BSN Portal | Münire COŞKUN | Unutulmasın, Tekrarlanmasın

Unutulmasın, Tekrarlanmasın

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Bosna-Hersek Savaş SuÇlularını ve Kayıpları Araştırma Komisyonu Başkanı Amor MaşoviÇ, yeni aÇılan toplu mezarın başına küÇük oğlu ile birlikte gitmiş ve onu gerÇeklerle yüzyüze getirmişti.
Bu davranışıyla tüm ailelere verdiği mesaj; gerÇekler ne denli acı olursa olsun, Çocuklardan bunun gizlenmemesi gerektiği şeklindeydi.
Bosnadaki Boşnakların yaşadığı anlatılmaz acılar sonrası bizim sorumluluğumuz acılarla yüzyüze gelmekten kaÇmamaktır.
Bosna gibi küÇük bir ülkede yaşananlar dünyanın hiÇbir yerinde yaşanmamıştır.
Bu topraklarda yaşananlar son derecede dayanılmaz acılardır.
Onca hayat yitirilmiş, onca vahşete katlanılmıştır.
Vahşeti yaşayan Boşnak Çocuklar ömür boyu bu acılarını iÇlerinde yaşatacaklar.  Aynı şekilde vahşeti yapanların Çocukları da hayatları boyu utanÇla başlarını yere eğdirecek olan bu yükü omuzlarında taşımaya mahkumdurlar.
Caniler masum insanlara uyguladıkları, onlara yaşattıkları acıların bir başka şeklini  kendi Çocuklarına da aktarmış oldular.
Onlar; umarım hayatlarını utanÇ iÇerisinde sürdüreceklerdir.
Bosna-Hersek saldırıya uğradı.
Boşnaklara dünya üzerinde görülmemiş vahşetler uygulandı.
Vahşeti, vahşiler uyguladı?
Kimdi bu vahşiler. İnsan kılığına girmiş garip yaratıklar mıydı?
Onları organize eden kimdi. Organizatörler olmasaydı, uygulayıcılar da olmazdı.
Uygulayıcıların Çoğu yüksek eğitim görmüş kişilerdi.
Bildiğimiz gibi vahşet eğitimi veren tek bir yer yoktur.
Bu vahşilerin de eğitim gördüğü yerlerde sadece insanlığın yararına bilgiler verilir.
1992 yılı Saraybosnası? nda, iki delikanlı vardı. Birlikte büyümüşlerdi. Çocuk parklarında birlikte salıncaklara binmiş, birlikte oyunlar oynamışlardı.
Sonra büyüdüler. Aynı üniversitede okudular.  Aynı müzik nağmeleriyle dans ettiler. Sonra savaş Çıktı. Delikanlılardan biri saldırganların arasına katıldı. Kısa bir süre öncesine kadar olimpiyat oyunlarının düzenlendiği ve madalya şangırtılarının yükseldiği dağa Çıktı. Şimdi oradan ölümcül silah sesleri yankılanıyordu. O da silahını aldı. Doğup büyüdüğü şehre, evine, okuluna ölüm kustu. Aşık olduğu kıza?
Diğeri ise eline tüfeğini alıp, şehrini düşman tanklarına ve  düşman saflarında yer alan arkadaşına karşı savunmaya geÇti?
Bu ikisinin arasındaki fark şuydu. Saldırgan olmayı seÇen, ölümler pahasına da olsa her şeyin en Çoğunu istiyordu. ?Boşnakların, Müslümanların olmadığı Büyük Sırbistan? ı istiyordu.
Savunmadaki ise insan gibi yaşamaktan yanaydı.
İşte eğitim farkları buydu. Aile iÇi eğitim?
Yeryüzünde  insan olmak anlayışı giderek azalıyor.
Bizler, özellikle Boşnak kadınlar gerÇeklerin unutulmaması adına sorumluyuz.  Unutulması halinde bunun sorumlusu da biz olacağız.
Yaşanılan bu savaşta en büyük acıları kadınlar ve Çocuklar yaşadı. Kadınlara sistematik bir şekilde tecavüz edildi. Binlerce Bosnalı kadının onurunu bu şekilde zedelemek istediler. Tecavüz suÇlarını işleyenler bunu savaş stratejisi olarak, yüksek kademelerden emir alarak gerÇekleştirdiler. 
Boşnak kadınlar, nineler, genÇ kızlar, Çocuk yaştakiler bu zulmü yaşadı.
Bize düşen unutturmamak?
Ekleyin:: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Bu haber için oy ver
2.50
Anket:: Dernek
Herhangi bir Balkan Derneğine Üye misiniz?
Made By BSN Her hakki saklidir.