin, temiz su ve can güvenliği bulamıyor. Sizce dünya nasıl düzelir?
Hakça adaletçe ve herkes başkasını kendi doğrularına zorlamadan. Dünya ırk ayırımı yapmadan ve kendini yok etmeden nasıl her tür bitki, hayvan ve insanın mutlu yuvası olacak?
Bunu hangi sistem nasıl başarabilir?
Bu sorularımı cevaplayabilirmisiniz...


Kıyamet kopsa dahi elinizdeki fidanı dikin diyen, bastığınız yerde karıncayı incitmeyin diyen peygamberin dini dışında bu konulara hangi sistem ve ilkeler önleyebilir?
Günah tatlıdır tatlı olduğu içinde insanlar ondan vezgeçemiyor. Bende dahil. O yüzden İslam bize zor geliyor. Ama zorluk çekmeden hiç bir şeyde olmuyor...
O yüzden zorluğa alışık olmayan kafasını yormasın baksın keyfine...
Farz edin titanik batıyor. Filikada kalmamış.... Kafanıza göre takılın....
Yada Uzaylılar bizi kurtarır. Bir bilim adamı büyük bir buluş yapar herşey düzelir. Yada İnsanoğlu öyle bir buluş yapacakki suya yemeğe ihtiyaç olmadan yaşayacaz gibi hikayelere inanıp pembe tablo çizin....
Ama kim ne derse desin. Bu medya, tüketim ve çılgınlık toplulumu çılgınca keyfine işine geldiği gibi davranaya devam edecek.....
AMA UNUTMAYIN POMPEYİNİNDE SON GÜNLERİ ÇOK KEYİFLİYDİ ANYI TÜKETİM TOPLUMUNUN SON 100 YILDAKİ KEYİFLİ GÜNLERİ GİBİ..........

Kurtanovic
16-06-06, 23:41
Kardeşim Longuri,
Bir materyaliste laf anlatmak, bir dinazor bulup ona hendek atlatmaktan daha zor bir olaganüstülüktür(mucizedir demiyorum,kavram teolojik oluyor, bilimsel değil:) )...
Çin bile Kapitalist üretime teslim oldu...Hala evrim teorisi palavralarına inanabilen insanlara karşı bu iyiniyetli çabana gıpta ediyorum dogrusu...
Allah, senin sabrını arttırsın kardeşim... :)

Kurtanovic
17-06-06, 23:19
Longuri'ye
Pişman maahala çamur değil, Pendik hiç dağbaşı değil!
Bosna'da üretim yok.olsun müslümanya önemli değil.Bosna savaşçıları aç-bi ilaç(iki dayım Bosna'da bana hikaye anlatma!) müslümanlarya önemli değil.Bosna'nın basit bir kapı yapacak endüstrisi bile yok.İki dayımın oğlu Amerika'da, biri Avusturya'da,eve para göndermezlerse dayımlar aç kalır.Ama müslümanlarya olsun.KALBİMİZDESİN ALİYA!!!!!!!!!!!!!!!

En basit yanlışlarınızı bile görebilmek/kabullenmekten acizsiniz...
Yanılgılarınızı, tartmaya bile gerek duymadan ve "birer dogma" olarak görmekten vazgeçemiyorsunuz...
Yaşınız icabı Pendiğin/Küçükköy ve diğer Boşnak mahallelerinin eski fiziki halini bilememeniz normal olabilir...Ögrenmemekteki israrınız için söylenecek söz yok...Yanılmaz bir bilgi otoritesi olmak ...İlginç bir psikoloji dogrusu..
Materyalist değilmisiniz, yoksa? Materyalist değilseniz şayet,Üslubunuz başka türlü olmalı o zaman da ...

Kurtanovic
18-06-06, 00:01
Bugün, Yugoslavya "ebediyyen yok!"
Tito artık tarihin çöplüğünde yerini aldı...
Ve bütün "partizanlar" artık haymatloz....
Komünizmin pratiği "anavatanı rusya" da artık kapitalist(sosyal emperyalist) bir ülke...
Çin, ABD ile boy ölçüşüyor liberal kapitalist yarışta....
Fidel yoldaş ölünce, Nostalji için fenerle dahi komünist arayacağız...
Hala partizancılık oynamak, ölmüş bir mesleği(mesela semercilik) diriltmeye çalışmak gibi bir boşa çabadır...
Bu fikirler; pratikte denenmiş ve yarar sağlamadığı tescillenmiş "ara dönem şizofrenileridir"....
Hülasaten.
Komünizm ölmüştür, (olmayan)Başınız sağolsun partizan yoldaşlar...

ali beg
18-06-06, 21:58
latrodectin'e;
Sen esefle kınamadan önce, tarih bilgini yokla ve fantastik kahramanlar yaratmayı bırak!
Sen ister kabul et ister kabul etme yukarıda adı geçen 3 kişi vatan hainidir o kadar! Bunu bilimsel tarih yazmiştir! Ancak burda dönen muhabbetler tamamen duygusal:D oldugu için, bugün Bosnalı boşnakların bile benimsemediği Alija İzzetbegoviçi foruma taşimişsin! Yanlış! Alija Bosna'da yok, Türkiye' ye kaçti:D:D Alın size Alija dediler park mark yapın, bilge kral deyin vs. vs. eğlenin işte kısaca!
Bence Gandalf daha buyuk bir kahraman:D:D:D

agovicyetmişbeşe;:D
kardesim ne alaka???
sorarım sana ne alaka???
Bosna'da ki savas emperyalizme karsi verilmis bir savasmidir?
Bosna'da ki savas halk kurtulus savasimidir?
Bosna'da ki savasta kardesler birbirlerini oldurmuslerdir!
Komik olmayalım:D:D

Neyse finallerim var daha fazla yazamiyacağım.
Arkadaslar bakın "mismo nasi", o yuzden kırıcı olmadan mumkun mertebe daha usluplu yazalim ki forum amacina ulassin ve herkes forumdan memnun kalsin!

ibar , hangi kardeşlerlerden bahsettiğini açsaydın keşke..! bu başlık altında bu kadar açık provakasyonunu görememiş olmama üzüldüm doğrusu...!Aliya İzzetbegoviçin , sadece..DAYTON , antlaşması aşamasında gösterdiği Yararlılık Boşnaklar için en özel yere sahip olmasına yeterlidir...! Gerisini konuşmaya lüzum yok ; az çok zekaya sahipsen zaten Bosna yakın tarihi hakkında bilgi sahibi olabilirsin.

Bosnadaki savaş Emparyalist Batının , hepimizin tahmin ettiğinden fazla desteğini alan Sırp,milliyetçiliğine karşı verilmiş bir savaştır.

Her savaş halk kurtuluş savaşı olma özelliğinimi taşımalıdır.

Hangi akla hizmet kardeşler birbirini öldürmüşlerdir yazabiliyorsun !

Sana kırıcı olmadan mümkün mertebe sadece forum hıyarı yazılabilir heralde.

Longuri
18-06-06, 22:16
değerli Alibeg ve kurtanoviç,
Bu ibar ve saffet adlı arkadaşlar Bosna savaşı çıkınca nerdeydiler, kaç yaşındalar merak ediyorum...
sanki Bosna Hırvatistana ve Sırbistana savaş açmışta Yugoslavyayı yıkmış.
Sırp Hırvat milliyetçiliği yıllarca Yugoslavyada saman altından yürüdü. Aliya olmasaydı Bosna bu iki sardırganın kozlarını paylaştığı saha olacaktı. Önce Hırvatlar Sırplarla dalaşmadımı.Sonra Hırvatlar sırplar Bosnaya saldırmadımı.... bunu açıklayın...
Yoksa; Bu sırplar okadar barışçıydiki ondan o sıralar Kosovanında Özerkliğini kaldırdılar ama hain Arnavutlar ve Hain Boşnaklar biz üniter ülkede yaşamayız. Biz bağımsız olmak istiyoruz dedi.... Komik olmayın Aliya düşmanları.....
Bugün Bosnanın yarım devleti varsa Aliya sayesinde var....
Biz bu dünyada Müslümanlar niye paramparça olduk yıkıldık.
Bize düşman lazım değil. Bize içimizdeki düşmanlar hainler yeter.....

Kurtanovic
18-06-06, 22:19
Aşağıdaki hakaret İbar denen Titofil'den alıntıdır...
Mederatörlerimizin bu konudaki duyarlılığı(!) çok ilginç doğrusu....

"Sen ister kabul et ister kabul etme yukarıda adı geçen 3 kişi vatan hainidir o kadar! Bunu bilimsel tarih yazmiştir! Ancak burda dönen muhabbetler tamamen duygusal oldugu için, bugün Bosnalı boşnakların bile benimsemediği Alija İzzetbegoviçi foruma taşimişsin! Yanlış! Alija Bosna'da yok, Türkiye' ye kaçti Alın size Alija dediler park mark yapın, bilge kral deyin vs. vs. eğlenin işte kısaca!
Bence Gandalf daha buyuk bir kahraman"
----------------------
İbar'ın bu ifadeleri açıkça hakaret doludur...
Ancak yöneticilerden hiç kimse, müdahale etme ihtiyacı hissetmiyor nedense...
İzzetbegoviç'e hakaret serbest, Tito kahraman....
Hangi vatana ihanet edildiği ise soyut bir kavram....
İbret alınacak bir durum doğrusu.....
Yöneticilere iyi uykular diyelim, başka ne diyelim acaba...

Longuri
18-06-06, 22:26
Aşağıdaki hakaret İbar denen Titofil'den alıntıdır...
Mederatörlerimizin bu konudaki duyarlılığı(!) çok ilginç doğrusu....

"Sen ister kabul et ister kabul etme yukarıda adı geçen 3 kişi vatan hainidir o kadar! Bunu bilimsel tarih yazmiştir! Ancak burda dönen muhabbetler tamamen duygusal oldugu için, bugün Bosnalı boşnakların bile benimsemediği Alija İzzetbegoviçi foruma taşimişsin! Yanlış! Alija Bosna'da yok, Türkiye' ye kaçti Alın size Alija dediler park mark yapın, bilge kral deyin vs. vs. eğlenin işte kısaca!
Bence Gandalf daha buyuk bir kahraman"
----------------------
İbar'ın bu ifadeleri açıkça hakaret doludur...
Ancak yöneticilerden hiç kimse, müdahale etme ihtiyacı hissetmiyor nedense...
İzzetbegoviç'e hakaret serbest, Tito kahraman....
Hangi vatana ihanet edildiği ise soyut bir kavram....
İbret alınacak bir durum doğrusu.....
Yöneticilere iyi uykular diyelim, başka ne diyelim acaba...

Aynen Moderatörler bu site Bosna Sancak sitesimi...
Yoksa Bosna Sancaklıları Esir alma sitesimi.... Aliyanın partisi bugün Bosna Müslüman bölgesinde iktidarda. Oradaki Ombusman Aliyanın ismini havaalanına vermedi daytonla ülke üç etnikli diye. Ama Aliya Bosnalıların içinde yaşıyor....
Birde bu site Bosna Hersek ve Sancakın sitesi ise değerlerine uymayanların banlanması gerekmezmi...
Gitsinler yugoforum var, bir sürü sırb hırvat sitesi var...
Republika Bosna I Hercogovina vatandaşı olarakta benim bunları söyleme hakkım var... Bu lafları söyleyenler acaba Bosna ile nekadar alakalı nerenin vatandaşı acaba.....

Kurtanovic
18-06-06, 22:36
BİR komünist için Bosna Davası'nın Anlamı Nedir ?

Bu forumdaki "küçük bir grup" komünist ideolojiyi benimsemişler ve propaganda yapmakla meşguller...

Yazdıklarını inceledim ve Bosna davasına yarayabilecek bir tane bile yazıları yok...
İşleri-güçleri sitenin ahengini sabote etmek ve nezaketten anlamadıkları gibi saldırgan bir üslup kullanmayı adet edinmişler...

Bu kafanın sonunda varacakları yer; bir çatışmada polis kurşunuyla "devrim şehidi" olmak veya "F-Tipi" Cezaevlerinde "ölüm orucu şehidi" olmaktır...
Malesef Boşnaklarımızdan da böyle "imalat hataları" çıkabiliyor...

Ormanın şikayeti; balta'dan değil, balta'nın sapındandır...
Çünkü baltanın sapı agaçtan olur...

Anlayan-anlar, diyelim partizan/çeribaşılara....

Bir Komünist;
Dinsizdir-Vatansızdır-Milliyetsizdir...
(Materyalist-Milliyetsiz-Dünya vatandaşıdır...)
Bir boşnak;
Müslümandır-Milletini sever-Vatanı için şehid olur....
Bu "komünist karikatürlerin" Boşnak davasına ne katkıları olabilir ki???
Bu site de, bu kadar hakaretten başka, daha nelerine tahammül etmeliyiz ki ???
Daha işimiz var demektir...Biraz ideolojik yazılar yazmak zorunda kalacağız anlaşılan....

Kurtanovic
18-06-06, 23:56
"Merd-i kıpti şecaat arzederken, sirkatini söylermiş"

Entellektüel birkim ve "devrimci ahlak" Kasımpaşayı aşmış, Dolapdere'ye varmış...

ali beg
19-06-06, 13:48
Pokupila se muslimanska braca da spase muslimane od dusmana!:D

Avrupa ortaçağı yüzyıllar önce yaşadı biz ise günümüz dünyasında hala o karanlık ortaçağ zihniyetiyle ve onun halihazırdaki neferleriyle mücadele ediyoruz!
Olsun biz bedel ödemeye hazırız!
Ama ortaçağ karanlığını savunanlar, güneşi balçıkla sıvamaya çalışanlar siz bedel ödemeye hazırmısınız???
Gerçeklerle yüzleşmek yerine, gerçekleri ama sadece gerçekleri ifade edenlere saldırmak daha kolay geliyor değilmi?
Sansürcü, saldırgan ve başka fikirlere tahammülü olmayan karanlık zihniyetler örümcek ağını kurmuşlar haince pusuda bekliyolar! Bu zavallı insanlar tıkandıkları yerde hiç gözünü kırpmadan düşünmeden hakarete ve küfre başvurabiliyolar!
Çok acı bir durum!
Artık bu konuya daha fazla yazmayacağım, ancak bana yönelik saldırıların, hakaretlerin ve küfürlerin sahiplerine söyleyeceğim şudur, (yönetici arkadaşımızın fikrine göre forum hıyarı kırıcı bir söz değilmiş) hepiniz birer "forum hıyarısınız", özellikle sen yönetici bozuntusu en büyük "forum hıyarısın"!:D
En buyuk imalat hatası ise şüphesiz Kurtanovictir!:D talihsiz bir vaka!

P.S: Bu yorumumdan sonra yazılacak tüm hakaret ve küfür içeren sözleri sahiplerine misli misli iade ediyorum. Kötü söz sahibnindir bunu bilsin öyle konuşsun!
Fantezilerinizi böldüm, üzgünüm:D Fantastik tarihlere ve olaylara bensiz devam edebilirsiniz. Iyi eğlenceler:D

A od sada sta god hoce te pisi te vec boli me k...c!
Ne smatram onoga koji ne hoce da se ponase ljudski nego hoce da se psuje neka ide u p..du matterinu:D

Hajde ottamo..!

Sen fikirlerini söylemeyi geçmiş Tarihi kişilik ve şahıslara en önemlisi Aliya İzzetbegoviç , e dil uzatmaya vardırmış.. dolamış gidiyorsun .

Bunu birde tutmuş.. Boşnakların , bir araya geldiği bu sitede Ukalaca ve düşünmeden yapıyorsun..Aliyanın,siyasi profilini beğenmeye bilirsin , mücadelesini anlamamış olabilirsin..saygıda duymaya bilirsin ama tutup buraya yazarsan ; Güneş Balçıkla sıvanmaz..gibi demode olmuş sloganları daha çok yazarsın..hangi , gerçekler ha..!




Bu resim benim ortaçağımdan değil kızıl yıldız armalı Sırp paramiliterlerin Yugoslavyasından , Esir bulunanlarda vatan hainleri...! sadece kendi köklerine kültürlerine bağlı kalmak istedikleri için Boşnak oldukları için en insanlık dışı muamelelere katlanmak zorunda kalanlar..!
Ve bu insanlar Alija izzetbegoviç, sayesinde.. senin demenle sırp kardeşlerine..! Benzemediler..Aliya onlara umut verdi..ne olduklarını hatırlattı.

latrodectin
20-03-07, 10:12
5 ekim 2002 genel seçimlerinden bir gün önce, saraybosna'nın en büyük kapalı spor salonunda; muzaffer hareket, eski iktidar, mevcut muhalefet, iktidara talip sda'lılara hitaben:

-"olduğunuz gibi kalın. dininizi, milliyetinizi, geleneklerinizi koruyun. kimliğinizi kaybetmenin bedeli köleliktir, ezilmektir."

-"savaşta büyük zulme uğradınız. zalimleri affedip affetmemekte serbestsiniz. ne yaparsanız yapın, ama soykırımı unutmayın. çünkü unutulan soykırım tekrarlanır."

-"bize saldıranlar, hazreti isa'nın bütün sözlerini çiğnemişlerdir. ırza tecavüz, masumları katletmek hiçbir dine sığmaz. onlar cani ve sadece canidir. bunu aklınızdan çıkarmayın."

-"nefrete nefretle cevap vermeyin. bosna için nefret çıkmaz sokaktır. nefret sadece bizim ruhlarımızı zedelemiyor, bosna'ın özünü de zedeliyor."

-"bir kelimeyi hiç aklınızdan çıkarmayın: devlet. devletin ne kadar önemli olduğunu hepimiz idrak etmeliyiz. devletsiz bir millet boşluğa düşer, rüzgarda savrulup gider."

-"iktidara gelirseniz, hal ve hareketlerinize dikkat edin. kibirli olmayın, kendini beğenmişlik etmeyin. size ait olmayan şeyleri almayın, güçsüzlere yardım edin ve ahlak kurallarına uyun. unutmayın ki sonsuz iktidar yoktur. her iktidar geçicidir ve herkes, er veya geç, önce milletin ve nihayet allah'ın önüne hesap verecektir."

-"dilerim hayalimiz; bütün vatansever bosnalılar'ın özgür, bağımsız, demokratik bosna-hersek hayali gerçek olur. ailelerinize ve özellikle çocuklarınıza en içten selamlarımı iletin lütfen. allah'a emanet olun."

fele
20-03-08, 13:04
Gazeteci yazar İhsan Tunçoğlu'nun elime geçen bir kitabında çok ilginç bir başlık;

"BOSNA'NIN KAHRAMAN LİDERİ ALİYA İZZET BEGOVİÇ'İN ATALARI KÜTAHYA'LI"

Bana çok ilginç gelen bu başlığı ilk defa duyduğum için, ilk fırsatta kitabın yazarı sn. İhsan Tunçoğlu'yu arayıp bu konu hakkında geniş bilgi edinicem. Konu şöyle devam ediyor.

"Sıpların zulümleri ve katliamlarına maruz kalan Bosnalı kardeşlerimizin kahraman lideri merhum Aliya İzzet Begoviç'in Kütahya'lı olduğu güvenilir kaynaklarca belirtiliyor. Aliya İzzet Begoviç'in atalarının Kütahya'dan İstanbul'a (Kadıköy'e) göç ettikleri, Kadıköy'den de Bosna'ya yerleştikleri biliniyor. Aliya İzzet Begoviç 1925 Bosna doğumlu olduğuna göre atalarının 1850 yıllarda Bosna'ya yerleştikleri tahmin edilmektedir."

sejkic
20-03-08, 13:40
Rahmetli Alija İzzetbegovic kendi ağzından babaannesinin Üsküdarlı bir Türk kızı olduğunu söyler, ve bir yanım İstanbullu Türk demekten öğünür, Kadıköy Üsküdar arası çok uzak olmasa gerek, olmayacak şey değil...

BoSNaK_20
20-03-08, 21:33
valla ben ızlemedım bana gonderırsen cok ıyı olur 4305 sok. no 25 altındag ızmır zafer mahhalesı gonderebılırsen cok sevınırım sımdıden cok rsk turkovıc

darija
19-10-08, 20:39
“Hayat kısa değil, ben onu uzun buluyorum.” diyen Alija İzzetbegovic 78 yaşında 19 Ekim Pazar günü Hakk’a yürüdü. Bugun, ölümünün 5. yılı..
Toprağın bol, ruhun sad olsun DEDO..

Gönlünüzdeki Alija sevgisine hayran kaldım, Sevgili Üyeler.. (!)

rožaje
19-10-08, 20:40
jedan je Alija, Rahmet mu dusi,nek mu Dragi Allaha podari lijepi Dzennet!

Longuri
20-10-08, 17:18
Rahmetli Alija ve Bütün Şehidleri Rahmet ile anıyorum.
Allah hepsinden razı olsun.

burakmesic
23-11-08, 11:46
arkadaşlar ya tito nun ve alija nın hayatının siyasi görüşlerin vb anlatıldığı bi site veya video biliyomusunz?

ScribbLe
23-11-08, 12:06
arkadaşlar ya tito nun ve alija nın hayatının siyasi görüşlerin vb anlatıldığı bi site veya video biliyomusunz?

dostum sadece TITO'nun hayatı yeter sana. Forumda arama yaparsan gerekli bilgileri bulabilirsin

burakmesic
23-11-08, 14:09
kardeşim tmm da ben video istiyorum sağol yinede...ve eklemek istiyorum tamam tito birçok farklı dini mezhepi bir arada bulundurmuş ama islama karşıymış komunistmiş..bu bi yandan güzel bi yandan kötü birşey...?

ScribbLe
23-11-08, 14:26
kardeşim tmm da ben video istiyorum sağol yinede...ve eklemek istiyorum tamam tito birçok farklı dini mezhepi bir arada bulundurmuş ama islama karşıymış komunistmiş..bu bi yandan güzel bi yandan kötü birşey...?

belkide koşullar-şartlar onu gerektiriyordu,bütün milleti bir arada toplamak için. Asla ve asla TITO İslam'a karşı değildi. O, bütün dinlerin bir arada yaşamasını savunmuştu hep, lütfen yanlış bilgi vermeyelim

burakmesic
23-11-08, 14:38
bütün dinlerin bir arada yaşamasını istiyorsa neden islamı seçmedi camileri kapattırdı domuz etsiz yemek verdirmedi hristiyanlığı seçip müslümanlara baskı uyguladı

ScribbLe
23-11-08, 14:42
bütün dinlerin bir arada yaşamasını istiyorsa neden islamı seçmedi camileri kapattırdı domuz etsiz yemek verdirmedi hristiyanlığı seçip müslümanlara baskı uyguladı

Bu yazıdan sonra seni tebrik ediyor, ve biraz da tarih okumaya davet ediyorum. Tarih kitabın yoksa Pendikte oturuyorum, sana temin edebilirim...

Kesinlikle Tito camileri kapatmadı, Komünistti bu sebepten dolayı islamı değil, hiçbir dini seçmedi. Komünizm sistemini okumanı da tavsiye ediyorum. Yazdığın yazı tamamen yalandır. Tarih oku biraz.. Ön bilgi amaçlı


http://ilef.ankara.edu.tr/akildefteri/bolum.php?bodb=79&alt=2&bodb1=528

burakmesic
23-11-08, 15:03
Ben bu bilgileri bu siteden buldum okudum ve yazdım..demekki bu sitede yazılanlar yalan ben bunu çıkardım burdan..

TİTO DÖNEMİNİN FAZİLETLERİNİ(?) OKUYALIM...

II. Dünya Savaşı sırasında Yugoslavya Almanlar tarafından işgal edildi. Savaşın devam ettiği yıllarda Sırp çetnikleri Müslümanlara karşı bir soykırım uygulayarak 100 bin kadar Müslümanı katlettiler.
Savaş sonrasında 13 Ocak 1946 tarihinde ülke yeniden bağımsızlığına kavuştu. Ancak bu bağımsızlık hareketinde Komünist Parti yanlıları önemli bir rol üstlendiklerinden dolayı bağımsızlık sonrasında da ülkede yönetimi devraldılar. Ülkenin resmi statüsünü de federal cumhuriyetler birliği olarak belirlediler. Buna göre Yugoslavya altı cumhuriyet ile iki özerk bölgeden oluşacak, bu cumhuriyetlerden birisi de Bosna-Hersek cumhuriyeti olacaktı. Komünistlerin yönetimi ele geçirmeleri ile birlikte Müslümanlar üzerindeki baskı uygulamaları arttı. İslami vakıfların bütün mallarına el konuldu. Camiler, medreseler ve tekkeler kapatıldı. Yıkılan ve tahrip olan camilerin tamir edilmesine fırsat verilmedi. İslami günlerde ve bayramlarda tatil yapılması yasaklandı. Bunun yanı sıra Müslümanların üzerinde yoğun bir dinsizlik ve Slavcılık propagandası başlatıldı. Çeşitli vesilelerle çok sayıda Müslüman hapse atıldı. Bunların birçoğu ağır işkencelere tabi tutuldu. Komünist rejimin bu baskı uygulamaları da çok sayıda Bosna-Hersek'li Müslümanı, yurdunu terk ederek Türkiye'ye veya çeşitli Avrupa ülkelerine sığınmak zorunda bırakmıştır.
Vatanlarını terk etmeyen Müslümanlar ise İslami kimliklerini koruyabilmek için gizli faaliyetler yürütmek zorunda kaldılar. Ancak komünist rejim çok sinsi bir haber alma teşkilatı kurmuş olduğundan dolayı Müslümanların bazı faaliyetlerini ortaya çıkardı. Bu tür gizli faaliyetlerle Boşnakların kimliğini koruması için çalışanların çoğu idam edildi.
II.Dünya Şavaşı'ndan sonra Bosna-Hersek'teki şarkiyât çalışmalarına ilginin arttığını görüyoruz. 1949'da kurulan Saraybosna Üniversitesi'nde Türk, Fars, Arap dilleri ve edebiyatları ile ilgili bir kürsü bulunuyordu. 1950'de kurulan Saraybosna Şarkiyât Enstitüsü, Sarajevo Devlet Müzesi'nden devralınan yazma ve Türk tarihiyle ilgili malzemelerden oluşan değerli bir koleksiyona sahipti. Fakat Şarkiyât Enstitüsü melessef son Sırp saldırılarında yıkılmıştır. Sırpların başlıca hedefleri arasında cami, medrese, kütüphane gibi İslâm kültürünü hatırlatacak her türlü eserde bulunuyordu. Hatta Sırp bölgelerindeki bazı camiler dozerlerle yıkılmış, enkazları kaldırılmış ve üstleri betonla örtülmüştür. Bu gibi faaliyetlerin maksadı Bosna-Hersekle iç içe geçmiş olan Osmanlı eserlerinin ve kültürünün yok edilmek istenmesidir.
1975'ten sonra yönetimin Müslümanlar üzerindeki baskıyı kısmen hafifletmesi bazı geleneksel İslami kurumların yeniden işlev kazanmasına imkan sağladı. Bu yumuşama üzerine bazı camiler ve medreseler yeniden açıldı.
Sonraki yıllarda Doğu bloku ülkelerinde ortaya çıkan gelişmeler Yugoslavya yönetimini de çok partili demokratik sisteme geçmeye zorladı. Bu fırsattan yararlanan Müslümanlar, daha önce İslami inanç ve düşüncelerinden dolayı yıllarca hapiste kalmış olan Aliya İzzet Begoviç'in liderliğinde Demokratik Aksiyon Partisi'ni (SDA) kurdular. Bu partinin 1990 yılında gerçekleştirilen genel seçimleri kazanmasıyla Aliya İzzet Begoviç Bosna-Hersek Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanı oldu.

ScribbLe
23-11-08, 15:17
Ben bu bilgileri bu siteden buldum okudum ve yazdım..demekki bu sitede yazılanlar yalan ben bunu çıkardım burdan..

TİTO DÖNEMİNİN FAZİLETLERİNİ(?) OKUYALIM...

II. Dünya Savaşı sırasında Yugoslavya Almanlar tarafından işgal edildi. Savaşın devam ettiği yıllarda Sırp çetnikleri Müslümanlara karşı bir soykırım uygulayarak 100 bin kadar Müslümanı katlettiler.
Savaş sonrasında 13 Ocak 1946 tarihinde ülke yeniden bağımsızlığına kavuştu. Ancak bu bağımsızlık hareketinde Komünist Parti yanlıları önemli bir rol üstlendiklerinden dolayı bağımsızlık sonrasında da ülkede yönetimi devraldılar. Ülkenin resmi statüsünü de federal cumhuriyetler birliği olarak belirlediler. Buna göre Yugoslavya altı cumhuriyet ile iki özerk bölgeden oluşacak, bu cumhuriyetlerden birisi de Bosna-Hersek cumhuriyeti olacaktı. Komünistlerin yönetimi ele geçirmeleri ile birlikte Müslümanlar üzerindeki baskı uygulamaları arttı. İslami vakıfların bütün mallarına el konuldu. Camiler, medreseler ve tekkeler kapatıldı. Yıkılan ve tahrip olan camilerin tamir edilmesine fırsat verilmedi. İslami günlerde ve bayramlarda tatil yapılması yasaklandı. Bunun yanı sıra Müslümanların üzerinde yoğun bir dinsizlik ve Slavcılık propagandası başlatıldı. Çeşitli vesilelerle çok sayıda Müslüman hapse atıldı. Bunların birçoğu ağır işkencelere tabi tutuldu. Komünist rejimin bu baskı uygulamaları da çok sayıda Bosna-Hersek'li Müslümanı, yurdunu terk ederek Türkiye'ye veya çeşitli Avrupa ülkelerine sığınmak zorunda bırakmıştır.
Vatanlarını terk etmeyen Müslümanlar ise İslami kimliklerini koruyabilmek için gizli faaliyetler yürütmek zorunda kaldılar. Ancak komünist rejim çok sinsi bir haber alma teşkilatı kurmuş olduğundan dolayı Müslümanların bazı faaliyetlerini ortaya çıkardı. Bu tür gizli faaliyetlerle Boşnakların kimliğini koruması için çalışanların çoğu idam edildi.
II.Dünya Şavaşı'ndan sonra Bosna-Hersek'teki şarkiyât çalışmalarına ilginin arttığını görüyoruz. 1949'da kurulan Saraybosna Üniversitesi'nde Türk, Fars, Arap dilleri ve edebiyatları ile ilgili bir kürsü bulunuyordu. 1950'de kurulan Saraybosna Şarkiyât Enstitüsü, Sarajevo Devlet Müzesi'nden devralınan yazma ve Türk tarihiyle ilgili malzemelerden oluşan değerli bir koleksiyona sahipti. Fakat Şarkiyât Enstitüsü melessef son Sırp saldırılarında yıkılmıştır. Sırpların başlıca hedefleri arasında cami, medrese, kütüphane gibi İslâm kültürünü hatırlatacak her türlü eserde bulunuyordu. Hatta Sırp bölgelerindeki bazı camiler dozerlerle yıkılmış, enkazları kaldırılmış ve üstleri betonla örtülmüştür. Bu gibi faaliyetlerin maksadı Bosna-Hersekle iç içe geçmiş olan Osmanlı eserlerinin ve kültürünün yok edilmek istenmesidir.
1975'ten sonra yönetimin Müslümanlar üzerindeki baskıyı kısmen hafifletmesi bazı geleneksel İslami kurumların yeniden işlev kazanmasına imkan sağladı. Bu yumuşama üzerine bazı camiler ve medreseler yeniden açıldı.
Sonraki yıllarda Doğu bloku ülkelerinde ortaya çıkan gelişmeler Yugoslavya yönetimini de çok partili demokratik sisteme geçmeye zorladı. Bu fırsattan yararlanan Müslümanlar, daha önce İslami inanç ve düşüncelerinden dolayı yıllarca hapiste kalmış olan Aliya İzzet Begoviç'in liderliğinde Demokratik Aksiyon Partisi'ni (SDA) kurdular. Bu partinin 1990 yılında gerçekleştirilen genel seçimleri kazanmasıyla Aliya İzzet Begoviç Bosna-Hersek Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanı oldu.

Bu yazıyı nerden aldın bilmiyorum, bu yazı verdiğim kaynakla alakalı değil. Lütfen kaynak göster.

čarobnjak
23-11-08, 15:29
Sjenica Sandzak'ta en çok müslüman ortalamasına sahip bir şehirdir.

Ve Sjenica şehrinin, bir evinin odasında, Alija İzzetbegovic'in tapiseriyası değil, J. B. Tito'nun tapiseriyası var.

Çok ilginç.



Yorumsuz.

burakmesic
23-11-08, 15:31
Buyur kaynak bu http://www.bosnasancak.net/forum/showthread.php?t=117&page=2

ScribbLe
23-11-08, 15:52
vermiş olduduğun kaynak ve o kaynağı veren Kurtanovic(kendisinden bahsetmek bile istemiyorum)

Sn. čarobnjak güzel bir resim koymuş, belki az çok anlarsın Tito'yu. Müslüman evinde Tito

çok güzel bir resim sağol čarobnjak.

burakmesic
23-11-08, 16:00
bende bunun ne demek olduğunu anlamadım sanki alija bir hiç sayılmış gibi alija resmi yok ..resimde bana üzerinde oynanılmış gibi geldi sağ alta köşede bir ışık var ve titonun resmi bulanık...

napredplavi
23-11-08, 16:04
arkadaşlar ya tito nun ve alija nın hayatının siyasi görüşlerin vb anlatıldığı bi site veya video biliyomusunz?

bunu yazıp üzerine tartışmaya girmeniz ilginç .. madem çok biliosun neden soruyosun ?

burakmesic
23-11-08, 16:06
demekki çok bilmiyomuşum bak bu yüzden video istiyorum hafızamda daha iyi kalması için

ScribbLe
23-11-08, 16:08
Tito'nun tapiserisi o. Bulanık değil, olmadı bir de Resim-İş ile ilgili bir kaynak mı göstereyim sana. Resim üzerine oynama falan yok, normal bir fotoğraf makinası ile çekilmiş.

burakmesic
23-11-08, 16:13
ya bilmiyorum işte doğru kaynak arıyorum her yerde ayrı ayrı şeyler yazıyor hangisine inanayım bilemiyorum bana doğru bi kaynak verebilirmisiniz?

ScribbLe
23-11-08, 16:20
http://tr.wikipedia.org/wiki/Josip_Broz_Tito

ilk kaynak bu, ilk verdiğim kaynak da olabilir.

Kolay gelsin.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Kom%C3%BCnizm

Bu da Tito'nun rejimi ve ideolojisi

čarobnjak
23-11-08, 16:23
ya bilmiyorum işte doğru kaynak arıyorum her yerde ayrı ayrı şeyler yazıyor hangisine inanayım bilemiyorum bana doğru bi kaynak verebilirmisiniz?

En güzel kaynak Sandzak veya Bosna'ya gidip görmen olur. Eğer Bosna'ya veya Sandzak'a yolun düşerse buyur benim davetlim ol. Bol bol gezdiririm sana oraları, oradaki insanların görüşlerini alırsın. Tabiki Tito'yu sevmeyenler çıkıcak. Tıpkı bugün Atatürk'ü sevmeyenlerin çıktığı gibi ama bu demek değildir ki Tito katildir, tam aksine Tito zamanında insanlar çok güzel yaşıyorlardı. Bu tapiseri bir örnekti Sandzak'ta birçok evin duvarında Tito'nun resmi asılıdır. Şimdi çıkar biri der Abdullah Öcelan'ın da resmini asıyorlar der, ama bu bambaşka bir durum Abdullah Öcalan'ın resmini kimin neden astığını biliyoruz. Peki müslüman Boşnaklar neden Tito'nun tapiserisini asma gereği duyuyorlar?

Çünkü; onun zamanında yaşam çok iyiydi ve J. B. Tito süper bir generaldi.

Sevgilerimle...

burakmesic
23-11-08, 16:34
En güzel kaynak Sandzak veya Bosna'ya gidip görmen olur. Eğer Bosna'ya veya Sandzak'a yolun düşerse buyur benim davetlim ol. Bol bol gezdiririm sana oraları, oradaki insanların görüşlerini alırsın. Tabiki Tito'yu sevmeyenler çıkıcak. Tıpkı bugün Atatürk'ü sevmeyenlerin çıktığı gibi ama bu demek değildir ki Tito katildir, tam aksine Tito zamanında insanlar çok güzel yaşıyorlardı. Bu tapiseri bir örnekti Sandzak'ta birçok evin duvarında Tito'nun resmi asılıdır. Şimdi çıkar biri der Abdullah Öcelan'ın da resmini asıyorlar der, ama bu bambaşka bir durum Abdullah Öcalan'ın resmini kimin neden astığını biliyoruz. Peki müslüman Boşnaklar neden Tito'nun tapiserisini asma gereği duyuyorlar?

Çünkü; onun zamanında yaşam çok iyiydi ve J. B. Tito süper bir generaldi.

Sevgilerimle...

Teşekkürler bende Bosnaya gitmeyi istiyorum ama Alija zamanında durum kötümüydü ki..Müslüman halkıda iyi yaşıyormuydu..Çetnikler ve partizanların Müslümanlara zararı yokmuydu??Msn den bilgi verebilecek var mı bana ayrıntılı olarak saygılarımla ..

ScribbLe
23-11-08, 16:38
Teşekkürler bende Bosnaya gitmeyi istiyorum ama Alija zamanında durum kötümüydü ki..Müslüman halkıda iyi yaşıyormuydu..Çetnikler ve partizanların Müslümanlara zararı yokmuydu??Msn den bilgi verebilecek var mı bana ayrıntılı olarak saygılarımla ..

msnden bilgi vermek isterdim fakat özel mesaj atamıyorum. Forum yazarı olmamışsın. :( üzgünüm..

Msn adresimi burdan da yazmak istemiyorum, üzgünüm.

burakmesic
23-11-08, 16:40
ben yazayım burak_sancakli@hotmail.com açık şu an buyur..

napredplavi
23-11-08, 19:12
ben yazayım burak_sancakli@hotmail.com açık şu an buyur..



msn e filan gerek yok resim herşeyi anlatır ... resim novipazarda çekilmiş ...


tito düşmanlığı ne zaman başladı ?

tüm dinlerin eşit olmadığını savunanlar hristiyan olsun müslüman olsun birbirleri üzerinde üstünlük kurmak istedi ... miloseviç kasabının milliyetçi politikaları vs bunun asıl sebepleridir ...

daha sonra da herşeyin sorumluluğu titoya yüklenmek istendi özellikle müslümanlar tarafından çünkü tito komünistti .. titoyu seven insanlara vehabiliği yayamazlardı çünkü ..önce içlerindeki tito sevgisini aldır insanların tito sevgisi demek birlik ve kardeşlik demekti bunu yok ettiler ... sonrası malum ...


bu site çok hoş : http://www.titoville.com/

zargo
23-11-08, 21:17
ya konuyla ilgisi yok ama boşnakça beni sadece tanrı yargılar nasıl yazılıyor

čarobnjak
23-11-08, 21:22
ya konuyla ilgisi yok ama boşnakça beni sadece tanrı yargılar nasıl yazılıyor

Mene samo Bog(Allah) moze tuziti.

sancakbeyi
06-12-08, 07:45
Düşmanlarımız sadece tek bir ırk tanıyorlar; kendi ırkları. Tek bir din tanıyorlar; kendi dinleri.
Tek bir siyasi parti tanıyorlar; kendi partileri. Kendilerinden olmayan ne varsa onlar açısından yok edilmeye mahkûmdur’ anlayışındalar... Alija İzzetbegovic



Kendine Boşnak deyipte,Alija İzzetbegovic'in kemiklerini sızlatanlar var...
Bu kişileri bizim toplumumuza hiç yakıştıramıyorum...

"Farklı görünmek istiyorsan sprite iç" sloganından hareketle

Amaçları farklı görünüp dikkat çekmek isteyen,ancak sprite içmek yerine Türk ve Boşnak kökenlilerin maneviyatını ve ulusal değerlerini küçümsemeyi seçen,fındık kadar beyinleriyle akademik kariyerlerini de sürdüren bu kişiler aynı zamanda;

Bosna soykırımını unutturmamayı vazife edinmiş,saygın kişilere

"ya hep bunları yazıyorsun,birazda boşnak'ların sırplara yaptığı zulümden bahset"

diyecek kadar gözleri kararmışken,aynı zihniyet ve destekçileri,istermisiniz bu konuya da karşı çıkıp

"ya hep alija,hep izzetbegovic..yeter artık birazda ratko mladic, radovan karadzic yazın"

demesinler sakın...

Allah korusun,ne zamanki aynı soykırım,işkenceler,tecavüzler tekrarlanacak,belki o zaman sembolik hümanizm ve eşitlik repliklerini icra edip lütfederler belki de...

Alija İzzetbegovic'in şanlı hatırasına laf eden kuş beyinliler hakkında söylemek istediklerimi yazarsam forum kuralı ihlali olacağından,kısa kesiyorum...

ultrADacic
06-12-08, 09:19
Düşmanlarımız sadece tek bir ırk tanıyorlar; kendi ırkları. Tek bir din tanıyorlar; kendi dinleri.
Tek bir siyasi parti tanıyorlar; kendi partileri. Kendilerinden olmayan ne varsa onlar açısından yok edilmeye mahkûmdur’ anlayışındalar... Alija İzzetbegovic



Kendine Boşnak deyipte,Alija İzzetbegovic'in kemiklerini sızlatanlar var...
Bu kişileri bizim toplumumuza hiç yakıştıramıyorum...

"Farklı görünmek istiyorsan sprite iç" sloganından hareketle

Amaçları farklı görünüp dikkat çekmek isteyen,ancak sprite içmek yerine Türk ve Boşnak kökenlilerin maneviyatını ve ulusal değerlerini küçümsemeyi seçen,fındık kadar beyinleriyle akademik kariyerlerini de sürdüren bu kişiler aynı zamanda;

Bosna soykırımını unutturmamayı vazife edinmiş,saygın kişilere

"ya hep bunları yazıyorsun,birazda boşnak'ların sırplara yaptığı zulümden bahset"

diyecek kadar gözleri kararmışken,aynı zihniyet ve destekçileri,istermisiniz bu konuya da karşı çıkıp

"ya hep alija,hep izzetbegovic..yeter artık birazda ratko mladic, radovan karadzic yazın"

demesinler sakın...

Allah korusun,ne zamanki aynı soykırım,işkenceler,tecavüzler tekrarlanacak,belki o zaman sembolik hümanizm ve eşitlik repliklerini icra edip lütfederler belki de...

Alija İzzetbegovic'in şanlı hatırasına laf eden kuş beyinliler hakkında söylemek istediklerimi yazarsam forum kuralı ihlali olacağından,kısa kesiyorum...





:icon_bravo::icon_bravo::icon_bravo:

j a r a n e
06-12-08, 10:04
kendisine neye istinaden "bilge kral" deniyor, bilmiyorum. 1970'te yayınladığı kitabıyla islamcı cihad anlayışını tekrar gündeme sokan, müslümanların şeriat düzeninden başka bir düzende yaşamamaları gerektiğini ileri süren bir "bilge" olsa gerek. islami olanla olmayanın birarada yaşayamayacağını vurgularken, müslümanların çoğunlukta olduğu her yerde iktidarı ele geçirip islami düzeni sağlamalarını da vaaz ediyordu.

iç savaşı kışkırtanlardan biridir aynı zamanda. yugoslavya'yı parçalamaya niyetli olan emperyalizmin, bağımsızlık ilanı için zorladığı izzetbegoviç'in sonradan hayal kırıklığına uğradığı söylenebilir. ab'nin salt söylem düzeyinde destek vermesi onu cesaretlendirmiştir. ancak sırplarla anlaşmaya yanaşmayarak, uluslararası hukuku hiçe saymış ve bağımsızlığını ilan ederek yugoslav halk ordusu'nun müdahalesine zemin hazırlamıştır. savaşın gelişimi ise hepimizin malumu.

sırp ve hırvat nüfus müslüman nüfustan fazla olmasına rağmen yarattığı bosna-hersek imgesiyle bosna'nın müslüman olarak algılanmasını sağlamıştır. savaş sırasında çeşitli ülkelerden cihada davet ettiği islamcı mücahitlerin iç savaş sırasında yarattıkları vahşet de bir başka vakıadır. bu mücahitlere savaştan sonra özerk köyler kurulmuş ve buralarda şeriata uygun yaşam tesis edilmiştir. bugün aynı mücahitlerin 11 eylül bağlantıları ortaya çıkmıştır. paramiliter komutanlarından nasır oriç'in işlediği suçlardan ise fazla bahsedilmez. srebrenica katliamı öncesindeki tavrı ile (oriç'in sırp köylerini basması, akabinde aliya'nın emriyle silahlı güçlerini srebrenica'dan çekmesi) katliama davetiye çıkarmış, katliam sayesinde bağımsızlığın önü açılmıştır.

iddialara göre ss hançer birliği'nin üyesi olmuştur ikinci dünya savaşı sırasında. mensubu olduğu mladi muslimani/genç müslümanlar'ın bu birlikle bağı olmasına rağmen kendisinin hançer üyesi olup olmadığına dair kesin kanıtlar yoktur. [ek: hançer birliği için propaganda faaliyetlerinde bulunduğunu ve asker topladığını iddia eden kaynaklar var. ayrıca izzetbegoviç 1992'de özel koruma birliğine "hançer birliği" adını vermiş.] son söz olarak katıksız bir gerici olduğu rahatlıkla söylenebilir.

ALINTIDIR.

j a r a n e
06-12-08, 10:06
"sınıf çatışmasından başka motivasyonlar"la hareket ettiği gibi bir saçma var. izzetbegoviç, izzet beyin oğlu anlamına geliyor (beg-bey). aliya, balkanlardaki osmanlı hakimiyetini müteakip müslüman olan ve müslümanlığın getirdiği ayrıcalıklardan yararlanarak semiren, zenginleşen bir aile geleneğinden geliyor. o bey payesi adamlığa değil, zenginliğe ve paraya verilir, malum. osmanlı'nın balkanlardaki gücünü kaybetmeye başladığı zamanlarda buradaki hıristiyanlara verdiği ödünleri iyi bilir, bunlardan rahatsız olarak yetişen bir kuşağın uzantısıdır. dini kimliği, sınıf kimliğiyle bütünleşmiştir anlayacağınız. bu nedenledir ki, on sekiz yaşındayken mladi muslimani'ye katılır, moda tabirle müslüman açılımı yapan nazilere ayakçılık yapar. sosyalist yugoslavya'ya da bu sınıf kiniyle muhalefet eder. 90'larda minnetle anmış yugoslavya'yı, kim takar; "islami olmayanla islami olan birarada yaşayamaz" diye vaaz verirken 70'lerde, altını oymaya başlamıştır bile birliğin.

iç savaş'ın vebalini sırp milliyetçiliğine/faşizmine yıkarak vicdanlar rahatlatılabilir. kolay yol bu. ancak slovenya ve hırvatistan'ın oldu bitti ve alman desteğiyle "bağımsızlık"larını ilan etmesi aliya'yı iştahlandırmıştır. saldırı eğitimi almamış olan yugoslavya halk ordusu'nun (bütün stratejisi sovyet işgali üzerine kuruludur) bu dönemdeki şaşkınlığı çeşitli kaynaklarda görülebilir. müdahale etmeyi bırakın, hırvat ve sloven orduları tarafından saldırıya uğrayan taraf olmuştur yho. bunları gördükten sonra abd desteği arayışı içine girmiştir. başarılı da olmuştur. "bağımsızlığın" kolay olacağını düşünmüştür haliyle. bosnalı hırvatlarla anlaşıp uluslararası hukuku hiçe sayarak sırpların boykot ettiği bir referanduma gitmiş, buradan istediği kararı çıkarmıştır. bu noktadan sonra savaş ihtimalinin çok yüksek olacağını bosna-hersek'in etnik yapısını az çok bilen herkes görebilirdi. sırasıyla bosnalı müslüman-sırp-hırvat olarak sıralanan etnisite yoğunluğu kimsenin lehine mutlak bir çoğunluğu göstermiyordu. sırpların, islam şeriatını savunan bir adamın liderlik yaptığı bir ülkede yaşamak isteyeceğini (hançer bölüğü!) düşünmek saflık olurdu. "egemen bir bosna-hersek için barışı feda ederim ama bosna'daki o barış için egemenliği feda etmem" sözü ise miloşeviç'in şovenizmiyle aynı paraleldedir, kim ne derse desin. aforizma arayan buraya baksın. bosna'daki kıvılcımı çakan da sırp sivillere saldıran müslüman paramiliterlerdir ("delo" ve "caco"). gerçi bunun çok önemi yok. savaşı engellemek için hiçbir çaba sarf etmeyen izzetbegoviç'in, savaşın sorumluluğunu batının desteğiyle sırp tarafına yıkması burada önemli olan.

bağımsızlığın önünü açan srebrenica katliamında sorumluluğu vardır. srebrenica çevresindeki sırp köylerini yakıp yıkan müslüman paramiliterlerin başındaki nasır oriç, doğrudan aliya'ya bağlıdır. katliam öncesinde oriç'in dört bin kişilik silahlı birliği srebrenica'yı savunmasız bırakan emri aliya'dan almıştır. sırpların saldırı düzenleyeceği gün gibi aşikarken, bölgeyi boşaltma emri vermesi ilginçtir. kafası basanlar biraz düşünsünler.

savaşın henüz başlangıcında bosna'ya ayak basan binlerce mücahitten bahsetmiştim. aliya'nın cihad davetine icabet eden bu katil sürüsünün vahşeti, sırp paramiliterler varken konuşulmaz hiç. isteyen aratsın google'da. bu şeriatçı çetelere sonradan özel yerleşim alanları kurulmuş ve bosna-hersek pasaportları verilmiştir. 11 eylül'ün arkasından bosna'da yetişen militanların çıkması tesadüf değildir.

90'daki seçimlerde kendisinden daha çok oy alan fikret abdiç'i nasıl ekarte ettiğinden, kuşatma altındaki saraybosna havaalanına inen yardımları engellemek için orayı bombalattırdığından, iktidarı döneminde iç edilen paralardan, oğlunun zenginliğinden filan bahsetmeyeceğim. çevresine uhrevi haleler örünce işi kotardığını zanneden pişkinler araştırıp, okusunlar biraz. kutsal kitaplardan başka kitaplar da var. itü sözlük'ten başka internet siteleri de var.

sırp savunması yapmışsın diyeceklere de eyvallah derim. sırp milliyetçiliği/faşizmi, üzerine bin bir türlü yalan katılarak anlatıldı şimdiye kadar, sırf diğerlerinin yaptıklarının üzerini örtmek için. kısacası, buradaki amacımın miloşeviç'i aklamak değil, yugoslavya'yı kimlerin parçaladığını bir nebze olsun açıklamaya çalışmak olduğunu anlayamayacak kadar aciz olanlara sözüm yok. gerçek "bilge"lere selam olsun, "kral"lar kahrolsun.


ALINTIDIR (İTÜ SÖZLÜK)

burakmesic
06-12-08, 10:16
Düşmanlarımız sadece tek bir ırk tanıyorlar; kendi ırkları. Tek bir din tanıyorlar; kendi dinleri.
Tek bir siyasi parti tanıyorlar; kendi partileri. Kendilerinden olmayan ne varsa onlar açısından yok edilmeye mahkûmdur’ anlayışındalar... Alija İzzetbegovic



Kendine Boşnak deyipte,Alija İzzetbegovic'in kemiklerini sızlatanlar var...
Bu kişileri bizim toplumumuza hiç yakıştıramıyorum...

"Farklı görünmek istiyorsan sprite iç" sloganından hareketle

Amaçları farklı görünüp dikkat çekmek isteyen,ancak sprite içmek yerine Türk ve Boşnak kökenlilerin maneviyatını ve ulusal değerlerini küçümsemeyi seçen,fındık kadar beyinleriyle akademik kariyerlerini de sürdüren bu kişiler aynı zamanda;

Bosna soykırımını unutturmamayı vazife edinmiş,saygın kişilere

"ya hep bunları yazıyorsun,birazda boşnak'ların sırplara yaptığı zulümden bahset"

diyecek kadar gözleri kararmışken,aynı zihniyet ve destekçileri,istermisiniz bu konuya da karşı çıkıp

"ya hep alija,hep izzetbegovic..yeter artık birazda ratko mladic, radovan karadzic yazın"

demesinler sakın...

Allah korusun,ne zamanki aynı soykırım,işkenceler,tecavüzler tekrarlanacak,belki o zaman sembolik hümanizm ve eşitlik repliklerini icra edip lütfederler belki de...

Alija İzzetbegovic'in şanlı hatırasına laf eden kuş beyinliler hakkında söylemek istediklerimi yazarsam forum kuralı ihlali olacağından,kısa kesiyorum...




Teşekkürler sancakbeyi...

Sen_ve_Ben
24-04-09, 03:44
Balkanlardaki yönetimler Alija Izzetbegovic gibi olsalardi insanlar ölmezlerdi.
Allah razi olsun ondan.