PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : başarı öykülerinizi merak ediyoruz ....



vodolia
18-11-06, 09:49
arkadaşlar bu başlık altında başarı öykülerimizi paylaşalım mı? ama başarı kavramı sakın bizi ürkütmesin :) ve kendi başarımızi değerlendirirken kendi gelişimizi baz alalım, bu önemli çünkü...kendimizi, kendi geçmişimizle karşılaştıralım....eğer kendimizi başkaları ile değerlendirisek, bu kendimize haksızlık yapma riskine neden olabilir...dün yapamayıp da bugün yapmayı başarabildiğiniz neler var hayatınızda? ve bütün bunları nasıl başardınız? bizimle paylaşır mısınız :) biz merak ediyoruz :) eminim örnek alacağımız çok şey olacak...........saygılar

sevdalinka
18-11-06, 10:10
yıllar önce anadolu lisesi sınavlarına hazırlanıyordum ama elimden tutan olmamıştı bu yüzden ne tür sorular çıkacağı hakkında bile en ufak fikrim yoktu... babamın durumu olmadığı için dersaneye yazdıramamıştı... o dönemde dersane zaten lükstü bana göre... babam sanırım bunun üzüntüsü içersinde sınava son iki ay kala beni dersaneye yazdırmıştı... ortaokul dönemi olduğu için dersanedeki öğrencilerden geri kalmış olmak ve gelişim evresinin verdiği utanç duygusu aşağılanma kaygısı beni çok üzüyordu... biliyordum onlar bir kere çalışıyorsa ben 5 kere çalışmalıydım ve bende öyle yaptım... çok düzenli bir program uygulayarak ve babamın bana güvenerek dersaneye para harcamasının kıymetini bilerek daha fazla çalıştım. sonunda kazanmıştım... bu zafer beni sevindirmişti... aslında bana kazandırdığı bambaşka şeyler vardı o da insanın isterse hakkaten yapamayacağı şey yoktur. yine bana düzenli bir çalışma prensibi kazandırdı. en önemlisi ise bana çok güvenen türkçe öğretmenimin hayat felsefem olan sözü: "hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilmez!"

küçük gibi görünen şeyler sizi sevindiriyorsa o küçük değildir büyüktür ve başarı veya başarısızlığa bambaşka pencerelerden bakmak bir kazançtır... kazancımızda kendi kendinizi tanımak ve kendi gücümüzü fark etmekten geçer... kendimizi kendi gcümüzle kıyaslamalıyız... saygılarımla

ugrhr
18-11-06, 10:51
küçük gibi görünen şeyler sizi sevindiriyorsa o küçük değildir büyüktür ve başarı veya başarısızlığa bambaşka pencerelerden bakmak bir kazançtır... kazancımızda kendi kendinizi tanımak ve kendi gücümüzü fark etmekten geçer... kendimizi kendi gcümüzle kıyaslamalıyız... saygılarımla

Gercekten Cok Guzel Solemıssın COk bEgendım [Belirtmek İstedim]

vodolia
20-11-06, 08:53
bu başlığın yeri, amacına göre doğru ve bilinçli olarak buraya açılmış bir başlık.
biz arkadaşlardan, kendi eğitim ve iş hayatları sürecinde aştıkları zorlukları, kırdıkları zincirleri, imkanlı hale getirdikleri imkansızlıkları, bizlere öğretici, cesaretlendirici ve motive edici örnek teşkil etmesi açısından bizlerle paylaşmalarını istedik. işin edebi boyutu var tabii ki farkındayım, ama ben konuyu bu başlık altında açarak, bize vereceği güzel mesaja öncelik vermek istedim. saygılarımla.........

muzo
20-11-06, 16:33
İNANMAK BAŞARMANIN YARISIDIR.

1981/82 Yılında Lise'ye giderken,ikmale kalmıştım.bu döneme kadar Öğrencilik Hayatımda sıfta hiç kalmamıştım.o dönem siyasi çalkantıların olduğu bir dönemdi.Dünya sorunlarına uzak kalmıyordum.Ailem bunu farketmişti!! okursam eğer, siyasete daha çok atılacağımı düşünüyorlardı.Ağabeyin gibi Anarşist olacağına Çalış Ticareti öğren!! Hayatını kazanırsan diyorlardı.Doğrusunu isterseniz sınıfta kalmak ağrıma gitmişti. Ailem Ticare'le ilgileniyordu..benim dönemimde Dershane'ler yoktu..Akşamları ders çalışır yazın Sınavlara girerim diye düşündüm.yaz geldiğinde sınavlara girdim ,kaldığım derslerin çoğunu veremedim...Ticaret'e atılmıştım artık...1997 Yılında tesadüfen bir arkadaşımdan Açık lise okulunun açıldığını öğrendim.Zaman kaybetmeden,Bahçeli Evler'deki Açık Öğretim Lisesi'ne kayıt yaptırdım.2 sene gibi zaman zarfında lise mezunu oldum.Bu arada çevremde ve Ailemde kimi görürsem,AÇık lise'ye Kayıt yaptırdım,özellikle Evli olan Ablalarımıda kayıt ettirdim.bir tanesi şu an halen ünüversite okuyor...Daha sonra Açıköğretim ortaokulu açıldı.ikokul mezunu olan yakınlarıma ön ayak oldum..bu sayede abartısız, 200 kişinin diploma sahibi olamasını sağladım. Lise Mezunu olduktan sonra,Üniversite imtihanlarına girdim,Eskişehir Anadolu Üniversitesi Halkla ilişliler bölümünü kazandım. 4 yıl sonra Üniversiteyi bitirdiğimde yaşımın epey ilerlediğini farkettim.. Başarmıştım artık..
Evet Sevgili Dostlar Okumanın yaşı yoktur.Bu yaşta bana Diploma gerekmediğini biliyorum! ama çimdeki okuma özlemini böyle gidermiş oldum..

sizinde AçIK lİse anılarınız varmı?

arminjugo
20-11-06, 17:22
bende aklıma gelen bı okul anımı anlatmak ıstıyorum her ne kadar cok ıyı bı ogrencı olmasamda:) benım ıcın gurur verıcı bı olaydı.1995 yılında orta son sınıftayken 2000 li yıllarda nasıl bır polıs gormek ıstersınız adlı kompozısyon yarısması vardı tabı her okuldan bı kompozısyon secılıp il'e gıdıcektı ve orta sonuclar acıklanacaktı ben derste yazdıgım kompozısyonu teslım ettıkten sonra umursamadan ders bıtımınde cıktım gıttım tabı futbol ve ve folklor benım vaz gecemedıgım seylerdı daha o zamanlar ta ki aradan 15 gectı ve sonuclar acıklandıgında kımsenın beklemedıgı bı sonucla ıstanbul bırıncısı olmustum donemın ıstanbul emnıyet muduru necdet menzırle tanısma fırsatım olmustu ve hayatımda ılk kez helıkoptere bınıp ıstanbul turu atmıstım buda benım hayatımda hıc bır zman unutamayacagım bı basarım ve anımdı benım normalde folklorden bahsetmem gerekır:) cunku ben artık bu işle özdeşleşmıs bırı olarak kafkas ve bosna sancak oyunlarına yıllarımı vermısım bu anılarımı anlatıp kustahlık ukalalık yapmak ıstemem:)
saygılarımla.....

pazarka
21-11-06, 12:30
aslında bu bir başarı mı bilmiyorum.ama benim için çok önemli olan bir anımı anlatmak istiyorum size.
daha çok küçüktüm.bir bayram sabahıydı.evdeki herkes birşeylerle uğraşıyordu.ben de televizyon izliyordum.şarkılı türkülü eğlence programları olurdu o zamanlar bayramlarda.özel kanalların birinde,birkaç çocuk bir araya getirilmiş,bir müzik gurubu kurulmuş."hayat bayram olsa"adlı şarkıyı söylüyorlardı.çok etkilenmiştim."birgün ben de böyle şarkı söylemek istiyorum" diye çıkıvermiş ağzımdan.madem laf ağızdan çıktı,sözden dönmek olmazdı.aradan çokça zaman geçti.sözüm halen aklımdaydı.ortaokula giderken TSM,THM korolarında solo yaptım.hatta izmir gençlik korosu sınavları düzenleniyordu.sınav başvurumu yaptığım halde bazı nedenlerden dolayı sınava girememiştim.-bu da içimde uhtedir-artık ortaokul bitmişti,liseye geçmiştim.bu zamana dek yaptığım çalışmalar beni tatmin etmemişti.lise 2 ye gidiyordum.birgün müzik öğretmenimiz derse geldi.son sınıfların müzik gurubu kurduğunu,solo yapmak için de beni uygun gördüklerini söyledi.bu benim için çok gurur verici birşeydi,çocukluk hayalimdi ve gerçekleşmek üzereydi.ben de gurup çalışmasına seve seve katılabileceğimi söyledim.sonra çalışmalara başladık.birsürü konserler verdik,yarışmalara katıldık.çalışmalarımızı başarılı bulan izmir tv (izmirin yerel kanallarından biri)bizi programına konuk etti.sonunda hayalimi gerçekleştirmiştim.sonra da zaten izmirden istanbula geldiğimiz için çalışmalarıma devam edemedim.ama istediğimi yapmıştım,o kadar da üzmedi beni çalışmalarımı bırakmak.mutluyum nihayetinde:)

kadir_bibiç
23-11-06, 16:20
orta okulu Rami Atatürk İ.O da okudum pek başarılı bir öğrenci değildim hatta son senemde türkçe dersinden zor bela geçmiştim neyse lise sınavlarına hazırlanıyordum ama bizim sınıfta kimse benden bir Anadolu lisesi kazanmamı beklemiyordu günler geçiyor dershaneye gidip geliyordum arada babam tehdit eder gibi kazanamazsan tornacıya diye sınava girdim süper geçmişti ama sonuç beklediğim gibi değildi G.O.P. Anadolu lisesini kazandım lisenin ilk günü ortaokuldan sınıf arkadaşımla eski okuluma gittim müdür yardımcısının yanına gittik arkadaşıma sordu "Harun nereyi kazandın " arkadaşda hocam G.O.P anadoludayım bana baktı sen nereyi kazandın dedim hocam bende ordayım hocanın o anki surat ifadesini unutamam şaşırmıştı bu da beni mutlu etmişti aynı şey lisedede başıma geldi insanları şaşırtmak özelliğim galiba :D

sancakli
27-02-07, 22:12
Bildiğim en iyi başarı öyküleri bizim Boşnakların başarı öyküleridir.Merhabadan başka türkçe kelime bilmeden geldiler Türkiye ye.Önce akrabalarının evlerinde misafir oldular.İlk geldiklerinde gavur dediler bizimkilere halbuki müslümanlık için gelmişlerdi Türkiye ye İslamı özgürce yaşamak için.Fabrikalarda,inşaatlarda,marangozda aklınıza gelebilecek her işte çalıştılar.Evlerini yaptılar çalışarak kazanarak daha türkçeyi öğrenemeden.Hangi işe el attılarsa başardılar.Ticarette,sanatta,sporda vb. birçok alanda başarılı oldular.

İşte bunun için en iyi başarı öyküleri bizim boşnakların başarı öyküleridir.BENCE

haki od troyke
27-02-07, 23:19
Bende size lise yıllarımda kazandığım bir başarıdan bahsetmek isterim.Bunu anlatmaktan hiç haz almam ama siz arkadaşlarımla paylaşmak istedim.Orta okuldayken hep hayalim Tuzla Anadolu Meslek lisesine girmekti.O dönemlerin en popüler lisesiydi çünkü alt yapısını japonlar yapmıştı.O yıllarda meslek liselerine giriş sınavlı oluyordu ve ben çok istediğim bu okulu kazanamamıştım ki sene sonunda puanla girme kapısı açıldı ve okula girebildim. Gerçekten okulda verilen eğitim teknik ve teorik olarak baya üst seviyede. Okulumun bana vermiş olduğu bilgi ve beceri sayesinde kendimi iyi birşekilde yetiştirme fırsatı buldum. 3. sınıfta iken bütün sınıfların da içinde bulundugu bir beceri yarışması yapıldı.Devre tasarlamayı, bunu çalışır hale getirmeyi ve verilen soruları tam olarak cevaplandırmayı amaclayan yarışmada, okul içinde ilk 3 e girdim. Daha sonra hocalarımdan duyduğuma göre bu ilk öğrenci okulu temsilen İstanbuldaki diğer okullar ile birlikte yarışmaya girecek ve yarışmanın sonucunda İstanbul birincisi secilecekti. Hocalarımız sağolsunlar bizi iyi bir eğitimden geçirdiler. Yarışma günü geldi çattı.Yanılmıyorsam İnönü Meslek Lisesinde oldu yarışma ve birçok örencinin katılımı ile yarışma başladı. Yarışmada 1 den 99 a kadar sayan dijital bi devre tasarlamamızı istediler.Hayatımda bu kadar terlediğimi hatırlamıyorum :D devreyi komisyon hocalarına en son teslim eden ben oldum:D neyse yarışma bitti, herkes evlerine dağıldı. Ertesi gün hocamın evi arayıp 1. olduğumu sölemesi üzerine bütün evi bir sevinç ve çığlık ortamı sardı. Daha sonra İstanbul'u temsilen Marmara yarışması yapılacaktı ve hazırlıklar bu yarışmaya yoğunlaştı. Okulda kimse benle ilgilenmiyordu bu sefer laboratuvar lar benim ,malzeme depoları benim kafama göre çalışıyordum,bir dediğim iki edilmiyordu neyse yarışma günü geldi çattı.Yarışmasnın mekanı bu sefer Haydarpaşa Anadolu lisesi idi.Fakat bu sefer karşımda ilk seferdeki gibi fazla rakip yoktu. Marmara bölgesinde bulunan diğer il birincileri toplanmış,hepsi birbirine bakıyordu :D Yarışma başladı neyse bu seferde insan vucundaki statik elektriği ölcen bi devre tasarladık.Bu devrede yarışmanın sonuna kadar çalışmadı ne yaptım ne ettim çalıştıramadım yada benim vucudumda elektrik yoktu, ölçmüyordu :D Bitime sanırım 15-20 dk kala Allah ıma yaptığım dualar sonuc buldu, devre çalıştı. Yarışma bitimi evlere dağıtıldık ve sonucu heycanla beklemeye başladık.Bu sefer sonuclar 1-2 gün gec açıklandı, acıklanma gününe kadar parmaklarımda yenicek tırnak kalmadı.İlerleyen günlerde, sanırım pazartesi okul müdürümüz sabahki konusmasını yaptı uzuuuuun uzuuuun konuşması bitti en sonda ekledi, ''bu arada arkadaşlar unutmadan, okulumuz meslek liseleri arasında yapılan beceri yarışmasında maaleseffff (biraz bekledikten sonra) bölge birincisi olmuştur'' diyince ben tabi şok bide bütün okulun bana bir bakışı var, o anı anlatmak mümkün değil. Bundan sonrası daha heycan verici benim için çünkü Marmara bölgesini temsilen diğer bölge birincileri ile yarışacaktım. Bu seferki hazırlık safhası biraz fazla sürdü çünkü sürekli çalışıyor, kitap okuyor ,devre yapıyor ve hocalarımdan eğitim alıyordum, arkadaşlarım ile sanırım 2-3 ay kopukluğumuz oldu.Yarışma için bu sefer Ankaraya doğru yol aldık.Milli eğitim beni ve yanımda bulunan bilgisayar ve elektronik bölüm hocalarımı Ankara öğretmen evine yerleştirdiler. İlk gün bütün yarışmacılar ve hocalara konferans verildi.Yarışma kosulları,kuralları ve yarışma boyunca ki etkinlikler ki ben bunları dinlerken uyumusum taki verilecek hediyeleri duyup gözlerim fal taşı gibi açılana kadar Neyse yarışma günü gene geldi çatıı. Bu sefer rakibim 6 kişi ve yarışmanın yapılacağı okul Yeni Mahalle Endüstri Meslek Lisesiydi. Yarışmada yapılacak devre ise bildiğimiz yollardaki trafik ışıkları tasarımıydı. Bu son yarışma biraz uzun sürdü, 8 saatlik yarışma süresince piskolojikmen ve fiziken hertürlü sıkıntıyı yaşadım.Bu yarışmada bir sekilde sonuclandı ama diğer yarışmalara göre buseferkinde pek bir beklentim yoktu.Bunu hocalarıma da ilettim,onlarda zaten bu söylediklerimden sonra yüzleri asık birbiçimde yanımdan uzaklastılar bir süre sonra öğrendimki beni Ankarada bırakıp İstanbula dönmüşler.Kala kaldım birbaşıma ankarada :D 2 gün sonra ödül töreni var ve gördüğüm görüntü beni çok şaşırttı. Giden hocalarım geri gelmiş yanlarında ise okul müdürüm ve koruma derneği başkanını da getirmişlerdi.Anladımki bu işte bir iş vardı.Hep birlikte ödül töreninin yapılacagı salona girerken girişte cam bir masanın üzerinde kendi devremi gördüm (2. kez kıllandım, noluyoz diye :D) Konuşmalar konuşmaları, nasihatler nasihatleri izlerken 1.nin açıklanması için Milli eğitim müdürü kürsüye çağırıldı. Felaket heycanlandım, o heycanı şu an yazarken de yaşıyorum.Bakanımızın Türkiye birincisi olduğumu söylemesi ile ben oracıkta kala kaldım en son hocamın ''kalksana olum, hade hediyeleri al gel'' dedi :D Kürsüye nasıl gittiğimi, orda neler yaptığımı ve sonra nasıl geri döndüğümü hiç hatırlamıyorum :D Bu hayatımda elde ettiğim en büyük başarı ve unutamıcağım anılarımdan biri Sevgili dostum ve kankam Zejnelagic in yardımlarını ve destegını de unutamam ömrüm boyu. Kafanızı şişirdim biraz arkadaşlar kusura bakmayı :)

Zejnelagic
28-02-07, 00:15
Ne günlerdi be...Az mı gaza getiriyoduk benim sınıftaki elemanlarla seni...Sadece sen değil ben bile gururla yürüdüm kanka...Ne de olsa Türkiye 1. olan bir kankam vardı :)
Bak anılarım canlandı şimdi :P
Bu arada dostlar benim hayatım başarılarla dolu. Bu yüzden aradan bikaç tane seçip öyle yazmak istiyorum. Tabi şimdi değil :) Şimdi son projemi yapiim, bunun da başarısını sizlerle paylaşırım :)

УБИЧAEДO
19-04-07, 18:02
benim hikaye biraz farklı ama olsun.Şu anda b.j.k de futbol oynuyorum ve oralara gelmek için yaz mevsiminde günde üç antrenman yapıyordum ve şimdi onun meyvelerini almaya başladım ama daha hiçbişey olmadım daha yolun başlangıcındayım hayırlısıyla inşallah allah ın izniyle biyerlere geleceğime inanıyorum.

muzo
01-11-07, 21:28
Askerden önce(1987) Küçük çapta bir mağaza işletiyordum.Dükkanın karşısında küçük kızları olan bir aile yaşıyordu.
Geç çocuk sahibi olmuşlardı.Baba erkenden işe gider ,Anne küçük kızı ve ev işleri ile ilgilenirdi.
Evde yemek pişiren Evin kadını bakkaldan bir şeyler almak için dışarı çıkmıştı.

Dönüşte çığlıkları duyuluyordu.Evi dumanlar altındaydı.Küçük kızı içerde kalmış yardım istiyor bağırıyordu.
O sırada hiç tereddüt etmeden iş yerindeki yangın söndürücüyü aldım.Gözümü kırpmadan dumanların içine girdim.
yangın söndürücü ile mutfaktaki alevleri söndürürken çocuğu arıyordum.İçeride nefesim yetmedi.
Dışarı çıktığımda başka biri yangın söndürücü ile içeri daldı.Nefeslerimiz bitince nöbet değişiyorduk.
Yangını söndürünce çocuğuda kurtardık.Çocuğu kucağıma alıp doğru sokağa fırladım.üstüm başım siyah.

Çocuğu Annesine verdim.Benimle birlikte korkusuzca içeriye giren kişinin tesadüf yoldan geçen biri olduğunu öğrendim.
Mangalda kül bırakmayan komşularımız içeride insanın hayatı olduğu zaman evde küller kalsın dediler.
İnsan hayatını bu kadar hafife aldıkları için onları çok eleştirdim.
Yangın sonrası hayat kurtaran biz iki kişiyi karakola çağırdılar.

İfade verdik.Askerde iken beni mahkemeye çağırdılar.Bu yangın ile ilgili mahkemeye ifade verdim.
O gün çarşı izni yaptım.Aradan uzun zaman geçti küçük çocuğu kurtaramasaydık içim rahat etmeyecekti.Şimdi vicdanım çok rahat.
Sizlerle paylaşayım dedim.