Kurtanovic
16-05-06, 05:00
AVRUPA: İslam fobisi: Önyargı, cehalet ve ayrımcılık
Pek çok Müslüman, kendilerini düşman olarak gören, köklü bir önyargı, cehalet ve ayrımcılık hatta fiziksel ve sözlü taciz içeren bir anlayışla karşı karşıya.
Yusra Khreegi Gannouchi
Protestolar, münazaralar, analizler, diplomatik krizler ve uzlaşma teşebbüsleri, karikatür krizinin en başından bu yana hâlâ devam etmektedir. Bu kriz, Avrupalı Müslümanları hiçe sayma ve husumetin ifadesi olarak görülmüş; hem sürekli artan bir yabancı düşmanlığının ve tahammülsüzlüğünün hem de birçok Avrupa ülkesinde yükselen aşırı sağcı hareketler ve söylemlerin yansıması olarak kabul edilmiştir. Batının bu nefret ve taassup mesajı şimdi kabul edilebilecek en son şekliyle “İslam fobisi” olarak açıklanıyor.
İslam fobisi İslam’a, Müslümanlara veya bu ikisine ait meselelere karşı olan korku ya da önyargılı bakış açısını tarif eder. Pek çok Müslüman, kendilerini düşman olarak gören, köklü bir önyargı, cehalet ve ayrımcılık hatta fiziksel ve sözlü taciz içeren bir anlayışla karşı karşıya. Bu durum 11 Eylül’den beri devam ediyor gibi gözükse de, önyargıların kökü çok daha derinlerde. Hakikaten, İslam’a karşı önyargıların birçoğunun Hristiyanlık âlemi ve İslam dünyasının ilk karşılaşmaları sırasında oluştuğu söylenebilir. Ancak, yapılan son araştırmalara göre Müslümanlara karşı düşmanlık 11 Eylül’den hemen sonra yaygınlaşarak tırmanmış durumda.
Washington Post ve ABC News tarafından yeni yayımlanan bir kamuoyu yoklamasına göre, her dört Amerikalıdan biri Müslümanlara karşı önyargı beslediğini kabul ediyor. Kamuoyu yoklamasına göre, İslam’ın Müslüman olmayanlara karşı şiddeti desteklediğine inanan Amerikalıların oranı saldırılardan Haziran 2002’ye kadar olan dönemde %14’ten %33’e çıkmış durumda.
Amerika-İslam İlişkileri Konsülü (CAIR) tarafından yapılan bağımsız bir anket de benzer sonuçları gösteriyor. Amerikalıların sadece %6’sı İslam ve Müslümanlar hakkında olumlu izlenime sahip. Üzücü sonuçlardan biri de Amerikalıların %23 ila 27’sinin “Müslümanlar hayata diğer insanlardan daha az değer veriyorlar.” ve “İslam şiddet ve nefreti öğretir.“ inancına sahip olması.
Bu bulgular ve bunları destekleyen diğer araştırma ve çalışmalar zaman zaman bastırılan, fakat yüzeyin hemen altında duran, kriz zamanlarında patlak veren ve demagoglarca istismar edilen kaldırılması güç bir düşmanlığın var olduğunu gösteriyor. Böylece, daha ileride bir bölünme, kaos ve çatışmadan kaçınmak için ihtiyaç duyulan en acil şey, yerleşmiş klişeleri ve düşmanlıkları yıkma adına yürütülecek mücadele için bilinçli, sorumlu ve kararlı adımlar atmaktır.
NOT ::::::::
Düşünce Gündem
Aylık İnsan Hakları Bülteni
Sayı:18 Mayıs : 2006
Pek çok Müslüman, kendilerini düşman olarak gören, köklü bir önyargı, cehalet ve ayrımcılık hatta fiziksel ve sözlü taciz içeren bir anlayışla karşı karşıya.
Yusra Khreegi Gannouchi
Protestolar, münazaralar, analizler, diplomatik krizler ve uzlaşma teşebbüsleri, karikatür krizinin en başından bu yana hâlâ devam etmektedir. Bu kriz, Avrupalı Müslümanları hiçe sayma ve husumetin ifadesi olarak görülmüş; hem sürekli artan bir yabancı düşmanlığının ve tahammülsüzlüğünün hem de birçok Avrupa ülkesinde yükselen aşırı sağcı hareketler ve söylemlerin yansıması olarak kabul edilmiştir. Batının bu nefret ve taassup mesajı şimdi kabul edilebilecek en son şekliyle “İslam fobisi” olarak açıklanıyor.
İslam fobisi İslam’a, Müslümanlara veya bu ikisine ait meselelere karşı olan korku ya da önyargılı bakış açısını tarif eder. Pek çok Müslüman, kendilerini düşman olarak gören, köklü bir önyargı, cehalet ve ayrımcılık hatta fiziksel ve sözlü taciz içeren bir anlayışla karşı karşıya. Bu durum 11 Eylül’den beri devam ediyor gibi gözükse de, önyargıların kökü çok daha derinlerde. Hakikaten, İslam’a karşı önyargıların birçoğunun Hristiyanlık âlemi ve İslam dünyasının ilk karşılaşmaları sırasında oluştuğu söylenebilir. Ancak, yapılan son araştırmalara göre Müslümanlara karşı düşmanlık 11 Eylül’den hemen sonra yaygınlaşarak tırmanmış durumda.
Washington Post ve ABC News tarafından yeni yayımlanan bir kamuoyu yoklamasına göre, her dört Amerikalıdan biri Müslümanlara karşı önyargı beslediğini kabul ediyor. Kamuoyu yoklamasına göre, İslam’ın Müslüman olmayanlara karşı şiddeti desteklediğine inanan Amerikalıların oranı saldırılardan Haziran 2002’ye kadar olan dönemde %14’ten %33’e çıkmış durumda.
Amerika-İslam İlişkileri Konsülü (CAIR) tarafından yapılan bağımsız bir anket de benzer sonuçları gösteriyor. Amerikalıların sadece %6’sı İslam ve Müslümanlar hakkında olumlu izlenime sahip. Üzücü sonuçlardan biri de Amerikalıların %23 ila 27’sinin “Müslümanlar hayata diğer insanlardan daha az değer veriyorlar.” ve “İslam şiddet ve nefreti öğretir.“ inancına sahip olması.
Bu bulgular ve bunları destekleyen diğer araştırma ve çalışmalar zaman zaman bastırılan, fakat yüzeyin hemen altında duran, kriz zamanlarında patlak veren ve demagoglarca istismar edilen kaldırılması güç bir düşmanlığın var olduğunu gösteriyor. Böylece, daha ileride bir bölünme, kaos ve çatışmadan kaçınmak için ihtiyaç duyulan en acil şey, yerleşmiş klişeleri ve düşmanlıkları yıkma adına yürütülecek mücadele için bilinçli, sorumlu ve kararlı adımlar atmaktır.
NOT ::::::::
Düşünce Gündem
Aylık İnsan Hakları Bülteni
Sayı:18 Mayıs : 2006