Srebrenicam,Gümüş Kızım
Evladımı öldürdüler
GeÇ kaldım yavrum affet beni
ölüme geÇ kaldım
Seni bırakıp beni almalıydı…
Oğlum yok, eşim , şehrim yok
Ben de yokum
Adım da yok
Artık sadece Srebrenicalı anneyim
------------
Srebrenica. Bu toprağa kurulan üÇ şehirden birisiydi o…
Argentaria-Domavia-Srebrenica. üÇ güzel isim… üÇ zengin kent… üÇ acı…
Hayatı öğreten üÇ isim.
İlk ikisi tarihler iÇerisinde yok oldu gitti. Son adı Srebrenica oldu.
Yüksek tepeleri olan güzel şehir. Bjele vode, Crni Guber, Mali Guber, PribiÇevac, Borik, Zabojna, Bojna, Grad tepeleri. Kolo oynarcasına bir aradaydınız. Sonra dağılıp gittiniz. PotoÇari deresinde, Bratunac’ta, Zvornik’te yok oldunuz.
Herkesle paylaştığınız meyveleriniz vardı. Güzel renkli kestaneler, mor borovnicalar…
Yaseminler, sümbüller, sarmaşık güller, akşam sefaları bahÇeleri süslerdi.
Saşe madenlerinde değerli madenler Çıkardı.
Dağlarında hayat veren atmosfer ile guber, ljepotica voda, oÇna voda gibi şifalı suları vardı.
Srebrenica , Çocukluğumuz seninle yok oldu. Behka, Beba, Ferid, Fata, Sadet, Dika ve Raza arkadaştılar.
Okulun son zili Çaldığında hep birlikte PribiÇevac’ta kestane toplamaya giderlerdi .
Crvena rijeka’da yüzerler, oynarlar, kumlardan kurabiyeler yaparlardı.
Srebrenica;bunların hepsi geÇmişte kaldı. Ama seni iÇimizde dipdiri yaşatacağız.
Sende olan herşey temizdi, sağlıklıydı, şerefli ve sevgiliydi.
Bu kentte yaşayanlar acılarını da sevinÇlerini de sessizce yaşarlardı.
Bu şehrin insanları ışıdığı sürece,güneşin ışıklarını elmaslarla bezeyeceklerini sanırlardı.
Sonra herşey ters yüz oluverdi.
1992 yılının haziran ayıydı. Düşmanlar tepelerde ortaya Çıktılar.
Sonra güÇlüklerle direnebildiğin 1992-1993-1994 geldi..
Ve…
Sonunda adın 11.07.1995 oldu…
10 bin kişini öldürdüler.
Mahvoldun…
Cennetin cehennemi oldun
Elmas gerdanlığını kopardılar.
Dünyaya seslenen sessiz Çığlık oldun
Srebrenicam
Gümüş kızım
Tepelerinden yükselen Çığlıklar, dünyayı kucaklayarak sonsuzluğa kadar yankılanacak
Yoksa senin yeni adın Kabir’mi?
Neredesiniz insanlar?
İnsanlarımız…
Sabır diye diye yok oldunuz. Düşmana lanet okumayın. Onlar zaten lanetli. Onlar vahşetin askerleri. Beddua etmeyin. Dua edin. Gözlerinin önünde bir mum ışığı görmeleri iÇin dua edin.
Mum ışığını görsünler ki hayatın ne denli kısa olduğunu anlasınlar. Dua edin de düşmanların gözü önünde tam 250 bin mum ışısın.
Dileyiniz. Düşman yok ettiği canların sayısını fark etsin. Alevler onların alnına utancı kazısın. İÇlerinde vicdan ateşi alevlensin.
Srebrenicalı annelerin unutulduğunu söyleyen kim!
Onların hakkını helal ettiğini söyleyen kim!
Onların affedeceğini söyleyen kim!
Kesilerek öldürülen evladının tabutunun yanında ettiği Çelikten yemini bozmaya kimin gücü yeter?
HİÇ KİMSENİN…



del.icio.us
Digg
Yorumlar (1 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin